Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele

Geri git   Mumsema.NET >
Eğitim Bölümü
> Eğitim > Kitap & Dergi

Forum Kuralları Bize Ulaşın İletiler Kayıt ol Yardım Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Çöle İnen Nur - Necip Fazıl Kısakürek ile ilgili Benzer Konular
810 Kez Görüntülendi

Necip Fazıl Kısakürek Yazarlar ve Şairler
Necip Fazıl Kısakürek Ünlü Şairlerden Şiirler
Yar O ki.. > Necip Fazıl Kısakürek Ünlü Şairlerden Şiirler
Dua ( Necip Fazıl Kısakürek) Dua
Anneciğim Necip Fazıl Kısakürek Şiir-Şiirler

Aynadaki Yalan - Necip Fazıl Kısakürek | sami paşazade sezai-SERGÜZEŞT özeti
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 18-05-2008   #1
Profil Bilgileri
Arrow Çöle İnen Nur - Necip Fazıl Kısakürek

Çöle İnen Nur - Necip Fazıl Kısakürek başlıklı yazı Mumsema Çöle İnen Nur - Necip Fazıl Kısakürek Forum Alev


[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Necip Fazıl Kısakürek







'Eserimi Her yıldızla her yıldız arası yollar ve yönler kadar çok ve dolaşık Dünya yolları ve yönlerinden Biricik ulaştırıcı yolu ve eriştirici yönü bana gösteren Otuz yaşımdan sonraki hayatıma temel atan 'Altun Halka'nın asrındaki en büyük kutbu Efendim, irşad edicim, can kurtarıcım Esseyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri'nin yüce ruhaniyetine ithaf ediyorum' 26 Mayıs 1972 / NFK

Allah Resulünün mübarek hayatları… Eserin yazılışı bir hayli maceralıdır İlk olarak 1950 tarihinde kaleme alınmış,1952 Büyük Doğu'larında 'Allahın Sevgilisi' ismiyle pek kısa bir bölümü tefrika edilmiş,1956'da bu kez 'O' başlığıyla yayınlanmaya başlamış, fakat yarım kalmış ve arada birkaç eksik kalan teşebbüsten sonra,1969'da nihai şekline ve ismine kavuşmuştur Çöle İnen Nur, Siyer kitaplarının alışılmış anlatımlarından farklı bir üslubu yansıtıyor Eserin takdiminde bu farklılık şöyle ifadelendirilmektedir: 'Tefsir, Hadîs, siyer ve nakil olarak en emin kaynaklardan devşirili ve kaynaklarını tek tek göstermek tasasından uzak bu eser, 'Başlangıç' yazısında da belirtildiği gibi, sadece iman sahiplerine hitap edici, hiçbir aklî teftiş, tespit ve ispat gayretine düşmeyici, mutlak 'doğru' üzerine hissî ve teessürî bir çatı kurucu ve eğer bir kıymeti varsa onu bu noktada toplayıcı bir denemedir; ve akla verdiği pay, onu bazı noktalarda yine akılla iptal etmekten ibarettir Bu bir ilim değil, sanat eseridir ve ilmin içini ve dışını tahkik selâhiyetinde olmadığı mukaddes kapıya, ancak, inanmış ve teslim olmuş sanat tavriyle sokulmaktan başka çare yoktur ' / NFK


Kitaptan bazı alıntılar:

Sofra… Etrafında Allah Rasullerinin dizildiği sofra… Ve bu sofrada başköşe…Sen!

İnsanın hakikati… Sır…Kâinatın en çetin sırrı… Bir de misilsiz insan ki, onun hakikatinde, mahlûk, artık, son haddine ulaşır Onun hakikatinde, mahluk tükenir, fakat Allah başlamaz O da sen!

Yaradan…Ve O’nun en güzel eseri…Zâtiyle tek olan Yaratıcı’nın koskoca insan ehrâmında ve en yüksek noktada halkettiği insan Sen!

Evet, Sen!

Senin bana inandırdığın ve seni bana inandıran Allah, öz dilinle hitap etmiş ve Sana demişti ki:

“Sen olmasaydın, sen olmasaydın, âlemleri yaratmazdım!”

Sana, işte bu Allah kelâmının sonsuz kılavuzluğu içinde inanıyorum!

Sana inanmış, inanmakta ve inanacak olanlar, deniz kıyılarında kum misâli… Ben de bu hudutsuz yığında bir kum tanesiyim

Sana inanan herkes, göz alabildiğine geniş bir sed üzerinden eşsiz bir manzara seyreder gibi, Seni, oldukları yerden, yerlerinin görmek ve bilmekte verdiği imkanların gözlüğünden seyrediyor Bense Allah’a hamd ediyorum ki, seni, o kum tanesine, uzun zaman çilesini çektiğim birtakım idrak mahremiyetlerinin “Yakın”a açılmış yakıcı penceresinden gösterdi

Keşke sahiden, topuğunu bir kere öpebilmiş bir kum tanesi olsaydım!…

Evet!…

Ben Seni, Allah’ın yalnız habercisi ve ana yola çağırıcı Rasûlü olarak değil; boşluğu ve yıldızları, zamanı ve mekanı, mesafeleri ve istikametleri, canlı ve cansız maddeleri ve maddesiz her şeyiyle bütün kainatı, bu en güzel eser etrafında halkalanması ve onun yüzü suyu hürmetine yaratılmış olması için yarattığına inanıyorum!

Sen; var oluşunun şerefine, Allah’ın topyekün varlığı hediye ettiği ilk ve son Varlık Nuru!

Ben bir Şairim…

San’ata, yalnız Allah’ı aramak, O’nun mahrem ülkesi meçhuller aleminin karanlıkları içinde rüyalardan daha zengin fener alayları tertiplemek ve eşyanın takındığı duvakları birer birer kaldırmak gayesini biçtiğim gün, sanki boynumda “mutlak hakikat”ten bir kement sezer gibi oldum Bu kement beni çekti ve Senin önünde durdurdu

- Kapı burasıdır, başka her kapı kapalı!

Vakta ki, böyle oldu, Sen benim her şeyim oldun

Ey, bütün mucizeleri içinde en hayran olduğum mucizesi diye, ömründe bir defa bile kahkahayla gülmemiş olmasını gösterebileceğim mahzun Peygamber!

Ey, Allah’ın Kur’an’da has ismiyle ve nida edatıyla bir kerecik bile hitap etmediği haya ve edep kaynağı!

Ey tek katresinin hacminde bir umman çalkalanan ve tek zerresinin menşurunda bir kâinat yüzen Kevser Havuzu’nun sahibi!

Ey ufuk; insanoğlunun ufku!

Sen de bizim gibi insansın! Sen bir derece daha fazlası olmayan bir insansın da, biz senden eksik olduğumuz kadar insanlığa uzak insanlarız

Öyleyse hangi manasıyla olursa olsun, seni tekrarlamak, aldığımız nefesleri tekrarlamaktan bin kat daha aziz…Zaten Sensiz ve Senden habersiz alınan nefes, varlığın değil, yokluğun soluğu…

Ne kürenin devri, ne rakkasın köşe kapmacası, ne ağacın giyinip soyunması, ne de tek nokta etrafında sayısız noktanın, her biri o noktaya müsavi mesafelerde sıralanışındaki yusyuvarlak devam ahengi, mücerret vazife sırrı bakımından, senin tekrarlanışındaki hikmeti şekillendirebilir

Ben, Senin esirinim! Ve benim için hürriyetin son kemal haddi, hakikate esarettir

İnsan olarak, hürriyetini bulmak isteyen, hakikate esir olsun! Ve Sen benim için bizzat hakikatsin!

Nihayet varılmaz olan Sana, en çok yaklaşmanın, görülmez olan Seni en aydınlık görmenin biricik usulü, şu noktada toplanıyor:

Tepeden inme aşk yıldırımları altında büsbütün meflûç, büsbütün kör hale gelmek ve ondan sonra her vücut zerresine bir çift kanat ve bir çift göz hediye eden bir hafiflik ve kolaylıkla uçmak ve görmek

Aklın son kertesini temsil eden melek “Sidretü’l Münteha”da Sana demedi mi?

- Buradan ileriye yol yoktur! Geçersem yanarım!

- Ya buradan ileriye nasıl geçilir?

- Aşkla!

Ve Sen uçtun ve ilâhî visalin en mahrem bucağına ulaştın

Senin ulaşılmaz olan Allah’a yine O’nun izniyle ulaşmandaki usulledir ki, biz Sana, ulaşılmaz olan Sana ulaşmaya çabalayabiliriz Sana yaklaşmanın biricik şartı bu!

Bu bakımdan Sen, yeryüzünün her noktasında, belli başlı noktalardan doğan güneş kadar sabit ve mutlaksın Fakat yine Sen, herkesin kendi ruh menşurundan aksettireceği her ân yeni ve değişik pırıltılarla da, muvâzi aynalar arasındaki mum gibi sonsuz ve hudutsuzsun!

Sen, Sen, Sen; eskimeyen biricik yeni ve solmayan biricik renk!

Sen; verâların verâsının, verâ ihtimalini bile çıldırtıcı nihai verâsındaki sır hazinesi anahtarını taşıyan en büyük esrar çözücüsü!

Senin esrar alemin içinde kendisini büsbütün kaybetmekten, yani en büyük sanatkârlığın ne demek olduğunu göstermekten başka gayesi olmayan bu sanat çilekeşinin duasını kabul etmesi için, Sana “Sevgilim!” diyen Allah’a yalvar!

Sen; Allah’ın iradesiyle, bütün insanlığın şefaat tacını taşıyan ve kabul edenleri ve etmeyenleri bir arada, bütün beşeriyet, ümmet topluluğu tahtında oturan!

“Eğer Yaşasaydılar”

Biliyoruz ki, ilk erkek çocukları Kaasım ve ondan sonra hepsi; en küçük yaşta öldüler

Âlemlerin Efendisi, böyle en küçük yaşta vefat eden ve muammer olamıyan erkek çocuklarından biri hakkında buyurmuşlardı ki:

-Eğer yaşasaydı nebî olması lazım gelirdi; benden sonra nebî olamayacağına göre, yaşayamazdı

Bu ince izahta, erkek çocuklarının muammer olamayışındaki sır açık…

Güneşin karşısında ancak kamer vücut bulabilir; başka bir güneş değil… (sy:109)

Turan

Sarı-siyah, siyah-sarı, bazen de yeşilimtrak steplerde bir akış… Burası birkaç mankafa puttan başka hiçbir ruh tasası çekmiyen, beş hasse plânında yaşayan ve mâbudunu bu plânda anlayan, atların cidago kemiklerine mıflı, önlerine ne çıkarsa yakıp yıkıcı çiğ adamların vatanı… Turan…

Bu madde adamlar, birgün en büyük mânaya kavuşacağından, Allah’ın birliğine ve Resûlünün doğruluğuna inanır inanmaz atlarından inip büyük kubbeler altında toplanacağından, siteler ve imparatorluklar kuracağından, <<Allah>> kelimesini bayraklaştıracağından ve İslâm’ın kılıcını ışıldatacağından o anda nasıl haber sahibi olabilir?

İslâm onların madenini bir üfleyişte elmasa çevirecektir (sy:50)

 

elifizmir is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 18-05-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Çöle İnen Nur - Necip Fazıl Kısakürek



Peygamberimiz'in (sav) mübarek hayatı ile birlikte bütün yaşadığı olayları akıcı bir dilde kaleme almış olan üstad Necip Fazıl'ın bu eserinin her Türk gencinin kütüphanesinde bulunması gereken güzel bir eser

 

alicanavar is offline  
Cevapla
Tags: cole, fazil, inen, kisakurek, necip, nur


Çöle İnen Nur - Necip Fazıl Kısakürek ile ilgili Benzer Konular
810 Kez Görüntülendi

Necip Fazıl Kısakürek Yazarlar ve Şairler
Necip Fazıl Kısakürek Ünlü Şairlerden Şiirler
Yar O ki.. > Necip Fazıl Kısakürek Ünlü Şairlerden Şiirler
Dua ( Necip Fazıl Kısakürek) Dua
Anneciğim Necip Fazıl Kısakürek Şiir-Şiirler

Saat 23:41.
Sayfalar Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545