FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Kıssalar & Hikayeler
Adın Ömer İse
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Adın Ömer İse ile ilgili Benzer Konular
81 Kez Görüntülendi
Gazi Ömer Bey (Turhanoğlu Ömer Bey) Camisi (Malkara)
Marmara Bölgesi
Adın Ömer İse !
Kıssalar & Hikayeler
Ağın (Hastek) Kalesi (Ağın)
Doğu Anadolu Bölgesi
senin bi adın yalancı bi adın alçak
Aşk Resimleri
Ömer Hayyam Rubaileri (ömer hayyam'ı hiç böyle görmediniz)
Edebi Türler
Deve ile Fare
|
La Havle Yiyen Eşek
Konu Araçları
03-05-2008
#
1
Profil Bilgileri
FataL
Adın Ömer İse
Adın Ömer İse başlıklı yazı Mumsema Adın Ömer İse Forum Alev
Kaş şehrinde adın Ömer olursa yüz kuruş versen kimse sana lavaş satmaz
Bir dükkana gidip ben Ömer’im kerem edin de bu Ömer’e ekmek satın dedin mi
Dükkancı der ki: yürü öbür dükkana git oradaki bir ekmek buradaki elli ekmekten iyidir
Adam şaşı olmasa başka dükkan yok ki derdi
Onun şaşılığı gitse de nuru, kaşlının gönlüne vursaydı o vakit de Ömer Ali olurdu
Fakat bu dükkancı buradan oradaki ekmekçiye ekmekçi diye bağırır bu Ömer’e ekmek sat
O da Ömer adını duydu mu ekmeği gizler onu başka ve uzak bir dükkana yollar
Arkadaş diye bağırır bu Ömer’e ekmek ver
Yani sesimi duyda sırrımı anla demek ister
O da seni ekmek almak için Ömer geliyor diye oradan başka bir dükkana yollar
Bir dükkanda Ömer’im dedin mi yürü bütün Kaşanı gez, ekmekten mahrumsun
Fakat bir dükkanda Aliyin dedin mi oracıkta ekmeği parasız zahmetsiz alıver
Biri iki gören şaşı bile zevkten mahrum olur
Halbuki sen biri on görüyorsun ey anasını satan Kaşan olan bir yeryüzünde şaşkınlığından Ali olmadınsa Ömer gibi gez dolan gayrı
Hadi hayra karşı bu yıkık manastırda şaşıya yeniden yeniye göçler vardır
Fakat hakkı tanıyan gören iki göze sahip olursan iki alemde dostla dolu görürsün
Bu korku ve ümitle dolu Kaşan la oradan oraya yollanmadan kurtulursun
Bu ırmakta konca yahut ağaç gördün mesela her ırmakta olduğu gibi onu hayal sanma buna kışların aksi doğrudur ve Allah bunlardan sana meyve satar
Göz bu su yüzünden şaşkınlıktan azat olur
Oradaki akisleri görür sepeti meyvelerle dolar
Şu halde hakikatte bu su değildir bağdır
Artık sende Belkıs gibi happeleri görüp soyunmaya kalkışma
Eşeklerin sırtında çeşit, çeşit yükler var kendine gel, bu eşekleri bir sopayla sürme
Eşeğin birindeki yük Laal ve mücevherdir öbüründeki yük taş ve mermer
Her ırmağı da bir sanma
Bu ırmakta ay gör ayın aksi deme
Bu hayvanların içtiği su değil Hızırın içtiği Abıhayat
Onda ne görünürse doğrudur
Bu ırmağın dibinde görünen ay ben ayım, ayın aksi değilim
Seninle konuşan seninle yol arkadaşlığı benim der
Bu suyun üstünde ne varsa diler onlara el at diler suyun içine vuran akislerine
Bu suyu başka sulara kıyas etme bu ay yüzlünün ışığına ay de
Bu sözün sonu gelmez o garip muhtesibin derdi ile dertlendi bir hayli ağladı
O adamın borç alışı halka yayıldı
Kethüda onun derdi ile dertlendi
Borcunu para toplayıp vermek üzere şehirde dolaşmaya her yerde hararetli ,hararetli o adamın halini anlatmaya başladı fakat bu dilencilikle o para dileyen adamcağızın eline ancak yüz altın girdi
Gelip adama hali anlattı
Adam Kethüdanın iki eline yapışıp kalktı, onun delaletiyle o şaşılacak derecede ihsan sahibi olan Muhtesibin mezarına gitti
Dedi ki: bir kula Allah muvaffakiyet verir de kutlu bir adama konuk olursa ev sahibi onun yoluna bütün malını mülkünü kor mevkiini bile onun mevkiine feda eder
Artık ona şükretmek Allahya şükretmekten ibarettir
Çünkü Allah o ihsan sahibine ihsana eş etmiştir
Buna şükretmemek Allahya şükretmemektir
Onun hakkı şüphe yok ki Allah hakkı demektir
Nimet ve ihsanlarına karşılık Allahya şükret fakat ihsan edene de şükret onu da an
Ananın merhameti Allahdandır ama ona kulluk etmek, hizmette bulunmak da hem farzdır, hem de yerinde bir iş
Allah işte bu yüzden “ Muhammed’e salavat getirin” dedi
Çünkü Muhammed, inananların dönüp başvurdukları zattır
Allah kıyamette kula “ Ne getirdin, sana verdiğim nimetlere karşılık ne yaptın?” der
Kul der ki: yarabbi sana can ve gönülden şükrettim
Çünkü o rızık ve ekmek, asıl bakımından sendendi
Allah der ki: hayır, sana ihsan edene şükretmediğin için bana da şükretmedin
Bir kerem sahibine zulmettin, sitemde bulundun
Halbuki onun yüzünden benim nimetlerime nail olmadın mı? Hasılı o garip de velinimetinin mezarına gelince ağlayıp inlemeye koyuldu
Dedi ki: ey her yoksulun dayandığı güvendiği zat
Ey himmeti umulan ey yolda kalanların imdadına erişen!
Ey rızıklarımız için gam yiyen bizi hatırlayan ey ihsanı, lütfu, Allah rızkı gibi umumi olan! Ey yoksullara aşiret ve ana baba olan ey onlara geçinmek harcanmak ve borçlarını vermek için ana baba gibi yardım eden! Ey deniz gibi yakınlarına inci uzaklarına yağmur hediye eden!
Ey güneş sırtımız senin hararetinle ısınmıştı
Her köşkün parlaklığı sendendi, her yıkık yerin definesi sendin
Kaşının çatıldığını kimsecikler görmemişti ey mikail gibi rızık ve azık veren ey gönlü gayb deniziyle birleşmiş, ey ihsanı Kaf dağında gayp Anka’sı kesilmiş zat! İhsan ederken malımdan ne gitti acaba diye aklına bir şeycikler gelmezdi
Himmetinin yüce tavanı bir kere olsun yarılmadı senin
Her ay her yıl ben de benim gibi yüzlerce kişi de senin soyun sopun olmuştu adeta
Paramız, soyumuz, varımız yoğumuz adımız sanımız bahtımız devletimiz bizim geçimimiz, bizim verile gelen rızkımız öldü
Sen mecliste de ihsan ve keremde de bir kişiydin ama bine bedeldin
İhsan esnasında yüzlerce Hatem’din adeta
Hatem cansız şeyi ölü gönüllü adama verir sayılı birkaç ceviz ihsan ederdi
Sense her solukta öyle bir hayat bağışlamadasın ki onun güzelliğini anlatmaya ömür yetmez
Sen ebedi bir hayat tükenmez ve sayılmaz altınlar bağışlarsın
Ey gökyüzünün civarına secde ettiği zat bir huyuna bile mirasçı yok senin
Lütfun halka çobanlık etmede gam kurtundan korumada Allah Kelim’i gibi, merhametli bir çoban hem de
Allah Kelim’i çobanlık ederken sürüden bir koyun kaçmıştı
Musa peşine düştü koşmaya başladı çarıklarını çıkardı ayaklarının altı şişti kabardı
Akşama kadar onu aradı
Koyun da gözünden kayboldu
Fakat nihayet koyun yorulup kaldı, Allah Kelim’i de onu yakaladı
Merhametle arkasını, başını okşamaya anası gibi onu sevmeye koyuldu
Bir parçacık bile öfkelenmedi, kızmadı
Yalnız sevdi acıdı gözünden yaşlar döküldü
Dedi ki
Tutalım bana acımadın kendi kendine neden zulmettin? Allah o anda meleklere dedi ki
Peygamberliğe Musa yaraşır
Mustafa buyurmuştur ki
Her peygamber, gençliğinde yahut çocukluğunda mutlaka çobanlık etmiştir
Çobanlık etmeden o sınavı geçirmeden Allah ona alem başbuğluğunu vermez
Birisi sen de ettin mi? Diye sordu
Dedi ki
Ben de bir müddet çobanlık ettim
Vekarları sabırları meydana çıksın diye Allah onları peygamber yapmadan çoban yapmıştır
Her buyruk sahibinin de insanlara çobanlık ederken Allah buyruğunu gözetmesi gerektir
Kendisi sürüsünü güderken Musa gibi halim olması, akıl ve tedbirle bu işi görmesi lazımdır
Böyle harekette bulunursa Allah ona ayın üstünde, yücelikler aleminde bir ruhani çobanlık verir
Nitekim peygamberleri de bu çobanlıktan kurtarmış, onlara temiz kulların çobanlığını vermiştir
Sen bu çobanlıkta öyle doğru hareket ettin ki sana bir ayıp bulan kör olur
Biliyorum Allah mükafat olarak sana o alemde de ebedi bir başbuğluk verir
Ben de deniz gibi cömert eline senin lütfuna ihsanına güvenerek hiç yoktan tam dokuz bin altın borç ettim
Neredesin sen ki lütfunla bu tortu saf bir hale gelsin
Neredesin ki yeşillik gibi gülesin de onu da al
Onun on mislini de al diyesin
Neredesin ki beni güldüresin, efendiler gibi lütufta bulunasın, ihsan edesin
Neredesin ki beni hazine götüresin da borçtan da emin edesin, yoksulluktan da
Ben yeter dedikçe, sen ihsanını fazlalaştırasın da bunu da hatırım için al diyesin
Bir alem nasıl olurda toprak altına sığar? Bir gökyüzü nasıl olur da yere girer?
Haşa Allah hakkı için sen, diriyken de bu alemden dışarıda değilsin, şimdi de
Gayb havasında bir kuş uçar ama gölgesi yere vurur
Beden, gönlün gölgesinin,gölgesinin gölgesidir
Nereden beden gönül mertebesine erişecek? Adam uyur, ruhu, güneş gibi gökyüzünde parlar
Bedense yorgan altındadır
Can, boşluklarda astar gibi gizlidir, bedense yorganın altında döner durur
Ruh, “Rabbimin emrindedir” gizlidir
Onun için nasıl bir örnek versem anlatmaya imkan yoktur
Acaba o şekerler saçan dudak nerede? O güzel cevapların, o sırların hani? O şeker çiğneyen akik dudaklar, o müşküllerimizdeki kilitlerin anahtarı ne oldu? Nerede o zülfikar gibi sözler, nerede o akılları kararsız bir hale getiren laflar?
Yuvasını arayan kumru gibi niceye bir “ Kü- Kü nerede, nerede” deyip duracaksın? Nerede? Rahmet sıfatlarının bulunduğu yerde Kudretten arılıktan akıldan ve anlayıştan ibaret olan alemde? Nerede olacak? Aslanın daima ormanda oluşu gibi o da gönlüyle düşüncesinin daima bulunduğu alemde
Nerede olacak Kadının erkeğin dert ve mihnet zamanı ümit bağladığı cihanda
Nerede olacak? İnsan hastalanınca sıhhat ümidiyle göz diktiği yerde
Bir kötülüğü gidermek için yalvardığın bir harmanı savurmak bir gemiyi sürmek için rüzgar beklediğin alemde
Gönlün işaret ettiği dilin “ Ey o” diye dile getirdiği yerde
Nereden, nerede diye aramaya lüzum yok, Allahyla iste, keşke ben de çulhalar gibi hep mekik deyip dursam bu sırrı bilen aklı dileseydim
Aklımız doğuyu da görür batıyı da
Akıldan ruhlara yüzlerce çeşit şimşekler çakar
O, köpüklü bir denizle beraber kabardı, kıyıyı kapladı
Sonra denizle beraber çekildi
Kıyıyı kaplayışı geçti, çekilişi kaldı! Dokuz bin altın borcum var
elimden tutanım yok
Elimde yalnız bütün şehirden toplanmış yüz altın var, işte bu kadar! Allah, seni çekti aldı
Ben bu kargaşalıklar içinde kaldım
Ey toprağı bile güzel zat, ümitsiz bir halde gidiyorum
Seni hasretinle iştiyakınla dolu olan kuluna bir himmet et ey yüzü de eli de himmeti de kutlu zat! Kaynağın, ırmakların başına geldim, fakat orada su yerine kan buldum
Gök, o gök, fakat ay ışığı o ay ışığı değil
Irmak o ırmak, fakat su o su değil! İhsan sahipleri var ama o tertemiz ihsan sahibi nerede? Yıldızlar var ama hani o güneş?
Ey saygı değer zat, en Allah’ya gittin, bari ben de Allahya gideyim
Bütün devirlerde gelip geçenlerin toplandıkları yer, bayrağın dibidir, orası ne güzel bir topluluk yeridir
Allah “ Her şey tapımızda toplanır” der
Allah topluluk yeridir
Resimler ister haberdar olsunlar, ister olmasınlar, hepsi de ressamın elinde toplanır
O nişansız Allah anbean onların düşünce sahifesinde bir şeyler yazar, yazdıklarından bir kısmını siler durur
İnsanı kızdırır, hoşnutluğu giderir, nekesliği getirir, cömertliği giderir
Aklım fikrim, zihnim yarım lahza bile bu yazıyı bozmadan hali değil
Testici testi ile uğraşıp durdukça testi hiç kendiliğinden genişleyebilir, büyür mü? Tahta dülgerin elindedir
Yoksa nasıl olur da kesilir, yahut başka bir tahtayla birleşir? Kumaş, bir terzinin elinde olmadıkça kendiliğinden nasıl dikilir yahut biçilir? Su kabı, ey akıllı adam sakanın elindedir
Öyle olmasa kendi kendine nasıl dolar, boşalır? Sen de her an dolmada boşalmadasın
Bil ki onun sanat elindesin
Gökyüzündeki bu bağ kalktı mı sanatın sanatkarın elinde halden hale girmekte olduğunu anlarsın
Gözün varsa kendi gözünle bir bak
Hiçbir şeyden haberi olmayan bir ahmağın gözüyle bakma
Kulağın varsa kendi kulağınla dinle duy
Neden sersemlerin kulağına kapılıyorsun? Taklide uymaksızın bakmayı adet edin, kendi aklını koru, onu düşün sen
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
adin
,
ise
,
omer
Adın Ömer İse ile ilgili Benzer Konular
81 Kez Görüntülendi
Gazi Ömer Bey (Turhanoğlu Ömer Bey) Camisi (Malkara)
Marmara Bölgesi
Adın Ömer İse !
Kıssalar & Hikayeler
Ağın (Hastek) Kalesi (Ağın)
Doğu Anadolu Bölgesi
senin bi adın yalancı bi adın alçak
Aşk Resimleri
Ömer Hayyam Rubaileri (ömer hayyam'ı hiç böyle görmediniz)
Edebi Türler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
06:53
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545