FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Kuran'ı Kerim
Tevbe Sûresi Meali
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Tevbe Sûresi Meali ile ilgili Benzer Konular
238 Kez Görüntülendi
Yûnus Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Âraf Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
En'am Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Mâide Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Bakara Suresi Meali ..
Kuran'ı Kerim
Âraf Sûresi Meali
|
Yûnus Sûresi Meali
Konu Araçları
21-04-2008
#
1
Profil Bilgileri
YapRock
Tevbe Sûresi Meali
Tevbe Sûresi Meali başlıklı yazı Mumsema Tevbe Sûresi Meali Forum Alev
Tevbe Sûresi
1
Allah ve Resûlünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar!
2
(Ey müşrikler!) Yeryüzünde dört ay daha dolaşın
İyi bilin ki siz Allah'ı âciz bırakacak değilsiniz; Allah ise kâfirleri rezil (ve perişan) edecektir
3
Hacc-ı ekber (en büyük hac) gününde Allah ve Resûlünden insanlara bir bildiridir: Allah ve Resûlü müşriklerden uzaktır
Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır
Ve eğer yüz çevirirseniz bilin ki, siz Allah'ı âciz bırakacak değilsiniz
(Ey Muhammed)! o kâfirlere elem verici bir azabı müjdele!
4
Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden (antlaşma şartlarına uyan) hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka çıkmayanlar (bu hükmün) dışındadır
Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayınız
Allah (haksızlıktan) sakınanları sever
5
Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin
Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın
Allah yarlığayan, esirgeyendir
6
Ve eğer müşriklerden biri senden aman dilerse, Allah'ın kelâmını işitip dinleyinceye kadar ona aman ver, sonra (müslüman olmazsa) onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır
İşte bu (müsamaha), onların, bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır
7
Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınızın dışında müşriklerin Allah ve Resûlü yanında nasıl (muteber) bir ahdi olabilir? Onlar size karşı dürüst davrandıkları müddetçe siz de onlara dürüst davranın
Çünkü Allah (ahdi bozmaktan) sakınanları sever
8
Nasıl olabilir ki! Onlar size galip gelselerdi, sizin hakkınızda ne ahit, ne de antlaşma gözetirlerdi
Onlar ağızlarıyla sizi razı ediyorlar, halbuki kalpleri (buna) karşı çıkıyor
Çünkü onların çoğu yoldan çıkmışlardır
9
Allah'ın âyetlerine karşılık az bir değeri (dünya malını ve nefsânî istekleri) satın aldılar da (insanları) O'nun yolundan alıkoydular
Gerçekten onların yapmakta oldukları şeyler ne kötüdür!
10
Bir mümin hakkında ne ahit tanırlar ne de antlaşma
Çünkü onlar saldırganların kendileridir
11
Fakat tevbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse, artık onlar dinde kardeşlerinizdir
Biz, bilen bir kavme âyetlerimizi böyle açıklıyoruz
12
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar, ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın
Çünkü onlar yeminleri olmayan adamlardır
(Onlara karşı savaşırsanız) umulur ki küfre son verirler
13
(Ey müminler!) verdikleri sözü bozan, Peygamber'i (yurdundan) çıkarmaya kalkışan ve ilk önce size karşı savaşa başlamış olan bir kavme karşı savaşmayacak mısınız; yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer (gerçek) müminler iseniz, bilin ki, Allah, kendisinden korkmanıza daha lâyıktır
14
Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın
15
Ve onların (müminlerin) kalplerinden öfkeyi gidersin
Allah dilediğinin tevbesini kabul eder
Allah bilendir, hikmet sahibidir
16
Yoksa, Allah, sizden, cihad edip Allah, peygamber ve müminlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır
17
Allah'a ortak koşanlar, kendilerinin kâfirliğine bizzat kendileri şahitlik ederlerken, Allah'ın mescitlerini imar etme selâhiyetleri yoktur
Onların bütün işleri boşa gitmiştir
Ve onlar ateşte ebedî kalacaklardır
18
Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder
İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır
19
(Ey müşrikler!) Siz hacılara su vermeyi ve Mescid-i Haram'ı onarmayı, Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah yolunda cihad edenlerin imanı ile bir mi tutuyorsunuz? Halbuki onlar Allah katında eşit değillerdir
Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez
20
İman edip de hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler, rütbe bakımından Allah katında daha üstündürler
Kurtuluşa erenler de işte onlardır
21
Rableri onlara, tarafından bir rahmet ve hoşnutluk ile, kendileri için, içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdeler
22
Onlar orada ebedî kalacaklardır
Şüphesiz ki Allah katında büyük mükâfat vardır
23
Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) veli edinmeyin
Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin kendileridir
24
De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah'tan, Resûlünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin
Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez
25
Andolsun ki Allah, birçok yerde (savaş alanlarında) ve Huneyn savaşında size yardım etmişti
Hani çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat sizi hezimete uğramaktan kurtaramamıştı
Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonunda (bozularak) gerisin geri dönmüştünüz
26
Sonra Allah, Resûl'ü ile müminler üzerine sekînetini (sükûnet ve huzur duygusu) indirdi, sizin görmediğiniz ordular (melekler) indirdi de kâfirlere azap etti
İşte bu, o kâfirlerin cezasıdır
27
Sonra Allah, bunun ardından yine dilediğinin tevbesini kabul eder
Zira Allah bağışlayan, esirgeyendir
28
Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pisliktir
Onun için bu yıllarından sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar
Eğer yoksulluktan korkarsanız, (biliniz ki) Allah dilerse sizi kendi lütfundan zengin edecektir
Şüphesiz Allah iyi bilendir, hikmet sahibidir
29
Kendilerine Kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın
30
Yahudiler, Uzeyr Allah'ın oğludur, dediler
Hıristiyanlar da, Mesîh (İsa) Allah'ın oğludur dediler
Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir
(Sözlerini) daha önce kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar
Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan bâtıla) döndürülüyorlar!
31
(Yahudiler) Allah'ı bırakıp bilginlerini (hahamlarını); (hıristiyanlar) da rahiplerini ve Meryem oğlu Mesîh'i (İsa'yı) rabler edindiler
Halbuki onlara ancak tek ilâha kulluk etmeleri emrolundu
O'ndan başka tanrı yoktur
O, bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır
32
Allah'ın nûrunu ağızlarıyla (üfleyip) söndürmek istiyorlar
Halbuki kâfirler hoşlanmasalar da Allah nûrunu tamamlamaktan asla vazgeçmez
33
O (Allah), müşrikler hoşlanmasalar da (kendi) dinini bütün dinlere üstün kılmak için Resûlünü hidayet ve Hak Din ile gönderendir
34
Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve râhiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve (insanları) Allah yolundan engellerler
Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!
35
(Bu paralar) cehennem ateşinde kızdırılıp bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün (onlara denilir ki): "İşte bu kendiniz için biriktirdiğiniz servettir
Artık yığmakta olduğunuz şeylerin (azabını) tadın!"
36
Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah'ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylarıdır
İşte bu doğru hesaptır
O aylar içinde (Allah'ın koyduğu yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin ve müşrikler nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlara karşı topyekün savaşın ve bilin ki Allah (kötülükten) sakınanlarla beraberdir
37
(Haram ayları) ertelemek, sadece kâfirlikte ileri gitmektir
Çünkü onunla, kâfir olanlar saptırılır
Allah'ın haram kıldığının sayısını bozmak ve O'nun haram kıldığını helâl kılmak için (haram ayını) bir yıl helâl sayarlar, biryıl da haram sayarlar
(Böylece) onların kötü işleri kendilerine güzel gösterilmiştir
Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez
38
Ey iman edenler! Size ne oldu ki, "Allah yolunda savaşa çıkın!" denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? Dünya hayatını ahirete tercih mi ediyorsunuz? Fakat dünya hayatının faydası ahiretin yanında pek azdır
39
Eğer (gerektiğinde savaşa) çıkmazsanız, (Allah) sizi pek elem verici bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir kavim getirir; siz (savaşa çıkmamakla) O'na hiçbir zarar veremezsiniz
Allah her şeye kadirdir
40
Eğer siz ona (Resûlullah'a) yardım etmezseniz (bu önemli değil); ona Allah yardım etmiştir: Hani, kâfirler onu, iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir ile birlikte Mekke'den) çıkarmışlardı; hani onlar mağaradaydı; o, arkadaşına
Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir, diyordu
Bunun üzerine Allah ona (sükûnet sağlayan) emniyetini indirdi, onu sizin görmediğiniz bir ordu ile destekledi ve kâfir olanların sözünü alçalttı
Allah'ın sözü ise zaten yücedir
Çünkü Allah üstündür, hikmet sahibidir
41
(Ey müminler!) Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin
Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır
42
Eğer yakın bir dünya malı ve kolay bir yolculuk olsaydı (o münafıklar) mutlaka sana uyup peşinden gelirlerdi
Fakat meşakkatli yol onlara uzak geldi
Gerçi onlar, "Gücümüz yetseydi mutlaka sizinle beraber çıkardık" diye kendilerini helâk edercesine Allah'a yemin edecekler
Halbuki Allah onların mutlaka yalancı olduklarını biliyor
43
Allah seni affetti
Fakat doğru söyleyenler sana iyice belli olup, sen yalancıları bilinceye kadar onlara niçin izin verdin?
44
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla canlarıyla savaşmaktan (geri kalmak için) senden izin istemezler
Allah takvâ sahiplerini pek iyi bilir
45
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp, kuşkuları içinde bocalayanlar senden izin isterler
46
Eğer onlar (savaşa) çıkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı
Fakat Allah onların davranışlarını çirkin gördü ve onları geri koydu; onlara "Oturanlarla (kadın ve çocuklarla) beraber oturun!" denildi
47
Eğer içinizde (onlar da savaşa) çıksalardı, size bozgunculuktan başka bir katkıları olmazdı ve mutlaka fitne çıkarmak isteyerek aranızda koşarlardı
İçinizde, onlara iyice kulak verecekler de vardır
Allah zalimleri gayet iyi bilir
48
Andolsun onlar önceden de fitne çıkarmak istemişler ve sana nice işler çevirmişlerdi
Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri halde Allah'ın emri yerini buldu
49
Onlardan öylesi de var ki: "Bana izin ver, beni fitneye düşürme" der
Bilesiniz ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdir
Cehennem, kâfirleri mutlaka kuşatacaktır
50
Eğer sana bir iyilik erişirse, bu onları üzer
Ve eğer başına bir musibet gelirse, "İyi ki biz daha önce tedbirimizi almışız" derler ve böbürlenerek dönüp giderler
51
De ki: Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez
O bizim mevlâmızdır
Onun için müminler yalnız Allah'a dayanıp güvensinler
52
De ki: Siz bizim için ancak iki iyilikten birini beklemektesiniz
Biz de, Allah'ın, ya kendi katından veya bizim elimizle size bir azap vermesini bekliyoruz
Haydi bekleyin; şüphesiz biz de sizinle beraber beklemekteyiz
53
De ki: İster gönüllü verin ister gönülsüz, sizden (sadaka) asla kabul olunmayacaktır
Çünkü siz yoldan çıkan bir topluluk oldunuz
54
Onların harcamalarının kabul edilmesini engelleyen, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmeleri, namaza ancak üşenerek gelmeleri ve istemeyerek harcamalarından başka bir şey değildir
55
(Ey Muhammed!) Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin
Çünkü Allah bunlarla, ancak dünya hayatında onların azaplarını çoğaltmayı ve onların kâfir olarak canlarının çıkmasını istiyor
56
(0 münafıklar) mutlaka sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler
Halbuki onlar sizden değillerdir, fakat onlar (kılıçlarınızdan) korkan bir toplumdur
57
Eğer sığınacak bir yer yahut (barınabilecek) mağaralar veya (sokulabilecek) bir delik bulsalardı, koşarak o tarafa yönelip giderlerdi
58
Onlardan sadakaların (taksimi) hususunda seni ayıplayanlar da vardır
Sadakalardan onlara da (bir pay) verilirse razı olurlar, şayet onlara sadakalardan verilmezse hemen kızarlar
59
Eğer onlar Allah ve Resûlünün kendilerine verdiğine razı olup, "Allah bize yeter, yakında bize Allah da lütfundan verecek, Resûlü de
Biz yalnız Allah'a rağbet edenleriz" deselerdi (daha iyi olurdu)
60
Sadakalar (zekâtlar) Allah'tan bir farz olarak ancak, yoksullara, düşkünlere, (zekât toplayan) memurlara, gönülleri (İslâm'a) ısındırılacak olanlara, (hürriyetlerini satın almaya çalışan) kölelere, borçlulara, Allah yolunda çalışıp cihad edenlere, yolcuya mahsustur
Allah pek iyi bilendir, hikmet sahibidir
61
(Yine o münafıklardan
O (Peygamber, her söyleneni dinleyen) bir kulaktır, diyerek peygamberi incitenler de vardır
De ki: O, sizin için bir hayır kulağıdır
Çünkü o Allah'a inanır, müminlere güvenir ve o, sizden iman edenler için de bir rahmettir
Allah'ın Resûlüne eziyet edenler için mutlaka elem verici bir azap vardır
62
Rızanızı almak için size (gelip) Allah'a and içerler
Eğer mümin iseler Allah ve Resûlünü razı etmeleri daha doğrudur
63
(Hâla) bilmediler mi ki, kim Allah ve Resûlüne karşı koyarsa elbette onun için, içinde ebedî kalacağı cehennem ateşi vardır
İşte bu büyük rüsvaylıktır
64
Münafıklar, kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir sûrenin müminlere indirilmesinden çekinirler
De ki: Siz alay edin! Allah o çekindiğiniz şeyi ortaya çıkaracaktır
65
Eğer onlara, (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette, biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk, derler
De ki: Allah ile, O'nun âyetleriyle ve O'nun peygamberi ile mi alay ediyordunuz?
66
(Boşuna) özür dilemeyin; çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kâfir oldunuz
Sizden (tevbe eden) bir gurubu bağışlasak bile, bir guruba da suçlu olduklarından dolayı azap edeceğiz
67
Münafık erkekler ve münafık kadınlar (sizden değil), birbirlerindendir
Onlar kötülüğü emreder, iyilikten alıkor ve cimrilik ederler
Onlar Allah'ı unuttular
Allah da onları unuttu! Çünkü münafıklar fâsıkların kendileridir
68
Allah erkek münafıklara da kadın münafıklara da kâfirlere de içinde ebedî kalacakları cehennem ateşini vâdetti
O, onlara yeter
Allah onlara lânet etmiştir! Onlar için devamlı bir azap vardır
69
(Ey münafıklar! Siz de) sizden öncekiler gibi (yaptınız)
Onlar sizden kuvvetçe daha üstün, mal ve evlâtça daha çok idiler
Onlar (dünya malından) paylarına düşenden faydalandılar
İşte sizden öncekiler nasıl paylarına düşenden faydalandıysalar, siz de payınıza düşenden faydalandınız ve (bâtıla) dalanlar gibi siz de daldınız
İşte onların amelleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir
Ve onlar ziyana uğrayanların kendileridir
Dantel
Mumsema
Frmacil
21-04-2008
#
2
Profil Bilgileri
YapRock
--->: Tevbe Sûresi Meali
70
Onlara kendilerinden evvelkilerin, Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve altüst olan şehirlerin haberi ulaşmadı mı? Peygamberi onlara apaçık mucizeler getirmişti
Demek ki, Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar kendi kendilerine zulmetmekte idiler
71
Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir
Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resûlüne itaat ederler
İşte onlara Allah rahmet edecektir
Şüphesiz Allah azîzdir, hikmet sahibidir
72
Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara, içinde ebedî kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vâdetti
Allah'ın rızası ise hepsinden büyüktür
İşte büyük kurtuluş da budur
73
Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran
Onların varacakları yer cehennemdir
O ne kötü bir varış yeridir!
74
(Ey Muhammed! O sözleri) söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar
Halbuki o küfür sözünü elbette söylediler ve müslüman olduktan sonra kâfir oldular
Başaramadıkları bir şeye (Peygambere suikast yapmaya) de yeltendiler
Ve sırf Allah ve Resûlü kendi lütuflarından onları zenginleştirdiği için öç almaya kalkıştılar
Eğer tevbe ederlerse onlar için daha hayırlı olur
Yüz çevirirlerse Allah onları dünyada da, ahirette de elem verici bir azaba çarptıracaktır
Yeryüzünde onların ne dostu ne de yardımcısı vardır
75
Onlardan kimi de, Eğer Allah lütuf ve kereminden bize verirse, mutlaka sadaka vereceğiz ve elbette biz sâlihlerden olacağız! diye Allah'a and içti
76
Fakat Allah lütfundan onlara (zenginlik) verince, onda cimrilik edip (Allah'ın emrinden) yüz çevirerek sözlerinden döndüler
77
Nihayet, Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifak (iki yüzlülük) soktu
78
(Münafıklar), Allah'ın, onların sırrını da fısıltılarını da bildiğini ve gaybları (gizli şeyleri) çok iyi bilen olduğunu hâla anlamadılar mı?
79
Sadakalar hususunda, müminlerden gönüllü verenleri ve güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya, Allah işte onları maskaraya çevirmiştir
Ve onlar için elem verici azap vardır
80
(Ey Muhammed!) Onlar için ister af dile, ister dileme; onlar için yetmiş kez af dilesen de Allah onları asla affetmeyecek
Bu, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmelerinden ötürüdür
Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez
81
Allah'ın Resûlüne muhalefet etmek için geri kalanlar (sefere çıkmayıp) oturmaları ile sevindiler; mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmeyi çirkin gördüler; "bu sıcakta sefere çıkmayın" dediler
De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır!" Keşke anlasalardı!
82
Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
83
Eğer Allah seni onlardan bir gurubun yanına döndürür de (Tebük seferinden Medine'ye döner de başka bir savaşa seninle beraber) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: Benimle beraber asla çıkmayacaksınız ve düşmana karşı benimle beraber asla savaşmayacaksınız! Çünkü siz birinci defa (Tebük seferinde) yerinizde kalmaya razı oldunuz
Şimdi de geri kalanlarla (kadın ve çocuklarla) beraber oturun!
84
Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma; onun kabri başında da durma! Çünkü onlar, Allah ve Resûlünü inkâr ettiler ve fâsık olarak öldüler
85
Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin
Çünkü Allah, bunlarla ancak dünyada onların azaplarını çoğaltmayı ve onların kâfir olarak canlarının güçlükle çıkmasını istiyor
86
"Allah'a inanın, Resûlü ile beraber cihad edin" diye bir sûre indirildiği zaman, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve: Bizi bırak (evlerinde) oturanlarla beraber olalım, dediler
87
Geride kalan kadınlarla beraber olmaya razı oldular, onların kalplerine mühür vuruldu
Bu yüzden onlar anlamazlar
88
Fakat Peygamber ve onunla beraber inananlar, mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler
İşte bütün hayırlar onlarındır ve onlar kurtuluşa erenlerin kendileridir
89
Allah, onlara içinde ebedî kalacakları ve zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır
İşte büyük kazanç budur
90
Bedevîlerden, (mazeretleri olduğunu) iddia edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler
Allah ve Resûlüne yalan söyleyenler de oturup kaldılar
Onlardan kâfir olanlara elem verici bir azap erişecektir
91
Allah ve Resûlü için (insanlara) öğüt verdikleri takdirde, zayıflara, hastalara ve (savaşta) harcayacak bir şey bulamayanlara günah yoktur
Zira iyilik edenlerin aleyhine bir yol (sorumluluk) yoktur
Allah çok bağışlayan ve çok esirgeyendir
92
Kendilerine binek sağlaman için sana geldiklerinde: Sizi bindirecek bir binek bulamıyorum, deyince, harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş dökerek dönen kimselere de (sorumluluk yoktur)
93
Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir
Çünkü onlar geri kalan kadınlarla beraber olmaya râzı oldular
Allah da onların kalplerini mühürledi, artık onlar (neyin doğru olduğunu) bilmezler
94
(Seferden) onlara döndüğünüz zaman size özür beyan edecekler
De ki: (Boşuna) özür dilemeyin! Size asla inanmayız; çünkü Allah, haberlerinizi bize bildirmiştir
(Bundan sonraki) amelinizi Allah da görecektir, Resûlü de
Sonra görüleni ve görülmeyeni bilene döndürüleceksiniz de yapmakta olduklarınızı size haber verecektir
95
Onların yanına döndüğünüz zaman size, kendilerinden (onları cezalandırmaktan) vazgeçmeniz için Allah adına and içecekler
Artık onlardan yüz çevirin
Çünkü onlar murdardır
Kazanmakta olduklarına (kötü işlerine) karşılık ceza olarak varacakları yer cehennemdir
96
Onlardan razı olasınız diye size yemin edecekler
Fakat siz onlardan razı olsanız bile Allah fâsıklar topluluğundan asla razı olmaz
97
Bedevîler, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter, hem de Allah'ın Resûlüne indirdiği kanunları tanımamaya daha yatkındır
Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir
98
Bedevîlerden öylesi vardır ki (Allah yolunda) harcayacağını angarya sayar ve sizin başınıza belâlar gelmesini bekler
(Bekledikleri) o kötü belâ kendi başlarına gelmiştir
Allah pek iyi işiten, çok iyi bilendir
99
Bedevîlerden öylesi de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır, (hayır için) harcayacağını Allah katında yakınlığa ve Peygamber'in dualarını almaya vesile edinir
Bilesiniz ki o (harcadıkları mal, Allah katında) onlar için bir yakınlıktır
Allah onları rahmetine (cennetine) koyacaktır
Şüphesiz Allah bağışlayan, esirgeyendir
100
(İslâm dinine girme hususunda) öne geçen ilk muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tabi olanlar var ya, işte Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır
Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır
İşte bu büyük kurtuluştur
101
Çevrenizdeki bedevî Araplardan ve Medine halkından birtakım münafıklar vardır ki, münafıklıkta maharet kazanmışlardır
Sen onları bilmezsin, biz biliriz onları
Onlara iki kez azap edeceğiz, sonra da onlar büyük bir azaba itileceklerdir
102
Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar
(Tevbe ederlerse) umulur ki Allah onların tevbesini kabul eder
Çünkü Allah çok bağışlayan, pek esirgeyendir
103
Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günahlardan) temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin
Ve onlar için dua et
Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (onları yatıştırır)
Allah işitendir, bilendir
104
Allah'ın, kullarının tevbesini kabul edeceğini, sadakaları geri çevirmeyeceğini ve Allah'ın tevbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâla bilmezler mi?
105
De ki: (Yapacağınızı) yapın! Amelinizi Allah da Resûlü de müminler de görecektir
Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir
106
(Sefere katılmayanlardan) diğer bir gurup da Allah'ın emrine bırakılmışlardır
O, bunlara ya azap eder veya tevbelerini kabul eder
Allah çok bilendir, hikmet sahibidir
107
(Münafıklar arasında) bir de (müminlere) zarar vermek, (hakkı) inkâr etmek, müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Resûlüne karşı savaşmış olan adamı beklemek için bir mescid kuranlar ve: (Bununla) iyilikten başka birşey istemedik, diye mutlaka yemin edecek olanlar da vardır
Halbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder
108
Onun içinde asla namaz kılma! İlk günden takvâ üzerine kurulan mescit (Kuba Mescidi) içinde namaz kılman elbette daha doğrudur
Onda temizlenmeyi seven adamlar vardır
Allah da çok temizlenenleri sever
109
Binasını Allah korkusu ve rızası üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa yapısını yıkılacak bir yarın kenarına kurup, onunla beraber kendisi de çöküp cehennem ateşine giden kimse mi? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez
110
Yaptıkları bina, (ölüp de) kalpleri parçalanıncaya kadar yüreklerine devamlı olarak bir kuşku (sebebi) olacaktır
Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir
111
Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır
Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler
(Bu), Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da Allah üzerine hak bir vaaddir
Allah'tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır! O halde O'nunla yapmış olduğunuz bu alış verişinizden dolayı sevinin
İşte bu, (gerçekten) büyük kazançtır
112
(Bu alış verişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlardır
O müminleri müjdele!
113
(Kâfir olarak ölüp) cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra, akraba dahi olsalar, (Allah'a) ortak koşanlar için af dilemek ne peygambere yaraşır ne de inananlara
114
İbrahim'in babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden dolayı idi
Ne var ki, onun Allah'ın düşmanı olduğu kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı
Şüphesiz ki İbrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı idi
115
Allah bir topluluğu doğru yola ilettikten sonra, sakınacakları şeyleri kendilerine açıklayıncaya kadar onları saptıracak değildir
Allah her şeyi çok iyi bilendir
116
Göklerin ve yerin mülkü yalnız Allah'ındır
O diriltir ve öldürür
Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır
117
Andolsun ki Allah, müslümanlardan bir gurubun kalpleri eğrilmeye yüz tuttuktan sonra, Peygamberi ve güçlük zamanında ona uyan muhacirlerle ensarı affetti
Sonra da onların tevbelerini kabul etti
Çünkü O, onlara karşı çok şefkatli, pek merhametlidir
118
Ve (seferden) geri bırakılan üç kişinin de (tevbelerini kabul etti)
Yeryüzü, genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları kendilerini sıktıkça sıkmıştı
Nihayet Allah'tan (O'nun azabından) yine Allah'a sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı
Sonra (eski hallerine) dönmeleri için Allah onların tevbesini kabul etti
Çünkü Allah tevbeyi çok kabul eden, pek esirgeyendir
119
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun
120
Medine halkına ve onların çevresinde bulunan bedevî Araplara Allah'ın Resûlünden geri kalmaları ve onun canından önce kendi canlarını düşünmeleri yakışmaz
İşte onların Allah yolunda bir susuzluğa, bir yorgunluğa ve bir açlığa dûçar olmaları, kâfirleri öfkelendirecek bir yere (ayak) basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları, ancak bunların karşılığında kendilerine salih bir amel yazılması içindir
Çünkü Allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez
121
Allah onları, yapmakta olduklarının en güzeli ile mükâfatlandırmak için küçük büyük yaptıkları her masraf, geçtikleri her vâdi mutlaka onların lehine yazılır
122
Müminlerin hepsinin toptan sefere çıkmaları doğru değildir
Onların her kesiminde bir gurup dinde (dinî ilimlerde) geniş bilgi elde etmek ve kavimleri (savaştan) döndüklerinde onları ikaz etmek için geride kalmalıdır
Umulur ki sakınırlar
123
Ey iman edenler! Kâfirlerden yakınınızda olanlara karşı savaşın ve onlar (savaş anında) sizde bir sertlik bulsunlar
Bilin ki, Allah sakınanlarla beraberdir
124
Herhangi bir sûre indirildiği zaman onlardan bir kısmı der ki: "Bu sizin hanginizin imanını artırdı?" İman edenlere gelince (bu sûre) onların imanlarını artırır ve onlar sevinirler
125
Kalplerinde hastalık (kâfirlik ve münafıklık) olanlara gelince, onların da inkârlarını büsbütün artırır ve onlar artık kâfir olarak ölürler
126
Onlar, her yıl bir veya iki kez (çeşitli belâlarla) imtihan edildiklerıni görmüyorlar mı? Sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ibret alıyorlar
127
Bir sûre indirildiği zaman, (göz kırpıp alay ederek) birbirlerine bakar (ve): (Çevreden) sizi birisi görüyor mu? diye sorarlar, sonra da (sıvışıp) giderler
Anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini (imandan) çevirmiştir
128
Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir
O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir
129
(Ey Muhammed!) Yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter
O'ndan başka ilâh yoktur
Ben sadece O'na güvenip dayanırım
O yüce Arş'ın sahibidir
Tags
:
meali
,
sresi
,
tevbe
Tevbe Sûresi Meali ile ilgili Benzer Konular
238 Kez Görüntülendi
Yûnus Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Âraf Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
En'am Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Mâide Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Bakara Suresi Meali ..
Kuran'ı Kerim
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
03:13
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545