FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
Eğitim Bölümü
>
Kültür-Sanat
>
İslam Tarihi
Medine DÖnemi
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
Bize Ulaşın
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Medine DÖnemi ile ilgili Benzer Konular
506 Kez Görüntülendi
Medine devri..
Siyer
Aydınlık Şehir Medine
Şiir-Şiirler
tarihi medine
Mekke Medine Resimleri
EZAN (Medine)
Dini Videolar
Medine Resimleri
Avatar Cenneti
HICRET
|
Bedir Gazvesi
Konu Araçları
26-02-2007
#
1
Profil Bilgileri
TUANA
Medine DÖnemi
Medine DÖnemi başlıklı yazı Mumsema Medine DÖnemi Forum Alev
MEDINE DÖNEMI
Insanligin, cehaletin, sirkin ve putperestligin karanligindan ilâhi gerçeklerin aydinligina kavusup, ebedî kurtulusa erebilmesi için gönderilen son din olan Islâm'in örnek bir topluluk tarafindan nasil yasanacaginin ortaya kondugu ve insani insana köle olmaktan kurtaran, bunu bütün insanligi kucaklayacak s ekilde hakim kilmanin bir vasitasi olan Islâm'in devlet sisteminin kuruldugu Medine'ye hicretle baslayip, Resulullah (s
a
s)'in ölümüne dek süren on senelik teblig ve cihat dönemi
Islâm, Resulullah (s
a
s)'in yirmi üç yillik bir tevhid mücadelesi sonucunda tamamlanmis, kemale ermistir
Bu tebligin, ilk ayetin vahyolusundan Resulullah'in Medine'ye hicretine kadar olan on üç senelik bölümü Mekke Dönemi* olarak adlandirilir
Mekke Dönemi, müslümanlarin takibata ugradigi, her türlü eziyet ve iskencenin onlara acimasizca reva görüldügü bir dönemdir
Allah Teâlâ, mustaz'aflardan olus an bu ilk inananlar toplulugunu insan tahammülünün ötesinde zorluklarla imtihan ediyor, kurulacak Islâm devletinin sarsilmaz temel taslari olmalari için ruhî bir hazirlik safhasindan geçiriyordu
Bu insanlar ayni zamanda kiyamete kadar gelecek müslüman nesillere, tagutlarin yildirma ve her türlü iskencelerine karsi nasil tahammül etmeleri gerektiginin örneklerini veriyorlardi
Mekkeli müsrikler, inananlari susturmak için bütün yollari denemis, ancak uyguladiklari zalimce yöntemler neticesinde, iman edenlerin dinlerinden vazgeçeceklerini umduklari halde, onlarin imanlarinda daha da saglamlastiklarini ve kendilerine karsi koymada dirençlerinden hiç bir sey kaybetmediklerini görmüslerdi
Bu, onlarin tamamen sertlesmelerine ve müslümanlarin Mekke'de yasamalarini imkânsiz kilacak kararlar almalarina sebep olmustu
Bir zaman sonra boykot edilen ve görüldükleri her yerde saldiriya ugrayan müslümanlar için Mekke'de barinma imkânlari tamamen ortadan kalkmisti
Bu insanlar, sirf rabbimiz Allah'tir dedikleri ve onlarin taptiklari saçma ilâhlarina tapinmayi reddettikleri için bütün bu zulümlere muhatap oluyorlardi
Peygambere tabi olan ve müslümanca yasamak için her seyini feda etmeye hazir bu insanlar imanlarindan dolayi zulüm görmeyeceklerini bildikleri Habesistan gibi uzak ve yabanci bir diyara hicret etmek zorunda kalmislardi
Ancak bu hicret Mekke'de dayanilmaz baskilardan bunalan Müslümanlarin bir an olsun rahatlayabilmeleri için, geçici bir çözüm olarak düsünülmüstür
Bu arada kendisine iman etmedigi halde Resulullah (s
a
s)'i müsrik zorbalarin bütün saldirilarina karsi korumayi, her türlü zorlama ve tehditlere ragmen sürdüren amcasi Ebu Talib vefat edince onun yerine Hasimogullarinin basina Islâm'a karsi en acimasiz kimselerden biri olan Ebu Leheb geçmisti
Artik Resulullah için Mekke yasanmaz bir hale gelmisti
O, Mekke'de ilâhî merhamete karsi, kalpleri mühürlenmis müsriklerin her gün degisik türde saldirilarina maruz kaliyordu
Bunun üzerine o, kendisinin tebligine kulak verebilecek baska topluluklara yönelmek zaruretini hissetmisti
Bunun için ilk önce Taif'e gitmis, ancak orada kimseye birsey dinletemedigi gibi, tasa tutulmustu
O, Mekke'den ayrildigi zaman Ebu Leheb onu "toplum disi" ilân ederek tekrar Mekke'ye dönmesini de engellemek istemisti
Bu durumda birilerinin ona eman hakki tanimasi gerekiyordu ki, Mekke'ye girebilsin
Kendisini himayesi altina almak için müracat ettigi üçüncü kimse olan Mut'im Ibn Adiyy bu istegini kabul etmis ve tekrar Mekke'ye geri dönebilmisti
Tevhidî gerçekleri teblig görevine baslamasindan sonra çektigi onca izdirablara ve her geçen gün sistematik bir sekilde zorlasan güçlüklere ve kavminin azginliklarina ragmen o, Allah'in kelimesini yüceltmek için yilmadan ve hiç bir tehlikeden korkmadan sarsilmaz bir kararlilikla mücadelesini sürdürmüstür
Resulullah (s
a
s), tevhid akidesini insanlara teblig etmede; Mekke panayirlarina ticaret ve cahilî âdetler üzere haccetmek için gelen yabancilari hedef almaya yöneldi
Onlara Allah Tealâ'nin kendisine vadettigi gerçekleri bildirerek, kendisine sahip çikmalarini istiyordu
Resulullah onlara s öyle diyordu: "Beni himayeniz altina alin ve benim sözlerimi dinleyin; görürsünüz ki, Iran ve Bizans Imparatorluklarinin sahip ve efendileri sizler olursunuz"
Ancak o, girdigi onbes çadirdan da red cevabi alarak kovulmustu
Neticede Allah Tealâ'nin takdir ettigi ve hidayetine lâyik gördügü bir grubu Akabe mevkiinde Islâm'a davet ettiginde, onlar hiç tereddüt göstermeden iman etmislerdi
Alti kisilik bu küçük topluluk, Medine'de sürekli mücadele halinde olan iki rakip kabileden Hazrec kabilesine mensup kimselerden olusuyordu
Bu alti kisi memleketlerine döndüklerinde, büyük bir heyecanla iman ettikleri yeni tevhidî dinlerini diger insanlara anlatmaya koyulmuslardir
Bir sonraki yil yine Akabe mevkiinde Resulullahla bulusan on iki Medineli'den onu Hazrecli ve ikisi de Evs kabilesindendi
Iste bu bulusmadadir ki, Medine döneminin temellerini olusturan ve tarihe birinci Akabe bey'ati olarak geçen bey'at gerçeklesmisti
Resulullah (s
a
s), onlara dinin bir takim temel prensiplerini bildirmis ve bunlara uymalari konusunda onlardan kesin söz almisti
Resulullah (s
a
s), Islâm'i ögretmek için Mus'ab b
Umeyr'i onlara hoca tayin ederek Medine 'ye göndermisti
Bir yil sonra Mus'ab, Resulullah'a sundugu raporunda Medine'de Islâm'in konusulmadigi bir evin kalmadigini bildiriyordu
Birinci Akabe Bey'atin'den bir yil sonra, yine ayni mevkide bu sefer, ikisi kadin yetmis üç kisiden olusan Medineli müslümanlarla bulusmus ve Ikinci Akabe Bey'ati olarak adlandirilan bey'at gerçeklestirilmisti
Bu bey'atla Resulullah Medinelilere, Medine'ye hicret etmek istedigini bildirmis ve kendisini bütün düsmanlarina karsi koruyacaklarina ve emrinden ayrilmayacaklarina dair kesin söz vermelerini istemisti
Medineli müslümanlar, Resulullah (s
a
s)'i savasta ve barista, her türlü tehlike ve tehditlere karsi koruyacaklarina dair söz vermislerdi
Resulullah (s
a
s), Medine'de olus an Islâm cemaatini te skilatlandirmak maksadiyla her sop için bir baskan seçmis ve bunlarin hepsine birden, Es'ad Ibn Zürâre'yi baskan tayin etmisti
Bu bey'attan sonra Resulullah (s
a
s)'a Medine'ye hicret emri verildi (Buharî, Menâkibul-Ensar, 45)
Bunun üzerine Mekke'de bulunan müslümanlar küçük gruplar halinde Medine'ye gitmeye basladi
Kisa zaman sonra Mekke'de, yakinlari tarafindan engellenen kimseler ve Resulullah (s
a
s), Hz
Ebu Bekir ve Hz
Ali'den baska kimse kalmamisti
Islam'in bu sekilde Mekke disina tasmasi, Mekke sehir devletini idare edenleri tedirgin etmisti
Çünkü onlar, Resulullah (s
a
s)'in Medine'de meydana getirecegi gücün ileride kendi müsrik yönetimlerine son verecek bir duruma gelmesinden korkuyorlardi
Zaten Hicret, Müslümanlar için bir kaçis degildir
Zira onlar Allah'tan baska korkulacak bir gücün varligina inanmiyorlardi
Onlar, Allah ve Resulünün emrettiklerine uyarak dinleri ugruna her seylerini feda etmislerdi
Bu hicret, Allah Teâlâ'nin tesbit etmis oldugu bir hareket stratejisinin uygulanmaya konmasindan baska bir sey degildir
Tehlikenin boyutlarini kavrayan Mekke müsrikleri, önemli kararlarini almak için toplandiklari bir meclis olan Darü'n-Nedve'de bir araya gelerek Resulullah'i öldürme karari almislardi
Ancak onlar, Allah Tealâ'nin Resulünü korumakta oldugundan habersizdiler
Onlarin kurdugu komplo hiç bir ise yaramamis, Resulullah (s
a
s), Hz
Ebu Bekir (r
a) ile yaptigi tehlikeli bir yolculuktan sonra Medine'ye ulasmisti
O, ilk önce Medine'nin girisinde Kuba köyünde konaklamis ve burada bir mescit insa etmisti
Kuba'da birkaç gün dinlendikten sonra Medine'ye hareket eden Resulullah (s
a
s)'i Medineli müslümanlar büyük bir cosku içerisinde karsilamis ve herkes, onu evinde konaklama serefine nail olmak için yarisa girmislerdi
O, basini bos biraktigi devesinin çöktügü bos arsaya en yakin olan Ebu Eyyub el-Ensarî'nin evine yerlesmisti
Resülullah (s
a
s)'in Kübaya ulas masiyla Islâm vahyinin Mekke dönemi olarak adlandirilan ve kendine has bir özelligi olan dönemi kapaniyor ve Islâm'i insanlara ulastirip, onlarin müsrik zorbalarin tahakkümünden ve sirkin karanligindan kurtarmak için kuvvetin teskilatlandirilip, devlet sekline sokulmasiyla birlikte Resulullah (s
a
s)'in vefatina kadar on sene sürecek olan yeni bir dönem basliyordu
ILK YAPILAN MESCID
Resulullah (s
a
s)'in ilk isi devesinin çöktügü arsayi sahiplerinden satin alarak buraya bir mescit insa etmek olmus tur
Mescid-i Nebî adi ile anilan bu mekânin Islâm devletinin olusumu ve yönetilmesinde gördügü fonksiyon oldukça büyüktür
MESCIDU'N-NEBEVI
Resulullah (s
a
s)'in Medine'ye hicretinden hemen sonra ashabiyla birlikte bina ettigi mescit
Bu mescit, Mescid-i Resul, Mescid-i Serîf, Mescid-i Saadet ve Mescid-i Nebevî adlariyla da anilmaktadir
Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksa'dan sonra yeryüzündeki mescitlerin en faziletlisidir
Resulullah (s
a
s), Hicret yolculugunda kisa bir müddet Medine'nin disinda bulunan Kuba köyünde kalmisti
Bu esnada Kuba mescidi adiyla bilenen mescidi insa ettirmisti
Buradan yola çikip, Medine'ye girdigi zaman, Resulullah (s
a
s), misafir edip agirlama serefine nail olabilmek için herkes birbiriyle yarisa girmisti
Kendisini davet edenlere Resulullah (s
a
s); "Birakin deve serbestçe yürüsün
O bizi Allahin razi olacagi bir yere kadar götürecektir" diyordu
Deve bir süre yürüdükten sonra, iki yetim kardese ait bos bir arsaya çöktü
Buraya evi en yakin olan Ebu Eyyub el-Ensarî, Resulullah (s
a
s)'in esyalarini alip sevinçli bir halde evine tasidi (bk
Hicret mad
)
Resulullah (s
a
s)'in devesinin çöktügü bu arsa sahipleri olan Neccarogullarindan Sehl ve Suheyl hibe etmek için israr ettilerse de Resulullah (s
a
s) bunu kabul etmedi ve on dinar gibi sembolik bir meblag karsiliginda burayi satin aldi
Bu bedeli Hz
Ebu Bekir (r
a) ödedi
Ibn Sa'd, Resulullah'in Medine'ye hicretinden önce Esad ibn Zurare'nin arkadaslariyla burada namaz kildigini, ayrica cuma namazlarini da burada kildirdigini nakletmektedir
Etrafi çevrili olan bu arsanin hemen bitisiginde, cahiliye insanlarinin gömülü bulundugu bir mezarlik vardi
Resulullah bu mezarligin kaldirilmasini istedi
Böylece mescidin insa edilecegi arsa genisletilmis oldu
Ayrica burada bulunan su birikintisi de yok edildi (Nesaî, Mesâcid, 12; Ibn Sa'd Tabakatül-Kübrâ, Beyrut, t
y, I, 239)
Bu arsa üzerinde hemen bir mescit bina edilmeye baslandi
Ensar, Muhacir ve diger gönüllü kimselerin de katildigi kalabalik bir isçi-usta toplulugu tarafindan yürütülen çalismalar sonunda mescit, kisa sürede bina edildi
Resulullah (s
a
s) çalismalari idare edip, mescidin kible tarafindaki temellerinin atilmasi ve diger planlamalari yapmakla yetinmeyip, çalismalara bir isçi gibi tas, kerpiç tasiyarak katilmistir
O, bu çalismalar esnasinda su beyitleri söylüyordu: "Allahim! Ahiret hayatindan bas ka hayat yoktur
Ensara ve muhacirûna magfiret et" (Ibn Sa'd a
g
e
, I, 239-24I)
Temeller toprak seviyesine kadar tas, zeminden yukarisi ise kerpiç kullanilarak bina edildi
Temel yaklasik olarak bir buçuk metre derinliginde açilmisti
Eni-boyu yüzer zira (bir zira =kirkbes santim) olmak üzere, kare seklinde insa edilen mescidin mihrabi Beytu'l-Makdis yönüne denk düsecek sekilde kuzey duvarinda isaretlenmisti
Üç tane kapidan biri güney tarafindaki arka duvarda, ikincisi bati tarafindaki duvarda, üçüncüsü ise Resulullah (s
a
s)'in hücrelerinin bulundugu dogu tarafinda idi
Bu kapiya Cibril kapisi denirdi
Resulullah (s
a
s), ilk önceleri bir hurma kütügü üzerine çikarak hutbe okurdu
Bir zaman sonra bizzat Resulullah (s
a
s)'in istegi veya ashabin, cemaatin kalabaliklastigini ve arkadakilerin hutbe okurken onu göremediklerini bildirmeleri üzerine, bir kaç basamakli bir minber yapilarak, mescite yerles tirildi (Buhârî, Cuma, 26; Ibn Sa'd, a
g
e
, I, 25I-251)
Hicretten on alti ay sonra Kiblenin yönü Beytullah tarafina çevrildigi zaman, güneydeki kapi kapatilarak, burasi mihrab yapildi, Kuzeydeki duvarda da bir kapi açildi
Mescitte namaz kilinan yerin üzeri açikti
Ancak mescitin ortasinda, hurma agacindan yapilan direkler üzerinde, hurma, dal ve yapraklarindan bir gölgelik yapilmisti
Mescitin dogu tarafinda duvara bitisik olarak Resulullah (s
a
s)'in hanimlari Hz
Âise (r
anh) ve Hz
Sevde (r
anh) için, iki oda insa edilmisti
Ayrica yine mescite bitisik olarak, gündüzleri bir egitim-ögretim yeri, geceleri ise, evsiz kimseler ve misafirlerin barinmasi için "Suffa" denilen üzeri kapali bir bölüm eklenmisti
Resulullah (s
a
s)'e ait odalara, zamanla yedi oda daha eklenerek oda sayisi dokuza çikmistir
Bunlarin hepsi kerpiçten idi (Ibn Sa'd, a
g
e
, I, 499)
Medine'de insa edilen bu mescit ayni zamanda, kurulan Islâm devletine ait bütün faal iyetlerin yürütüldügü bir merkez niteliginde idi
Resulullah, ashabiyla orada istisare eder, savas ve baris kararlarini orada alir, elçi heyetlerini orada kabul eder, savasa çikacak ordulari orada techiz ederek yola çikarir, topluma ait bütün meseleler orada çözüme kavusturulur, hatta gerektiginde suçlular ve esirler baglanmak suretiyle orada hapsedilirdi (Nesei, Mesâcid, 2I)
Egitim-ögretim faaliyetleri, mescitin "Suffa" denilen kisminda yerine getiriliyordu
Islâm ümmetinin nüvesini olusturan Ashab ve seç kin sahabe âlimler, Islâmda ilk üniversite sayilabilecek bu mekanda yetismis lerdi
Islâm'in esaslarini ögrenmek üzere Medine disindan gelenler için ayni zamanda bir yatakhane vazifesi görüyordu (Ibn Sa'd a
g
e
, 255)
Bir defasinda, Temim kabilesine mensup yetmis kisi burada barindirilmis idi (Ahmed b
Hanbel, III, 371)
Resulullah (s
a
s), burada bizzat dersler veriyordu
Ancak, yeni gelen ve baslangiçta olan ögrencilere okuma yazmayi ve Kur'an-i Kerim'i ögreten diger ögretmenler de bulunmakta idi
Medine'den ve uzak yerlerden olmak üzere burada okuyan ögrencilerin dört yüz kisi gibi bir sayiya ulastigi oluyordu
Burada barinanlarin ihtiyaçlarinin büyük bir bölümü, cömert sahabeler tarafindan kars ilanmaktaydi (M
Hamidullah, Islam Peygamberi, Istanbul, 198I, II, 832)
Medine'de bir evi ve ailesi olmayan fakir kimseler de Suffa'da yatip kalkiyor, ihtiyaçlarini buradan sagliyorlardi (Ibn Sa'd a
g
e, 255)
Mescid-i Nebevi, ilk insa edilisinden sonra bir takim genisletme faaliyetleri gördü
Hayber'in fethinden sonra Resulullah (s
a
s), mesciti bir miktar genisletmisti
Resulullah (s
a
s), vefatindan kisa bir müddet önce, Hz
Ebu Bekir'in kapisi hariç odalardan mescite açilan bütün kapilari kapattirmisti (Buhari, Ashab, 3)
Resulullah (s
a
s) vefat ettiginde Hz
Âise (r
anha)'ye ait odada defnedilmistir
Ilk ciddi genisletme, Hz
Ömer (r
a)'in hilâfeti zamaninda yapildi
Güney tarafindan bes, Bati ve Kuzey taraflarindan da onar metre ilave yapildi
Dogu tarafina ilâve yapilmadi ve Resulullah (s
a
s)'in hanimlarinin odalari oldugu gibi kaldi
Kuzey, dogu ve bati duvarlarinda ikiser tane olmak üzere, kapi sayisi altiya çikarildi
Hz
Ebu Bekir ve Hz
Ömer vefat ettiklerinde Peygamber (s
a
s)'in yanina defnedilmislerdir
Hicretin yirmi dokuzuncu yilinda Hz
Osman (r
a), mesciti yeniden insa ettirdi
Duvarlari süslü tas ile yeniden örüldü
Tas sütunlar kullanilarak mescitin bir kisminin üzeri kapatildi
Kapilarinin sayisinda bir degisiklik yapilmadi
Bu yenileme ile mescitin genisligi yüz elli zira, uzunlugu ise yüz altmis zira'a çikmis tir (Ibnu'l-Esîr, el-Kâmil fi't-Tarih, III,1I3; Suyütî, Tarihu'l-Hulefa, Beyrut 1986, 173)
Emevîler zamaninda, Medine Valisi Ömer b
Abdülaziz eliyle mescit yeniden insa ettirildi
Hicrî seksen sekiz'den, doksan bire kadar süren çalismalarla mescit, dogu, bati ve kuzey yönlerinden genisletilmisti
Peygamber (s
a
s)'in hanimlarinin odalari Mescide katilmis tir (Ibn Sa'd, a
g
e
, I, 399)
Resulullah (s
a
s)'in kabr-i serifleri Hz
Âise (r
anh) validemizin odasinda bulundugu için bu odanin sadece bir bölümü mescite dahil edildi
Mescitin duvarlari tas ve kerpiç kullanilarak yapilmis ve mermerlerle kaplanarak süslenmisti
Tavani da Hindistan'da yetisen saac agaci ile örtüldü ve altin suyu ile yaldizlandi
Bu yenileme ile mescitin uzunlugu ikiyüz zira, genisligi de yüz altmis yedi zira çikmistir
Sütunlari mermerden yapilarak, sütun basliklari altinlarla süslendi
Eyvanlarin yapiminda taslar kursun kullanilarak birbirine geçirilip saglamlastirildi
Ravza-i Mutahhara (Resulullah (s
a
s)'nin kabrinin bulundugu yer)'in tavani saac agaci ile örtülerek yazilarla süslendi
Ilk olarak mihrab ve dört tane de minare yapildi
Abbasîlerden el-Mehdî, Hicrî 162-778'de kuzey tarafindan genisleterek, üç yil süren çalismalarla mesciti yeniledi
Yine 2I2 (817) yilinda Me'mun, mesciti tekrar restore ettirdi
576 (118I) yilinda en-Nasir Lidinillah, Resulullah (s
a
s)'den kalan degerli esyayi muhafaza etmek için mescitin sahninda kubbeli bir oda yaptirdi
Hz
Âise (r
anh)'in sakladiklarindan bulabildiklerini buraya koydu
Bunlar; Resulullah (s
a
s)'in vefat ettigi zaman giymekte oldugu çuhadan yapilmis rida ve izar, atlas kumas ile islemeli sal bir cübbe, Bürde-i Saadet, seccade, sancaklar, bir kisim resmi evrak ve Ashabdan bazilarina ait bir takim esyadan ibaretti
654 (1256) yilinin Ramazan ayinin ilk cuma günü, kandilleri yakan kandilcinin ihmali, kutsal emanetlerin korundugu sahndaki kubbeli oda hariç, mescidin tamamen yanmasina sebep olmustu
Abbasîler'den el-Mu'tasim, 655 (1257) yili hac mevsiminde ustalar ve malzeme göndererek mescitin yeniden insa edilmesini sagladi
Yemen Meliki Muzaffer ve Misir Meliki Nureddin Ali Ibn Mu'iz'in de i stirak ettigi bu çalismalarla hücre-i nebeviye ve duvarlarin bir kismi yeniden yapilmisti
Melik Muzaffer, Yemen'de yaptirdigi sanat degeri çok yüksek bir minberi de Mescite yerlestirmisti
Ancak, imar isi tamamlanamamisti
685 (1295)'de Baybars, yarim kalan insaati tamamladi ve küçük buldugu Melik Muzaffer'in minberini kaldirarak yerine, Misir'dan getirttigi daha büyük ve sanat bakimindan daha zarif bir minberi yerlestirdi
886 (1481) Ramazaninin 13
günü minarelerden birine isabet eden yildirim, mescitin yanarak, duvarlarinin yikilmasina sebep oldu
Minber, mushaflar ve kitaplarin tamami yandi
Ravza-i Mutahhara ve sahndaki kubbeli oda bu yangindan zarar görmemisti
Misir Memlûk Sultani Esref Kaytabay, Emir Sankar el-Cemalî'yi kalabalik bir usta kafilesiyle Medine'ye gönderdi
Mescit biraz genisletilerek duvarlar ve minberler yeniden insa edildi
Mihrabi da biraz genisleterek, üzerini, çevresindeki direklerin basliklarina oturtulan bir Kubbe ile kapadilar
Ravza-i Mutahhara'nin duvarlari üzerine de bir kubbe oturttular
Bunun üzerini de sütunlarin tasidigi diger bir kubbe ile kapadilar
Sonra, Ravza-i Mutahhara ile kible duvari arasina, etrafini üç küçük kubbenin çevreledigi büyük bir kubbe yapildi
Yapilan diger bazi kubbelerle de mescitin bir kismi örtülmüs oldu
Yeniden yapilan mihrap, renkli mermerler ile süslendi
Rahmet kapisinin yaninda Medrese-i Mahmudiye adiyla anilan bir medrese insa edildi
Kaytabay, yapilan bu isler için yüzyirmibin dinar tahsis etmisti
Osmanlilar döneminde Mescid-i Nebevî'nin bakimi titizlikle yerine getirilmis ve tezyin edilmistir
I
Mahmud, Ravza-i Mutahhara'nin üzerinde bulunan kubbeyi yenileyerek, koyu yesile boyadi
Bundan dolayi bu kubbe, Kubbetu'l-Hadra (yesil kubbe) adiyla anilir
Misir valisi Mehmed Ali Pasa da Mescid-i Nebevi'de birtakim restorasyon çalismalari yapmistir
Mescit, Abdulmecid tarafindan yeniden insa edilmistir
Abdulmecid'in bu is için seçtigi ustalar, Akik vadisinde bulunan Hedab denilen kayadan sütunlar ve taslar kestiler
Mesciti parça parça insa etmeye basladilar
Yani bir kismini yikiyor, yerini hemen yapiyorlardi
1849-1861 yillari arasinda on iki sene süren insa çalismalari ile mescit yeni bastan insa edildi
Mayis 1953'te baslatilan diger bir çalisma ile, ön kismi hariç yeni bastan insa edilerek bugünkü hale getirildi
Ilk imar edildiginde yakla sik 2475 m
kare büyüklügünde olan Mescid-i Nebî, tarih boyu süren çesitli insa faaliyetleri sonunda 12271 m
kare genislige ulasmistir
Bugün ise yeniden büyük genisletme çalismalariyla bu alan birkaç katina çikarilacak sekilde büyütülmüs bulunmaktadir
Mescid-i Nebevî'nin Fazileti
Mescid-i Nebevi, Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksa'dan sonra, yeryüzündeki mescitlerin en faziletlisidir
Bu konuda Resulullah (s
a
s)'den bir çok hadis varit olmustur
Mescid-i Nebî'de, bir bölüm vardi ki, Resulullah (s
a
s) burayi Cennet bahçelerinden bir bahçe olarak nitelemistir
Ayrica minberini de ayni sekilde vasiflandirmistir
Bir hadiste söyle denilmektedir:
"Resulullah, bir hurma kütügüne yaslanarak hutbe okurdu
Ashabdan biri söyle dedi: "Ya Resulullah! Senin için bir sey yapalim ki, cuma günü üzerine çiktigin zaman insanlar sizi görsün ve hutbenizi duyabilsinler" dedi
Bunun üzerine Resulullah; "olur" dedi
Üç basamakli bir minber yapildi
Daha önce yaslanip hutbe okudugu kütügü geçince, kütükten on aylik gebe devenin inlemesi gibi iniltiler gelmeye basladi
Resulullah onu eliyle meshetti ve ses kesildi (Buhârî, Cuma, 26; Nesaî, Cuma, 17; Ibn Mâce, Ikame, 199; Ibn Sa'd, a
g
e
,I, 239-254)
Resulullah (s
a
s), bu minberin üzerine çiktigi zaman söyle demisti:
"Evimle minberimin arasi Cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim de Cennet bahçelerinin üzerindedir (Ahmed b
Hanbel, II, 36, 45I, 534; V, 41)
Diger bir hadis de; "Evimle minberimin arasi, Cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim havzimin üzerindedir" (Ahmed b
Hanbel, II, 236) seklindedir
Minber hakkindaki baska bir hadis-i serifte de söyle buyurulmaktadir: "Minberimin ayaklari Cennet üzerindedir" (Ahmed, b
Hanbel, VI 289, 292, 318; Nesaî, Mesâcid, 8)
Bu hadisler, Mescid-i Nebevî'nin, Resulullah'in minberi de dahil olmak üzere, minberi ile evi arasinda kalan bölümün Cennet bahçelerinden birisi hükmünde oldugunu teyit ederek ortaya koymaktadir
Buna göre, burada bilinçli bir sekilde bulunan, namaz kilan veya baska bir ibadetde bulunan, yaptigi seyleri Cennet bahçelerinden birinde yapmis gibidir
Yeryüzünde namaz kilmak ve ziyaret etmek maksadiyla yolculuga çikilabilecek üç mescitten birisi Mescidi Nebî'dir
Bir hadis-i serifinde Resulullah (s
a
s) söyle buyurmaktadir: "Üç mescitten baska bir yere (ibadet etmek için) özel olarak yolculuk yapilmaz: Mescid-i Horam, Mescid-i Aksa ve Benim mescidim" (Buharî, Fedâilü's-Salat, 1, 6)
Mescid-i Nebî'de kilinan namaz, diger mescitlerde kilinan namazlardan çok daha faziletlidir
Sa'd ibn Ebi Vakkas (r
a)'dan Resulullah (s
a
s)'in söyle söyledigi rivayet edilmektedir: Mescitimde namaz, Mescid-i Haram hariç, diger mescitlerde kilinan bin rekât namazdan daha hayirlidir" (Ahmed b
Hanbel, I,184); Baska bir rivayette "daha faziletlidir" (Hanbel, I, 16; Nesai, Mescid,4) buyrulur
Bunun içindir ki, hac farizasini ifa etmek için bu topraklara yönelen insanlar, bir müddet Medine'de kalarak Mescid-i Nebî'de ibadet etmenin güzelliklerinden faydalanmaya çalisirlar
Namazin disinda, diger hayirli ameller için de Mescid-i Nebevî üstün bir mahaldir
Orada yapilan her ibadet kat kat fazlasiyla mükafatlandirilir
Bunun böyle oldugunu vurgulamak için Resulullah (s
a
s) bir hadisinde, Allah yolunda cihat ile kiyas yaparak söyle buyurmaktadir: Mescitime bir hayri ögrenmek veya ögretmek için gelen, Allah yolunda cihat eden kimse gibidir
Bunun disinda gelen, baskasinin kazancini seyreden kimseye benzer" (Ahmed b
Hanbel, II, 418)
Resulullah (s
a
s), Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksa yaninda kendi mescidinin konumunu bildirmek maksadiyla söyle demistir: Ben peygamberlerin sonuncusuyum
Mescitim de mescitlerin sonuncusudur" (Nesaî, Mesâcid, 7)
Bu hadisler, zikredilen bu üç mescitin disinda insa edilecek hiç bir mescitin, digerlerinden farki olmadigini ve fazilet bakimindan birbirine denk oldugunu da ortaya koymaktadir
Resulullah (s
a
s), Medine'ye hicret ettigi zaman, burada Mekke'deki gibi bir devlet yoktu
Iki büyük Arap kabilesi olan Evs ve Hazrec'den baska, varliklarini bu kabileleri birbirine karsi çatistirarak sürdüren Benu Kaynuka, Benu Nadr ve Benu Kureyza adlarinda üç yahudi kabilesi bulunmaktaydi
Ayrica bu yahudi kabileleri arasinda da bir birlik yoktu
Bu anarsi ortami herkesi biktirmis oldugu için, bütün kabileler Abdullah Ibn Ubeyy'in Medine'de Kral ilân edilerek bir devlet otoritesinin kurulmasi yolunda bir karar üzerinde anlasmalarini saglamisti
Hatta bunun için bir krallik tacinin yapilmasi için de siparis bile verilmisti
Ancak henüz devlet tesekkül etmis degildi
Bu durum Resulullah'in isini kolaylastiriyordu
O, ilk is olarak, yahudiler ve diger müsrik Araplar da dahil herkesi toplayarak hazirladigi anayasa çerçevesinde bir devlet kurulmasini saglama yoluna gitti
Elli iki maddeden olus an anayasa, herkesin hak ve sorumluluklarini belirtirken ayni zamanda idarenin müslümanlarin elinde olmasini öngörüyordu (bu anayasanin maddeleri için bk
Muhammed Hamidullah, Islâm Peygamberi, Istanbul 198I, I, 22I vd
)
Medine'de müslüman nüfus azinlikta olmasina ragmen, kurulan devlet bir Islâm devleti niteliginde olup, bunun tabii ba skani da Resulullah (s
a
s)'dir
Daha önce Medine'de bir devlet yapisinin olmayisi, Resulullah (s
a
s)'in Islâm devletini kurup hiç kimse ile bir çati smaya girmeden onu istedigi gibi teskilatlandirmasini kolaylastirmis ti
Ancak Islâm devletinin kurulmasiyla kralligi suya düs en Abdullah Ibn Ubeyy zahiren iman etmi s gözükerek, Medine Islâm devletini sabote etmek için var gücüyle çalisiyordu
Münafiklarin lideri konumunda bulunan Ibn Ubeyy, Medine dönemi boyunca, müslümanlari sikintiya sokan etkili nifak hareketlerinin tezgâhlanmasinda oldukça büyük rol oynamistir
Mekke'den her seylerini terkederek Allah yolunda hicret eden muhacirlerin Medine'deki yasayislarini kolaylastirmak ve sosyal hayata adapte etmek için Resulullah (s
a
s), her bir muhaciri bir Ensarla kardes ilân etmis ve bu kardeslik birbirine mirasçi olmak kadar ileri götürülmüstü
Bu olay tarihe "Muahat" * adiyla geçmis ve Ensar'in Allah yolunda, din kardesleri için hiç tereddüt etmeden ne kadar büyük fedakârliklarda bulunduklarini ortaya koymustur
Artik, Mekke'de sadece bir cemaat statüsünde olan müslümanlar Medine'ye hicretle devletlerini kurmus, bu da Islâm'in teblig stratejisinde önemli degisiklikleri beraberinde getirmisti
Mekke döneminde savas ferdi olaylara itiraz edilmemekle birlikte genel anlamda yasaklanmisti
Bu dönemin tabiati bunu gerektirdigi için Allah Tealâ, onca iskence ve saldirilara ragmen müsriklere karsi silahla karsilik verilmesine izin vermemisti
Ikinci Akabe Bey atinin pesinden, Ensar'dan Abbas ibn Ubade; "Ya Resulullah, izin ver sana eziyet eden müsrikleri kiliçtan geçirelim" dediginde Resulullah (s
a
s): Henüz bununla emrolunmadik, arkadaslarinizin yanina dönün" buyurmustu (Ahmet b
Hanbel, III, 462)
Hicretle birlikte, devletin kurulmasindan hemen sonra, Allah Teâlâ inananlara I'lay-i Kelimetullah için kiyamete kadar sürecek cihatin kapisini açiyordu: "Zulme ugratilarak kendilerine savas açilan kimselerin karsi koyup savasmasina izin verilmistir
Allah onlara yardim etmeye elbette kadirdir" (el-Hac, 22/39)
Mekkeli müsrikler, hicretten sonra, kendileri açisindan durumun vahametini anladiklari için Medineliler'den, Resulullah (s
a
s)'i öldürmeleri, en azindan Medine'den sürmelerini istiyorlardi
Bu yapilmadigi takdirde Medine'yi isgal edecekleri tehditlerini savuruyorlardi
Resulullah (s
a
s), Medine'deki küçük müslüman toplumu teskilatlandirmaya gayret gösterirken, sinirlari tespit edilmis ve henüz bir sehir devleti niteligindeki bölgenin disinda kalan gayrimüslim kabilelerle ittifak veya saldirmazlik antlasmalari yaparak disardan gelebilecek bir tehlikeyi karsilayacak bir ortam hazirlamaya çalisiyordu
Ancak burada önemli olan husus, müslümanlar, planlarini savunmaya degil, Islâm tebliginin aktif olarak diger insanlara da ulastirilmasi üzerinde yapildigidir
Bunun için askerî gücün kaçinilmazligi açiktir
Bundan dolayidir ki Hicret, sadece Mekkeli müslümanlarin Medine'ye intikali ile sinirli tutulmamis, nerede olursa olsun iman eden herkesin Medine'ye hicreti farz kilinmistir
Mekke'nin fethine kadar geçerli kalan bu hüküm, Mekke'nin fethiyle artik gerek kalmadigi için kaldirilmistir
Resulullah (s
a
s), siyasî, sosyal ve cihatla alakali inen ayetleri, Mescid-i Nebi'de ashabina ögretiyor, ayrica Mescid-i Nebi'ye eklenen ve Islâm ögretiminin ilk üniversitesi mahiyetiniz olan Suffa'da yetismis ashabin katilimiyla bu egitim faaliyetleri bütün müslümanlari kapsayacak sekilde yerine getiriliyordu
Bu teskilatlanma ve egitim çalis malari yaninda Islâm devletinin en önemli düsmani olan Mekkeli müsrik güçlere karsi silahli bir faaliyetin hazirliklari da yapiliyordu
Resulullah (s
a
s), Hicretten yedi ay sonra, Mekkeli müsriklere ait ve basinda Ebu Cehil'in bulundugu bir ticaret kervanini vurmak için Hz
Hamza komutasinda otuz kisilik bir birligi Medine'den yola çikardi
Ancak her iki tarafin da müttefigi olan Mecdi b
Amr'in araya girmesiyle, savas pozisyonu alan kuvvetler savasmadan ayrilmislardi
Bu olaydan bir ay sonra, altmis kisilik bir kuvveti Ubeyde b
el-Haris komutasinda yine Mekke kervaninin yolunu kesmek için göndermisti
Seniyyetül-Murre mevkiinde karsilasan kuvvetler arasinda yine ciddi bir çatisma meydana gelmemisti
Bununla birlikte, Mekke müsrikleri ile müslümanlar arasinda tam bir savas hali yasaniyordu
Bunun için, bu kervanlara yapilan saldirilar, basit birer yol kesme hareketi degildi
Müs riklere ait ticaret kervanlarinin Islâm devletinin nüfuz bölgelerinden geçmesi engellenerek, savas halinde bulunan güçlerin ekonomilerinin çökertilmesi hedefleniyordu
Ayrica bu küçük çapli askerî operasyonlarla müslümanlarin savas yeteneklerinin gelistirilmesi ve tecrübe kazanmalarini saglayarak, ilerdeki büyük savas lar için Islâm o rdusunun alt yapisi olusturulmaya çalisiliyordu
Hicrî birinci senenin sonunda Sa'd b
Ebi Vakkas komutan tayin edilerek, yirmi kisilik bir kuvvetle el-Harrar bölgesine gönderilmisti
Ancak, Mekke kervani bir gün önceden burayi terkettigi için yine bir çatisma olmadan Medineye dönülmüstü
Hicrî ikinci senenin Sevval ayinda, ikiyüz kisilik bir kuvvetle Resulullah (s
a
s)'in bizzat askerî sefere çiktigi görülmektedir
Bedir yakinlarindaki Vaddan bölgesine kadar giden Resulullah (s
a
s), bu bölgede oturan Benu Damra kabilesi ile bir saldirmazlik antlasmasi yapmisti
Bundan bir ay sonra Resulullah (s
a
s), ikiyüz kisilik bir kuvvetle Medine'nin kuzey bati tarafinda bulunan Buvat bölgesine gitti
Mekke kervanlarini siki bir takibe alan Resulullah (s
a
s), çiktigi seferler esnasinda bir takim kabilelerle
antlasmalar akdediyor ve Medine etrafindaki kabileleri Mekkeli müsriklere karsi kendi tarafina aliyordu
Bu arada, Sam ticaret yolunun müslümanlar tarafindan kontrol altina alinmasi Mekke müsriklerinin tedirginligini oldukça artirmisti
Hicri ikinci yilin Cemaziyel-Ahir ayinda, Kurz b
Cabir'in komutasindaki Mekkeli bir birlik Medine'nin dis mahallelerine baskin düzenlemis ve buralari yagmalamisti
Medine'ye henüz dönmüs bulunan Resulullah (s
a
s), bu Mekkeli birligi yakalamak için peslerine düstüyse de, kaçip gittiklerinden onlara yetismesi mümkün olmamisti
Bu olay müslümanlar için üzüntü verici olmustu
Bunun üzerine Mekke'den bir kervanin yola çiktigi haberi alininca Resulullah (s
a
s), hemen Medine'nin güney bati tarafinda bulunan Benu Damra arazisine dogru yola çikti
Burada Müdlic kabilesine mensup olup, hicret esnasinda Resulullah (s
a
s)'i yakalamak isteyen, ancak sonra iman eden Suraka Resulullah (s
a
s)'i kabile mensuplari ile birlikte büyük bir cosku ile karsilamisti
Suraka'nin müslümanlari agirlamasi esnasinda Mekke kervani savusup gitmisti
Bu sefer esnasinda savasçilarin sayisi yüz elli kisi kadardi
Suriye'ye giden kervanin yolunun kesilmesini saglamak için Resulullah (s
a
s) iki kisiyi istihbarat maksadi ile Suriye'ye göndermisti
Ayrica oniki kisilik bir birligi Abdullah b
Cahs komutasinda, Mekke devletinin müslümanlar hakkinda tasarladiklari planlari ögrenmek için tehlikeli bi r görevle -Mekke'nin güneyinde,
Mekke ile Taif arasinda bir yer olan Nahle mevkiine gönderdi
Bu birligin gittigi yerin gizliligini muhafaza için görevlerini bildiren mühürlü talimatin iki gün yol alindiktan sonra açilmasi emredilmisti
Bu birlik Nahle bölgesine geldiginde Mekkelilere ait üzüm ve deri yüklü bir kervanla karsilasti
Görevi sadece haber toplamak olan birligin komutani Abdullah Ibn Cah s, bu kervana saldiri emri vermis sonuçta bir müsrik öldürülmüs, iki esir alinmis ve kervandaki mallara ganimet olarak el konmus tu
Islâm devletine ait askerî birlikler düsmanla ilk defa ciddi bir çatismaya girmis oluyordu
Sam tarafina gitmis olan kervanin dönüste ele geçirilmesi için hazirliklara girisildi
Bu kervanin yakalanmasi çok önemliydi
Çünkü Mekkeli müsrikler, Medine'de gün geçtikçe güçlenen Islâm devletine nihai darbeyi vurup ortadan kaldirmak için gerekli olan finansi saglamak gayesiyle Ebu Süfyanin liderliginde bu büyük kervani Suriye'ye göndermislerdi
Bu kervanin dönüs haberi Medine'ye ulasinca Resulullah (s:a
s), Ebu Lübabe'yi Medine'de vekil birakarak, Hicri ikinci yilin Ramazan ayinda üçyüz kisiden olusan ashabiyla birlikte yola çikti
Bunu ögrenen Ebu Süfyan, kervani kurtarmak için güzergah degistirirken, ayni zamanda durumu Mekke'ye bildirerek acilen yardim yetistirilmesini istemisti
Böyle bir firsati kaçirmak istemeyen Ebu Cehil Mekke'de dolasarak halki galeyana getirmeye çalisiyordu
O, topladigi bin kisilik kuvvetin basina geçerek Medine'ye dogru yola çikmis ti
Islâm ordusu Zefiran denilen yere geldiginde, Mekkeliler'in kalabalik bir ordu ile yola çiktiklari ha beri Peygamber'e ulasmisti
Diger taraftan Ebu Süfyan kervani kurtarmis ve tehlikeyi atlattigini yola çikmis bulunan Mekke ordusuna bildirmisti
Ancak Ebu Cehil, yakaladigi bu firsati degerlendirmek için yoluna devam etti
Ashabiyla bir durum degerlendirmesi yapan Resulullah (s
a
s), onlarin Allah yolunda savasmadaki kararliliklarini görünce kendi ordusundan üç kat daha kalabalik müsrik güçlerle savas karari alinarak yola devam edildi
Bedir mevkiine gelindiginde, vaziyet almis durumdaki düsman ordusuna karsi mevzilendi
Bu savas Islâm'in kaderini belirleyecek bir mahiyet arzetmekte idi
Bu savas ya kazanilacakti veya üç yüz kahraman mücahitle birlikte Islâm risaleti tarihe kari sacakti
Durumun ciddiyetini, Resulullah (s
a
s)'in Rabbine yaptigi su tazarru açikca ortaya koymaktadir: "Allah'im, vadettigin yardimini bugün lütfet
Ey Rabbim, bugün su küçük ordu yok olup giderse yeryüzünde sana kulluk eden kimse kalmayacak"
Allah Tealâ bu esnada mü'minlere zaferi müjdeleyen su ayeti vahyediyordu:
"Bütün bu toplananlar (müsrikler) hezimete ugrayacak ve arkalarina dönüp kaçacaklardir" (el-Kalem, 68/45)
17 Ramazan günü (13 Mart 624) yapilan savasta Allah Teâlâ'nin vadi gerçeklesmis ve düsman ordusu büyük bir hezimete ugratilmisti
Ebu Cehil ve diger bir grup ileri gelen müsrikler de dahil yetmis müsrik öldürülmüs, çok sayida da esir alinmisti
Islâm ordusunun verdigi sehit sayisi ise on dört kisiydi (bk
Bedir Gazvesi)
Bedir savasi, Medine Islâm devletinin temellerini saglamlastirmis, inananlara büyük moral gücü kazandirmisti
Artik bu savasla hak batila üstün gelmis, küfrün, s irkin ve putperestligin yeryüzünden silinip atilmasi için Islâm cihati mesalesi tutusturulmustu
Bedir'den Medine'ye dönüldügü zaman, Islâm'a duyduklari düsmanliktan dolayi içlerini kemiren ve müslümanlarin kazandigi bu büyük zaferi hazmedemeyen ve kahrolan yahudiler, düsmanliklarini açiga vurmaya ve degisik yollarla müslümanlara satasmaya baslamislardi
Iffetsiz bir kadin sair olan Asma binti Mervân ile Ebu Afek adindaki yahudi sairler, Islâma karsi haddi astiklari için öldürülmüslerdi
Yahudi kabileler içinde düsmanliklarini ilk önce açiga vuran Kaynuka yahudileri, Bedir zaferini küçümsüyor, sebebini, Mekkeli araplarin savas bilmemelerine baglayip; "bizimle karsilassalar da savas nasil olurmus görseler" diyerek müslümanlari hafife aliyorlardi
Bir müslüman kadinin yahudiler tarafindan saldiriya ugramasi üzerine çikan olaydan sonra Resulullah (s
a
s), Kaynukaogullarina savas ilân etti
Müslümanlara karsi büyüklenen bu yahudi kabile, tiynetlerindeki korkakliklarindan, sarfettikleri sözleri unutup kalelerine kapanmaktan baska ça! re bulamadilar
Müslümanlarla çatisma cesaretini gösteremeyen Kaynukaogullari teslim olmalari üzerine Medine'den sürülüp çikarildilar (bk
; Kaynukaogullari)
Gelisen olaylar çerçevesinde Allah Teâlâ, sosyal, iktisadî, siyasî konulardaki ayetlerini, hikmetine binaen bir nüzul sebebi çerçevesinde gönderirken, Islâm savas hukukuna dair tesrii de olusmaya baslamisti
Islâm, canli bir hayat dini oldugu için, inen hükümler hemen toplum hayatina yansitiliyor ve müslümanlar tarafindan hazmedilerek, yasayislarini onlara göre düzene koyuyorlardi
Islâm tebliginin Mekke safhasi, nasil ki kiyamete kadar sürecek tevhid mücadelesinde insanlara örnek te skil etsin diye Allah tarafindan o seçkin topluluga yasatilmissa, Medine dönemi de, kiyamete kadar müslümanlarin ferdi yasayislarindan devlet düzenine kadar her seyleri için örnek olsun diye, yine o seçkin sahabeler topluluguna yasatilmakta idi
Bedir savasindan sonra Resulullah, Mekke müsrikleriyle müttefik konumundaki müsrik kabilelere karsi akinlara girismisti
Bedir'de müslümanlarin elde ettigi zafer ve Kaynukaogullarinin ihanetlerine karsilik sürülmeleri, geri kalan yahudileri çileden çikarmisti
Bütün peygamberlere ihanet eden bu kavim, Resulullah (s
a
s)
ile yaptigi antlasmaya aykiri olarak Mekke müsrikleriyle gizliden gizliye komplolar hazirlamaya giristi
Yahudi liderlerinden sair Ka'b b
Esref, Bedir zaferini duydugu zaman üzüntüsünden;
"Bugün yerin alti üstünden yegdir" demistir
Bu adam Mekke'ye gidiyor ve Bedrin intikamini almalari için onlari harekete geçirmeye çalisiyor, yahudilerin kendilerine yardim yapacagina dair taahhütlerde bulunuyordu
Düsmanlikta alenî davranan ve ileri giden bu yahudi öldürülerek fesati engellenmisti
Bedir maglubiyetini bir türlü hazmedemeyen ve öfkeden çilgina dönen müsrikler, intikam almak için hemen hazirliklara girismislerdi
Bedir öncesi, Ebu Süfyan'in Mekke'ye ulastirdigi kervandan herkes sadece sermayelerini almis, kervanin 250
000 dirhem tutarindaki toplam kâri ordu teskilinde harcanmak için ayrilmisti
Mekke disindaki bir çok kabileye heyetler gönderilerek para karsiliginda asker toplama yoluna gidildi
Ordunun mümkün oldugu kadar büyük ve kalabalik olmasi gerekiyordu
Zira Medine'ye dogru yürüme cesaretini ancak bununla kendilerinde bulabilirlerdi
Kaynak: Islam tarihi
Dantel
Mumsema
Frmacil
bir Hafta önce
#
2
Profil Bilgileri
ßyn_Kalpsiz
--->: Medine DÖnemi
paylaşım için teşekkürler
Tags
:
donemi
,
medine
Medine DÖnemi ile ilgili Benzer Konular
506 Kez Görüntülendi
Medine devri..
Siyer
Aydınlık Şehir Medine
Şiir-Şiirler
tarihi medine
Mekke Medine Resimleri
EZAN (Medine)
Dini Videolar
Medine Resimleri
Avatar Cenneti
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
22:08
.
Sayfalar
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545