FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
İman
İnsan acizliğini idrak etmeli
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
İnsan acizliğini idrak etmeli ile ilgili Benzer Konular
278 Kez Görüntülendi
Farkı Fark Etmeli İnsan !
Güzel Yazılar / Makaleler
Yaradan'ın büyüklüğünü bir kez daha idrak ettirecek resimler
Dini Resimler
Fark Etmeli İnsan
Şiir-Şiirler
fark etmeli İNSAN...ömür dediğin üç gündür
Dini Resimler
Bunları not etmeli
Güzel Yazılar / Makaleler
İnsana yaratıcı denmez
|
Kâinatta tesadüflere yer yoktur
Konu Araçları
13-08-2007
#
1
Profil Bilgileri
ENGİN
İnsan acizliğini idrak etmeli
İnsan acizliğini idrak etmeli başlıklı yazı Mumsema İnsan acizliğini idrak etmeli Forum Alev
İnsan acizliğini idrak etmeli
Sual:
Bazı akıllı ve zeki kimseler bir şey yaratamaz mı?
CEVAP
Elbette yaratamaz
Her şeyi yaratan Allahü teâlâdır
Yerde ve göklerde bulunan bütün varlıkları, maddeleri, cisimleri, özellikleri, olayları, kuvvetleri, kanunları, bağlantıları yaratan, yalnız Odur
Ondan başka yaratıcı yoktur
Ondan başkasına yaratıcı denemez
Kur�an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Her şeyi yaratan Allah�tır
)
[Zümer 62]
(Sizi de, yaptığınız işleri de yaratan Allah�tır
)
[Saffat 96]
(Her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah�tır
)
[Mümin 62]
(Allah�ın yarattığı gibi yaratıcı ortaklar buldular da, bu yaratmayı birbirine benzer mi gördüler? Her şeyi yaratan Allah�tır
)
[Rad 16]
Karada, denizlerde, havada yaşayan hayvanların [mikropların, atom çevresindeki elektronların, moleküllerin, iyonların] ve insanların, meleklerin ve cinlerin, yani her var olanın kendisini ve hareketlerini ve işlerini ve durmalarını, ibadetlerini ve günahlarını, iyiliklerini, zararlarını, küfürlerini ve imanlarını yaratan Odur
Sineklerin, böceklerin, mikropların, yıldızların, rüzgarların hareketlerini [elektrik itme ve çekmesini, maddenin çekimini, sıvıların ve gazların kaldırma kuvvetlerini] yaratan yalnız Odur
İnsanların ve diğer canlıların rızkını yaratan, gönderen Odur
Canlıları öldüren, ölüleri dirilten, sağlamları hasta yapan, hastaları iyi eden yalnız Allahü teâlâdır
Mikrop, doktor birer sebeptir
İşi yaratan, bunlara etki eden Odur
Ateşte yakmak, karda soğutmak, [elektrikte ısı, ışık ve elektroliz hasıl etmek] hassalarını hep O yaratmaktadır
Ateş, kar, elektrik, görünen sebeplerdir
Allah�ın âdeti olan vasıta ve şartlardır
[Duygu organlarımızı, bunlardaki duyma kuvvetlerini, hücrelerdeki beslenme, üreme, zararlı maddeleri çıkarma, kalbi, kanı, kan sisteminin, öteki doku ve organların ve sistemlerin çalışmalarını, aralarındaki düzeni yaratan hep Odur
]
Dinsizlerin ve zındıkların, (Her madde ve kuvvet, kendi özelliği ile kendisi etki eder
Mesela, ateş yakıcıdır
Her zaman, yakar) demeleri çok yanlıştır
Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki: Sebeplerin etkisi kendiliğinden değildir
Sebepleri var edince, bunların etkisini, işlerini de hemen yaratması, Onun âdetidir
Ateşte yakmak özelliğini yaratmasa, ateş yakamaz
Ateşe düşen kimseyi, o istemezse, ateş yakmaz
Maddenin kendinde özellik yoktur
Maddenin özelliklerini, sebeplerin etkilerini ve işlerini, Hak teâlâ yaratıyor
O dilemezse, bu özellikleri ve etkileri yaratmaz
Dileseydi, karda sıcaklık, ateşte soğukluk yaratırdı
Nemrud�un ateşi Hazret-i İbrahim�i yakamadı
Eğer yakmak, ateşin özelliği olsaydı, elbette yakardı
Yakma işi, ateşten değil, Allahü teâlâdandır
Kılıcın kesmesini, merminin delmesini, zehirin öldürmesini yaratan Odur
Denize düşende boğulmayı yaratıyor
Dilerse, boğulmasına mani olur
Kuşun, tayyarenin uçmasını, [havanın kaldırmasını, sürtünme kuvvetlerini] yaratan Odur
Bu özellikleri, kuvvetleri yaratmasa, bunlar uçamaz
Allahü teâlâ, maddelerde dilediği özelliği, işi, yaratır
Yarattığı iş, maddeden hasıl olur
Fakat, Allahü teâlânın hikmeti ve âdeti şöyledir ki, her maddeye belli özellik, belli etki vermiştir
Maddeleri, birbirlerinin değişmesine sebep kılmıştır
Buğday tohumundan buğday, arpadan arpa yaratır
İnsandan insan, hayvandan hayvan yaratır
Yemek ile karın doymasını yaratıyor
Eğer doymak yaratmasa, ne kadar çok yesek doymazdık
Susuzluk yaratmasaydı, hiç su içmesek susamaz idik
Her şeyi yerli yerince yaratan Allahü teâlâya hamd olsun!
Allah�ı anlamak
Tıp ve fen fakültelerinde okuyup da, mahluklardaki sanat inceliklerini, aralarındaki mükemmel bağlantıları gören ve anlayabilen aklı başında bir kimsenin, Allahü teâlânın varlığına, birliğine, büyüklüğüne, ilmine, kudretine inanmaması mümkün değildir
İnanmayanın, cahil yahut inatçı olması gerekir
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Varlıklardaki nizamı düşünerek Allahü teâlâya iman ediniz!)
[Berika]
Astronomi okuyup da, yer küresinin, ayın, güneşin ve bütün yıldızların boşlukta dönmelerinde ve birbirlerinden uzaklıklarında bulunan düzeni, hesapları anlayan kimsenin, imanı artar
Dağların, madenlerin, nehirlerin, denizlerin, hayvanların, nebatların hatta mikropların yaratılmasında, çeşitli faydalar vardır
Hiçbiri boş yere, lüzumsuz yaratılmamıştır
Bulutlar, yağmurlar, şimşekler ve yıldırımlar, yeraltındaki sular ve enerji maddeleri ve hava, kısaca her varlık belirli hizmetler, belli vazifeler yapmaktadır
İnsanlar, bu sayısız mahlukların, sayılamayacak hizmetlerinden bugüne kadar pek azını anlayabilmiştir
Mahlukları kavrayamayan insan aklı, bunların yaratanını nasıl kavrayabilir? Onun büyüklüğünü, sıfatlarını biraz anlayabilen İslam âlimleri, şaşkına dönmüşler,
(Onu anlamak, anlaşılamayacağını anlamaktır)
demişlerdir
(İslam Ahlakı)
İnsanın yeri
Sual:
Mahluklar içinde, insanların yeri nedir?
CEVAP
İnsanların dereceleri, bütün mahlukların tam ortasındadır
İslamiyet�e uyanlar, yükselirler, meleklerden üstün olurlar
Nefslerine ve kötü arkadaşlara uyarak, İslamiyet�ten uzaklaşanlar, alçalırlar
İnsan, ruhu tarafından meleklere, bedenin yapısı bakımından hayvanlara benzemektedir
Ruh tarafını kuvvetlendiren kimse, meleklerden de üstün olur
Çünkü beden, insanı meleklikten uzaklaştırmakta, hayvanlara yaklaştırmakta iken, bu alçalmaya karşı koymuş ve yükselmiştir
Melekte, hayvanlaştırıcı bir beden yoktur
İyilikleri, meleklik ile birlikte yaratılmıştır
Bir kimse, bedeni kayırır, nefsi kuvvetlendirirse, hayvanlardan aşağı olur
Allahü teâlâ,
(Hatta onlar, hayvanlardan daha aşağıdır)
buyurarak, böyle kimselerin kötülüklerini bildirmektedir
(Araf
179,
Furkan
44)
Çünkü, hayvanda akıl yoktur
Meleklere benzeyen ruhları da yoktur
Şehvetlerine uymaları suç olmaz
İnsanlara akıl ışığı verilmiş olduğundan, nefslerine uymaları, doğru yoldan sapmaları çok çirkin olur
İnsanların, hayvanların yaşamaları için, en çok gerekeni havadır
Havasızlığa birkaç dakikadan fazla dayanamazlar
Hemen ölürler
Hava, aramakla, bulmakla, zahmet çekmekle ele geçecek bir şey olsaydı, bunu arayacak kadar zaman bile yaşayamazlardı
Bu derece acil olan, bu çok lüzumlu maddeyi, Allahü teâlâ, her yerde bulunacak ve mahluklarının ciğerlerine kadar, kendiliğinden, kolayca girecek şekilde yaratmıştır
Yaşayabilmek için su, bu kadar acil değildir
İnsanlar ve hayvanlar, suyu arayıp bulacak zaman kadar yaşayabilirler
Bunun için, suyu bulmak icap etmektedir
Hayvanlarda akıl bulunmadığı ve birbirlerine yardımcı olmadıkları için, yiyeceklerine yardımcı olmadıkları için, yiyeceklerini ve giyeceklerini hazırlayamazlar
Bundan dolayı, yiyeceklerini pişirmeleri, hazırlamaları gerekmez
Ot, leş yerler
Tüy, yün, kıl ile ısınırlar
Korunma aletleri, kendilerinde yaratılmıştır
Birbirlerine muhtaç değildirler
İnsanlar ise, bütün bunları hazırlamaya, düşünmeye mecburdur
Ekip biçmedikçe, ekmek yapmadıkça doyamazlar
İplik ve dokuma ve dikicilik yapmadıkça giyinemezler
Korunmaları için de, akıllarını zekalarını işletmeleri, fen bilgisi öğrenmeleri, sanayi kurmaları gerekir
Her hayvanda bulunan bir çeşit üstünlük, insanda bir araya getirilmiştir
İnsanın, kendisinde yaratılan bu üstünlükleri meydana çıkarması için, aklını kullanması, fikrini yorması, çalışması gerekir
Saadet ve felaket kapılarının anahtarı, insanın eline verilmiştir
Yükselmesi veya alçalması, kuvvetini sarf etmesine ve çalışmasına bırakılmıştır
Aklını, fikrini işleterek, saadet yolunu görüp, bu yolda yürümeye çalışırsa, içinde yaratılmış olan yükseklikler, kıymetler eline geçer, yükselerek, meleklere karışır
Allahü teâlânın rızasına, sevgisine kavuşur
Yok eğer, nefsin zararlı arzularına uyarak, yaratıldığı gibi, hayvanlık derecesinde kalırsa, işi tersine dönerek, alçala alçala, esfel-üssafiline düşer
Felaketten felakete, Cehenneme kadar sürüklenir
Her şeyi intizamlı yaratmıştır
Sual:
İman nasıl kuvvetlenir?
CEVAP
Aşağıdaki hususları öğrenen bir kimse, Ehl-i sünnet itikadını da biliyorsa, imanı kuvvetlenir
İmanı olmayan bir kimse ise, bunları incelerse, insafı ve nasibi de varsa, Allahü teâlânın varlığına ve kudretine inanır
Cenab-ı Hakkın varlığını, kudretini gösteren olaylardan birkaçı:
İnsanların, büyük bir süratle fezada tek başına dönmekte olan, içerisi ateş dolu yuvarlak bir gezegen üzerinde, sırf yer çekimi kuvveti ile kalarak yaşaması ne büyük bir olaydır
Dağlar, taşlar, denizler, canlı varlıklar, bitkiler nasıl bir büyük kudret sayesinde meydana gelebilmekte, gelişmekte ve türlü özellikler göstermektedir
Hayvanların bir kısmı toprak üstünde yürürken, bir kısmı havada uçar ve bir kısmı da su içinde yaşar
Güneş, en yüksek ısıyı sağlar ve bitkilerin yetişmesini, bazılarının içinde ise, kimyevi değişiklikler yaparak, un, şeker ve daha başka maddelerin meydana gelmesini temin eder
İnsan, kendi vücudunun ne muazzam bir fabrika ve laboratuvar olduğunun farkında değildir
Halbuki, yalnız nefes alıp vermek bile büyük bir kimya olayıdır
Havadan alınan oksijen, vücutta yakıldıktan sonra, karbondioksit halinde dışarı çıkarılır
Sindirim sistemi ise sanki bir fabrikadır
Ağızla alınan gıda maddeleri ve içecekler, mide ve barsaklarda parçalanıp öğütüldükten sonra, vücuda faydalı kısmı, ince barsaklarda süzülerek kana karışmakta ve posası dışarı atılmaktadır
Bu olay, otomatik olarak ve büyük bir intizam ile yapılmakta, vücut bir fabrika gibi işlemektedir
İnsanın vücudunda çok karışık formüllü maddeler imal eden, türlü türlü kimya reaksiyonları meydana getiren, analiz yapan, tasfiye eden ve zehirleri yok eden, yaraları tedavi eden, çeşitli maddeleri süzen, enerji veren tertibat olduğu gibi, mükemmel bir elektrik şebekesi, manivela tertibatı, elektronik bilgisayar, haber verme tesisatı, ışık, ses alma, basınç yapma ve ayarlama tertibatı, mikroplarla mücadele ve onları yok etme sistemi de mevcuttur
Kalb ise, hiç durmadan işleyen muazzam bir pompadır
Bütün bu maddi mükemmellik yanında anlama, düşünme, ezberleme, hatırlama, hüküm ve karar verme gibi çok muazzam, manevi kudretler de bulunmaktadır
Bu kudretlerin kıymetini ölçmek, insanlar için imkansızdır
Demek ki, insanın bedeni yanında bir de ruhu mevcuttur
Canlı-cansız varlıklardaki bu nizamı inceleyerek, bir yaratıcının bulunduğuna inanan, Peygamber efendimizin bildirdiklerinin hepsine inanmadıkça müslüman olmaz
Vücut sarayı
Eşref-i mahluk olarak yaratılan insanın vücudu, incelenecek olursa, sayısız odadan meydana gelmiş muazzam bir saray olduğu görülür
Bu sarayda çeşitli fabrikalar var
Sarayın bütün cihazları noksansız
Muazzam bir gıda deposu, alarm tertibatı, ısıtma tesisleri, işitme cihazları, hazır kuvvet, askeri üsler, radarlar, odalar arasında muazzam yollar, modern taşıma vasıtaları, yemekhaneler, kanalizasyon şebekeleri, rasathaneler, mezarlık gibi gerekli her teşkilat mevcut
Bu sarayı gezen, sayısız harikalarla karşılaşır
Bu harikaları gören kimse, imansız ise, Allah�ın varlığına ve kudretine inanabilir
Ondan sonra da dinimizdeki farzları ve haramları öğrenmesi gerekir
Kan imali:
Vücuttaki kanın vazifeleri çoktur
Mesela hücrelerde lüzumlu gıda maddelerini sağlamak, gıdaların enerji haline gelmesine yarayan oksijeni hücrelere sevk etmek, vücuda dışarıdan girmeye çalışan hastalık mikroplarına karşı vücudu korumak, hücrelerde biriken kirli artıkları çeşitli kanallarla dışarı atmak, vücut ısısını ayarlamak gibi çeşitli vazifeleri vardır
Kandaki bu işleri ayrı görevleri bulunan hücreler yapmaktadır
Mesela alyuvarlar oksijen nakli ile görevlidir
Akyuvarlar ise, vücuda girmeyi başaran mikropları zararsız hale getirir
Kanda bunlardan başka, kanın pıhtılaşmasını sağlayarak kanamaları önleyici trombositler de vardır
Tekniğin ileri olduğu asrımızda bile, kandaki bir hücre yapılamamıştır
Hücreye hayat sağlayan ruhun yapılması ise imkansızdır
Hareketler:
Uzuvların hareketi kaslarla olmaktadır
Sinirler kasları, kaslar da uzuvları harekete geçirir
Dışarıdan gelen darbelere karşı koyan iskelet kaslarından başka isteğimiz dışında çalışan düz kaslar var
Kalb kası çizgili kas olmasına rağmen isteğimiz dışında çalışır
Eklem kasları gibi isteğimizle çalışsaydı ufak bir ihmal neticesinde kalb duruverirdi
Uyurken çalıştıracak bir şeye ihtiyaç olurdu
Kalb kasının çalışması elektriksi bir harekettir
Kalbimizi, bilmediğimiz bir elektrikle isteğimiz dışında çalıştıran Allahü teâlânın şanı çok yücedir
Muhabere işleri:
Ayağa bir diken batsa vücuttaki sinir sistemi sayesinde haberdar oluruz
Bu sistem, beyin, omurilik ve sinirlerden meydana gelir
Omurilik soğanı, solunum, boşaltım, dolaşım gibi hayati faaliyetleri idare eder
Omurilik, refleks hareketleri, iç uzuvlarımızın ve salgı bezlerinin faaliyetlerini idare eder
Bir ikazın nöron denilen sinir hücreleri tarafından teşekkülü elektrik akımına benzer
Felç halinde sinir sisteminde bozukluk olduğu için, uzuvlar istekle hareket edemez
Felçlinin eli ayağı olduğu halde tutmaz
Sinir sistemine böyle bir kuvvet veren Allahü teâlâya sonsuz hamd olsun
Vücudun direği:
Kemikler, vücuda dayanak ve kasların irtibatını sağlar
Omurga, vücudun ana direğidir
Omurga zedelenirse, felç meydana gelir
O, üç tabaka sağlam zarlar içinde muhafaza edilmiş, en dışı da kolayca tahrip olmayan omurga ile kapatılmıştır
İnsan yürüdükçe birbirine sürten omurlar aşınır
Bu aşınmaya mani olmak için parçalar arasında conta gibi bir şeyin olması gerekirdi
Kıkırdaklar omurlar arasındaki aşınmayı önler
Vücudu taşımak gibi mühim bir vazifesi bulunan kemikler, sağlam olduğu kadar elastikiyet sağlayacak şekilde yaratılmıştır
El, kol, bacak ve parmak gibi kemikler eklemler sayesinde oynar, hareket eder
Trafik işleri:
Vücuttaki taşımacılık işleri, dolaşım sistemi tarafından yapılır
Dolaşım sisteminin merkezi yürektir
Kalbin muntazam çalışmasıyla kan, damarlar vasıtasıyla vücut sarayının en ücra köşelerine kadar ulaşır
Kirlenen kan, akciğerlerde temizlenir
İstek dışında çalışan kalb, bir müddet dinlense, vücut sarayı yıkılır
Her uzuv, her makine gibi, yürek de dinlenmeye ihtiyaç gösterir
Yürek çalışırken dinlenecek şekilde yaratılmıştır
Her kasılıp gevşedikten sonra yarım saniye kadar istirahata geçer
Yüreğin pompaladığı kan, atardamarlar ile vücuda dağılır, kılcal damarlar ile dokulara kadar ulaşır
Kandaki besin ve oksijen lüzumu kadar dokulara verilmiş olur
Burada besin maddesi oksijen tarafından yakılır
Meydana gelen enerji ile vücut makinesi çalışır
İrademiz dışında her şeyi intizamlı şekilde çalıştıran Allahü teâlâya ne kadar hamd etsek azdır
Yemek ve enerji:
Çeşitli işleri yapabilmek için vücudun enerjiye ihtiyacı vardır
Besinleri parçalamak için Allahü teâlâ, kesici, öğütücü dişler yaratmıştır
Tükürük bezlerinin salgılarıyla hamur haline gelen lokmalar, kolayca yutulur
Yutulurken yanlış yola gitmeyip mideye gitmesi için nefes borusu küçük dil ile kapanır
Gıdalar mideye gider
Mide duvarını saran kasların kasılmasıyla gıdalar sindirime hazır vaziyete gelir
Etten yapılan bir torba içinde etler ve başka gıdalar burada parçalanmakta ve dinimizin emrine uyulduğu takdirde ömür boyu bu mide bozulmadan vücut sarayına hizmet etmektedir
Eğer dinimizin emrine uyularak mide tıka basa doldurulmazsa, alkol ve daha başka zararlı maddelerle mide tahrip edilmezse, hayatın sonuna kadar insana rahat hizmet eder
Teneffüs sistemi:
Vücuda alınan gıdalar, enerji haline gelebilmesi için yakılır
Gerekli oksijenin alınıp hücrelerdeki yanma olayından sonra karbondioksitin dışarı atılmasına teneffüs faaliyeti denir
Alınan gıdalar, hücrelerde oksijen vasıtasıyla yakılarak enerji haline döner
Yanmada meydana çıkan karbondioksit teneffüsle dışarı çıkar
Akciğerde kanın temizlenmesi için vazife gören hava, dışarı çıkarken nefes borusundaki telleri titreştirerek sesin teşekkülünü temin eder
Dışarı çıkan kirli hava, içeri giren temiz hava ile karşılaştıkları halde onu kirletmez
Boşaltma sistemi:
Gıdaların posası barsak vasıtasıyla dışarı atılırken, kan ve hücrelerdeki gıda artıkları ve vücuda zararlı maddeler de böbrekler vasıtasıyla süzülerek dışarı atılır
Bu iki temizleme vasıtası olmasaydı vücut pislik içinde kalır, uzuvlar zehirlenir, üstelik yeni gıda alma imkanı da olmazdı
Üre, ürik asit, tuz gibi maddeler kan ile böbreğe gelerek idrar havuzunda toplanır
Bu idrar torbası olmasaydı devamlı idrar akıp duracaktı
Her uzvumuzu intizamlı şekilde yaratan Rabbimize ne kadar şükretsek azdır
Gıda deposu:
Birçok vazifesi olan karaciğer, erzak deposu olan bir fabrikadır
İnce barsakta emilerek kana karışan gıdalar karaciğerde depo edilir
İhtiyaç halinde, kullanılmak üzere, şeker ve asitler, glikojen halinde kullanılmaya hazır vaziyette karaciğere depo edilir
Karaciğer, yağların sindirimine yardımcı olan safrayı çıkarır
Bu salgının, karaciğer hücreleri tarafından süzülen zehirli artıkları barsak vasıtasıyla dışarı atılır
Safra kesesi olmasa yağlı gıdaları sindirmek mümkün olmaz
Karaciğerin bir kısmı alınsa, kalan kısımdaki hücreler, çoğalarak eksik kısmı tamamlar
Yani kendini tamir eder
Böyle kudret sahibi Allahü teâlâya hamd olsun!
Konuşma uzvu:
Dil, ağızdaki lokmaları çevirerek sindirime yardımcı olur, tat alır ve konuşur
Gıdaların tadı, acı, ekşi, tatlı, tuzlu olmak üzere dörde ayrılır
Cenab-ı Hakkın dilde yarattığı özellikler ile bu gıdaların tatları bilinir, faydalı olan zararlıdan ayrılır
Gıdaların kokuları tat alma hassasiyetini artırır ve iştah meydana getirir
Böylece gıda alma işi bir külfet değil, bir lezzet olur
Konuşmada da dilin önemi büyüktür
Bu nimetleri bize bahşeden Rabbimize hamd olsun!
Dış cephe:
Vücudu örten deri, ırka göre değişir
Bir Japon, bir Zenci, bir Türk renginden bilinebilir
Deri, dokunma işini yapar, vücudu dış etkilerden, soğuk ve sıcaktan korur
Derinin dış tabakası ölü hücrelerden meydana gelmiştir
Derideki kıllar, saç, kaş, kirpik, aynı dokudan meydana geldiği halde, kaş ve kirpik belli bir uzunluktan fazla uzamaz
Kirpikler devamlı uzasaydı görmek zorlaşır, her zaman kirpikleri kısaltmak gerekirdi
Canlı hücrelerden cansız kıllar meydana getiren Rabbimiz sonsuz hikmet sahibidir
Eğer bu kıllar canlı olsaydı, tıraş olurken çok acı duyardık
Canlı hücrelerin besleyip büyüttüğü tırnaklar da cansızdır
Acı duymadan fazlasını kesip atarız
Canlı vücuttan, saç, tırnak gibi ölü şeyler yaratan Allahü teâlânın kudreti sonsuzdur
Dürbünler:
Her uzuv önemli ise de, gözlerin önemi daha büyüktür
Gözler çok hassastır
Kaşlar terlerin göze gitmesini engeller
Göz kapakları istek dışında çalışır
Kirpikler de dışarıdan gelecek toz ve zararlı maddelerin göze girmesine mani olur
Gözü meydana getiren hücrelerde görme kabiliyetini yaratan Allahü teâlâ, diğer hücrelere bu vasfı vermemiştir
İşitme cihazları:
Kulaklar, işitme sinirleri sayesinde sesleri işitir
İşitme sinirleri gözde, görme sinirleri kulakta olsaydı, fonksiyonunu icra edemezdi
Her hücreyi yerli yerinde en güzel şekilde yaratan Allahü teâlânın şanı çok yücedir
Kulak zarının gergin durması ve ses dalgalarından zarar görmemesi için orta kulaktan nefes borusuna bir kanal açılmıştır
Ağzımız açık iken top patlasa kulak zarı patlamaz
Ağız kapalı da olsa burun deliklerinden giren ses ile kulaktan giren ses birbirini dengeler
Kulak küçük ve büyük frekanslı sesleri işitebilecek vasıfta yaratılsaydı, maddelerin atomlarındaki sesler, birbirine karışır, hem konuşulanları duyamazdık, hem de gürültü içinde yaşama imkanı kalmazdı
Her şey hikmetle yaratılmıştır
Vücutta ve kâinatta tesadüfi ve maksatsız yaratılmış hiçbir şey yoktur
Vücuttaki su:
Vücudun üçte ikisi sudur
İç salgı bezlerinin sıvıları, kana karışarak hayati faaliyetlerde önemli rol oynar
Gıdaların sindirilmesi, kan dolaşımı, tuz ve şeker gibi maddelerin dengelerini ayarlama vazifeleri bezler sayesinde olur
Hipofiz
,kan kaybını önler
Vücuttaki su dengesini korur
Eğer düzenli çalışmaz, fazla hormon salgılarsa dev hastalığı, az salgılarsa cücelik meydana gelir
Pankreas bezi
, salgıladığı enzimlerle gıdalarının vücuda yarayışlı hale gelmesine vesile olur
Pankreas, insülin hormonu salgılayarak kandaki şekeri ayarlar
İnsülin salgısı azalırsa şeker hastalığı meydana gelir
Tiroid bezi
, iyot ihtiva eden tiroksin hormonu salgılar
Kâfi iyot alınmazsa guatr meydana gelir
Canlı maddesi olan protoplazma, gayet küçük ve mükemmel tanzim olunmuş bir makine gibidir
Hücre, hayatın ilk müstakil parçasıdır
Canlılar hücreden yapılmıştır
İnsan hücresi, bir elektrik makinesine, bir radyoya benzer
İnsan vücudu otuz trilyon hücre motorundan yapılmış muazzam bir fabrikadır
Vücutta 5-6 litre kan bulunur
Plasma denilen kan suyunun içinde
Alyuvarlar
ve
Akyuvarlar
vardır
Bir milimetreküp kanda beş milyon alyuvar vardır
30-40 gün çalıştıktan sonra yaşlanırlar
Dalak, bu yaşlı alyuvarları kandan alarak öldürür
Kan zayiinde ve bazı hastalıklarda kandaki alyuvar sayısı azalır
Kan azalmadığı halde kandaki alyuvar azaldığından halsizlik ve kalb çarpıntısı görülür
Buna kansızlık denir
Saray muhafızları
Akyuvarlar
kanın muhafızlarıdır
Bir milimetreküpte 6-8 bin kadardır
Vücuda mikrop girince sayıları artar
Mikrop savaşında akyuvarlar ölür
İrin, bu akyuvar ölülerinin yığınıdır
Lenf sistemi, vücuda giren mikropları zararsız hale getirir
Lenf düğümleri akyuvar imal eder
Ayrıca ikinci bir bakteri hücumuna karşı koymasına yardımcı olan bazı proteinler imal eder
Eskiden bademciklerin vazifesi bilinmiyordu
Bugün bademciklerin de bakteri hücumuna karşı protein imal ettiği bilinmektedir
Zamanla başka vazifeleri de tespit edilebilir
Dalağın da aynı işi yaptığı bilinmektedir
İlk hücumdan sonra tutularak muhafaza edilen bakteriler, yeni bir bakteri hücumuna karşı değiştirilip vücudun müdafaasında muhafız olarak kullanılır
Düşman askerleri olan bakteriler, lenf düğümlerinde düşmanlık vasfı kaldırılarak yeni bakterilere karşı savaş açar
Lenf sistemi aynı zamanda sindirilen yağları toplar damarlara ulaştırır
Lenf sistemi, akyuvar muhafızlarının müdafaa hattı olduğu gibi, gıdaların hücrelere ulaşmasını sağlar
Tesadüfi olmayan bu işlerin ne muazzam bir sistem olduğu meydandadır
Her şeyi intizamlı şekilde yaratan Allahü teâlânın şânı çok yücedir
Muntazamdır cümle işlerin senin
Aklı ermez, hikmetine kimsenin
İnanmak ihtiyaç mı?
Sual:
İnsanlar niçin Allah�a inanmak ihtiyacı duyarlar?
CEVAP
Bazı felsefeciler (İnsanda tapma ihtiyacı vardır
Bunun için de, ateşe, güneşe, puta tapanlar olmuştur) diyorlar
İşin aslı ise şöyle:
Allahü teâlâ, insana, iyiyi kötüden, hakkı bâtıldan ayırması için akıl vermiştir
Akıl, bir şeyin kendiliğinden olduğunu kabul etmez
Her şeyi bir sebebe bağlar
İnsanın ve insandaki organların ve tabiattaki düzenin yerli yerince yaratılmasını tesadüf olarak kabul edemez
Bunun gibi tabiatta bulunan canlı cansız her şeyin, bir yaratıcı tarafından yaratıldığını ister istemez kabul eder
İnsanın kendi başına Allah�ı tanıması zor, hatta imkansızdır
Tarih boyunca, Allahü teâlânın gönderdiği bir rehber olmadan, insan; kendisini yaratan büyük kudret sahibinin var olduğunu, aklı ile anladı
Fakat Ona giden yolu bulamadı
İnsanlar, yaratıcıyı önce etraflarında aradı
Kendilerine en büyük faydası olan güneşi, yaratıcı sanıp, ona tapmaya başladılar
Sonra büyük tabiat güçlerini, fırtınayı, ateşi, kabaran denizi, yanardağları ve benzerlerini gördükçe, bunları yaratıcının yardımcıları zannettiler
Herbiri için bir suret, alamet yapmaya kalktılar
Bundan da putlar doğdu
Böylece, çeşitli putlar çıktı
Bunların gazabından korktular ve onlara kurbanlar kestiler
Hatta, insanları bile bu putlara kurban ettiler
Her yeni olay karşısında, putların miktarı da arttı
İslamiyet�in başında Kâbe�de 360 put vardı
Kısacası insan; Bir, ezeli ve ebedi olan Allahü teâlâyı kendi başına bir türlü tanıyamadı
Bugün bile güneşe ve ateşe tapanlar vardır
Bunlara şaşmamalı! Çünkü rehbersiz karanlıkta doğru yol bulunamaz
Kur�an-ı kerimde,
(Biz, peygamber göndermeden önce azap yapıcı değiliz)
buyuruldu
(İsra 15)
Allahü teâlâ; kullarına verdiği akıl ve düşünme kuvvetinin nasıl kullanılacağını onlara öğretmek, kendi birliğini onlara tanıtmak ve iyi işleri kötü, zararlı işlerden ayırmak için, dünyaya peygamberler gönderdi
Peygamberler en büyük rehberlerdir
Ruh-ul beyan
�da, Zümer suresinin,
(Allah�tan başkasını dost edinenler,
�Biz bunlara bizi Allah�a yaklaştırmaları için, bize şefaat etmeleri için tapınıyoruz
� derler)
mealindeki 3
âyetinin tefsirinde deniyor ki:
(İnsan, kendisinin ve her şeyin yaratıcısını tanımaya elverişli olarak, yaratılmıştır
Yaratıcısına ibadet etmek ve Ona yaklaşmak arzusu, her insanda vardır
Fakat böyle elverişli olmanın ve bu isteğin kıymeti yoktur
Çünkü, nefs, şeytan ve kötü arkadaş, insanı aldatarak [yaratana ve kıyamete inanmayan birer dinsiz veya] müşrik yaparlar
Müşrik, Allahü teâlâya yaklaşamaz
Onu tanıyamaz
Şirkten uzaklaşıp, tevhide sarılarak hasıl olan tanımak, kıymetlidir
Bunun alameti, peygamberlere ve kitaplarına inanmak ve bunlara uymaktır
İnsan, Allahü teâlâya ancak böyle yaklaşabilir
)
Zâriyat suresinin,
(İnsanları ve cinni, bana ibadet etmeleri için yarattım)
mealindeki 56
âyet-i kerimesindeki (ibadet etmeleri için) ifadesi, (beni tanımaları için) demektir
Yani, Allahü teâlâyı tanımak, inanmak için yaratıldık
Hadis-i kudside,
(Tanınmak için her şeyi yarattım)
buyurması,
(Onların beni tanımakla şereflenmesi için)
demektir
Peygamber efendimiz, ilmin inceliklerini soran bedeviye,
(İlmin başını öğrendin mi?)
diye sordu
O da, (İlmin başı ne ki?) dedi
Bedeviye,
(İlmin başı, Allah�ı tanımaktır
Bu da Onun; misli, benzeri, zıddı, dengi, eşi olmadığını, vâhid, evvel, ahir, zâhir ve bâtın olduğunu bilmektir)
buyurdu
Huzura kavuşmak için
Yalnız maddiyata inanan kimselerin çok defa dertlerine çare bulamadıklarını, intihara kadar gittiklerini görüyor ve okuyoruz
Yalnız maddeye inanan kimseler, çok kereler dertlerine çare bulamayıp, ümitsizliğe kapılmaktadır
Bu, onların ruhlarının boş kalmasından ileri gelmektedir
İnsanın ruhu da, bedeni gibi gıdaya muhtaçtır
Bu da, ancak iman etmekle mümkündür ve Allahü teâlânın yolunu ancak din gösterir
Allahü teâlâyı inkâr edenler bile, muhakkak bir gün bu ihtiyacı duyarlar
Ünlü Rus yazarı Soljenitsin, Amerika�ya yerleştiği zaman, kendisinin büyük sıkıntılardan, ruhi bunalımlardan kurtulacağını zannetmişti
Bir gün bir üniversitede Amerika gençlerini başına toplayarak onlara şöyle hitap etmişti:
(Ben buraya gelince, çok bahtiyar olacağımı sanmıştım
Ne yazık ki, burada da büyük bir boşluk hissediyorum
Çünkü siz, artık maddenin esiri olmuşsunuz
Evet, burada hürriyet var, herkes istediğini yapıyor
Fakat, ancak maddeye önem veriyor
Ruhları bomboş
Halbuki, insanı hakiki insan yapan, onun tekamül etmiş [gelişmiş], temizlenmiş ruhudur
Size tavsiyem şudur: Ruhunuzu geliştirmeye, güzelleştirmeye bakın! Ancak o zaman, ülkenizde bulunan ve sizi de üzen çirkinlikler yok olmaya başlar
Dine önem verin! Din, insan ruhunun gıdasıdır
Dinine bağlı insanlar, her işte sizin en büyük yardımcınız olacaktır
Çünkü, onları Allah korkusu doğru yoldan ayırmaz
Sizin en büyük güvenlik teşkilatınız bile, herkesi gece gündüz kontrol edemez
İnsanları kötülükten alıkoyan polis gibi, onların duyduğu Allah korkusudur
)
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
acizligini
,
etmeli
,
idrak
,
insan
İnsan acizliğini idrak etmeli ile ilgili Benzer Konular
278 Kez Görüntülendi
Farkı Fark Etmeli İnsan !
Güzel Yazılar / Makaleler
Yaradan'ın büyüklüğünü bir kez daha idrak ettirecek resimler
Dini Resimler
Fark Etmeli İnsan
Şiir-Şiirler
fark etmeli İNSAN...ömür dediğin üç gündür
Dini Resimler
Bunları not etmeli
Güzel Yazılar / Makaleler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
23:07
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552