FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
Genel-Eğlence-Muhabbet ve Ciddi Konular
>
Sohbet Forumları
>
Konu Dışı Başlıklar
UFO dosyasını açıyorum
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
Bize Ulaşın
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
UFO dosyasını açıyorum ile ilgili Benzer Konular
280 Kez Görüntülendi
AcıYoRum..
Resimli Şiirler
Hadi Uluengin’e acıyorum
Köşe Yazıları
Umuda kucak açıyorum artık
Resimli Şiirler
Küçük bir gülümsemeyle açıyorum gözlerimi..
Aşk-Sevgi-Evlilik
sonsuzluğa yelken açıyorum
Güzel Aşk Sözleri
Mustafa Kemal''in Hz. Muhammed(s.a.v)''i rüyasında görmesi..
|
Burcunuzdan haber var
Konu Araçları
06-09-2007
#
1
Profil Bilgileri
ogulcantemiz9
UFO dosyasını açıyorum
UFO dosyasını açıyorum başlıklı yazı Mumsema UFO dosyasını açıyorum Forum Alev
UFO DÜNYASI
26/4/2007 - Fransa UFO arşivlerini açıyor
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Fransa UFO arşivlerini açıyor
Fransa’nın 1970’li yıllardan bu yana UFO’lar hakkında gizli bilgi topladığı ortaya çıktı
PARİS - Fransa Uzay Araştırmaları Merkezi CNES, resmi olarak 1977 yılından bu yana gizlice biriktirilen ve çoğu zaman varlığı inkar edilen UFO arşivlerini internet sitesinde yayımlayacağını duyurdu
CNES’ten yapılan açıklamada, 70’li yıllardan bu yana toplanan bin 600 dosya, 3 bin soruşturma tutanağı ve UFO gördüğünü söyleyen 6 bin kişinin ifadelerinin önümüzdeki günlerden itibaren CNES’in web sitesinde yayımlanacağı bildirildi
CNES’in UFO’lar hakkında web sitesinde kademeli olarak 100 bin sayfa belge yayımlaması bekleniyor
CNES, soruşturmalar sonunda söz konusu UFO dosyalarının yüzde 9’unun tamamen aydınlatıldığını, yüzde 33’ünün büyük ölçüde tanımlanabildiğini, yüzde 30’unun ek veri noksanlığından açıklanamadığını, yüzde 28’inin ise çok ayrıntılı soruşturmalara rağmen açıklanamadığını belirtiyor
CNES’in UFO arşivlerini açma kararıyla birlikte Fransa’nın konuyu 1950’li yıllardan bu yana yakın takibe aldığı da ortaya çıkmış durumda
CNES yetkilileri, Fransa’da bilinen ilk UFO fenomeninin 1937 yılında kaydedildiğini, ancak resmi kayıt işlemlerine 1954 yılında başlandığını söylüyor
Fransa’nın kendi topraklarındaki UFO fenomenlerini araştırmak üzere gizli birim kuran ilk ülke olduğunu da belirten CNES, söz konusu birimlerin bilimsel metodlarla çalıştığını ve çalışmalarının sosyolog, fizikçi, astronom, meteoroloji uzmanı ve mühendislerden oluşan uzmanlar tarafından düzenli olarak kontrol edildiğini de açıkladı
Fransız haftalık haber dergisi L’Express, söz konusu UFO birimlerini ve bu birimlerin çalışma yöntemlerini, açıklanamayan olayları araştırmakla görevli FBI ekibini konu alan ünlü Amerikan dizisi X-Files’a benzetti
26/4/2007 - RUSLARIN ANTARTİKA'DA ÇEKTİĞİ UFO GÖRÜNTÜLERİ
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
25/4/2007 - İŞTE SİZE BİR UFO RESMİ DAHA ! UFOLAR HAKKINDA HER TÜRLÜ BİLGİYİ BURADA BULABİLİRSİNİZ
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
25/4/2007 - New Mexico'nun, Roswell bölgesindeki kaza ve sonrasında meydana gelen gelişmeler
New Mexico'nun, Roswell bölgesindeki kaza ve sonrasında meydana gelen gelişmeler
2 Temmuz 1947: Roswell'de yaşayan bir çift, evlerinin yakınında UFO gördüklerini bildiriyorlar
Bölgedeki ilk işaret böylece verilmiş oluyor
4 Temmuz 1947: Gece saat 23
30'da Roswell yakınlarında bir UFO yere çakılıyor
UFO'dan etrafa yayılan parçalar, William Mac Brazel adlı çiftçinin arazisinde bulunuyor
Aralarında "Fransisken Tarikatı"ndan rahiplerin de bulunduğu çok sayıda tanık, UFO'nun yere düşerken çizdiği rotayı gözlemlediklerini bildiriyorlar
5 Temmuz 1947: Askeri yetkililer bölgeyi ziyaretçilere kapatıp uzay cismine ve içinde bulunan mürettebata el koyuyorlar
Aynı gün, çiftçi Mac Brazel, arazisinde aynı cisme ait gözden kaçmış kalıntıların da olduğunu fark ediyor
6 Temmuz 1947: Cisimle ilgili kontrol çalışmaları devam ederken, Mac Brazel bulduğu diğer kalıntıları da alıp Roswell şehrine gidiyor
Bu arada şehir halkı UFO kazası ile ilgili bir şeyler duymuştur
7 Temmuz 1947: Roswell şehri güvenlik yetkilileri, Mac Brazel'ın getirdiği parçaları teslim alıyorlar
8 Temmuz 1947: Bir basın mensubu, Mac Brazel'in yetkililere teslim ettiği parçalarla ilgili haberi, gazetesinde yayınlıyor
UFO meselesi henüz askeri bir sır durumunda değildir
Aynı gün askeri yetkililer, gazetede çıkan haberi yalanlıyor ve buluntuların kaza yapan bir UFO'ya değil, sadece bir meteoroloji balonuna ait olduğu iddiasını ortaya atıyorlar
Sonrasıysa dinlemeye ve tanıklık etmeye alıştığımız türden bir senaryo ile gelişti
Yani diğer UFO olaylarındaki gibi, Amerikan Hükümeti UFO gerçeğini halktan ve basından gizleme kararındaydı
Cesetlerle birlikte UFO'dan geriye kalanlar bir hava üssüne taşındı
Dünya Dışı Varlığı tanımanın ve fizik özelliklerini dünyalılarla kıyaslamanın en basit yolu ise, otopsi yapılmasıydı
Gizli bir şekilde otopsi gerçekleştirildi ve otopsi çalışmaları filme alındı
Orduda görevli kameraman Jack Barnett yıllar sonra tüm çevreleri ayağa kaldıran otopsiyi filme aldığını açıkladı
90 dakikadan biraz daha fazla süren bu filmde, belki de dünyanın en büyük sırrı gizliydi
Film yıllar boyunca hükümet tarafından açığa çıkarılmadı
Ancak bazı iddialara göre, Başkan Truman da otopsi salonundaki tanıklardan biriydi
Günümüze gelindiğinde, filmin dünya insanıyla tanışmasını sağlayan İngiliz gazeteci ve televizyon program yapımcısı Ray Santilli'nin iddialarına göre, kameraman Barnett, filmin bir kopyasını çıkartmayı başarmıştı
1993 yılında Santilli, büyük şirketler adına çalışan Barnett'i, Elvis Presley hakkında belgesel bir film yapmak amacıyla ziyaret etti
Oysa artık 82 yaşında olan eski kameraman Barnett yıllar önce Amerikan Hava Kuvvetleri'nden çaldığı bu değerli kanıtı daha fazla saklayamayacağım ve bu gerçeğin dünya insanıyla paylaşılması gerektiğini söylüyordu
Barnett'in ne denli misyoner ruhu taşıdığı bilinmez, bol sıfırlı bir çek karşılığında sattı filmi Santilli'ye
Bundan sonra da dünya basınını ayağa kaldıran uzaylı varlık otopsisi yavaşça dışarıya sızmaya başladı
Film önce BBC aracılığıyla dünyaya tanıtıldı
Başlangıçta sadece araştırmacılara ve bilim adamlarına ayrıcalık gösterilirken kısa sürede otopsi masasında yatan uzaylı cesedi Avrupa'da ve gezegenimizin diğer bölgelerinde en çok satan dergi kapaklarında görülmeye başlandı
Karşı çıkanlar, destekleyenler, UFO araştırmacıları, doktorlar ve sadece meraklılar bile türlü fikirleri öne sürüyorlardı artık
Acaba çağdaş dünya insanı ilk defa bu film aracılığıyla mı bir uzaylı varlığın neye benzediğini görme şansını yakalıyordu? Yıllardır beklenen gerçek kanıt ayağımıza gelmişti ve iddialar doğrulanacak gibi görünüyordu
Oysa ülkelere ve dönemlere yayılmış biçimde, kaçırılmalara, yakın karşılaşmalara tanık olanların bildirdikleri de vardı
Ve bu birinci elden tanıklıklardan uzaylıların beden yapılarıyla ilgili genel bir şablon çıkartmak mümkündü
Ortak noktalar tam 20 maddede sıralanıyordu
Roswell cesedini incelemeden önce herkesçe bilinen uzaylıların neye benzediğini hatırlamakta yarar var:
UZAYLILAR'IN TESPİT EDİLEBİLEN ORTAK FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
1- Varlıkların boyu genellikle l ila 1
50 m arasında değişiyor
En uzun olanları ise 2 m civarında
2- Baş, insan görünümü taşısa da bedene kıyasla çok büyük kalıyor
3- Gözler büyük ve çukura kaçmış, birbirlerinden ayrı, ya da normal insan gözünden çok daha geniş
Uzak doğulu izlenimi verircesine çekik
4- Kulak benzeri işitme organlarına ya da başın iki yanında yer alabilecek çıkıntılara sahip değiller
5- Burun göze çarpmayacak kadar belirsiz
6- Ağız düz bir çizgi veya yarık biçiminde
Yok olan kulaklar gibi işlevini yitiren ağız da beslenme ya da ses yoluyla iletişim, konuşma amacıyla kullanılmıyormuşçasına silikleşmiş
7- Boyun dikkati çekecek kadar ince
8- Saçlar
Kimi tanıklara göre uzaylıların saçları yok
Bazı tanıklarsa başın tepe bölgesinde hafifçe renkli bir leke gördüklerini söylüyorlar
Bedenin hiç bir bölgesinde tüye rastlanmıyor
9- Gövdenin tümü zayıf ve küçük olarak tanımlanıyor
Olayların çoğunda gövde bir tür giysi ya da üniforma ile örtülmüş durumda
Karında göbek deliğine rastlanmıyor
10- Kollar son derece ince ve uzun
Hatta bazen dizlere kadar iniyor
11- Eller, dört parmaklı
Baş parmak yok
İki parmak diğerlerinden daha uzun
Bazı gözlemciler tırnaklardan söz ederken, başkaları tırnak görmediklerini belirtiyorlar
12- El ve ayaklan tanımlayacak genel özellikler yok
13- Cilt rengi tanıkların gözlemlerine göre bej, güneş yanığı, kahverengi ya da gri pembe olarak değişebiliyor
Bazı gözlemlerde ise; loş ışıklar altında maviye kaçan gri ten renginden söz ediliyor
14- Uzaylıların diş yapısı hakkında hiç bir şey bilinmiyor
15- Üreme organları ise hala sır niteliğinde
Bazı tanıklar, ne kadın ne de erkek üreme organına sahip olmadıklarını söylüyor
Klonlama ya da dünyada henüz bilinmeyen farklı yöntemlerle üredikleri düşünülebilir
16- Kimi olaylarda dünya dışı varlıklar sanki aynı kalıptan yapılmışçasına birbirinin eşi, benzer görüntüler ve biyolojik özellikler taşıyorlar
17- Beyin kapasiteleri bilinmiyor
18- Kan
Bedenlerinde bir sıvı var ama bildiğimiz kana benzemiyor
19- Beslenme
Katı ve sıvı besin ürünlerini tanımıyorlar
Ele geçen UFOların hiç birinde gıda maddesine rastlanmadı
Sindirim sistemi ve rektal bölgeye sahip değiller
20- Söz konusu özellikler taşıyan dünya dışı varlıklara genelde insansı ya da hümonoid adı veriliyor
Ancak hangi güneş sisteminden geldikleri hala bilinmiyor
Bizim güneş sistemimizin farklı bir bölgesine ait olup olmadıkları hakkında da bilgimiz yok
Evet, bu genel bilgilerden sonra Roswell otopsisi hakkında bazı yorumlarda bulunmak mümkün
Basına yansıyan "Otopsi Filmi" gerçek miydi?
Ayrıntılarını seçmekte zorlandığımız ameliyat salonunun orta yerinde, otopsi masasında yatan cesedin boyu 1
40 civarında
Baş normal insan başının neredeyse iki katı kadar gelişmiş
Gözler tıpkı bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz uzaylılarınki gibi kocaman, parlak ve siyah
Ne başta, ne de bedenin diğer bölümlerinde tek bir tüye bile rastlanmıyor
Buna kaşlar ve kirpikler de dahil
El ve ayak parmaklarının sayısı ise altı
Karın hamile izlenimini verircesine şiş, oysa yapılan araştırmada varlığın içinde gelişmekte olan bir canlıya da rastlanmıyor
Dahası uzaylının cinsiyetini kestirmek de mümkün değil
Erkek ya da dişi olduğunu gösterir üreme organları bulunmuyor çünkü
Buraya kadar Roswell yaratığının dış görüntüsü 20 maddelik listeyle kıyaslandığında benzer özellikler taşıyor
Ancak sıklıkla vurgulanan zayıf uzaylılar kavramından uzak olduğunu görüyoruz
Çünkü Roswell varlığı oldukça kilolu, yağlı, hatta gelişmiş kasları olan bir bedene sahip
Boyu tanıklıklarda söylendiği gibi kısa, ama bu kadar kısa boyda gelişmiş kas yapısı inandırıcı olamıyor
Sonra izole edici beyaz giysilere bürünmüş doktorlar, alışılmış bir beceriyle cesedi parçalamaya başlıyorlar
Bisturi (görebildiğimiz kadarıyla) önce göğüs ve karın boşluğunu iki yana açıyor
Bedenden dışarı çıkartılan organlar, siyah beyaz ve titrek kamerayla çekilmiş, filmde dikkatimizi dağıtıyor
Gerçek mi, yoksa dünyayla alay etmek amacıyla hazırlanmış bir kurgu mu karar veremiyorsunuz
Biraz daha dikkatle bakınca ya da göz ilk sahnelerin heyecanını atınca, bu ölü uzaylının pek de o kadar uzaylı olamayacağını düşünmeye başlıyorsunuz
Ekrandaki görüntü, bir uzaylının bedeninden çok, bir mankene benzemeye başlıyor
Otopsi uzmanları ve işi iyi bilen patologlar filmi tekrar tekrar incelediklerinde filmin düzmece olma ihtimali üzerinde duruyorlar
Onlara göre dünya dışı bir varlık, iç organları ele alınmadan önce dış yapısıyla incelenmeli
Oysa otopside varlık incelenmiyor, adeta parçalanıyor
Doktorlar sanki cesedi önceden çok iyi tanıyorlarmış gibi hareket edip bedeni açmaya başlıyorlar
Roswell Otopsisi'nden bir görüntü
Başın büyüklüğüne göre ise kafatasından çıkartılan beyin çok küçük kalıyor
Bu durumda beyinin de uygun büyüklükte olması gerekir
Bu otopsi gerçek patologlar tarafından değil, cerrahlar tarafından yapılmış
Oysa Amerikan Hava Kuvvetleri USAF'ın dünyayı sarsacak bu olay için en iyi patologları çağırması gerekirdi
Neden sıradan cerrahlarla yetindiği düşündürücü
Otopsi şartları da inandırıcı olamıyor
Çünkü gerçek bir ölüm sonrası incelemede varlığın ağzı açılıp bakılmalıydı, bu yapılmıyor
Ölü olduğu kabul edilen varlığın her iki eli de aynı biçimde duruyor ve parmaklan yukarı doğru açılmış
Böyle bir rastlantı kabul edilemez, ölüm sonrasında eller birbirinin kopyasıymış gibi görüntü alamaz
Evet
Film sayısız uzman tarafından incelendi
Bu arada Kodak firmasıyla bağlantı kuruldu ve Kodak söz konusu filmin 1927, 1947 ya da 1967 yıllarından birinde üretilmiş olduğu raporunu verdi
En azından uydurma da olsa, sahneler demek ki geçmişte üretilmiş bir filme alınmıştı
Dünya basını uzaysal otopsi tartışmaları yaparken, bu garip senaryoya, ünlü yönetmen Steven Spielberg ve 1947 kazasıyla ilgili çekeceği yeni filmi de girdi
Spielberg, Hollywood yönetmenlerinin belki de en Ufolojik olanıydı
"Üçüncü Türden Yakın Karşılaşmalar" ve "E
T
" gibi unutulmaz başyapıtlarına, bir sonuncusunu ekleyerek unutulmaz bir üçleme yapmak istiyordu
Büyük olasılıkla çekeceği son filmin adı da, "Majestic" ya da "Proje X" olacaktı
"Majestic 12", o yıllarda Başkan Truman'ın UFO olaylarını araştırmak amacıyla kurduğu örgütün adıydı
Bilim ve sanat çevreleri, Spielberg'in yeni filminde gerçek belgesel görüntülerle kendi çekeceği sahneleri birarada kullanacağını konuşur olmuştu
Acaba bu görüntüler Spielberg'in yeni filmi için özenle çekip dikkatle saklayamadığı sahnelerden mi ibaretti?
Tüm bu sorular UFO çevrelerini kuşkuya düşürürken, yapımcı Ray Santilli'nin temsilcisi Chris Carey ismi kulağa gelmeye başladı
Chris Carey özellikle bilim kurgu filmlerinde kullanılan uzayla ilgili tüm nesnelerin ve uzaylı varlıkların kopyalarını üretmekteki başarısıyla tanınan bir uzmandı
Lasteksten yapılan figürler, usta ışıkçılar ve özel efektler sayesinde inanılmaz derecede gerçek görüntüsünü verebiliyordu
Olaylar gittikçe dağılırken, parçalanan uzaylı cesedinin ne olduğu ise, gizemini koruyordu
Adli tabipler incelemelerini ancak televizyon ekranından yapabildiler
Ve sonuç bugün bile şüpheli
Bir gurup araştırmacı uzaylı varlığın gerçekliğini savunurken, geri kalanlarsa Amerikan Hükümeti'nin UFO gerçeğini küçültmek, alaya almak ve UFO araştırmacılarını halkın gözünde değersiz kılmak amacıyla bu sahteciliğe girdiklerini iddia ediyorlar
Amerikan Hava Kuvvetleri 1947 kazasını önce kabullendi, daha sonra ise ellerindeki parçaların bir meteoroloji balonuna ait olduğunu ileri sürdü
Bu ani karar değişikliği huzursuzluk vericiydi
Kaza sonucu parçalanan uzay cismine UFO ya da Uçandaire adı verilse de, Roswell olayında parçalanan cisim üçgen biçimindeydi, yani tıpkı Kenneth Arnold'un gözleminde karşılaştığı üçgen biçimli uçan cisimler filosu gibi
Kimi tanıklarsa, parçalanan UFO'dan çıkan varlıkların yaşadıklarını söylediler
Siyah beyaz görüntülerinden tanıdığımız ölü uzaylı büyük bir ihtimalle lasteks bebek olabilir
Ama yine de, bir varlığın kopyasını yapabilmek için, mutlaka gerçeğine bakılması gerektiği unutulmamalıdır
Model olmadan kopyası çıkartılamaz
Bu konuyu tek bir cümleyle, belki de en güzel şöyle toparlayabiliriz: Olay gerçek, ancak ekranlara yansıyan görüntüler sahte
25/4/2007 - MALEZYA'DA UFO GÖRÜLDÜ ! SİZDE İZLEYİN VE UZMANLARIN YORUMLARINI OKUYUN
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
İzleyin, siz karar verin
Malezya'da UFO görüldü İZLEYİN
Malezya'da UFO görüntülendi
İşte o görüntüler ve yapılan yorumlar
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektör Danışmanı, Astrofizik Araştırma Merkezi ve Gözlemevi Müdürü Prof
Dr
Osman Demircan, görüntüleri defalarca izlediğini belirterek kendisinin de UFO'larla ilgili bugüne kadar ortaya çıkmış en profesyonel görüntüyle karşılaştığını söyledi
Prof
Dr
Demircan defalarca, kare kare izlediği görüntülerle ilgili şu yorumu yaptı:
“Görüntüler planlanarak çekilmiş
Ama çok güzel ve inandırıcı yapılmış
Görüntüdeki bina ile cismi karşılaştırdığımızda cismin binadan çok uzakta olduğunu düşünürsek, boyutları için çok büyük denilebilir
Ama binaya çok uzak gözükmüyor
Binayla orantılı büyüklükte bir cisim bu
Belki de deneme aşamasında bir cisim görüntülenmiştir
Böyle bir denemeyi resmi kurumlardan biri, askerler ya da üniversite bir cisim, yeni birşey üretmiş, onu deniyor olabilir
Cisim, ön kısmındaki bir parlamayla aniden görünmez hale geliyor
Bunun anlamı üzerine ışık düşürülüyor
Ya görsel bir oyun, fotoğraf üzerinde yapılan bir işlem ya da çekim çok küçük bir model üzerinde yapılmış
Her şey çok küçük
Bina gerçek bina değil
Cisim küçük bir maket
Işıkla yok olması doğal görünmüyor
Sanki fotoğraf üzerinde veya görüntü üzerinde ışık oyunuyla bunu sona erdirelim düşüncesinden kaynaklanan bir oyun var
Bu oyuna göre de sanki maket üzerinde yapılmış bir çekim
Denemeyi yapanlar ile kamera çekimini yapanlar farklı kişiler olabilir
Ancak çok ilginç, şimdiye kadar benim gördüğüm en inandırıcı görüntü
”
25/4/2007 - Rize'ye İnen Ufo'nun Görüntüleri
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
25/4/2007 - UFO YOK DİYENLERE CEVAP ! JAPONYA'DA ÇEKİLEN EN NET UFO VİDEOSU ! UFONUN KAYBOLUŞU ÇOK GÜZEL
25/4/2007 - UFO NEDİR ?
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
UFO (Unidentified Flying Objects) yani Türkçe adıyla Tanımlanamayan Uçan Cisimler
Yarım asırdan fazla bir süredir insanların en büyük merak konularından biri ufolar ve yeni bin yılda da en fazla ilgi odağı olacak gibi gözüküyorlar
Gerçek ya da değil; bir tek şey var ki o da UFO’ların güncelliğini hala ilk günkü gibi korumasıdır
Ve bu güncellik hiç bitmeyecek bir sürecin içinde varlığını sürdürecektir
UFO Nedir:
Bir çok fenomenlerde anlatıldığı üzere, bu tanımlanamayan uçan cisimler kimi zaman bir daire şeklinde, kimi zaman çok büyük boyutlarda bir elips ya da bir puro şeklinde görülmektedirler
Bir zamanlar hayal gücünün ve bilinçaltının insanlara bir oyunu olarak yorumlanan bu olgu, bugün inkar edilememektedir
Televizyon kameraları karşısında bilimselliği ve somut gerçekleri savunan ve bir adım geri basmayan, UFO olayını görmezlikten gelen bilim adamları, profesörler vb
kişiler, televizyon kameraları stop düğmesine bastıkları andan itibaren de bu olguyu onaylayıcı bir tavır sergilemektedirler
Ama son yıllarda kamuya açılan resmi dosyalar, hükümet bazındaki sözcülerin konuşmalarında UFOlarla alay ettiği dönemlerde bile konunun ne kadar ciddiye alınmış olduğunu göstermektedir
O dosyalar çok şey anlatmakta ve hem görgü tanıklarının, hem de bilinmeyen gök cisimlerinin radarda izleme olaylarının kayıtlarını içermektedir
Bu kayıtlarda askeri jetlerin UFOları kovalarken nasıl başarısız olduklarından tutunda, köylerdeki saman yığınlarının üstüne inenlere kadar bir dolu kanıt bulunmaktadır
Bu belgeler çeşitli tanımları içermektedir ve bu tanımlamalar da yanlış olmadığı gibi, hayal ürünü de değildir ve o cisimler dünyadaki hiçbir şeye de benzememektedir
Bir de son zamanlarda en çok
UFOlar tarafından kaçırılma
olaylarının öne çıktığı görülmekte, kişiler yaşadıkları bu olayları anlatabilmek için olmadık yollara başvurmakta ve inandırabilecek birilerini bulabilmek için amansız bir mücadele vermektedirler
Kaçırılma konusu, daha az somut kanıt sunan bir konudur ve araştırmacılara göre, gerçek fiziksel anomalilere dayalı psikolojik olgulardır
25/4/2007 - 2006 YILINDA 4 FANTOM SAVAŞ UÇAĞIMIZ HAVADA 'UFO' İLE KARŞILAŞMIŞ !
4 FANTOM SAVAŞ UÇAĞIMIZ HAVADA 'UFO' İLE KARŞILAŞMIŞ
01 Ekim 2006'de Diyarbakır'dan dönmekte olan Eskişehir 1
Ana Jet Hava
Üssüne bağlı Binbaşı Hakan Erten komutasındaki 4 adet Fantom tipi askeri
jetlerimiz havada bir UFO ile karşı karşıya geldiler…
Olay, geçen Ctesi'yi Pazar'a bağlayan gece saat 01:00/ 01:30 sularında
meydana geldi
Diyarbakır'dan dönmekte olan 4 uçaktan oluşan Fantom filosu,
uçaklarının radarlarında tanımlanamayan bir cisim tespit ettiler ve filoya
komutalık eden Binbaşı Hakan Erten'nin talimatıyla 4 Fantom'da bu garip
cismi tespit etmek için cisme doğru yönelirler
Işıklı cisme
yaklaştıklarında cismin oval biçimli otobüs büyüklüğünde ve çok parlak
ışıklar saçan bir cisim olduğunu gözlemlediklerini belirten Binbaşı Hakan
Erten, UFO'nun bir sure Fantomlarımızla yanyana uçtuğunu, daha sonra ise
inanılmaz bir süratle, birkaç saniyede ufukta gözden kaybolduğunu
belirtmiştir
Cismin kanadı, kuyruğu, motoru
vs yoktur ve hiçbir ses çıkartmadan, çok
parlak ışıklar saçarak uçan bu cisim dünyada hiçbir aracın yapamayacağı
olağanüstü bir hızla hareket ederek gözden kaybolmuştur…
Başta Pilot Binbaşı Hakan Erten olmak üzere, 4 Fantom savaş uçağı
pilotlarımız tarafından gözlemlenen ve yaşanan bu olayda karşılaşılan cismin
gerek yapısı, gerek manevraları ve gerek tüm karakteristik özellikleri;
meteor, uydu, uçak, helikopter, hava balonu ya da Venüs gibi her hangi bir
kategoriyle uygunluk göstermediği çok açıktır
Cismin özellikleri bunun
kesinlikle atmosferik ya da doğal bir fenomen olmadığını da açıkça
göstermektedir
Ayrıca, aynı gece ve aynı saatlerde (01 Ekim 01:00/ 01:30) tanımlanamayan
cisim gördüklerini söyleyen Türkiye'nin değişik bölgelerinden yüzlerce
vatandaşımız, gerek Araştırma Merkezimizi gerekse basınımızı arayarak benzer
ifadelerle gözlemlerini ihbar etmişlerdir
Bu çok önemli yakın karşılaşma olayı Kurumumuz tarafından incelenmeye devam
edilmektedir, bilgilerinize saygılarımızla sunarız
* SİRİUS UFO UZAY BİLİMLERİ ARAŞTIRMA MERKEZİ *
18/4/2007 - UFO HİKAYELERİ ! UFOLARA İSTER İNANIN İSTER İNANMAYIN İLGİNÇ HİKAYELER OLDUKLARI KESİN
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
UFO ZİYARETLERİ
İlk Ziyaretler: Birçok yorumcu modern UFO çağının 1947’ler de başladığını iddia etmektedirler ama, asıl çağın başlama tarihi 1880’de, sanayi devriminin doruğuna ulaşılırken başlamıştır
Aslında olayın özüne inecek olursak, UFOlar çok daha uzun süredir etrafımızda dönüp durmaktadırlar
Günümüzde bazı Kutsal Kitap alıntıları, kimi satırlar doğaüstü varlıkların uçurduğu cisimlere atıflarla doludur
1880’den Birinci Dünya Savaşına kadar olan bölüm ise, bu olgunun en açık seçik örneklerini gözler önüne sermektedir
16 Mart 1880 akşamı, çok büyük bir pervaneye sahip, puro biçiminde bir hava taşıtı New Mexico’da üç kişi tarafından gözlemlenir
Bu üç tanık, hava taşıtındaki insanların bilmedikleri bir dili konuştuklarını, gülerek kendilerine seslendiklerini ve on kişi olduklarını belirtmişlerdir
Hatta bu kişiler gemideki kişilerin davranışlarını sarhoş davranışlarına benzetmişler ve gemiden aşağı onlara, birinin üzerinde uzak doğu yazısına benzer bir yazı olan ipek ya da saten benzeri bir kağıt, birine güzel bir çiçek ve diğerine de acayip bir işçilik ürünü olan fincan atmışlar
Hava taşıtından atılan bu nesneler hemen o üç kişi tarafından alınmış ve bir depoda diğer insanlara teşhir edilmiş
Aradan birkaç saat geçmeden depoya gelen bir yabancı eşyaları incelemiş ve onların Asya kökenli mallar olduğunu, kendisinin de bu tip şeylerin koleksiyoncusu olduğunu belirterek bayağı yüksek sayılabilecek bir meblağı depo görevlisine vererek eşyaları satın almış ve ortadan kaybolmuştur
Bu tip yaklaşımlar yaşanan cisimli UFO olaylarından sonra hep olagelmiştir
Günümüzde bu tip insanlara giyim şekillerinden dolayı “Siyahlı Adam” denilmektedir
Daha sonraları buna benzer olaylar muhtelif tarihlerde gelişmiştir
İkinci Ziyaret Döneminin Başlaması: 1880’den 1947’ye kadar olan sürede yaşananlar, 47 ve sonrasında adeta istila halini almıştır
Kayıtlara geçen ve geçmeyen binlerce yaşandığı iddia edilen olaylar, çok kabarık bir arşivi de beraberinde getirmiştir
1947’nin 24 Haziran günü ABD’nin Washington Eyaleti pırıl pırıl bir gün yaşamaktaydı
Bu havanın temizliği ve berraklığı Cascade Dağlarını daha bir güzel hale getiriyordu
Otuz iki yaşında bir iş adamı olan Kenneth Arnold, aynı zamanda da dört bin saati aşkın bir uçuş tecrübesine sahip olan bir pilottu
Arnold, aynı zamanda tek motorlu bir Callier marka uçağa da sahipti
Bulana 5000 $ ödül vaadedilen deniz piyadelerine ait bir uçağı aramak için o gün gökyüzündeydi
Arnold’ un uçağı dağ uçuşları için tasarlandığından, bu tip uçuşlar için de ideal bir araçtı
Arnold, düşen Curtess C-46 komando nakliye uçağını aramaya başladı
Uçak dağlarda bir yerlerde kaybolmuştu ve o güne kadar da bulunamamıştı
Arnold da o uçağı bulamadı ama; başka bir şey buldu, daha doğrusu, o şey gelip onu buldu!
Arnold dağın üzerinde dönüş yaparken, son derece parlak bir ışık, uçağının yüzeyini aydınlatınca şaşırır kalır
Önce yaklaşmakta olan başka bir uçağa çarpmakta olduğunu düşündü
Ve telaşla o uçağı yaklaşık otuz saniye boyunca aradı, kendini çarpışmadan korumaya çalıştı
Gerçekten de bir uçak gördü! Bu, bir DC-4’ tü ve Arnold onun San Francisco Seattle tarifeli seferini yapan uçak olduğuna karar verdi
Ama iskele tarafında ve gerideydi ve de o ışık oyununu onun yaptığı düşünülemezdi
Bunları düşünürken, bir ışık daha çaktı, bu sefer Arnold ışığın tam nereden geldiğini saptayabildi
O tarafa, o çizgiye doğru yöneldiğinde, şaşkınlıktan ağzı bir karış açık kalmıştı
Doruğun üzerinde inanılmaz hızla formasyon uçuşu yapan bir grup çok parlak cisimler görüyordu
Aralarındaki mesafe yaklaşık yüz mil civarındaydı ama, onları tam olarak göremiyordu ancak cisimler kendisine doğru yaklaşmaktaydılar
Arnold, son saniyeye kadar onları formasyon uçuşu yapmakta olan jetler olduğunu zannediyordu
Ve dokuz adet olduklarını görebildi
Çapraz bir dizilişle yaklaşıyorlardı ve formasyonlarında ilk dördünün arasındaki uzaklıklar eşit, sonraki beşli grup ise daha seyrekti
Fakat Arnold’un fark ettiği yalnızca bu değildi, daha tatsız bir durum daha fark etmişti bu da yaklaşan uçakların hiç birinin kuyruğu yoktu ve çok değişik bir formasyonda uçuyorlardı
En öndeki diğerlerinden daha üstte ve sanki rüzgarda savrulan uçurtmalar gibi ya da su üstündeki hız tekneleri gibi daha doğru bir ifade ile bir kaz sürüsünün uçuşu gibi bir formasyon almışlardı
Bu uçakların etkileyici bir başka özellikleri de, ikide bir kanatlarını eğmeleri ve yüzeylerinden o mavimsi beyaz ışığı fışkırtarak uçmalarıydı, Arnold’a göre! Arnold, ilk başlarda o ışığın onlardan geldiğini düşünememiş, kanatların pırıl pırıl cilalı yüzünde güneşin yansıması olarak yorumlamıştı
Arnold’a göre uçuşun yönü hiç değişmiyor, ama cisimler tek tek dağ doruklarının arkasına girip girip çıkıyor, bazılarının önünde, bazılarının ise arkasında uçuyorlardı
Dokuzu birden gözden kaybolduğunda, Arnold’un kafası iyice karışmış, Hava Kuvvetlerinin bir teknolojik mucize yarattığını düşünmüştü
Bundan sonra ne yaptığı işe ne de 5000 $ dolara konsantre olamıyordu, bir an evvel aşağıya inip gördüklerini arkadaşlarına anlatmalıydı
Arnold Tarihe Geçiyor: Arnold iniş yaptıktan sonra, bu garip olayı arkadaşlarına anlattı ve aralarında saatler süren bir durum muhakemesi yaptılar
Fakat herhangi bir sonuca varmaları imkansızdı ve olay daha yüksek makamlara intikal etti ve iş gazetelere kadar yansıdı
Ve bir ajans haberinde olayı ABD’nin her yerindeki insanlar öğrenmişti
Arnold’un inanılır ve güvenilir bir insan olması, olayı daha cazip bir hale getirmiş ve herkes tarafından konuşulur olmuştu
Arnold’un yaptığı tariflerde, gördüğü cisimlerden ”Suyun üzerinden ileriye doğru fırlattığınız bir tabak nasıl uçarsa öyle uçuyorlardı
” şeklindeki ifadesinden “uçan daire” tabiri da doğmuş oluyordu
Olay tüm dünyadaki basının hayal gücünü bir anda esir almış, normal olmayan olaylarının hazırlıksız kurbanlarından pek çoğu gibi, Arnold da istemeyerek bir basın gösterisi başlatmıştır
Böylelikle de bu olayın kahramanı olarak tarih sayfalarındaki yerini de alır
FBI Etkilenmiyor: Bu olayın yankıları sürerken FBI ajanlarından birisi Arnold’un görmüş olduklarının gerçek olduğu tezini savunur ve bu kişinin yalan söyleyerek kazanacaklarının kaybedeceklerinden daha az olacağına ve böyle bir yalan konuşmaya ihtiyacı olmadığını savunmuştu
Daha sonra, 22 Mart 1950’ de FBI’dan Guy Hottel, patronu J
Edgar Hoover’a, “Uçan Daireler” başlıklı yolladığı garip bir yazıda şunlardan bahseder :
“Bir Hava Kuvvetleri araştırmacısı, uçan daireler diye bilinen şeylerden üçünün New Mexico’da ele geçtiğini söylemiştir
Bunların yuvarlak biçimde olduğu, ortalarının biraz yüksek olduğu, ortalarının biraz yüksek olduğu, çaplarının yaklaşık 50 feet civarında olduğu belirtilmiştir
Her birinin içinde, insan biçiminde, ama boyları yalnızca 1 metre olan, çok ince metalik giysiler giymiş üçer ceset bulunmuştur
Bu cisimlerin New Mexico’da bulunmasının, hükümetin o yörede çok güçlü bir radar tesisine sahip olmasından, bu radarın uçan dairelerin kontrol mekanizmasını etkilemesinden ötürü olduğu sanılmaktadır
”
Bu kadar olağanüstü bir haberin nedense FBI hiyerarşisi tarafından pek de ciddiye alınmadığı söylenebilir
Garip olan; böyle bir olayın o tarihlerde ki kurgubilim film yapımlarının henüz o düzeyde olmadığı, dolayısıyla da UFO’ların düşmesi konularına atıfta bulunulamayacağı savı kuvvetlidir
Ama ondan sonra, Amerika’da insan kaçıran UFO raporlarında bu yaratıklar bir standart oluşturdu
Söz konusu yazı gizlice yollandığı sıralarda, dünyanın ilk UFO kitabı olan Uçan Daireler Gerçektir adlı kitap piyasaya sürüleli henüz bir iki hafta olmuştu
Bu kitabın yazarı olan eski bir deniz piyade subayı Donald Keyhoe, kitabında olayın örtbas edilmekte olduğuna dair suçlamalarda bulunmuş ve büyük sansasyon yaratmıştı
Roswell Olayı : Olay New Mexico’nun Roswell bölgesinde 1947 yılının 4 Temmuz saat 23:30 sıralarında cereyan eder
Bu tarihte William Mc
Brazel adlı bir çiftçinin arazisinde bir UFO yere çakılır
Brazel, UFO’dan etrafa dağılan parçaları görünce olayı yetkililer haber verme ihtiyacı hissediyor ve 5 Temmuz 1947 günü askeri yetkililer inceleme için bölgeye geliyorlar, bölgeyi de ziyaretçilere kapatarak uzay cismine ve içinde bulunduğu iddia edilen cesetlere el koyuyorlar
Çiftçi Brazel, aynı gün arazisinde aynı cisme ait bir iki kalıntının daha olduğunu tespit eder
Brazel bulduğu o kalıntıları da alarak ertesi gün Roswell kentine gider ve yetkililer kendisinden o parçaları da teslim alırlar
Brazel’in bulduğu parçalarla ilgili yerel bir gazete de çıkan haber üzerine yetkililer olayı yalanlayarak, kalıntıların düşen bir meteoroloji balonuna ait olduğunu açıklarlar
Amerikan hükümeti olayı basından ve halktan gizlemeye kararlıydı
Ve cesetlerle birlikte UFO’dan geriye kalanları bir üsse taşıdılar
Yıllar sonra o zamanlar orduda görevli olan kameraman Jack Barnett, tüm çevreleri ayağa kaldıran açıklamasında, cesetlere otopsi yapıldığını ve kendisinin de bu olayı kare kare kamerayla tespit ettiğini açıkladı
Bu kayıt yaklaşık 90 dakikalık olup, belki de dünyanın en büyük sırlarını gizliyordu
Tabi ki bu film, hükümet politikası gereği yıllar boyu açığa çıkarılmadı, gizli tutuldu
Hatta bazı iddialara göre dönemin başkanı Truman da otopside hazır bulunmuştur
Fakat kameraman Barnett o kadar da saf biri değildi ve filmin bir kopyasını da kendine çıkarmayı bilmişti
Daha sonra İngiliz gazeteci ve televizyon yapımcısı Ray Santilli yüklüce bir miktar karşılığında filmi satın aldı
Bundan sonra da dünya basınını ayağa kaldıran uzaylı varlık otopsisi yavaş yavaş dış dünyaya açılmaya başladı
Diğer UFO Ziyaretleri:
· Yıl: 1994
· Yer: Mek***a/Tepetzlan
Carlos Diaz, 1977’ den beri dünya dışı canlılarla ilişki kurduğunu iddia ediyor, ama onların nereden geldikleri hakkında bir açıklama da yapmıyordu, ya da yapamıyordu
Ancak bir konuşması sırasında, onların araçlarına bindirildiğini ve dünyanın içine doğru ***ürüldüğünü, orada muhteşem çiçek bahçelerinin bulunduğunu, ilahi bir müziğin çalındığını ve dünyanın her tarafından getirilen yaşam türlerinin dolaştığını belirtti
Dünya dışı canlılar dünya yüzündeki yaşam türlerini korumaya çalışarak, azalan türleri yeniliyorlar ve en büyük korkuları insanların gezegenin yüzeyini yok etmesi
Diaz, belki de UFO literatürünün en ilginç örneklerinden çünkü reklamını yapmıyor ve doğru ya da yanlış bildiklerini açıklamaktan kaçınıyordu
UFO’ lar tarafından kaçırıldığını iddia edenlerin en ünlüsü hiç şüphe yok ki Yazar Whitley Strieber’dir
Strieber, aynı zamanda Comunion’un ve Breakthrouhg’un yazarıdır
Strieber, gördüğü en otantik dünya dışı canlı görüntüsünün kendisine yollanan bir fotoğraf olduğunu iddia etmekte ve şunları söylemektedir: “Anatomik yapıları mükemmel
Büyük siyah gözler onların yüz yüze etki gücünün yüksekliğini ve düşünce yansıtma yetilerini gösteriyor
Bu fotoğraf bana İngiltere’den yollandı, yollayan Andy isimli birisi, ama maalesef açık kimliğini bilmediğimiz için bir telif hakkı uygulayamadık
Doğru veya yanlış ya da sahte ama son derece otantik ve inanıyorum ki griler gecenin bir yarısında karşımıza çıktıklarında korkmayalım diye kendilerini bize alıştırıyorlar
”
Şimdi okuyacaklarınız Disney UFO Gerçeğini Açıkladı başlığı altında Fenomen’in 15 Eylül 1997 tarihli 19
sayısından aynen aktarılmıştır :
18-19 Mart 1995’ te, Disney Şirketi hiçbir ön duyuruda bulunmadan kendi tv kanalında, bir UFO belgeseli yayınladı, alışılmış ön anonslar yapılmadan yayın beş eyalete (Connecticut, Tennessee, Alabama, Florida ve California) yapıldı
Belgesel inanılmazdı; Yayının hemen öncesinde Disney’ in en üst düzeyinden Michael Eisner, ekrana gelerek şaşırtıcı bir açıklamada bulundu ; “İnsanoğlu, tarihinin en önemli olayının tam ortasındadır; diğer gezegenlerdeki zeki yaşamla kurulan gerçek bir ilişkiden söz ediyorum
Uzak galaksilerdeki zeki yaşamın temsilcileri şimdi insan ırkı ile açık bir ilişki kurmanın gayreti içindeler ve biz bu akşam sizlere bu olayı göstereceğiz
Bizim algılarımızın çok ötesindeki sınırsızlıklarda varolan zeki varlıklar, insanlığın galaktik birliğe katılması için işaret veriyorlar, bu harika bir çağrı ama aynı zamanda da korkutucu
Uzaylıların araçları dalgalar halinde geliyor ve son birkaç yıl gösterge olarak kabul edilirse, Dünya planeti gözlem deneyinin zirvesine ulaşacak
1947 yılının başlarında canlı yaratıklar tarafından yönetilen dev uzay gemileri dünyaya ulaştılar; onların fizik düzeyi galaktik yolculuklara izin veriyor ve dünyanın atmosferinde inanılmaz bir hızla uçabiliyorlar
Bir ve birden fazla uzay aracı dünyada kaza yapmıştır ve bu olaylar ABD Askeri Araştırmaları nedeniyle örtbas edilmektedir
Roswell olayı gerçektir ve üç dünya dışı canlı orada kazadan kurtulamamıştır
Enkaz ve ölü uzaylılar özel bir soruşturma komitesinin çalışması sonucunda gizli bir yere taşındılar; operasyona ‘Majestik 12’ adı verilmiş ve organizasyon bizzat Başkan Truman’ın emriyle gerçekleşmişti ve bundan sonra hükümet kesin bir bilgi vermeme kampanyasını başlattı
Tüm hükümetler kendi otorite anlayışları içersinde hareket ediyorlar ama dünya dışı canlılarla ilişki saf dinamitle oynamak anl----- gelmektedir
Başkan Jimmy Carter, ofisinin ABD Başkanlığı olduğunu sanıyordu, ekibi ise uzaylılarla ilişkinin resmen açıklanmasının yararlı olduğuna inanıyor ve gayret gösteriyordu
Bir iç Hükümet belgesinde betimlendiği gibi, bazı güvenlik sırları Beyaz Saray’ ın hukuki varlığının dışındadır
1975 yılı Kasım ayında, hemen her Stratejik Hava Komutanlığı üssü UFO’ lar tarafından ziyaret edildi
Hükümet kaynaklı eğilimler, askeri ve bilimsel yöneticilerin yarım yüzyıldır süren dünyalılarla uzaylıların ilişkisini açıklayan resmi belgelerin artık açıklanmasının istendiğini gösteriyor
İstatistikler gösteriyor ki, önümüzdeki beş yıl içinde çok büyük bir olasılıkla dünya dışı ilişkilerle karşılaşacaksınız
Bir çok Amerikalı dünya dışı uzay araçlarına binerek, yenilikleri keşfetmekten büyük mutluluk duyacaktır
”
Eisner’ in inanılmaz açıklaması tüm uygar ülkelerde büyük şok yarattı çünkü Disney bugüne kadar saygınlığını hiç azaltmadan koruyabilmiş nadir kuruluşlardan biriydi ve çizgi-filmlerin ötesinde dünyanın en ciddi ekonomi tröstleri listesinin ilk satırlarındaydı
Bazı UFO araştırmacıları Disney Belgeseli’nin gizli bir deney olduğunu düşünüyorlar, bu şekilde toplumun tepkisi ölçülüyor ve UFO Gerçeğinin resmen açıklanmasıyla patlayacak devrime kitlelerin uyum yeteneği araştırılıyor
Ve Aldatmacalar: Bugüne kadar dünya basınında ve halk arasında UFO’larla ilgili bir çok fenomen ortaya atılmıştır
Bunların bir kısmı doğru olsa da bir kısmı gerçek değildir
UFO olayında da, gerçek anlamda bilinemeyen her olayda olduğu gibi, aldatmacalar düzenlenilmesi mümkün olabilmektedir
--
ESKİ ÇAĞLARDAN İLGİNÇ UFO TASVİRLERİ
Hangi zamanda yaşamış olursa olsunlar, insanlar karşılaştıkları olaylar karşısında hep aynı temel mekanizmayı kullanırlar
Şöyle ki, insanın karşılaştığı her yeni durum, çözmesi gereken bir problem niteliğindedir
Ve böyle bir durumda ise kullanabileceği tek mekanizma, algılarına hitap eden bilgileri, mevcut bilgileriyle karşılaştırarak, ne olduğunu veya ne olabileceğini anlamaya çalışmaktır
İşte, her insan için söz konusu olduğu gibi geçmiş dönemlerin insanları da, kendileri için yeni bir olgu olan uçan araçlarla karşılaştıkları zaman bu zorunlu mekanizmaya yönelerek onları tanımlamaya çalışmışlar; mevcut bilgileri arasında böyle bir bilgi bulunmadığı için de, var olan bilgileriyle anlamaya, anlatmaya çabalamışlardır
Ve birazdan ilginç tasvirlerinden örnekler göreceğimiz bu insanların da, şayet daha önce bahsedilen Hint havacılık rahiplerinde olduğu gibi önbilgiler edinebilme şansları olabilseydi, şüphesiz çok daha farklı da düşünebilirlerdi:
“Kanatlı at, Pegase havaya kalktı, yükselmeye devam ederek yıldızların arasına karıştı ve orada bir yıldız olarak kaldı
”
UFOlar bazen taşıyıcı özelliklerinden dolayı olsa gerek, at türü hayvanları ile tanımlamaya çalışılmış ve hatta Yunan mitolojisinde yer alan bu örnekte görüldüğü gibi tamamen özdeşleştirilmişlerdir
Bunun en hafif örneği ise Hz
Muhammed’in “Kanatlı Burak” tanımı olup, hatırlanacağı üzere, sadece ölçüsel mukayese için söz konusu bineklerden söz edilmekteydi
Ve bir olasılıkla kendisine ruhlar tarafından verilmiş bir biniti kullanan aracı insanlardan, eski Türk dini Şamanizm’de şöyle söz edilmektedir:
“Çok eski devirlerde, boz bir atın sırtında göklere çıkan kudretli şamanlar bulunmaktaydı
Devlet işlerine de karışan bu şamanlar, ruhlar ile insanlar arasında habercilik yaparlardı
”
Tekrar kanatlı at Pegase örneğine dönecek olursak, bu binek aracının dikey olarak yükselmeye başladığı, gökyüzünde küçülene kadar izlendiği ve gökte parlayan yıldızlardan ayırt edilemeyecek hale geldiğinde ise orada sabitleştiğinin sanıldığı açıktır
İşte bu yoruma neden olan faktör, uçan at diye nitelenen taşıtın bir yıldız gibi ışımasıdır ki, şimdi bu durumu açıklayıcı iki bilgiyi Yunan mitolojisinden ve kutsal kitap Tevrat’daki kayıtlardan izleyelim:
“Güneş ışınlarına ne çok benzer bu atlar! Hiç görmedim, duymadım bunlar gibisini!”
“Ya Rab, atlarına bindin
Ve parıltısı ışık gibiydi
”
UFOların ışıklarından dolayı doğrudan gökteki yıldızlarla özdeşleştirildiğine dair, çeşitli mitolojilerde ve hatta yakın çağlarda oluşturulmuş tarihsel kayıtlarda mevcut birçok bilgi bulunmaktadır:
Romalı tarihçi Erodianus’un eserlerinde, eski çağlardaki bazı yıldızlardan bahsediliyor
Bunlar gün ortasında havada asılı durmaktadırlar
Plinius’un bir eserinde şu olay yer alır; Gece vakti, bir yıldız parçası dünyaya yaklaşırken parıltısı arttı ve Ay büyüklüğüne ulaştıktan sonra, bulutlu bir gündeki aydınlık kadar ortalığı aydınlattı, ve sonra tekrar göğe yükselerek gitti
“M
Ö
175 yılında, İtalya göklerinde yıldızların dolaştığına dair kayıtlar tutulmuştur
”
Ve eski Güney Amerika kabilelerinden biri, gözlemledikleri üçlü bir UFO olayından oldukça etkilenip bunu şiirleştirmişlerdir:
“Gün ışığında bir ateş çemberi düştü
Bir arada üç yıldız, alev alev
Batı’dan geldiler, Doğu’ya gittiler uçarcasına
Herkes gördü bunu, göklere yükseldi çığlıklar
”
Dikkat edilirse, bunların toplu bir göktaşı olayı olmadığı anlaşılacaktır
Zira söz konusu yıldızlar, önce batıda kalan bölge üzerine bir düşey iniş ve hemen ardından doğuya doğru yatay bir uçuş gerçekleştirmişlerdir
Şimdi bir diğer yıldız özdeşleştirmesini Yunan mitolojisinden izleyelim:
“Tanrıça Afrodit’in bulunduğu çevreden iki yıldız hiç ek*** olmazdı
Bu iki yıldız, onun emrine uyarak bazen düğün alaylarının üzerinde ilerlerdi
”(173:86)
Ve bunu anlayabilmek için Yunan mitolojisinden bir başka saptamayı görelim:
“Tanrıça Athena, bulutların arasından hızla fırlayan korkunç bir ışıktan başka bir şey değildir
” (98:28)
Halbuki aynı mitoloji, tanrıçanın güzel bir kadın görünümünde olduğunu da defalarca bildirmektedir
Aslında bir çelişki bulunmayan bu duruma göre; bir kutsal varlığın en önemli belirleyicisinin, onun gökten inişteki görünümü ya da diğer bir deyişle onu taşıyacak aracın ışıkları olduğu çok açıktır
Ve anlaşılacağı üzere, söz konusu yıldızlar da, tıpkı Athena’yı insanlar arasına getiren ışıklardan başka bir şey değildir
Burada puspaka arabası ile güneş gibi bir ışıkla parlayan Burak akla gelmektedir
Zira tanrıçanın yakın çevresinde havada asılı bekleyen bu iki yıldız da aynı tepkileri göstermekte, yani verilen komutlara hemen uymaktadır
UFOların ışıksal değil, biçimsel özelliklerine öncelik verilerek yapılan tasvirleri de oldukça çok sayıda olup, şimdi bunlarla ilgili birkaç örneği izleyelim:
İtalyan tarihçi Egnardo, M
S
810 yılında, Aquisgrara göklerinde kocaman bir kürenin ışıklar saçarak yere doğru yaklaşıp sonra da batı yönüne doğru uzaklaştığından söz ediyor
Fransız Aziz Georges’in tarih kitabında, şu kayıt da bulunmaktadır: M
S
583 yılında çok parlak bir küre Fransız toprakları üzerinde uçtu
1697 yılında, Almanya’nın Hamburg kenti semalarında çok yavaş bir hızla ilerleyen ve ortasında küresel bir kısım bulunan çok parlak daire şeklindeki araçlardan söz edilmektedir
(59:107,111)
M
S
90 yılında İtalya’nın Spoleto şehrinde, şafak vakti gökyüzünde bir ateş kümesi gözüküyor
Altın yaldızlı bu küre aşağıya doğru düşer gibi alçalıyor, hemen sonrasında aniden yükselerek batı yönünde uzaklaşıyor
(87:151)
M
Ö
4
yüzyılda yaşamış filozof Aristo, bizzat kendisinin gökte gördüğü cisimleri, “cennetten dökülen diskler” olarak tanımlamıştır
(11:139)
Aristo, bu kadarını düşünebildiğinden mi yoksa başka faktörlerin etkisiyle mi gelen yerine dökülen tabirini kullanmıştır
Bu bilinmez, ancak disklerin kaynağı konusundaki yaklaşımı oldukça ilginç görünmektedir
Ve cennetlerden dökülen bu diskleri Aristo’dan başkaları da görmüş, üstelik her gördüklerinde yerlere kapanarak, topluca tapınarak onlara birer tanrı muamelesi yapmışlardır:
Keltlilere göre tanrı Taran, aydınlık bir disktir
Kartacalılara göre tanrı Tanit, konik gövdeki bir disktir
Mısırlılara göre tanrı Aton, ışıklar saçan kırmızı bir küre, tanrı Horus ise kanatlı bir disktir
(67:60,65,149,160)
Söz konusu toplumlarda bu isimlerle tanınan tanrılar, insan ya da hayvan başlı diye yorumlanan gerçek görünümleriyle de göründükleri halde, onlar asıl tanrı bedenlerinin iki ayaklı formlardan çok daha öte ve daha muhteşem görünümdeki bu uçan kütleler olduklarına karar kılmış ve yapılan tasvirlerde UFOlar birer tanrı oluvermiştir
İnsanları bu ilginç yaklaşıma ve sonrasına yönelten neden neydi, bu yönelimlerinde çok mu haksızdılar? Şayet konuya en basit açıklayıcı bilgiden yoksun bu insanların bilgi düzeyinden bakarsak, onları anlayabilmemiz kolaylaşacaktır
Hiç bilmedikleri bir maddeden yapılı garip ve değişik şekilli bir gövde ve üstelik bazen kanatlı ve ışıl ışıl! Kendileriyle gökten konuşuyor, tanrı olduğunu ve emirlerini söylüyor
Karşı gelindiği zaman ise korkunç gürültüler çıkarıp yıldırımlar yağdırarak onları cezalandırıyor! İşte korkunç gürültüler, yakıcı ışınlar çıkarabilen ve zaman zaman yanlarına inen ve garip görünümlü bedenlerle de gelebilen, istediklerinde göklere tekrar dönen bu esrarengiz varlıklar, olsa olsa Tanrı olmalıydılar! Zaten kendileri de öyle söylemekteydiler
O halde neden dediklerini yapmasınlar, neden inanmasınlardı? Fakat çevrelerindeki insanların tüm bu yönelim ve yönlendirmelerine karşın yine de inanmak istemeyen ve tanrılarla aradaki farkı kaldırmak için çırpınan insanlar da olmuştur
Eski Yunanistan’daki Salmone şehrinin kurucusu Salmoneus, tanrı Zeus ile boy ölçüşmeye kalkar
Kendisinin Zeus gibi olabileceğini sanan Salmoneus, tanrı gibi gök gürültüsü sesi çıkaracağım diye durmadan gürültülü sesler çıkaran demir tekerlekli bir araba yaptırmaya karar verir
Tunçlar döşediği bir de yol yaptıran Salmoneus, üstünden bu arabayı geçirmiş, araba giderken, arkasına takılı ağır zincirleri de sürüklüyormuş
Böylece gürültü patırtı ile giderken, bir yandan da Zeus’un attığı yıldırımlar niyetine, sağa sola yanan cerağlar atılmış
(30:34), (42:215)
Tanrılar, şehrine geldikten sonra bir ihtimalle itibar çekişmesi yapan Salmoneus, tanrıları Tanrı yapan en belirgin özelliklerinin gürültülü bir araba olduğuna karar vermiş olmalı ki, önce bu sesli arabayı daha da önemlisi o tanrısal sesi elde etmekle işe başlamıştır
Özellikle vurgulamak gerekiyor ki, bu kadar önem verilen, çünkü dikkatleri çeken bu Tanrı’ya özel ses, dünyanın çeşitli mitolojilerinde ve hatta semavi dinlerden biri olan Musevilikte de görülmektedir
Nitekim, ilk çağlardaki Yahudiler, gök gürültüsü işittiklerinde Tanrı Yehova’nın sesi derlerdi
(43:102)
Moğolların eski dinlerinde, gökyüzünde uçan ve esrarengiz yaratıklar taşıyan ışıltılı kabuklardan söz edilmektedir
(87:136)
Yunan mitolojisinde, gökte uçan altın parıltılı bir posttan bahsedilir
(66:76)
Mezopotamya tanrılarından Nusku, tanrılardan haber getiren kutsal ateştir
Çarık biçimli bir lamba ile sembolize edilir
(67:98)
Eskiçağ Romasında yazılmış bir otobiyografide, yazar şahit olduğu UFOlojik bir gözlemini şöyle anlatır: Vadiye geldiğimizde gece olmuştu
Floransa’ya doğru baktığımızda ikimiz birden aynı anda bağırdık: Aman Tanrım! Floransa’nın üzerinde duran şu kocaman şey nedir ki? Bu şey kocaman bir ateşten direğe benziyordu
Gözleri kamaştıran bir ışık saçarak parıldıyordu
(59:110)
Gözlemcilerin telaşla birbirlerine sordukları bu soruya en açıklayıcı yenıt Tevrat’ın şu ayetlerinden gelmektedir:
“Ve Rab, onlara yol göstermek için, geceleyin onlara ışık vermek için ateş direğinde, önlerinde gidiyordu
” (57)
Anlaşılacağı üzere aynı tanrı olmasa da ve kimseye yol göstermeyip sadece bir şehri seyrediyor olsa da sonuçta bu tanrı da Tevrat’ın tanrısı gibi bir Rab olsa gerektir
Zira her ikisinin de birer benzeri taşıta ihtiyacı olduğu tartışılmayacak kadar belirgindir
Pliny’nin M
Ö
100 yılında yazdığı bir eserinde şu olay anlatılır:
Lucuis Valeirus’un konsüllüğü döneminde, alev alev yanan ve kıvılcımlar çıkaran bir kalkan, doğudan batı yönüne doğru uçarak gitti
(11:139)
Livius, M
Ö
214 yılında Adria kentinde gökyüzünde bir mihrabın görüldüğünü ve üstünde beyazlar giyinmiş insan görüntülerinin farkedildiğini yazmaktadır
(59:100)
Bu olaydan 8 asır sonra, bu kez Arap yarımadasında görülen bir kürsü üzerinde farkedilen ise melek Cebrail olup onu ilginç taşıyıcılarından biriye gözlemleyen ise İslam peygamberi Muhammed’dir:
“Bir defasında ben yürümekte iken, gökyüzünde bir ses işittim
Başımı kaldırınca ne göreyim! Hira dağında iken bana gelen melek! Yerle gök arasında, bir kürsü üzerinde oturup duruyor! Ondan pek korktum, hemen evime dönerek, beni örtün, beni örtün dedim
” (70
1:73/255)
Sahih bir hadisten öğrendiğimiz bu olay peygamberliğin henüz ilk yıllarında gerçekleşmiş olup Hz
Muhammed’in bu melekle daha ikinci karşılaşmasıdır
Bundan sonraki 20 yıl boyunca ise daha birçok karşılaşma gerçekleşecek ve Hz
Muhammed hem bu meleğe, hem de onun büyük küçük tüm taşıtlarına alışacaktır
Şekilleri ve detaysal nitelikleri ne olursa olsun sonuçta birer UFO konusunda olan bu taşıtları tanımlamada kullanılan ilginç yaklaşımlardan birisi de, uçma ve kanat özellikleri açısından benzerlik kurulan kuşlar olmuştur
Bu durumu niteleyen çok sayıda örnek bulunmaktadır
Fakat bunların içerisinde öyle bir kısım vardır ki, onlara baktığımızda bir kuş olarak tasvir edilen UFOların aynı zamanda Tanrının kendisi olarak kabul edildiğini de görmekteyiz:
“Türklerde kartal, gök tanrının sembolü sayılmaktaydı
” (56:21)
“Altaylarda yaşayan Telcüt Türklerine göre, Tanrı Merküt dev bir gök kuşudur
” (73:599)
“Yunanlılar için kartal, Tanrı Zeus’un sembollerinden biriydi
” (98:23)
Zeus bu sembolüyle olduğu, daha doğrusu söz konusu kartala girerek insanlara göründüğü anlar dışında bir başka sembolüyle yani insan biçimiyle de görünmektedir
Ve anlaşılacağı üzere tanrıların sadece içinde yer aldıkları bu taşıtların yorumsal biçimleri, tanrıların birer beden görünümü olarak da kabul edilmiş ve taşıyıcı uzay araçları birer kuş-tanrı yani tanrıların asıl sureti konumuna yükselmişlerdir
Şimdi İslam dininin emir ve yasaklarını Tanrı’dan Hz
Muhammed’e getiren melek Cebrail’in, tüm kanatlarını da açarak asıl suretinde, yani taşıyıcı aracına girmiş haldeki bir görünümünü izleyelim:
“Resulullah, Cebrail’den asıl suretinde kendisine görünmesini istedi
O vakit, her taraftan bir karartı peydah oldu
Sonra o karartı yükseldi ve genişlemeye başladı
Bu Cebrail idi
Resulullah O’nu görünce düşüp bayıldı, daha sonra Cebrail insan şekline dönüp kendisini ayılttı
” (19:63)
Onun bayılmadan önce gözlemlediği genel özellikleri, sahih hadislerde mevcut bilgiler ışığında anlamaya çalışalım:
“O’nu gökten inerken vücudunun büyüklüğü yer ile gök arasını kaplamış halde gördüm
” (70
1:77/287)
“Resulullah, Cebrail’i altı yüz kanatlı olarak gördü
” (107:9/1334)
“Resulullah Cebrail’i göğün etrafını yeşil bir kumaş halinde Cebrail’in kanadı ile kaplanmış halde gördü
” (107:9/1335)
Evet bu devasa melek ya da melek taşıyıcı, Hz
Muhammed’e 300 çift kanadın yer aldığı suretiyle adeta özel bir gösteride bulunmuş olup bu ilginç iniş Kuran’da Tanrı tarafından da anlatılmaktadır:
“İnmekte olan yıldıza and olsun ki, üstün akıl sahibi melek doğruldu, kendisi yüksek ufukta iken
Sonra yaklaştı, yere doğru sarktı
İki yay uzunluğu kadar yahut daha az kaldı
Kuluna vahyettiğini vahyetti
” (7:53/1,6-10)
Şimdi, tıpkı Cebrail’de görüldüğü gibi bir insan görünümünde iken istediğinde değişebilen, altı yüz kanat bulunduran devasa gövdelere olmasa da beyaz kuğu gövdelerine dönüşebilen bazı tanrıları izleyelim:
“Cermenlerde, Valkiri denilen tanrılar insan şeklindedir ve bazen de kuğu şekline girerler
” (67:202)
“Macar ve Finliler ile akraba olan Vogul ve Ostyaklara göre, Tanrı Ayas ara sıra bir kuğu şekline girmekteydi
” (73:493)
Cermenlerde kuğu, beyaz bulutların bir sembolü olarak kabul ediliyordu
(73:493)
Anlaşılacağı üzere, tanrıların gerçekte sadece girdikleri iri beyaz gövdeli taşıtları, bazen bir kuş bazen de yine kuşlar gibi gökyüzünde bulunabilen ikinci seçeneğe benzetilmektedir
Nitekim bu iki zorunlu seçeneğin aynı anda tanrıya uygulandığı bir örnek, bu durumu daha da aydınlatmaktadır:
“Antik Yunanlarda, Tanrı Zeus’un girdiği şekil bazen bulut, bazen ise kuğu şeklinde tanımlanmaktaydı
” (173:13,90)
Şimdi tanrıların yolculuk hizmetlerinde kullandıkları bu kutsal nitelikli bulutların ilginç bir yaklaşımla isimlendirildiği bazı ayetleri Tevrat’dan izleyelim:
“Ve gündüzün yürüsünler diye, Rab onlara yol göstermek için bulut direğinde, önlerinde gidiyordu
”
“Ve önlerinde giden Allah’ın meleği yerini değiştirdi
Bulut direği, önlerinden yerini değiştirip arkalarında durdu
” (57
A
2:13/21,14/19)
Burada özellikle ikinci ayete dikkat edilirse, yer değiştirme olayı iki ayrı cümlede farklı tabirlerle anlatılmış olup böylelikle bu taşıyıcı bulutun Allah’ın bir meleği konumunda olduğu vurgulanmaktadır ki, nitekim bu sadece Yahudi kavminin önyargılı bir gözlemi olmayıp bizzat Tanrının kendisi de aynı nitelemeyi yapmaktadır:
“Ve Rab Musa’ya dedi: İşte meleğim senin önünde yürüyecek
” (57
A
2:32/33-4)
Şimdi çöl ortamında ilginç bir sahneyi, Bir Tanrı bulutunun önünde gerçekleşen tapınma olayını izleyelim:
“Ve vaki olurdu ki, Musa çadıra çıktığı zaman, bütün kavim kalkar ve herkes kendi çadırının kapısında dururdu
Ve Musa, çadıra girdiği zaman bulut direği iner ve çadırın kapısında dururdu ve Rab Musa ile söyleşirdi
Ve çadırın kapısında duran bulut direğini bütün kavim görürdü ve bütün kavim kalkar ve herkes kendi çadırının kapısında secde kılardı
” (57
A
2
33/8-10)
Şimdi bir UFOnun renkli bir bulut ve bulutun ise melek gövdesi sanıldığı Şamanist bir inancı izleyelim:
“Yayık kızıl bulut sırmalıdır
” (50:33)
Tanrıyla insanlar arasında aracılık yapan bir diğer Yayık ya da kızıl ışıklı UFO ise kadim Hindistan’da gözlemlenmiş ve çok daha gerçekçi olarak şöyle yorumlanmıştır:
“Gökyüzünden bize doğru gelmekte olan, ışıklar saçan bir ateşin alevlerini andıran kırmızı bir bulut kütlesi gibi bir şey gördük
”(16:51)
Ve bu ışıltılar saçan bulutlardan biri bu kez antik Yunanistan’da çok daha yakından izlenerek açılıp kapanmaları dahi görülebilmiştir:
“Tam bu sırada, yıldırımlar ve şimşekler arasında, altın gibi parlak bir bulutun yere indiğini gördük
Bu bulutun içinde bir araba meydana çıktı
Herakles, bu arabaya bindikten sonra, bu aydınlık bulutun içinde Olympe dağına doğru havalandı
” (98:115)
Şimdi ise beyaz buluta benzetilen UFOları onuruna kurulan bir din, bir tapınak ile, tanrıların bu din mezhuplarını ziyaret edişlerini izleyelim:
“Maniheizm’in bir diğer ismi Beyaz Bulut dinidir
Bu dine göre beyaz renk kutsal olup rahiplerinin elbiseleri ve kukuletalarının rengi hep beyazdır
” (73:555)
“Ölümsüz varlıkların Tibet’in kuzeyindeki Kun-Lun dağında bulundukları zamanda, onlar ara sıra kendilerine bağlı olanlarla konuşmak için Pekin’in güney batısında bulunan Beyaz Bulut Tapınağı’na gelirlerdi
” (75:97-8)
Bu kutsal bulutlardan bazıları elips şeklindedir:
“Beyaz madenlerden yapılan Vimanalar, havadayken yumurta biçiminde bulutlara benzemekteydiler
” (87:140)
Şimdi geçmişten günümüze yaklaşarak bu zamandaki bazı şekil değiştiren UFO tespitlerini izleyelim:
“23 Kasım 1967’de Bulgaristan’ın Sofya kenti üzerinde uçan bir nesne görüldü
Bu nesne, daire şeklinde iken trapez şekline giriyordu
” (87:174)
“23 Ağustos 1965’de Ankara göklerinde sabit bir şekilde duran bir UFO sivil ve askeri havaalanlarındaki kule görevlileri tarafından izlenmiş ve bu nesnenin şekil değiştirdiği bildirilmiştir
” (83:129)
“22 Ağustos 1968’de Avustralya hava sahasında pilot W
Smith tarafından gözlemlenen büyük bir UFO, daire şeklinde iken birtakım değişimler sonucu uzayıp puro şeklini alıyor, sonra arada bir yine eski şekline dönüyordu
Şekli değiştiğinde gövde rengi de değişen bu UFO ile beş kez irtibat kurulmaya çalışılmışsa da sonuç alınamamıştır
” (88:187)
Renk, biçim, şekil değişimi birçok çağrıştırıcı, yanıltıcı benzerlikler bulunsa da, bulut sanılan taşıyıcıları bu şekilde nitelememek için bir o kadar da belirgin fark söz konusu olup bunların algılanmaması ise imkansızdır
En basit şekilde düşünülecek olursa, UFOlar bulutlarda görüldüğü gibi sürekli hareket etmez
Bazen oldukları yerde sabitleşebilirler de
Sadece yatay değil her konumda gidebilir, yere doğru yaklaşabilirler
Bulutların hiçbir zaman yansıtamayacağı parlaklıkta ışıklar yayabilirler
İşte biraz dikkat sonucu tüm bu bariz farkların eski insanlarca da saptanabileceği açık olup belki de bu duyarsızlığı eleştiren tanrının ilginç bir tenkidini, dinsel metinlerden biri olan Kuran şöyle bildirmektedir:
“Eğer gökten bir parça düşer görseler, bu derler, birbiri üstüne yığılmış bir buluttur
” (26:52/44)
alıntıdır
+repleri bekliyorum
Dantel
Mumsema
Frmacil
06-09-2007
#
2
Profil Bilgileri
Hasan
--->: UFO dosyasını açıyorum
rep beklemekle verilmiyor ayrıca bu tarz bir cevap yasaktır
bunun dışında resimleride görsek fena olmazdı hani
06-09-2007
#
3
Profil Bilgileri
ogulcantemiz9
--->: UFO dosyasını açıyorum
Buyur
Resimi büyütmek için resmin üzerine tıklamanız yeterli
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
06-09-2007
#
4
Profil Bilgileri
CcC_cemil
--->: UFO dosyasını açıyorum
inanmıyorum ben kitabımızda yazmıor çünkü bu kadar basit
Tags
:
aciyorum
,
dosyasini
,
ufo
UFO dosyasını açıyorum ile ilgili Benzer Konular
280 Kez Görüntülendi
AcıYoRum..
Resimli Şiirler
Hadi Uluengin’e acıyorum
Köşe Yazıları
Umuda kucak açıyorum artık
Resimli Şiirler
Küçük bir gülümsemeyle açıyorum gözlerimi..
Aşk-Sevgi-Evlilik
sonsuzluğa yelken açıyorum
Güzel Aşk Sözleri
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
08:40
.
Sayfalar
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552