Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > İman

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Ahiret gününe iman ile ilgili Benzer Konular
335 Kez Görüntülendi

iman-ı bil ahiret işarat-ül i'caz Risale-i Nur
ey iman edenler, iman edin… İman
Ey iman edenler iman ediniz ayetini nasıl anlamalıyız? İman
İstidlal ile yani akıl ile bularak hasıl olan iman, taklit ile yani başkasına uyarak hasıl olan iman Sorular ve Cevaplar
atheislere ve ahiret gününe inanmayanlar lütfen okuyun Dini Sohbet

Kitaplara iman | Canlar nasıl alınır?
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 13-08-2007   #1
Profil Bilgileri
Thumbs up Ahiret gününe iman



Ahiret gününe iman başlıklı yazı Mumsema Ahiret gününe iman Forum Alev


Ahiret gününe iman Sual: İmanın beşinci şartı nedir?
CEVAP
İmanın beşinci şartı, Ahiret gününe imandır Amentü�deki "Vel yevmil ahirivel-ba�sü badelmevti hakkun" ifadesi, ahirete, öldükten sonra dirilmeye iman etmeyi bildirmektedir

Bu zamanın başlangıcı, insanın öldüğü gündür Kıyametin sonuna kadardır Son gün denilmesi, arkasından gece gelmediği veya dünyadan sonra geldiği içindir Hadis-i şerifte bildirilen bu gün, bildiğimiz gece gündüz demek değildir Bir vakit, bir zaman demektir Kıyametin ne zaman kopacağı bildirilmedi Fakat, Peygamber efendimiz birçok alametlerini ve başlangıçlarını haber verdi:

Hazret-i Mehdi gelecek, İsa aleyhisselam gökten inecek, Deccal çıkacak Yecüc Mecüc denilen kimseler her yeri karıştıracak Güneş batıdan doğacak Büyük depremler olacak Din bilgileri unutulacak Fısk, kötülük çoğalacak Dinsiz, ahlaksız kimseler Emir olacak, Allahü teâlânın emirleri yaptırılmayacak Haramlar her yerde işlenecek, Yemenden bir ateş çıkacak Gökler ve dağlar parçalanacak Güneş ve Ay kararacak Denizler birbirine karışacak ve kaynayıp kuruyacaktır

Günah işleri yapan Müslümanlara fasık denir Fasıklara ve bütün kâfirlere kabirde azap vardır Bunlara elbette inanmak lazımdır Ölü kabre konunca, bilinmeyen bir hayat ile dirilecek, nimet veya azap görecektir

Münker
ve Nekir adındaki iki meleğin, bilinmeyen korkunç insan şeklinde mezara gelip sual soracaklarını hadis-i şerifler açıkça bildirmektedir Kabir suali, bazı âlimlere göre, bazı akaidden olacak, bazılarına göre ise, bütün akaidden olacaktır [Bunun için, çocuklarımıza (Rabbin kim? Dinin hangi dindir? Kimin ümmetindensin? Kitabın nedir? Kıblen neresidir? İtikadda ve amelde mezhebin nedir?) suallerinin cevaplarını öğretmeliyiz! Ehl-i sünnet olmayanın doğru cevap veremeyeceği Tezkire-i Kurtubi�de yazılıdır]

Güzel cevap verenlerin kabri genişleyecek, buraya Cennetten bir pencere açılacaktır Sabah ve akşam, Cennetteki yerlerini görüp, melekler tarafından iyilikler yapılacak, müjdeler verilecektir İyi cevap veremezse, demir tokmaklarla öyle vurulacak ki, bağırmasını, insandan ve cinden başka her mahluk işitecektir Kabir o kadar daralır ki, kemiklerini birbirine geçirecek gibi sıkar Cehennemden bir pencere açılır Sabah ve akşam Cehennemdeki yerini görüp, mezarda, mahşere kadar, acı azaplar çeker

Öldükten sonra, yine dirilmeye inanmak lazımdır Kemikler, etler çürüyüp toprak ve gaz olduktan sonra, bedenler, tekrar yaratılacak, ruhlar bedenlerine girip, herkes mezardan kalkacaktır Bunun için, bu zamana, Kıyamet günü denir

[Bitkiler havadan karbon dioksid gazını ve topraktan su ile tuzları, yani toprak maddelerini alıp, bunları birleştiriyorlar Böylece, organik cisimleri ve azamızın yapı taşlarını meydana getiriyorlar Senelerle uzun süren bir kimya reaksiyonunun, katalizör kullanarak, saniyeden az bir zamanda hemen oluverdiği, bugün bilinmektedir İşte bunun gibi, Allahü teâlâ, mezarda, su, karbon dioksid ve toprak maddelerini birleştirerek organik maddeleri ve canlı uzuvları bir anda yaratacaktır Böyle dirileceğimizi, Muhbir-i sadık [yani Peygamber efendimiz] haber veriyor Fen ilimleri de, bunun dünyada zaten yapılmakta olduğunu gösteriyor]

Bütün canlılar, Mahşer yerinde toplanacak Her insanın amel defterleri uçarak sahibine gelecektir Bunları, yerleri, gökleri, zerreleri, yıldızları yaratan, sonsuz kudret sahibi olan Allahü teâlâ yapacaktır Bunların olacağını, Allahü teâlânın Resulü haber vermiştir Onun söyledikleri elbette doğrudur Elbette hepsi olacaktır

Salihlerin, iyilerin defteri sağ tarafından, fasıkların, kötülerin arka veya sol tarafından verilecektir İyi ve kötü, büyük ve küçük, gizli ve meydanda yapılmış olan her şey defterde yazılı bulunacaktır Kiramen katibin meleklerinin bilmediği işler bile, a�zanın haber vermesi ile veya Allahü teâlânın bildirmesi ile ortaya çıkarılacak, her şeyden sual ve hesap olunacaktır Mahşerde, Allahü teâlânın dilediği her gizli şey meydana çıkacaktır Meleklere, yerlerde, göklerde neler yaptınız? Peygamberlere, Allahü teâlânın hükümlerini Onun kullarına nasıl bildirdiniz? Herkese de, Peygamberlere nasıl uydunuz, sizlere bildirilen vazifeleri nasıl yaptınız? Birbiriniz arasında bulunan hakları nasıl gözettiniz diye sorulacaktır Mahşerde, imanı olup, ameli ve ahlakı güzel olanlara mükafat ve ihsanlar olacak, kötü huylu, bozuk amelli olanlara ağır cezalar verilecektir

Allahü teâlâ, dilediği müminlerin büyük ve küçük bütün günahlarını, fadlı ile, ihsanı ile af edecektir Şirkten, küfürden başka, her günahı, dilerse af edecek, dilerse, adaleti ile küçük günahlar için de azap edecektir Müşrik ve kâfir olarak öleni hiç af etmeyeceğini bildirmektedir Kitaplı ve kitapsız kâfirler, yani Muhammed aleyhisselamın, bütün insanlara Peygamber olduğuna inanmayan, Onun bildirdiği ahkamdan, yani emir ve yasaklardan birisini bile beğenmeyenler, bu halde ölürlerse, elbette Cehenneme sokulacak, sonsuz azap çekeceklerdir

Kıyamet günü, amelleri, işleri ölçmek için, bilmediğimiz bir Mizan, bir ölçü aleti, bir terazi vardır Yer ve gök bir gözüne sığar Sevap gözü, parlak olup, Arşın sağında Cennet tarafındadır Günah tarafı, karanlık olup, Arşın solunda, Cehennem tarafındadır Dünyada yapılan işler, sözler, düşünceler, bakışlar, orada şekil alarak, iyilikler parlak, kötülükler karanlık ve iğrenç görünüp, bu terazide tartılacaktır Bu terazi, dünya terazilerine benzemez Ağır tarafı yukarı kalkar Hafif tarafı aşağı iner, denildi Âlimlerin bir kısmına göre, çeşitli teraziler olacaktır Birçoğu da, terazilerin kaç tane ve nasıl oldukları dinde açık bildirilmedi Bunları düşünmemelidir, dedi

Sırat köprüsü
vardır Sırat köprüsü, Allahü teâlânın emri ile, Cehennemin üstünde kurulacaktır Herkese, bu köprüden geçmesi emir olunacaktır O gün, bütün Peygamberler (ya Rabbi! Selamet ver!) diye yalvaracaklardır Cennetlik olanlar, köprüden kolayca geçerek, Cennete gideceklerdir Bunlardan bazısı şimşek gibi, bazısı rüzgar gibi, bazısı koşan at gibi geçecektir Sırat köprüsü kıldan ince, kılıçtan keskindir Dünyada İslamiyet'e uymak da, böyledir İslamiyet'e tam uymaya uğraşmak, Sırat köprüsünden geçmek gibidir Burada, nefs ile mücadele güçlüğüne katlananlar, orada Sıratı kolay ve rahat geçecektir İslamiyet'e uymayan, nefslerine düşkün olanlar, Sıratı güç geçecektir Bunun içindir ki, Allahü teâlâ, İslamiyet'in gösterdiği doğru yola Sırat-ı müstakim adını verdi Bu isim benzerliği de, İslamiyet yolunda bulunmanın, Sırat köprüsünü geçmek gibi olduğunu göstermektedir Cehennemlik olanlar, Sırattan geçemeyip, Cehenneme düşeceklerdir

Peygamberimiz Muhammed Mustafa�ya (sallallahü aleyhi ve sellem) mahsus olan Kevser havuzu vardır Büyüklüğü, bir aylık yol gibidir Suyu sütten daha beyaz, kokusu miskten daha güzeldir Etrafındaki kadehler, yıldızlardan daha çoktur Bir içen, Cehennemde olsa bile, bir daha susamaz
Şefaat haktır Tevbesiz ölen müminlerin küçük ve büyük günahlarının af edilmesi için, Peygamberler, Veliler, Salihler ve Melekler ve Allahü teâlânın izin verdiği kimseler, şefaat edecek ve kabul edilecektir [Peygamber efendimiz, (Ümmetimden büyük günah işleyenlere şefaat edeceğim) buyurdu]

Sual: Mahşerde şefaat kaç türlüdür?
CEVAP
Mahşerde, şefaat beş türlüdür:
Birincisi, kıyamet günü, mahşer yerinde kalabalıktan, çok uzun beklemekten usanan günahkârlar, feryat ederek, hesabın bir an önce yapılmasını isteyeceklerdir Bunun için şefaat olunacaktır

İkincisi
,sualin ve hesabın kolay ve çabuk olması için, şefaat edilecektir

Üçüncüsü
, günahı olan müminlerin, Sırattan Cehenneme düşmemeleri, Cehennem azabından korunmaları için şefaat olunacaktır

Dördüncüsü
, günahı çok olan müminleri Cehennemden çıkarmak için şefaat olunacaktır

Beşincisi
, Cennette sayısız nimetler olacak ve sonsuz kalınacak ise de, sekiz derecesi vardır Herkesin derecesi, makamı, imanının ve amellerinin miktarınca olacaktır Cennettekilerin derecelerinin yükselmeleri için de şefaat olunacaktır

Cennet ve Cehennem şimdi vardır Cennet, yedi kat göklerin üstündedir Cehennem, her şeyin altındadır Sekiz Cennet, yedi Cehennem vardır Cennet, yer küresinden ve güneşten ve göklerden daha büyüktür Cehennem de güneşten büyüktür


�Sizi boş yere mi yarattık?�
Sual:
Bir arkadaş �Hiçbir şey kendiliğinden olamayacağı için Allah�a inanıyorum, ama dinlere, peygamberlere, kitaplara, ahirete inanmıyorum� diyor Buna ahiretin varlığını nasıl inandırabilirim?
CEVAP
Arkadaş sözünde samimi değildir Çünkü Nasreddin Hocanın, doğduğuna inanıyorsun da öldüğüne niye inanmıyorsun dediği gibi, �Ben öğrenciyim ama, öğretmene, derse, imtihana inanmam denir mi? Ben kanuna inanırım ama, savcıya, mahkemeye inanmam denir mi?
İstisnalar hariç, bütün fen adamları, bu kâinatın kendiliğinden var olmadığını, bir yaratıcısının bulunduğunu ittifakla bildirmişlerdir Fen ne kadar ilerlerse ilerlesin, insanlar, bir karıncayı, bir kuşu, bir arpa tanesini yaratamaz Akıllı ve bilgili bir kimse, kâinata bakınca, çok intizamlı yaratıldığını görür Bunun kendiliğinden olmadığını anlar Bir insan bir alet, bir makine yapınca bunun nasıl ve nerelerde kullanılacağına dair bir prospektüsünü [tarifesini] de yanına koyar Yine de anlaşılması zor ise, kullanması için kurslar açar Bir makine yanlış kullanılırsa elden çıkar Her şeyin yaratıcısı olan cenab-ı Allah da, insan denilen bu muazzam makineyi yaratıp başıboş bırakmamıştır Bir âyet meali:
(Sizi boş yere yarattığımızı mı sandınız?) [Müminun 115]

Başıboş yaratılmayan insanın, ne yapması gerektiğini elçileri vasıtası ile, kitaplar göndererek bildirmiştir Son elçi olan Muhammed aleyhisselama gönderilen kitabı ise Kur'an-ı kerimdir Kur'an-ı kerim çok veciz olduğu için, Peygamber efendimiz bunu hadis-i şerifleri ile açıklamıştır Hadis-i şerifler de, diğer insanların sözlerine göre veciz olduğu için, bizlerin kolayca anlayabilmesi için âlimler bunları açıklamıştır Bu, doktor ve eczacının ilacı hastaya verirken, aç karnına-tok karnına, sabah akşam birer tane, suyla iç, sütle içme gibi tarifine benzetilebilir Kur'an-ı kerimde insanın niçin yaratıldığı bildirilmiştir:
(Cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım) [Zariyat 56]

Allahü teâlâ, �Emrime uyan Cennete, uymayan ise Cehenneme gidecektir� buyurmuştur İbadetlerin faydası Allahü teâlâya değil, herkesin kendinedir Maaşla çalışan bir doktor, bir hastaya ilaç verse, ilacın doktora faydası yok diye o ilacı kullanmamak akla uygun değildir Zehir içsem doktora ne zararı olur diyerek zehir içmesi de ahmaklıktır İşte, günahlarımın Allah�a bir zararı yok diyerek, her çeşit günahı işlemek akıllı insanın yapacağı iş değildir Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Akıllı kimse, Allah�a ve Peygamberine inanan ve ibadetlerini yapandır) Muhber]

Öldükten sonra başına gelecekleri düşünmeyene, kendisini ebedi tehlikeye atana akıllı denebilir mi? Kur'an-ı kerimin çok yerinde, (Düşünmüyor musunuz?) diye ikaz edilmektedir Hadis-i şerifte, (Aklı olmayanın dini de yoktur) buyurulmuştur (Tirmizi)

Her insanın yaptığı ibadetin faydası kendisinedir Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Kim, [ibadetlerini yapar ve günahlarından] temizlenirse, faydası kendisinedir) [Fatır 18]

(Benim ibadetime Allah�ın ihtiyacı yok) diye, yanlış düşünen kimse, perhiz yapmayan hastaya benzer Bu hastasına doktor, perhiz tavsiye ediyor Bu ise, �Perhiz yapmazsam doktora hiç zararı olmaz� diyerek, perhiz yapmıyor Evet doktora zararı olmaz, ama kendine zarar vermektedir Doktor, kendine faydası olduğu için değil, onun hastalıktan kurtulması için, perhiz yapmasını tavsiye etmiştir Doktorun tavsiyesine uyarsa, şifa bulur Uymazsa ölür gider Tabibin bundan hiç zararı olmaz Bunun gibi, (Allah�ın benim ibadetime ihtiyacı yok) diyerek ibadetten kaçanlar da, Cehenneme gider

Sual: Ahirette tek hayat mı vardır?
CEVAP
Ölümden önceki hayata Dünya hayatı,ölümden sonraki hayata Ahiret hayatı denir Ahiret hayatı üçe ayrılır:
1- Kabir hayatı [Mezardan kalkıncaya kadar olan zaman]
2-
Kıyamet hayatı [Dirilip Cennete veya Cehenneme gidinceye kadar olan hayat]
3- Cennet ve Cehennem hayatı
[Ebedi kalınacak hayat]

Sual: Kur�an-ı kerimde, kâfirlerin Cehennemde, müminlerin Cennette, ebedi kalacağı bildiriliyor Böyle olunca, Allahü teâlâdan başka şeyler için de, ebedilik sıfatı kullanılmış olmaz mı?
CEVAP
Bunların var olmaları, varlıkta durmaları, kendilerinden olmadığı gibi, ebedi olmaları da, kendilerinden değildir Bunları, ebedi yapan, Allahü teâlâdır Allahü teâlâ, �Ol!� derse, var olur, �Yok ol!� derse, yok olur İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

Mahlukların yok olacaklarına inanmak, yoktan var edildiklerine inanmak gibi, imanın şartıdır (Arş, Kürsi, Levh, Kalem, Cennet, Cehennem ve Ruh denilen mahluklar yok olmayacak, sonsuz var olacaklardır) ifadesi, bunlar yok olamaz demek değildir Allahü teâlâ, var etmiş olduğu şeylerden, dilediklerini, tekrar yok edecek, dilediklerini de, yalnız kendi bileceği fayda ve sebeplerden dolayı, hiç yok etmeyecek, bunlar ebedi, yani sonsuz var olacaklardır demektir Allahü teâlâ, dilediğini yapar ve istediğini emreder Demek ki, âlem yani her şey, Allahü teâlânın dilemesi ve kudreti ile vardır Var olmaları için ve varlıkta kalmaları için, Allahü teâlâya muhtaçtır Çünkü, baki olmak demek, varlığın her an devam etmesi demektir Başka bir şey olmak demek değildir Hem var olmak, hem de varlıkta kalabilmek, Allahü teâlânın iradesi, dilemesi ile olur (3/57)

 

ENGİN is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 05:39.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545