Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > İman

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Cennet Ve Cehennem ile ilgili Benzer Konular
718 Kez Görüntülendi

Cennet-Cehennem ! :) Diğer Fıkralar
Cennet ve Cehennem Slayt Gösteriler
cennet ile cehennem Güzel Yazılar / Makaleler
Cennet Ve Cehennem Dini Videolar
Cennet-cehennem Konu Dışı Başlıklar

kadere iman | 73 Fırka
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 16-10-2005   #1
Profil Bilgileri
Arrow ------------Cennet Ve Cehennem ----------



------------Cennet Ve Cehennem ---------- başlıklı yazı Mumsema ------------Cennet Ve Cehennem ---------- Forum Alev


Cennet

Ağaçlı bahçe; yeşillikleri bol bostan; sık dal ve yaprakları ile yeri gölgelendiren hurmalık ve bağlık

Peygamberlerin davetine uyarak iman edip, dünya ve ahirete ait işleri, kulluk vazifelerini elden geldiği kadar güzel bir şekilde yapan temiz ve müttakî kişiler için hazırlanmış bir huzur ve saadet yurdudur Kısaca ahiretteki nimetler yurdunun adıdır

Kur'an-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde Cennet, çeşitli şekillerde tasvir edilmiştir Bilhassa Kur'an-ı Kerîm'de ağaçları altından ırmaklar akan Cennetler şeklinde anlatılmaktadır:

"Cennet takva sahiplerine, uzak olmayarak yaklaştırılmıştır İşte size va'dolunan, gördüğünüz şu Cennet'tir ki, O, Allah'ın taatına dönen onun (hudud ve ahkâmına) riayet eden çok esirgeyici Allah'a bütün samimiyetiyle gıyâben saygı gösteren, hakkın taatına yönelmiş bir kalble gelen kimselere aittir " (Kâf, 50/31-33)

"Tövbe edenler, iyi amel ve harekette bulunanlar öyle değil Çünkü bunlar hiç bir şeyle haksızlığa uğratılmayarak Cennet'e, çok esirgeyici Allah'ın kullarına gıyâben va'd buyurduğu Adn Cennet'lerine gireceklerdir Onun vadi şüphesiz yerini bulacaktır Orada selâmdan başka boş bir söz işitmeyeceklerdir Orada sabah, akşam rızıkları da ayaklarına gelecektir O, öyle Cennet'tir ki biz ona kullarımızdan gerçekten müttakî olanları vâris kılacağız " (Meryem, 18/60-63)

Cennet, bu dünyada yapılan iyiliklerin ahirette Allah tarafından verilen karşılığıdır
Kur'an'da Cenâb-ı Allah şöyle buyurmaktadır:

"Adn Cennetleri vardır ki altlarından ırmaklar akar Onlar orada ebedî kalıcıdırlar İşte günahlardan temizlenenlerin mükâfatı" (Tâhâ, 20/76)

Kur'an'da Cennet'in niteliklerinden bazılarına şu şekilde değinilir:

1- Altlarından ırmaklar akan, birbiri üzerine bina edilmiş yüksek köşkler (ez-Zümer, 39/20), güzel meskenler (et-Tevbe, 9/72)

2- Türlü ağaç ve meyvalara, akar kaynaklara, görünüş ve kokusu güzel, isteyenlerin yanına kadar sarktığından koparılması kolay, türlü bol meyvelere sahip (er-Rahmân, 55/58-54)

3- Gönlün çekeceği her türlü yemek ve etler, türlü kokulu içecekler, temiz şaraplar ve çeşit çeşit tükenmez nimetleri içeren bir mekân
"Onlara Cennet'te bir meyve, içlerinin çekeceği bir et verdik (vereceğiz)" (et-Tûr, 52/21)
"Canların isteyeceği ve gözlerin hoşlanacağı ne varsa, hepsi oradadır Siz de orada devamlı olarak kalacaksınız İşte bu, sizin çalıştığınız ameller sebebiyle mirasçı kılındığınız Cennet'tir Sizin için orada çokmeyveler vardır, onlardan yiyeceksiniz" (ez-Zuhruf 43/71-73)
"Cennet şarabından (dünya Şarabı gibi) mide ızdırabı yoktur" (Saffât, 37/47)

4- Cennet'te hayat sonsuzdur, kin yoktur, boş lâf ve günah'a sokacak söz işitilmiş "Biz o Cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız Hepsi kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar Orada kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir" (el-Hicr, 15/47-48)
"Onlar Cennet'te ne bir boş laf işitirler ne de bir hezeyan Ancak bir söz işitirler: Selâm (birbirleriyle selâmlaşır dururlar)" (el-Vâkıa, 56/25-26)

5- Cennet nimetleri insan hayalinin erişemeyeceği güzelliktedir Cennet'i aslında dünya ölçüleriyle tarif etmek mümkün değildir Bununla beraber Cennet'teki eşsiz nimet ve saltanatı anlayabilmemiz için Allah Teâlâ onu bize şu şekilde tasvir etmiştir:

"İşte bu yüzden Allah onları o günün fenâlığından esirger (Yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir Sabretmelerine karşılık onlara Cennet'i ve oradaki ipekleri lütfeder Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar Ne yakıcı sıcak görürler orada, ne de dondurucu soğuk Ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur Yanlarında gümüş kaplar ve billür kaselerle, gümüşî beyazlıkta (billûr gibi) şeffâf kupalarla dolaşılır ki (Cennet sakinleri bunlara dolduracakları Cennet şarabını Cennet'teki insanların iştahları) ölçüsünde tavin ve takdir ederler Onlara orada bir kâseden içirilir ki karışımında zencefil vardır (Bu şarap) orada bir pınardandır ki adına Selsebil denir Cennettekilerin etrafında öyle ölümsüz genç nedenler dolaşır ki, onları gördüğünde kendilerini etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün Üzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır Gümüş bilezikler takınmışlardır Rableri onlara tertemiz içecekler içirir Onlara: "İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer" denir " (el-İnsan, 76/11-22)

Cennet'in tasviri konusunda söylenecek son söz şu kudsî hadisin ifade ettiği durumdur:
Hz Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:
Cenâb-ı Hak buyuruyor ki:
"Salih kullanım için ben, Cennet'te hiç bir gözün görmediği hiç bir kulağın işitmediği ve hiç bir insan gönlünün hatırlamadığı bir takım nimetler hazırladım"

Başka bir hadislerinde de, Rasûlullah (sas) Cennet'in gümüş ve âltın kerpiçten yapıldığını, harcının misk, taşlarının inci ve yakut olduğunu, oraya girenlerin bolluk ve refâh içinde, üzüntüsüz ve kedersiz yaşayacağını ebedî kalacaklarını, ölmeyeceklerini, elbiselerinin eskimeyeceğini ve gençliklerinin yok olmayacağını ifade eder

Ehl-i Sünnet inancına göre mü'minler Cennet'te Allah'ı görecekler, bu onlar için en büyük nimet olacaktır Buna "Rü'yetullah" denir Bu hususta Kur'ân-ı Kerîm'de:
"O gün Rablerine bakan ter-ü tâze (ışık saçan) yüzler vardır " (el-Kryame, 75/22-23) buyrulur

Rasûlullah da bir hadislerinde şöyle buyurur:
"Siz gerçekten tıpkı şu ayı gördüğünüz gibi, Rabbinizi gözle (açıkça) göreceksiniz Onu görmekte haksızlığa uğramıyacak, izdihâma düşmeyeceksiniz "

Suheyb (ra)'ın rivayetine göre Peygamber (sas):
"iyi iş ve güzel amel işleyenlere daha güzel karşılık ve bir de ziyâde (Allah'ı görmek) vardır " (Yunus, 10/26), ayetini okuduktan sonra şöyle buyurdu:
"Cennetlikler Cennet'e girdiği zaman Allah (c c) şöyle buyuracak:
" Size daha da vermemi istediğiniz bir şey var mı?" Cennetlikler de Şöyle derler:
"Yüzlerimizi ak çıkarmadın mı, bizi Cennet'e koymadın mı, bizi Cehennem'den kurtarmadın mı? (o yeter)"
Rasûlullah sözlerine devam buyurarak:
"Cenâb-ı Hak perdeyi kaldırır, Cennetliklere artık Rablerine bakmaktan daha sevimli gelecek hiç bir şey verilmiş olmaz "

Müminlerin Allah'ü Teâlâ'yı Cennet'te görmeleri, herhangi bir yön, yer ve şekilden uzak olarak vukû bulacaktır Bunun keyfiyeti bizce meçhuldür "Allah bilir" deriz Kur'an ve Sünnet'te bildirildiği için kesinlikle böyle inanırız Ehl-i Sünnet inancına göre, Cennet halen vardır, yaratılmıştır, hazırlanmıştır Nitekim şu ayet bunu açıkça ifade eder:
"Rabbinizin mağfiretine ve eni göklerle yer kadar olan Cennet'e koşun O Cennet takva sâhipleri için hazırlanmıştır " (Âli İmrân, 3/133)

Enes b Mâlik (ra)'den rivayet olunan bir hadiste de Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurmuşlardır:
"Demincek Cennet ile Cehennem şu duvarın yüzünde bana arz olundu "

Başka bir hadislerinde şöyle buyururlar:
"Cennet bana yaklaştı, (yaklaştı), o kadar ki, eğer cür'et edeydim salkımlarından bir tânesini (alıp) size getirebilecektim "

Bu hadislerden de anlaşılacağı gibi, Cennet yaratılmış olup hâlen mevcuttur

Cennetlikler:
Kur'an ve Sünnet'te ifade buyrulduğuna göre, peygamberlerin davetine uyup iman eden ve amel-i sâlih işleyen kimseler Cennet'e gireceklerdir Bu kimseler Cennetliktir Esasen Allah'a ve insanlara karşı görevlerini yerine getirmekle insan daha dünyada iken manevî bir huzura kavuşur, maddî refah sağlanır ama tam manasıyla huzur ve kardeşlik Cennet'te gerçekleşir: "Takva sahipleri, elbette Cennet'lerde ve pınarlardadırlar Girin oraya selâmetle, emin olarak Biz, O Cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız Hepsi kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar Orada kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değiller " (el-Hicr, 15/45-48)

Kur'an-ı Kerîm namazını eksiksiz kılanların, malından bir kısmını yoksullara ayıranların, ceza-hüküm gününe inananların, Allah'ın gazabından korkanların, ırzlarına sahip olanların, sözlerine ve emânete sadık kalanların, doğru şahitlikte bulunanların Cennete gireceklerini bildirmektedir (el-Meâric, 70/23, 24, 25, 26, 27, 29, 33) Ayrıca Cenâb-ı Hakk'ın rızasını dileyerek sabredenlere (er-Ra'd, 13/20, 21, 22, 23); şükredenlere (el-Ahkâf, 35/15-16) yürekten tövbe edenlere (et-Tahrim, 66/8); Allah yolunda canını feda eden şehitler (el-Bakara, 2/154) ve Allah'a yönelmiş bir kalble idealize olmuş müslümanlara "Allah'ın ölçüsünde Allah'a yönelenlere" (Kaf, 50/31-34) içinde ebedî kalınacak Cennet'e girecekleri yüce Rabbimiz tarafından müjdelenmiştir

Cennetliklerin hallerini dile getiren Kur'an ayetlerinden bazılarında şöyle buyrulur:

"İman edip sâlih amel işleyen kimseleri, Rableri, imanları sebebiyle, ağaçları altından ırmaklar akan, nimeti bol Cennetler'e hidâyet buyurur Bunların, Cennet'te duâları: Allah'ım, seni tesbih ve tenzih ederiz sözüdür ve aralarındaki dilekleri de hep selâmdır Duâlarının sonu ise; "Bütün hamdler, âlemlerin Rabbine mahsustur" gerçeğidir" (Yunus, 10/9-10)

"Kim de O'na bir mümin olarak sâlih ameller işlemiş olduğu halde varırsa, işte onlara en yüksek dereceler var "

" Adn Cennetleri vardır ki, (ağaçları) altından nehirler akar, orada ebedî kalacaklar İşte böyle Cennetler' de ebedî kalış, küfür ve isyandan temizlenenlerin mükâfatıdır" (Tâhâ, 20/75-76)

"İmran b Husayn (ra)'dan rivayete göre Hz Peygamber (sas) Cennet ehlinin çoğunun fakirler olduğunu ifade buyurmuşlardır Hadis yorumcuları bunu şöyle açıklarlarBir çok kötülükleri insana mal işletir Çoğu insan mal yüzünden azar Onun için maldan mahrum fakirler çoğunluğu oluşturduğundan bunların Cennet ehlinin çoğunluğunu teşkil etmesi de olağandır

Cennet'e ilk giren bir cemâatin yüzleri ayın ondördüncü gecesindeki gibi berraktır Onlardan sonra girenler de en keskin ışık yayan yıldızlar gibidir Hz Muhammed (sas)'in ümmetinden yetmiş bin, yahut yediyüz bin kişi hesap ve ikap görmeksizin ilk olarak Cennet'e girecektir

Hadislerden öğrendiğimize göre Cennete en son girecek kimseye, bu dünya kadar, bu dünyanın on misli kadar Cennet verilecektir Çeşitli rivayetlerle sabittir ki, son sözü Kelimei Tevhîd olan kimsenin mükâfatı Cennet'tir Bu durumuhadisçiler şöyle yorumlarlar: Lâ ilâhe illallah, Cennet'in anahtarıdır, ancak bu anahtarın dişleri vardır, onlarda ilâhi emirlere bağlı olmak itaat ve ibadet etmektir Bir de "Lâ ilâhe illallah" demekle, birinin müslümanlığına hükmedilmez, "Muhammedün Rasûlullah" (Muhammed Allah'ın peygamberidir) sözünü de eklemesi gerekir Hatta İslâm dininden başka bütün dinlerden uzak olması icab eder Bu inançta olan kimse, ehl-i kebâir (büyük günah işleyen) de olsa, günahı kadar Cehennem'de ceza gördükten sonra Cennet'e girecektir Nitekim Muaz b Cebel (ra)'ın Hz Peygamber (sas)'den rivayet ettiği şu hadis meseleyi açıklığa kavuşturur:

"-Hiç bir kimse yoktur ki, kalben tasdik ederek Allah'dan başka ilâh olmadığına ve Muhammed (sas)'in, Allah'ın kulu ve resûlü olduğuna Şehadet etsin de, Allah ona Cehennem'i haram etmiş olmasın (herhalde harâm eder)"

Ehl-i Sünnet ve'l-Cemâat inancına göre, "Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Rasûlullah" diyen ve bunun gereğince iman edip salih amel işleyen her kimse Allah'ın izniyle mutlaka Cennet'e girecektir Cennetlikler, hastalık, sakatlık, ihtiyarlık, huysuzluk vs hallerden uzak olarak yaşayacaklardır

Cennet Tabakaları:
İbn Abbâs (ra)'dan gelen bir rivayette, Cennetin yedi tabakası olduğu haber verilmektedir Bunlar, Firdevs, Adn Cennet'i, Nâim Cennet'i, Daru'l-Huld, Me'va Cennet'i, Daru's-Selâm ve İlliyyûn'dur Bu tabakalardan her birinde, müminlerin yaptıkları iyi işler karşılığında girecekleri veya yükselecekleri derece veya mertebeler vardır Bunlar:

1-Cennetü'n-Nâim:
"Beni Cennetü'n-Nâim'in varislerinden kıl " (Şuârâ, 26/85) Ayrıca (bk el-Mâide, 5/65; et-Tevbe, 9/21; Yunus, 10/9)

2-Cennetü'l-Adn:
"Şüphesiz ki, iman edenler ve güzel amel işleyenler yok mu, işte onlar mahlûkatın en hayırlısıdırlar Onların mükâfâtı Rableri katında And Cennetleridir ki onların altlarından nehirler akar, orada onlar ebedî kalıcıdırlar, Allah onlardan razı olmuştur, onlar da ondan razı olmuşlardır Bu Rabb'inden korkanlar içindir " (Beyyine, 98/8, Ayrıca bk et-Tevbe, 9/72; er-Ra'd, 13/23; en-Nahl, 16/31)

3-Cennetü'l-Firdevs:
"Şüphesiz, iman edip güzel amel işleyenler için barınak olarak Firdevs Cennetleri vardır " (el-Kehf,18/107 ve el-Mü'minun, 23/11)

4-Cennetü'l-Me'vâ:
"İman edip güzel amel işleyenlere gelince, onlar için Me'vâ Cennetleri vardır " (Secde, 32/19 ve En-Necm, 53/15)

5-Dârü's-Selâm:
"Halbuki Allah Dârü's-Selâm'a çağırıyor ve O, dilediği kimseleri dosdoğru bir yola hidâyet buyurur " (Yunus, 10/25 ve el-En'âm, 6/127)

6-Dârü'l-Huld:
"O Rab ki, fazlından bizi durulacak yurda (Cennet'e) kondurdu" (Fâtır, 35/35)

Her ne kadar İbn Abbâs Cennet'in tabakalarını yedi ile sınırlandırmışsa da, ayetlerden anlaşıldığına göre, Cennet'in bir çok tabakası vardır Burada İbn Abbâs'ın haber verdiği ve ayetlerde adları geçen Cennet tabakaları, Cennet'in en yüksek tabakalarıdır Çünkü bu tabakalarda da bir çok tabaka vardır Nitekim Allah Teâlâ'nın Nâim Cennetleri veya "Firdevs Cennetleri" şeklindeki çoğul ifade eden ayetleri buna delildir

Ayrıca Ümmü Hârise Hadisinde bu gerçek Hz Peygamberin dilinden ifade olunmuştur Ümmü Harise Bedir'de şehit olan çocuğu hakkında Hz Peygamber'den bilgi almak üzere gelmiş ve ona Rasûlullah bir çok Cennet olduğunu belirterek, çocuğunun da "Firdevs-i Â'lâ'da" olduğunu söylemek suretiyle teselli etmiştir

Nitekim Müslim'in Ebû Sâid el-Hudrî'den rivayet ettiği hadiste de, Allah yolunda cihat edenlerin, cihatları sebebiyle Cennet'te yüz derece yükselecekleri, her derecenin arasının ise, yer ile gök arasındaki mesâfe kadar olduğu, Hz Peygamber tarafından haber verilmektedir Hadiste sözü edilen dereceler konusunda ise şu ihtimaller öne sürülmüştür Bu dereceleri zahiriyle anlamak mümkündür
Gerçekten söz konusu derecelerin, zahirinden anlaşıldığı üzere, birbirinden daha yüksek menziller (tabakalar) olması muhtemeldir Buna karşılık, yükseklikten kasdın, Cennet'teki nimetlerin çokluğu, insanın veya bir başka yaratığın hiç aklına bile gelmemiş, gönlünden dahi geçmemiş iyiliklerin büyüklüğü veya çokluğu anlamında olması muhtemeldir Zira Allah Teâlâ'nın mücâhide lutfettiği iyilik veya cömertlik türleri birbirinden çok farklıdır, birbirinden üstündür Buna göre, nimetlerin fazilet (üstünlük) konusundaki farklılıkları uzaklık açısından yer ile gök arasındaki mesafe gibidir Fakat el-Kadî Iyad birinci görüşü tercih etmiştir

Yine Buhârî'nin bir rivayetinde Hz Peygamber, Allah yolunda savaşan mücâhidler için Cennet'te yüz derece (tabaka) hazırlandığını ve iki derecenin arasının yerle gök arası gibi olduğunu haber vermekte ve sözlerine devamla "Allah'dan istediğiniz zaman Firdevs'i isteyin Çünkü Firdevs, Cennet'in ortası ve Cennet'in en yükseğidir () Firdevs'ten Cennet nehirleri doğar" buyurmaktadır

Aynî, "Firdevs, Cennetin ortasıdır (vasatıdır)" cümlesini, Cennet'in en iyi yeri veya üstünü (efdali) olarak yorumlar ve bu görüşüne "Böylece sizi en hayırlı bir ümmet kıldık" (el-Bakara, 2/143) ayetinde geçen "vesetan" kelimesini delil getirir

Çeşitli rivayetlerde Firdevs Cenneti'nin güzellikleri dile getirilmiştir Diğer taraftan hadiste söz konusu edilen Cennet dereceleri arasındaki mesafelerin çeşitli rivayetlere göre "yüz senelik mesafe", "Beş yüz senelik mesafe" şeklinde değiştiğine işaret edelim

Bütün bu ayet, hadis ve âlimlerin yorumlarından Cennet'in birçok tabakası olduğu anlaşılmaktadır Bu tabakalardan bazılarının daha yüce ve nimetlerinin daha güzel veya daha efdal olması sebebiyle isimleri bize bildirilmiştir Firdevs Cenneti mertebece en yüksek olan Cennet tabakasıdır

 

dj_bulut is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 16-10-2005   #2
Profil Bilgileri
Standart



Cehennem

--------------------------------------------------------------------------------

Derin kuyu, ahirette kâfir ve günahkâr kimselerin azap Cekecekleri ceza yeri Kur'an-ı Kerîm'de inanan ve güzel amel işleyen kimselere Cennet vadedildiği gibi (el-Kehf 18/107); kâfir ve günahkâr kimselere de Cehennem vâdedilmiştir Kâfir, münâfık ve müşrikler Cehennem'de ebedî kalırlar, orada ölmezler ve azabları hafifletilmez Tövbe etmeden günahkâr olarak ölen ve Allah'ın kendilerini affetmediği mü'minler ise Cehennem'de ebedî kalmazlar Kendilerine günahları kadar azap edilir Sonra oradan kurtulup Cennet'e girerler ve orada ebedî kalırlar

Allah Cehennem'i diğer yaratıklardan önce yaratmıştır ve şu anda mevcuttur, yok olmayacaktır Nitekim şu ayet bu durumu gayet açık ifade eder:

"Artık o ateşten sakının ki, onun tutuşturucu odun (kâfir) insanlarla taşlardır O kâfirler için hazırlanmıştır " (el-Bakara, 2/24)
"Kâfirler için hazırlanan ateşten korkun " (Âli İmrân, 3/131)

Enes b Mâlik'ten rivâyet olunan bir hadiste de Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurmuşlardır:
"Demin Cennet ile Cehennem şu duvarın yüzünde bana arz olundu

Ateş, insan cismine çok büyük acı ve ızdırap verdiği için ahirette kâfir ve münâfıkların cezası ateşle verilecektir Böylelikle Cehennem, Allah'nı tutuşturulmuş ateşinin ismidir,

İşte Cehennem'in en açık vasfı ateş olduğu için bazen, Cehennem yerine ateş manasına "nâr" kullanılır:
"Şüplıesiz ki münâfıklar nâr (Cehenneın)'ın en aşağı tabakasındadırlar " (en-Nisâ, 4/145)

Kur'an-ı Kerîm'de Cehennem'in yedi kapısının olduğu belirtilmektedir

"Cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir kısım vardır " (el-Hicr, 15/44)
Bu ayet iki şekilde tefsîr edilmiştir:

a- Cehenneme girecekler çok olduğu için;
b- Cezalandırma azgınlığın çeşit ve derecelerine göre olacağı için Cehennem'in yedi kapısı veya tabakası vardır Bu kapı veya tabakalar şunlardır:

1- Cehennem; yukarıda söz konusu edildiği şekilde Kur'an-ı Kerîm'in yetmişyedi ayetinde geçmektedir
2- Lâzâ (alevli ateş): "Hayrı' (Allah onu azabdan kurtarmaz) Çünkü o Cehenneın alevli bir ateştir" (el-Meâric, 70/15)
3- Saîr (pılgın ateş): "O şeytanlara (ahirette) çılgın ateş azabı hazırladık " (el-Mülk, 67/5) Ayrıca on beş ayette daha bu isimle geçmektedir (22/4; 31/21; 34/12 vs)
4- Sakar (kırmızı ateş): "Hem ey Rasûlüm bilir misin, nedir o sakar (Cehennem) " (el-Müddessir, 14/27)
5- Hâviye (uçurum): "O, kızgın bir ateştir " (el-Kâria, 101/9-11)
6-Hutame (kalbleri saran ateşli kaygı): "Şüphesiz o, Hutame ye (ateşe) atılacaktır" (Hümeze, 104/4)
7- Cahim (yanan kızgın ateş):

"Küfredenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar Cahim'in yarânıdırlar " (el-Mâide, 5/10)

Cehennem'de görülecek azabın miktar, şiddet ve şekillerini ancak Allah ve Rasûlü'nün bizlere bildirmesiyle ve bildirdikleri kadarıyla bilebiliriz Kur'an-ı Kerîm'de belirtildiğine göre;

a- Cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatır: "Cehennem inkâr edenleri şüphesiz çepeçevre kuşatacaktır " (el-Tevbe, 9/49)

b- Cehennem ateşi sönmez: "Biz sapık kimseleri kıyamet günü yüzü koyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz Varacakları yer Cehennem'dir Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırz " (İsrâ, 17/97)

c- Cehennem dolmak bilmez: "O,gün Cehennem'e: "doldun mu?"deriz O! " Daha var mı?" der " (Kaf, 50/30)

d- Kaynarken çıkardığı ses: "Rablerini inkâr eden kimseler için Cehennem azabı vardır Ne kötü bir dönüştür Oraya atıldıkları zaman onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler Nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur İçine her bir topluluğun atılmasında bekçileri onlara: "size bir uyarıcı gelmemiş miydi" diye sorarlar Onlar evet, doğrusu bize bir uyarırı geldi; fakat biz yalanladık ve Allah hiç bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içerisindesiniz, demiştik " derler " (el-Mülk, 67/6-9)

e- "Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır " (el-Mü'minün, 23/104)

f- "Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülür, sonra ateşte yakılırlar " (el-Mü'min, 40/70-72)

g- İnkâr edenlere ateşten elbiseler kesilmiştir- Başlarına kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve derileri eritilir Demir topuzlar da onlar içindir Orada uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler, her defasında oraya geri çevrilirler Ve kendilerine "yakıcı azabı tadın"denir (el-Hâcc, 22/19-22)

h- Derileri yandıkça azabı tatmaları için yeniden başka derilerle değiştirilir (en-Nisâ, 4/56)

i- Ölümü isterler fakat azabları devamlıdır, ölmezler (bk 43/74-77; 35/36)

Hz Peygamber'in ifadesine göre:

"Cehennem ateşi (miktarca ve sayıca) dünya ateşleri üzerine altmış dokuz derece fazla kılınmıştır Bunlardan her birinin harareti bütün dünya ateşinin harareti gibidir "

Kur'an-ı Kerîm, Cehennem ehlinin çekeceği azap ve yiyecekleri hakkında da bir takım tasvir ve izahlarda bulunur: "(Nasıl) ağırlanmak için bu (nimet) mi hayırlı yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için bir fitne (sınama vesilesi veya azap) kıldık O, Cehennem'in dibinde çıkan bir ağaçtır Tomurcukları şeytanların başları gibidir Onlar ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklar Sonra onların, bunun üzerine kaynar su karıştırılmış bir içkileri vardır (Yedikleri zakkum, boğazlarını yakar) Yanan boğazlarını dindirmek için içecek bir şey ararlar Ama kaynar su katılmış kusuntu ve irinden başka içecek bulamazlar" (Sâffat, 37/62/67)
"O ayetlerimizi inkâr edenleri yakında bir ateşe sokacağız, (öyle ki) derileri piştikçe azabı tatsınlar diye onlara başka deriler vereceğiz! Şüphesiz Allah daima üstün ve hikmet sahibidir" (en-Nisâ, 4/56)

Cezalar, işlenen suçlar cinsinden olacaktır Dilleriyle suç işleyenlerin cezaları dillerine; elleriyle günah işleyenlerin cezaları ellerine vs tatbik edilecektir

Cehennem'in yakacağı hakkında da Kur'an'da bilgi verilmekte ve şöyle denilmektedir:
"Ey inananlar, kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır " (et-Tahrîm, 66/6)

Kur'an'da Cennet ehli ile Cehennem ehli arasında konuşmalar yapılacağı da belirtilerek bu konuşmalardan nakiller yapılmaktadır:
"O gün münâfık erkekler ve münâfık kadınlar (sür'atle Cennet'e girmekte olan) müminlere derler ki: "(Ne olur) bize bakın da sizin nurunuzdan alalım" Onlara: "Arkanıza dönün de nur arayın!" denilir (Kendileriyle alay eden bu ses, onlara diyor ki: Arkada kalan dünyaya dönün nur orada aranır Nurun kaynağı, dünyada yapılan işlerdir Böyle denilir ve müminlerle münafıkların) aralarına kapılı bir sur çekilir ki, onun içinde rahmet vardır Dış yönünde de azap (Münafıklar), onlara seslenirler: "Biz de sizinle beraber değil miydik" Müminler derler ki: "Evet ama, siz kendi canlarınıza kötülük ettiniz (İnananların başlarına felaket gelmesini) gözlediniz Şüphe ettiniz, kuruntular sizi aldattı Allah'ın emri (olan ölüm) gelinceye kadar (böyle hareket ettiniz) O çok aldatıcı (şeytan) sizi Allah hakkında aldattı " (el-Hadîd, 57/13-14)

Başka bir yerde de şöyle anlatılır:

"Cennet halkı, ateş halkına seslendi: Rabbimiz'in bize vadettiğini biz gerçek bulduk Siz de Rabbiniz'in size vadettiğini gerçek buldunuz mu? (Onlar da): Evet dediler ve aralarında bir ünleyici: Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olsun! diye ünledi" (el-Â 'raf, 7/44-45)

İnsanın eğitimi ve iyi davranışlara yönlendirilmesi açısından Cennet ve Cehennem inancının dünya hayatına etkileri açıktır Kişi, gizli ve açık yaptığı her şeyin karşılığını, bulacağını ve Cehennem'deki cezânın dehşetini hatırladığında, elbette hareketlerine çeki düzen verme ihtiyacını duyacaktır

 

dj_bulut is offline  
Alt 14-09-2008   #3
Profil Bilgileri
Standart --->: ------------Cennet Ve Cehennem ----------



Teşekkürler Emegine Saglık

 

Zilzal is offline  
Cevapla
Tags: cehennem, cennet


Cennet Ve Cehennem ile ilgili Benzer Konular
718 Kez Görüntülendi

Cennet-Cehennem ! :) Diğer Fıkralar
Cennet ve Cehennem Slayt Gösteriler
cennet ile cehennem Güzel Yazılar / Makaleler
Cennet Ve Cehennem Dini Videolar
Cennet-cehennem Konu Dışı Başlıklar


Saat 03:38.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545