FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Kuran'ı Kerim
Al-i İmrân Sûresi
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Al-i İmrân Sûresi ile ilgili Benzer Konular
222 Kez Görüntülendi
İmran - İsim AnLamı
İsimler Sözlüğü
İmran Khan
Tatlı Sözlük
Al-i İmran Suresinden Bir Ayet
İman
Râd Sûresi
Kuran'ı Kerim
Hûd Sûresi
Kuran'ı Kerim
Hayır ve Şerri Özetleyen Ayet ...
|
Kur'an-ın getirdikleri ve O deryadan bir kaç damla ..
Konu Araçları
21-04-2008
#
1
Profil Bilgileri
YapRock
Al-i İmrân Sûresi
Al-i İmrân Sûresi başlıklı yazı Mumsema Al-i İmrân Sûresi Forum Alev
Al-i İmrân Sûresi
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm
Bismillâhirrahmânirrahîm
1
Elif
Lâm
Mîm
2
Hayy ve kayyûm olan Allah'tan başka ilâh yoktur
3
Resûlüm!) O, sana Kitab'ı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak indirdi, Tevrat ile İncil'i ve Furkan'ı indirmişti
4
Daha önce de, insanlara doğru yolu göstermek üzere Furkan'ı indirmiştir
Bilinmeli ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır
Allah, suçlunun hakkından gelen mutlak güç sahibidir
5
Şüphesiz ki ne yerde ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz
6
Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur
O'ndan başka ilâh yoktur
O mutlak güç ve hikmet sahibidir
7
Sana Kitab'ı indiren O'dur
Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'ın esasıdır
Diğerleri de müteşâbihtir
Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşâbih âyetlerin peşine düşerler
Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir
İlimde yüksek pâyeye erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler
(Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar
8
Onlar şöyle yakarırlar
Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme
Bize tarafından rahmet bağışla
Lütfu en bol olan sensin
9
Rabbimiz! Gelmesinde şüphe edilmeyen bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin
Allah asla sözünden dönmez
10
Bilinmelidir ki inkâr edenlerin ne malları ne de evlâtları Allah huzurunda kendilerine bir fayda sağlayacaktır
İşte onlar cehennnemin yakıtıdır
11
Onların yolu) Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin tuttuğu yola benzer
Onlar bizim âyetlerimizi yalanladılar, Allah da kendilerini günahları yüzünden yakalayıverdi
Allah'ın cezası çok şiddetlidir
12
(Resûlüm!) İnkâr edenlere de ki: Yakında mağlup olacaksınız ve cehenneme sürüleceksiniz
Orası kalınacak ne kötü bir yerdir!
13
(Bedir'de) karşı karşıya gelen şu iki gurubun halinde sizin için büyük bir ibret vardır
Biri Allah yolunda çarpışan bir gurup, diğeri ise bunları apaçık kendilerinin iki misli gören kâfir bir gurup
Allah dilediğini yardımı ile destekler
Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır
14
Nefsanî arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı
Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir
Halbuki varılacak güzel yer, Allah'ın katındadır
15
Resûlüm!) De ki: Size bunlardan daha iyisini bildireyim mi? Takvâ sahipleri için Rableri yanında, içinden ırmaklar akan, ebediyyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allah'ın hoşnutluğu vardır
Allah kullarını çok iyi görür
16
Bu nimetler) "Ey Rabbimiz! İman ettik; bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru!" diyen;
17
Sabreden, dürüst olan, huzurda boyun büken, hayra harcayan ve seher vaktinde Allah'tan bağış dileyenler (içindir)
18
Allah, adaleti ayakta tutarak (delilleriyle) şu hususu açıklamıştır ki, kendisinden başka ilâh yoktur
Melekler ve ilim sahipleri de (bunu ikrar etmişlerdir
Evet) mutlak güç ve hikmet sahibi Allah'tan başka ilâh yoktur
19
Allah nezdinde hak din İslâm'dır
Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler
Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur
20
Eğer seninle tartışmaya girerlerse de ki: "Bana uyanlarla birlikte ben kendimi Allah'a teslim ettim
" Ehl-i kitaba ve ümmîlere de: "Siz de Allah'a teslim oldunuz mu?" de
Eğer teslim oldularsa doğru yolu buldular demektir
Yok eğer yüz çevirdilerse sana düşen, yalnızca duyurmaktır
Allah kullarını çok iyi görmektedir
21
Allah'ın âyetlerini inkâr edenler, haksız yere peygamberlerin canlarına kıyanlar ve adaleti emreden insanları öldürenler (yok mu), onlara acı bir azabı haber ver!
22
İşte bunlar dünyada da ahirette de çabaları boşa giden kimselerdir
Onların hiçbir yardımcısı da yoktur
23
Resûlüm!) Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri (yahudileri) görmez misin ki, aralarında hükmetmesi için Allah'ın Kitab'ına çağırılıyorlar da, sonra içlerinden bir gurup cayarak geri dönüyor
24
Onların bu tutumları: Bize ateş, sadece sayılı günlerde dokunacaktır, demelerinin bir sonucudur
Onların vaktiyle uydurdukları şeyler de dinleri hakkında kendilerini yanıltmıştır
25
Fakat, onları gelmesinde şüphe edilmeyen bir gün için topladığımız ve hiçbir haksızlığa uğramaksızın herkese kazandığı şeyler tastamam ödendiği zaman halleri nice olur?
26
Resûlüm!) De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın
Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın
Her türlü iyilik senin elindedir
Gerçekten sen her şeye kadirsin
27
Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katarsın
Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarırsın
Dilediğine de sayısız rızık verirsin
28
Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin
Kim bunu yaparsa, artık onun Allah nezdinde hiçbir değeri yoktur
Ancak kâfirlerden gelebilecek bir tehlikeden sakınmanız başkadır
Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor
Dönüş yalnız Allah'adır
29
De ki: İçinizdekileri gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir
Göklerde ve yerde olanları da bilir
Allah her şeye kadirdir
30
Herkesin, iyilik olarak yaptıklarını da kötülük olarak yaptıklarını da karşısında hazır bulduğu günde (insan) isteyecek ki kötülükleri ile kendisi arasında uzun bir mesafe bulunsun
Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor
Allah kullarına çok şefkatlidir
31
(Resûlüm! ) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın
Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir
32
De ki: Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin
Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez
33
Allah Âdem'i, Nuh'u, İbrahim ailesi ile İmrân ailesini seçip âlemlere üstün kıldı
34
Bunlar birbirinden gelme bir nesillerdir
Allah işiten ve bilendir
35
İmrân'ın karısı şöyle demişti: "Rabbim! Karnımdakini azatlı bir kul olarak sırf sana adadım
Adağımı kabul buyur
Şüphesiz (niyazımı) hakkıyla işiten ve (niyetimi) bilen sensin
"
36
Onu doğurunca, Allah, ne doğurduğunu bilip dururken: Rabbim! Ben onu kız doğurdum
Oysa erkek, kız gibi değildir
Ona Meryem adını verdim
Kovulmuş şeytana karşı onu ve soyunu senin korumanı diliyorum, dedi
37
Rabbi Meryem'e hüsnü kabul gösterdi; onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi
Zekeriyya yı da onun bakımı ile görevlendirdi
Zekeriyya, onun yanına, mâbede her girişinde orada bir rızık bulur ve "Ey Meryem, bu sana nereden geliyor?" der; o da: Bu, Allah tarafındandır
Allah, dilediğine sayısız rızık verir, derdi
38
Orada Zekeriyya, Rabbine dua etti: Rabbim! Bana tarafından hayırlı bir nesil bağışla
Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin, dedi
39
Zekeriyya mâbedde durmuş namaz kılarken melekler ona şöyle nida ettiler: Allah sana, kendisi tarafından gelen bir Kelime'yi tasdik edici, efendi, iffetli ve sâlihlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler
40
Zekeriyya: Rabbim! dedi, bana ihtiyarlık gelip çattığına, üstelik karım da kısır olduğuna göre benim nasıl oğlum olabilir? Allah şöyle buyurdu: İşte böyledir; Allah dilediğini yapar
41
Zekeriyya: Rabbim! (Oğlum olacağına dair) bana bir alâmet göster, dedi
Allah buyurdu ki: Senin için alâmet, insanlara, üç gün, işaretten başka söz söylememendir
Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et
42
Hani melekler demişlerdi: Ey Meryem! Allah seni seçti; seni tertemiz yarattı ve seni bütün dünya kadınlarına tercih etti
43
Ey Meryem! Rabbine ibadet et; secdeye kapan, (O'nun huzurunda) eğilenlerle beraber sen de eğil
44
(Resûlüm!) Bunlar, bizim sana vahiy yoluyla bildirmekte olduğumuz gayb haberlerindendir
İçlerinden hangisi Meryem'i himayesine alacak diye kur'a çekmek üzere kalemlerini atarlarken sen onların yanında değildin; onlar (bu yüzden) çekişirken de yanlarında değildin
45
Melekler demişlerdi ki: Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir Kelime'yi müjdeliyor
Adı Meryem oğlu İsa'dır
Mesîh'tir; dünyada da, ahirette de itibarlı ve Allah'ın kendisine yakın kıldıklarındandır
46
O, sâlihlerden olarak beşikte iken ve yetişkinlik halinde insanlara (peygamber sözleri ile) konuşacak
47
Meryem: Rabbim! dedi, bana bir erkek eli değmediği halde nasıl çocuğum olur? Allah şöyle buyurdu: İşte böyledir, Allah dilediğini yaratır
Bir işe hükmedince ona sadece "Ol!" der; o da oluverir
48
Melekler, Meryem'e hitaben İsa hakkında sözlerine devam ettiler
Allah ona yazmayı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i öğretecek
49
O, İsrailoğullarına bir elçi olacak (ve onlara şöyle diyecek
Size Rabbinizden bir mucize getirdim: Size çamurdan bir kuş sureti yapar, ona üflerim ve Allah'ın izni ile o kuş oluverir
Yine Allah'ın izni ile körü ve alacalıyı iyileştirir, ölüleri diriltirim
Ayrıca evlerinizde ne yeyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm
Eğer inanan kimseler iseniz, bunda sizin için bir ibret vardır
50
Benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınan bazı şeyleri de helâl kılmam için gönderildim
Size Rabbinizden bir mucize getirdim
O halde Allah'tan korkun, bana da itaat edin
51
Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir
Öyle ise O'na kulluk edin
İşte bu doğru yoldur
52
İsa, onlardaki inkârcılığı sezince: Allah yolunda bana yardımcı olacaklar kimlerdir? dedi
Havârîler: Biz, Allah yolunun yardımcılarıyız; Allah'a inandık, şahit ol ki bizler müslümanlarız, cevabını verdiler
53
(Havârîler
Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve Peygamber'e uyduk
Şimdi bizi (birliğini ve peygamberlerini tasdik eden) şahitlerden yaz, dediler
54
Yahudiler) tuzak kurdular; Allah da onların tuzaklarını bozdu
Allah, tuzak kuranların hayırlısıdır
55
Allah buyurmuştu ki: Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden arındıracağım ve sana uyanları kıyamete kadar kâfirlerden üstün kılacağım
Sonra dönüşünüz bana olacak
İşte o zaman ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim
56
İnkâr edenler var ya, onları dünya ve ahirette şiddetli bir azaba çarptıracağım; onların hiç yardımcıları da olmayacak
57
İman edip iyi davranışlarda bulunanlara gelince, Allah onların mükâfatlarını eksiksiz verecektir
Allah zalimleri sevmez
58
(Resûlüm!) Bu söylenenleri biz sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz
59
Allah nezdinde İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir
Allah onu topraktan yarattı
Sonra ona "Ol!" dedi ve oluverdi
60
Gerçek, Rabbinden gelendir
Öyle ise şüphecilerden olma
61
Sana bu ilim geldikten sonra seninle bu konuda çekişenlere de ki: Geliniz, sizler ve bizler de dahil olmak üzere, siz kendi çocuklarınızı biz de kendi çocuklarımızı, siz kendi kadınlarınızı, biz de kendi kadınlarımızı çağıralım, sonra da dua edelim de Allah'tan yalancılar üzerine lânet dileyelim
62
Şüphesiz bu (İsa hakkında söylenenler), doğru haberlerdir
Allah'tan başka ilâh yoktur
Muhakkak ki Allah, evet O, mutlak güç ve hikmet sahibidir
63
Eğer yine yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah, bozguncuları hakkıyla bilendir
64
(Resûlüm!) de ki: Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım
O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın
Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, işte o zaman: Şahit olun ki biz müslümanlarız! deyiniz
65
Ey ehl-i kitap! İbrahim hakkında niçin çekişirsiniz? Halbuki Tevrat ve İncil, kesinlikle ondan sonra indirildi
Siz hiç düşünmez misiniz?
66
İşte siz böyle kimselersiniz! Hadi hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız; fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz! Oysa ki Allah, her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz
67
İbrahim, ne yahudi, ne de hıristiyan idi; fakat o, Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslüman idi; müşriklerden de değildi
68
İnsanların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar, şu Peygamber (Muhammed) ve (ona) iman edenlerdir
Allah müminlerin dostudur
69
Ehl-i kitaptan bir kısmı istediler ki, ne yapıp edip sizi saptırabilsinler
Oysa onlar sadece kendilerini saptırırlar da farkına bile varmazlar
70
Ey ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah'ın âyetlerini inkâr edersiniz?
71
Ey ehl-i kitap! Neden doğruyu eğriye karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
72
Ehl-i kitaptan bir gurup şöyle dedi: "Müminlere indirilmiş olana sabahleyin (görünüşte) inanıp akşamleyin inkâr edin
Belki onlar (böylece dinlerinden) dönerler
73
Sizin dininize uyanlardan başka hiçbir kimseye inanmayın
" (Resûlüm!) De ki: Doğru yol ancak Allah'ın yoludur
Yine (onlar, kendi aralarında şöyle dediler
"Size verilenin benzerinin başka herhangi bir kimseye verildiğine, yahut Rabbinizin huzurunda onların size karşı deliller getireceklerine de (inanmayın)
" De ki: Lütuf ve ihsan Allah'ın elindedir
Onu dilediğine verir
Allah'ın rahmeti geniştir ve O her şeyi hakkıyla bilir
74
Rahmetini dilediğine ayırır
Allah üstün lütuf sahibidir
75
Ehl-i kitaptan öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet bıraksan, onu sana noksansız iade eder
Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet bıraksan, tepesine dikilip durmazsan onu sana iade etmez
Bu da onların, "Ümmîlere karşı yaptıklarımızdan dolayı bize vebal yoktur" demelerindendir
Allah adına bile bile yalan söylüyorlar
76
Hayır! (Gerçek onların dediği değil
) Her kim sözünü yerine getirir ve kötülükten sakınırsa, bilsin ki Allah sakınanları sever
77
Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur
Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır
Onlar için acı bir azap vardır
78
Ehl-i kitaptan bir gurup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler
Halbuki okudukları Kitap'tan değildir
Söyledikleri Allah katından olmadığı halde: Bu Allah katındandır, derler
Onlar bile bile Allah'a iftira ediyorlar
79
Hiçbir insanın, Allah'ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah'ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir
Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe hâlis kullar olunuz
80
Ve size: Melekleri ve peygamberleri ilâhlar edinin, diye de emretmez
Siz müslüman olduktan sonra hiç size kâfirliği emreder mi?
81
Hani Allah, peygamberlerden: "Ben size Kitap ve hikmet verdikten sonra nezdinizdekileri tasdik eden bir peygamber geldiğinde ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz" diye söz almış, "Kabul ettiniz ve bu ahdimi yüklendiniz mi?" dediğinde, "Kabul ettik" cevabını vermişler, bunun üzerine Allah: O halde şahit olun; ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim, buyurmuştu
82
Artık bundan sonra her kim dönerse işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir
83
Göklerde ve yerdekiler, ister istemez O'na teslim olduğu halde onlar (ehl-i kitap), Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki O'na döndürüleceklerdir
84
De ki: Biz, Allah a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve Ya'kub oğullarına indirilenlere, Musa, İsa ve (diğer) peygamberlere Rableri tarafından verilenlere iman ettik
Onları birbirinden ayırdetmeyiz
Biz ancak O'na teslim oluruz
85
Kim, İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır
86
İman etmelerinden, Resûl'ün hak olduğuna şehadet getirmelerinden ve kendilerine apaçık deliller gelmesinden sonra inkârcılığa sapan bir kavme Allah nasıl hidayet nasip eder? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez
87
İşte onların cezası, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanlığın lânetine uğramalarıdır
88
Bu lânete ebedî gömülüp gidecekler
Onların azapları hafifletilmez; yüzlerine de bakılmaz
89
Ancak, bundan sonra tevbe edip yola gelenler başka
Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir
90
İnandıktan sonra kâfirliğe sapıp sonra inkârcılıkta daha da ileri gidenlerin tevbeleri asla kabul edilmeyecektir
Ve işte onlar, sapıkların ta kendisidirler
91
Gerçekten, inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya, onların hiçbirinden -fidye olarak dünya dolusu altın verecek olsa dahi- kabul edilmeyecektir
Onlar için acı bir azap vardır; hiç yardımcıları da yoktur
92
Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça "iyi" ye eremezsiniz
Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir
93
Tevrat'ın indirilmesinden önce, İsrail'in (Ya'kub'un) kendisine haram kıldıkları dışında, yiyeceğin her türlüsü İsrailoğullarına helâl idi
De ki: Eğer doğru sözlü iseniz o zaman Tevrat'ı getirip onu okuyun
94
Artık bundan sonra her kim Allah'a karşı yalan uydurursa, işte bunlar, zalimlerin ta kendisidirler
95
De ki: Allah doğruyu söylemiştir
Öyle ise, hakka yönelmiş olarak İbrahim'in dinine uyunuz
O, müşriklerden değildi
96
Şüphesiz, âlemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk ev (mâbet), Mekke'deki (Kâbe)dir
97
Orada apaçık nişâneler, (ayrıca) İbrahim'in makamı vardır
Oraya giren emniyette olur
Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır
Kim inkâr ederse bilmelidir ki, Allah bütün âlemlerden müstağnîdir
98
De ki: Ey ehl-i kitap! Allah yaptıklarınızı görüp dururken niçin Allah'ın âyetlerini inkâr edersiniz?
99
De ki: Ey ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir
100
Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden bir guruba uyarsanız imanınızdan sonra sizi yeniden inkârcılığa sevkederler
Dantel
Mumsema
Frmacil
21-04-2008
#
2
Profil Bilgileri
YapRock
--->: Al-i İmrân Sûresi
101
Size Allah'ın âyetleri okunurken, üstelik Allah Resûlü de aranızda iken nasıl inkâra saparsınız? Her kim Allah'a bağlanırsa kesinlikle doğru yola iletilmiştir
102
Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin
103
Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın
Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişileridiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz
Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı
İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız
104
Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun
İşte onlar kurtuluşa erenlerdir
105
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın
İşte bunlar için büyük bir azap vardır
I06
Nice yüzlerin ağardığı, nice yüzlerin de karardığı günü (düşünün
) İmdi, yüzleri kararanlara: İnanmanızdan sonra kâfir mi oldunuz? Öyle ise inkâr etmiş olmanız yüzünden tadın azabı! (denilir)
107
Yüzleri ağaranlara gelince, onlar Allah'ın rahmeti içindedirler; orada ebedî kalacaklardır
108
İşte bunlar, Allah'ın, sana hak olarak okuduğumuz âyetleridir
Allah hiçbir kimseye haksızlık etmek istemez
109
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır
İşler, dönüp dolaşıp Allah'a varır
110
Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder; kötülükten meneder ve Allah'a inanırsınız: Ehl-i kitap da inansaydı, elbet bu, kendileri için çok iyi olurdu
(Gerçi) içlerinde iman edenler var; (fakat) çoğu yoldan çıkmışlardır
111
Onlar (ehl-i kitap) size, incitmekten başka bir zarar veremezler
Sizinle savaşa girecek olsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar
Sonra kendilerine yardım da edilmez
112
Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ahdine ve insanların (müminlerin) himayesine sığınmadıkça kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; Allah'ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkum edilmişlerdir
Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı
Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır
113
Hepsi bir değildir; ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk vardır ki, gece saatlerinde secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar
114
Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten menederler; hayırlı işlere koşuşurlar
İşte bunlar iyi insanlardandır
115
Onların yaptıkları hiçbir hayır karşılıksız bırakılmayacaktır
Allah, takvâ sahiplerini çok iyi bilir
116
İnkâr edenler var ya, onların malları da evlâtları da Allah'a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır
İşte onlar, cehennemliklerdir; onlar orada ebedî kalacaklardır
117
Onların, bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendilerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinlerini vurup da mahveden kavurucu bir rüzgârın durumu gibidir
Onlara Allah zulmetmedi; fakat onlar kendilerine zulmediyorlar
118
Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin
Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler
Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır
Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür
Eğer düşünüp anlıyorsanız, âyetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz
119
İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz
Siz, bütün kitaplara inanırsınız; onlar ise, sizinle karşılaştıklarında "İnandık" derler; kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar
De ki: Kininizden (kahrolup) ölün! Şüphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir
120
Size bir iyilik dokunsa, bu onları tasalandırır; başınıza bir musibet gelse, buna da sevinirler
Eğer sabreder ve korunursanız, onların hilesi size hiçbir zarar vermez
Şüphesiz Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır
121
Hani sen, sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın
-Allah, hakkıyle işiten ve bilendir
-
122
O zaman içinizden iki bölük bozulmaya yüz tutmuştu
Halbuki Allah onların yardımcısı idi
Müminler, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler
123
Andolsun, sizler güçsüz olduğunuz halde Allah, Bedir'de de size yardım etmişti
Öyle ise, Allah'tan sakının ki O'na şükretmiş olasınız
124
O zaman sen, müminlere şöyle diyordun: İndirilen üç bin melekle Rabbinizin sizi takviye etmesi, sizin için yeterli değil midir?
125
Evet, siz sabır gösterir ve Allah'tan sakınırsanız, onlar (düşmanlarınız) hemen şu anda üzerinize gelseler, Rabbiniz, nişanlı beş bin melekle sizi takviye eder
126
Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bu sayede rahatlasın diye yaptı
Zafer, yalnızca mutlak güç ve hikmet sahibi Allah katındandır
127
Allah, kâfirlerden bir kısmının kökünü kessin veya onları perişan etsin, böylece bozulmuş bir halde dönüp gitsinler diye, size yardım eder)
128
Ki bu işte senin yapacağın bir şey yoktur yahut (müslüman olsunlar da) tevbelerini kabul etsin, ya da (ısrar ederlerse) onlara azap etsin diye (Allah Bedir'de size yardım etti)
Çünkü onlar zalimdirler
129
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır
Dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder
Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir
130
Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin
Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz
131
Kâfirler için hazırlanmış bulunan ateşten sakının!
132
Allah'a ve Resûl'üne itaat edin ki rahmete kavuşturulasınız
133
Rabbinizin bağışına ve takvâ sahipleri için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun!
134
O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler
Allah da güzel davranışta bulunanları sever
135
Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfar ederler
Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler
136
İşte onların mükâfatı, Rableri tarafından bağışlanma ve altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlerdir
Böyle amel edenlerin mükâfatı ne güzeldir!
137
Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir
Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allah'ın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!
138
Bu (Kur'an), bütün insanlığa bir açıklamadır; takvâ sahipleri için de bir hidayet ve bir öğüttür
139
Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın
Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz
140
Eğer siz (Uhud'da) bir acıya uğradınızsa, (Bedir'de de düşmanınız olan) o kavim de benzer bir acıya uğramıştır
O günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz (zaferi bazen bir topluma bazen öteki topluma nasip ederiz
) Ta ki Allah, iman edenleri ortaya çıkarsın ve aranızdan şahitler edinsin
Allah zalimleri sevmez
141
Bir de (böylece) Allah, iman edenleri günahlardan temize çıkarmak, kâfirleri de helâk etmek ister
142
Yoksa Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?
143
Andolsun ki siz, ölümle yüzyüze gelmezden önce onu temenni ederdiniz
İşte şimdi onu karşınızda gördünüz
144
Muhammed, ancak bir peygamberdir
Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir
Şimdi o ölür ya da öldürülürse, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır
Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır
145
Hiçbir kimse yok ki, ölümü Allah'ın iznine bağlı olmasın
(Ölüm), belli bir süreye göre yazılmıştır
Her kim, dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz; kim de ahiret sevabını isterse, ona da bundan veririz
Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız
146
Nice peygamberler vardı ki, beraberinde birçok Allah erleri bulunduğu halde savaştılar da, bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşeklik ve zaaf göstermediler, boyun eğmediler
Allah sabredenleri sever
147
Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti: Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla; ayaklarımızı (yolunda) sabit kıl; kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl!
148
Allah da onlara dünya nimetini ve (daha da önemlisi,) ahiret sevabının güzelliğini verdi
Allah, iyi davrananları sever
149
Ey iman edenler! Eğer kâfirlere uyarsanız, gerisin geriye (eski dininize) döndürürler de, hüsrana uğrayanların durumuna düşersiniz
150
Oysa sizin mevlânız Allah'tır ve O, yardımcıların en hayırlısıdır
151
Allah'ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaları sebebiyle, kâfirlerin kalplerine yakında korku salacağız
Gidecekleri yer de cehennemdir
Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!
152
Siz Allah'ın izni ile düşmanlarınızı öldürürken, Allah, size olan vâdini yerine getirmiştir
Nihayet, öyle bir an geldi ki, Allah arzuladığınızı (galibiyeti) size gösterdikten sonra zaafa düştünüz; (Peygamberin verdiği) emir konusunda tartışmaya kalkıştınız ve âsi oldunuz
Dünyayı isteyeniniz de vardı, ahireti isteyeniniz de vardı
Sonra Allah, denemek için sizi onlardan (onları mağlup etmekten) alıkoydu
Ve andolsun sizi bağışladı
Zaten Allah, müminlere karşı çok lütufkârdır
153
O zaman Peygamber arkanızdan sizi çağırdığı halde siz, durmadan (savaş alanından) uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz
(Allah) size keder üstüne keder verdi ki, bundan dolayı gerek elinizden gidene, gerekse başınıza gelenlere üzülmeyesiniz
Allah yaptıklarınızdan haberdardır
154
Sonra o kederin arkasından Allah size bir güven indirdi ki, (bu güvenin yol açtığı) uyuklama hali bir kısmınızı kaplıyordu
Kendi canlarının kaygısına düşmüş bir gurup da, Allah'a karşı haksız yere cahiliye devrindekine benzer düşüncelere kapılıyorlar, "Bu işten bize ne!" diyorlardı
De ki: İş (zafer, yardım, herşeyin karar ve buyruğu) tamamen Allah'a aittir
Onlar, sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyorlar
"Bu işten bize bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik" diyorlar
Şöyle de: Evlerinizde kalmış olsaydınız bile, öldürülmesi takdir edilmiş olanlar, öldürülüp düşecekleri yerlere kendiliklerinden çıkıp giderlerdi
Allah, içinizdekileri yoklamak ve kalplerinizdekileri temizlemek için (böyle yaptı)
Allah içinizde ne varsa hepsini bilir
155
(Uhud'da) iki ordu karşılaştığı gün, sizi bırakıp gidenleri, sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan (yerlerinden) kaydırmıştı
Yine de Allah onları affetti
Çünkü Allah, çok bağışlayıcıdır, halîmdir
156
Ey iman edenler! Sizler, inkâr edenler ve yeryüzünde sefere çıkan veya savaşan kardeşleri hakkında: "Eğer bizim yanımızda kalsalardı ölmezler, öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın
Allah bu kanaatı onların kalplerine (kaybettikleri yakınları için onulmaz) bir hasret (yarası) olarak koydu
Canı veren de alan da Allah'tır
Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görür
157
Eğer Allah yolunda öldürülür ya da ölürseniz, şunu bilin ki, Allah'ın mağfireti ve rahmeti onların topladıkları bütün şeylerden daha hayırlıdır
158
Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de Allah'ın huzurunda toplanacaksınız
159
O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi
Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış
Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven
Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever
160
Allah size yardım ederse, artık size üstün gelecek hiç kimse yoktur
Eğer sizi bırakıverirse, ondan sonra size kim yardım eder? Müminler ancak Allah'a güvenip dayanmalıdırlar
161
Bir peygambere, emanete hıyanet yaraşmaz
Kim emanete (devlet malına) hıyanet ederse, kıyamet günü, hainlik ettiği şeyin günahı boynuna asılı olarak gelir
Sonra herkese -asla haksızlığa uğratılmaksızın-kazandığı tastamam verilir
162
Allah'ın hoşnutluğunu gözetenle Allah'ın hışmına uğrayan bir olur mu hiç? Berikisinin yeri cehennemdir
Cehennem ise ne kötü bir varış noktasıdır
163
Onlar Allah katında derece derecedirler
Allah onların yaptıklarını görmektedir
164
Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur
Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler
165
(Bedir de) iki katını (düşmanınızın) başına getirdiğiniz bir musibet, (Uhud'da) kendi başınıza geldiği için mi "Bu nasıl oluyor!" dediniz? De ki: O, kendi kusurunuzdandır
Şüphesiz Allah'ın her şeye gücü yeter
166-7
İki birliğin karşılaştığı gün sizin başınıza gelenler, ancak Allah'ın dilemesiyle olmuştur ki, bu da, müminleri ayırdetmesi ve münafıkları ortaya çıkarması için idi
Bunlara: "Gelin, Allah yolunda çarpışın; ya da savunma yapın" denildiği zaman, "Harbetmeyi bilseydik, elbette sizin peşinizden gelirdik" dediler
Onlar o gün, imandan çok, kâfirliğe yakın idiler
Ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı
Halbuki Allah, onların içlerinde gizlediklerini daha iyi bilir
168
(Evlerinde) oturup da kardeşleri hakkında: "Bize uysalardı öldürülmezlerdi" diyenlere, "Eğer doğru sözlü insanlar iseniz, canlarınızı ölümden kurtarın bakalım!" de
169
Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın
Bilakis onlar diridirler; Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar
170
Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar
171
Onlar, Allah'tan gelen nimet ve keremin; Allah'ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesinin sevinci içindedirler
172
Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve takvâ sahibi olanlar için pek büyük bir mükâfat vardır
173
Bir kısım insanlar, müminlere: "Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker topladılar; aman sakının onlardan!" dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve "Allah bize yeter
O ne güzel vekîldir!" dediler
174
Bunun üzerine, kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan, Allah'ın nimet ve keremiyle geri geldiler
Böylece Allah'ın rızasına uymuş oldular
Allah büyük kerem sahibidir
175
İşte o şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur
Şu halde, eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayın, benden korkun
176
(Resûlüm) İnkârda yarışanlar sana kaygı vermesin
Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler
Allah onlara, ahiretten yana bir nasip vermemek istiyor
Onlar için çok büyük bir azap vardır
177
Şurası muhakkak ki, imanı verip inkârı alanlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler
Onlar için elîm bir azap vardır
178
İnkâr edenler sanmasınlar ki, kendilerine mühlet vermemiz onlar için daha hayırlıdır
Onlara ancak günahlarını arttırmaları için fırsat veriyoruz
Onlar için alçaltıcı bir azap vardır
179
Allah, müminleri (şu) bulunduğunuz durumda bırakacak değildir; sonunda murdarı temizden ayıracaktır
Bununla beraber Allah, size gaybı da bildirecek değildir
Fakat Allah, elçilerinden dilediğini ayırdeder
O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin
Eğer iman eder, takvâ sahibi olursanız sizin için de çok büyük bir ecir vardır
180
Allah'ın, kereminden kendilerine verdiklerini (infakta) cimrilik gösterenler, sanmasınlar ki o, kendileri için hayırlıdır; tersine bu onlar için pek fenadır
Cimrilik ettikleri şey de kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır
Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır
Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır
181
"Gerçekten Allah fakir, biz ise zenginiz" diyenlerin sözünü andolsun ki Allah işitmiştir
Onların (bu) dediklerini, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ile birlikte yazacağız ve diyeceğiz ki: Tadın o yakıcı azabı!
182
Bu, dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır
Yoksa Allah kullarına zulmetmez
183
"Doğrusu Allah bize, (gökten inen) ateşin yiyeceği (yakıp kor edeceği) bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti" diyenlere şöyle de: Size, benden önce mucizelerle, (özellikle) dediğiniz (mucize) ile nice peygamberler geldi
Eğer doğru insanlar iseniz, ya onları niçin öldürdünüz?
184
(Resûlüm!) Eğer seni yalancılıkla itham ettilerse (yadırgama); gerçekten, senden önce apaçık mucizeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren nice peygamberler de yalancılıkla itham edildi
185
Her canlı ölümü tadacaktır
Ve ancak kıyamet günnü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir
Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir
Bu dünya hayatı ise aldatma metâından başka bir şey değildir
186
Andolsun ki, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz; sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üzücü sözler işiteceksiniz
Eğer sabreder ve takvâ gösterirseniz, muhakkak ki bu, (yapılacak) işlerin en değerlisidir
187
Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diyerek söz almıştı
Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler
Yaptıkları alış-veriş ne kadar kötü!
188
Sanma ki ettiklerine sevinen, yapmadıkları ile övülmek isteyenler, evet, sanma ki onlar azaptan kurtulacaklardır
Onlar için elem verici bir azap vardır
189
Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır
Allah'ın her şeye gücü yeter
190
Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır
191
Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler
Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın
Seni tesbih ederiz
Bizi cehennem azabından koru !
192
Ey Rabbimiz! Doğrusu sen, kimi cehenneme koyarsan, artık onu rüsvay etmişsindir
Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur
193
Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, "Rabbinize inanın!" diye imana çağıran bir davetçiyi (Peygamberi, Kur'an'ı) işittik, hemen iman ettik
Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz!
194
Rabbimiz! Bize, peygamberlerin vasıtasıyla vâdettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi rezil-rüsvay etme; şüphesiz sen vâdinden caymazsın!
195
Bunun üzerine Rableri, onların dualarını kabul etti
(Dedi ki
Ben, erkek olsun kadın olsun -ki hep birbirinizdensiniz- içinizden, çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım
Onlar ki, hicret ettiler, yurtlarından çıkarıldılar, benim yolumda eziyete uğradılar, çarpıştılar ve öldürüldüler; andolsun, ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım
Bu mükâfat, Allah tarafındandır
Allah; karşılığın güzeli O'nun katındadır
196
İnkârcıların (refah içinde) diyar diyar dolaşması, sakın seni aldatmasın!
197
Azıcık bir menfaattır o
Sonra onların varacakları yer cehennemdir
O ne kötü varış yeridir!
198
Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah tarafından bir ikram olarak, altlarından ırmaklar akan, ebedî olarak kalacakları cennetler vardır
İyi kişiler için Allah katındaki (nimetler) daha hayırlıdır
199
Ehl-i kitaptan öyleleri var ki, Allah'a, hem size indirilene, hem de kendilerine indirilene tam bir samimiyetle ve Allah'a boyun eğerek iman ederler
Allah'ın âyetlerini az bir paraya satmazlar
İşte onlar için Rableri katında ecirleri vardır
Şüphesiz Allah, hesabı çabuk olandır
200
Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) sebat gösterin; (cihad için) hazırlıklı ve uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki başarıya erişebilesiniz
28-09-2008
#
3
Profil Bilgileri
Jousef
--->: Al-i İmrân Sûresi
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm
Bismillâhirrahmânirrahîm
Elif
Lâm
Mîm
Allahu la ilahe illahu vel hayyul kayyum
Bu ayetin böyle yazılışını nerden bulabilirim ben yaa nolur bi yardımcı olun bana
Kuran'ı Kerimi ezberime almaya çalışıyorum dinleyerek ve aynı zamanda okuyarak daha iyi giriyor kafama ama ne yazık ki arapça okunuşunu bi türlü bulamadım
Allah rızası için bana yardımcı olun yaa tek bu ayet için demiyorum hepsini kastediyorum
Çok aradım, internetin altını üstüne getirdim ama nafile bulamadım
28-09-2008
#
4
Profil Bilgileri
fecr
--->: Al-i İmrân Sûresi
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
söylediğin dua AyetelKürsi ' mi ?
Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm
Lâ te huzühû sinetün ve lâ nevm
Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd
Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi
ya lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd
Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
buraya bak istek yap bulunur
29-09-2008
#
5
Profil Bilgileri
Jousef
--->: Al-i İmrân Sûresi
yok hayır ayetel kürsi değil
atıyorum mesala şimdi yapRock arkadaşımız Al-i Imran ayetinin türkçe mealini yazmış
üstteki mesajımdaki arapça okunuşu yani şöyle
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm
Bismillâhirrahmânirrahîm
Elif
Lâm
Mîm
Allahu la ilahe illahu vel hayyul kayyum
diye devam eden
tek Al-i Imran ayetinden bahsetmiyorum diğer bütün ayetler içinde geçerli
şimdi tavsiye linkine bakıcam çok teşekkür ederim Allah razı olsun
aa ayrıca benim o siteye de mi üyelik yapmam gerekiyor ben bu siteyle bağlantılı biliyordum da?
Tags
:
ali
,
imrn
,
sresi
Al-i İmrân Sûresi ile ilgili Benzer Konular
222 Kez Görüntülendi
İmran - İsim AnLamı
İsimler Sözlüğü
İmran Khan
Tatlı Sözlük
Al-i İmran Suresinden Bir Ayet
İman
Râd Sûresi
Kuran'ı Kerim
Hûd Sûresi
Kuran'ı Kerim
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
23:31
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542