FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Kıssalar & Hikayeler
Kıssadan Hisseler
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Kıssadan Hisseler ile ilgili Benzer Konular
267 Kez Görüntülendi
Kıssadan Hisse
Okul Öğrenci Fıkraları
Kıssadan Hise ( Padişah ' ın İşi Ne )
Güzel Yazılar / Makaleler
kıssadan hisseler
Güzel Yazılar / Makaleler
kıssadan hisse
Kıssalar & Hikayeler
Fıkradan Hisseler
Fıkra
İmanı tehlikeye sokan günah
|
HZ. PEYGAMBER'İN MEKTUBU ve BİZANS KRALI
Konu Araçları
02-02-2007
#
1
Profil Bilgileri
gfb_234
Kıssadan Hisseler
Kıssadan Hisseler başlıklı yazı Mumsema Kıssadan Hisseler Forum Alev
PEYGAMBERE BAĞLILIK
Mekke'nin fethinden sonra İslâm'ı kabul edenler arasında Hz
Ebû Bekir'in babası Ebû Kuhâfe de bulunuyordu
Yaşı sekseni aşmış, âmâ bir kişi olan Ebû Kuhâfe, Hz
Peygamber'in huzurunda hidayete ermekte geç kalmışlığını telâfi edercesine aşkla kelimei şehadet getiriyordu
Bu esnada sevinmesi gereken "Sıddıyk" (yürekten tasdik edip, sorgusuz sualsiz bağlanan) lakaplı Ebû Bekir ağlıyordu
Fakat bu ağlayış bir sevinç ağlayışı değil üzüntü ağlayışıydı
Bu, meclisteki herkesin hayretine sebep olmuştu
Sordular:
- Ey Ebû Bekir, neden sevinilecek bir günde gözyaşı döküyorsun? Cevap verdi:
- Allah'ın Resulünün en büyük arzusu amcası Ebû Talibin müslüman olmasıydı
Fakat bu dileği bir türlü gerçekleşmedi
Ben isterdim ki şu anda benim babamın yerinde şehadet getiren Ebû Talib olsun, babamın Müslüman olmasından dolayı benim gönlüm hoşnud olacağına, amcasının Müslüman olmasından dolayı Allah Rasûlünün gönlü hoşnud olsun
İşte bu olmadığı için ağlıyorum
O NE YAPARSA DOĞRUDUR
Peygamberimiz (s
a
v) azadlı kölesi Zeyd bin Hârise'yi çok severdi
Oğlu Üsame'yi de
Babayı da oğulu da gerektiğinde kollardı
Hz
Ömer bir gün ganimet malı dağıtıyordu
Oğlu Abdullah'a üç verirse Üsame'ye dört veriyordu
Abdullah bunun sebebini öğrenmek istedi:
- Ben Üsame'nin katılıp da benim katılmadığım tek gaza (savaş, cihad) hatırlamıyorum
Neye dayanarak ona benden fazla veriyorsun?
Hz
Ömer şöyle açıklamada bulundu:
- Hz
Peygamber onun babasını senin babandan, Üsame'yi de senden çok sever ve kollardı
O'nun her işinde muhakkak bir hikmet vardır
Ben O'nun sevdiğini kendi sevdiğime tercih ederim
BAL ŞERBETİ
Bir Ramazan'da Medineli bir müslüman Halife Hz
Ömer'i iftar yemeğine davet etti
Yemek sırasında yalnız Hz
Ömer'e bir kab içinde bir içecek
sunuldu
Hz
Ömer sordu: "Bu nedir?" Ev sahibi cevab verdi: "Bal şerbetidir efendim, sizin için ayırmıştık da
" Hz
Ömer onu içmeyi reddederek şöyle dedi: "Benim yönetimini üstlendiğim halkın çoğu içmek için henüz kuyu suyunu bile bulamazken ben burada bal şerbeti içemem
"
EN BÜYÜK CÖMERT
Önemli bir sefer hazırlığı yapılıyordu
Peygamberimiz herkesten yapabileceği yardımı en üst sınırda yapmasını istedi
Hz
Ömer bu isteğe uyarak büyük miktarda bir yardımla Hz
Peygamberin huzuruna çıktı
Hz
Peygamber sordu:
- Ya Ömer, malının ne kadarını yardım olarak getirdin?
Hz
ömer cevap verdi:
- Tam yarısını getirdim ya Resulallah, size getirdiğim kadar da geride var
Biraz sonra Hz
Ebû Bekir geldi
O da büyük bir yardımda bulundu
Hz
Peygamber ona da sordu:
- Malının ne kadarını getirdin? Cevap verdi:
- Tamamını getirdim ya Resulallah, evimde Allah ve Resulünün sevgisinden başka bir şey bırakmadım
Bunun üzerine Allah'ın Resulü şöyle buyurdu: - Allah yolunda fedakarlıkta Ebû Bekir'i kimse geçemeyecek
BİR MUSİBET
Kumandanlarından biri bir zafer dönüşü Halife Hz
Ömer'in huzuruna çıktı
Yanında kısa boylu, tıknaz biri bulunuyordu
Hz
Ömer "Bu kim?" diye sordu
Kumandan anlattı: "Efendim bu benim sağ kolumdur
Hangi görevi verdimse başarı ile tamamladı
En gizli haberleri yerine ulaştırdı
Bazen bir orduya bedel hizmet gördü
Zaferlerimi onun sayesinde kazandım diyebilirim
"
Aradan zaman geçti, aynı kumandan halifenin huzuruna yeniden çıktı
Ama mağlup bir kumandan olarak Halife sordu:
- Hani sağ kolun nerede?
- Sormayın ya Ömer, ihanet etti, düşman tarafına geçti
Hz
Ömer bu defa konuştu:
- Allah'tan başka hiç kimseye dayanmamak gerektiğini geçen sefer söyleyecektim vazgeçtim
Bir musibet bin nasihattan yeğdir diye düşündüm
ADAMIN ÖNEMİ
Halife Hz
Ömer bir mecliste hazır bulunanlara sordu:
- Eğer dileğiniz hemen kabul ediliverecek olsa ne dilerdiniz?
Birisi, "Benim falan vadi dolusu altınım olsun isterim
Onu harcayarak İslâm'a daha çok hizmet edeyim diye" dedi
Bir başkası, "Şu kadar sürüm (davar, koyun, keçi), mal ve mülküm olsun isterdim
Gerektikçe onları sarfederek dine yararlı olayım diye" dedi
Herkes buna benzer şeyler söyledi
Hz
Ömer hiçbirini beğenmedi
Bu defa meclistekiler, Hz
Ömer'e sordu:
- Ya Ömer peki sen ne dilerdin? Cevap verdi:
- Ben de Muaz, Salim, Ebû Ubuyde gibi müslümanlar yetişsin isterdim
İslâm'a onlar vasıtasıyla hizmet edeyim diye
GURURA KARŞI İLAÇ
Halife Hz
Ömer bir gün kırbasını (su tulumu, su kabı) sırtına yüklenmiş, Medine'nin en kalabalık sokaklarında dolaşıyordu
Babasının sırtında kırba ile dolaştığı oğlu Abdullah'ın da gözüne ilişti ve kendisine yetişip sordu:
- Baba sen ne yapıyorsun, koskoca halife sırtında kırba taşır mı, taşıtacak kimse mi bulamadın?
- Oğlum, bunu taşıtacak adam bulamadığım için veya başka bir mecburiyet dolayısıyla taşıyor değilim
Nefsime gurur gelir gibi oldu, kendimi beğenir gibi oldum, sırf onu küçültmek için bu yola başvurdum
HZ
ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ
Birgün ashab Peygamberimiz (s
a
v)'den Hz
Ali'yi niçin çok sevdiğini sordu
Hz Peygamber o anda mecliste bulunmayan Hz
Ali'yi çağırmaya adam gönderdi ve orada bulananlara sordu:
- Birisine iyilik etseniz, o da size kötülük etse ne yapardınız? Cevap verdiler:
- Yine iyilik ederiz
- Yine kötülük yapsa?
- Biz yine iyilik ederiz?
- Yine kötülük yapsa?
Ashab cevab vermedi, başlarını öne eğdiler
Bunun anlamı kötülüğe kötülükle mukabele etmesek bile iyilik yapmaya devam etmeyiz, demekti
Bu sırada Hz
Ali o meclise geldi
Rasulullah Hz
Ali'ye sordu:
- Ya Ali, iyilik ettiğin biri sana kötülük etse ne yapardın?
- Yine iyilik ederdim
- Yine kötülük yapsa?
- Yine iyilik yapardım
Hz
Peygamber soruyu tam yedi defa tekrarladı
Hz
Ali yedi defasında da "yine iyilik ederdim" diye cevap verdi
Ashab,
- Ya Rasulallah, Ali'yi çok sevmenizin sebebini şimdi anladık, dediler
HZ
ALİ'NİN RÜYA YORUMU
Ashabtan (Peygamberimizin arkadaşları) Abdullah oğlu Cabir bir rüyasında, büyük ineklerin küçük inekleri sağdığını, hastaların sağları ziyaret ettiğini, kuru bir çay kenarında yemyeşil bahçeler bulunduğunu, minberde (camilerde imamın hutbe okuduğu yer) koca koca putlar durduğunu gördü
Bu, sıradan bir rüyaya benzemiyordu
Bunun önemli bir mesajı olmalıydı
Bu rüyayı yoracak kişi olarak ilk defa Hz
Ali aklına geldi
Hz
Peygamberin "İlim beldesinin kapısı" diye nitelediği Hz
Ali ancak güvenilir bir açıklama getirebilirdi
Bu düşüncelerle rüyasını yordurmak üzere Hz
Ali'ye müracaat etti
Rüyasını tane tane anlattı ve
ne anlama geldiğini yormasını rica etti
Hz
Ali "Yanlış yorumdan Allah korusun" diyerek söze başladı ve şöyle devam etti
"Büyük ineklerin küçük inekleri sağması, yetki ve mevkilerini halkı soymak için kullanan görevlileri (amir ve memurları); hastaların sağları ziyaret etmesi, yoksulların hallerini arzetmek için zenginlerin peşinde koşmasını; kuru çay kenarında bulunan yemyeşil bahçeler, uzaktan veya dışardan bakıldığında çok büyük sanılan ve öyle ünlenmiş ama aslında içleri kupkuru çölden ibaret olan ilim adamlarını; minberde duran koca koca putlar ise, layık olmadığı halde ilmin, dinin ve devletin yüce makamlarına yükselmiş kimseleri ifade eder
"
GERÇEK NEDEN
Hz
Ali'nin halifeliği sırasında, Hz
Osman'ın şehid edilmesiyle sonuçlanan fitne, fesad daha da arttı
Bu durumdan üzülen, şikayetçi olan bir mümin Hz
Ali'ye gelip sordu:
- Ya Ali neden Hz
Ebû Bekir ve Ömer zamanında meydana gelmeyen bu olaylar senin zamanında meydana geliyor, müminler birbirine düşüyor?
Hz
Ali cevap verdi:
- Hz
Ebû Bekir ve Ömer zamanında biz vardık, ama bizim zamanımızda onlar yok
TİTİZLİĞİN BÖYLESİ
İslâm dünyasında Kur'an'dan sonra en güvenilir kaynak Sahih-i Buhari adındaki hadis kitabıdır
İsmail el-Buha-ri'nin Hz
Peygamberin hadislerini toplamaya kendini vakfettiği, yeni bir hadis duymak ve almak için dere tepe dolaştığı, günlerce, haftalarca yol katettiği sıralardaydı
Kendisine birçok sahabi ile görüştüğü bilinen birinden söz edildi
Çok zaman yaptığı gibi uzun bir yol katederek bahsedilen adamı buldu
Fakat adamı bulduğu sırada kazığından boşanmış olan devesini boş torba ile aldatarak yakalamaya çalıştığına şahit oldu
Bu halde hiçbirşey sormadan geri döndü
Niçin boş döndüğünü, birkaç hadis not etmediğini soranlara şöyle cevap verdi:
- Ben devesini aldatarak yakalamaya çalışan adamın rivayet edeceği hadise güvenmem
MAL SEVGİSİ KALBİ KAPLAMAMALI
Büyük fıkıh (hukuk) bilgini, Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam Ebû Hanîfe'nin (VIII
yüzyıl) ilmi faaliyetleri yanında ticaretle de meşgul zengin bir zat olduğu malumdur
Bu büyük insan, gündüz öğleye kadar mescitte talebelerine ders verir, öğleden sonra da ticari işleri ile uğraşırdı
Bir gün ders verdiği sırada bir adam mescidin kapısından seslendi:
- Ya imam, gemin battı!
(İmamın ticari mal taşıyan gemileri mevcut)
İmam-ı Azam bir anlık tereddütten sonra
- Elhamdülillah dedi
- Bir müddet sonra aynı adam yeniden gelip haber verdi:
- Ya imam, bir yanlışlık oldu batan gemi senin değilmiş
İmam bu yeni habere de:
- Elhamdülillah, diyerek mukabele etti
Haber getiren kişi hayrete düştü:
- Ya imam, gemin battı diye haber getirdik "Elhamdülillah" dedin
Batan geminin seninki olmadığını söyledim yine "Elhamdülillah" dedin
Bu nasıl hamdetme böyle?
İmam-ı Azam izah etti:
- Sen gemin battı diye haber getirdiğinde iç âlemimi, kalbimi şöyle bir yokladım
Dünya malının yok olmasından, elden çıkmasından dolayı en küçük bir üzüntü yoktu
Bu nedenle Allah'a hamdettim
Batan geminin benimki olmadığı haberini getirdiğinde de aynı şeyi yaptım
Dünya malına kavuşmaktan dolayı kalbimde bir sevinç yoktu
Dünya malına karşı bu ilgisizliği bağışladığı için de Allah'a şükrettim
İMAM-I ÂZAM VE KADILIK
Zamanında İmam-ı Azam ile herhangi bir konuda tartışmaya girip de galip çıkan görülmemiştir
Hem derya gibi ilmi, hem de herkese nasip olmayan zeka ve mantığı sayesinde hepsinden kendisi galip çıkıyordu
Abbasi Halifesi Me'mun İmam-ı Azam'ı Kufe'ye kadı yapmak istiyordu
İmamı çağırdı ve bu niyetini açıkladı
İmam-ı Azam yönetimin yanlışlıklarına alet olmamak için bu teklifi kabul etmedi
- Ben kadılık yapamam, dedi
Halife de herkes de kabul ederdi ki ondan iyi kadılık yapacak bulunamazdı
Bu nedenle Halife sert çıktı:
- Yalan söylüyorsun, sen kadılık yaparsın!
İmam-ı Azam akan suları durduracak şu cevabı verdi:
- Eğer ben yalan söylüyorsam, yalan söylediğim için kadılık yapamam, çünkü yalancıdan kadı olmaz
Eğer "yapamam" dediğim zaman doğru söylüyorsam, sözümün gereği olarak kadılık yapamam
O halde her iki halde de kadılık yapamam,
KÂFİR Mİ MÜMİN Mİ?
İmam-ı Azam'ın da bulunduğu bir mecliste birisi şöyle bir soru sordu: "Bir adam ki, cenneti istemez, cehennemden korkmaz, ölü eti yer, rüküşüz secdesiz namaz kılar, görmediğine şahitlik eder, fitneyi sever, hakkı istemez, bu adam kafir midir, mümin mi?" Mecliste bulunanlar ağız birliği etmişçesine "Bunlar kafirin sıfatlarıdır, böyle bir adam kafirin ta kendisidir
" dediler
İmam-ı Azam susuyordu: "Ya imam sen ne dersin?" dediler
İmam-ı Azam, "Bunlar müminin sıfatıdır, böyle biri müminin ta kendisidir" dedi
itiraz ettiler: "Ya imam nasıl olur, mümin cenneti istemez mi, cehennemden korkmaz mı?
" diye
İmam tek tek açıkladı: "Gerçek (bilinçli) mümin cenneti istemez, sahibini (Allah'ı) ister, cehennemden korkmaz, sahibinden korkar, ölü eti dediğiniz balıktır, görmediğine şahitlik eder, çünkü Allah'ı görmez ama kesin inanır, rükusuz secdesiz kıldığı namaz
cenaze namazıdır, fitneyi sever, çünkü fitneden maksat mal ve evladdır, (Kur'an'da mal ve evladın müminler için fitne -imtihan- olduğu belirtilmiştir); hakkı istemez, çünkü haktan kasıt ölümdür, mümin de olsa ölümü temenni etmez
"
SEN BİR KIZINI VERMEZSİN DE
Kufe'de bir adam üçüncü Halife Hz
Osman için "Yahudiymiş" diye tutturmuştu
Herkes bunun asılsız olduğunu, imkansız olduğunu söylüyor ama adam bir türlü ikna olmuyordu
Bu konu İmam-ı Azam'a da duyuruldu
"Adamı bu saçma inancından kimse caydıramadı, sununla bir de siz görüşseniz" dendi
"Hay hay" dedi İmam-ı Azam, bir akşam bu kıza dünürlüğe diye adamın evine gitti
Dereden tepeden konuştuktan sonra sözü esasa getirdi:
- Biz Allah'ın emri, Peygamberin kavliyle kızına dünür geldik
- Kime istiyorsunuz kızımı, öğrenebilir miyim?
- Kızını istediğimiz kimse son derece ahlâklı, dürüst çok zengin ve alabildiğine cömert, Kur'an'ı ezbere biliyor ve sürekli okuyor
(Bunların hepsi Hz
Osman'ın nitelikleri)
Adam sözünü kesti:
- Yeter, bunlardan bir tanesi bile kızımı vermek için yeterli meziyettir
- Ama bu damat adayının bir kusuru var, kendisi Yahudi
-Adam parladı:
- Nasıl olur, benim kızımı bir Yahudiye istersiniz?
İmam-ı Azam için artık taşı gediğine koymanın zamanı gelmişti:
- Sen bir kızını yahudiye vermezsin de Hz
Peygamber iki kızını birden bir Yahudiye nasıl verir? deyince adamın artık bir inat ve itiraza mecali kalmadı, bilinen gerçeği kabul etti
(Hz
Osman peygamberimizin damadıydı, önce bir kızıyla evlenmiş, o ölünce diğer bir kızıyla evlenmişti
Bunun için Hz
Osman'a "Zi'nNureyn'' (İki nur sahibi) denmiştir
)
ATEŞ DÜNYADAN GİDİYOR
Abbasi'lerin ünlü halifesi Harun Reşid zamanında yaşamış olan Behlül Dana (VIII
yüzyıl) dönemin evliyasındandı
Zaman zaman aklından zoru olan kimselere has tavırlar takınır, herkes de bundan dolayı kendisini deli sanırdı
Ama bunu maksatlı yapardı
Behlül daima Harun Rediş'in yakınında bulunur, çeşitli sebepler hasıl ederek onu uyarırdı
Bir gün Behlül, üstü başı toz toprak içinde uzun bir yolculukan gelmiş olmanın belirtileri ile Harun Reşid'in huzuruna çıktı
Harun Reşid sordu:
- Be ne hal Behlül, nereden geliyorsun?
- Cehennemden geliyorum ey hükümdar
- Ne işin vardı cehennemde?
- Ateş lazım oldu da ateş almaya gittim
- Peki, getirdin mi bari?
- Hayır efendim getiremedim
Cehennemin bekçileriyle görüştüm, onlar "Sanıldığı gibi burada ateş bulunmaz, ateşi herkes dünyadan kendisi getirir" dediler
BEHLÜL DİVÂNE
Birgün adamın biri Behlül'e akıl danıştı:
- Ey Behlül Dana, ben zengin olmak istiyorum, bana ne tavsiye edersin?
Behlül bir an düşünüp cevap verdi:
- Demir al, demir sat
Demir ticareti eski çağlardan beri kârlı bir iş olarak biliniyordu
Çünkü demir hiç fire vermeyen, daima üstüne koyan bir maddeydi
Adam Behlül'ün tavsiyesine uyup demir ticaretine başladı ve gerçekten kısa zamanda dilediği gibi zengin biri oldu
Zengin olduktan sonra Behlül için "Bu ne budala adam, verdiği akılla herkes köşeyi dönüyor,
kendisi fakirlikten kırılıyor" diye düşündü
Bir zaman sonra Behlül'ün karşısına çıktı, yeni bir akıl danıştı:
- Ey Behlül Divâne (Dana yerine aptal yerine koyarak divane diyor) ben demir alıp satmaktan yeterince zengin oldum
Biraz da başka bir iş yapayım
Bu sefer ne tavsiye edersin?
Behlül adamın içini dışını bildiğinden onu kötü niyetine kurban edecek bir tavsiyede bulundu: - Soğan al, soğan sat
Soğan ticaretinin de riskli işlerden biri olduğu bilinir
Soğan devamlı fire veren bir nesnedir
Adam soğan ticaretine başlayınca kısa zamanda iflas bayrağını çekti ve kötü kalbliliğinin cezasını pahalı bir biçimde ödedi
ÇARŞI PAZAR AĞALIĞI
Behlül Dana birgün Harun Reşid'den bir vazife istedi
Harun Reşid de ona çarşı pazar ağalığını (denetimini) verdi
Behlül hemen işe koyuldu
İlk olarak bir fırına gitti
Birkaç ekmek tarttı hepsi normal gramajından noksan geldi
Dönüp fırıncı ya sordu: "Hayatından memnun musun, geçinebiliyor musun, çoluk-çocuğunla ağzının tadı var mı?" Adam her soruya olumsuz cevap verdi
Memnun olduğu bir şey yoktu
Behlül birşey demeden ayrıldı ve bir başka fırına geçti
Orada da birkaç ekmek tarttı ve gördü ki bütün ekmekler gramajından fazla geliyor, eksik gelmiyor
Aynı soruları bu fırının sahibine de sordu ve her soruya olumlu cevap aldı
Bundan sonra başka bir yere uğramadan doğru Harun Reşid'in huzuruna çıktı ve yeni bir vazife istedi
Harun Reşid, "Behlül daha demin vazife verdik sana ne çabuk bıktın?" dedi
Behlül açıkladı:
- Efendimiz çarşı pazarın ağası varmış
Benden önce ekmekleri tartmış, vicdanları tartmış, buna göre herkes hesabını ödemiş, bana ihtiyaç kalmamış
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
hisseler
,
kissadan
Kıssadan Hisseler ile ilgili Benzer Konular
267 Kez Görüntülendi
Kıssadan Hisse
Okul Öğrenci Fıkraları
Kıssadan Hise ( Padişah ' ın İşi Ne )
Güzel Yazılar / Makaleler
kıssadan hisseler
Güzel Yazılar / Makaleler
kıssadan hisse
Kıssalar & Hikayeler
Fıkradan Hisseler
Fıkra
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
00:00
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545