FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Kıssalar & Hikayeler
ladikli hacı ahmed ağa
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
ladikli hacı ahmed ağa ile ilgili Benzer Konular
332 Kez Görüntülendi
Hacı Arif Bey (Hacı Arif Bey Kimdir?
Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Hacı İlbeyi (Hacı İlbeyi Kimdir? - Hacı İlbeyi Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Hacı Bayram Veli (Hacı Bayram Veli Kimdir? - Hacı Bayram Veli Hakkında)
Yazarlar ve Şairler
Hacı Degumuko Berzeg (Hacı Degumuko Berzeg Kimdir? - Hacı Degumuko Berzeg Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Abdestsiz emzirilen süt
|
Şeytandan Mektup!!
Konu Araçları
10-03-2007
#
1
Profil Bilgileri
keremy
ladikli hacı ahmed ağa
ladikli hacı ahmed ağa başlıklı yazı Mumsema ladikli hacı ahmed ağa Forum Alev
LADİKLİ HACI AHMED AĞA
Konya velîlerinden Ladikli Hacı Ahmed ağa (1888-1969) Konya'ya bağlı Ladik kasabasında doğdu
Babasının adı Mehmet, annesinin adı ise Emine'dir
Gayet cömert, vakar, temkin ve itidal ehli idi
Sükutu ihtiyar eden, ihtiyaç halinde konuşurlar
Ümmi olmasına rağmen, Hocası Hızır Aleyhisselam olduğu için, ondan manevi ilimler almış olup, İlm-i Hikmette yekta idi
Kendisini Hakk’ın rızasına, halkın hizmetine adamış, her zaman ve her yönde halkımıza önder, rehber, teselli ve ümit kaynağı idi
Kendisine bir şey sorulduğu zaman; -Durun gardaşım, şimdi cevabınızı getiririm
der, gider Hızır Aleyhisselam’a sorar, cevabını alır getirirdi
Kimseyi kırmaz ve geri çevirmezdi
Hacı Ahmed Ağa, 8 Haziran 1969 tarihinde Cenâb-ı Hakk’ın rahmetine kavuşur
Mübarek kabri şerifleri Ladik mezarlığındadır
Kerâmet var kerâmetin içinde
Konu keramete gelip çatınca:
- Takmayın kafanıza bunları oğlum! Kerâmet var kerâmetin içinde
Amma madem ki yârenliğin ucunu ganattınız söğleğim: Bu kerâmet dediğiniz şeyler, kudretine azametine payân olmayan Allah'ın ilerde olacak şeyleri böğünden göstermesi gibi bir şeydir
Mesela ben bazı misafirlerime, yaz ortasında kış, kış ortasında yaz meyveleri ikram ederim
Hatırları hoş olsun diye
Rabbimin bir lutfu bu, ihsanı
Bunun hakikatını açamam size
Üstündeki örtüyü kaldıramam
Doğru değil, uygun da olmaz
Anadan üryan soyunmaya benzer bu sizin karşınızda
Amma meselâ bunlara benzer şeyler olacak ilerde
Şidilerde bizim memlekâtımızda pek yok, olsa da yaygın değil amma, ilerde camlı bahçalar olacak
Kış ortasında yaz avarı yetiştirilecek o camlı bahçalarda
Fenne devredilecek bu kerâmet o zaman yani
O da Allah'ın işi, bu da Allah'ın işi
Allah verirse verir, vermezsevermez
O istemeyince bir şey olmaz
Bir şeyi isteyebilmemiz için, O'nun o şeyi istememizi istemesi lazım
Allah bir kuluna kerâmet kapısı açınca, depelerine çıkılmaz cebel cebel dağları, kum taneleri gibi küçültüverir ona, derdi
Bir itirazın varsa dışarı vur
Ahmed Ağa'nın cigarasına takıldı bir adam bir gün
"-Ahmed Ağa'yı bir de evliyadan diller
Evliyanın işi ne mekruhtla yaav? Fesübhanallah!
" diye içinden geçirirken, Ahmed ağa, hiç o değilden, sanki ona değil de bir başkasına söylüyormuş gibi konuştu:
- Oğlum, dedi, gönliünde dedikodu yapıp durma! İçini gıybetle bulandırma! Eğer bir safran, tafran bişiyin varsa dışına kus da, kurtul geç!
"-Kime söylüyor acaba bunları?" diye kıvranmaya başladı adam
Çünkü mecliste Ahmed Ağa'dan başka bir şey söyleyen, bir şey soran yoktu
O adam, "-Kime söylüyor acaba bunları?" diye içinden iç geçirince, Ahmed Ağa:
- Sana söğleryorum oğlum, sana! Kime olacak sana! Kalbinde sakladığın teşviş, fitne olur san! Önünü keser durur! Gönlüne saab ol! Bir itirazın varsa dışına vur! Tutma içinde
İçinde tuttuğun her şey yara olur
İçinde tutulacak şey vaar, tutulmayacak şey var
Bunları ayıramazsan hayatın heder olur, der
Nasıl bir Hızır bekliyordun?
Akşehir Kaymakamı Ahmed Ağa'ya:
- Ahmed Ağa, demiş siz hep görüşüyorsunuz, bir de bana göster Hızır Aleyhisselâmı!
Ahmed Ağa, Kaymakamın talebine yuvarlak çerçeveli bir cevap vermiş:
- Oğlum, nasibse görürsünüz inşallah! demiş
Ahmed Ağa'nın hayranlarından olan Kaymakam, bir Ramazan günü, iftara yakın, iftar sofrasına oturmuşlar, ailecek iftar topunu bekliyorlar
Kaymakam sigara tiryakisiymiş
Kaymakam tiryakiliğin verdiği ruh haliyetiyle beklerken, kapısı üç kez çalınmış
Çıkmış bakmış Kaymakam, kapıda bir adam:
-Biseciii! Bise alırmısınız efendiii?
Arkasında da bir deve, geviş getiriyor geve geve
Ne desin Kaymakam?
- Ne bisesi be adam? Biseyi ne yapayım ben?
- Peki efendi kızma! Bizden sorması, sanki ısmarlamış gibiydiniz de
Hadi iftar-ı şerifler hayrolsun! demiş, çekmiş devesinin yularını:
- Biseciii! Bise alan, katran alan
Kaymakam kapıyı kapatıp da sofraya dönerken, mırıldanıp kendi kendine içinden: Allah Allaaah! Bu saatte bise mi satılır be adam? Mübarek iftar vakti
Fesûbhanallah! çekmiş
Bir müddet sonra tekrar Ladik'e gittiği zaman:
- Aşk olsun Ahmed Ağa, bize Hızır Aleyhisselâmı daha göstermeyecen mi Hacı Babam? diye sitem etmeye kalkınca, Ahmed Ağa:
- Size de aşk olsun hay guzum! Kapınıza gelen Hızır'ı kovarsınız, ondan sonra da gelir bize sitem yaparsınız! demiş
Kaymakam şaşkınlık içinde:
- Ne demek o? Ne zaman geldi Hacı Babam? diye sorunca, Ahmed Ağa:
- Ramazanın son günlerinde, siz sofrada beklerken kapınıza bir Biseci geldi mi?
- Geldi?
- Devesinin semerindeki katran küplerine dikkat ettin mi, semere bağlı mıydı, değil miydi?
- Ben bu tiryaki kafasıyla nerden dikkat edecem ona Hacı Babam?
- İçeceksen sen iç cigarayı oğlum! Cigara seni içmesin!
Hem sen nasıl bir Hızır bekliyordun? Yakası kartlı, kravatlı birini mi bekliyordun? Kolalı gömlekli, ütülü pantolonlu birini mi bekliyordun? Neyse
Gördün işte gayrı
Görmedim diyemezsin! Kaçırdın ammaa, gördün işte yine de
demiş ve teselli etmiş Kaymakamı, Ahmed Ağa, ama
Kaymakam epey eyvah çekmiş tabiii
Çölde Bir Mehmetçik
Ladikli Hacı Ahmed Ağa, 1389 Seferberliğinde cepheye gitti
Pınar, Losfaki, Çatalca, Vokestin, Dökme Meydan Muharebelerine katılarak kahramanca çarpıştı
Daha sonra; Makedonya'da, Yunanistan, Arnavutluk ve Bulgaristan'da çeşitli cephelere katılan Ahmed Ağa, cepheden cepheye koştu
Hacı Ahmed Ağa anlatıyor:
"-Şimdiki yahudilerin yerleştiği Gazze şehri civarında, İngilizlerle harp ederken mensup olduğum birlik İngilizler'ce pusuya düşürülmüş, birliğin tamamı makinalı tüfeklerle taranıp bir kısmı öldürülmüş bir kısmı da yaralanmıştı
Ben de vurularak çöle düştüm
Yanımdaki arkadaşlar da peş peşe vurularak üzerime düşerek şehid oldular
Bunların arasında sıcaktan kavrulan kumların üzerinde, son derece susuzluktan yanıyor, bir taraftan da yaralarım sızlıyordu
Artık Mevla'ma yönelmiş, O'na kavuşma anımı bekliyordum
Bulunduğumuz mevki; Esas birliğimize üç günlük yol, bu arada hiçbir canlı yok
Yardım ve kurtuluş ümidi kalmamıştı
Tam bu sıralarda; Nihayetsiz kerem sahibinin Kudret ve Vefa eli bize erişti
Tam çaresizlik içerisinde, sıcak kumlar üzerinde susuzluktan kavrulan bedenim al kanlar içinde mecalsiz, yaralarım sızlarken, Güneş’in vurduğu yerden bir beyaz atlı belirdi, bize doğru geliyordu
Düşman zannı ile korkumdan kendimi ölüler arasında, ölmüş gibi göstererek yere yatmıştım
Atlı bize yaklaştı ve bana
:
-Esselamüaleyküm
! Ahmet ne oldu yaralandın mı? Kalk bakalım
!
Diyerek ismimi söyleyince korkum kalmadı, başımı kaldırdım baktım
-Kalkmaya mecalim yok
dedim
Attan inip yanıma geldi, beni sıkıştıran şehid arkadaşlarımı üzerimden birer birer çekti
Susuzluktan yanıyordum
-Sana su vereyim mi? Deyip, su dolu bir matara verdi
Susuzluktan yanan bağrıma, o Vefa elinin verdiği; hayat ve aşk bahşeden şifa suyunu içtim
kana kana
!
Mubarek Zat; Ellerini sızlayan yaralar üzerinde gezdirirken, sızılarım duruyor taze hayat buluyordum
İşte o su, beni başka bir aleme götürdü
Bana ne oldu ise; Rahman’ın Vefa elinden içtiğim o hayat ve aşk bahşeden sudan sonra oldu
!
Sonra beni kaldırıp atının terkisine aldı
En yakın, üç günlük yoldaki genel karargaha götürdü
Bu yolu nasıl, ne zaman geldiğimizi bilemedim
Karargahın yakınına atının terkisinden beni indirdi
Bir değneğe kırmızı bir bez bağlayıp askerlere salladı
Ayrılacağımız zaman beni getiren bu Zat’a
:
-Efendim sizi bir daha görecek miyim? dedim
Mubarek Zat bana
:
-Ahmet Ağa; Eğer sen Hak rızası için yaşarsan her zaman seninle beraberiz
Yok öyle yaşamazsan, bu son görüşmemiz
dedi ve ilave etti
:
-Askerler gelip seni alınca sana inanmazlar
Onlara beni nöbetçi subaya götürün, dersin
Hadiseyi nöbetçi subayına anlat, benim de selamımı söyle
! dedi ve kayboldu
Askerler bir sedyeyle gelip beni aldılar
Beni götürürlerken parola soruyorlardı; fakat ben cevap veremiyordum
Birliğimi söyledim bana inanmadılar
:
-O birlik vurulup yok edilmiş
Hem sen kurtulduysan, senin söylediğin birlik buraya 3 günlük yol
Nasıl geldin? Sen yalan söylüyorsun! dediler
Ben de :
-Siz beni nöbetçi subayına götürün
dedim
Askerler beni nöbetçi subayına götürdüler
Nöbetçi subayı, ehli hal, aşık bir kimseymiş
Ben nöbetçi subayına; Birliğimizin başına gelenleri, yaralanıp düştüğümü, beni kurtaran Adam’ın gelişini ve durumunu anlatırken subay heyecanlanıyordu, kendisine
:
-Beni kurtaran kimsenin size selamı var
! deyince
Subay hemen altındaki sandalyeyi bana verdi, bana hürmet etmeye başladı ve
:
-Nasıl oldu, bir daha anlat
!
Diyerek üç kere tekrar ettirdi
Her tekrar edişinde heyecanı daha da artıyordu
Hemen beni tedaviye alıp yaralarımı sardılar
Yaramı saran doktor işin farkına varmış, bana inanmayanlara:
-Sizin burnunuz koku almıyor mu? Şimdiye kadar hiçbir askerde böyle bir koku duydunuz mu? Şu hastanın kokusuna bakın, mis gibi kokuyor
dedi
Ben hastanede bulunduğum müddet içerisinde, Hocam bir iki defa ve bana :
-Ahmed, terhis olup memleketine gittiğinde, ben yine gelip seni bulacağım, merak etme!
dedi, gitti
Elhamdulillah iyileşip taburcu oldum
Çok sürmedi bizi terhis ettiller, artık memleketim olan Ladik’e gelmiştim
İşte Hocamın bana çölde yaralı iken gelip kurtardığı sırada verip içirdiği, bana hayat bahşeden o sudan sonra bende bir aşk başladı
Aşk ateşi beni günden güne benim sinemi yakmaya ve beni dağlara, ıssız yerlere sürüklemeye başladı
Evde duramaz oldum, derdimi de kimseye anlatamıyordum
Yine bir gün sıkıntımdan, üzüntü ve kederimden ne yaptığımı, ne yapacağımı bilmez bir halde iken, Aşk’ın galebesi ile dağlara çıkıp gittim
Bir kış günü idi, her taraf kar kaplı
Bir de baktım ki, onbir tane kurt arkama düştüler
Durumlarından aç oldukları belli idi
Korkup olduğum yerde durdum, onlar da durdular
-Yaa Rab
! Sen muhafaza eyle
! Diyerek , Rabbıma niyaz ettim
Hayvanlar ağızlarını kaldırarak hep birden öyle bir uludular ki; Vücudumun bütün kılları , adeta elbisemden dışarı çıkmıştı
Tam o sırada, semadan kurtların üzerine beyaz, koyun kuyruğu şeklinde birşey indi
Hemen kapışıp yediler ve birazını bırakıp gittiler
Onlar gittikten sonra, o şeyin düştüğü yere varıp;
Acaba bir parça kalmış mı? Diye bakarken ufacık bir parça buldum
Hakikaten kuyruk şeklinde beyaz ve yumuşak bir şeydi
Bu parçayı aldım yedim
Günlerce açlık hissetmedim
!
İşte böyle günler aylar geçiyor
Hep gözlerim yolları gözlüyor
O’nu bekliyorum ;çünkü;
-Geleceğim
demişti
Gönlümdeki yangın ateşi arttıkça, lisanım gönlümdeki feryadı dışarıya döküyordu
Tam oniki sene geçmişti aradan
Nihayet bir gün Elhamdülillah, Hocam teşrif edip göründüler, artık dünyalar benim oldu
İşte o günden sonra, hemen hemen hergün uğrar, lüzum eden ders ve malümatı verirdi
Zaman geldi artık beni alır, kendisi ile beraber manevi toplantılara götürürdü
Kendisi gelmediği zaman, manevi telefonla haberleşir, emredilen yere saatinden önce varırdım
Daima böyle saatinden önce vardığım için de, üstadım beni çok sever memnun olurdu
Kaynak:
1) Ladikli Ahmed Ağa, Mustafa Özdamar, Kırkkandil Yayınları, 2004
2) Üveysi Hacı Ahmed Ağa, Osman Karabulut, Şems Yayınları
Dantel
Mumsema
Frmacil
10-03-2007
#
2
Profil Bilgileri
barış_6c
--->: ladikli hacı ahmed ağa
güzel bi paylaşım için saol çok güzel olduğunu söyleyebilirim
Tags
:
aga
,
ahmed
,
haci
,
ladikli
ladikli hacı ahmed ağa ile ilgili Benzer Konular
332 Kez Görüntülendi
Hacı Arif Bey (Hacı Arif Bey Kimdir?
Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Hacı İlbeyi (Hacı İlbeyi Kimdir? - Hacı İlbeyi Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Hacı Bayram Veli (Hacı Bayram Veli Kimdir? - Hacı Bayram Veli Hakkında)
Yazarlar ve Şairler
Hacı Degumuko Berzeg (Hacı Degumuko Berzeg Kimdir? - Hacı Degumuko Berzeg Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
17:26
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552