Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Kıssalar & Hikayeler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Dini Hikayeler ile ilgili Benzer Konular
824 Kez Görüntülendi

Dini hikayeler arşivi Kıssalar & Hikayeler
İttifak sayfasına sesli dini hikayeler Ogame
dini hikayeler Kıssalar & Hikayeler
Dini Hikayeler sesli slayt Dini Programlar
Büyük Dini Hikâyeler Dini Programlar

Baba, ogul ve karga | Tesettürlüyüm Çünkü...
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 02-04-2008   #1
Profil Bilgileri
Arrow Dini Hikayeler



Dini Hikayeler başlıklı yazı Mumsema Dini Hikayeler Forum Alev


Gencin birisi Kâbe'de hep ,
"Ey dogrularin yardimcisi olan Allahım, ey haramdan sakinanlarin yardimcisi olan Allahım, sana hamdü sena ederim" diye dua eder

Bu durum herkesin dikkatini çeker
Birisi, (Neden hep ayni duayi yapiyorsun, baska bir sey bilmiyor musun?) der
O da anlatir:
7-8 sene önce yine Kâbe'de iken içi altin dolu bir torba buldum Tam 1000 altin vardi Içimden bir ses (Bu altinlarla, sunlari sunlari yaparsin) diyordu Hayir dedim kendi kendime, bu benim degil, baskasinin mali,kullanmam haram olur dedim
Bu sirada birisi, "söyle bir torba bulan var mi?" diye bagiriyordu Çagirdim onu, nasil bir torbaydi, içinde ne vardi diye sordum Torbayi tarif etti ve içinde 1000 altin vardi dedi Al öyleyse torbani diyerek verdim Adam torbayi açip içinden bana 30 altin verdi Pazara gittim Temiz yüzlü genç bir esiri överek satiyorlardi Gencin temizligi dikkatimi çekti Yanlarina gittim, bu köle için ne istiyorsunuz dedim 30 altin dediler Adamdan aldigim 30 altini verip genci satin aldimBir iki yil geçti Genç çok çaliskan, çok edepli idi Onu aldigima çok memnun olmustum Bir gün onunla giderken karsidan iki üç kisi geliyordu
Genç bana dedi ki,Efendim, ben Fas emirinin ogluyum Bu gelenler babamin adamlari Beni buldular Senden beni satin almak isterler Sen iyi bir insansin, onlara 30 bin altindan asagiya satma) dedi
O kisiler yanima geldi, bu esiri bize satar misin dediler Satarim dedim 60 altin verelim dediler Olmaz dedim Iyi ama sen bunu 30 altina almadin mi? Biz sana iki mislini veriyoruz dediler Öyleyse gidin pazardan alin dedim Artira artira 20 bin altina kadar çiktilar 30 binden asagi olmaz dedimÇaresiz kabul ettiler Altinlari erip, genci alip gittiler Ben o 30 bin altinla isyerleri açtim, ticaret yaptim, daha çok zengin oldum
Bir gün bana arkadaslar, "çok zengin bir ailenin iyi bir kizi varBabasi yeni vefat etti Onunla seni evlendirelim" dediler Ben de "olur" dedim Nikah kiyildi Deve yükleri çeyizini getirdiler Çeyiz rasinda bir torba dikkatimi çekti Kiza, "bu nedir" dedim "Içinde 970 altin var, babam Kâbe'de bunu kaybetmis, bulan gence 30 unu vermis Kalanini da bana hediye etti, çeyizine koyarsin dedi"
Demek ki buldugum altinlar benim rizkim imis, vermese idim haram yoldan gelecekti, simdi helal yoldan yine bana geldi Bana yardim edip haramlardan koruyan, nice nimetler ihsan eden yüce Rabbime hamdederim

Acı da olsa, dogruları söyleyiniz (hadis i serif)
Takdirden ötesi yok


Nasipten ötesi yok

 

elifizmir is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 02-04-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Dini Hikayeler




Allah’ın sevgili kullarından biri bir rüya görür; rüyasında kendisine şöyle denir:

“Sabah olunca, karşına ilk çıkanı ye, ikinci çıkanı sakla, üçüncü çıkanın dileğini kabul et, dördüncü geleni üzme, beşinciden de kaç!”
Sabah oldu; dışarı çıktı Yola koyulup gitti Karşısına bir dağ çıktı Bu koca dağı görünce şaşırdı Kendi kendine şöyle dedi: Rabbim bana bunu yememi emretti Sonra şöyle dedi: Rabbim bana gücümün yetmeyeceği bir şeyi emretmez Onu yemeye karar verdi Dağa doğru yürüdü Yaklaştıkça dağ küçüldü Tam yaklaştığı zaman koca dağ bir lokmaya dönüşmüştü Onu tutup yedi, baldan tatlı buldu Allah’a hamdetti, yürüyüp gitti Karşısına altından bir leğen çıktı Şöyle dedi: Rabbim, bunu da saklamamı emretti Bir çukur kazdı, onu gömdü Yürüdü, az gittikten sonra dönüp baktı Leğen toprak yüzüne çıkmıştı Geri döndü, tekrar gömdü Biraz gitti; baktı ki, yine çıkmış bir daha gömdü, yine toprak üstüne çıktı Kendi kendine, “Ben emredileni yaptım” diyerek bırakıp gitti Karşısına bir kuş çıktı Peşinden bir şahin onu kovalıyordu Kuş ona şöyle dedi: “Ey Allah’ın sevgili kulu, beni sakla Bana yardım et” Onu aldı Koynuna sakladı Peşinden şahin geldi; şöyle dedi: “Ey Allah’ın sevgili kulu, ben açım Sabahtan beri de bu kuşun peşindeyim Onu yakalamak istiyorum Kısmetime engel olma Kendi kendine şöyle dedi: “Üçüncünün dileğini yapmam emri verildi, yaptım Dördüncüyü üzmemem mredildi Şimdi ne yapacağım? Bu işe şaştı Sonra bıçak aldı; kendi uyluğundan bir parça et kesti, şahine attı; o da kapıp kaçtı Daha sonra kuşu saldı Bundan sonra, yürüyüp gitti Kokmuş bir leş gördü Onu da bırakıp kaçtı Akşam olunca şu duayı yaptı:
“Ya Rabbi, emrini yerine getirdim Bu işlerin manası ne ise bana bildir
Daha sonra, rüyasında şöyle anlatıldı:
“Birinci görüp yediğin öfkedir Önce koca bir dağ gibi görülür; sabırla öfke yutulursa, baldan tatlı olur İkincisi iyi amelindir Ne kadar saklarsan sakla; yine meydana çıkar Üçüncüsü, sana bırakılan bir emanettir, ona hıyanet etme Dördüncüsü şudur: Bir insanın sana bir dileği ulaşırsa, onu yerine getir; isterse sana lâzım olan bir şey olsun Beşincisi gıybettir İnsanların gıybetini edenlerden kaç Şüphesiz her şeyi bilen Allah’tır

 

elifizmir is offline  
Alt 02-04-2008   #3
Profil Bilgileri
Standart --->: Dini Hikayeler



Bir zamanlar bir yerde Allah'ın bir veli kulu yaşardı Temiz kalpli, ihlaslı, safça bir mü'mindi Her gördüğünü iyiye yorumlar, Allah'a çok tevekkül ederdi Bir kötülük, bir çirkinlik görse iyi tarafından alır, "Bunda bir hikmet vardır" diyerek gönlünü hoş tutardı Her şeyin iyi yönünü görür, gülleri devşirir, dikenlerle hiç ilgilenmezdi Yaratandan ötürü yaratılanı hoş görür, onlara güler yüzle nasihat ederdi



Müslümanların kıskanmasına aldırmaz Onlara karşı yine hüsn-ü zan ederdi Şeytanı ve nefsini tam ve katıksız düşman bilir, Allah'a sığınırdı Nefsinin hücumlarına karşı iman kalesine girer, elden geldiğince ona karşı silahlanırdı

Açıktan küfrünü açıklayanlara, Tevhid'i bulmaları için dua ederdi Hayatı nurlu, gönlü sürûrlu has bir kuldu Kur'an-ı sıkça okur, ayetleri anlamaya çalışırdı
O gün yine nafile oruca niyetlenmişti Dûha namazını biraz erkence kılmış, şehrin dışına doğru yürüyüşe çıkmıştı Çevre duvarlarının dışına ağaç gölgelerinin sarktığı eski mezarlığa doğru yürüdü


Kabristana girdi Fatiha ve ihlası okudu Bunu da, ebedi ikamegâhlarında yatanların ruhlarına hediye eyledi

Koyu gölgeli bir ağacın altına oturup alnında biriken terleri mendiliyle sildi Derin bir tefekküre daldı Mezardakilerin hallerini düşünüp, onlar için kaygılandı Yüreğine ılık bir şeyler aktı, gözleri yaşardı
Sevgili Peygamberimiz kabir konusunda ne buyurmuştu? "Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur"
Şimdi burada yatanlar acaba hangisinde?
Acaba bunlar dünya hayatında neler yaptılar? Nasıl inandılar, nasıl yaşadılar? Şimdi cennet bahçesinde zevk mi ediyorlar, yoksa cehennem çukurunda azap mı çekiyorlar? Bir meraktır kapladı içini
Bu eski mezarlıkta kimler yatıyor? Zengiler, fakirler, iyiler, kötüler, zalimler, günahkârlar
Sonra yaşadığı zamanı düşündü Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışanları, mazlumlara eziyet eden zalimleri, vatan, millet, bayrak diye halkı uyutanları, bankalarındaki hesaplarını kabartabilmek için herşeyi mübah sayanları düşündü
Bir lokma için çöplük karıştıranları, televizyonda gördüğü sanatçı(!)lara ilah muamelesi yapanları, sırf okumak için gittikleri okula; senin giyinişin, kılık-kıyafet yönetmeliğine aykırı diye umudunu o okula bağlamış kızları okula almayan zihniyeti, dininin gereği giyindiği için okuluna alınmayan kızları, alkolün ve uyuşturucunun batağına düşmüş gençleri, ekranlarından fuhuştan başka birşeyin gösterilmediği televizyonların yöneticilerini düşündü Allah'ım aklıma mukayyet ol! Sen ki duaları kabul edersin Bizleri Rasulullah'ın (sav) sancağı altında toplananlardan eyle!
Senin dininin gereklerini yerine getirmeyenler, bu hayatın sonunda hesap yok zannediyorlar Oysa Üstad Necip Fazıl Kısakürek bir şiirinde:
"Bu hayatın sonunda hesap yok mu zannettin sen?
Lokantanın garsonu bile; 'hesap lütfen' diyor


Sen nasıl olur da; bizlere herşeyi bahşeden, sen

Hesap sormazsın?

İlahî onları affet, onlara hidayeti nasip et"
Ya Rabbi! Çok sürmeden beni de buraya getirecekler Benim halim ne olacak? Her nefis ölümü tadacaktır "Ölümün acısı üç yüz kılıç yarasından fazladır" buyurulmuş Ben nasıl dayanacağım?
Şeytan son anda bana musallat olursa ben ne yaparım? O zaman halim nice olur Kabir hayatı, sonra diriliş, hesap-kitap, mizan-terazi, sırat, cennet, cehennem
Gelen iki meleğe nasıl hesap vereceğim? Onların sorularına cevap verebilecek miyim?
Bu düşünceler içindeyken uyku bastırdı Başını yaşlı ağacın gövdesine dayadı Dualar mırıldanırken gözü dallara, yapraklara kaydı Sanki o yapraklarda ölmüş insanların isimleri vardı Onları okumaya çalıştı Uyku iyice bastırdı Gözleri kapandı Derin bir uykuya daldı
Rüyasında mezardakileri gördü Güyâ kendisi de ölmüş, orada bulunan kabir arkadaşları hâl diliyle kendisine bir şeyler anlatıyorlardı Geriye dönüşü olmayan dünya hayatlarını, çaresizliklerini, nasıl aldandıklarını, halen hayatta olanlara nasıl gıpta ettiklerini, kendilerine fırsat verilse ve dünyaya dönseler sırf Allah'ın (cc) rızası için nasıl yaşacaklarını, hepsini, hepsini
Sonra kabrin içinde en çok feryatların, iniltilerin geldiği kabrin sahibine sordu:
- Arkadaş halin nedir? Neden en çok azap sana çektiriliyor?
Kabirdeki şöyle cevap verdi:
- Ah! Aman Halimi hiç sorma Ben dünya hayatında Allah'a (cc) şirk koştum Her günah affolunur, benim günahım affolunmaz
- Anladım
Sonra ana-babasına karşı gelenlerin, katillerin, intihar edenlerin, zulüm yapanların, zina yapanların, içki içenlerin, faiz yiyenlerin, kumar oynayanların, iftira atanların, riyakârların, münafıkların, rüşvet yiyenlerin, yetim malı yiyenlerin, sihirle uğraşanların, avret yerini açanların, karşı cinse benzeyenlerin, ilmiyle âmil olmayan alimlerin, hatta sattığı süte su karıştıranların hayatını dinledi Çektikleri azaba tanık oldu
İçi sıkıldı iyice Çıldıracak gibi oldu Sonra duyduğu kuş sesleriyle, hissettiği ve tarif bile edemediği eşsiz korkularla kendine geldi
- Ya sen ey mevta! Nedir tüm bu güzelliğin sebebi? Seni görünce içim açıldı, gönlüm rahatladı Senin yerinde olması ne kadar isterdim Belli ki cennete namzetsin Seni bu makama çıkaran nedir? dedi
- İmandır kardeş, iman
- Nasıl yani? s
- Ben dünyadayken "La ilahe illallah Muhammedürresullah" lafzını tam manasıya anladım, layıkıyla iman ettim, ibadet ettim
Allah'ım bu güzelliklerini hepimize nasip et, düşüncesi içinde diğer cennetlikleri; zekat verenleri, oruç tutanları, namaz kılanları Allah'ı (cc) çokca zikredenleri ana-babasına hürmette kusur etmeyen evlatları, iyiliği emredip kötülükten nehyedenleri İffet sahibi insanları, şehidleri, ehl-i takva sahiplerini dinledi Onlara yapılan izzet-i ikramı gördü Onlara gıpta ile baktı
Bizim Allah dostu rüyasında kabir aleminde dolaşırken gelen gürültülerle uyandı O kabristana yeni bir ölü getirilmişti Kalabalık bir cemaat vardı Ölüyü kabre koydular Üzerini toprakla örttüler Yasin, tekasür, ihlas, fatiha surelerini okuyup dua ettiler Ellerini yüzlerine sürüp kabristandan ayrıldılar Kabrin başında ölenin oğlu, kardeşi, bir de imam kaldı İmam ayağa kalkıp:
- Ey Ahmet oğlu Hasan! diye üç kere bağırdı
Dünya üzerinde bulunduğun inancı hatırla O da şudur: "Allah'tan (cc) başka ilah olmadığına, Muhammedin (sav), Allah'ın (cc) Rasulü olduğuna, senin Rab olarak Allah'a (cc) Din olarak İslam'a, Peygamber olarak Hz Muhammed'e (sav) razı olduğuna dair şahitliğindir" dedi
Artık imamın ve yanındakilerin işi bitmişti Son kez kabre bakıp çıkışa doğru yürümeye başladılar
Kendisini halen rüyada zannediyordu ki; karşıdan gelen imam:
- Hey! Mübarek kalk ne yatıyorsun? sözleriyle irkildi ve birden ayağa fırladı
- Sen kimsin? Ben nerdeyim? Öldüm mü? dedi
İmam tebessüm ederek:
- Korkma, dünyadasın Güneşin altında mezarlıkta uyumuşsun Az önce bir kardeşimizi ahirete uğurladık Uyuyacağına cenaze namazına iştirak etseydin, daha iyi olurdu dedi
- Çok derin uykudaydım hocaefendi Öyle rüyalar gördüm ki Bende, ölmüş gibiydim
- Hayırdır inşaallah Nasıl olsa öleceğiz Şimdi önce bir abdest al açılırsın Sonra öğlen namazının vakti çıkmadan namazını kıl
İmam ve yanındakiler kabristandan ayrıldılar O ise halen gördüğü rüyanın etkisi altındaydı Elinin tersiyle alnının terini sildi Rüyasında bile cehenneme tahammül edememişken nasıl olur da yaşadığı hayatı cennete gidebilmek için harcamazdı
İlahi! Bizi af ve mağfiret eyle Rahmeti ve mağfiretini üzerimizden eksik etme
Bizlerin canını Senin yolundayken al Yoksa biz sorgu meleklerine nasıl hesap verir, kabir azabına ve cehenneme nasıl dayanırız?
İlahi! Affet

 

elifizmir is offline  
Alt 02-04-2008   #4
Profil Bilgileri
Standart --->: Dini Hikayeler



Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal tıraşı olmak için berbere gitti Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar Değişik konular üzerinde konuştular
Birden Allah ile ilgili konu açıldı
Berber: " Bak adamım, ben senin söylediğin gibi
Allah'ın varlığına inanmıyorum"
Adam: " Peki neden böyle diyorsun?"
Berber: " Bunu açıklamak çok kolay Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın Lütfen bana
söyler misin, eğer Allah var olsaydı, bu kadar çok sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu,
terk edilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimse acı çektirmez, birbirini üzmezdi Allah olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum"
Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği için cevap vermedi Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı Tam o anda caddede uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü Adam bu kadar dağınık göründüğüne göre belli ki tıraş
olmayalı uzun süre geçmişti Adam berberin dükkanına geri döndü
Adam: " Biliyor musun ne var, bence berber diye bir şey yok"
Berber: " Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim" Adam: " Hayır, yok çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı"
Berber: " Himmm Berber diye bir şey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?"
Adam: " Kesinlikle doğru! Püf noktası bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, bu gitmeyenlerin tercihi Işte dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni

 

elifizmir is offline  
Alt 02-04-2008   #5
Profil Bilgileri
Standart --->: Dini Hikayeler



Bir Batı ülkesinde, birkaç Anadolulu genç, doktora çalışması yapıyorlardı Bir Asya ülkesinden gelmiş ve köken itibarıyla pagan bir toplumun fertleri olan üç arkadaş da aynı üniversitede doktora çalışması yapmakta idiler


Ama bunlar felsefe okuyup ilmî ve fennî araştırmaların içine girince kendi pagan anlayışlarını tamamen bırakmışlardı Müslüman öğrencilerle tanışınca da merakla durmadan dinî sorular soruyorlardı Bizimkiler dinî bir okulda okumamışlardı; ama Külliyât'ı iyi mütâlaa etmişlerdi İnkârcı felsefeden gelen bütün itirazların cevabını Kur'an-ı Kerim'in bu tefsirinde bulmuşlardı Bu sebeple arkadaşlarının yaratılışla ilgili sorularının cevabı için 23 Lem'a olan Tabiat Risalesi'ne müracaat etmişlerdi Orada yaratılış ile ilgili dört ihtimal ve yol gösteriliyor Bunlardan önce sebeplerin üzerinde duruluyor Temsillerle mesele akla yaklaştırılıyor ve bu akılsız, şuursuz sebeplerin asla yaratıcı olamayacakları gösteriliyordu Sonra da eşyanın kendi kendine bu düzeni kuramayacağı ve canlıları asla meydana getiremeyeceği izah ediliyordu Üçüncü ihtimal olarak tabiat konusu ele alınıyor, onun da bu hârika nizamı ve canlıları yaratamayacağı anlatılıyordu Böylece ilim, kudret ve hikmet sahibi ezelî ve ebedi bir Zat'ın yani Allah'ın her şeyi yarattığı gerçeği kendiliğinden ortaya çıkıyordu Öldükten sonra dirilme meselesi ise Onuncu Söz olan Haşir Risalesi'nde yine aklî ve mantıkî delillerle anlatılıyordu Meleklerin varlığı hakkında Yirmi Dokuzuncu Söz, ilmî delillerle meseleyi akla ve mantığa yaklaştıran temsillerle gerçekleri güzel bir şekilde ortaya koyuyordu
Bunlar üzerinde sohbetler devam ederken bir tanesi Müslüman olmaya karar verdi Memleketine gidince de annesine artık Müslüman olduğunu söyledi Bir yanlış tepki beklerken onun yumuşak bir tavırla "Bak sana bir şey anlatayım" dediğine şahit oldu ve kulağını ona verdi Şöyle diyordu:
"Oğlum uzun zaman benim çocuğum olmamıştı Pek çok doktora başvurduk bir netice alamadık Bu sefer kendi tapınaklarımızda dualar ettim, olmadı Ümidimi artık kesmiştim Bizim fakir bir Müslüman komşumuz vardı O kadına gittim Derdimi anlattım, üzüntümü belirttim Bana 'Sen hiç Müslümanların mescitlerine gittin mi?' diye sordu Ben de 'Hayır' deyince, 'Sen evine git baştan aşağıya iyice bir yıkan da gel' dedi Ben de dediğini yaptım Beni alıp bir mescide götürdü 'Ben namaz kılacağım, sen de benim yaptıklarımı yap Sonra Allah'a dua ederiz' dedi Namaz kıldıktan sonra beraber Allah'a dua ettik Bir sene sonra sen doğdun İlk konuştuğun kelime de 'Allah' sözü oldu Ben 'Oğlum, anne, de!' diyordum Ama sen hep 'Allah' diyordun Tabii sonraları unuttun Ama şimdi Müslüman olduğunu söylüyorsun Sen zaten doğduğunda Müslüman imişsin ki, ilk sözün Allah olmuş" Bir müddet sonra ikinci arkadaşları da İslamiyet'i kabul etti Üçüncü arkadaşları "Belki kabirde Müslüman olurum!" diyordu Ama Müslüman arkadaşlarının cana yakın samimi davranışlarına hayran olup arkadaşlarına katıldı Sonra da gözyaşlarıyla "Ne büyük bir nimet ve lütuf içinde bulunuyorum, yeni fark ediyorum!" dedi

 

elifizmir is offline  
Alt 02-04-2008   #6
Profil Bilgileri
Standart --->: Dini Hikayeler



Genç bir delikanlı senelerce yurt dışında okuduktan sonra vatanına ateist olarak geri döner Üç sorusuna hiç kimse cevap veremediğinden dolayı canı gayet sıkıntılıdır Ebeveyni oğullarına yardım etmek niyetiyle büyük ilim sahibi olan köyün hocasına götürürler Hoca ve delikanlının arasında geçen dialog şöyle devam eder


Delikanlı: Kimsin sen? Sorularıma cevap verebilecek misin?
Hoca: Allah'ın bir kuluyum ve Onun izniyle sorularına cevap verebileceğim
Delikanlı: Emin misin? Proferserler bile cevap veremedi bana
Hoca: Allah'ın izniyle cevap vermeye çalışırım

Delikanlı: 3 sorum var
1 Allah yaşıyor mu? öyle ise, şeklini bana göster
2 Takdir (kader) nedir?
3 Eğer şeytan ateşten yaratıldıysa neden cehenneme yollanıyor, cehennemde ateş dolu değil mi? Ateş ateşi nasıl yaksın Tanrı bunu düşünemedi mi?

Bu arada, aniden bizim hocamız delikanlının başı üzerinde bir saksı kırar

Delikanlı canı yana yana sorar; Neden sinirlendin ki?
Hoca: Sinirlenmedim Bu benim üç soruna bir cevabım der
Delikanlı: Hiç birşey anlamadım
Hoca: Nasıl hissetin kendini saksıyı başında kırınca
Delikanlı: Tabii ki, fena bir acı hissettim
Hoca: Yani, acının varlığına inanıyor musun?
Delikanlı:Evet
Hoca: Bana bu acının şeklini göster ozaman!
Delikanlı:Gösteremem
Hoca: Bu benim ilk cevabım Herkes Allah'ın varlığını hisseder ama Allah'ı göremez

Hoca: Dün gece rüyanda benim başında saksı kırdığımı gördün mü?
Delikanlı:Hayır
Hoca: Bugün böyle birşey ilekarşılaşacağını hiç düşündün mü? aklından geçti mi?
Delikanlı:Hayır
Hoca: Bu işte takdir dir (kader)

Hoca: Biz neyden yaratıldık?topraktan yaratılmış değil miyiz?
Delikanlı: Evet böyle denir
Hoca: E o zaman ? Saksıda topraktan yapılmadı mı? Allah isterse ateşten yaratılan şeytanı ateşin içinde cezalandıramaz mı?

 

elifizmir is offline  
Alt 02-04-2008   #7
Profil Bilgileri
Standart --->: Dini Hikayeler



İlk zamanlarda lanetlik şeytan insanlar arasında öz çehresiyle serbestçe dolaşabiliyordu

Bir gün gerçek mü'minlerden biri yanına yaklaşarak şeytanı denemek istedi Mü'min, "Ey Şeytan, ben seni çok seviyorum Aynı senin gibi olmak için ne yapmak gerek? Bana söyler misin?" diye söze girişti Lanetlik şeytan bir av yakaladığından emin söze başladı Önce, "Hayret!" dedi "Bugüne kadar benim gibi olmak isteyen bir kişiyle karşılaşmamıştım Sen nasıl istiyorsun bunu? Ne mutlu sana! Seni candan tebrik ederim"

Sonra da kendisi gibi olabilmenin yolunu şöyle gösterdi:

"İlk işin namazı terk etmek olacak Sonra da eğriye, doğruya boyuna yemin edeceksin"

Bütün bunları can kulağıyla dinlemiş görünen mü'min ortaya atılarak, "Ey Şeytan!" dedi "Ben 'a namazımı terk etmeyeceğim, asla dilimi yemine alıştırmayacağım diye erkek sözü verdim Sözümden beni kimse caydıramaz"

Birden oltaya düşürülerek kandırma ve avlama usulleri meydana çıkarılmak istendiğini anlayan Şeytan başına kaynamış su dökülmüş gibi şaşırıp kaldı Bunun üzerine lanetlik şeytan:

"Şimdiye kadar senden başka kimse beni tuzağa düşürüp de insanları nasıl kandırıp avladığımın usullerini öğrenememiştir Fakat bundan böyle öz çehremle insanlar arasında dolaşmıyacağım ve hiç kimseye de kandırma metodlarını (usulllerini) açık etmeyeceğim" diye and içti

 

elifizmir is offline  
Alt 02-04-2008   #8
Profil Bilgileri
Standart --->: Dini Hikayeler



Hazreti Ömer,Medine’ye birkaç mil mesafede bir yere gidiyor Uzaklarda,hüngür hüngür ağlayan üç çocukla çevrili bir kadın görüyor Kadın,bir tencereyi karıştırmakta, bir şeyler pişirmektedir İnsanlar hakkındaki “Büyük” tabirinden daha büyük Hazreti Ömer,kadına çocukların niçin ağladığını soruyor Çünkü anaları,onlara iki günden beri yemek verememiştir; çaresi kalmayınca da tencereye su koyarak un kaynatıyormuş gibi taklit yapmaktan ve böylece çocukları oyalamaktan gayri elinden bir şey gelmez olmuştur Hazreti Ömer,hemen Medine’ye gidiyor;taşıyabileceği kadar un,yağ,hurma alarak sırtına vuruyor ve aynı yere dönüyor Halifeyi arkasından takip eden kölesi yalvarıyor:

-Müsaade et de ben taşıyayım

-Hayır! Kıyamet günü benim yüküme ortak olacak değilsin!

Hazreti Ömer,kadının yanına geliyor Gıdaları teslim ediyor Kadının neşe ve saadetten uçuşunu mahzun gözlerle seyrediyor Ateşin yakılmasını bizzat üzerine alıyor Yemek bittikten ve çocuklar,artık gözleri kuru,oynamaya başladıktan sonra,anaları ellerini açıp ta gönlün içinden şu çığlığı koparıyor:

-Allah sana mükafatını versin! Ömer’in oturduğu makama sen layıksın,o değil!

Ve Hazreti Ömer,Ömer’in kendisi olduğunu söylemeden,inci gibi gözyaşlarıyla süslü gözler ve gözlerinde gölge gölge düşüncelerle Medine’ye dönüyor

 

elifizmir is offline  
Alt 02-04-2008   #9
Profil Bilgileri
Standart --->: Dini Hikayeler



Fakir bir genç adam geceleyin kulübesinde uyurken, uyku ile uyanıklık arasında odasının ışıkla dolduğunu görür Gaipten gelen bir ses ona şöyle der: “Bundan böyle Allah için çalışacak ve kulübenin önündeki büyük kayayı bütün gücünle iteceksin!”
Bunun Allah’tan gelen bir emir olduğuna inanan adam, ertesi sabah kayayı itmeye başlar Daha ertesi gün ve izleyen haftalar güneşin doğuşundan batışına kadar taşı itip durur Aylar süren uğraşı sırasında kaya yerinden bile kımıldamaz Adam gece kulübesine yorgun-argın dönerken, gününün boşa geçtiğini düşünüyordur artık
Onun şevkinin kırıldığını hisseden şeytan kalbine vesveseler vermeye başlar: “Ne kadar zamandır bu kayayı itip duruyorsun, bir milim bile kımıldamadı Kendine bunun için niye yazık ediyorsun? Onu yerinden oynatman zaten mümkün değil, vs
Böylece, gence görevi yerine getirmesinin imkânsız olduğunu, dolayısıyla başarısızlığa uğradığı duygusunu aşılamaya çalışır
Bu tür düşünceler onun şevkini daha da kırar ve ümidini gitgide yitirir “Doğru ya, kendimi bu iş için niye paralıyorum ki?” diye kendi kendisine söylenir “Bundan sonra azıcık bir kuvvet harcayacağım Bu da yeter de artar bile Koca kaya yerinden kımıldamayacağına göre” Ve kararını duâsında Allah’a bildirir “Allah’ım, uzun zamandır durmadan dinlenmeden Senin dediğin gibi hareket ettim Bütün gücümle istediğin şeyi yaptım Her gün yoruluyorum, ama kayayı bir milim bile kımıldatamıyorum Neden böyle? Neden başaramıyorum?”
Gaipten bir ses şefkatle cevap verir: “Ey kulum, uzun zaman önce sana emrime uymanı istediğimde kabul etmiştin Sana görevinin kayayı bütün gücünle itmek olduğunu söylemiştim ve sen de yapmıştın Ben sana hiçbir zaman onu yerinden oynatmanı beklediğimi söylemedim ki! Senin görevin onu itmekti Şimdi gücünün tükendiğini, başarısızlığa uğradığını söylüyorsun Kendine bir bak bakalım Kolların daha da güçlendi, pazuların büyüdü Sırtın ağırlığa dayanıklı hale geldi Bacakların kalınlaştı ve kuvvetlendi Taşı itmeye başladığından çok daha kuvvetlisin şimdi Evet, kayayı kımıldatamadın Ama senden istenen emre itaat etmen ve onu sadece itmendi Kayayı yerinden oynatacak olan Ben’dim
Hatasını anlayan genç, ertesi gün kendi görevinin kayayı yerinden oynatmak değil, onu var kuvvetiyle itmek olduğunu düşünerek verilen görevi yerine getirir İkinci gün, üçüncü gün derken, kaya birden yerinden kımıldar O zaman kayayı yerinden kımıldatanın kendisi değil Allah olduğunu anlar Biraz daha uğraştığında, kaya biraz daha oynar ve kenara yuvarlanır Altından da kendisine ömür boyu yetecek kadar büyük bir hazine çıkar

 

elifizmir is offline  
Alt 02-04-2008   #10
Profil Bilgileri
Standart --->: Dini Hikayeler



Bir adam atı ve köpeği yolda gidiyorlarmışKocaman bir ağacın yanından geçerlerken üçünü de yıldırım çarpmışAma adam dünyayı terkettiklerini fark etmemişVe yanında 2 hayvanıyla devam etmiş yolunaYolları oldukça uzunmuşYokuş yukarı gidiyorlarmışGüneş yakıcıymış ter içinde kalmışlar,susamışlarBir dönemecin ardında harika bir mermer kapı görmüşler;Ortasında bir çeşme bulunan altın döşeli bir meydana açılıyormuş,çeşmeden berrak su akıyormuşYolcu kapıdaki bekçiye dönmüş
-İyi günler
-İyi günler, diye yanıt vermiş bekçi
-Burası harika bir yer,adı ne ?
-Bursı cennet
-Ne iyi cennete geldik çünkü çok susadık
-İçeri girip dilediğiniz kadar su içebilirsinizDemiş bekçi ve eliyle çeşmeyi göstermiş
-Atımla köpeğimde susadılar
-Kusura bakmayın burya havyanlar giremez demiş bekçi
Yolcu çok üzülmüş,çok susamış ama suyu tek başına içmek istemiyormuşBekçiye teşekkür edip yoluna devam etmişEpeyce bir süre yamaç gittikten sonra eski görünümlü kapıya varmışlar ,kapı 2 yanı ağaçlıklı toprak bir yola açılıyormuşAğaçlardan birinin altında,şapkasını alnına indirmiş,uyur gibi yatan bir adam varmış
-İyi günler demiş yolcu
Adam başını sallamış
Atım köpeğim ve ben çok susadık
-Şurada taşların arasında bi pınar var diyen adam eliyle orayı işaret etmiş
-İstediğiniz kadar su içebilirsiniz
Yolcu atı ve köpeğiyle susuzluklarını gidermişler
Yolcu bekçiye teşekkür etmiş
-İstediğiniz zaman yine gelebilirsiniz demişbekçi
-Buranın adı ne ?
-Cennet
-Cenet mi? Ama mermer kapıdaki bekçi bana orasının cennet olduğunu söyledi
-Orası cennet değil cehennemdi
Yolcunun aklı karışmışSizin adınızı kullanmalarına neden izin veriyorsunuz ?Yanlış bilgi vermeleri karışıklığa neden olur
-Hiç de değil Aslında onlar bize büyük bir iyilikte bulunuyorlarEn iyi dostlarına sırt çevirenlerin hepsi orda kalıyor çünkü

 

elifizmir is offline  
Cevapla
Tags: dini, hikayeler


Dini Hikayeler ile ilgili Benzer Konular
824 Kez Görüntülendi

Dini hikayeler arşivi Kıssalar & Hikayeler
İttifak sayfasına sesli dini hikayeler Ogame
dini hikayeler Kıssalar & Hikayeler
Dini Hikayeler sesli slayt Dini Programlar
Büyük Dini Hikâyeler Dini Programlar


Saat 21:15.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545