FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Kuran'ı Kerim
En'am Sûresi Meali
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
En'am Sûresi Meali ile ilgili Benzer Konular
162 Kez Görüntülendi
Yûnus Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Tevbe Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Âraf Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Mâide Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Bakara Suresi Meali ..
Kuran'ı Kerim
Mâide Sûresi Meali
|
Âraf Sûresi Meali
Konu Araçları
21-04-2008
#
1
Profil Bilgileri
YapRock
En'am Sûresi Meali
En'am Sûresi Meali başlıklı yazı Mumsema En'am Sûresi Meali Forum Alev
En'am Sûresi
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm Bismillâhirrahmânirrahîm
1
Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur
(Bunca âyet ve delillerden) sonra kâfir olanlar (hâla putları) Rab'leri ile denk tutuyorlar
2
Sizi bir çamurdan yaratan, sonra ölüm zamanını takdir eden ancak O'dur
Bir de O'nun katında muayyen bir ecel (kıyamet günü) vardır
Siz hâla şüphe ediyorsunuz
3
O, göklerde ve yerde tek Allah'tır
Gizlinizi, açığınızı bilir
(Hayır ve şerden) ne kazanacağınızı da bilir
4
Rablerinin âyetlerinden onlara (kâfirlere) bir âyet gelmeyedursun, o âyetlerden ille de yüz çevirirler
5
Gerçekten onlar, kendilerine Hak geldiğinde onu yalanlamışlardı
Fakat yakında onlara alay ettikleri şeyin haberleri gelecektir
6
Görmediler mi ki, onlardan önce yeryüzünde size vermediğimiz bütün imkânları kendilerine verdiğimiz, gökten üzerlerine bol bol yağmurlar indirip evlerinin altından ırmaklar akıttığımız nice nesilleri helâk ettik
Biz onları, günahları sebebiyle helâk ettik ve onların ardından başka nesiller yarattık
7
Eğer sana kâğıt üzerine yazılmış bir kitap indirseydik de onlar elleriyle onu tutmuş olsalardı, yine de inkâr ediciler: Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir, derlerdi
8
Muhammed'e (görebileceğimiz) bir melek indirilseydi ya! dediler
Eğer biz öyle bir melek indirseydik elbette iş bitirilmiş olur, artık kendilerine göz bile açtırılmazdı
9
Eğer peygamberi bir melek kılsaydık muhakkak ki onu insan sûretine sokar onları yine düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük
10
Senden önceki peygamberlerle de alay edilmiş, bu yüzden onlarla alay edenleri alay ettikleri şey (azap) kuşatıvermişti
11
De ki: Yeryüzünde dolaşın, sonra (peygamberleri) yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!
12
(Onlara) Göklerde ve yerde olanlar kimindir? diye sor
"Allah'ındır" de
O, merhamet etmeyi kendi zatına farz kıldı
Sizi, varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır
Kendilerini ziyana sokanlar var ya işte onlar inanmazlar
13
Gecede ve gündüzde barınan her şey O'nundur
O her şeyi işitendir, bilendir
14
De ki: Gökleri ve yeri yoktan var eden, yedirdiği halde yedirilmeyen Allah'tan başkasını mı dost edineceğim! De ki: Bana müslüman olanların ilki olmam emredildi ve sakın müşriklerden olma! (denildi)
15
De ki: Ben, Rabbim'e isyan edersem gerçekten büyük bir günün (kıyametin) azabından korkarım
16
O gün kim azaptan kurtarılırsa, gerçekten Allah onu esirgemiştir
İşte apaçık kurtuluş budur
17
Eğer Allah seni bir zarara uğratırsa, onu kendisinden başka giderecek yoktur
Ve eğer sana bir hayır verirse, (bunu da geri alacak yoktur)
Şüphesiz O herşeye kadirdir
18
O, kullarının üstünde her türlü tasarrufa sahiptir
O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır
19
De ki: Hangi şey şahadetçe en büyüktür? De ki: (Hak peygamber olduğuma dair) benimle sizin aranızda Allah şahittir
Bu Kur'an bana, kendisiyle sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu
Yoksa siz, Allah ile beraber başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz? De ki: "Ben buna şahitlik etmem
" "O ancak bir tek Allah'tır, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden kesinlikle uzağım" de
20
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Resûlullah'ı) kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar
Kendilerini ziyan edenler var ya, işte onlar inanmazlar
21
Yalan sözlerle Allah'a iftira edenden veya O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir! Şüphe yok ki, zalimler kurtuluşa ermezler!
22
Unutma o günü ki- onları hep birden toplayacağız; sonra da, Allah'a ortak koşanlara: Nerede boş yere davasını güttüğünüz ortaklarınız? diyeceğiz
23
Sonra onların mazeretleri, "Rabbimiz Allah hakkı için biz ortak koşanlar olmadık!" demekten başka bir şey olmadı
24
Gör ki, kendi aleyhlerine nasıl yalan söylediler ve (tanrı diye) uydurdukları şeyler kendilerinden nasıl kaybolup gitti!
25
Onlardan seni (okuduğun Kur'an'ı) dinleyenler de vardır
Fakat onu anlamalarına engel olmak için kalplerinin üstüne perdeler, kulaklarına da ağırlık verdik
Onlar her türlü mucizeyi görseler bile yine de ona inanmazlar
Hatta o kâfirler sana geldiklerinde: "Bu Kur'an eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diyerek seninle tartışırlar
26
Onlar, hem insanları Peygamber'e yaklaşmaktan vazgeçirmeye çalışırlar, hem de kendileri ondan uzaklaşırlar
Oysa onlar farkında olmadan ancak kendilerini helak ederler
27
Onların ateşin karşısında durdurulup "Ah, keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!" dediklerini bir görsen !
28
Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler (günahlar) kendilerine göründü
Eğer (dünyaya) geri gönderilseler yine kendilerine yasak edilen şeylere döneceklerdir
Zira onlar gerçekten yalancıdırlar
29
Onlar, hayat ancak bu dünyadaki hayatımızdan ibarettir; biz, bir daha da diriltilecek değiliz, demişlerdi
30
Rablerinin huzuruna getirildikleri zaman sen onları bir görsen! Allah: Bu (yeniden dirilme olayı), hak değil miymiş? diyecek
Onlar da "Rabbimize andolsun ki evet!" diyecekler
Allah da, Öyle ise inkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın! diyecek
3l
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır
Nihayet onlara Kıyamet vakti ansızın gelip çatınca, onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: "Dünyada iyi amelleri terketmemizden dolayı vah bize!" Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür!
32
Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir
Müttakî olanlar için ahiret yurdu muhakkak ki daha hayırlıdır
Hâla akıl erdiremiyor musunuz?
33
Onların söylediklerinin hakikaten seni üzmekte olduğunu biliyoruz
Aslında onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler açıkça Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar
34
Andolsun ki senden önceki peygamberler de yalanlanmıştı
Onlar, yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine rağmen sabrettiler, sonunda yardımımız onlara yetişti
Allah'ın kelimelerini (kanunlarını) değiştirebilecek hiçbir kimse yoktur
Muhakkak ki peygamberlerin haberlerinden bazısı sana da geldi
35
Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldi ise, yapabilirsen yerin içine inebileceğin bir tünel ya da göğe çıkabileceğin bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplayıp birleştirirdi, o halde sakın cahillerden olma!
36
Ancak (samimiyetle) dinleyenler daveti kabul eder
Ölülere gelince, Allah onları diriltecek, sonra da O'na döndürülecekler
37
O'na Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! dediler
De ki: Şüphesiz Allah mucize indirmeye kadirdir
Fakat onların çoğu bilmezler
38
Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi topluluklardır
Biz o kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık
Nihayet (hepsi) toplanıp Rablerinin huzuruna getirilecekler
39
Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir
Allah kimi dilerse onu şaşırtır, dilediği kimseyi de doğru yola iletir
40
De ki: Ne dersiniz; size Allah'ın azabı gelse veya o kıyamet gelip çatıverse size, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru sözlü iseniz (söyleyin bakalım)!
41
Bilâkis yalnız Allah'a yalvarırsınız
O da (kaldırılması için) kendisine yalvardığınız belâyı dilerse kaldırır; ve siz ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz
42
Andolsun ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik
Ardından boyun eğsinler diye onları darlık ve hastalıklara uğrattık
43
Hiç olmazsa, onlara bu şekilde azabımız geldiği zaman boyun eğselerdi! Fakat kalpleri iyice katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını câzip gösterdi
44
Kendilerine yapılan uyarıları unuttuklarında, (indirmiş olduğumuz sıkıntı ve musibetleri kaldırıp) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık
Nihayet kendilerine verilenler yüzünden şımardıkları zaman onları ansızın yakaladık, birdenbire onlar bütün ümitlerini yitirdiler
45
Böylece zulmeden toplumun kökü kesildi
Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur
(Allah'ın verdiği nimete şükredecekleri yerde nankörlük ettiler, böylece kendilerine zulmettiler
Yüce Allah da yeryüzünü onların zulüm ve küfürlerinden temizlemek için onları helâk etti
)
46
De ki: Ne dersiniz; eğer Allah kulaklarınızı sağır, gözlerinizi kör eder, kalplerinizi de mühürlerse bunları size Allah'tan başka hangi tanrı geri verebilir! Bak, delilleri nasıl açıklıyoruz
Onlar hâla yüz çeviriyorlar!
47
De ki: Söyler misiniz; size Allah'ın azabı ansızın veya açıkça gelirse, zalim toplumdan başkası mı helâk olur?
48
Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz
Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur
Onlar üzüntü de çekmeyecekler
49
Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, yoldan çıkmalarından dolayı onlar azap çekeceklerdir
50
De ki: Ben size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum
Ben gaybı da bilmem
Size, ben bir meleğim de demiyorum
Ben, sadece bana vahyolunana uyarım
De ki: Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?
51
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları onunla (Kur'an ile) uyar
Onlar için Rablerinden başka ne bir dost, ne de bir aracı vardır; belki sakınırlar
52
Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na yalvaranları kovma! Onların hesabından sana bir sorumluluk; senin hesabından da onlara herhangi bir sorumluluk yoktur ki onları kovup ta zalimlerden olasın!
53
"Aramızdan Allah'ın kendilerine lütuf ve ihsanda bulunduğu kimseler de bunlar mı!" demeleri için onların bir kısmını diğerleri ile işte böyle imtihan ettik
Allah şükredenleri daha iyi bilmez mi?
54
Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: Selâm size! Rabbiniz merhamet etmeyi kendisine yazdı
Gerçek şu ki: Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe edip de kendini ıslah ederse, bilsin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir
55
Böylece suçluların yolu belli olsun diye âyetleri iyice açıklıyoruz
56
De ki: Allah'ın dışında taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi
De ki: Ben sizin arzularınıza uymam, aksi halde sapıtırım da hidayete erenlerden olmam
57
De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum
Siz ise onu yalanladınız
Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir
Hüküm ancak Allah'ındır
O hakkı anlatır ve O, doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır
58
De ki : Acele istediğiniz şey benim elimde olsaydı, elbette benimle sizin aranızda iş bitirilmişti
Allah zalimleri daha iyi bilir
59
Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez
O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez
O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir
Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır
60
Geceleyin sizi öldüren (öldürür gibi uyutan), gündüzün de ne işlediğinizi bilen; sonra belirlenmiş ecel tamamlansın diye gündüzün sizi dirilten (uyandıran) O'dur
Sonra dönüşünüz yine O'nadır
Sonunda O, yaptıklarınızı size haber verecektir
61
O, kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir
Size koruyucular gönderir
Nihayet birinize ölüm geldi mi elçilerimiz (görevli melekler) onun canını alırlar
Onlar vazifede kusur etmezler
62
Sonra insanlar gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülürler
Bilesiniz ki hüküm yalnız O'nundur ve O hesap görenlerin en çabuğudur
63
De ki: Karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) sizi kim kurtarır ki? (O zaman) O'na gizli gizli yalvararak "Eğer bizi bundan kurtarırsan andolsun şükredenlerden olacağız" diye dua edersiniz
64
De ki: Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi Allah kurtarır
Sonra siz yine O'na ortak koşarsınız
65
De ki: "Allah'ın size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe ya da birbirinize düşürüp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya gücü yeter
" Bak, anlasınlar diye âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz!
66
Kur'an hak olduğu halde kavmin onu yalanladı
De ki: Ben size vekil (kefil) değilim
67
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır
Yakında siz de gerçeği bileceksiniz
68
Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur
Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğu ile oturma
69
Takvâ sahiplerine, inanmayanların hesabından herhangi bir sorumluluk yoktur
Fakat belki korunurlar diye hatırlatmak gerekir
70
Dinlerini bir oyuncak ve bir eğlence edinen ve dünya hayatının aldattığı kimseleri (bir tarafa) bırak! Kazandıkları sebebiyle hiçbir nefsin felâkete dûçar olmaması için Kur'an ile nasihat et
O nefis için Allah'tan başka ne dost vardır, ne de şefaatçı
O, bütün varını fidye olarak verse, yine de ondan kabul edilmez
Onlar kazandıkları (günahlar) yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir
İnkâr ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır
71
De ki: Allah'ı bırakıp da bize fayda veya zarar veremeyecek olan şeylere mi tapalım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra şeytanların saptırıp şaşkın olarak çöle düşürmek istedikleri, arkadaşlarının ise: "Bize gel! " diye doğru yola çağırdıkları şaşkın kimse gibi gerisin geri (inkârcılığa) mı döndürüleceğiz? De ki: Allah'ın hidayeti doğru yolun ta kendisidir
Bize âlemlerin Rabbine teslim olmamız emredilmiştir
72
"Namazı dosdoğru kılın ve Allah'tan korkun" (diye de emredildik)
O, huzuruna varıp toplanacağınız Allah'tır
73
O, gökleri ve yeri hak (ve hikmet) ile yaratandır
"Ol!" dediği gün herşey oluverir
O'nun sözü gerçektir
Sûr'a üflendiği gün de hükümranlık O'nundur
Gizliyi ve açığı bilendir ve O, hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır
74
İbrahim, babası Âzer'e: Birtakım putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum, demişti
75
Böylece biz, kesin iman edenlerden olması için İbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk
76
Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü, Rabbim budur, dedi
Yıldız batınca, batanları sevmem, dedi
77
Ay'ı doğarken görünce, Rabbim budur, dedi
O da batınca, Rabbim bana doğru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum, dedi
78
Güneşi doğarken görünce de, Rabbim budur, zira bu daha büyük, dedi
O da batınca, dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım
79
Ben hanîf olarak, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah'a çevirdim ve ben müşriklerden değilim
80
Kavmi onunla tartışmaya girişti
Onlara dedi ki: Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ben sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam
Ancak, Rabbim'in bir şey dilemesi hariç
Rabbimin ilmi herşeyi kuşatmıştır
Hâla ibret almıyor musunuz?
81
Siz, Allah'ın size haklarında hiçbir hüküm indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım! Şimdi biliyorsanız (söyleyin), iki guruptan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır?"
82
İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır
83
İşte bu, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir
Biz dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz
Şüphesiz ki senin Rabbin hikmet sahibidir, hakkıyle bilendir
Dantel
Mumsema
Frmacil
21-04-2008
#
2
Profil Bilgileri
YapRock
--->: En'am Sûresi Meali
84
Biz O'na İshak ve (İshak'ın oğlu) Yakub'u da armağan ettik; hepsini de doğru yola ilettik
Daha önce de Nuh'u ve O'nun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u doğru yola iletmiştik; Biz iyi davrananları işte böyle mükâfatlandırırız
85
Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'ı da (doğru yola iletmiştik)
Hepsi de iyilerden idi
86
İsmail, Elyesa', Yunus ve Lût'u da (hidayete erdirdik)
Hepsini âlemlere üstün kıldık
87
Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da (üstün meziyetler verdik)
Onları seçkin kıldık ve doğru yola ilettik
88
İşte bu, Allah'ın hidayetidir, kullarından dilediğini ona iletir
Eğer onlar da Allah'a ortak koşsalardı yapmakta oldukları amelleri elbette boşa giderdi
89
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir
Eğer onlar (kâfirler) bunları inkâr ederse şüphesiz yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz
90
İşte o peygamberler Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir
Sen de onların yoluna uy
De ki: Ben buna (peygamberlik görevime) karşılık sizden bir ücret istemiyorum
Bu (Kur'an) âlemler için ancak bir öğüttür
91
(Yahudiler) Allah'ı gereği gibi tanımadılar
Çünkü "Allah hiçbir beşere bir şey indirmedi" dediler
De ki: Öyle ise Musa'nın insanlara bir nûr ve hidayet olarak getirdiği Kitab'ı kim indirdi? Siz onu kâğıtlara yazıp (istediğinizi) açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz
Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler (Kur'an'da) size öğretilmiştir
(Resûlüm) sen "Allah" de, sonra onlan bırak, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar!
92
Bu (Kur'an), Ümmü'l-kurâ (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır
Âhirete inananlar buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler
93
Allah'a karşı yalan uydurandan yahut kendisine hiçbir şey vahyedilmemişken "Bana da vahyolundu" diyenden ve "Ben de Allah'ın indirdiği âyetlerin benzerini indireceğim" diyenden daha zalim kim vardır! O zalimler, ölümün (boğucu) dalgaları içinde, melekler de pençelerini uzatmış, onlara: "Haydi canlarınızı kurtarın! Allah'a karşı gerçek olmayanı söylemenizden ve O'nun âyetlerine karşı kibirlilik taslamış olmanızdan ötürü, bugün alçaklık azabı ile cezalandırılacaksınız!" derken onların halini bir görsen!
94
Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve (dünyada) size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız
Yaratılışınızda ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı da yanınızda göremeyeceğiz
Andolsun, aranız açılmış ve (tanrı) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir
95
Şüphesiz Allah, tohumu ve çekirdeği çatlatandır, ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkarandır
İşte Allah budur
O halde (haktan) nasıl dönersiniz!
96
O, sabahı aydınlatandır
O, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı (vakitlerin tayini için) birer hesap ölçüsü kılmıştır
İşte bu, azîz olan (ve her şeyi) pek iyi bilen Allah'ın takdiridir
97
O, kara ve denizin karanlıklarında kendileri ile yol bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır
Gerçekten biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş geniş açıkladık
98
O, sizi bir tek nefisten (Âdem'den) yaratandır
(Sizin için) bir kalma yeri, bir de emanet olarak konulacağınız yer vardır
Anlayan bir toplum için âyetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık
99
O, gökten su indirendir
İşte biz her çeşit bitkiyi onunla bitirdik
O bitkiden de kendisinde üstüste binmiş taneler bitireceğimiz bir yeşillik; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar; üzüm bağları; bir kısmı birbirine benzeyen, bir kısmı da benzemeyen zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik
Meyve verirken ve olgunlaştığı zaman her birinin meyvesine bakın! Kuşkusuz bütün bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır
100
Cinleri Allah'a ortak koştular
Oysa ki onları da Allah yaratmıştı
Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar yakıştırdılar
Hâşâ! O, onların ileri sürdüğü vasıflardan uzak ve yücedir
101
O, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır
O'nun eşi olmadığı halde nasıl çocuğu olabilir! Her şeyi O yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla bilen O'dur
102
İşte Rabbiniz Allah O'dur
O'ndan başka tanrı yoktur
O, her şeyin yaratıcısıdır
Öyle ise O'na kulluk edin, O her şeye vekildir (güvenilip dayanılacak tek varlık O'dur)
103
Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür
O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır
104
(Doğrusu) size Rabbiniz tarafından basiretler (idrak kabiliyeti) verilmiştir
Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de kör olursa zararı kendinedir
Ben üzerinize bekçi değilim
105
Böylece biz âyetleri geniş geniş açıklıyoruz ki, "Sen ders almışsın" desinler de biz de anlayan toplum için Kur'an'ı iyice açıklayalım
106
Rabbinden sana vahyolunana uy
O'ndan başka tanrı yoktur
Müşriklerden yüz çevir
107
Allah dileseydi, onlar ortak koşmazlardı
Biz seni onların üzerine bir bekçi kılmadık
Sen onların vekili de değilsin
108
Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler
Böylece biz her ümmete kendi işlerini câzip gösterdik
Sonunda dönüşleri Rablerinedir
Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir
109
Kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair kuvvetli bir şekilde Allah'a andiçtiler
De ki: Mucizeler ancak Allah katındandır
Ama mucize geldiğinde de inanmayacaklarının farkında mısınız?
110
Yine O'na iman etmedikleri ilk durumdaki gibi onların gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz
Ve onları şaşkın olarak azgınlıkları içerisinde bırakırız
111
Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi; fakat çokları bunu bilmezler
112
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık
(Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar
Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı
Artık onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak
113
Ahirete inanmayanların kalpleri ona (yaldızlı söze) kansın, ondan hoşlansınlar ve işledikleri suçu işlemeye devam etsinler diye (böyle yaparlar)
114
(De ki): Allah'dan başka bir hakem mi arayacağım? Halbuki size Kitab'ı açık olarak indiren O'dur
Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, Kur'an'ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler
Sakın şüpheye düşenlerden olma!
115
Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır
O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur
O işitendir, bilendir
116
Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar
Onlar zandan başka bir şeye tâbi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler
117
Muhakkak ki senin Rabbin, evet O, kendi yolundan sapanı en iyi bilendir
O, doğru yolda gidenleri de iyi bilendir
118
Allah'ın âyetlerine inanıyorsanız, üzerine O'nun adı anılarak kesilenlerden yeyin
119
Üzerine Allah'ın adı anılıp kesilenden yememenize sebep ne? Oysa Allah, çaresiz yemek zorunda kaldığınız dışında, haram kıldığı şeyleri size açıklamıştır
Doğrusu bir çokları bilgisizce kendi kötü arzularına uyarak saptırıyorlar
Muhakkak ki Rabbin haddi aşanları çok iyi bilir
120
Günahın açığını da gizlisini de bırakın! Çünkü günah işleyenler, yaptıklarının cezasını mutlaka çekeceklerdir
121
Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin
Kuşkusuz bu büyük günahtır
Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar
Eğer onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah'a ortak koşanlar olursunuz
122
Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu! İşte kâfirlere yaptıkları böyle süslü gösterilmiştir
123
Böylece biz, her kasabada, oralarda bozgunculuk yapmaları için, günahkârlarını liderler yaptık
Onlar yalnız kendilerini aldatırlar, ama farkında olmazlar
124
Onlara bir âyet geldiğinde, Allah'ın elçilerine verilenin benzeri bize de verilmedikçe kesinlikle inanmayız, dediler
Allah, peygamberliğini kime vereceğini daha iyi bilir
Suç işleyenlere, yapmakta oldukları hilelere karşılık Allah tarafından aşağılık ve çetin bir azap erişecektir
125
Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm'a açar; kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır
Allah inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir
126
Bu (din), Rabbinin dosdoğru yoludur
Biz, öğüt alacak bir kavim için âyetleri ayrıntılı olarak açıkladık
127
Rableri katında onlara esenlik yurdu (cennet) vardır
Ve yapmakta oldukları (güzel) işler sebebiyle Allah onların dostudur
128
Allah, onların hepsini bir araya topladığı gün, "Ey cinler (şeytanlar) topluluğu! Siz insanlarla çok uğraştınız" der
Onların, insanlardan olan dostları ise: "Ey Rabbimiz! (Biz) birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık" derler
Allah da buyurur ki: Allah'ın dilediği hariç, içinde ebedî kalacağınız yer ateştir
Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, bilendir
129
İşte böylece işledikleri günahlardan ötürü zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine takarız
130
Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu günle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi! Derler ki: "Kendi aleyhimize şahitlik ederiz
" Dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler
131
Gerçek şu ki: Halkı habersizken, Rabbin haksızlık ile ülkeleri helâk edici değildir
132
Herkesin yaptıkları işlere göre dereceleri vardır
Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir
133
Rabbin zengindir, rahmet sahibidir
Dilerse sizi yok eder ve sizi başka bir kavmin zürriyetinden yarattığı gibi sizden sonra yerinize dilediği bir kavmi yaratır
134
Size vadedilen mutlaka gelecektir; siz bunu önleyemezsiniz
135
De ki: Ey kavmim! Elinizden geleni yapın! Ben de yapacağım! Yurdun (dünyanın) sonunun kimin lehine olduğunu yakında bileceksiniz
Gerçek şu ki, zalimler iflah olmazlar
136
Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a pay ayırıp zanlarınca, bu Allah'a, bu da ortaklarımıza (putlarımıza) dediler
Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor! Ne kötü hüküm veriyorlar?
137
Bunun gibi ortakları, müşriklerden çoğuna çocuklarını (kızlarını) öldürmeyi hoş gösterdi ki, hem kendilerini mahvetsinler hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar! Allah dileseydi bunu yapamazlardı
Öyle ise onları uydurdukları ile başbaşa bırak!
l38
Onlar saçma düşüncelerine göre dediler ki: "Bu (tanrılar için ayrılan) hayvanlarla ekinler haramdır
Bunları bizim dilediğimizden başkası yiyemez
Bunlar da binilmesi yasaklanmış hayvanlardır
" Birtakım hayvanlar da vardır ki, (Allah böyle emrediyor diye) O'na iftira ederek üzerlerine Allah'ın adını anmazlar
Yapmakta oldukları iftiraları yüzünden Allah onları cezalandıracaktır
139
Dediler ki: "Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize aittir, kadınlarımıza ise haram kılınmıştır
Şayet (yavru) ölü doğarsa, o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır
" Allah bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir
Şüphesiz ki O hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir
140
Bilgisizlikleri yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek (kadınlara) haram kılanlar, muhakkak ki ziyana uğramışlardır
Onlar gerçekten sapmışlardır ve doğru yolu bulacak da değillerdir
141
Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O'dur
Herbiri meyve verdiği zaman meyvesinden yeyin
Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez
142
Hayvanlardan yük taşıyanı ve tüyünden döşek yapılanları yaratan O'dur
Allah'ın size verdiği rızıktan yeyin, şeytanın ardına düşmeyin; şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır
143
(Dişi ve erkek olarak) sekiz eş yarattı: Koyundan iki, keçiden iki
De ki: O, bunların erkeklerini mi, dişilerini mi, yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram etti? Eğer doğru iseniz bana ilimle söyleyin
144
Deveden de iki, sığırdan da iki (yarattı
) De ki: O bunların erkeklerini mi, dişilerini mi, yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kıldı? Yoksa Allah'ın size böyle vasiyet ettiğine şahit mi oldunuz? Bilgisizce insanları saptırmak için Allah'a karşı yalan uydurandan kim daha zalimdir! Şüphesiz Allah o zalimler topluluğunu doğru yola iletmez
145
De ki: Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya da günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış birşey bulamıyorum
Başkasına zarar vermemek ve sınırı aşmamak üzere kim (bunlardan) yemek zorunda kalırsa bilsin ki Rabbin bağışlayan ve esirgeyendir
146
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık
Sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık
Bu, zulümleri yüzünden onlara verdiğimiz cezâdır
Biz elbette doğru söyleyeniz
147
Eğer seni yalanlarlarsa de ki: Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir
Bununla beraber O'nun azabı, suçlular topluluğundan uzaklaştırılamaz
148
Putperestler diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz ortak koşardık ne de atalarımız
Hiçbir şeyi de haram kılmazdık
" Onlardan öncekiler de aynı şekilde (peygamberleri) yalanladılar ve sonunda azabımızı tattılar
De ki: Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz
149
De ki: Kesin delil, ancak Allah'ındır
Allah dileseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi
150
De ki: Allah şunu yasak etti, diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin! Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme; âyetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma
Onlar, Rablerine eş tutuyorlar
151
De ki: Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana-babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin -sizin de onların da rızkını biz veririz-; kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve Allah'ın yasakladığı cana haksız yere kıymayın! İşte bunlar Allah'ın size emrettikleridir
Umulur ki düşünüp anlarsınız
152
Rüşd çağına erişinceye kadar, yetimin malına, sadece en iyi tutumla yaklaşın; ölçü ve tartıyı adaletle yapın
Biz herkese ancak gücünün yettiği kadarını yükleriz
Söz söylediğiniz zaman, yakınlarınız dahi olsa adaletli olun, Allah'a verdiğiniz sözü tutun
İşte Allah size, iyice düşünesiniz diye bunları emretti
153
Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur
Buna uyun
(Başka) yollara uymayın
Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır
İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti
154
Sonra iyilik edenlere nimetimizi tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayete erdirmek ve rahmet etmek maksadıyla Musa'ya da Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik
Umulur ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman ederler
155
İşte bu (Kur'an), bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır
Buna uyun ve Allah'tan korkun ki size merhamet edilsin
156
"Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (hıristiyanlara ve yahudilere) indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik" demeyesiniz diye;
157
Yahut "Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz diye (Kur'an'ı indirdik)
İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi
Kim, Allah'ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalimdir! Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız
158
Onlar ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini yahut Rabbinin bazı alâmetlerinin gelmesini bekliyorlar
Rabbinin bazı alâmetleri geldiği gün, önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz
De ki: Bekleyin, şüphesiz biz de beklemekteyiz!
159
Dinlerini parça parça edip guruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur
Onların işi ancak Allah'a kalmıştır
Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir
160
Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır
Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır
Onlar haksızlığa uğratılmazlar
161
De ki: Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine iletti
O, ortak koşanlardan değildi
162
De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir
163
O'nun ortağı yoktur
Bana sadece bu emrolundu ve ben müslümanların ilkiyim
164
De ki: Allah her şeyin Rabbi iken ben ondan başka Rab mı arayacağım? Herkesin kazanacağı yalnız kendisine aittir
Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenmez
Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir
Ve O, uyuşmazlığa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir
165
Sizi yeryüzünün halifeleri kılan, size verdiği (nimetler) hususunda sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur
Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve gerçekten O, bağışlayan merhamet edendir
Tags
:
enam
,
meali
,
sresi
En'am Sûresi Meali ile ilgili Benzer Konular
162 Kez Görüntülendi
Yûnus Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Tevbe Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Âraf Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Mâide Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Bakara Suresi Meali ..
Kuran'ı Kerim
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
01:01
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545