Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Kıssalar & Hikayeler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Kıssadan Hisseler ile ilgili Benzer Konular
267 Kez Görüntülendi

Kıssadan Hisse Okul Öğrenci Fıkraları
Kıssadan Hise ( Padişah ' ın İşi Ne ) Güzel Yazılar / Makaleler
kıssadan hisseler Güzel Yazılar / Makaleler
kıssadan hisse Kıssalar & Hikayeler
Fıkradan Hisseler Fıkra

İmanı tehlikeye sokan günah | HZ. PEYGAMBER'İN MEKTUBU ve BİZANS KRALI
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 02-02-2007   #1
Profil Bilgileri
Kıssadan Hisseler



Kıssadan Hisseler başlıklı yazı Mumsema Kıssadan Hisseler Forum Alev


PEYGAMBERE BAĞLILIK



Mekke'nin fethinden sonra İslâm'ı kabul edenler arasında Hz Ebû Bekir'in babası Ebû Kuhâfe de bulunuyordu Yaşı sekseni aşmış, âmâ bir kişi olan Ebû Kuhâfe, Hz Peygamber'in huzurunda hidayete ermekte geç kalmışlığını telâfi edercesine aşkla kelimei şehadet getiriyordu Bu esnada sevinmesi gereken "Sıddıyk" (yürekten tasdik edip, sorgusuz sualsiz bağlanan) lakaplı Ebû Bekir ağlıyordu Fakat bu ağlayış bir sevinç ağlayışı değil üzüntü ağlayışıydı Bu, meclisteki herkesin hayretine sebep olmuştu Sordular:

- Ey Ebû Bekir, neden sevinilecek bir günde gözyaşı döküyorsun? Cevap verdi:

- Allah'ın Resulünün en büyük arzusu amcası Ebû Talibin müslüman olmasıydı Fakat bu dileği bir türlü gerçekleşmedi Ben isterdim ki şu anda benim babamın yerinde şehadet getiren Ebû Talib olsun, babamın Müslüman olmasından dolayı benim gönlüm hoşnud olacağına, amcasının Müslüman olmasından dolayı Allah Rasûlünün gönlü hoşnud olsun İşte bu olmadığı için ağlıyorum



O NE YAPARSA DOĞRUDUR



Peygamberimiz (sav) azadlı kölesi Zeyd bin Hârise'yi çok severdi Oğlu Üsame'yi de Babayı da oğulu da gerektiğinde kollardı

Hz Ömer bir gün ganimet malı dağıtıyordu Oğlu Abdullah'a üç verirse Üsame'ye dört veriyordu Abdullah bunun sebebini öğrenmek istedi:

- Ben Üsame'nin katılıp da benim katılmadığım tek gaza (savaş, cihad) hatırlamıyorum Neye dayanarak ona benden fazla veriyorsun?

Hz Ömer şöyle açıklamada bulundu:

- Hz Peygamber onun babasını senin babandan, Üsame'yi de senden çok sever ve kollardı O'nun her işinde muhakkak bir hikmet vardır Ben O'nun sevdiğini kendi sevdiğime tercih ederim



BAL ŞERBETİ



Bir Ramazan'da Medineli bir müslüman Halife Hz Ömer'i iftar yemeğine davet etti Yemek sırasında yalnız Hz Ömer'e bir kab içinde bir içecek

sunuldu Hz Ömer sordu: "Bu nedir?" Ev sahibi cevab verdi: "Bal şerbetidir efendim, sizin için ayırmıştık da" Hz Ömer onu içmeyi reddederek şöyle dedi: "Benim yönetimini üstlendiğim halkın çoğu içmek için henüz kuyu suyunu bile bulamazken ben burada bal şerbeti içemem"



EN BÜYÜK CÖMERT



Önemli bir sefer hazırlığı yapılıyordu Peygamberimiz herkesten yapabileceği yardımı en üst sınırda yapmasını istedi Hz Ömer bu isteğe uyarak büyük miktarda bir yardımla Hz Peygamberin huzuruna çıktı Hz Peygamber sordu:

- Ya Ömer, malının ne kadarını yardım olarak getirdin?

Hz ömer cevap verdi:

- Tam yarısını getirdim ya Resulallah, size getirdiğim kadar da geride var

Biraz sonra Hz Ebû Bekir geldi O da büyük bir yardımda bulundu Hz Peygamber ona da sordu:

- Malının ne kadarını getirdin? Cevap verdi:

- Tamamını getirdim ya Resulallah, evimde Allah ve Resulünün sevgisinden başka bir şey bırakmadım

Bunun üzerine Allah'ın Resulü şöyle buyurdu: - Allah yolunda fedakarlıkta Ebû Bekir'i kimse geçemeyecek



BİR MUSİBET



Kumandanlarından biri bir zafer dönüşü Halife Hz Ömer'in huzuruna çıktı Yanında kısa boylu, tıknaz biri bulunuyordu Hz Ömer "Bu kim?" diye sordu Kumandan anlattı: "Efendim bu benim sağ kolumdur Hangi görevi verdimse başarı ile tamamladı En gizli haberleri yerine ulaştırdı Bazen bir orduya bedel hizmet gördü Zaferlerimi onun sayesinde kazandım diyebilirim"

Aradan zaman geçti, aynı kumandan halifenin huzuruna yeniden çıktı Ama mağlup bir kumandan olarak Halife sordu:

- Hani sağ kolun nerede?

- Sormayın ya Ömer, ihanet etti, düşman tarafına geçti

Hz Ömer bu defa konuştu:

- Allah'tan başka hiç kimseye dayanmamak gerektiğini geçen sefer söyleyecektim vazgeçtim Bir musibet bin nasihattan yeğdir diye düşündüm



ADAMIN ÖNEMİ



Halife Hz Ömer bir mecliste hazır bulunanlara sordu:

- Eğer dileğiniz hemen kabul ediliverecek olsa ne dilerdiniz?

Birisi, "Benim falan vadi dolusu altınım olsun isterim Onu harcayarak İslâm'a daha çok hizmet edeyim diye" dedi Bir başkası, "Şu kadar sürüm (davar, koyun, keçi), mal ve mülküm olsun isterdim Gerektikçe onları sarfederek dine yararlı olayım diye" dedi Herkes buna benzer şeyler söyledi Hz Ömer hiçbirini beğenmedi Bu defa meclistekiler, Hz Ömer'e sordu:

- Ya Ömer peki sen ne dilerdin? Cevap verdi:

- Ben de Muaz, Salim, Ebû Ubuyde gibi müslümanlar yetişsin isterdim İslâm'a onlar vasıtasıyla hizmet edeyim diye



GURURA KARŞI İLAÇ



Halife Hz Ömer bir gün kırbasını (su tulumu, su kabı) sırtına yüklenmiş, Medine'nin en kalabalık sokaklarında dolaşıyordu Babasının sırtında kırba ile dolaştığı oğlu Abdullah'ın da gözüne ilişti ve kendisine yetişip sordu:

- Baba sen ne yapıyorsun, koskoca halife sırtında kırba taşır mı, taşıtacak kimse mi bulamadın?

- Oğlum, bunu taşıtacak adam bulamadığım için veya başka bir mecburiyet dolayısıyla taşıyor değilim Nefsime gurur gelir gibi oldu, kendimi beğenir gibi oldum, sırf onu küçültmek için bu yola başvurdum



HZ ALİ'NİN BÜYÜKLÜĞÜ



Birgün ashab Peygamberimiz (sav)'den Hz Ali'yi niçin çok sevdiğini sordu Hz Peygamber o anda mecliste bulunmayan Hz Ali'yi çağırmaya adam gönderdi ve orada bulananlara sordu:

- Birisine iyilik etseniz, o da size kötülük etse ne yapardınız? Cevap verdiler:

- Yine iyilik ederiz

- Yine kötülük yapsa?

- Biz yine iyilik ederiz?

- Yine kötülük yapsa?

Ashab cevab vermedi, başlarını öne eğdiler Bunun anlamı kötülüğe kötülükle mukabele etmesek bile iyilik yapmaya devam etmeyiz, demekti

Bu sırada Hz Ali o meclise geldi Rasulullah Hz Ali'ye sordu:

- Ya Ali, iyilik ettiğin biri sana kötülük etse ne yapardın?

- Yine iyilik ederdim

- Yine kötülük yapsa?

- Yine iyilik yapardım

Hz Peygamber soruyu tam yedi defa tekrarladı Hz Ali yedi defasında da "yine iyilik ederdim" diye cevap verdi Ashab,

- Ya Rasulallah, Ali'yi çok sevmenizin sebebini şimdi anladık, dediler



HZ ALİ'NİN RÜYA YORUMU



Ashabtan (Peygamberimizin arkadaşları) Abdullah oğlu Cabir bir rüyasında, büyük ineklerin küçük inekleri sağdığını, hastaların sağları ziyaret ettiğini, kuru bir çay kenarında yemyeşil bahçeler bulunduğunu, minberde (camilerde imamın hutbe okuduğu yer) koca koca putlar durduğunu gördü Bu, sıradan bir rüyaya benzemiyordu Bunun önemli bir mesajı olmalıydı Bu rüyayı yoracak kişi olarak ilk defa Hz Ali aklına geldi Hz Peygamberin "İlim beldesinin kapısı" diye nitelediği Hz Ali ancak güvenilir bir açıklama getirebilirdi Bu düşüncelerle rüyasını yordurmak üzere Hz Ali'ye müracaat etti Rüyasını tane tane anlattı ve

ne anlama geldiğini yormasını rica etti Hz Ali "Yanlış yorumdan Allah korusun" diyerek söze başladı ve şöyle devam etti "Büyük ineklerin küçük inekleri sağması, yetki ve mevkilerini halkı soymak için kullanan görevlileri (amir ve memurları); hastaların sağları ziyaret etmesi, yoksulların hallerini arzetmek için zenginlerin peşinde koşmasını; kuru çay kenarında bulunan yemyeşil bahçeler, uzaktan veya dışardan bakıldığında çok büyük sanılan ve öyle ünlenmiş ama aslında içleri kupkuru çölden ibaret olan ilim adamlarını; minberde duran koca koca putlar ise, layık olmadığı halde ilmin, dinin ve devletin yüce makamlarına yükselmiş kimseleri ifade eder"



GERÇEK NEDEN



Hz Ali'nin halifeliği sırasında, Hz Osman'ın şehid edilmesiyle sonuçlanan fitne, fesad daha da arttı Bu durumdan üzülen, şikayetçi olan bir mümin Hz Ali'ye gelip sordu:

- Ya Ali neden Hz Ebû Bekir ve Ömer zamanında meydana gelmeyen bu olaylar senin zamanında meydana geliyor, müminler birbirine düşüyor?

Hz Ali cevap verdi:

- Hz Ebû Bekir ve Ömer zamanında biz vardık, ama bizim zamanımızda onlar yok



TİTİZLİĞİN BÖYLESİ



İslâm dünyasında Kur'an'dan sonra en güvenilir kaynak Sahih-i Buhari adındaki hadis kitabıdır İsmail el-Buha-ri'nin Hz Peygamberin hadislerini toplamaya kendini vakfettiği, yeni bir hadis duymak ve almak için dere tepe dolaştığı, günlerce, haftalarca yol katettiği sıralardaydı Kendisine birçok sahabi ile görüştüğü bilinen birinden söz edildi Çok zaman yaptığı gibi uzun bir yol katederek bahsedilen adamı buldu Fakat adamı bulduğu sırada kazığından boşanmış olan devesini boş torba ile aldatarak yakalamaya çalıştığına şahit oldu Bu halde hiçbirşey sormadan geri döndü Niçin boş döndüğünü, birkaç hadis not etmediğini soranlara şöyle cevap verdi:

- Ben devesini aldatarak yakalamaya çalışan adamın rivayet edeceği hadise güvenmem



MAL SEVGİSİ KALBİ KAPLAMAMALI



Büyük fıkıh (hukuk) bilgini, Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam Ebû Hanîfe'nin (VIII yüzyıl) ilmi faaliyetleri yanında ticaretle de meşgul zengin bir zat olduğu malumdur Bu büyük insan, gündüz öğleye kadar mescitte talebelerine ders verir, öğleden sonra da ticari işleri ile uğraşırdı Bir gün ders verdiği sırada bir adam mescidin kapısından seslendi:

- Ya imam, gemin battı! (İmamın ticari mal taşıyan gemileri mevcut)

İmam-ı Azam bir anlık tereddütten sonra

- Elhamdülillah dedi

- Bir müddet sonra aynı adam yeniden gelip haber verdi:

- Ya imam, bir yanlışlık oldu batan gemi senin değilmiş

İmam bu yeni habere de:

- Elhamdülillah, diyerek mukabele etti Haber getiren kişi hayrete düştü:

- Ya imam, gemin battı diye haber getirdik "Elhamdülillah" dedin Batan geminin seninki olmadığını söyledim yine "Elhamdülillah" dedin Bu nasıl hamdetme böyle?

İmam-ı Azam izah etti:

- Sen gemin battı diye haber getirdiğinde iç âlemimi, kalbimi şöyle bir yokladım Dünya malının yok olmasından, elden çıkmasından dolayı en küçük bir üzüntü yoktu Bu nedenle Allah'a hamdettim Batan geminin benimki olmadığı haberini getirdiğinde de aynı şeyi yaptım Dünya malına kavuşmaktan dolayı kalbimde bir sevinç yoktu Dünya malına karşı bu ilgisizliği bağışladığı için de Allah'a şükrettim



İMAM-I ÂZAM VE KADILIK



Zamanında İmam-ı Azam ile herhangi bir konuda tartışmaya girip de galip çıkan görülmemiştir Hem derya gibi ilmi, hem de herkese nasip olmayan zeka ve mantığı sayesinde hepsinden kendisi galip çıkıyordu

Abbasi Halifesi Me'mun İmam-ı Azam'ı Kufe'ye kadı yapmak istiyordu İmamı çağırdı ve bu niyetini açıkladı İmam-ı Azam yönetimin yanlışlıklarına alet olmamak için bu teklifi kabul etmedi

- Ben kadılık yapamam, dedi

Halife de herkes de kabul ederdi ki ondan iyi kadılık yapacak bulunamazdı Bu nedenle Halife sert çıktı:

- Yalan söylüyorsun, sen kadılık yaparsın!

İmam-ı Azam akan suları durduracak şu cevabı verdi:

- Eğer ben yalan söylüyorsam, yalan söylediğim için kadılık yapamam, çünkü yalancıdan kadı olmaz Eğer "yapamam" dediğim zaman doğru söylüyorsam, sözümün gereği olarak kadılık yapamam O halde her iki halde de kadılık yapamam,





KÂFİR Mİ MÜMİN Mİ?



İmam-ı Azam'ın da bulunduğu bir mecliste birisi şöyle bir soru sordu: "Bir adam ki, cenneti istemez, cehennemden korkmaz, ölü eti yer, rüküşüz secdesiz namaz kılar, görmediğine şahitlik eder, fitneyi sever, hakkı istemez, bu adam kafir midir, mümin mi?" Mecliste bulunanlar ağız birliği etmişçesine "Bunlar kafirin sıfatlarıdır, böyle bir adam kafirin ta kendisidir" dediler İmam-ı Azam susuyordu: "Ya imam sen ne dersin?" dediler İmam-ı Azam, "Bunlar müminin sıfatıdır, böyle biri müminin ta kendisidir" dedi itiraz ettiler: "Ya imam nasıl olur, mümin cenneti istemez mi, cehennemden korkmaz mı?" diye İmam tek tek açıkladı: "Gerçek (bilinçli) mümin cenneti istemez, sahibini (Allah'ı) ister, cehennemden korkmaz, sahibinden korkar, ölü eti dediğiniz balıktır, görmediğine şahitlik eder, çünkü Allah'ı görmez ama kesin inanır, rükusuz secdesiz kıldığı namaz

cenaze namazıdır, fitneyi sever, çünkü fitneden maksat mal ve evladdır, (Kur'an'da mal ve evladın müminler için fitne -imtihan- olduğu belirtilmiştir); hakkı istemez, çünkü haktan kasıt ölümdür, mümin de olsa ölümü temenni etmez"



SEN BİR KIZINI VERMEZSİN DE



Kufe'de bir adam üçüncü Halife Hz Osman için "Yahudiymiş" diye tutturmuştu Herkes bunun asılsız olduğunu, imkansız olduğunu söylüyor ama adam bir türlü ikna olmuyordu Bu konu İmam-ı Azam'a da duyuruldu "Adamı bu saçma inancından kimse caydıramadı, sununla bir de siz görüşseniz" dendi "Hay hay" dedi İmam-ı Azam, bir akşam bu kıza dünürlüğe diye adamın evine gitti Dereden tepeden konuştuktan sonra sözü esasa getirdi:

- Biz Allah'ın emri, Peygamberin kavliyle kızına dünür geldik

- Kime istiyorsunuz kızımı, öğrenebilir miyim?

- Kızını istediğimiz kimse son derece ahlâklı, dürüst çok zengin ve alabildiğine cömert, Kur'an'ı ezbere biliyor ve sürekli okuyor (Bunların hepsi Hz Osman'ın nitelikleri)

Adam sözünü kesti:

- Yeter, bunlardan bir tanesi bile kızımı vermek için yeterli meziyettir

- Ama bu damat adayının bir kusuru var, kendisi Yahudi

-Adam parladı:

- Nasıl olur, benim kızımı bir Yahudiye istersiniz?

İmam-ı Azam için artık taşı gediğine koymanın zamanı gelmişti:

- Sen bir kızını yahudiye vermezsin de Hz Peygamber iki kızını birden bir Yahudiye nasıl verir? deyince adamın artık bir inat ve itiraza mecali kalmadı, bilinen gerçeği kabul etti

(Hz Osman peygamberimizin damadıydı, önce bir kızıyla evlenmiş, o ölünce diğer bir kızıyla evlenmişti Bunun için Hz Osman'a "Zi'nNureyn'' (İki nur sahibi) denmiştir)



ATEŞ DÜNYADAN GİDİYOR



Abbasi'lerin ünlü halifesi Harun Reşid zamanında yaşamış olan Behlül Dana (VIII yüzyıl) dönemin evliyasındandı Zaman zaman aklından zoru olan kimselere has tavırlar takınır, herkes de bundan dolayı kendisini deli sanırdı Ama bunu maksatlı yapardı Behlül daima Harun Rediş'in yakınında bulunur, çeşitli sebepler hasıl ederek onu uyarırdı Bir gün Behlül, üstü başı toz toprak içinde uzun bir yolculukan gelmiş olmanın belirtileri ile Harun Reşid'in huzuruna çıktı Harun Reşid sordu:

- Be ne hal Behlül, nereden geliyorsun?

- Cehennemden geliyorum ey hükümdar

- Ne işin vardı cehennemde?

- Ateş lazım oldu da ateş almaya gittim

- Peki, getirdin mi bari?

- Hayır efendim getiremedim Cehennemin bekçileriyle görüştüm, onlar "Sanıldığı gibi burada ateş bulunmaz, ateşi herkes dünyadan kendisi getirir" dediler



BEHLÜL DİVÂNE



Birgün adamın biri Behlül'e akıl danıştı:

- Ey Behlül Dana, ben zengin olmak istiyorum, bana ne tavsiye edersin?

Behlül bir an düşünüp cevap verdi:

- Demir al, demir sat

Demir ticareti eski çağlardan beri kârlı bir iş olarak biliniyordu Çünkü demir hiç fire vermeyen, daima üstüne koyan bir maddeydi Adam Behlül'ün tavsiyesine uyup demir ticaretine başladı ve gerçekten kısa zamanda dilediği gibi zengin biri oldu Zengin olduktan sonra Behlül için "Bu ne budala adam, verdiği akılla herkes köşeyi dönüyor,

kendisi fakirlikten kırılıyor" diye düşündü Bir zaman sonra Behlül'ün karşısına çıktı, yeni bir akıl danıştı:

- Ey Behlül Divâne (Dana yerine aptal yerine koyarak divane diyor) ben demir alıp satmaktan yeterince zengin oldum Biraz da başka bir iş yapayım Bu sefer ne tavsiye edersin?

Behlül adamın içini dışını bildiğinden onu kötü niyetine kurban edecek bir tavsiyede bulundu: - Soğan al, soğan sat

Soğan ticaretinin de riskli işlerden biri olduğu bilinir Soğan devamlı fire veren bir nesnedir Adam soğan ticaretine başlayınca kısa zamanda iflas bayrağını çekti ve kötü kalbliliğinin cezasını pahalı bir biçimde ödedi



ÇARŞI PAZAR AĞALIĞI



Behlül Dana birgün Harun Reşid'den bir vazife istedi Harun Reşid de ona çarşı pazar ağalığını (denetimini) verdi Behlül hemen işe koyuldu İlk olarak bir fırına gitti Birkaç ekmek tarttı hepsi normal gramajından noksan geldi Dönüp fırıncı ya sordu: "Hayatından memnun musun, geçinebiliyor musun, çoluk-çocuğunla ağzının tadı var mı?" Adam her soruya olumsuz cevap verdi Memnun olduğu bir şey yoktu Behlül birşey demeden ayrıldı ve bir başka fırına geçti Orada da birkaç ekmek tarttı ve gördü ki bütün ekmekler gramajından fazla geliyor, eksik gelmiyor Aynı soruları bu fırının sahibine de sordu ve her soruya olumlu cevap aldı Bundan sonra başka bir yere uğramadan doğru Harun Reşid'in huzuruna çıktı ve yeni bir vazife istedi Harun Reşid, "Behlül daha demin vazife verdik sana ne çabuk bıktın?" dedi

Behlül açıkladı:

- Efendimiz çarşı pazarın ağası varmış Benden önce ekmekleri tartmış, vicdanları tartmış, buna göre herkes hesabını ödemiş, bana ihtiyaç kalmamış

 

gfb_234 is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla
Tags: hisseler, kissadan


Kıssadan Hisseler ile ilgili Benzer Konular
267 Kez Görüntülendi

Kıssadan Hisse Okul Öğrenci Fıkraları
Kıssadan Hise ( Padişah ' ın İşi Ne ) Güzel Yazılar / Makaleler
kıssadan hisseler Güzel Yazılar / Makaleler
kıssadan hisse Kıssalar & Hikayeler
Fıkradan Hisseler Fıkra


Saat 00:00.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545