Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Kıssalar & Hikayeler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et
Alt 03-05-2008   #1
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart Bedeli Çanakkale'de Ödenecektir



Üç aylık bir tâlimden sonra Mehmed Muzaffer, 'zâbit namzeti' olarak Çanakkale'de idi (Mart 1916) Müttefik İngiliz ve Fransız kuvvetleri, Çanakkale'de uğradıkları mağlûbiyetlerden ve verdikleri yüzelli bin zâyiattan sonra Boğaz'ı aşamayacaklarını anlamışlar, 1915'in son haftasıyla 1916'nın ilk haftasında bütün hatları tahliye edip, çıkıp gitmişlerdi

Muzaffer, Çanakkale'ye vardığında harp durmuştu Zaman zaman, İmroz-Bozcaada'da üslenmiş düşman gemileri ve uçakları bombardımanda bulunuyorlarsa da, 1915 Nisan'ından Aralık sonuna kadar sekiz ay süren kanlı bağuşmalara kıyasla bu bombardımanlar 'hiç' mesâbesindeydi Çanakkale'deki birliklerin büyük bir kısmı, Kafkas, Irak ve Filistin cephelerine sevkedileceklerdi Hazırlanma ve noksanları ikmâl emri aldılar

Muzaffer, birliğinin alay karargâhında vazifeliydi Alayın kamyon ve otomobil lastiği ile diğer bir takım malzemeye ihtiyacı vardı Bunlarsa ancak İstanbul'dan sağlanabilirdi O devirlerde bu gibi basit mübâyaalar için açık artırma yapmak, ilanlarda bulunmak, ne âdetti, ne de bunlarla kaybedilecek vakit vardı Herşey itimatla yürütülürdü Muzaffer, açıkgöz ve becerikli bir İstanbul çocuğu olduğundan, karagâh, gerekli malzemenin temin ve mübâyaasına onu memur etti İcab eden paranın kendisine i'tâsı için de Erkân-ı Harbiye Riyâseti'ne hitâben yazılı bir tezkereyi eline verdiler

O yıllar İstanbul'da otomobil ve kamyon, nâdir rastlanan vâsıtalardı Bunlaların lastikleriyse yok denecek kadar azdı ve karaborsaydı

Muzaffer aradı, uğraştı, nihayet Karaköy'de bir Yahûdi'de istediklerini buldu Fiyatlar pek fâhişti ama, yapacak başka birşey yoktu anlaşmaya vardı Lâzım gelen parayı almak üzere Erkân-ı Harbiye'ye gitti Elindeki tezkereyi tediye merciiine havâle ettiler Muzaffer az sonra yaşlı bir kaymakam (yarbay)'ın huzurundaydı Kaymakam, uzatılan kezkereyi okudu Karşısında hazırolda duran ihtiyat zâbit namzetine baktı İsteyeceği paranın miktarını sormadan

'Ne alınacak?' dedi

'Oto ve kamyon lastiği' cevabı verilince bir an durdu Sonra Muzaffer'e dik dik baktı:

'Bana bak oğlum! Ben askerin ayağına postal, sırtına kaput alacak parayı bulamıyorum Sen otomobil lastiğinden bahsediyorsun! Haydi yürü git, insanı günaha sokma Para mara yok!' dedi

Muzaffer selâmı çaktı, dışarı çıktı Harbiye Nezâreti'nin (bugünkü hukuk fakültesi binâsının) bahçesinden dış kapıya ağır ağır yürürken, ne yapacağını düşünüyordu Malzemelere alayın ihtiyacı vardı Eldeki (Almanlar'ın verdiği) iki Mercedes-Benz kamyon ve iki binek arabası lastiksizdi Diğer malzemeler de mutlaka lâzımdı Kendisi, bulur alır diye vazifelendirilmişti

Malzemeyi bulmuştu, fakat para yoktu Eli boş dönemezdi, bir çaresini bulmak lâzımdı

Muzaffer bunları düşüne düşüne Bâyezid Meydanı'na vardı Birden durdu, kendi kendine güldü Aradığı çareyi bulmuştu! Doğru tüccar Yahûdi'ye gitti:

'Paranın tediye muâmelesi akşamüstü bitecek Ezandan sonra gelip malları alamam gece kaldıracak yerim yok Yarın öğleden evvel vapurum Çanakkale'ye kalkıyor, yetişmem lâzım Onun için, sabah ezanında geleceğim Malları mutlaka hazır edin'

Tüccar

'Peki' dedi

Muzaffer tam ayrılırken ilâve etti:

'Altın para vermiyorlar, kâğıt para verecekler'

Yahûdi yine

'Peki' dedi

Ertesi sabah Muzaffer, Merkez Komutanlığı'ndan araba ve neferle ezan vakti Yahûdi'nin kapısındaydı Ortalık henüz ışıyordu Taccar, malları hazırlatmıştı Havagazı fenerinin yarım yamalak aydınlattığı loşlukta mallar arabaya yüklendi Muzaffer, bir yüzlük kâime (yüz liralık kâğıt para) verdi araba dörtnal Sirkeci'ye yollandı Malzeme şat'a, oradan dubada bağlı gemiye aktarıldı Az sonra da gemi Çanakkale yolunu tutmuştu

Üç gün sonra Yahûdi, elindeki yüzlük kâimeyi bozdurmak üzere Osmanlı Bankası'na gitti Bozmadılar Zira elindeki para sahte idi

Muzaffer evrâk-ı nakdiyenin basımında kullanılan kâğıdın aynısını Karaköy kırtasiyecilerinden tedarik etmiş, bütün gece oturmuş, çini mürekkebi ve boya ile, gerçeğinden bir bakışta ayırt edilemiyecek nefâsette taklit para yapmıştı Tüccara verdiği para buydu O devrin hakiki paralarının üzerinde yazılar arasında bir de şöyle ibâre bulunurdu:

'Bedeli Dersaâdette altın olarak tesviye olunacaktır' Muzaffer yaptığı taklit parada bu ibâreyi şöyle yazmıştır 'Bedeli Çanakkale'de altın olarak tesviye olunacaktır'

Onun burada altın dediği, Çanakkale'de Mehmetçiğin akıttığı, altından da kıymetli kanı idi

Yâhudi tüccar bunu mesele yapmadı Yapmak mı istemedi, yapmaktan mı çekindi, bilinmez Ancak hâdise bütün İstanbul'a yayıldı Dünyada emsâli olmayan ve olmayacak olan bu hâdise Şehzâde Abdülhalim Efendi'nin kulağına kadar gitti Şehzade hemen lalasını göndererek Yâhudi tüccarı buldurdu

Yüzlük taklid evrâk-ı nakdiyeyi, bedelini altın olarak ödeyip aldı Çok zarif sedef kakmalı, içi kadifeli bir mücevher çekmecesine yerleştirip, İstanbul Polis Okulu'ndakiEmniyet Müzesi'ne hediye etti

Şehid Mehmet Muzaffer'in taklidini yaptığı paranın asıl 50 liralık kâğıt paradır Bu kâğıt paralar, üzerlerinde de yazılı olduğu gibi, Rûmi 6 Ağustos 1332 (M1881916) tarihli kanunla tedâvüle çıkarılmıştır Bu tertip kâğıt paraların en büyük kıymeti 50 liralıklardır Yüz lira olarak bu tipte hiçbir kupür basılmamıştır Her halde Şehid Muzaffer'in alacağı malzemenin bedeli elli liranın çok üstünde olmalıdır ki, iki tane ellilik imal edecek olsa anlaşılabileceğini düşünüp tek bir yüzlük yapmıştır Bu kâğıt paralar yeni tedâvüle çıktığından, getirip veren de subay ve askerleri olduğundan, tüccar, bu çeşit yüzlük kâime mevcut olup olmadığını araştırmak lüzûmunu görmemiş olmalıdır Esasen Muzaffer'in 'sabah ezanı vakti' üzerinde durması da, hem o devrin ölü ışıkları altında paranın iyice incelenmesine imkân bırakmamak, hem de sabahın o saatinde her taraf kapalı olduğundan, sağa sola sormak ihtimâlini de ortadan kaldırmak için olmalıdır

Çeşitli imkânlara sahip teksir ve totokopi makinelenin henüz îcad edilmediği yıllarda, bugün son sistem âletlerle çalışan kalpazanlara taş çıkartacak şekilde elle bu derece başarlı bir taklidi yapabilmek, üstelik de bunu bir tek gecenin sınırlı saatleri için sığdırmak, fevkalâde büyük bir sahtekârlık başarısı değil, bir san'at şaheseri olarak değerlendirilmelidir

Hz Allah, bütün şehidlerimizden de, vatan için her şeyi göze alabilen bu san'atkârın, bu mübârek şehidin rûhundan da, o ganî rahmetini eksik etmesin (Âmin)

 

FataL is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla



Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap son Mesaj
Çanakkale'de deprem gamzeeyldz Yurt İçi Haberler 0 12-09-2008 11:05
ÇanakkaLe'de kayboLan aLay... cRq Garip ve Esrarengiz Olaylar 0 14-07-2008 03:22
Çanakkale'de Yangın ! gökçe34 Yurt İçi Haberler 0 21-06-2008 18:54
Çanakkale'de skandal! sayanor Yurt İçi Haberler 0 07-10-2007 23:48
Çanakkale'de Çocuklarda Savaştı galerihikmet Kitap & Dergi 0 17-03-2006 18:50

Saat 10:06.
Arşiv Sayfaları Netfrm Frmalev Mumsema Frmacil Etiket Dantel Derya Modeller Powered by  MyPagerank.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512