FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Kuran'ı Kerim
Kur'anda Cennetle ilgili ayeti kerimeler
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Kur'anda Cennetle ilgili ayeti kerimeler ile ilgili Benzer Konular
1463 Kez Görüntülendi
peygamber efendimizin (S.a.v)cennetle ilgili hadisleri
Sünnet & Hadis
Ayeti kerimeler [Tablo]
Dini Resimler
Kabir hayatı ve azabı üzerine ayeti kerimeler
Dini Sohbet
Kur'anda çelişki olmaz
Kuran'ı Kerim
kur'anda geçen isim istek
Kuran'ı Kerim
Hakkı bulmanın tek yolu Kur’ana uymak mıdır?
|
onlıne sure dınleyın
Konu Araçları
21-12-2007
#
1
Profil Bilgileri
mum
Kur'anda Cennetle ilgili ayeti kerimeler
Kur'anda Cennetle ilgili ayeti kerimeler başlıklı yazı Mumsema Kur'anda Cennetle ilgili ayeti kerimeler Forum Alev
KURANI-I KERİM`DE CENNET İLE iLGİLİ AYETLER
İman edip salih amellerde bulunanları müjdele
Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır
Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: "Bu daha önce de rızıklandığımızdır" derler
Bu onlara (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur
Orada onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır
(2/25)
De ki: "Size bundan daha hayırlısını bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin katında içinde temelli kalacakları altından ırmaklar akan cennetler tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır
Allah kulları hakkıyla görendir
" (3/15)
Yüzleri ağaranlar ise artık onlar Allah'ın rahmeti içindedirler içinde de temelli kalacaklardır
(3/107)
İşte bunların karşılığı Rablerinden bağışlanma ve içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetlerdir
(Böyle) Yapıp-edenlere ne güzel bir karşılık (ecir var
) (3/136)
Ama Rablerinden korkup-sakınanlar; onlar için Allah katında -bir şölen olarak- altlarından ırmaklar akan -içinde ebedi kalacakları- cennetler vardır
İyilik yapanlar için Allah'ın katında olanlar daha hayırlıdır
(3/198)
İman edip salih amellerde bulunanları altından ırmaklar akan içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız
Onda onlar için tertemiz kılınmış eşler vardır
Ve onları ‘ne sıcak-ne soğuk tam kararında gölgeliğe' sokacağız
(4/57)
İman edip salih amellerde bulunanlar biz onları altından ırmaklar akan içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız
Bu Allah'ın gerçek olan va'didir
Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır? (4/122)
Eğer Kitap Ehli iman edip sakınsalardı elbette onların kötülüklerini örter ve onları ‘nimetlerle donatılmış' cennetlere sokardık
(5/65)
Böylelikle Allah dediklerine karşılık olarak içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetler verdi
Bu iyilik yapanların karşılığıdır
(5/85)
Allah dedi ki: "Bu doğrulara doğru söylemelerinin yarar sağladığı gündür
Onlar için içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetler vardır
Allah onlardan razı oldu onlar da O'ndan razı olmuşlardır
İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk' budur
" (5/119)
İman edenler ve salih amellerde bulunanlar -ki biz hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz- onlar da cennetin ashabı (halkı)dırlar
Onda sonsuz olarak kalacaklardır
(7/42)
Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışız
Altlarından ırmaklar akar
Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Allah'a hamd olsun
Eğer Allah bize hidayet vermeseydi biz doğruya ermeyecektik
Andolsun Rabbimizin elçileri hak ile geldiler
" Onlara: "İşte bu yaptıklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındığınız cennettir" diye seslenilecek
(7/43)
Cennet halkı ateş halkına (şöyle) seslenecekler: "Bize Rabbimizin vadettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar da: "Evet" derler
Bundan sonra içlerinden seslenen biri (şöyle) seslenecektir: "Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun
" (7/44)
İki taraf arasında bir engel ve burçlar (A'raf) üstünde hepsini yüzlerinden tanıyan adamlar vardır
Cennete gireceklere: "Selam size" derler ki bunlar henüz girmeyen fakat (girmeyi) ‘şiddetle arzu edip umanlardır
' (7/46)
Gözleri cehennem halkından yana çevrilince: "Rabbimiz bizi zalimler topluluğuyla birlikte kılma" derler
(7/47)
"Kendilerine Allah'ın bir rahmet eriştirmeyeceğine yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? (Cennettekilere de) Girin cennete
Sizin için korku yoktur ve mahzun olmayacaksınız
" (7/49)
Ateşin halkı cennet halkına seslenir: "Bize biraz sudan ya da Allah'ın size verdiği rızıktan aktarın
" Derler ki: "Doğrusu Allah bunları inkâr edenlere haram (yasak) kılmıştır
" (7/50)
İşte gerçek mü'minler bunlardır
Rableri katında onlar için dereceler, bağışlanma ve üstün bir rızık vardır
(8/4)
Rableri onlara katından bir rahmeti bir hoşnutluğu ve onlar için kendisine sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler
(9/21)
Onda ebedi kalıcıdırlar
Şüphesiz Allah büyük mükafaat katında olandır
(9/22)
Allah mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir
Allah'tan olan hoşnutluk ise en büyüktür
İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur
(9/72)
Allah onlar için süresiz kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı
İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk' budur
(9/89)
Öne geçen Muhacirler ve Ensar ile onlara güzellikle uyanlar; Allah onlardan hoşnut olmuştur onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır ve (Allah) onlara içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır
İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk' budur
(9/100)
İman edenler ve salih amellerde bulunanlar da Rableri onları imanları dolayısıyla altından ırmaklar akan nimetlerle donatılmış cennetlere yöneltip-iletir (hidayet eder)
(10/9)
Oradaki duaları: "Allah'ım Sen ne yücesin"dir ve oradaki dirlik temennileri: "Selam"dır; dualarının sonu da: "Gerçekten hamd alemlerin Rabbi olan Allah'ındır
" (10/10)
İman edip salih amellerde bulunanlar ve ‘Rablerine kalbleri tatmin bulmuş olarak bağlananlar' işte bunlar da cennetin halkıdırlar
Onda süresiz kalacaklardır
(11/23)
Mutlu olanlar da, artık onlar cennettedirler
Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe orada süresiz kalacaklardır
(Bu) kesintisi olmayan bir ihsandır
(11/108)
Onlar Adn cennetlerine girerler
Babalarından eşlerinden ve soylarından ‘salih davranışlarda' bulunanlar da (Adn cennetlerine girer)
Melekler onlara her bir kapıdan girip (şöyle derler
(13/23)
Sabrettiğinize karşılık selam size
(Dünya) Yurdun(un) sonu ne güzel
(13/24)
İman edip salih amellerde bulunanlar, ne mutlu onlara
Varılacak yerin güzel olanı (onlarındır)
(13/29)
Takva sahiplerine vadedilen cennet; onun altından ırmaklar akar yemişleri ve gölgelikleri süreklidir
Bu korkup-sakınanların (mutlu) sonudur inkâr edenlerin sonu ise ateştir
(13/35)
İman edip salih amellerde bulunanlar Rablerinin izniyle altından ırmaklar akan içinde ebedi kalacakları cennetlere konulmuşlardır
Orada birbirlerine olan dirlik temennileri: "Selam"dır
(14/23)
Gerçekten takva sahibi olanlar cennetlerde ve pınar başlarındadır
(15/45)
Oraya esenlikle ve güvenlikle girin
(15/46)
Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar
(15/47)
Orda onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar ordan çıkarılacak değildirler
(15/48)
Adn cennetleri; ona girerler onun altından ırmaklar akar içinde onların her diledikleri şey vardır
İşte Allah takva sahiplerini böyle ödüllendirir
(16/31)
Ki melekler güzellikle canlarını aldıklarında: "Selam size" derler
"Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin
" (16/32)
Onlar; altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır orada altın bileziklerle süslenirler hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup-dayanırlar
(Bu) Ne güzel sevap ve ne güzel destek
(18/31)
İman edip salih amellerde bulunanlar
Firdevs cennetleri onlar için bir ‘konaklama yeridir
' (18/107)
Onda ebedi olarak kalıcıdırlar ondan ayrılmak istemezler
(18/108)
Ancak tevbe eden iman eden ve salih amellerde bulunanlar (onların dışındadır); işte bunlar cennete girecekler ve hiçbir şeyle zulme uğratılmayacaklar
(19/60)
Adn cennetleri (onlarındır) ki Rahman (olan Allah onu) kendi kullarına gaybtan vadetmiştir
Şüphesiz O'nun va'di yerine gelecektir
(19/61)
Onda ‘boş bir söz' işitmezler; sadece selam (ı işitirler)
Sabah akşam onların rızıkları orda (bulunmakta)dır
(19/62)
O cennet; biz kullarımızdan takva sahibi olanları (ona) varisçi kılacağız
(19/63)
İçlerinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan Adn cennetleri de (onlarındır)
Ve işte bu arınmış olanın karşılığıdır
(20/76)
Bunun üzerine dedik ki: "Ey Adem bu gerçekten sana ve eşine düşmandır; sakın sizi cennetten sürüp çıkarmasın sonra mutsuz olursun
" (20/117)
Böylece ikisi ondan yediler hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp-örtmeye başladılar
Adem Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp-kaldı
(20/121)
Onun uğultusunu bile duymazlar
Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar
(21/102)
Onları o en büyük korku hüzne kaptırmaz ve: "İşte bu sizin gününüzdür size va'dedilmişti" diye melekler onları karşılayacaklardır
(21/103)
Hiç şüphesiz Allah iman edenleri ve salih amellerde bulunanları altından ırmaklar akan cennetlere sokar orada altından bileziklerle ve incilerle süslenirler; ordaki elbiseleri ipek(ten)tir
(22/23)
Onlar sözün en güzeline iletilmişlerdir ve övülen doğru yola iletilmişlerdir
(22/24)
İşte (yeryüzünün hakimiyetine ve ahiretin nimetlerine) varis olacak onlardır
(23/10)
Ki onlar Firdevs (cennetlerin)e de varis olacaklardır; içinde de ebedi olarak kalacaklardır
(23/11)
Dilediği takdirde sana bundan daha hayırlısı olarak altından ırmaklar akan cennetler veren ve senin için köşkler kılan (Allah) ne yücedir
(25/10)
De ki: "Bu mu daha hayırlı yoksa takva sahiplerine va'dedilen ebedi cennet mi? Ki onlar için bir mükafat ve son duraktır
" (25/15)
İçinde ebedi kalıcılar olarak orada her istedikleri onlarındır; bu Rabbinin üzerine aldığı istenen bir vaaddir
(25/16)
O gün cennet halkının kalacakları yer daha hayırlı dinlenecekleri yer çok daha güzeldir
(25/24)
İşte onlar sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orda esenlik dileği ve selamla karşılanırlar
(25/75)
Orda ebedi olarak kalıcıdırlar; o ne güzel bir karargah ve ne güzel bir konaklama yeridir
(25/76)
(O gün) Cennet takva sahiplerine yaklaştırılır
(26/90)
İman edip salih amellerde bulunanlar; onları içinde ebedi kalıcılar olarak altından ırmaklar akan cennetin yüksek köşklerine muhakkak yerleştireceğiz
(Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir
(29/58)
Böylece iman edip salih amellerde bulunanlar; artık onlar ‘bir cennet bahçesinde' ‘sevinç içinde ağırlanırlar'
(30/15)
Kim inkâr ederse artık onun inkârı kendi aleyhinedir; kim salih bir amelde bulunursa artık onlar kendi lehlerine olarak (cennetteki yerlerini) döşeyip hazırlamaktadırlar
(30/44)
(Ancak) Gerçekten iman edip salih amellerde bulunanlar ise; onlar için nimetlerle-donatılmış cennetler vardır
(31/8)
Orada ebedi olarak kalıcıdırlar
Allah'ın va'di haktır
O üstün ve güçlü olandır hüküm ve hikmet sahibidir
(31/9)
İman eden ve salih amellerde bulunanlar ise artık onlar için yaptıklarınıza karşılık olmak üzere bir ağırlanma konağı olarak barınma cennetleri vardır
(32/19)
Adn cennetleri (onlarındır); oraya girerler orada altından bileziklerle ve incilerle süslenirler
Ve orada onların elbiseleri ipek(ten)dir
(35/33)
Derler ki: "Bizden hüznü giderip yok eden Allah'a hamdolsun; şüphesiz Rabbimiz gerçekten bağışlayandır şükrü kabul edendir
" (35/34)
Ki O bizi kendi fazlından (ebedi olarak) kalınacak bir yurda yerleştirdi; burada bize bir yorgunluk dokunmaz ve burada bize bir bıkkınlık da dokunmaz
(35/35)
Gerçek şu ki bugün cennet halkı ‘sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler
(36/55)
Kendileri ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerinde yaslanmışlardır
(36/56)
Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır
(36/57)
Çok esirgeyen Rabb'dan onlara bir de sözlü "Selam" (vardır)
(36/58)
İşte onlar; onlar için bilinen bir rızık vardır
(37/41)
Çeşitli-meyveler
Onlar ikram görenlerdir
(37/42)
Nimetlerle donatılmış (naim) cennetlerde
(37/43)
Birbirlerine karşı tahtlar üzerinde (otururlar)
(37/44)
Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır
(37/45)
Bembeyaz; içenlere lezzet (veren bir içki)
(37/46)
Onda ne bir gaile vardır ne de kendilerinden geçip akılları çelinir
(37/47)
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır
(37/48)
Sanki onlar saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz)
(37/49)
Böyleyken kimi kimine yönelmiş olarak birbirlerine soruyorlar: (37/50)
Bir sözcü der ki: "Benim bir yakınım vardı
" (37/51)
Derdi ki: Sen de gerçekten (dirilişi) doğrulayanlardan mısın? (37/52)
Bizler öldüğümüz toprak ve kemikler olduğumuzda mı gerçekten biz mi (yeniden diriltilip sonra da) sorguya çekilecekmişiz? (37/53)
(Konuşan yanındakilere) Der ki: "Sizler (onun şimdi ne durumda olduğunu) biliyor musunuz?" (37/54)
Derken bakıverdi onu ‘çılgınca yanan ateşin' tam ortasında gördü
(37/55)
Dedi ki: "Andolsun Allah'a neredeyse beni de (şu bulunduğun yere) düşürecektin
" (37/56)
Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı muhakkak ben de (azab yerine getirilip) hazır bulundurulanlardan olacaktım
(37/57)
Şüphesiz bu, asıl büyük ‘kurtuluş ve mutluluğun' ta kendisidir
(37/60)
Böylece çalışanlar da bunun bir benzeri için çalışmalıdır
(37/61)
Adn cennetleri; kapılar onlara açılmıştır
(38/50)
İçinde yaslanıp-dayanmışlardır; orda birçok meyve ve şarap istemektedirler
(38/51)
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır
(38/52)
İşte hesap günü size va'dedilen budur
(38/53)
Şüphesiz bu, bizim rızkımızdır, bitip tükenmesi de yok (38/54)
Ancak Rablerinden korkup-sakınanlar ise; onlara yüksek köşkler vardır, onların üstünde de yüksek köşkler bina edilmiştir
Onların
altında ırmaklar akmaktadır
(Bu) Allah'ın va'didir
Allah va'dinden dönmez
(39/20)
Rablerinden korkup-sakınanlar da cennete bölük bölük sevkedildiler
Sonunda oraya geldikleri zaman kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: "Selam üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz
Ebedi kalıcılar olarak ona girin
" (39/73)
(Onlar da) Dediler ki: "Bize olan va'dinde sadık kalan ve bizi bu yere mirasçı kılan Allah'a hamd olsun ki cennetten dilediğimiz yerde konaklayabiliriz
(Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir
" (39/74)
Rabbimiz onları Adn cennetlerine sok ki onlara (bunu) va'dettin; babalarından eşlerinden ve soylarından salih olanları da
Gerçekten Sen üstün ve güçlü olansın hüküm ve hikmet sahibisin
(40/8)
Kim bir kötülük işlerse kendi mislinden başkasıyla ceza görmez; kim de -erkek olsun dişi olsun- bir mü'min olarak salih bir amelde bulunursa işte onlar içinde hesapsız olarak rızıklandırılmak üzere cennete girerler
(40/40)
Şüphesiz: "Bizim Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); onların üzerine melekler iner (ve der ki
"Korkmayın ve hüzne kapılmayın size vadolunan cennetle sevinin
" (41/30)
(O gün) Zalimleri kazandıkları dolayısıyla korkuyla titrerlerken görürsün; o (yaptıkları) da üstlerine çöküvermiştir
İman edip salih amellerde bulunanlar ise cennet bahçelerindedirler
Rableri katında her diledikleri onlarındır
İşte büyük fazl (nimet ve üstünlük) budur
(42/22)
Siz ve eşleriniz cennete girin; ‘sevinç içinde ağırlanacaksınız
(43/70)
Onların etrafında altın tepsiler ve testilerle dolaşılır; orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet (zevk) aldığı herşey var
Ve siz orada süresiz kalacaksınız
(43/71)
İşte yaptıklarınız dolayısıyla mirasçı kılındığınız cennet budur
(43/72)
Orda sizin için birçok meyveler vardır; onlardan yiyeceksiniz
(43/73)
Muttakilere gelince; muhakkak onlar güvenli bir makamdadırlar
(44/51)
Cennetlerde ve pınarlarda (44/52)
Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler karşılıklı (otururlar)
(44/53)
İşte böyle; ve biz onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir
(44/54)
Orda güvenlik içinde her türlü meyveyi istiyorlar; (44/55)
Orda ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar
Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur
(44/56)
Takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar tadı değişmeyen sütten ırmaklar içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır
Hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi) ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını ‘parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu? (47/15)
Cennet de muttakiler için uzakta değildir (o gün) yakınlaştırılmıştır
(50/31)
Ona ‘esenlik ve barış (selam)la' girin
Bu ebedilik günüdür
(50/34)
Orda diledikleri herşey onlarındır; katımızda daha fazlası da var
(50/35)
Şüphesiz muttaki olanlar cennetlerde ve pınarlardadırlar; (51/15)
Rablerinin kendilerine verdiğini alanlar olarak
Çünkü onlar bundan önce ihsanda (güzel davranışta) bulunanlardı
(51/16)
Hiç şüphesiz muttakiler cennetlerde ve nimet içindedirler; (52/17)
Rablerinin verdikleriyle ‘sevinçli ve mutludurlar'
Rableri kendilerini ‘çılgınca yanan cehennemin' azabından korumuştur
(52/18)
Yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyin ve için
(52/19)
Özenle dizilmiş tahtlar üzerinde yaslanmışlardır
Ve Biz onları iri-ceylan gözlü hurilerle evlendirmişiz
(52/20)
Onlara istek duyup-arzuladıkları meyvelerden ve etten bol bol verdik
(52/22)
Orada bir kadeh kapışır-çekişirler ki onda ne ‘boş ve saçma bir söz' ne günaha sokma yoktur
(52/23)
Kendileri için (hizmet eden) civanlar etrafında dönüp dolaşırlar; sanki (her biri) ‘sedefte saklı inci gibi tertemiz pırıl pırıl
' (52/24)
Kimi kimine dönüp sorarlar; (52/25)
Dediler ki: "Biz doğrusu daha önce ailemiz (yakın akrabalarımız) içinde endişe edip-korkardık
" (52/26)
"Şimdi Allah bize lütufta bulundu ve ‘hücrelere kadar işleyen kavurucu' azabdan korudu
" (52/27)
Ki Cennetü'l-Me'va onun yanındadır
(53/15)
Rabbin makamından korkan kimse için ise iki cennet vardır
(55/46)
Çeşit çeşit ‘inceliklere ve güzelliklere' (veya her türden sık ağaçlara) sahiptirler
(55/48)
İkisinde de akmakta olan iki pınar vardır
(55/50)
İkisinde de her meyveden iki çift vardır
(55/52)
Astarları ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde yaslanırlar
İki cennetin de meyve-devşirmesi (ordakilere) yakın (kolay)dır
(55/54)
Orada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki bunlardan önce kendilerine ne bir insan ne bir cin dokunmuştur
(55/56)
Sanki onlar yakut ve mercan gibidirler
(55/58)
İhsanın karşılığı ihsandan başkası mıdır? (55/60)
Bu-ikisinin ötesinde iki cennet daha var
(55/62)
Alabildiğine yemyeşildirler
(55/64)
İçlerinde durmaksızın fışkırıp-akan iki pınar vardır
(55/66)
İçlerinde (her türden) meyve eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır
(55/68)
Orada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır
(55/70)
Otağlar içinde korunmuş huri kadınlar
(55/72)
Bunlardan önce kendilerine ne bir insan ne bir cin dokunmuştur
(55/74)
Yeşil yastıklara ve çarpıcı güzellikteki döşeklere yaslanırlar
(55/76)
Yarışıp öne geçenler de öne geçmiş öncülerdir
(56/10)
İşte onlar yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlardır
(56/11)
Nimetlerle-donatılmış cennetler içinde; (56/12)
Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden (56/13)
Birazı da sonrakilerden
(56/14)
‘Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler
(56/15)
Karşılıklı yaslanmışlardır
(56/16)
Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır; (56/17)
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler (56/18)
Ki, bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir
(56/19)
Arzulayıp-seçecekleri meyveler (56/20)
Canlarının çektiği kuş eti
(56/21)
Ve iri gözlü huriler (56/22)
Sanki saklı inciler gibi; (56/23)
Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur); (56/24)
Orada ne ‘saçma ve boş bir söz' işitirler ne günaha sokma
(56/25)
Yalnızca bir söz (işitirler
Selam selam
(56/26)
Ashab-ı Yemin ne (kutludur o) Ashab-ı Yemin
(56/27)
Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları) (56/28)
Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları (56/29)
Yayılıp-uzanmış gölgeler, (56/30)
Durmaksızın akan su(lar); (56/31)
Ve (daha) birçok meyveler arasında (56/32)
Kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler)
(56/33)
Yükseklere-kurulmuş döşekler (sedirler)
(56/34)
Gerçek şu ki, Biz onları yeni bir inşa (yaratma) ile inşa edip-yarattık
(56/35)
Onları hep bakireler olarak kıldık (56/36)
Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt (56/37)
Ashab-ı Yemin olanlar için
(56/38)
(Bunların) Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden (56/39)
Birçoğu da sonrakilerdendir
(56/40)
Eğer o (ölecek kişi), yakın kılınan (mukarreb olan)lardan ise (56/88)
Bu durumda rahatlık ,güzel rızık ve nimetlerle donatılmış cennet (onundur)
(56/89)
Ve eğer, Ashab-ı Yeminden ise (56/90)
Artık, Ashab-ı Yeminden selam sana
(56/91)
O gün, mü'min erkekler ile mü'min kadınları nurları önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün
Bugün sizin müjdeniz içinde ebedi kalıcılar (olduğunuz) altından ırmaklar akan cennetlerdir
İşte ‘büyük kurtuluş ve mutluluk' budur
(57/12)
Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir kavim (topluluk) bulamazsın ki Allah'a ve elçisine başkaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar; bunlar ister babaları ister çocukları ister kardeşleri isterse kendi aşiretleri (soyları) olsun
Onlar öyle kimselerdir ki (Allah) kalplerine imanı yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir
Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır; orda süresiz olarak kalacaklardır
Allah onlardan razı olmuş onlar da O'ndan razı olmuşlardır
İşte onlar Allah'ın fırkasıdır
Dikkat edin; şüphesiz Allah'ın fırkası olanlar felah (umutlarını gerçekleştirip kurtuluş) bulanların ta kendileridir
(58/22)
Ateş halkı ile cennet halkı bir olmaz
Cennet halkı ‘umduklarına kavuşup mutluluk içinde olanlardır
' (59/20)
O da sizin günahlarınızı bağışlar sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirir
İşte ‘büyük mutluluk ve kurtuluş' budur
(61/12)
Sizi, toplanma günü için bir arada toplayacağı gün; işte bu aldanma (teğabün) günüdür
Kim Allah'a iman edip salih bir amelde bulunursa (Allah) onun kötülüklerini örter ve içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar
İşte büyük ‘mutluluk ve kurtuluş (fevz)' budur
(64/9)
İman edip salih amellerde bulunanları, karanlıklardan nura çıkarması için Allah'ın apaçık ayetlerini size okuyan bir elçi de (gönderdik)
Kim iman edip salih bir amelde bulunursa (Allah) onu içinde süresiz kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar
Allah gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir
(65/11)
Allah, iman edenlere de Firavun'un karısını örnek verdi
Hani demişti ki: "Rabbim bana kendi katında cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar
" (66/11)
Tahtlar üzerinde bakıp-seyretmektedirler
(83/23)
Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın-sapıklardır" derlerdi
(83/32)
Şüphesiz, iman edip salih amellerde bulunanlara gelince; onlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır
İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk' budur
(85/11)
O gün öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin bir mutluluk içinde)dirler
(88/8)
Harcadığı-çabadan dolayı hoşnuttur
(88/9)
Yüksek bir cennettedir
(88/10)
Orda anlamsız bir söz işitmez
(88/11)
Orda ‘durmaksızın akan' bir kaynak vardır
(88/12)
Orda ‘yükseklerde kurulmuş tahtlar da vardır; (88/13)
Konulmuş (içecek dolu) kaplar, (88/14)
Dizi dizi yastıklar, (88/15)
Ve serilmiş yaygılar
(88/16)
Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis (89/27)
Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön
(89/28)
Artık, kullarımın arasına gir
(89/29)
Cennetime gir
(89/30)
İman edip salih amellerde bulunanlar ise; işte onlar da yaratılmışların en hayırlılarıdır
(98/7)
Rableri katında onların ödülleri, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan Adn cennetleridir
Allah onlardan razı olmuştur, kendileri de O'ndan razı (hoşnut memnun) kalmışlardır
İşte bu Rabbinden ‘içi titreyerek korku duyan kimse' içindir
(98/8)
Dantel
Mumsema
Frmacil
02-11-2008
#
2
Profil Bilgileri
Leyli Rana
--->: Kur'anda Cennetle ilgili ayeti kerimeler
Allah razı olsun, Rabbim bizleri cennetliklerden eylesin
Tags
:
ayeti
,
cennetle
,
ilgili
,
kerimeler
,
kuranda
Kur'anda Cennetle ilgili ayeti kerimeler ile ilgili Benzer Konular
1463 Kez Görüntülendi
peygamber efendimizin (S.a.v)cennetle ilgili hadisleri
Sünnet & Hadis
Ayeti kerimeler [Tablo]
Dini Resimler
Kabir hayatı ve azabı üzerine ayeti kerimeler
Dini Sohbet
Kur'anda çelişki olmaz
Kuran'ı Kerim
kur'anda geçen isim istek
Kuran'ı Kerim
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
22:30
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542