FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Kıssalar & Hikayeler
Kalıbını Secdeye,Kalbini Kıbleye Bırak
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Kalıbını Secdeye,Kalbini Kıbleye Bırak ile ilgili Benzer Konular
115 Kez Görüntülendi
Secdeye VaRıRsa ?
Nasreddin Hoca Fıkraları
Abdest bozarken kıbleye dönmemek
Sünnet & Hadis
Secdeye varan Kaya
Dini Resimler
Kıbleye bile dönmedi
Haber Arşivi
Secdeye kapanırsa
Fıkra
mezarda bir gece geçirmek ve karşılığında servet sahibi olmak varmısınız?
|
İnsanlığın Üç Serüveni
Konu Araçları
11-06-2008
#
1
Profil Bilgileri
herbstregen87
Kalıbını Secdeye,Kalbini Kıbleye Bırak
Kalıbını Secdeye,Kalbini Kıbleye Bırak başlıklı yazı Mumsema Kalıbını Secdeye,Kalbini Kıbleye Bırak Forum Alev
Kıpırtısız bir boşluğa koyarsın alnını günde beş vakit
Secdenin alnını nereye değdirdiğinden habersizsin
Gösterişsiz bir yöne dönersin yüzünü; ışıktan yolları yoktur şehrin kıblesinin
Kıblenin yüreğini nereye götürdüğünü bilmiyorsun
Suskun bir duvarın dibinde oturur gibisin her tahiyyatta
Selâmının kimleri neşelendirdiğini tahmin edemiyorsun, aldığın selâmların sıcağını hissedemiyorsun
Adını bilmediğin bir deniz kıyısında yürür gibisin
Yüzünü görüyorsun sadece mavinin; derindeki incilerin pırıltısına dokunamıyorsun
Terazinin bu kefesindesin; varlığını inceltirken rükûlarda, karşı kefede neyi biriktirdiğini bilmiyorsun
Şimdilik hece hece tutunduğun duanın gölgesinin haber verdiği ışıktan nasibin pek az
Dudaklarını ıslatan abdest suyunun her bir damlasının dudaklarını hangi billur pınarlara değdirdiğini fark etmiyorsun
Hüznünün kuytularından taşırdığın fısıltılarını dök seccadene…
Aynalarda aradığın avuntuları sök bakışının perçemlerinden
Bulduğunu yitir bir tekbirin yankısında… De ki “ben buraya razı değilim!”
Yitiğini bul elini elin üzerine koymana fırsat veren vuslatın arefesinde
De ki “ben sonsuzluğa adayım!”
Varı yok et secdenin yüzünde; benliğini sıfırın altına çek, varlığını sonsuzluğun başına taşı
Yoğu var et niyetin fısıltısında; ettiklerinin değil niye/t ettiklerinin seni kurtardığını anla
Diriyi öldür rükûların darağacında; teninden geç, bedenini yık dağ gibi
Ölüyü dirilt dualarının burcunda; çağır günahın peltesinde dilsiz ettiğin ruhunu
Umutlarını namazların ipeğine tane tane dizdiğini bil de sevin dostum
Namazın uçuruma atılmış en güzel gülündür senin
Namaz gülünün bin bahar olup içinde yankılandığını bil de sevin
Bir namazı kaçırmış olmanın o hüznü yok mu? Hiç olmazsa onu al yedeğine? Sana müşfik bir vaize olsun…Pişmanlık değil midir bizi en çok büyüten? Yüzü yerde pişmanlıklarının kalbine attığı sızıları kaybetme lütfen
Bu bize lazım
Hep lazım
İncelmiş duygularımızın izinde yürüyelim hep
İçimizdeki hüzün yol göstersin bize
Kırık kalbimiz, bükük boynumuz Rabbimizin rahmet dergâhına bitiştirsin secdemizi
Göz yaşlarımız rahmetin kucağına akıtsın yakarışlarımızı
“Din sadeliktir” der peygamberimiz [asm]
Bu zamanda beş vakit namazı bir kenara koyup, aradaki vakitleri de namaz beklentisi içinde yaşaman yeter
Tesbihatını yapabildiğin kadar yap; “subhanallah”ı, “elhamdulillah”ı, “allahuekber”i dilinden kalbine indirmeye çalış
Sakın telaşlanıp kendini altından kalkılmaz dil kalabalıklarına, binlerce binlerce ezbere mahkûm etme daha baştan… Önce durul, namazın sükûnetini dinle
Çevreni temiz tut
Çevreni temizle
Namaza kalktığın zaman, yeryüzünün bütün gürültülerini sustur, işleri durdur, yollardan ayrıl, kenara çekil
Ruhunun yanına park et, kalbinin ahengsiz çırpınışlarına mola ver
Kapat kapıları; başkalarını alma içeri; dudaklarını kapat yalana, boş söze
Lüzumsuzlukları terk et, silkele üzerindeki şehrin görünmez tozlarını, cebinden boşalt sahte paraları, elini göğsüne sokup alıp verdiğin nefesi, kâinatın o en eşsiz, en görkemli ahengini farket
Yüzünü fenaya çevirmekten, ümitsizliğin karanlıklarında tüketmekten, gözlerini harama bakmanın kirinden, dilini yalanı/yanlışı dillendirmekten, dudaklarını boş sözlerin tozundan yıka, temizle
Ellerini şerre alet olmaktan yıka
Başını şu fani dünyada Rabbinin aziz bir misafiri olma şerefiyle meshet
Topuklarla birlikte ayaklarını da dünyadan yıka; seni yükselteceğini sandığın şeyleri ayaklarının altından çek
Namazın eşiğinde doğrul yeniden
Orada En Sevgili’nin en çok sevdiği halde olduğunu hatırla
Orada En Sevgili’nin en çok sevildiği hale büründüğünü bil
Kâinatın sahibinden, kalbini kudret elinde evirip çeviren Rabbinin en sıcak, en taze aferinini alıyorsun şimdi
Duyuyor musun?
Bedenini pak eyle
Bedenini, elbiseni, namaza durduğun yeri temizle
Güzel bir kokuyu koklar gibi bedeninden sıyrıl, teninden ruhuna taşın
Mevki ve makamını yansıtan her türlü elbiseyi çıkar üzerinden
Irkınla övünmeyi bırak, kavminden ayrıl, ülkeni terket, varsa, müdürlükten istifa et
Sadece seccadenin yöneldiği yere yönel; bulunduğun yerin ihtişamından sıyrıl
Sadece yüzünün döndüğü yerde ara itibarını, kalbini Kâbe’nin eteğine bırak
Kıbleyi bulduğunda, başka türlü endişelerden yüz çevir
Her yanını saran kaygıları, korkuları, hüzünleri, abdest suyunun alıp götürmesine izin ver
Dağılan gönlünü geri topla, uçurduğun huzuru geri çağır
Gamı sil göğsünden, dünyalıkları yıka elinden, benliğini düşür yakandan
Öylece temizlen
Ayıplarını kapat
Her mescide gelişinde “güzel elbiselerini giyerek gel” (el-A'râf, 7/31) Ne kadar örtünürsen örtün, kendini Rabbinden gizleyemezsin
O bilir içinin içindekini
O bilir niyetini
O bilir kendine sakladığını ve kendinden sakladığını
Başkalarına görünür olmak için kılma namazını
Başkalarının gözlerinden kaç
Başkalarının takdirinden uzaklaş
Niyetinin vadisine koy kalbini
Rabbe yöneldiğin köşe, kendini başkalarından gizlediğin yerdir
Rabbine yüzünü çevirdiğin seccade, kendi kendine kaldığın demdir
Nedir avret, ne demek avret yerini örtmek? Göründüğün gibi olamadığın kadar ayıpların var, göründüğünden geri kalan her oluş avret yerindir senin
Şimdi herkesin takdirinden uzak, tüm vitrinlerin parıltısına küs, her türlü gösterinin uzağında, seccadenin kuytusunda iken, kendi kendine sarılmışken, elini elinin üstüne koyup kendini kuşatmışken, yüzünü fanilerden dönüp sonsuza çevirmişken, diz çöküp benliğini büyüklemekten vazgeçmişken, eğilip doğru olmaya azmetmişken, secdede varlığını sıfırlayıp kendini aşmışken, avret yerlerini ört; yani, kendine sakladığın, kendinden sakladığın eksiklerini, ayıplarını, kusurlarını, herkesten gizlediğin hallerini yok et, ört
Herkesin huzurunda hesap verecek, kimseden utanmayacak bir hâl elbisesine bürün
İki yakanı bir araya getir; olduğun hali göründüğün hale yanaştır
Söküklerini dik sözlerinin, dilini kalbine yanaştır; dilinle söylediğini kalbinle de söyle
Dikiş tutmuyorsa şayet, söylenmeyi bırak, sus, kalbinden geçmeyeni diline değdirme
Kalbini kıbleye bırak
Kalbini çokluğun perçemlerinden kurtar
Seni dünyaya doğru çekiştiren cezbeleri düşür yakandan
Seni yokluğun kuyusuna çeken kaygılardan uzaklaş
Seni uzaklara savuran rüzgârları sustur
Ruhunu ayrılıkların uçurumuna sürükleyen hüzünleri sil
Dünün hüzünlerinden yüz çevir
Yarının korkularını unut
An’ın içinde var et kendini yeniden
Yüzünün her noktasına her an rahmetinin güneşini değdiren Yaradan, kutlu nazarında ağırlıyor seni
Tebessümlerinin en güzel en tatlı hediye olduğunu söyleyen En Sevgili, âşinası olduğun, sıcağını özlediğin yüzlere çeviriyor yüzünü
Her şeyin alçaldığı, her işin meyvesizleştiği, her yüzün kirlendiği bu çağda, kıble kalbinin adımlayacağı kırmızı halı gibi serildi önüne
Seni özel eyleyen, seni biricik bilen Rabbinin rızasına yönel
Şehrin telaşlarını, dünyanın çekip çekiştirmelerini, günübirlik sevdalarını kıblenin kırmızı halısına adım atar atmaz uzaklara at
Kalıbını tuttuğun gibi, kalbini de tut kıblede
Her secdede Kâbe’ye değdir alnını
Yöneldiğinde, Kâbe’nin analık ettiği nurlu sütunun önünde ağırlanan aziz bir misafir bil kendini
Vakti kaçırma
Dantel
Mumsema
Frmacil
11-06-2008
#
2
Profil Bilgileri
herbstregen87
--->: Kalıbını Secdeye,Kalbini Kıbleye Bırak
Vakte dikkat et
Sabahın buğusunu değdir göğsüne, yapraklarında taze şebnemler ağırlayan bir gül gibi aydınlığa uyan
Göz kapaklarını araladığında seni nice aldanışlara düşüren düşlerden uyandığın gibi gönlünü de aç ki kalbinin ufkuna nice muştu güneşleri doğsun
Ellerinde dualar kelebekler gibi uçuşsun
Kimliksiz, isimsiz, önemsiz bir nutfenin ana rahmine tutunup insan olmaya yolculanması gibi, sen de var-yok arası varlığını, vefasız dudaklar arasında silinmeye ayarlı adını, bir mezar taşının insafına kalacak hatırını, Rabbinin rahmet kucağına bırak
Dünyanın güneş gibi başına dikilip sözüm ona sahiciliğini, kalıcılığını sımsıcak kalbine düşürdüğü öğle vakitlerinde, telaşlardan sıyrıl, oyunlardan uzaklaş
Ellerini kaldır tekbire, O’nu büyüklerken başka her şeyi küçük bil
Önemini O’na yönelmekte bil
Şimdilik burada olduğunu, ama ‘şimdilik’ olduğunu hatırla
Terkedeceğin gölgelerde, seni terkedecek gölgelerde oyalanma
Bir tekbir ile dünyayı arkana at
Elinin tersiyle geride bırak gündelik sevdaları
“Oynamıyorum!” de
Seni herkesle ve her şeyle buluşturacak Rabbinin sılasına yönel
Yol açık, yola çık
Gölgen uzadığında yeryüzündeki varlığının da azaldığını hatırla
Ne çok hatıran varsa, o kadar az ömrüm kalmış demektir
Gölge gibidir yaşanmışlıklar; onlar ardın sıra uzanıp çoğalırken ömürden nasibinin azaldığını haber verirler
Gölgelerin uzadığı ikindinin hüznüne, ihtiyarlığın habercisi gibi bak
Şakaklarına kar yağan adamların toprağa yönelen yüzlerini giyin
Bedenini taşıyamayan acuzelerin kalplerine devşirdiği tesellilerin ardına düş
Hüsrana uğrayanların en sonunda yaşayacağı pişmanlığı düşür göğsüne
Akşam vakti erişince, ufuklara kan ağlatan vedaları taşı yüreğine
varlık güneşin battığında seni sen eyleyecek yıldızlar besle namazın göğünde
Sensiz batacak güneşleri düşün
Senin umarsızca batırdığın güneşlerin her biri, bir gün sensiz ve umarsız batacak güneşi ateşliyor gizlice
Bunu bil ve bil ki namazını son namazınmış gibi kıl
Yatsı vakti, suskunun üzerine çekilen yeni bir susku gibi geceyi kalbinin üstüne yayar
İçinin fısıltısına yanaştırır kulaklarını
Yüreğin boş sevdalardan boşanır
Göz kapağının tenine değdiği titrek çizgiye doğru çekilir varlığın
Sükûnetin nabzını doldurur gece
Varlığın kıpırtısı biter
Eşyanın kanı çekilir
Şehir yüzünü senden çevirir
Işığın seni uzaklara dürten cezbesi söner
Yatsı dudağını dudağına kilitler
İçinin kıpırtılarına dön yatsı vakti
Ölümün toprağı suskular çekmeden nefesine, şimdi alıp verdiğin her nefeste Rabbinin hatırını saydığını bil öylece yönel O’na
Dünyaya veda vaktidir yatsı vakti
Gün gelecek, yaşaman fazladan görülecek, ölümüne hiç kimse şaşırmayacak
Senin için ömrün gecesi başlayacak
Zaman siyah bir tül gibi üzerine örtülecek
Varlığının kalp atımları zayıflayacak
Heveslerin dünyadan yüz çevirecek
Öyle bilerek var secdeye
Benliğini sıfırla
Kaygılarının kışını erit secdenin sıcağında -Senai demirci-
Tags
:
birak
,
kalbini
,
kalibini
,
kibleye
,
secdeye
Kalıbını Secdeye,Kalbini Kıbleye Bırak ile ilgili Benzer Konular
115 Kez Görüntülendi
Secdeye VaRıRsa ?
Nasreddin Hoca Fıkraları
Abdest bozarken kıbleye dönmemek
Sünnet & Hadis
Secdeye varan Kaya
Dini Resimler
Kıbleye bile dönmedi
Haber Arşivi
Secdeye kapanırsa
Fıkra
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
02:31
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545