FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Kıssalar & Hikayeler
İslam Büyüklerinden Kıssalar
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
İslam Büyüklerinden Kıssalar ile ilgili Benzer Konular
151 Kez Görüntülendi
İslam, toplumu önce insan, sonra İslam kardeşi yapıyor...
Dini Sohbet
Dünya Büyüklerinden 100 güzel atasözü
Atasözleri
İslam ülkeleri İslam Ordusu’nu kurmalıdır
Yurt Dısı Haberler
İslam Büyüklerinden Gençliğe Sesleniş
E-Kitap
Kıssalar (1)
Kıssalar & Hikayeler
Cennete İlk Girecek Olan Kadın?
|
Hazreti Ibrahim Haliilullah
Konu Araçları
14-11-2008
#
1
Profil Bilgileri
Gölge AdaM
İslam Büyüklerinden Kıssalar
İslam Büyüklerinden Kıssalar başlıklı yazı Mumsema İslam Büyüklerinden Kıssalar Forum Alev
HANGİSİ AĞIR?
Şeyh Ebu'l-Vefa Hazretleri'ne, bir gün
- Şehrimize, şu kadar ağırlıktaki kaldıran, şu kadar ağır yük taşıyan
birisi geldi, diye bahsedilmişti.
Ebu'l-Vefa Hazretleri, bu sözü söyle talebelerine, şu mânidar
karşılığı verdiler:
- O ağır yükleri kaldırmak kolay, fakat şu abdest ibriğini
taşımak ondan çok daha zordur.
Gerçekten de bu söz, ibretli bir cevaptır. Ağır taş kaldırmada,
ağır yük taşımada nefsin hazzı vardır. "Ne güçlü, ne kuvvetli adam"
denilmesi, o kişiyilezzet ve zevk verir. Onun için, nefse kolay gelir.
Ama abdest ibriğini taşımakta, nefsin hazzı ve lezzeti yoktur.
Bilakis nefse muhalefet vardır. Bu yüzden de, o hafif ibrik, nefse,
o ağır yüklerden yüklerden daha zor ve ağır gelir.
HANGİSİ İYİ, HANGİSİ KÖTÜ ?
Ubeydullah-ı Ahrar anlatıyor:
- Bir gün, Mevlana Hamuş Hazretleri'nin huzuruna girmiştim.
Yanında bulunanlarla ilmi meseleleri konuşuyordu.
Ben de, mecliste bir yere oturmuş, hiç konuşmadan duruyordum.
Mevlana Hamuş, bana dönüp:
- Ne dersin, konuşmak mı daha iyidir, yoksa susmak mı, diye sordu.
Sonra da yine kendisi şu cevabı verdi:
- Bir kimse kendi varlığının kaydından geçmiş, yani nefsinden
kurtulmuşsa, ne yapsa iyidir. Kurtulamamışsa, ne yapsa kötüdür.
Bu yüzden, önce varlığını, nefsin elinden kurtarmak gerekir.
ÖNCE NEFSİNE NASİHAT...
Ebüssuud bin Ebu'l-Aşair, "Önce nefsime nasihat et" düstüruna
inanmıştı. Bu sebepten şöyle derdi:
- Nefsime nasihat etmeyen kimse, başkasına nasihat edemez.
Yine şöyle derdi:
- Kendini aldatan kimsenin, senin de aldatmasından kork.
Emin olma.
İstiğfar konusunda da şöyle derdi:
-
Allah
Teâlâ'ya kusurumdan ötürü devamlı istiğfar ederim.
Hem de her ibadette. Sayısını mı soracaksınız? İşte
"Alıp verdiğim nefesler adedince..."
KİME KIZIYORSUN ?
Muhammed bin Şkik anlatıyor:
- Bir gün, çarşıya gidip annem için bir karpuz alıp getirdim. Annem,
karpuzu beğenmedi. Ben de ona:
- Anneciğim! Sen kime kızıyorsun?
Karpuzu satana mı, alana mı, yoksa yaratana mı?
Yemin ederim ki, onu yaratan, en güzel yaratıcıdır.
Onu alan ile satan ise, sana, senin için ezelde takdir edilmiş olanı
veriyorlar... dedim.
Bu sözleri dinleyen annem, halinden tevbe ve istiğfar eyledi...
"RIZKIM KESİLİR DİYE KORKMA"
Süfyan-ı Sevri Hz'leri, dünyalık elde etmek için, devlet adamlarına
yakın duran, onların hizmetlerine koşan birine, bu halden uzaklaşmasını,
dalkavukluğu terketmesini tavsiye etmişti. O kişi:
- O zaman ailemi nasıl geçindirim? diye sorunca, Süfyan-ı Sevri
şöyle buyurdu: - Sübhanallah!
Kendisine isyan ettiğin hallerde bile rızkını kesmeyen
Allah
Teâlâ,
kendisine itaat ettiğinde mi rızkını vermeyip kesecek?..
KOCAM RIZIK YİYİCİDİR, RIZIK VERİCİ DEĞİL..
Seleften bir zat, seyahata çıkmıştı. Komşuları onun bu yolculuğunu
yadırgadılar ve hanımına:
- Niçin kocan evden ayrılırken, sana nafaka bırakmadığı halde,
seyahata çıkmasına ses çıkarmıyorsun? dediler.
Kadın cevap verdi:
- Ben kocamı tanıdım tanıyalı, onu rızık yiyici olarak gördüm;
rezzak yani rızık verici olarak görmedim.
Dolayısıyla evden rızık yiyici gidiyor, rızık verici ise bâki...
BİR KESE ALTIN
Süfyan-ı Sevri Hz.'leri son anlarını yaşıyordu.
Yastığının altından bir kese çıkardı. İçinde altınlar vardı.
Yanındaki dostlarına, "Bunu sadaka olarak dağıtın" buyurdu.
Dostları bu hali hayretle karşıladılar. "Allah
Allah
! Süfyan-ı Sevri
dünya malına ehemmiyet vermez, yanında dünyalık bulundurmazdı.
Bu kadar altını saklamasının sebebi ne ola ki?" diye birbirlerine
sordular. Süfyan, onların şaşkınlığını görünce, durumu şöyle izah etti:
"- Bu altın ile, ben, dinimi korudum. Şeytanımı ve nefsimi susturdum.
Nefis ve şeytan, ne zaman bana "Giyecek bir şeyin yok. Bunlar için
dünyaya çalış, dünyalık kazan" diye vesvese vermeye çalışsalar,
onlara bu altınları gösterir, başımdan kovardım. Bu altınları onlara
karşı silah olarak kullandım."
Altınlar dağıtıldıktan sonra, Süfyan-ı Sevri de vefat etti.
"SADAKAM OLSUN !"
Rebi bin Heysem, hiç kimseye beddua etmezdi.
O, başına gelen herşeyi Rabbinden bilir; sabır ve tevekkülle karşılardı.
Bir gün Namaz kılarken 20'000 dirhem değerindeki atının çalındığını
gördü. Fakat ne Namazı bozdu, ne de üzüldü. Yanında bulunanlar:
- Yazık oldu atına, diye hayıflanırken, o ise;
- Atın yularını çözerken, çalan adamı gördüm, dedi. Çevresindekilerin:
- Öyleyse, neden mani olmadın? sualine ise, şu cevabı verdi:
- Atımdan daha sevimli bir şey ile, yani Namaz kılmakla meşguldüm.
Onu bozamazdım.
Yanındakiler, hırsıza beduaya başlayınca, Rebi bin Heysem,
onlara mani oldu ve şöyle buyurdu:
- Hayır beddua etmeyin. Ben atımı, ona hediye ettim. Sadakam olsun!..
HAYIRLISI BÖYLE İMİŞ
Bir gün, Hz. Ömer, çok sevdiği kardeşi Zeyd'in katili ile karşılaşır.
Göz göze geldiği, Ebu Meryem'e sorar:
- Zeyd'i sen mi öldürdün ?
Olaydan sonra İslam'a girip hidayete ermiş olan Ebu Meryem;
- Evet, ama birazcık beni dinle, diyerek şu değerlendirmeyi yapar;
-
Allah
iyi ki benim elimle Zeyd'e şehitlik rütbesi verdi.
İyi ki onun eliyle beni cehenneme göndermedi.
Sonra maksadını şöyle izah eder:
- Şayet Zeyd, orada beni öldürseydi, benim bir müşrik olarak ölmeme,
ahirete imansız girmeme sebep olacaktı. Bundan kendisine de bir
fayda gelmiyecekti.
Halbuki, benim onu öldürmemle,
Allah
, benim elimle ona şehitlik
rütbesi verdi. Bana da, daha sonra iman nasip etmekle, müşrik olarak
ölmek azabından kurtardı.
Böylece hem Zeyd kazandı, hem ben kazandım.
- Evet, der, bu değerlendirme gerçeğin ta kendisidir.
Demek hayırlısı böyleymiş...
AF, İZZET GETİRİR
İbn-i Abbas'tan:
- Kişi bir haksızlığı affettiğinde, muhakkak,
Allah
onun izzetini artırır.
***
Ebu Abdullah İkrime şöyle demiştir:
-
Allah
Teâlâ, Yusuf /as)'a buyurdu ki: "Kardeşlerini affetmeden
dolayı, senin adını dillere destan eyleyim."
"ÇOCUKLARIN BÜYÜDÜLER Mİ?"
Ziyaeddin Gümüşhanevi Hz'leri, Allah'ın izni ile müridlerinin
kalplerinden geçenleri bilir, onların düşünce ve niyetlerini de düzeltir,
terbiye ederdi.
Bir gün dergahta hizmet edenlerden birisi, kalbinden:
- Evlenseydim, mutlaka bir kaç evladım olurdu, diye geçirmişti.
Ziyaeddin Gümüşhanevi Hz'leri, onu görünce, tebessüm ederek:
- Çocukların büyüdüler mi ? diye sormuştu.
HİKMET MÜ'MİNİN YİTİĞİDİR
Bir gün, yolda bir gayr'i müslim, Şakik-ı Belhi'ye güzel bir söz söyledi.
Şakik, hemen yanındakilere, "Bu sözü bir yere kaydediniz.
Yerinde ve doğru bir sözdür" buyurdu.
Gayr-i müslim
"- Nasıl olur, senin gibi yüksek bir zat, benim gibi birinin söylediği
söze değer verir, kaydeder mi ?" diye hayretle sordu.
Şakik şu cevabı verdi:
- Evet, biz kim olursa olsun, doğruyu söyleyen, hakkı dile getiren
kimsenin sözünü alır, kabul ederiz. Zira Peygamber
"Hikmet mü'minin yitik malıdır. Nerede bulursa alsın" emretmiştir...
Gayr-i müslim; bu sözler karşısında iyice hayrette kalarak, İslam dinine
meyli arttı. Şakık'a:
- Senin dinin hak dinidir. Tevazu ve hakperestliği emretmektedir.
Bana İslam'ı anlat, ben de Müslüman olacağım, dedi. Gerçekten de,
o zat daha sonra, Şakık'ı Belhi'nin en kıymetli talebelerinden biri oldu.
ONLARI DA ALIŞTIRDIM
Elmalı merhum, uzun süren inziva yıllarında çok değerli ilmi çalışmalar
yapmış, bu arada çok sigara içer olmuştu.
Böyle odasının sigara dumanlarıyla dolu olduğu bir gün, bir grup dostu
ziyaretine gelir. İçlerinde bulunan bir hoca dayanamayıp:
- Efendim, siz mübarek ve mukaddes bir meşguliyet
içindesiniz. Kur'an-ı Kerim'i tefsir etmektesiniz. Ruhaniler ve
melekler burada olmak isterler, ama, bu dumanlar..." derken,
Elmalı, merhum, hemen söze girerek hazır cevaplılığını gösteren şu
karşılığı verir:
- Hoca Efendi, merak etmeyiniz, onları da alıştırdım...
MÜRİD YOK, ŞEYH ÇOK
Ubeydullah-ı Ahrar'dan:
- Söz söylemek, dilin gönülle, gönülün de Hak ile olduğu zaman
makbul olur.
- Bizim yolumuzda, el, helâl kârda; gönül ise Hakiki Yâ'dadır.
- Bir âlim, büyüklerden birine, haber gönderip:
"Burada mürid olacak vasıflı insan azdır; sizin orada bu vasfı taşıyan
kimseler varsa, bize gönderiniz!" demişti.
Bu haberi alan büyük zat, bir mektup yazarak şöyle cevap vermiştir:
- Bahsettiğiniz vasıfta insanlar maalesef, bizim burada da yoktur.
Eğer şeyh isterseniz, istediğiniz kadar gönderelim!..
HALKA HİZMET YOLU
Ubeydullah-ı Ahrar Hz'leri, bütün ömrü boyunca, tanıdıklarına ve
tanımadıklarına, dost-düşman herkese, yardım ve şefkat elini uzatmıştı.
Hiç kimseyi ayırdetmeden yaptığı iyilikler ve hizmetler, dilden dile
dolaşırdı. O, bu halin sebebini şöyle anlatırdı:
- Ben bu makamı, halka hizmetle elde ettim. Herkesi, Hakka, bir
yoldan götürürler. Bizi de, halka hizmet yolundan götürdüler.
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
buyuklerinden
,
islam
,
kissalar
İslam Büyüklerinden Kıssalar ile ilgili Benzer Konular
151 Kez Görüntülendi
İslam, toplumu önce insan, sonra İslam kardeşi yapıyor...
Dini Sohbet
Dünya Büyüklerinden 100 güzel atasözü
Atasözleri
İslam ülkeleri İslam Ordusu’nu kurmalıdır
Yurt Dısı Haberler
İslam Büyüklerinden Gençliğe Sesleniş
E-Kitap
Kıssalar (1)
Kıssalar & Hikayeler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
02:46
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545