FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
İman
Sadakat Nedir?
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Sadakat Nedir? ile ilgili Benzer Konular
1135 Kez Görüntülendi
Yüksek Sadakat (Yüksek Sadakat Kimdir?
Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
İhanet Ve Sadakat
Aşk Hikayeleri
Yüksek Sadakat
Sanatçı Tanıtımları
Sadakat Sizce Nedir?
Sohbet & Muhabbet
Sadakat... İhanet...
Aşk Hikayeleri
Bir Gencin Tövbesi ..
|
Ey Nefsim !!!
Konu Araçları
31-12-2007
#
1
Profil Bilgileri
6600
Sadakat Nedir?
Sadakat Nedir? başlıklı yazı Mumsema Sadakat Nedir? Forum Alev
Sadakat nedir? Bana acil bir bilgi lazım arkadaşlar bulursanız çok sevinirim ben buldum ama çok kısa geldi:
İnsanın kendisine olan sadakati, kendisine olan saygısıyla başlar ve ancak kendisiyle barışık olan kimse, sağlıklı bir yaşam sürebilir
Dantel
Mumsema
Frmacil
31-12-2007
#
2
Profil Bilgileri
6600
--->: Sadakat Nedir?
cevap yokmu
31-12-2007
#
3
Profil Bilgileri
MaviAdam
--->: Sadakat Nedir?
Uzunmu İstiyorsunuz? Buyrun
KAYNAK
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Sadakat ve vefa nedir? Günümüzde sadakat ve vefayı nasıl anlamalıyız?
Sadakat, doğru düşünmek, doğru konuşmak, doğru davranış sergilemek ve aynı zamanda doğruluğu kalbde korumak demektir
Bu mânâdaki sadakat, izafî bir tabir olup belli bir ölçüsü de yoktur
Sıdk sıfatı da; tıpkı ismet, emanet, tebliğ ve fetanet gibi, enbiyâ-i izâmın sahip olduğu sıfatlardandır
Bu sıfatlar, onların hususiyetlerindendir
Buna onların hâssası da diyoruz
Hâssa, kâmil mânâda herhangi bir kimsede bulunup bir başkasında bulunmayan özellik demektir
Dolayısıyla sadakat, zirve noktada enbiyâ-i izâmda bulunur
Ve onu sadece ‘söz doğruluğu' şeklinde yorumlamak da eksik bir anlayıştır
Sadıklar, kalbleri doğrulukla dopdolu olan ve tamamen Allah'a kilitlenen insanlardır
Onların kalbî dünyalarındaki bu durum her zaman davranışlarına da aksedecektir
Zira onların kalbleriyle, söz ve davranışları arasında herhangi bir farklılık söz konusu değildir
Sıdkta zirveyi tutan enbiyâ-i izâm kalb, söz ve davranış bütünlüğü içinde tamamen Allah'a kilitlenmiş kimselerdir
Bu ölçüdeki sıdkla ittisafı ‘Allah'ın sadık bir bendesi olma' mânâsına anlamak da mümkündür
Bu itibarla da nebilere, Allah'ın boynu tasmalı birer kapıkulu, bizlere de onların halâyıkı nazarıyla bakabiliriz
Evet onlar, “Allah'ın kendilerine buyurduklarına karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler
”[1] gibi emredilen şeyleri harfiyen yerine getirir ve göz açıp kapayıncaya kadar dahi olsa muhalefet mülâhazasına girmezler
Bazıları onlar için değişik mütalâalarda bulunsalar da, enbiyâ-i izâmın sıfatları mevzuunda bizim mülâhazamız budur
Onlar hakkında Kur'ân-ı Kerim'de tedip mahiyetinde söylenen sözler, onların hayallerine akseden bir şeyin daha baştan önünü kesmeye matuf ilâhî tembih demektir
Enbiyâ-i izâm, daima iç-dış bütünlüğü içinde yaşamışlardır
Aksi takdirde onların hayatlarında az bir inhiraf söz konusu olsa, hemen hızlı bir tembihle kalblerinin yanına getirilirler
Nitekim “Eğer (Peygamber) bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı, elbette onu kıskıvrak yakalardık
Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık)
Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız
”[2] mealindeki âyet, onların durum ve konumlarındaki böyle bir ciddiyeti hatırlatır
Nebilerden sonra en büyük sıddîk, Hz
Ebû Bekir'dir
“Sıddîk”, bağlı bulunduğu şeyi her şeye tercih edecek kadar dengeli ve temkinli olan ve bütün hayatını ona göre programlayıp yaşayan insan ise –ki öyledir– Hz
Ebû Bekir en büyük sıddîktir
Vefa da, tıpkı sadakat gibi ölçüsü tam bilinemeyen izafî bir tabirdir
Vefa, birine karşı ister baştan verilen, isterse verilip kendisine hatırlatılan şeylere karşı borcunun şuurunda olarak o borcu eda etmek demektir
Bu da, çok defa karşılıklı mukaveleler şeklinde gerçekleşir
Nitekim Cenâb-ı Hak, “Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki, Ben de size karşı ahdimi yerine getireyim
”[3] yani Bana karşı vefalı olun, verdiğiniz sözü davranışlarınızla yerine getirin ki, Ben de bu mukavelede size verdiğim sözü gerçekleştireyim, buyurur
Ayrıca şu iki âyet-i kerimede de “Siz Beni anın ki Ben de sizi anayım
”[4] “Eğer siz Allah'a (Allah'ın dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder
”[5] buyrulmaktadır ki, bu türlü durumlarda yerine getirilen şeylerin hepsi birer vefa ifadesidir
Vefalı olmak, bir taraftan sadakat gereken zata karşı o his ve tavrımızı korumak, bir diğer taraftan sorumluluğumuzun şuurunda olmak ve onun gereklerini yerine getirmek, bir başka zaviyeden de, onun teveccühü ölçüsünde ona teveccühte bulunmak demektir
Yukarıda da zikredildiği gibi hem sıdk hem de vefa tabirleri izafîdir
Herkesin derecesine göre bir sadakat ve vefa hissi vardır
İnsan, bu ulvî hislerinden dolayı değer verdiği şeylere karşı saygı duyar ve onlara gönülden sahip çıkar
Meselâ, bir insan, Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) davasına, düşüncesine ve ortaya koyduğu âsârına karşı sadık ve vefalı ise o böyle bir duygu ve düşünceyle O'nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) mübarek lihye-i şerifinin bulunduğu sandukayı veya kadem-i pâkini başına taç yapacaktır
Esasen böyle bir hürmet, ne Kur'ân ne de Sünnet'te emredilmektedir; ama Nebiler Serveri'ne (sallallâhu aleyhi ve sellem) karşı sadakat içinde olan bütün büyükler, Asr-ı Saadet'ten bu yana hep böyle vefalı davranmış ve O'nun ayak izinden hırkasına, asâsından lihye-i şerifine varıncaya kadar, O'ndan hatıra kalan bütün emanetleri hep saygıyla karşılamış ve muhafaza etmişlerdir
Osmanlılar ise, bu mukaddes emanetleri altın kakmalı sandıklar içinde muhafaza ederek günümüze kadar ulaştırmışlardır
Meselâ O'nun hırka-i şerifi, her yerde ve her zaman açılmaz
Ona bir salât u selâmla uzaktan bir göz dokundurma için bile Ramazan ayı gibi mübarek bir zaman diliminin gelmesi beklenir
Bu diğer milletlerde olmayan, milletimize mahsus bir saygı tavrı ve Nebiler Serveri'ne (sallallâhu aleyhi ve sellem) karşı gösterilen sadakat ve vefa ifadesidir
Efendimiz'e (sallallâhu aleyhi ve sellem) karşı olabildiğine sadık ve vefalı olan insanlardan birisi de Afrika fatihi büyük insan Amr İbn Âs (radıyallahu anh) idi
O, vefat ederken sadakatinin bir tezahürü olarak dilinin altına Nebiler Serveri'nden hatıra kalmış mübarek bir kıl koyuyor ve bununla ahirette sorulan suallere kolay cevap vereceği tefe'ülünde bulunuyordu
İnsanlığın İftihar Tablosu'na (sallallâhu aleyhi ve sellem) karşı büyük bir sadakat ve vefa örneği sergilemiş kişilerden bir diğeri de, girdiği hiçbir savaşta yenilgi yüzü görmeyen büyük kumandan Hz
Halid b
Velid idi; işte bu yüce kamet, sarığında devamlı Allah Resûlü'nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) mübarek sakalından bir kıl taşırdı
Bir keresinde o, cephede Bizans'a karşı savaşırken bir kılıç darbesiyle başındaki miğferi yuvarlanarak düşman safları arasına gidince, heyecanla ve ölümü hiçe sayarak miğfere doğru koşmuş ve arkadaşlarının ihtarlarına kulak asmadan onu alıp giymişti
Daha sonra Hz
Halid'in o güne kadar düşman karşısındaki tavrını çok iyi bilen arkadaşları, kendisine bu denli tehâlükünün sebebini sorduklarında o yüce ruh, onlara şu cevabı veriyordu:
“Ben onu nasıl düşmana bırakırım! O miğferin içinde Allah Resûlü'ne ait mübarek bir kıl vardı
”
Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) sadık bendelerinden biri de hiç şüphesiz Osmanlı sultanlarından ve aynı zamanda ismiyle anılan camiyi yaptıran Sultan Ahmet'tir
O, Nebiler Serveri'nin (sallallâhu aleyhi ve sellem) mübarek ayağının bastığı çamur kalıbını tacına sorguç yapmayı düşünmüş ve “N'ola tacım gibi başımda götürsem kadem-i pâkin / Ahmedâ yüzün sür pâyine ol pâkin
” diyerek vefasını ortaya koymuştur
Bütün bunlar, bir dava ve düşünceye ve o dava ve düşüncenin arkasındaki insana sadakatin ifadesidir
Efendimiz'in de, Allah'a karşı baş döndürücü bir sadakati vardır
O kadar ki, O, Cibril vahyi kendisine tebliğ ederken bir kelime unutma endişesiyle dilini ağzında sürekli evirip çevirir ve tek bir hareke, bir nokta zayi etmemek için tehâlükler yaşardı
“(Resûlüm!) onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma
Şüphesiz onu, toplamak (senin kalbine yerleştirmek) ve onu okutmak Bize aittir
”[6] mealindeki âyet onun bu hissini nâtıktır
Bu ümmet, Efendimiz'den (sallallâhu aleyhi ve sellem) kalan pek çok şeye karşı aynı sadakat içinde olmuştur
Ama tarihin çeşitli dilimlerinde bu sadakati zedeleyen hâdiselerin meydana geldiği de bir gerçek
Maalesef bazı dönemler itibarıyla bu ümmet arasında da dinsizlik yaygınlaşmış ve pek çok insan ateist olmuştur
Yine bazı karanlık dönemlerde camiler terk edilmiş ve Kur'ân da unutturulmuştur
İşte böyle bir zamanda sadakat, her şeye katlanarak yok olmaya yüz tutmuş yüce değerleri yeniden ihyâ etmeye çalışmak olmalıdır
Sadakatin gereklerinin yerine getirilmesi ise bir vefadır
Dilerim bütün bunlar –inşâallah– sinelerde yeniden neşv ü nema bulur ve insanımız, üzerine düşen vazifeleri bihakkın yerine getirir
Böyle bir aydınlık yola giren ve sineleri sadakat ve vefa hissi ile dopdolu bu sadakat ve vefa erleri, kendilerinden beklenen misyonu eda eder ve başkalarının da bu havayı teneffüs etmelerine imkân hazırlarlar
Duygu ve düşünceler insanları aynı noktaya çekip götüreceğinden dolayı bu kutlular, -inşâallah- mahşerde de onlarla beraber olurlar
Meselâ, sıdk ve vefa mevzuunda a'zamî derecede hassas olanlar Hz
Ebû Bekir'le, kılı kırk yararcasına adalet ve istikamet içinde hareket edenler Hz
Ömer'le, iffet ve namusunu koruma mevzuunda fevkalâde hassas davrananlar Hz
Osman ve Hz
Ali'yle; hâsılı kim hangi yolda yürüyor ve neyi yaşayıp temsil etmeye çalışıyorsa o yolun kahramanlarıyla mutlaka buluşacak ve onlarla aynı nimetleri paylaşacaktır
31-12-2007
#
4
Profil Bilgileri
mumsema
--->: Sadakat Nedir?
Alıntı:
6600
´isimli üyeden Alıntı
Sadakat nedir? Bana acil bir bilgi lazım arkadaşlar bulursanız ço sevinirim ben buldum ama çok kısa:
İnsanın kendisine olan sadakati, kendisine olan saygısıyla başlar ve ancak kendisiyle barışık olan kimse, sağlıklı bir yaşam sürebilir
bu yazı başka bir forum sitesi olduğu için link veremiyorum malesef
maviadam kardeşim yardımcı olmuş Allah razı olsun
birde ben farklı bir yerden ekleyeyim
SADAKAT
Doğruluk ve dürüstlük üzerine kurulmuş samimi ve sağlam dostluk, içten bağlılık ve gerçek dostluk kalb doğruluğu, samimiyet ve ihlas anlamında bir İslâm ahlakı terimi
Doğru olmak, sözünde durmak ve sözünü yerine getirmek anlamına gelen sadaka (sa-da-ga) fiilinden türemiş bir isimdir
Doğru muamelede bulunmak, sıdk ve ihlâs ile dostluk etmek, herhangi bir kişisel çıkar ve garazdan uzak ve her yönüyle Allah rızası için halis olan dostluk da sadakattir
Sadakat; daha ziyâde kardeşinin Allah rızası için iyiliğini istemek ve ona hayırhak olmak, kardeşlik ve dostlukta hâlis ve samimi olmak anlamlarında kullanılır
Herhangi bir doğruluk ve dürüstlüğe de sadakat denilir
Zıddı hıyanettir
Sıdkın (doğruluğun) zıddı ise kizb (yalan)dir
Müslümanların işlerinde ve çeşitli muamelelerinde birbirlerine karşı sadakat borcu vardır
Meselâ evlilikte karı koca birbirlerine karşı sadakatle mükelleftirler
Evlilik süresince zevc ve zevce birbirlerine karşı sadakat göstermek mecburiyetindedirler
Eşler arasında boşanma sebeplerinden birisi de sadâkat borcunun ihlâlidir
Nasıl olursa olsun eşler arasında sadâkatin ihlali geçimsizlik sebebidir
İşçinin yanında çalıştığı işverenin iş sırlarından öğrendiklerini, işverenin rakibine açıklaması doğru değildir
İşçinin öğrenmiş olduğu sırları saklaması bir sadâkattir
İşçinin sadakatsiz olması, işveren için haklı bir fesih hakkı doğurur
İşveren, işçinin sadakat borcunu ihlâlinden zarara uğramışsa, bu zararın tazminini isteyebilir
Müslümanlar sözlerinde ve işlerinde sadık olmalıdırlar
Muamelelerinde ve iş münasebetlerinde çeşitli hile ve dalâverelerle birbirlerini aldatanlar hâindirler
Peygamberimiz "Bizi aldatan bizden değildir" buyurmuştur
Dostluk, kardeşlik ve vefâkârlık da bir sadâkattir
Verilen sözü yerine getirmek, ahdinde durmak, borcu ödemek, din ve akılca lüzumlu görülen işleri ifâ etmek, emanetlere riayet etmek, üzerine aldığı vazifeleri-hakkını vererek- yerine getirmek ve vazifeleri ehline vermek de sadâkattir, aksi ihânettir
Hakkı bilerek ibadet ve taâtlarda ve kul haklarında tam bir sadakat gösteren, kötü huy ve nefsin âfetlerinden temizlenen kimse sadâkatli (sadık)" mü'mindir
Mü'minlerde sadâkatül-hakk (hakka bağlılık) en önemli esas ve temel vazifedir
İnsana sadâkat yakışır görse de ikrah
Yardımcısıdır doğruların Hazret-i Allah (Ziya Paşa)
Sırf Allah rızası için, iyilik ve hayır yollarında yardımlaşmak için sıdk ve ihlâs ile dostluk etmek de sadâkattir
Allah için doğruluk ve dürüstlük uğrunda, iman yolunda meydana gelen sadakati (dostluğu) muhafaza etmenin sevabı pek büyüktür
Bu konuda Hz
Peygamber (s
a
s) şöyle buyurmuştur: "Allah Teâla Kıyamet gününde, benim büyüklüğüm için sevişenler (ve dost olanlar) nerede? Onları, benim himâyemden başka bir gölgenin olmadığı himayem altında gölgelendireyim, diye buyurur" (Müslimden naklen Mansûr Ali Nâsıf, et-Tâc, V, 83)
Yine Rasûlüllah; aralarında akrabalık ve alış-veriş münasebeti bulunmadan Allah sevgisi ile O'nun yolunda sadâkatle sevişenlerin derecelerine peygamberler ve şehidlerin gıbta edeceklerini anlatarak şöyle buyurmuştur: "Vallahi, onların yüzleri nurdur ve nur üzerindedirler
İnsanlar korktuğu vakit onlar korkmazlar, insanlar mahzun oldukları vakit onlar mahzun olmazlar
Haberiniz olsun ki, Allah'ın gerçek dostları için korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir de" (Ebû Davûd'dan, et-Tâc, V, 83)
Muhiddin BAĞÇECİ
04-01-2008
#
5
Profil Bilgileri
6600
--->: Sadakat Nedir?
çok teşekkürler çok işime yaradı allah razı olsun
Tags
:
nedir
,
sadakat
Sadakat Nedir? ile ilgili Benzer Konular
1135 Kez Görüntülendi
Yüksek Sadakat (Yüksek Sadakat Kimdir?
Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
İhanet Ve Sadakat
Aşk Hikayeleri
Yüksek Sadakat
Sanatçı Tanıtımları
Sadakat Sizce Nedir?
Sohbet & Muhabbet
Sadakat... İhanet...
Aşk Hikayeleri
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
11:35
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553