Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Kıssalar & Hikayeler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Zindandan Ağlatan Mektup !! ile ilgili Benzer Konular
189 Kez Görüntülendi

Zindandan Mehmede Mektup Şiir-Şiirler
Hz Yusuf'un Zindandan Çıkarılması Kuran'ı Kerim
Zindandan Mehmet'e Mektup (Necip Fazıl KISAKÜREK) Ünlü Şairlerden Şiirler
Zindandan Mehmet'e Mektup Şiir-Şiirler
Pakistanı Ağlatan Mektup Edebi Türler

delinin veliye nasihatı | Çiçeğim,peteğim,bebeğim
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 15-05-2008   #1
Profil Bilgileri
Arrow Zindandan Ağlatan Mektup !!



Zindandan Ağlatan Mektup !! başlıklı yazı Mumsema Zindandan Ağlatan Mektup !! Forum Alev


OĞLUM! YAKINDA SANA KARTAL NASIL AVLANIR ÖĞRETECEĞİM

Ebu Muhammed el-Makdisi

Saniyeler Ve Ramazanın ilk akşam ezanı okunuyor
Dünyadan kopuk bir mekânda, hüzün dolu dakikalar Bu hapishanede bizi ziyaret eden dördüncü Ramazan

Böyle zamanlarda hatıralara ve hüzünlere teslim olmamak için, zikirle ya da başka faydalı işlerle meşgul olur, kedime yönelirim Özellikle böyle günlerde ve böyle zamanlarda…

Her Ramazan ayının ilk günü daima gözümde aynı hatıra canlanır
Çocukluğum Çocuklar iftar sofrasının etrafında toplanmış ezanı bekliyor Anne, aceleyle gidip gelerek onlara iftar hazırlıyor Aslında hiç biri oruç tutacak yaşta değil Ama yinede oruç tutmak için can atıyorlar Özellikle de Ramazan’ın bu ilk gününde

Her defasında aynı şekilde Çocukluk onu karşılar ve esir alır… Çoğunlukla Şevk, heves ve sevgi ile

Ancak sadece gayret bazen yolları kavuşturmak için tek başına yeterli olmuyor Öyle değil mi?

Hapishanenin küçük penceresinden dışarıya bakıyorum Kıraç çölün ortasında batan güneşin, huşu veren muhteşem manzarasını görebilmek için Güneş garip bir işveyle, haylaz bir telaşla ardında bıraktığı herşeyi sürüklüyor Akşam ezanı okunuyor Ah!! Hayat ne kadar da kısa Kan kırmızı ufukta bir kuş sürüsü Karanlık basmadan yuvalarında kendilerini bekleyen yavrularına ulaşma telaşında
Çocuk sevgisi beşeriyetin doğasında, insanın tabiatında vardır Rahman’ın beşeriyetin kalbine ekmiş olduğu merhametin eseridir İnsanlar çocuklarına merhamet ederler Ne kadar sert, sabırlı ve katı olsa da zaman zaman insana bu duygu hakim olur

Bütün bu düşüncelerden kendimi kurtarıyorum Onlara aldırmıyorum Geçtiğimiz günlerde küçük hücremin duvarları arasında kaleme aldığım bir şiirim aklıma geliyor


İlahi va’d hakkında şüphe etmedik bir an,
Kelepçe ve hapisle perçinleniyor iman
Ne kardeşimizin hapsi, ne yüzlerce şüheda,
Olmadı olmayacak, engel yüce davada
Eğer Rabbim razıysa, o bizden hoşnut ise,
En güzel yer zindandır, acılar tatlı bize
Yeterki Rabim memnun, O bizden razı olsun,
Hayatım ve onlarca oğullar feda olsun


Bu dakikalarda; Bir Ramazan ayında annesine şöyle diyen küçük oğlum Ömer’in şu sözlerini hatırlıyorum:

“Biliyorum benim babam çok iyi bir şeyh ve ben onu çok seviyorum, onunla gurur duyuyorum Ama onun burada, bizimle beraber olmasını istiyorum Hapishanede değil

Annesi heyecanla ona bu yolun işaretlerine dair bazı şeyleri öğütlüyordu Akşamın sessizliğinde yankılanan sesini duyar gibiyim
“Bu ne demek Ömer? Neden saçmalıyorsun? Sana defalarca babanın Allah’ın dini için hapsedildiğini söylemedim mi? Davası için… Tevhidi için Sana İbrahim peygamberin davası uğruna nasıl ateşe atıldığını anlatmadım mı? Musa (as)’ı, Ashab-ı Kehf’i ve ateş dolu hendeklere atılanalrın kıssasını…”

Ah Ömercik ! Sanırım sen geçen bayramı hatırladın O zaman babanla beraberdiniz Babanız sizinleydi

Ama ya hapishaneye girdiğimde beni eleştiren birine verdiğin cevaba ne oldu?

“Bende babam gibi olmak istiyorum Büyüdüğüm zaman onun gibi yapacağım ve tağutlarla mücadele edeceğim

Bu gün ne oldu sana? Günler ve geceler daha mı uzun geliyor?

Ancak bu daha yolun başı küçüğüm… Yoksa küçük omuzlarına hapishane yükü ağır mı geldi? Zaferi ve mutlu sonu beklemekten vaz mı geçtin? Bu yol sana çok çetin mi geldi?


Bir gece yarısı Allah düşmanlarının evimize yaptığı baskın sırasında senin gözlerinde gördüğüm o parıltıyı hala hatırlıyorum Hani o kış gecesi onların çirkin sesleri ile korkuyla uyanmıştın Evin her tarafına dağılmış, her köşeyi araştırıyorlardı İçlerinde bulunan dinsizin biri sana boğuk bir sesle “Baban nerede?” diye sormuştu da yatağında doğrulmuş gözlerini ovuştururken ona tereddüt etmeden cevap vermiştin: “Bilmiyorum” Oysa sen o gece babanın nerde olduğunu çok iyi biliyordun

Oğlum ! Sizden ayrıldığım son gecede gözlerini dikerek bana doğru bakışını hatırlıyorum Asla unutmayacağım Dört yıl önce beni tutukladıkları geceydi Ellerimi kelepçelemişler, etrafımı sarmışlardı Beni silahları ve copları ile almış götürüyorlardı O an gecenin karanlığında balkondan bana baktığını farkettim ve sana şöyle seslendim:

“Onlardan korkmayın! Onlar Haşerattır Onlar sadece sinektirler
Altı ay sonra beni gördüğünde bu sözlerimin zihnine nasıl kazınmış olduğunu gördüm Beni hapishaneye naklederlerken Sana o geceyi hatırlattığımda hemen hatırlamış ve bana “Evet çok iyi hatırlıyorum, Onlardan korkmayın! Onlar böcektirler Onlar sadece sinektirler diyordun” demiştin

O gece kopan feryatlar ve onca gürültü patırtı arasında bu sözlerin bu derece aklında kalmış olmasına hiç şaşırmadım

O gün sana, hapishaneden gönderdiğim mektuplarda da yazdığım İbni Kayyim’in şu beytini hatırlattım:

“Sayılarının çokluğu sizi korutmasın,
Hiç sineklerden korkulur mu?”

Bunu hatırlıyorum Ömercik Allah düşmanları bunu söylediğimizde nasılda öfkelenmişlerdi Onlara inat bunu daima sana hatırlatmak istiyorum

Bu gün sana ne oldu ki aranızda olmam için sabırsızlanıyorsun?
Bunda şaşılacak bir şey yok Sen henüz küçüksün
Bu yol uzun ve meşakkatlerle dolu Büyüklerin omuzlarını bile çökertiyor

Pek çok kişi yarı yolda vazgeçiyor
Sana ve diğerlerine defalarca söylediğim gibi, bizim zindan hayatımız diğer ülkelerdeki kardeşlerimizle kıyaslanınca gerçekten çok kısa
Bu daha başlangıç küçüğüm Bunlar bu değerli dava uğrunda attığımız ilk adımlar daha Candan başka bir bedel kabul etmeyen, uğrunda feda olacak adamlar olmadan ilerlemeyecek bir dava

“Mü’minlerden öyle erler vardır ki, Allah ile yaptıkları ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi Kimi de beklemektedir” (33,Ahzab/23)

İbni Kayyim şu sözleriyle bu erleri ne kadar da güzel tasvir etmiştir:

“Sevginin ve cennetin bedeli inanlardan can ve mallarını satın alan, sevginin ve cennetin sahibine canı ve malı feda etmektir İflas etmiş, yüz çevirmiş bir korkak bu malının ticaretini nerede yapsın Vallahi bu mal o kadar ayağa düşmedi ki, iflas edenler onun fiyatını sorsun… O kadar değerini yitirmedi ki züğürtler veresiyeyle satın alsın… Bu mal, arayıp soranların çarşısında pazara çıkarıldı Malın sahibi bedel olarak canları feda etmekten başka bir şeye razı olmamakta… Bu yüzden tembeller geriledi, aşıklar ayağı kalkıp içlerinden kimi canının mala bedel olmaya yaraşır olduğunu gözetlemeye koyuldular Mal aralarında döndü dolaştı “müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı izzetli” (5,Mide/54) olanların eline düştü

“Muhabbet iddiasında bulunanlar çoğalınca, kendilerinden davalarının doğruluğuna dair delil getirmeleri istendi; şayet insanlara sırf iddia etmekle, iddia ettikleri şey verilecek olsaydı boş adam meşgul adamın sanatını icra ederdi İşte böyle muhabbet iddiasında bulunanlar türlü türlü iddialarının doğruluğuna dair türlü türlü şahitler getirmeye başladılar Onlara denildi ki: “Bu dava şahitsiz ispat edilmez

“De ki, siz gerçekten Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın Çünkü Allah çok esirgeyici ve bağışlayıcıdır” (3, Ali İmran/31)

Bunun üzerine bütün insanlar geride kaldı da, fiillerinde, sözlerinde, tavırlarında ve ahlaklarında Resulullah’ı izleyenler yerlerinde kaldılar (Onların şahitleri kabul edildi)

Bu sefer yerlerinde kalanlardan adil şahitler getirmeleri istendi Ve kendilerine denildi ki: Adalet ancak “Allah yolunda mücahede eder, hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar” (5, Maide/54) ayetinin tezkiyesiyle kabul edilir Bunun üzerine muhabbet iddiasında bulunanların çoğu geride kaldı da mücahitler yerlerinde sağlam bir şekilde durdular (Onların şahitleri kabul edildi)

Bu sefer mücahidlere denildi ki: “Aşkların ne canları ne de malları kendilerine ait değildir Akit konusu olan şeyi teslim edin Çünkü Allah, inananlardan canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır Alışveriş akdi, her iki tarafında üzerine düşeni teslim etmesini gerektirir Tüccarlar, müşterinin azametini, bedelin miktarını, alışveriş akdi elinde gerçekleşecek zatın kadrinin yüceliğini ve bu akdin yazılı olduğu kitabın değerini görünce, satışa çıkarılan malın, başka mallarda bulunan bir değere haiz olmadığını anladılar Bu malı lezzet ev zevki gidecek, geriye kötü neticesi ve üzüntüsü kalacak sayılı dirhemler karşılığında düşük bir pahaya satmanın apaçık bir ziyan ve aldanma olduğunu, bunu yapan kimsenin ancak ahmak bir kimse olacağını görüp, muhayyerlik şartı ileri sürmeksizin isteyerek, gönül rahatlığı ile, hoşnutluk alış verişini (beyatu-r Rıdvan) gerçekleştirdiler Ve: “Allah’a yeminler olsun ki, ne sen istediğin için bu alış-verişi bozarız, ne de senden bozmanı talep ederiz” dediler Akit tamamlanıp satılan malı teslim ettikleri vakit onlara denildi ki: “Canlarınız ve mallarınız artık bizim oldu Şimdi onları size olduğundan daha bol bir şekilde, mallarınıza kat kat mal katarak geri iade ediyoruz

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma Bilakis onlar diridirler, Rab'leri katında mızıklanmaktadırlar” (3, Ali İmran/169)

Bunu çok iyi anlaman ve unutmaman gerekir oğlum ki bu yolun gerçekte nasıl bir yol olduğunu ve nasıl zorluklarla dolu olduğunu öğrenesin

Bu günden sonra sana bu yol uzun gelmeyecek Ve yaşadığın sürece engebeli olmayacak

Son ziyaretini hatırla: Sevinç ve mutlulukla parlayan gözlerine bakıyordum… Ziyaretçi penceresinin ardında Sen de bana “Babacığım dün dedemle ava çıktım Ve ilk defa tüfekle güvercin avladım” diyordun

“Evet babacığım İlk defa tüfekle güvercin avladım
Harika! Oğlum, gerçekten mükemmel Artık sıra kartallara geldi

İnşallah çok yakında, sana kartallar nasıl avlanır öğreteceğim…
Ezan okunuyor…

Hatıralardan sıyrılıyorum… Gözlerim yaşla dolu Gözyaşlarımı çabucak siliyorum Bir dua mırıldanıyorum:

Ya Rabbi bu gelen geceler ve giden günler Ve davetçilerinin sesleri Beni bağışla



Ebu Muhammed
Suvaka Zindanı
Muhammed (sav)’in hicretinin 1417yılı /Ramazan’ın ilk günü

 

YapRock is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla
Tags: aglatan, mektup, zindandan


Zindandan Ağlatan Mektup !! ile ilgili Benzer Konular
189 Kez Görüntülendi

Zindandan Mehmede Mektup Şiir-Şiirler
Hz Yusuf'un Zindandan Çıkarılması Kuran'ı Kerim
Zindandan Mehmet'e Mektup (Necip Fazıl KISAKÜREK) Ünlü Şairlerden Şiirler
Zindandan Mehmet'e Mektup Şiir-Şiirler
Pakistanı Ağlatan Mektup Edebi Türler


Saat 04:26.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545