Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Kıssalar & Hikayeler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Kalıbını Secdeye,Kalbini Kıbleye Bırak ile ilgili Benzer Konular
115 Kez Görüntülendi

Secdeye VaRıRsa ? Nasreddin Hoca Fıkraları
Abdest bozarken kıbleye dönmemek Sünnet & Hadis
Secdeye varan Kaya Dini Resimler
Kıbleye bile dönmedi Haber Arşivi
Secdeye kapanırsa Fıkra

mezarda bir gece geçirmek ve karşılığında servet sahibi olmak varmısınız? | İnsanlığın Üç Serüveni
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 11-06-2008   #1
Profil Bilgileri
Standart Kalıbını Secdeye,Kalbini Kıbleye Bırak



Kalıbını Secdeye,Kalbini Kıbleye Bırak başlıklı yazı Mumsema Kalıbını Secdeye,Kalbini Kıbleye Bırak Forum Alev


Kıpırtısız bir boşluğa koyarsın alnını günde beş vakit Secdenin alnını nereye değdirdiğinden habersizsin Gösterişsiz bir yöne dönersin yüzünü; ışıktan yolları yoktur şehrin kıblesinin Kıblenin yüreğini nereye götürdüğünü bilmiyorsun Suskun bir duvarın dibinde oturur gibisin her tahiyyatta Selâmının kimleri neşelendirdiğini tahmin edemiyorsun, aldığın selâmların sıcağını hissedemiyorsun Adını bilmediğin bir deniz kıyısında yürür gibisin Yüzünü görüyorsun sadece mavinin; derindeki incilerin pırıltısına dokunamıyorsun Terazinin bu kefesindesin; varlığını inceltirken rükûlarda, karşı kefede neyi biriktirdiğini bilmiyorsun Şimdilik hece hece tutunduğun duanın gölgesinin haber verdiği ışıktan nasibin pek az Dudaklarını ıslatan abdest suyunun her bir damlasının dudaklarını hangi billur pınarlara değdirdiğini fark etmiyorsun

Hüznünün kuytularından taşırdığın fısıltılarını dök seccadene…

Aynalarda aradığın avuntuları sök bakışının perçemlerinden
Bulduğunu yitir bir tekbirin yankısında… De ki “ben buraya razı değilim!”
Yitiğini bul elini elin üzerine koymana fırsat veren vuslatın arefesinde De ki “ben sonsuzluğa adayım!”
Varı yok et secdenin yüzünde; benliğini sıfırın altına çek, varlığını sonsuzluğun başına taşı
Yoğu var et niyetin fısıltısında; ettiklerinin değil niye/t ettiklerinin seni kurtardığını anla
Diriyi öldür rükûların darağacında; teninden geç, bedenini yık dağ gibi

Ölüyü dirilt dualarının burcunda; çağır günahın peltesinde dilsiz ettiğin ruhunu
Umutlarını namazların ipeğine tane tane dizdiğini bil de sevin dostum Namazın uçuruma atılmış en güzel gülündür senin Namaz gülünün bin bahar olup içinde yankılandığını bil de sevin

Bir namazı kaçırmış olmanın o hüznü yok mu? Hiç olmazsa onu al yedeğine? Sana müşfik bir vaize olsun…Pişmanlık değil midir bizi en çok büyüten? Yüzü yerde pişmanlıklarının kalbine attığı sızıları kaybetme lütfen Bu bize lazım Hep lazım İncelmiş duygularımızın izinde yürüyelim hep İçimizdeki hüzün yol göstersin bize Kırık kalbimiz, bükük boynumuz Rabbimizin rahmet dergâhına bitiştirsin secdemizi Göz yaşlarımız rahmetin kucağına akıtsın yakarışlarımızı
“Din sadeliktir” der peygamberimiz [asm] Bu zamanda beş vakit namazı bir kenara koyup, aradaki vakitleri de namaz beklentisi içinde yaşaman yeter Tesbihatını yapabildiğin kadar yap; “subhanallah”ı, “elhamdulillah”ı, “allahuekber”i dilinden kalbine indirmeye çalış Sakın telaşlanıp kendini altından kalkılmaz dil kalabalıklarına, binlerce binlerce ezbere mahkûm etme daha baştan… Önce durul, namazın sükûnetini dinle

Çevreni temiz tut

Çevreni temizle Namaza kalktığın zaman, yeryüzünün bütün gürültülerini sustur, işleri durdur, yollardan ayrıl, kenara çekil Ruhunun yanına park et, kalbinin ahengsiz çırpınışlarına mola ver Kapat kapıları; başkalarını alma içeri; dudaklarını kapat yalana, boş söze Lüzumsuzlukları terk et, silkele üzerindeki şehrin görünmez tozlarını, cebinden boşalt sahte paraları, elini göğsüne sokup alıp verdiğin nefesi, kâinatın o en eşsiz, en görkemli ahengini farket

Yüzünü fenaya çevirmekten, ümitsizliğin karanlıklarında tüketmekten, gözlerini harama bakmanın kirinden, dilini yalanı/yanlışı dillendirmekten, dudaklarını boş sözlerin tozundan yıka, temizle Ellerini şerre alet olmaktan yıka Başını şu fani dünyada Rabbinin aziz bir misafiri olma şerefiyle meshet Topuklarla birlikte ayaklarını da dünyadan yıka; seni yükselteceğini sandığın şeyleri ayaklarının altından çek Namazın eşiğinde doğrul yeniden Orada En Sevgili’nin en çok sevdiği halde olduğunu hatırla Orada En Sevgili’nin en çok sevildiği hale büründüğünü bil Kâinatın sahibinden, kalbini kudret elinde evirip çeviren Rabbinin en sıcak, en taze aferinini alıyorsun şimdi Duyuyor musun?

Bedenini pak eyle

Bedenini, elbiseni, namaza durduğun yeri temizle Güzel bir kokuyu koklar gibi bedeninden sıyrıl, teninden ruhuna taşın Mevki ve makamını yansıtan her türlü elbiseyi çıkar üzerinden Irkınla övünmeyi bırak, kavminden ayrıl, ülkeni terket, varsa, müdürlükten istifa et Sadece seccadenin yöneldiği yere yönel; bulunduğun yerin ihtişamından sıyrıl Sadece yüzünün döndüğü yerde ara itibarını, kalbini Kâbe’nin eteğine bırak Kıbleyi bulduğunda, başka türlü endişelerden yüz çevir Her yanını saran kaygıları, korkuları, hüzünleri, abdest suyunun alıp götürmesine izin ver Dağılan gönlünü geri topla, uçurduğun huzuru geri çağır Gamı sil göğsünden, dünyalıkları yıka elinden, benliğini düşür yakandan Öylece temizlen
Ayıplarını kapat
Her mescide gelişinde “güzel elbiselerini giyerek gel” (el-A'râf, 7/31) Ne kadar örtünürsen örtün, kendini Rabbinden gizleyemezsin O bilir içinin içindekini O bilir niyetini O bilir kendine sakladığını ve kendinden sakladığını Başkalarına görünür olmak için kılma namazını Başkalarının gözlerinden kaç Başkalarının takdirinden uzaklaş Niyetinin vadisine koy kalbini Rabbe yöneldiğin köşe, kendini başkalarından gizlediğin yerdir Rabbine yüzünü çevirdiğin seccade, kendi kendine kaldığın demdir
Nedir avret, ne demek avret yerini örtmek? Göründüğün gibi olamadığın kadar ayıpların var, göründüğünden geri kalan her oluş avret yerindir senin Şimdi herkesin takdirinden uzak, tüm vitrinlerin parıltısına küs, her türlü gösterinin uzağında, seccadenin kuytusunda iken, kendi kendine sarılmışken, elini elinin üstüne koyup kendini kuşatmışken, yüzünü fanilerden dönüp sonsuza çevirmişken, diz çöküp benliğini büyüklemekten vazgeçmişken, eğilip doğru olmaya azmetmişken, secdede varlığını sıfırlayıp kendini aşmışken, avret yerlerini ört; yani, kendine sakladığın, kendinden sakladığın eksiklerini, ayıplarını, kusurlarını, herkesten gizlediğin hallerini yok et, ört Herkesin huzurunda hesap verecek, kimseden utanmayacak bir hâl elbisesine bürün İki yakanı bir araya getir; olduğun hali göründüğün hale yanaştır Söküklerini dik sözlerinin, dilini kalbine yanaştır; dilinle söylediğini kalbinle de söyle Dikiş tutmuyorsa şayet, söylenmeyi bırak, sus, kalbinden geçmeyeni diline değdirme

Kalbini kıbleye bırak

Kalbini çokluğun perçemlerinden kurtar Seni dünyaya doğru çekiştiren cezbeleri düşür yakandan Seni yokluğun kuyusuna çeken kaygılardan uzaklaş Seni uzaklara savuran rüzgârları sustur Ruhunu ayrılıkların uçurumuna sürükleyen hüzünleri sil Dünün hüzünlerinden yüz çevir Yarının korkularını unut An’ın içinde var et kendini yeniden Yüzünün her noktasına her an rahmetinin güneşini değdiren Yaradan, kutlu nazarında ağırlıyor seni Tebessümlerinin en güzel en tatlı hediye olduğunu söyleyen En Sevgili, âşinası olduğun, sıcağını özlediğin yüzlere çeviriyor yüzünü Her şeyin alçaldığı, her işin meyvesizleştiği, her yüzün kirlendiği bu çağda, kıble kalbinin adımlayacağı kırmızı halı gibi serildi önüne Seni özel eyleyen, seni biricik bilen Rabbinin rızasına yönel Şehrin telaşlarını, dünyanın çekip çekiştirmelerini, günübirlik sevdalarını kıblenin kırmızı halısına adım atar atmaz uzaklara at Kalıbını tuttuğun gibi, kalbini de tut kıblede Her secdede Kâbe’ye değdir alnını Yöneldiğinde, Kâbe’nin analık ettiği nurlu sütunun önünde ağırlanan aziz bir misafir bil kendini
Vakti kaçırma

 

herbstregen87 is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 11-06-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Kalıbını Secdeye,Kalbini Kıbleye Bırak



Vakte dikkat et Sabahın buğusunu değdir göğsüne, yapraklarında taze şebnemler ağırlayan bir gül gibi aydınlığa uyan Göz kapaklarını araladığında seni nice aldanışlara düşüren düşlerden uyandığın gibi gönlünü de aç ki kalbinin ufkuna nice muştu güneşleri doğsun Ellerinde dualar kelebekler gibi uçuşsun Kimliksiz, isimsiz, önemsiz bir nutfenin ana rahmine tutunup insan olmaya yolculanması gibi, sen de var-yok arası varlığını, vefasız dudaklar arasında silinmeye ayarlı adını, bir mezar taşının insafına kalacak hatırını, Rabbinin rahmet kucağına bırak
Dünyanın güneş gibi başına dikilip sözüm ona sahiciliğini, kalıcılığını sımsıcak kalbine düşürdüğü öğle vakitlerinde, telaşlardan sıyrıl, oyunlardan uzaklaş Ellerini kaldır tekbire, O’nu büyüklerken başka her şeyi küçük bil Önemini O’na yönelmekte bil Şimdilik burada olduğunu, ama ‘şimdilik’ olduğunu hatırla Terkedeceğin gölgelerde, seni terkedecek gölgelerde oyalanma Bir tekbir ile dünyayı arkana at Elinin tersiyle geride bırak gündelik sevdaları “Oynamıyorum!” de Seni herkesle ve her şeyle buluşturacak Rabbinin sılasına yönel Yol açık, yola çık
Gölgen uzadığında yeryüzündeki varlığının da azaldığını hatırla Ne çok hatıran varsa, o kadar az ömrüm kalmış demektir Gölge gibidir yaşanmışlıklar; onlar ardın sıra uzanıp çoğalırken ömürden nasibinin azaldığını haber verirler Gölgelerin uzadığı ikindinin hüznüne, ihtiyarlığın habercisi gibi bak Şakaklarına kar yağan adamların toprağa yönelen yüzlerini giyin Bedenini taşıyamayan acuzelerin kalplerine devşirdiği tesellilerin ardına düş Hüsrana uğrayanların en sonunda yaşayacağı pişmanlığı düşür göğsüne

Akşam vakti erişince, ufuklara kan ağlatan vedaları taşı yüreğine varlık güneşin battığında seni sen eyleyecek yıldızlar besle namazın göğünde Sensiz batacak güneşleri düşün Senin umarsızca batırdığın güneşlerin her biri, bir gün sensiz ve umarsız batacak güneşi ateşliyor gizlice Bunu bil ve bil ki namazını son namazınmış gibi kıl Yatsı vakti, suskunun üzerine çekilen yeni bir susku gibi geceyi kalbinin üstüne yayar İçinin fısıltısına yanaştırır kulaklarını Yüreğin boş sevdalardan boşanır Göz kapağının tenine değdiği titrek çizgiye doğru çekilir varlığın Sükûnetin nabzını doldurur gece Varlığın kıpırtısı biter Eşyanın kanı çekilir Şehir yüzünü senden çevirir Işığın seni uzaklara dürten cezbesi söner Yatsı dudağını dudağına kilitler İçinin kıpırtılarına dön yatsı vakti Ölümün toprağı suskular çekmeden nefesine, şimdi alıp verdiğin her nefeste Rabbinin hatırını saydığını bil öylece yönel O’na Dünyaya veda vaktidir yatsı vakti Gün gelecek, yaşaman fazladan görülecek, ölümüne hiç kimse şaşırmayacak Senin için ömrün gecesi başlayacak Zaman siyah bir tül gibi üzerine örtülecek Varlığının kalp atımları zayıflayacak Heveslerin dünyadan yüz çevirecek Öyle bilerek var secdeye Benliğini sıfırla Kaygılarının kışını erit secdenin sıcağında -Senai demirci-

 

herbstregen87 is offline  
Cevapla
Tags: birak, kalbini, kalibini, kibleye, secdeye


Kalıbını Secdeye,Kalbini Kıbleye Bırak ile ilgili Benzer Konular
115 Kez Görüntülendi

Secdeye VaRıRsa ? Nasreddin Hoca Fıkraları
Abdest bozarken kıbleye dönmemek Sünnet & Hadis
Secdeye varan Kaya Dini Resimler
Kıbleye bile dönmedi Haber Arşivi
Secdeye kapanırsa Fıkra


Saat 02:31.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545