FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
İman
İmanımızı nasıl kuvvetlendiririz. İman, İmanın artıp eksilmesi, tahkiki ve taklidi iman, İmanın önem
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
İmanımızı nasıl kuvvetlendiririz. İman, İmanın artıp eksilmesi, tahkiki ve taklidi iman, İmanın önem ile ilgili Benzer Konular
290 Kez Görüntülendi
Allah'a Iman Ne Demektir? Allah'a İmanın İnsan Hayatına Te'sirleri Nelerdir?
İman
İmanın şartlarıyla İslam’ın şartları farklı olduğuna göre, iman ile İslam farklı değil mi?
Sorular ve Cevaplar
İman Artması ve Eksilmesi
İman
Taklidi ve Tahkiki İman
İman
İmanın geçerliliği ve İman yönünden insanlar
İman
Allah'a Iman Ne Demektir? Allah'a İmanın İnsan Hayatına Te'sirleri Nelerdir?
|
İman İle İlgili Güzel SözLer
Konu Araçları
21-06-2008
#
1
Profil Bilgileri
mum
İmanımızı nasıl kuvvetlendiririz. İman, İmanın artıp eksilmesi, tahkiki ve taklidi iman, İmanın önem
İmanımızı nasıl kuvvetlendiririz. İman, İmanın artıp eksilmesi, tahkiki ve taklidi iman, İmanın önem başlıklı yazı Mumsema İmanımızı nasıl kuvvetlendiririz. İman, İmanın artıp eksilmesi, tahkiki ve taklidi iman, İmanın önem Forum Alev
İman bir nurdur, Allah’ın bir lütfudur
Fakat iman aynı zamanda bir ilimdir, öğrenilmesi gereken bir hakikattir
İmanımızın güçlenmesinin iki yolu vardır:
Birisi ve en birincisi Kitap ve sünnet çizgisinde ehl-i sünnetin akidesini öğrenmek ve çağımızın bir gereği olarak bunu tahkik süzgecinden geçirmektir
İkincisi: Salih amel yaparak, günahlardan sakınarak kalbini tasfiye etmek, nefsini tezkiye etmek suretiyle manevî alanda terakki etmektir
Ancak bu asrın gidişatı bu ikinci yolu oldukça zorlaştırmıştır
Bu sebeple tahkiki iman dersini veren eserleri okumak son derece önemlidir
Bu çağın özelliğinin bir gereği olarak, dini ilimlerin yanında fen bilimlerinin de okunması zorunlu hale gelmiştir
Çünkü, kalbin nuru dinî ilimler olduğu gibi, aklın ziyası da fen bilimleridir
Bu ikisini birlikte ders veren en önemli eserlerden birinin Risale-i Nur külliyatı olduğunu söyleyebiliriz
Tabii ki, bunun yanında, İmam Gazali, İmam Rabbanî, İmam Maverdi, İmam Kuşeyrî gibi zatların kitaplarından da çok güzel istifade edilebilir
İmanı koruma ve takviye etmek bir müminin en önemli meselesidir
Öncelikle imanı korumak için takvaya önem vermek gerekir
İman takva kalesinde korunur
Takva olmazsa iman yıkılma tehlikesiyle karşı karşıyadır
İmanı takviye etmek için imani eserleri bolca okumak ve mütalaa etmek gerekir
İlim ile gelen mesail-i imaniye akıl odasından geçmeden insanın latifelerine sirayet etmez
Önce akılın tatmini gerekir
Tefekkür çok önemlidir
İbrahim aleyhisselamın tefekkür vasıtasıyla aya ve yıldızlara bakarak Rabbini bulması Kuran-ı Kerim'de anlatılmaktadır
Tefekkür ile iman inkişaf eder
Bu sebebtendir ki hadis-i şerifte "bir saat tefekkür bir yıl nafile ibadetten üstündür" denilmiş
Çevrenin insan üzerinde çok büyük etkisi vardır
Günahlar insan üzerinde imansızlık telkini yapar
Telkinin insan üzerinde çok büyük etkisi vardır
Farkında olmadan insanın şuur altında imansızlık aşılar
Bu sebebten günahlı ortamlardan elden geldiği kadar uzak kalınmalıdır
Dışarıda serbestçe pervasızca işlenen günahlar adeta ahiretin olmadığını ve cezanın olmadığını telkin ederler
Bu telkinin kötü etkilerinden korunmak için elden geldiği kadar günahlı ortamlardan uzak kalınmalı ve her yerde elden geldiğince emr-i bil maruf nehy-i anil münker (iyiliği emredip, kötülükten sakındırma) yapmaya çalışmalıyız
Maruz kalınan kötü telkinin zararlarını telafi etmek için imani meseleri bolca mütalaa etmek ve tebliğe önem vermek gerekir
Amel-i salihe önem veren takva dairesinde yaşayan insanlarla birlikteliği arttırmak gerekir
Bu yönüyle de cemaatin önemi daha belirgin olarak görülmektedir
Günahlar nasıl imansızlık telkini yapıyorsa öyle de amel-i salih de iman telkini yapar
İnsanların imani konulardaki zaafları anlaşılırsa imanı koruma ve takviye etmek için neler yapılacağı da anlaşılır
İmanın artıp eksilmesi, tahkiki ve taklidi iman, İmanın önemi
Niçin tam manasıyla ibadet edemiyorum Allah'a halis bir kul olamıyorum?
İmanın Mahiyeti Nedir?
İmân, mâhiyet itibariyle, Allah'ın insanlara en büyük lütuf ve ihsanıdır
Allah onu dilediği kullarına nasib eder
Ne var ki bu nasiplenmede, kulun hiçbir rolünün olmadığı da söylenemez
Bilakis, insan önce kendi tercih ve iradesini kullanarak, îman ve hidâyete istekli olacaktır
Bu talep ve istek üzerine Cenâb-ı Hak da ona îman ve hidâyet nasip edecektir
Bu sebeble İslâm büyükleri îmanı, "Cenâb-ı Hakk'ın, istediği kulunun kalbine, o kulun cüz'î irade ve ihtiyarını sarfetmesinden sonra koymuş olduğu bir nûrdur" diye tarif etmişlerdir
İmanda Mertebe ve Gelişme Söz Konusu mudur?
Bir çekirdek, nasıl büyüyüp ağaç olana kadar büyük bir gelişme ve inkişaf gösteriyorsa, îman da öyledir
İslâm âlimleri, imânı önce iki mertebeye ayırmışlardır:
1- Taklidî îman, 2- Tahkikî îman
Taklidî İman: Ana - babadan, hocadan, muhîtten duyduğu ve öğrendiği şekilde, mes'ele üzerinde hiçbir akıl yürütmeden îman esaslarına bağlanmak demektir
Taklidî îman, inanç esaslarına, şuuruna ve teferruatına vâkıf olarak bir inanma olmadığı için, bilhâssa bu zamanda bâzı şüphe ve vesveselere mâruz kalabilir ve sarsılıp yıkılma tehlikesi geçirebilir:
Tahkikî îman ise: İmâna âit bütün mes'eleleri delilleriyle, tafsilâtlı ve teferruatlı bir surette bilmek, tasdik etmek, tereddütsüz inanmaktır
Böyle bir îman şüphe ve vesveseler karşısında sarsılıp yıkılmaktan kendini koruyabilir
Tahkikî îmanın da pek çok mertebesi vardır
Bu mertebeleri İslâm âlimleri başlıca üç kısma ayırmışlardır:
1 - İlme'l-yakîn mertebesi: İmânî mes'eleleri ilmen, tam teferruat ve tafsilâtıyla, delilleriyle bilmek ve inanmaktır
2 - Ayne'l-yakîn mertebesi: İmanî mes'eleleri gözle görmüş, doğruluklarını bizzat müşahede etmiş gibi bilmek ve inanmaktır
Gözle görmekle ilmen bilmek, insana kanaat vermesi bakımından çok farklıdır
İnsan bir şey'i tereddütsüz, kesin olarak bilebilir, ama bir de gözleriyle görünce kanâatı kat kat artar
Amerika'nın varlığını ilmen bilmekle, bizzat görmek gibi
İşte îmanın ayne'l-yakîn mertebesi de, îman esaslarına gözle görmüş kat'iyetinde inanma hâlidir
3 - Hakka'l-yakîn mertebesi: İmanî mes'eleleri görmekten ayrı, bizzat yaşayarak, içine girerek kabûl ve idrâk etmek demektir
İmanın bu üç mertebesini îzah bakımından şöyle bir misal verilmektedir: Bir yerden duman yükseldiğini uzaktan görmekle insan bilir ki, o yerde ateş yanmaktadır
Dumanı görmek suretiyle ateşin varlığını bilmek, ilme'l-yakîn inanmaktır
Sonra, duman çıkan yere gidip ateşi gözümüzle gördüğümüzü farzetsek, bu da ateşin varlığına ayne'l-yakîn inanmaktır
Bir de ateşin bizzat yakınına gidip sıcaklığını hissetmek, elimizi aleve doğru tutup yakıcılığını duymak suretiyle ateşin varlığını bilmek vardır ki, buna da hakka'l-yakîn inanma denilir
Dantel
Mumsema
Frmacil
21-06-2008
#
2
Profil Bilgileri
mum
--->: İmanımızı nasıl kuvvetlendiririz. İman, İmanın artıp eksilmesi, tahkiki ve taklidi iman, İmanı
Günümüzde Taklidî İman Kâfi midir?
Yukarıda belirttiğimiz gibi bu zamanda taklidî îman pek çok vesvese ve şübhelerle karşılaşmakta ve o şübheler karşısında sarsılıp yıkılmaya mâruz bulunmaktadır
Taklidî îmanın eskiden yeterli olduğu halde, günümüzde yetersiz kalış sebebini, Ali Fuad Başgil, şu şekilde îzah etmektedir:
"İnsanlar her devirde din ve mâneviyat kuvvetine muhtaç olmuşlardır
Fakat bu ihtiyaç, zamanımızda bir zaruret hâlini almıştır
Eskiden atalarımız gayet basit bir din bilgisi ve görenek hâlinde "taklidî" bir îman ile rahatça yaşıyorlardı
Çünkü onlara bütün içtimaî muhît (çevre) mâneviyat telkin ediyordu
Bugün durum tamamıyle değişmiştir
Din duygusu zayıflamış, eski dinî hürmet terbiyesi yerini, küstahca bir saygısızlık almıştır
Bugün aile daralmış ve bağları gevşemiştir
Aile yükü sırf karı-kocanın omuzlarına çökmüş, ana-babalar iktisadî ihtiyaçlar karşısında çocuklarının dinî terbiyesine yetişemez olmuşlardır
Öbür taraftan mektep ve üniversiteler âdeta din aleyhtarı propaganda ocakları hâlini almıştır
İnatçı münkirlerin tezyif ve temerrüdleriyle bir kat daha bulanıklaşan böyle bir hava içinde, bugün artık basit bir din bilgisi kâfi gelmez olmuştur
Din nedir? İlim ile münasebeti nedir? İlim karşısında bugün din ne yapmalı ve nasıl bir vaziyet almalıdır? gibi sorular, şimdi her zamandan çok zihinleri tırmalamaktadır
Hususiyle aydın gençlerin bu soruların cevaplarını bilmeye ihtiyaçları vardır
"
Gerçekten de, bugün verilecek bir din bilgisinin ve îman dersinin ilimle îmanı mezceden, akıl ve mantığa îmanî mes'eleleri kabûl ettiren tahkikî bir muhtevâda olması şarttır
Yoksa, basit bir din dersi, görenek hâlindeki taklidî bir îman bilgisi, günümüz insanlarını - özellikle de gençlerini - tatmîn etmekten çok uzak kalacaktır
İmanın İnsan İçin Önemi Nedir?
1
İman, insanın yaratılma sebebidir
Yani o, Yaratanını îmanla tanımak ve ibâdet etmek için yaratılmıştır
İnsan bu yaratılış gayesine uygun hareket ederse âhirette ebedî saadete nail olacak, cennete girecek, aksi takdirde cehenneme atılacak, ebedî şekavet ve bedbahtlığa mâruz kalacaktır
Bu bakımdan îman, insan için ebedî saadeti kazanma vesilesidir ve cennete giriş anahtarıdır
İmansız cennete girilmez
Bu cihetle insanın îman etmesi ve bu îmanını son nefesine kadar kaybetmeden veya zayıflatmadan muhafaza etmesi, dünyadan da, dünya içindeki herşeyden de daha kıymetli bir nimettir
İmanın bu büyük öneminden dolayıdır ki, Peygamberimiz bir hadîs-i şerîflerinde: "İmânınızı lâ ilâhe illâllah diyerek yenileyiniz" buyurmuş; îmanı yenilemenin ve muhafaza etmenin ehemmiyetine dikkatimizi çekmiştir
"İmânın her an zayıflama ve kaybolma ihtimali mi var ki, devamlı yenilenmesi emrediliyor?" gibi bir suâl akla gelebilir
İmânı yenileme konusunu Bediüzzaman, akla gelen bu suâle de cevab olacak şekilde şöyle izah etmektedir: "İnsanın hem şahsı, hem âlemi her zaman teceddüd ettikleri için, her zaman tecdîd-i îmana muhtaçtır
Zira insanın herbir ferdinin mânen çok efradı var
Ömrünün seneleri adedince, belki günleri adedince, belki saatleri adedince birer ferd-i âher sayılır
Çünki, zaman altına girdiği için, o ferd-i vâhid bir model hükmüne geçer, her gün bir ferd-i âher şeklini giyer
Hem insanda bu taaddüd ve teceddüd olduğu gibi, tavattun ettiği âlem dahi seyyardır
O gider, başkası yerine gelir; daima tenevvü' ediyor; her gün başka bir âlem kapısını açıyor
İmân ise, hem o şahıstaki her ferdin nur-u hayatıdır, hem girdiği âlemin ziyasıdır
Lâ ilâhe illâllah ise, o nuru açar bir anahtardır
Hem insanda, madem nefis, hevâ ve vehim ve şeytan hükmediyorlar, çok vakit îmanını rencide etmek için gafletinden istifade ederek çok hîleleri ederler, şübhe ve vesveselerle îman *ûrunu kaparlar
Hem, zâhir-i şeriata muhalif düşen ve hattâ bâzı İmamlar nazarında küfür derecesinde te'sir eden kelimât ve harekât eksik olmuyor
Onun için her vakit, her saat, her gün tecdîd-i îmana bir ihtiyaç vardır
" (Mektûbât)
Bu ifadelerde, üç noktadan îmanı yenilemenin zarureti üzerinde durulmaktadır:
Birinci nokta: İnsanın yaşadığı zaman ve içinde bulunduğu mekân, temas ettiği çevre itibarı ile hâlet-i ruhiyesi, düşüncesi, anlayışı sık sık değişebilmektedir
Mâruz kaldığı hâdiseler, yaptığı işler, temas kurduğu insanlar, onda müsbet veya menfi izler bırakmaktadır
Bu durumu Peygamber Efendimiz de şu şekilde beyan buyurmaktadırlar: "Mü'minin kalbi, kaynayan tencereden daha çok değişikliklere mâruzdur
" "Kalb, serçe kuşu gibidir
Her an bir tarafa yönelir
""Kalb, kırda atılmış bir kuş kanadı gibidir
Rüzgâr bu kanadı nasıl altüst çevirirse, kalb de öyledir
"İnsan kalbinin ve ruh hâletinin bu derece dış te'sirlere mâruz olması sebebiyledir ki, hadîsde, sık sık Lâ ilâhe illâllah diyerek îmânın yenilenmesi emredilmiştir
İkinci nokta: İnsanda nefis, hevâ ve vehim gibi menfî duyguların bulunması ve şeytanın devamlı vesvese vermeye ve kötülüğü telkine çalışması gerçeğidir
Gafletli bir ânında bu menfi telkinlerin, insanı îmanda şübheye düşürmesi muhtemeldir
Böyle bir duruma düşmemek için de, tecdîd-i îmana ihtiyaç vardır
Üçüncü nokta ise: Şeriatın zâhirine aykırı düşen ve bâzı din âlimlerinin nazarında küfür bile sayılan bâzı kelime ve sözlerden, insanın tamamıyla uzak kalamadığıdır
Bu sebeble de, Lâ ilâlhe illâllah diyerek imanı yenilemeye zaruret vardır
İmanı kuvvetlendirmenin ve muhafaza etmenin bir başka yolu da onu taklidî mertebeden kurtarıp tahkikî hâle çevirmektir
Bu da ancak îman hakikatlerini tahkikî bir surette ders veren, akla gelebilecek her türlü şübhe ve vesveselere cevap veren îmanî eserleri okumak ve devamlı îmanî konularda sohbetler yapmak suretiyle olur
İnsan îmanını taklidden tahkîka çıkarırsa, artık onun için îmanını kaybetmek, son nefesde âhirete îmansız gitmek gibi bir durum söz konusu olmaz
İslâm âlimleri, sekerat vaktinde şeytan'ın bütün hîle ve vesveseleri ile gelip insanı aldatmaya ve îmanını almaya çalışacağını söylemişlerdir
Bu yüzden de sekerat vaktinden korktuklarını belirtmişlerdir
İşte insan, sekerat vaktindeki bu gibi tehlikelerden, tahkikî îman sayesinde korunabilir
Çünkü tahkikî îmanda, îman sadece akılda kalmış değil; kalbe, ruha, diğer duygu ve lâtifelere de sirayet edip yerleşmiş haldedir
Şeytan insanın aklındaki îmanını zedelese bile, eli, öteki duygulara yerleşmiş olan îmanı söküp almaya yetişemez
Böylelikle de kişi, yine îmanlı kalmış, îmanla vefat etmiş olur
2
İman, aynı zamanda, insan için büyük bir moral kaynağı ve sağlam bir istinad noktasıdır
Hakikî imanı elde eden insan, bütün kâinata meydan okuyabileceği gibi, îmanının kuvveti nisbetinde başına gelen hâdiselerin tazyik ve baskısından da kurtulabilir
Tarihlere şan veren, destanlar yazdıran zaferlerimiz, hiç şübhesiz îmanın insana kazandırdığı güç ve kuvvete güzel bir misaldir
İmanlı insan, başına ne derece büyük bir hâdise gelirse gelsin, îmanın verdiği tevekkül ve teslimiyetle, kadere rıza duygusu ile o hâdise ve musibetleri metanetle karşılayabilir; sabır ve tahammül ile göğüs gerebilir
Ümidsizliğe, bedbinliğe düşmez
İsyan ve feryada başvurmaz
Bu, ona îmanın kazandırdığı güç ve kuvvetten ileri gelmektedir
İmansız insanların basit bir hâdise, küçük bir musibet yüzünden intihar edip hayatlarına son verecek derecede ye's ve ümidsizliğe kapıldıkları çok sık görülen olaylardandır
İslâm ülkelerinde intihar, hemen hemen hiç görülmezken, dünyanın en medenî ve müreffeh ülkelerinde intihar vak'alarının her geçen gün artması da bunu te'yid etmektedir
İmanın insana kazandırdığı kuvvet ve direnme gücüne, Peygamber Efendimiz hadîs-i şerîflerinde şu şekilde işâret buyurmuşlardır: "Mü'min yeşil bitkilere benzer
Eksik olmayan felâket rüzgârları onu eğer, fakat kıramaz
Bil'akis hayat ve sıhhat bulmasına sebeb olur
Münâfık (ve kâfir) ise, kuruyan bitki gibidir
Felâket rüzgârlarından yaprakları dökülür, gövdesi kırılıp hayatı söner
"
"Hayret edilir mü'minin haline
Ona iyilik gelse şükreder, kötülük gelse sabreder
Böylece her iki hâlini de hakkında hayırlı kılar
"
Selam ve dua ile
Sorularla İslamiyet
25-02-2009
#
3
Profil Bilgileri
Gülehasret
--->: İmanımızı nasıl kuvvetlendiririz. İman, İmanın artıp eksilmesi, tahkiki ve taklidi iman, İmanı
paylaşım için Allah cc razı olsun hocam
26-02-2009
#
4
Profil Bilgileri
mum
--->: İmanımızı nasıl kuvvetlendiririz. İman, İmanın artıp eksilmesi, tahkiki ve taklidi iman, İmanı
amin cümlemizden
Tags
:
artip
,
eksilmesi
,
iman
,
imanimizi
,
imanin
,
kuvvetlendiririz
,
nasil
,
onem
,
tahkiki
,
taklidi
İmanımızı nasıl kuvvetlendiririz. İman, İmanın artıp eksilmesi, tahkiki ve taklidi iman, İmanın önem ile ilgili Benzer Konular
290 Kez Görüntülendi
Allah'a Iman Ne Demektir? Allah'a İmanın İnsan Hayatına Te'sirleri Nelerdir?
İman
İmanın şartlarıyla İslam’ın şartları farklı olduğuna göre, iman ile İslam farklı değil mi?
Sorular ve Cevaplar
İman Artması ve Eksilmesi
İman
Taklidi ve Tahkiki İman
İman
İmanın geçerliliği ve İman yönünden insanlar
İman
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
18:48
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542