FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
Eğitim Bölümü
>
Eğitim
>
Kitap & Dergi
Başarı Yolunda 70 Altın Kural
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
Bize Ulaşın
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Başarı Yolunda 70 Altın Kural ile ilgili Benzer Konular
69 Kez Görüntülendi
Başarı için yedi ruhsal kural
Kişisel Gelişim
MSN güvenliği için 10 altın kural!
MSN Diğer Paylaşımlar
Başarı için ''12'' Kural
Rehberlik
40 Tane Altın Gibi Kural !!!
Garip ve Esrarengiz Olaylar
başarı yolunda altın kurallar
Seviyeli-Ciddi Konular
Başarı Yolculuğu
|
Benim Adım Mayıs
Konu Araçları
20-07-2008
#
1
Profil Bilgileri
FataL
Başarı Yolunda 70 Altın Kural
Başarı Yolunda 70 Altın Kural başlıklı yazı Mumsema Başarı Yolunda 70 Altın Kural Forum Alev
Yazar : R
Şükrü APUHAN / Yayınevi : Timaş Yayınları
Başarmak, insanın maddi ve manevi kuvvetlerini bir hedefe doğru yöneltip hedefi elde etme sürecidir
Etrafınıza, üç gün sonra bir daha hiç görmeyecekmiş gibi bakınız
Üç gün sonra bir daha hiç duymayacakmış gibi dinleyiniz sesleri
Belki o zaman her zaman bakıp da göremediğiniz, işitip de güzel bulmadığınız ne harikalarla karşılaşacaksınız
Belki o zaman sahip olduğunuz zenginlikler karşısında şaşırıp kalacaksınız
Hayatınız bir duadır
Size dilinizle istediklerinizden çok hayatınızla istedikleriniz verilir
Hakkınızda bir karar verilebilmesi için dinlenecek tek meşru şahit hayatınız olacaktır
Eğer yeterince fedakarlık yapmamışsanız, hayatınızın şahitliği pek parlak olmayacaktır
Belki ağzını açıp bir-iki kelime bile etmeyecek, size boş gözlerle bakıp duracaktır
Olabileceklere, “birşey olmaz” kadar, kötü bir başlangıç yoktur
Her insan kötü bir alışkanlığa, “hürriyetimi kullanıyorum” ifadesi ile ayak basar
Her halde hürriyet uğruna insanın kendi kendini tıktığı daha karanlık bir zindan yoktur
Durgun su çabuk kirlenir ve bozulur
Nice suyu bataklık haline getiren durgunluktur
Çalışmayan insanda durgun su gibidir
Kirlenir ve bozulur
Sabah kaybettiğimiz bir saati, değil bir yıl, ömrümüz boyunca arasak bulamayız
Kaybettiğimiz saatler ne kadar çoksa eserimiz o kadar eksik olacaktır
Dağlar ne kadar vakurdur
Onlar göklerden kar dilenmezler
İlk kar yinede onlara düşer
Hayatta önemli olan mazeretler değil, neticelerdir
İşimizin, amacımızın, fikrimizin isimsiz kahramanı olabilirsek, kahramanlığa isim olabiliriz
Hangi toplumun isimsiz kahramanı çoksa, o toplum diğerlerine üstün gelir
Kırk yılını denizlerde geçiren bir kaptanın İspanya açıklarında başına gelenler herkesin ilgisini çeker
Hayatında bir defa gemiye binmemiş bir adamın anlattıkları ise, ne kadar ilgi çekici olursa olsun “vah vah” diyerek geçiştirilir
Küçük ruhlardan gelen bükük harfler herkesi sıkar
Büyük ruhlardan gelen küçük harfler bile bizi bütün varlığımızla seferber eder
Son derece iyi hazırlanmış, bilgi ve tecrübe yüklü bir konuşma, küçücük bir bilgi hatası yüzünden berbat olur
Dinleyenlerde, konuşmanın bütünü üzerinde tereddütler hasıl olur
SIFIRA ÇARPARSANIZ SIFIRLANIRSINIZ
Başkalarının yanında yaptığınız taktirde ayıplanacak davranışları yalnız başınıza da kaldığınızda yapmamanız tesirli bir atmosfere sahip olmasını sağlar
Güçlükleri göze alamayanların kolaylıklarla karşılaşması mümkün değildir
Güçlükleri göze alarak yola çıkanlar ise güçlüklerle beraber mutlaka kolaylıklarla da karşılaşırlar
Doğrudur; her arayan bulamaz
Ama aramadan bulan hiç olmamıştır
Her kötülükten sonra bir iyilik, her yanlıştan sonra bir doğru, kötülüğün ve yanlışın lekeleri içinde simsiyah olmamızı engeller
Kuvveti arttıkça şefkati artmayan bir insan her an bir haksızlığa sebep olabilir
Doğruyu görebilmemiz için doğruyu hissedebilmek, doğruyu hissedebilmek için de doğru yaşamak gerekir
Nasıl göze kaçmış bir çöp, rüzgarın kaldırıp gözümüze doldurduğu toz toprak, görme kabiliyetimizi etkiler, görüş mesafemizi kısaltırsa, kalbimize dolmuş toz ve toprak, kalbimize batmış bir çöpte kalp gözümüzün görüş kabiliyetini ve mesafesini etkiler
Kalp gözü perdelenmiş bir adam sapla samanı karıştırır, aka kara, karaya ak diyerek iddialara tutuşur
HER SANİYENİZ GAYENİZE KİLİTLENMELİDİR
Doktor olan filozof Halle son vuruşuna kadar kendi nabzını saymıştı
Meslektaşına “dostum, nabız atmaz oldu” dedi ve öldü
Büyük başarılar, her saniye, tesbit edilen gayeler için yaşanmakla elde edilebiliyor
Hayatımızın her saniyesi gayenizin rengi ile renklenmelidir, onunla dopdolu olmasısınız
Kin ve onun kışkırttığı intikam hissi sadece yöneldiği kimseyi değil, hem onun etrafını hem sizin kendinizi ve hem de etrafınızı yakıp yıkar
Bu, öyle bir yaylım ateştir ki masum insanlarda isabet alır
Affetmek, nefsin terbiyesi ve güçlü irade için verimli-etkili bir eğitim yoludur
Kalbinizi hapishaneye döndürmeyin
Aksi halde size de bir başka kalpte bir hücre bulunabilir
Çabuk affeden birisi olursanız her zaman yanınızda birilerini bulabilirsiniz
Dantel
Mumsema
Frmacil
20-07-2008
#
2
Profil Bilgileri
FataL
--->: Başarı Yolunda 70 Altın Kural
Amerikalı gazeteci, Morgman, Rusların Hiyve üzerine yapacağı taarruzu görmek için Ceyhun nehrine ulaşmak ister
Rehberliğini Polat isimli bir Türk genci yapacaktır Polat, kendisini Ceyhun kıyılarına ulaştırmak üzere Morgman'a söz verir
Fakat bu tehlikeli bir yolculuk olacaktır
Çünkü Rus generali Kovfman eline geçirdiği bütün Türkleri işkenceyle öldürmektedir
Gece ile gündüz arasındaki ısı farkının 30 dereceye çıktığı ortaasya steplerinde yapılan zorlu yolculuk sonunda Polat, Morgman'ı Ceyhun kıyılarına getirir
Polat'ın hayatı artık tehlikededir
Nitekim çok geçmeden Albay Ivanoff tarafından yakalanır ve General Kovfman'ın emri ile idam edileceği bildirilir
Morgman isyan eder
O sadece bana rehberlik yaptı der
olat masumdur
Bu seyahat benim isteğim üzerine olmuştur
Polat, Morgman'ın kendisini kurtarmak için yaptığı mücadeleyi hayretle takip eder
Ve Morgman'ın yıllar sonra bize naklettiği şu sözleri söyler: Sizi buraya Allah'ın yardımı ile sağ salim getirmeye söz verdim
Sözler yerine getirilirken hayatada mal olabilir
Ama söz mukaddestir
Yerine getirilmesi için kanda verilebilir
Söz bahsinde takınacağınız iki tavır vardır
İlki, olur olmaz söz vermemektir
İkincisi, söz verdikleri sonra mutlaka yerine getirmektir
Sözler cayılabilecekler, cayılamayacaklar diye ikiye ayrılmazlar
Söz sözdür
Sabır, zamanı lehimize çevirme sanatının adıdır İnsanın kendisini en çok kontrol ettiği, dış etkilerden en çok koruduğu andır sabırlı olduğu an
Yani, sabırlı olma hali tam bir şuur halidir
Sabır, diğer kuvvetlerinde zinde tutulması için gerekli bir kuvvettir
Sabır olmazsa, diğer kuvvetler ziyan olabilir
Üstün çalışma gücüne sahip birisi, gerektiğinde sabırlı davranamazsa çalışma gücü ziyan olur gider
Demek ki sabır, diğer kuvvetlerimizin sevkinde önemli rol oynar
Bir bela karşısında gerekli olan sabır, bir başarı karşısında da gereklidir
Bela karşısında gösterilen sabır nasıl belanın sıkıntılarını azaltırsa, başarı karşısında gösterilen sabırda başarıyı artırır
Büyük belalar büyük sabır gerektirir Büyük bela karşısında büyük sabır gösterebilenler belayı büyük bir zafere dönüştürülebilir
Çünkü sabır, zorlu kapılar karşısında bir köşeye büzülmek değil, zorlu olduğu ölçüde kapıyı zorlamaktır
Başakta, kızgın güneş altında yanabilme iradesi olmasaydı buğday veremezdi
Mevla'nın dediği gibi kuru bir kütük ışık saçmaya başlar
Kuru bir kütüğü ışık kaynağı haline getiren iradeden başka bir şey değildir
Elinize beş kiloluk bir ağırlık alıp yürümeye başlarsanız ağırlığın gittikçe arttığını görürsünüz
Öyle bir an gelirki ağırlığı bırakmak mecburiyetinde kalırsınız
Tabi ki beş kilo yine beş kilodur Azalan sizin gücünüzdür
Usta kaptan, hiç tanımadığı bir limanada tehlikesizce girebilir
İskeleye yanaşabilir
Her insan bir limandır
Usta bir kaptan bekler
İnsanlar ak kağıttır başlangıçta
Ona yazı yazarlar
Nice kalem oynar üzerinde
Kötü bir hatıra, bir ayrılık gününün derin hüznü, coşkun bir nasihat, bir arkadaştan yansıyanlar, anne-baba
ona binlerce kelime yazar
Bir insanda gece vardır gündüz vardır
Bahar vardır güz vardır
Göl vardır çöl vardır
Kolay değildir o ak kağıdı okumak
anlamak
Gecesine rastlarsanız gündüzü olmayacak zannetmeyin Gündüzüne rastlarsanız gecesi olmayacak zannetmeyin
Bir gördüğünüz insan vardır
Birde insanda göremedikleriniz
Dalında dipdiri duran bir gül için bahçıvanın ne emekler sarfettiğini bilemezsiniz
Yaprakları dökmüş boynunu bükmüş bir ağacı da hemen zavallı bellemeyin
Siz onun yaşadığı fırtınaları görmediniz ki
İnsanlarda gördüğünüz birazda sizin bakmamızdır
Güzel bakanlar güzel görürler
Öyle insanlar vardık ki bakışları ile güzelleştirirler
Çocuklar sözle değil, iyi davranış örnekleri ile terbiye edilirler
Çocukların unutamadıkları hatıralarının çoğu, büyüklerinin güzel sözlerinden ziyade güzel hareketleridir
Şifa bulmaz üç kötürüm bir hastane odasında yatmaktadır İlk gelenin yatağı pencere kenarındadır
Oradaki ölünce ortadaki o yatağa geçer, kapının yanındaki ortaya, kapının yanına da yeni bir hastayı alırlar
Pencerenin yanına geçen hasta hergün gördüklerini arkadaşlarına anlatmaya başlar
Karşıda ağaçlarla süslenmiş bir park vardır
Kuşlar dallarda oynaşmakta, çocuklar konuşmakta, çiçekler rüzgarla dalgalanmaktadır
Aynı saatte aynı insanlar parkın yanındaki yoldan geçmektedirler
Diğer iki hasta işlerine giden, evlerine dönen insanların değişmez hikayelerini dinleye dinleye onlarla adeta dost olurlar
Zaten parkın yanından gelip geçenlerin artık birer isimleri de olmuştur
Birgün ortada yatan hastanın aklına bir düşünce geldi
Pencerenin yanına geçerse o güzel manzarayı dinlemek yerine kendi gözleri ile görebilecekti
Bu düşünceyi günlerce kafasında geliştirdi
Nihayet bir gece pencere yanındaki hastaya kalp krizi gelince ortadaki hasta bütün gücü ile uzanıp şişeyi yere düşürdü ve kırdı
Sabah olunca pencere yanındaki hastayı ölü buldular
Onu alıp götürdüler
Ortadaki hastayı da pencere kenarına geçirdiler
O, “pencereden dışarı bakmak için hastabakıcıların çıkmasını beklemeliyim” diye düşündü
Yalnız kalınca başını daldırıp pencereden dışarıya baktı
Az ötede simsiyah bir duvardan başka birşey yoktu
Konuşmaya başladığınız andan itibaren andan itibaren anlattıklarınız değil anlaşılanlar önemlidir
Faydasız söz kalbi matlaştırır
Ruhun dengesini bozar
Daima endişeye sebep olur
KİBİR EMEĞİ KİRLETİR
Güneş gibi, durmanız gereken yerde durun
Ne fazla yaklaşıp yakın etrafınızı, ne de fazla uzaklaşıp buz kestirin
Dağlar heybetli, denizler engin, çiçekler güzel, topak cömerttir
Fakat bunların hiç birinde kibir yoktur
Ne o dokunaklı sesi ile söyleyin duran gümüş nehirlerde, ne aceleci rüzgarlarda kibre rastlayamazsınız
Birbiri artısına yürüyen gecede ve gündüzde kibir olmadığı gibi dünyayı aydınlatan güneşte de kibirden eser yoktur
İri dolu başaklar ne kadar mütevazidirler ki başları hep önlerindedir
Kibir, insanın dehşetli bir unutkanlık halidir Nereden geliş nereye gittiğini unutmasıdır
Bedava havayı, bedava akciğerlere soluyan ve bu suretle yaşayabilen bir insanın, bu kadar bedava arasında övünmesinde bir mantıksızlık da vardır
İki gözü için bir dakika çabalamamış, bir kuruş ödememiş bir insanın gördükleriyle övünmesinde mantık var mıdır?
Her tezgahta halı dokunmaz
Halı dokunabilmesi için tezgahın bütün parçalarının tamam ve uyum içinde çalışıyor olması gerekir Küçücük bir parçanın bile eksik olması halı dokunmasını engeller En iyi ihtimalle ortaya defolu bir halı çıkar
Ateşe dayanmayan toprak, tuğla olamaz
Öfke anında kendine hakim olan insan kazanır
Herşeyden önce kendini kazanır
İnsan, kendine hakim olduğu her anda kendini biraz daha güçlü hisseder
Evet, öfke gelir yüz sararır, öfke gider yüz kararır
Bir meselenin iyice kavranması için o meseleye kuşbakışı bakılmalıdır
Havayolları karayolundan daha kısadır
Kavşakları, virajları, tünelleri, zaman kaybettirecek engebeleri yoktur
Öyleyse meseleler hava yolculuğu ile görülmelidir
Nimetlerin külfetinden şikayet eden insanlar, emanete ihanet eden insanlar gibidir
Kazancının az olduğu düşüncesi ile başka insanlara ve hayırlı teşebbüslere yardımı ertelemeyiniz
Zenginler bütün mallarını verseler, fakirler tek bir küpelerini, tek bir yüzüklerin vermeden bir savaş kazanılamaz
Hz
Ayşe validemiz diyor ki:
Bir gün koyun kesmiş ve bir budunun dışında hepsini dağıtmıştık
Allah Rasulü:
- Koyunu ne yaptınız? Diye sorduğunda
- Ya Resulullah, dedim
Bütün koyunu muhtaçlara dağıttık
Bize sadece bir budu kaldı
Allah Resulu'nün cevabı şudur:
- Ya Ayşe, demek ki bir buddan başka hepsi bize kaldı
Tags
:
altin
,
basari
,
kural
,
yolunda
Başarı Yolunda 70 Altın Kural ile ilgili Benzer Konular
69 Kez Görüntülendi
Başarı için yedi ruhsal kural
Kişisel Gelişim
MSN güvenliği için 10 altın kural!
MSN Diğer Paylaşımlar
Başarı için ''12'' Kural
Rehberlik
40 Tane Altın Gibi Kural !!!
Garip ve Esrarengiz Olaylar
başarı yolunda altın kurallar
Seviyeli-Ciddi Konular
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
10:04
.
Sayfalar
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553