Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele



Geri git   Mumsema.NET >
Hayat-Yaşam
> Sağlık-Sağlıklı Yaşam > Kanser

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Kemoterapi hakkında bilinmesi gerekenler ile ilgili Benzer Konular
241 Kez Görüntülendi

sivilce hakkında bilinmesi gerekenler Cilt Hastalıkları
NOS hakkında bilinmesi gerekenler Teknik Bilgiler
Casusluk hakkında bilinmesi gerekenler. Ikariam
Kahraman hakkında bilinmesi gerekenler! Travian
Kemoterapi hakkında bilinmesi gerekenler Sağlık-Genel

radyoterapi | Bayanlara Dİk?meme Kanserİnden Korunabİlİrsİnİz
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 11-04-2007   #1
Profil Bilgileri
Thumbs up Kemoterapi hakkında bilinmesi gerekenler



Kemoterapi hakkında bilinmesi gerekenler başlıklı yazı Mumsema Kemoterapi hakkında bilinmesi gerekenler Forum Alev


Kemoterapi hakkında bilinmesi gerekenler






Kemoterapi, yan etkilerinden dolayı birçok kişi tarafından negatif şekilde algılanıyor Bu yanlış algılamadaki en önemli etkilerin başında da daha önce kemoterapi almış hasta ya da hasta yakınlarının anlattıkları geliyor

Kemoterapi, kimyasal ya da biyolojik maddeleri vücuda vererek yapılan bir tedavi Burada amaç kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemek Kemoterapide her hastanın göstereceği tepkiler ve yaşayacakları değişiyor Bu nedenle hastanın önyargılardan uzak, hekimlerin bilgilendirmelerine açık olmaları tedavinin de başarıya ulaşmasında etkili oluyor Multi-disipliner bir yaklaşım gerektiren kanser tedavisi birçok branşı birden ilgilendiriyor İlaçla tedavi ise tıbbi onkologlar tarafından yapılıyor

KEMOTERAPİ HASTAYA ÖZEL PLANLANIYOR

Kanser hücresinin DNA sentezi yapmasını ve mitoz bölünmesini durdurmak için kemoterapide bazı ajanlar kullanılmaktadır “Bunlar hem ağız yoluyla hem de damar yoluyla verilebiliyor Direkt tümöre uygulandığı gibi atardamardan, toplardamardan da verilebiliyor veya doğrudan doğruya beyne direkt gitsin diye omurilik içindeki sıvıya da uygulanabiliyor Kemoterapi basit bir şey değil Kişinin yaşı, diyabet, tansiyon gibi kansere eşlik eden diğer hastalıkları, verdiğimiz ilacın hastanın kullandığı diğer ilaçlarla etkileşime girip girmediği gibi konuların çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor Yani tümörün bulunduğu yer ve hastanın özelliklerine göre, kemoterapi uygulamasının nasıl olacağı şekilleniyor

YAN ETKİLERİ
Kemoterapi sırasında kemik iliğinin baskılanması ile kemik iliğinde üretilen akyuvarların (lökositlerin), alyuvarların (eritrositlerin), trombositlerin sayısı düşüyor Bu da kişinin kendini çok daha yorgun hissetmesine neden oluyor Lökositlerin belirli bir düzeyin altına inmesi de enfeksiyonlara karşı yatkınlığın oluşmasına neden oluyor Bulantı, kusma, ağız içi yaraları, saç, kaş ve kirpiklerin dökülmesi adet düzensizlikleri kemoterapide görülebilecek yan etkiler arasında bulunuyor Bu nedenle hasta takip edilirken tüm bu olasılıklar da değerlendiriliyor

HASTALIĞIN DEĞİL, HASTANIN TEDAVİSİ

Hastalığın vücudun neresine ve ne kadar yayıldığı tedavinin başarı oranını etkileyen unsurların başında geliyor Az oranda metastaz yapmış bir kanserle çok yapmış bir kanserde elde edilen başarı oranları değişiyor Bunun yanında hangi organa metastaz yaptığı da önem kazanıyor Hastanın yaşı ise kemoterapiyi tolere etme gücünü etkiliyorkemoterapinin her yaşta yapılabilmesine karşın çok yaşlı kişilerin kırılgan yapılarından dolayı daha fazla etkilendikleriniler Ancak yaşlı hastalarda da kemoterapi yapmak mümkündür, önemli olan yaşlı hastanın performansıdır Bunun yanı sıra hastanın kansere eşlik eden farklı hastalıklarının bulunması da ilaç uygulamasını kısıtlayıp sonucu etkileyebiliyor

HEDEFLER HASTAYA GÖRE DEĞİŞİYOR


Kemoterapinin hastanın hayatına mutlaka katkısı olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Prof Dr Onat, hastaların bu konudaki önyargılarından uzaklaşması gerektiğini söylüyor: “Kemoterapiyi her hastaya hastalıktan kurtarmak amacıyla yapmıyoruz Hayatını uzatmak ya da hayatını daha kaliteli geçirmek için yapıyoruz ama sonradan hastalığın geri gelip hastayı kaybedebilme ihtimalimiz yüksek Bu tip hastalarda genellikte, “hasta kemoterapiyi aldı ama kaybettik” yorumunu yapıyorlar, ama bu doğru bir yorum değildir Çünkü bu durum hastanın yarar görmediği anl----- gelmiyor Kemoterapi sayesinde hastanın hayatının uzamış olma ihtimali yüksektir, bir süre hastalığın yapabileceği kötü etkilerden korunmuş olabilir ama hasta bir süre sonra kaybedilebilir Yani hiç yapılmasaydı hastanın ömrü biraz daha kısalacaktı Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta, hastanın kemoterapiden dolayı kaybedilmemesidir Bunu önlemek için kemoterapi mutlaka tıbbi onkoloji uzmanı tarafından yapılmalı”

ÇEVREDEN GELEN DUYUMLARA KAPALI OLUN

Prof Dr Haluk Onat, “Kemoterapi ünitesine giden hastamızı uzman hemşirelerimiz karşılıyor Uygulama da uzman hemşirelerimiz tarafından gerçekleştiriliyor Öncelikle hastalarımızı yaşayabilecekleri yan etkiler konusunda bilgilendiriyoruz Bu aynı zamanda hastalarla olan iletişimin de başlangıcı oluyor Kemoterapi uygulanan ünitede hastalar devamlı bir doktorun gözetiminde bulunuyorlar ve her türlü sorunları bu doktor tarafından en kısa zamanda çözülmeye çalışılıyor, gerekirse bizlerle iletişim sağlanıyor Hemşirelerimiz sorunları olsa da olmasa da o hastaları telefonla arayarak durumlarını öğreniyor, sorularını yanıtlıyor Ayrıca diyetisyen ve psikoloğumuz bu hastaları en başından itibaren düzenli olarak görüyorlar ve gerekli desteği sağlıyorlar Hastalar bu eğitimler sayesinde oluşabilecek yan etkiler konusunda bilinçlendirildikleri için bu durumla karşılaştıklarında baş etmeleri daha kolaylaşıyor Bu da tedaviyi uyumu ve dolayısıyla başarıyı artırıyor” diyor

KEMOTERAPİ İLE İLGİLİ ÖNYARGILAR

Kemoterapi alması gereken hastalarda en fazla karşılaştıkları sorunlardan birinin de yaşadıkları önyargılar olduğunu belirten Prof Dr Onat, ancak her hastanın hastalığının farklı olduğunun unutulmaması gerektiğini söylüyor Her hastaya kullanılan ilaçların ve bunların yan etkilerinin de farklı olduğunu anlatan Prof Onat, “Hastaları en fazla etkileyen çevreden duydukları kanser ilaçlarının saç döktüğüne dair söylemler oluyor Evet, kanser ilaçlarının büyük bir kısmı saç döker ama bu saç da sonradan çıkar Yine bir başka önyargı bulantı ve kusmada oluyor Halbuki bu da yanlış bir yaklaşım ve bunu yenmek gerekiyor İşte bizim multi-disipliner yaklaşımımızın en önemli özelliklerinden biri de bu” diye konuşuyor

Önyargı ile gelen hastalarda en az bulantı ve kusmanın olabileceği durumda dahi fazla reaksiyon gözlemlediklerini ve kemoterapiye bağlı bulantı ve kusmanın önemli bir kısmının psikolojik olduğunu söyleyen Prof Onat, hastalara çevreden gelen duyumlara kapalı olmalarını öneriyor

İLK ŞOK TANI AŞAMASINDA GELİYOR

Hastalar kemoterapiye başladıklarında ne yaşayacaklarını bilmedikleri için büyük bir belirsizlik içinde oluyor Çünkü hastalara ne kadar bilgi verilse, yan etkilerin neler olacağı konusunda fikirleri olsa da yaşamadan görme imkanları yok Hastalarda bu nedenle çok büyük bir kaygı oluyor İlk şok ise tanı aşamasında geliyor Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Aslıhan Kurt, yaşanan bu şoku şöyle anlatıyor; “Hasta önce inanamıyor ve yaşadığı kaygıyı anlamlandırmaya çalışıyor Kişi tanıyı duyduğu zaman kendisine, ‘niye ben’, ‘ben şimdi ne yapacağım, ölecek miyim’ gibi sorular soruyor Hasta, ölüme verdiği tepkilerin benzerlerini veriyor İlk tanıyı aldığında sanki kendi yasını tutuyor Ve kendi ölümüyle yüzleşmiş gibi tepkiler veriyor Uyuyamıyor, iştahı kesiliyor, içine kapanıyor ve sürekli yalnız kalmak istiyor Kontrol duygusunu yitiriyor

Tedavi süreci başlayana kadar, yani ilk kriz şoku atlatılıp, tedavi planı çıkana kadar hasta bu tip tepkiler vermeye devam ediyor Tedavilerin bir takım yan etkileri oluyor Bu yan etkiler saç dökülmesi gibi hastanın beden imajını ve kendilik algısını bozacak tipte olduğu için hasta bir yandan bu kabullenme sürecini yaşarken, bir yandan da bu yan etkilere bağlı değişikliklere karşı baş etmeye çalışıyor

SEVGİ VE ANLAYIŞLA YAKLAŞIM

Hastaların bir savaşçı gibi varlığını sürdürmeye çalıştığını belirten Kurt, hastalara tedavilerinin her aşamasında, duygularını ifade etmeleri konusunda cesaret verilmesi gerektiğini vurguluyor”Çevresinden alacağı destek de önemli olduğundan, hastaya bu tip kaygılarını yakınları ile paylaşması gerektiği anlatılmalı Kişi çevresiyle bunu ne kadar paylaşırsa, hem gerçekliği kabul etmesi hem de onlardan alacağı destekle hastalıkla baş etmesi kolaylaşır Hastanın, tedavi sürecini nasıl geçirdiği, hastalığın ne olduğu, hangi aşamada olduğu, hastanın yaşı, cinsiyeti, sosyal desteğinin yeterli olup olmaması, geçmişteki baş etme becerileri, psikiyatrik bir özgeçmişinin varlığı ve ağrısının kontrolü ile yakından ilişkilidir Hastanın geçmişte yaşamış olduğu diğer stresli olaylar mesela, kayıplar veya ailede kanser öyküsü önemlidir Hasta bu süreçte yaşadığı birçok şeyin hesaplaşmasını yapar Ve tüm bu yaşananlar tedavi sürecini etkiler

PROFESYONEL YARDIMA İHTİYAÇ DUYULUYOR

Hastaların verdikleri tepkiler, tanı, tedavi, nüks ve terminal dönemde farklılıklar gösteriyor Yani bunu bir süreç olarak görmek gerek Basamak basamak çıkılan bir merdiven gibi Tanı aşamasında şok olan kişi, belli dönemlerde sağlıklı insanlara karşı öfkelenebilir, tedavi süreci başladığında iyileşme yolunda bir pazarlık içine girip, kendini ve çevresindekileri sorgulayabilir, nüks durumlarında; yoğun bir tedavi sürecinden çıktığı için kendini yılgın, her şeye yeniden başlıyormuş gibi hissedip “Bu benim bedenim artık tedavi istemiyorum” gibi tepkilerde bulunabilir Bu uzun ve zahmetli sürecin sonunda nüks haberi, kişide ikinci bir şok yaratır ki, çoğu hasta bu noktada daha ağır tepkiler vererek, depresyona girebilir Bu süreçte hastalara ihtiyaçları olan psikolojik destek sağlandığında tedaviye uyumları artmaktadır

Kurt, hastalarına yalnız olmadıklarını ve bu süreci ailesiyle birlikte yaşayacaklarını ve baş etmeye çalışacaklarını anlattığını söylüyor“Biz bu nedenle ilk görüşmelerde aileyle de ayrı olarak bir görüşme yapıyoruz Aileye bu sürecin nasıl geçeceğini söyleyip, hastanın verdiği tepkilerin normal olduğunu anlatıyoruz Hastalıkla ilgili bilinmesi gereken her şeyi, neler yaşayabileceklerine dair tüm olasılıkları aile bilmek istiyor”

NEYİN SÖYLENDİĞİ DEĞİL NASIL SÖYLENDİĞİ ÖNEMLİ

Önemli bir başka noktanın da hastaya tanının söylenip söylenmemesi olduğunu belirten Kurt, tartışma yaratan bu konuda “Önemli olan neyin söylendiği değil, nasıl söylendiğidir Türkiye’de de hekimlerimiz artık bu konuda çok daha hassas olmaya özen gösteriyor Amerika’daki doktorların yüzde 98’i direkt hastanın kendisine durumu söyler Çünkü bir hastanın kendisi ile ilgili gerçekleri bilmeye hakkı vardır Doğu’ya gidildikçe hala sessiz tutum devam eder Bana göre de hekim tetkiklerinden itibaren hastaya elde edilen sonuçlar anlatılmalı, sorunun boyutunun ne olduğu ve ne kadar kötü olursa olsun yapılacak bazı şeylerin mutlaka bulunduğunu alternatifler sunarak gösterilmeli” şeklinde görüş belirtiyor

KANSER VE BESLENME

Kanser vakalarında yeterli ve dengeli beslenmek, hastanın kendini daha güçlü ve iyi hissetmesi açısından önemli bir noktayı oluşturuyor Kişi hastalıkla savaşırken, vücudun yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin her birinin yeterli miktarlarda alınması oldukça önem taşıyor Özellikle bu tür hastalıklarda yeterli ve dengeli beslenmenin çok önemli olduğuna işaret eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir, “Çünkü gerek hastalık gerekse hastalığa yönelik uygulanan tedavi programları iştahınızı etkileyebilmekte Tedaviler vücudun bazı besin öğelerine olan gereksinimini, toleransını ve kullanımını değiştirebilmekte” diye konuşuyor

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME

Ameliyatlar, kemoterapi ve radyoterapi gibi işlemler nedeniyle zarar gören hücreleri iyileştirmek ve enfeksiyondan korunmak için protein gereksinimi artar, bu nedenle hastalara iyi kalite protein kaynakları tavsiye ediliyor
Hastaların besin öğesi gereksinimleri kişiden kişiye değişiklik gösteriyor Ancak genel olarak 4 besin grubundan (süt, meyve sebze, tahıl ve et grubu) yeterli ve dengeli beslenmek hedefleniyor

ŞEKERLİ VE YAĞLI YİYECEKLER TAVSİYE EDİLMİYOR

Kanser tedavisi sırasında yeterli ve dengeli beslenmenin hastanın iyi hissetmesine, güçlü ve enerjik olmasına ve kilo kontrolüne yardımcı olduğunu söyleyen Demir, dengeli beslenmenin tedaviye bağlı oluşan yan etkilerin tolere edilebilmesinde, enfeksiyon riskinin düşmesinde ve hızlı bir iyileşme sağlamasında da etken “Kusma problemi yaşayan bireylere verilen beslenme programıyla başka bir yan etki yaşayan bireye verilen beslenme programı farklı oluyor Kanserli hastalara çok şekerli ve yağlı yiyecek ve içecekler tavsiye edilmiyor Bunun nedeni bu tipteki besinlerin besleyici değerinin olmamasından kaynaklanıyor Hastalar bu tip besinler tüketerek doyum sağlıyorlar ve asıl besleyici değeri yüksek olan gıdaları tüketemeyerek yetersiz ve dengesiz beslenmiş oluyorlar”

GÜNDE 5 PORSİYON SEBZE VE MEYVE

Kanser hastalarında değişik besinlerle şifa arama geleneği oldukça yaygın görülüyo rGenellikle bitkisel karışımlar, çeşitli antioksidan vitamin mineral preperatları oldukça sık kullanılıyor Ancak Amerika Kanser Topluluğunun verilerine dayanarak, yüksek miktarda antioksidan alımının henüz olumlu etkisi kanıtlanmadığını belirten uzmanlar, vücudun gereksinim duyduğu antioksidanları karşılamak için, günde en az 5 porsiyon çeşitli renklerde taze meyve ve sebze tüketilmesi en sağlıklı, kolay ve ucuz yöntem olduğunu söylüyor ve bazı bitkisel karışımların kemoterapi esnasında karaciğerde toksik etki yapabildiği için önermiyor

KİLO KONTROLÜ

Demir’in verdiği bilgiye göre bazı hastalar tedavi sırasında kilo alabiliyor Bu durum özellikle göğüs, prostat ve yumurtalık kanserlerine yönelik uygulanan ilaçlar, hormon terapisi veya kemoterapiye bağlı olarak ortaya çıkıyor Bazı hastalar ise hastalıkları nedeniyle aşırı kilo kaybedeceklerini düşünerek, kilo vermemek için yüksek oranda besin tükettiğini ve tedavi boyunca oldukça fazla kilo aldıklarını belirten Çağatay Demir, hastaların kilo aldıklarını hissettiklerinde kendi kendilerine diyet yapmaları yerine, bunun nedenini doktorlarına sormaları gerektiğini vurguluyor

KİLO ARTIŞI TEDAVİYİ OLUMSUZ ETKİLER

Demir, “Eğer kilo almanızın nedeni fazla kalori alımına bağlı ise, diyetisyeninizden bu konuda yardım istemekte yarar var Diyetisyeniniz sizin beslenme alışkanlıklarınıza uygun, enerji ve besin öğesi gereksinmelerinizi sağlayacak dengelenmiş bir beslenme programıyla sağlıklı kilo vermenize yardımcı olacaktır” diyor Tedavi esnasında aşırı kilo alımından kaçınılması gerektiğini vurgulayan Demir, kilo kazanımının tedaviden alınacak yanıtı azaltabileceğini ve hastaların tedavi boyunca ideal kilolarını korumaları gerektiğinin altını çiziyor

İŞTAHSIZLIK İÇİN ÖNERİLER

Sevdiğiniz, kalorisi yüksek gıdalar tüketin

Az miktarda sık sık yemek yemeye özen gösterin

Yemek sırasında, şişkinliğe neden olabileceği için sıvı almayın

Aileniz veya sevdiklerinizle birlikte, hoş bir ortamda yemek yemeye çalışın

Yemek pişerken mutfağa girmeyin, yemek kokusu besin alımınızı azaltabilir

Yemeklerden en az yarım saat önce 5-10 dakika egzersiz yapın, bu iştahınızın açılmasını sağlayacaktır

Yemek sırasında her türlü stresten uzak durmaya çalışın
Yemeklerin daha şık servis edilmesi iştahınızı arttırabilir

Kendinizi iyi hissettiğiniz anları iyi kullanın ve zengin bir öğün tüketin Birçok insan sabahları daha dinlenmiş olduğu için daha iştahlı olur

Tedaviden hemen sonra yemek yemeyin

Eğer mümkünse, yatma saatlerinizde bir şeyler yemeyi tercih edin
Bu sizin bir sonraki öğünde iştahınızı etkilemeyecektir

Çok çiğneyerek yutulan yiyecekler, az besin almanıza neden olacağı için bu tür yiyecekleri mümkün olduğunca tüketmeyin

BULANTI İÇİN ÖNERİLER

Doktorunuzdan bulantı ve kusmanızı kontrol altına almak için antiemetik ilaçlar isteyin

Mideniz için kolay olan; tost, kraker gibi kuru gıdalar, yoğurt, haşlanmış patates, pirinç, derisi ayrılmış tavuk, yoğun kıvamlı çorbalar gibi besinleri tercih edin

Yağlı ve kızarmış yemekler, şeker, pasta, kurabiye gibi çok tatlı besinler, sıcak veya baharatlı yemekler, sert kokulu besinlerden kaçının

Fiziksel çevrenin temiz ve kokusuz olmasına özen gösterin

Öğünlerinizi az miktarda ve sık aralıklarla tüketin

Öğünlerde sıvı alımından kaçının

Yemeklerden sonra dinlenin

Yemek yer yemez sırt üstü yatmayın

Eğer sabahları bulantınız oluyorsa, yataktan kalkmadan kraker atıştırın

Soğuk ve yumuşak besinler daha iyi tolere edilir, o nedenle bu tip besinleri tercih edin

Ağız hijyeninize özen gösterin

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN ZAYIFLAMASI

Kanser ve tedavisi bizi hastalıklardan ve yabancı organizmalardan koruyan kan hücrelerine etki ederek bağışıklık sistemini zayıflatır Sonuç olarak, vücudunuz enfeksiyonlarla, yabancı maddelerle ve hastalıkla sağlıklı bir bireyinki kadar iyi savaşamaz

Kanser tedaviniz için belirlenen bu süreçte, zaman zaman vücudunuz direncini yitirebilir ve sizi hastalıklara karşı koruyamaz Bağışıklık sistemi tekrar eskisi gibi aktivite gösterene kadar bazı önemli noktalara dikkat etmek gerekiyor Örneğin yüksek bakteri içerebilecek bazı besinlerden kaçınmalı


BAĞIŞIKLIĞI ZAYIF OLANLARIN KAÇINMASI GEREKENLER

Çiğ ve yeteri kadar pişmemiş her türlü et ve et ürünü, yumurta ve deniz ürünleri

Tütsülenmiş gıdalar (balık) ve salamura balık

Pastorize edilmemiş süt, peynir ve yoğurt dahil her türlü süt ürünü

Yıkanmamış çiğ, küflü sebze ve meyveler

Filizlenmiş her türlü sebze

 


Konu sagocu_kız tarafından (07-05-2009 Saat 21:42 ) değiştirilmiştir..
elifizmir is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 07-05-2009   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Kemoterapi hakkında bilinmesi gerekenler



Kemoterapi Hakkında Bilinmesi Gerekenler-Kemoterapi Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Kemoterapi Hakkında Bilinmesi Gerekenler-Kemoterapi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Teşekkürler

 

sagocu_kız is online now  
Saat 23:25.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545