FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Kıssalar & Hikayeler
Müezzin Efendi, Sen de Gidebilirsin
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Müezzin Efendi, Sen de Gidebilirsin ile ilgili Benzer Konular
368 Kez Görüntülendi
Çekip Gidebilirsin..Neden Diye Sormam..
Aşk-Sevgi-Evlilik
Tatyos Efendi (Tatyos Efendi Kimdir? - Tatyos Efendi Hakkında)
Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
Hâlet Efendi (Hâlet Efendi Kimdir? - Hâlet Efendi Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ziyai Efendi (Ziyai Efendi Kimdir? - Ziyai Efendi Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Şimdi Gidebilirsin , Bir Cümlelik Yanımdaydın Zaten...
Aşk-Sevgi-Evlilik
gözyaşı medeniyeti...
|
Nİl Nehrİnİn TaŞmasi
Konu Araçları
01-09-2006
#
1
Profil Bilgileri
By_Suprens!
Müezzin Efendi, Sen de Gidebilirsin
Müezzin Efendi, Sen de Gidebilirsin başlıklı yazı Mumsema Müezzin Efendi, Sen de Gidebilirsin Forum Alev
Maksadımız Altın Değildi
Sünbül Efendinin sohbetleri ile pişerek, teveccühleri bereketiyle mânevî dereceleri katetti
Pek zekî olan Merkez Efendi, hocasının terbiyesi altında riyâzet ve mücâhedeler yaparak, yâni nefsinin istediklerini yapmayıp, istemediklerini yapmak sûretiyle, kısa zamanda tasavvufta yüksek derecelerin sâhibi oldu
Hocasının kendisine icâzet, diploma verdiği sıralarda, Aksaray'da Kovacı Dede dergâhına hoca tâyin edildi
Kısa sürede, dergâh talebelerle dolup taştı
Merkez Efendinin nâmı her tarafa yayıldı
Merkez Efendi, hocası Sünbül Sinân'ın kızı Rahime Hâtun ile evlenmek isteği olduğunu bildirince, Sünbül Efendi;
"Bir deve yükü altın getirebilirseniz kızımızı veririz
" dedi
Merkez Efendi, bir devenin üzerine iki çuval toprak doldurdu
Devenin yularını çekerek Sünbül Efendinin kapısına getirdi
Çuvalları kapıda boşalttığında, çuvaldan toprak yerine çil çil altınlar döküldü
Sünbül Efendi ve çocukları, altınlara dönüp bakmadılar bile
Fakat hocası Merkez Efendiye;
"Ey Mûsâ Efendi! Maksadımız altın değildi
Evdekilerin de derecenin yüksekliğini anlamalarıydı
İmtihânı kazandın
" buyurdu
Sünbül Efendi, çok sevdiği kızı Rahime Hâtun'u, yine çok sevdiği talebesi Merkez Efendiye nikâh etti ve evlendirdi
Düğünden birkaç gün sonra, Sünbül Efendi, kızı Rahime Hâtun'un evine gitti
Evde kızı yemek yapıyordu
Fakat ocakta, odun yerine parmaklarından çıkan alevle yemeğini pişiriyordu
Kızının bu hâlini hayretle gören Sünbül Efendi;
"Rahimecik ne yapıyordun?" diye sorunca;
"Talebelere çorba pişiriyordum" cevabını verdi
Müezzin Efendi Sen de Gidebilirsin
İnsanlara vâz ve nasîhat verirken gözlerini kapayarak anlatırdı
Fakat orada olanları kalb gözü ile görürdü
Merkez Efendi Balıkesir'e gittiğinde, bir Cumâ günü namazdan sonra kürsiye çıkıp vâz etti
Halk, Merkez Efendiyi tanımadıkları için, pek iltifât etmediler
Vâzı dinlemeyip, teker teker câmiden çıkarak gittiler
Ve birbirlerine;
"Halvetî yolunun büyüklerindenmiş
" diyorlardı
Herkes çıktıktan sonra, müezzin efendi elinde kapının anahtarı olduğu hâlde kürsînin yanına varıp, gözü kapalı olarak konuşan Merkez Efendiye;
"Hoca efendi! Giderken câmiyi açık bırakma
Anahtarları buraya bırakıyorum
Çıkarken kitlemeyi unutma!" dedi
Merkez Efendi gözünü açmadan;
"Müezzin efendi, sen de işine gidebilirsin
Bizim sohbetimizi siz dinlemiyorsunuz, fakat melâike-i kirâm dinlemektedirler
" buyurdu ve vâzına devâm etti
Biraz sonra câmiden gidenlerin hepsi geriye döndüler
O kadar çok insan toplandı ki, cemâati câmi almaz oldu
(1)
Münafıkın Gözü olmasaydı
Bir gün öğle nemâzından sonra, Cebrâîl aleyhisselâm yetmişbin melek ile gelerek, En'âm sûresini getirdi
Resûlullah hazretleri o gece bütün Eshâb-ı kirâmı Âişe r
a hazretlerinin evinde topladı
Kandil yakıp, Sûre-i En'âmı okudular
Kandil ışıksız oldu
Resûlullah hazretleri Ebû Bekr hazretlerine buyurdular ki,
- Yâ Ebâ Bekr, kandili ışıklandır
Bir sâat sonra yine karardı
Hazret-i Resûl-i ekrem yine buyurdu
- Yâ Ebâ Bekr, kandilin ışığını çoğalt
Hazret-i Ebû Bekr, kandili ışığını çoğaltmak için kalkdı
Bakdı ki kandilin yağı tükenmiş
Dedi ki,
- Yâ Resûlallah! Kandilde yağ kalmamış
Bu gece yağ almak imkânımız da yokdur
Kandil bize lâzımdır, kelâm-ı Rabbilâlemîni okuyalım
Hazret-i Resûlullah buyurdular ki,
- Bir mikdâr kendi ağzının tükrüğünden kandile damlat
Âişe-i Sıddika hazretleri buyurur ki,
- Babam bir mikdâr ağzının suyunu, Resûlullah hazretlerinin emr-i şerîfi ile kandile damlatdı
Kandilin ışığı çoğaldı
Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin emr ve fermânı ile şiddetli bir ışık oldu ki, Eshâb-ı kirâmın gözlerini kamaşdırdı
Server-i âlem 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' hazretleri buyurdu ki:
- Bu kandili söndürmeyiniz!
Kırk gün kırk gece o kandil, Âişe-i Sıddîka hazretlerinin evinde yandı
Bir münâfık hazret-i Âişenin evine geldi
O kandili gördü
- Ne acâib kandil, kırkgün kırk gecedir sönmez, dedi
O sâatde o kandil söndü
Cebrâîl aleyhisselâm geldi ve dedi:
- Yâ Muhammed! Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri buyurur:
"Ben çeşm-i bed [fenâ bakışlı] kullar da yaratdım
Eğer o münâfıkın gözü olmasaydı, kıyâmete kadar o kandil; Ebû Bekrin 'radıyallahü teâlâ anh' ağzının suyunun bereketi ile sönmez idi
"
Kaynaklar:
1) Evliyalar Ansiklopedisi, İhlas
2) Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin
Dantel
Mumsema
Frmacil
01-09-2006
#
2
Profil Bilgileri
By_Suprens!
Nalıncı Baba Hazretleri
Nalıncı Baba Hazretleri
Adsız şansız bir Allah dostu
Murat Han (III
Murat) o gün bir hoştur
Telaşeli görünür
Sanki bir şeyler söylemek ister, sonra vazgeçer
Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil
Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:
- Hayrola efendim canınızı sıkan bir şey mi var?
- Akşam garip bir rüya gördüm
- Hayırdır inşaallah
- Hayır mı, şer mi öğreneceğiz
- Nasıl yani?
- Hazırlan dışarı çıkıyoruz
Ve iki molla kılığında çıkarlar yola
Görünen o ki padişah hâlâ gördüğü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir
Seri ve kararlı adımlarla Beyazıd'a çıkar, döner Vefa'ya
Zeyrek'ten aşağılara sallanır
Unkapanı civarlarında soluklanır
Etrafına daha bir dikkatli bakınır
İşte tam o sıra, orta yerde yatan bir ceset gözlerine batar
Sorarlar 'Kimdir bu?' Ahali 'Aman hocam hiç bulaşma' derler, 'ayyaşın meyhur'un biri işte!'
- Nerden biliyorsunuz?
- Müsaade ette bilelim yani
Kırk yıllık komşumuz
ÖFKELİ KOMŞULAR
Bir başkası tafsilata girer
'Biliyor musunuz?' der, 'Aslında iyi sanatkârdır
Azaplar çarşısında çalışır, nalının hasını yapar
Ancak kazandıklarını içkiye, fuhşa harcar
Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem nerede namlı mimli kadın varsa takar peşine' Hele yaşlının biri çok öfkelidir
'İsterseniz komşulara sorun' der, 'Sorun bakalım, onu bir kere olsun cemaatte gören olmuş mu?' Hasılı mahalleli döner ardını gider
Bizim tebdil-i kıyafet mollalar kalırlar mı ortada
Tam Vezir de toparlanıyordur ki padişah önünü keser
- Nereye?
- Bilmem
Bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım
- Millet bu, çeker gider
Kimseye bir şey diyemem
Ama biz gidemeyiz
Öyle veya böyle tebamızdır
Defnini tamamlasak gerek
- İyi ya, saraydan birkaç hoca yollar, kurtuluruz vebalden
- Olmaz
Rüyadaki hikmeti çözemedik daha
- Peki ne yapmamı emir buyurursunuz?
- Mollalığa devam
Naaşı kaldırmalıyız en azından
- Aman efendim
Nasıl kaldırırız?
- Basbayağı kaldırırız işte
- Yapmayın etmeyin sultanım, bunun yıkanması paklanması var
Tekfini, telkini
- Merak etme ben beceririm
Ama önce bir gasılhane bulmalıyız
- Şurada bir mahalle mescidi var ama
- Olmaz
Vefat eden sen olaydın nereden kalkmak isterdin?
- Ne bileyim Ayasofya'dan, Süleymaniye'den
En azından Fatih Camii'nden
- Ayasofya ile Süleymaniye'de devlet erkanı çoktur
Tanınmak istemem
Ama Fatih Camii'ni iyi dedin
Haydi yüklenelim
Ve gelirler camiye
Siyavuş Paşa sağa sola koşturur kefen, tabut bulur
Padişah bakır kazanları vurur ocağa
Usulü erkanınca bir güzel yıkarlar ki naaş ayan beyan güzelleşir sanki
Bir nurdur aydınlanır alnında
Yüzü şakilere benzemez
Hem mânâlı bir tebessüm okunur dudaklarında
Padişahın kanı ısınmıştır bu adama, vezirin ona keza
Meçhul nalıncıyı kefenler, tabutlar, musalla taşına yatırırlar
Ama namaz vaktine hayli vardır daha
Bir ara vezir sıkıntılı sıkıntılı yaklaşır 'Sultanım' der, 'yanlış yapıyoruz galiba'
- Nasıl yani?
- Heyecana kapıldık, cenazeyi sorup araştırmadan getirdik buraya, Kimbilir hanımı vardı belki, belki de yetimleri?
- Doğru
Öyle ya
Neyse, sen başını bekle, ben mahalleyi dolanıp geleyim
'BİZİM EFENDİ BİR ALEMDİ'
Vezir cüzüne, tesbihine döner, padişah garip maceranın başladığı noktaya koşar
Nitekim sorar soruşturur, nalıncının evini bulur
Kapıyı yaşlı bir kadın açar
Hadiseyi metanetle dinler, sanki bu vefatı bekler gibidir
'Hakkını helal et evladım' der, 'Belli ki çok yorulmuşsun
' Sonra eşiğe çöker ellerini yumruk yapar, şakaklarına dayar
Ağlar mı? Hayır
Ama gözleri kısılır, belki hatıralara dalar
Neden sonra silkinip çıkar hayal dünyasından
'Biliyor musun oğlum?' diye dertli dertli söylenir, 'Bizim efendi bir âlemdi vesselâm
Akşamlara kadar nalın yapar, ama birinin elinde şarap şişesi görmesin, elindekini avucundakini verir satın alırdı
Sonra getirip dökerdi helaya
'
- Niye?
- Ümmet-i Muhammed içmesin diye
- Hayret
BAK ŞU İŞE!
Sonra malum kadınların ücretini öder eve getirirdi
'Ben sizin zamanınızı satın aldım mı, aldım' derdi
'öyleyse şimdi dinleseniz gerek' O çeker gider, ben menkıbeler anlatırdım onlara
Mızraklı İlmihal, Hüccet-ül İslâm okurdum
- Bak sen! Millet ne sanıyor halbuki
- Milletin ne sandığı umurunda değildi
Hoş, o hep uzak mescidlere giderdi
'Öyle bir imamın arkasında durmalı ki' derdi, 'tekbir alırken Kabe'yi görmeli
'
- Öyle imam kaç tane kaldı şimdi
- İşte bu yüzden Nişanca'ya, Sofular'a uzanırdı ya
Hatta bir gün 'Bakasın Efendi!' dedim,
'Sen böyle böyle yapıyorsun ama komşular kötü belleyecek
İnan cenazen kalacak ortada'
- Doğru öyle ya?
- 'Kimseye zahmetim olmasın!' deyip mezarını kazdı bahçeye
Ama ben üsteledim
'İş mezarla bitiyor mu?' dedim
'Seni kim yıkasın, kim kaldırsın?
- Peki o ne dedi?
- Önce uzun uzun güldü, sonra 'Allah büyüktür hatun' dedi, 'Hem padişahın işi ne?'
MEVZUYU MU DAĞITTIK
Şimdi 'İyi de' diyeceksiniz, 'yazı dizisiyle bunun ilgisi ne?' Öyle ya bugüne kadar hep gölgesine sultanların sığındığı müderrislerden, şeyhülislâmlardan bahsetmeye çalıştık
Ama Allahü teâlânın öyle kulları da vardır ki, halk onları bilemez
Hoş bazen kendileri de makamlarının farkında değildirler
Hulûs-u kalp ile boyun büker ümmet-i Muhammed'e, halifeyi müslimine dua ederler
Samimi niyazları ile zırh olurlar sultana
Bir seher vakti göz yaşıyla yapılan dua, binlerle topun yapamadığını yapar, kralları yıkar, kaleleri paralar
İşte Nalıncı Baba o adsız sansız Allah dostlarından biridir
Asıl adı, Muhammed Mimi Efendidir
Bergamalıdır
1592 yılında vefat etti
Cenaze hizmetlerini bizzat padişah gördü ve mübareği evine defnetti
Kabri üzerine bir kubbe, önüne bir çeşme koydurdu
Dahası bir tekke ile yaşattı adını
Türbesi Unkapanı'nda, Cibali tütün fabrikasının arkasında, Haraçzade Camii karşısındadır
Kaynak:
Huzura Doğru
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Tags
:
efendi
,
gidebilirsin
,
muezzin
,
sen
Müezzin Efendi, Sen de Gidebilirsin ile ilgili Benzer Konular
368 Kez Görüntülendi
Çekip Gidebilirsin..Neden Diye Sormam..
Aşk-Sevgi-Evlilik
Tatyos Efendi (Tatyos Efendi Kimdir? - Tatyos Efendi Hakkında)
Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
Hâlet Efendi (Hâlet Efendi Kimdir? - Hâlet Efendi Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ziyai Efendi (Ziyai Efendi Kimdir? - Ziyai Efendi Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Şimdi Gidebilirsin , Bir Cümlelik Yanımdaydın Zaten...
Aşk-Sevgi-Evlilik
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
02:33
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553