FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Kuran'ı Kerim
Yûnus Sûresi Meali
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Yûnus Sûresi Meali ile ilgili Benzer Konular
162 Kez Görüntülendi
Tevbe Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Âraf Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
En'am Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Mâide Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Bakara Suresi Meali ..
Kuran'ı Kerim
Tevbe Sûresi Meali
|
Hûd Sûresi
Konu Araçları
21-04-2008
#
1
Profil Bilgileri
YapRock
Yûnus Sûresi Meali
Yûnus Sûresi Meali başlıklı yazı Mumsema Yûnus Sûresi Meali Forum Alev
Yûnus Sûresi
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm Bismillâhirrahmânirrahîm
1
Elif
Lâm
Râ
İşte bunlar hikmet dolu Kitâb'ın âyetleridir
2
İçlerinden bir adama: İnsanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında onlar için yüksek bir doğruluk makamı olduğunu müjdele, diye vahyetmemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki, o kâfirler: Bu elbette apaçık bir sihirbazdır, dediler?
3
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da işleri yerli yerince idare ederek arşa istiva eden Allah'dır
Onun izni olmadan hiç kimse şefaatçı olamaz
İşte O Rabbiniz Allah'tır
O halde O'na kulluk edin
Hâla düşünmüyor musunuz!
4
Allah'ın gerçek bir vâdi olarak hepinizin dönüşü ancak O'nadır
Çünkü O, mahlûkatı önce (yoktan) yaratır, sonra da iman edip iyi işler yapanlara adaletle mükâfat vermek için (onları huzuruna) geri çevirir
Kâfir olanlara gelince, inkâr etmekte oldukları şeylerden ötürü onlar için kaynar sudan bir içki ve elem verici bir azap vardır
5
Güneşi ışıklı, ayı da parlak kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona (aya) birtakım menziller takdir eden O'dur
Allah bunları, ancak bir gerçeğe (ve hikmete) binaen yaratmıştır
O, bilen bir kavme âyetlerini açıklamaktadır
6
Gece ve gündüzün değişmesinde (uzayıp kısalmasında) Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde, (Onu inkâr etmekten) sakınan bir kavim için elbette nice deliller vardır!
7
Huzurumuza çıkacaklarını beklemeyenler, dünya hayatına razı olup onunla rahat bulanlar ve âyetlerimizden gafil olanlar da vardır muhakkak
8
İşte onların, kazanmakta oldukları (günahlar) yüzünden varacakları yer, ateştir!
9
İman edip güzel işler yapanlara gelince, imanları sebebiyle Rableri onları nimet dolu cennetlerde, alt tarafından ırmaklar akan (saraylara) erdirir
10
Onların oradaki duası: "Allah'ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz!" (sözleridir)
Orada birbirleriyle karşılaştıkça söyledikleri ise "selâm" dır
Onların dualarının sonu da şudur: Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur
11
Eğer Allah insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi şerri de acele verseydi, elbette onların ecelleri bitirilmiş olurdu
Fakat bize kavuşmayı beklemeyenleri biz, azgınlıkları içinde bocalar bir halde (kendi başlarına) bırakırız
12
İnsana bir zarar geldiği zaman, yan yatarak, oturarak veya ayakta durarak (o zararın giderilmesi için) bize dua eder; fakat biz ondan sıkıntısını kaldırınca, sanki kendisine dokunan bir sıkıntıdan ötürü bize dua etmemiş gibi geçip gider
İşte böylece haddi aşanlara yapmakta oldukları şeyler güzel gösterildi
l3
Andolsun ki sizden önce, peygamberleri kendilerine mûcizeler getirdiği halde (yalanlayıp) zulmettiklerinden dolayı nice milletleri helâk ettik; zaten onlar iman edecek değillerdi
İşte biz suçlu kavimleri böyle cezalandırırız
14
Sonra da, nasıl davranacağınızı görmemiz için onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık (Onların yerine sizi getirdik)
15
Onlara âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman (öldükten sonra) bize kavuşmayı beklemeyenler: Ya bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir! dediler
De ki: Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir
Ben, bana vahyolunandan başkasına uymam
Çünkü Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım
16
De ki: Eğer Allah dileseydi onu size okumazdım, Allah da onu size bildirmezdi
Ben bundan önce bir ömür boyu içinizde durmuştum
Hâla akıl erdiremiyor musunuz?
17
Öyleyse kim Allah'a karşı yalan uydurandan veya onun âyetlerini yalanlayandan daha zalimdir! Bilesiniz ki suçlular asla onmazlar!
18
Onlar Allah'ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve: Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır, diyorlar
De ki: "Siz Allah'a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Hâşâ! O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir
"
19
İnsanlar sadece bir tek ümmetti, sonradan ayrılığa düştüler
Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili) Rabbinden bir söz (ezelî bir takdir) geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilirdi (Derhal azap iner ve işleri bitirilirdi)
20
Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilse ya! diyorlar
De ki: Gayb ancak Allah'ındır
Bekleyin (bakalım) ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim
21
Kendilerine dokunan (kıtlık ve hastalık gibi) bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet (esenlik) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında onların bir tuzağı vardır
De ki: Allah'ın tuzağı daha süratlidir
Şüphesiz elçilerimiz kurduğunuz tuzakları yazıyorlar
22
Sizi karada ve denizde gezdiren O'dur
Hatta siz gemilerde bulunduğunuz, o gemiler de içindekileri tatlı bir rüzgârla alıp götürdükleri ve (yolcular) bu yüzden neşelendikleri zaman, o gemiye şiddetli bir fırtına gelip çatar, her yerden onlara dalgalar hücum eder ve onlar çepeçevre kuşatıldıklarını anlarlar da dini yalnız Allah'a halis kılarak: "Andolsun eğer bizi bundan kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız" diye Allah'a yalvarırlar
23
Fakat Allah onları kurtarınca bir de bakarsın ki onlar, yine haksız yere taşkınlık ediyorlar
Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız ancak kendi aleyhinizedir; (bununla) sadece fâni dünya hayatının menfaatini elde edersiniz; sonunda dönüşünüz yine bizedir
O zaman yapmakta olduklarınızı size haber vereceğiz
24
Dünya hayatının durumu, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, insanların ve hayvanların yiyeceklerinden olan yeryüzü bitkileri o su sayesinde gürleşip birbirine girer
Nihayet yeryüzü zinetini takınıp, (rengârenk) süslendiği ve sahipleri de onun üzerinde kudret sahibi olduklarını sandıkları bir sırada, bir gece veya gündüz ona emrimiz (âfetimiz) gelir de onu sanki dün yerinde yokmuş gibi kökünden koparılarak biçilmiş bir hale getiririz
İşte iyi düşünecek kavimler için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz
25
Allah kullarını esenlik yurduna çağırıyor ve O, dilediğini doğru yola iletir
26
Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır
Onların yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır ne de bir horluk (gelir)
İşte onlar cennet ehlidirler
Ve onlar orada ebedî kalacaklardır
27
Kötülük yapanlara gelince, kötülüğün cezası misli iledir
Onları zillet kaplayacaktır
Onları Allah'a karşı koruyacak hiç kimse yoktur
Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür
İşte onlar da cehennem ehlidir
Onlar orada ebedî kalacaklardır
28
Onların hepsini biraraya toplayacağımız, sonra da Allah'a ortak koşanlara: "Siz ve koştuğunuz ortaklar yerinizde bekleyin" diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışızdır
Ve onların ortakları, (putları) derler ki: "Siz, bize ibadet etmiyordunuz
29
Bu yüzden bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter
Şüphesiz ki biz sizin (bize) tapmanızdan tamamen habersizdik
"
30
Orada herkes geçmişte yaptıklarını karşısında bulur
Artık onlar gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülmüşlerdir
Uydurmakta oldukları şeyler (bâtıl tanrıları) da onları terkedip kaybolmuştur
31
(Resûlüm!) De ki: Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Ya da kulaklara ve gözlere kim mâlik (ve hakim) bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor? "Allah" diyecekler
De ki: Öyle ise (Ona âsi olmaktan) sakınmıyor musunuz?
32
İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır
Artık haktan (ayrıldıktan) sonra sapıklıktan başka ne kalır? O halde nasıl (sapıklığa) döndürülüyorsunuz?
33
İşte böylece Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki "Onlar inanmazlar" sözü gerçekleşmiş oldu
34
(Resûlüm!) De ki: (Allah'a) ortak koştuklarınız arasında, (birini yokken) ilk defa yaratacak, arkasından onu (ölümünden sonra hayata) yeniden döndürecek biri var mı? De ki: Allah ilk defa yaratıp (ölümden sonra) onu yeniden (hayata) döndürür
O halde nasıl saptırılırsınız!
35
De ki: Ortak koştuklarınızdan hakka iletecek olan var mı? De ki: "Hakka Allah iletir
" Öyle ise hakka ileten mi uyulmaya daha lâyıktır; yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Size ne oluyor? Nasıl (böyle yanlış) hükmediyorsunuz?
36
Onların çoğu zandan başka bir şeye uymaz
Şüphesiz zan, haktan (ilimden) hiçbir şeyin yerini tutmaz
Allah onların yapmakta olduklarını pek iyi bilendir
37
Bu Kur'an Allah'tan başkası tarafından uydurulmuş bir şey değildir
Ancak kendinden öncekini doğrulayan ve o Kitab'ı açıklayandır
Onda şüphe yoktur, o âlemlerin Rabbindendir
38
Yoksa, Onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? De ki: Eğer sizler doğru iseniz Allah'tan başka, gücünüzün yettiklerini çağırın da (hep beraber) onun benzeri bir sûre getirin
39
Bilakis, onlar ilmini kavrayamadıkları ve yorumu kendilerine asla gelmemiş olan (Kur'an'ı) yalanladılar
Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı
Şimdi bak, zalimlerin sonu nasıl oldu!
40
İçlerinden öylesi var ki ona (Kur'an'a) inanır, yine onlardan öylesi de var ki ona inanmaz
Rabbin bozguncuları en iyi bilendir
41
(Resûlüm! ) onlar seni yalanlarlarsa de ki: Benim işim bana, sizin işiniz de size aittir
Siz benim yaptığımdan uzaksınız, ben de sizin yaptığınızdan uzağım
42
Onlardan seni dinleyenler vardır
Fakat sağırlara -üstelik akılları da ermiyorsa- sen mi duyuracaksın?
43
Onlardan sana bakan da vardır
Fakat -hele (gerçeği) göremiyorlarsa- körleri sen mi doğru yola ileteceksin?
44
Şüphesiz ki Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez, fakat insanlar kendilerine zulmederler
45
Allah'ın onları, sanki günün ancak bir saati kadar kaldıklarını zanneder vaziyette yeniden diriltip toplayacağı gün aralarında birbirleriyle tanışırlar
Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar elbette zarara uğramışlardır
Zira onlar doğru yola gitmemişlerdi
46
Eğer onları tehdit ettiğimiz (azabın) bir kısmını sana (dünyada iken) gösterirsek (ne âlâ); yok eğer (göstermeden) seni vefat ettirirsek nihayet onların dönüşü de bizedir
(O zaman onlara ne olacağını göreceksin)
Sonra, Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir
47
Her ümmetin bir peygamberi vardır
Peygamberleri geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez
48
Doğru iseniz bu vaad (azap) ne zamandır? diyorlar
49
De ki: "Ben kendime bile Allah'ın dilediğinden başka ne bir zarar ne de bir menfaat verme gücüne sahibim
" Her ümmetin bir eceli vardır
Ecelleri geldiği zaman artık ne bir saat geri kalırlar ne de ileri giderler
50
De ki: (Ey müşrikler!) Ne dersiniz? Allah'ın azabı size geceleyin veya gündüzün gelirse (ne yaparsınız?)
Suçlular ondan hangisini istemekte acele ediyorlar!
51
Başınıza belâ geldikten sonra mı O'na iman edeceksiniz, şimdi mi? (Çok geç)
Halbuki onu (azabın gelmesini) istemekte acele ediyordunuz?
52
Sonra o (kendilerine) zulmedenlere, "Ebedî azabı tadın!" denilecek
Kazanmakta olduğunuzdan başkasının karşılığını mı bulacaksınız?
53
"O (azap) bir gerçek midir?" diye senden haber istiyorlar
De ki: Evet, Rabbime andolsun ki o şüphesiz gerçektir ve siz âciz bırakacak değilsiniz
54
(O zaman) zulmeden herkes yeryüzündeki bütün servete sahip olsa (azaptan kurtulmak için) elbette onu feda eder
Ve azabı gördükleri zaman için için yanarlar
Aralarında adaletle hükmolunur ve onlara zulmedilmez
55
Bilesiniz ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır
Yine bilesiniz ki, Allah'ın vâdi haktır, fakat onların çoğu bilmez
56
O hem diriltir hem de öldürür ve yalnız O'na döndürüleceksiniz
57
Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir
58
De ki: Ancak Allah'ın lütfu ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler
Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır
59
De ki: Allah'ın size indirdiği rızıktan bir kısmını helâl, bir kısmını da haram bulmanıza ne dersiniz? De ki: Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?
60
Allah'a karşı yalan uyduranların kıyamet günü (âkıbetleri) hakkındaki kanaatleri nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı lütuf sahibidir
Fakat onların çoğu şükretmezler
Dantel
Mumsema
Frmacil
21-04-2008
#
2
Profil Bilgileri
YapRock
--->: Yûnus Sûresi Meali
61
Ne zaman sen bir işte bulunsan, ne zaman Kur'an'dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir iş yaparsanız, o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidizdir
Ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz
Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü yoktur ki apaçık kitapta (levh-i mahfuzda) bulunmasın
62
Bilesiniz ki, Allah'ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de
63
Onlar, iman edip de takvâya ermiş olanlardır
64
Dünya hayatında da ahirette de onlara müjde vardır
Allah'ın sözlerinde asla değişme yoktur
İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir
65
(Resûlüm) Onların (inkârcıların) sözleri seni üzmesin
Çünkü bütün izzet (ve üstünlük) Allah'ındır
O, işitendir, bilendir
66
İyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa yalnız Allah'ındır
(O halde) Allah'tan başka ortaklara tapanlar neyin ardına düşüyorlar! Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar
67
O (Allah), geceyi içinde dinlenesiniz diye sizin için yaratan, (çalışıp kazanmanız için de) gündüzü aydınlık kılandır
Şüphesiz bunda dinleyen bir toplum için ibretler vardır
68
(Müşrikler
"Allah çocuk edindi" dediler
Hâşâ! O bundan münezzehtir
O'nun (çocuğa) ihtiyacı yoktur
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur
Bu hususta yanınızda herhangi bir delil yoktur
Allah hakkında bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?
69
De ki: Allah hakkında yalan uyduranlar asla kurtuluşa eremezler
70
Dünyada bir miktar geçim (sağlarlar), sonra dönüşleri bizedir; sonra da inkâr etmekte oldukları şeylerden ötürü onlara şiddetli azabı tattırırız
71
Onlara Nuh'un haberini oku: Hani o kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Eğer benim (aranızda) durmam ve Allah'ın âyetlerini hatırlatmam size ağır geldi ise, ben yalnız Allah'a dayanıp güvenirim
Siz de ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınızı kararlaştırın
Sonra işiniz başınıza dert olmasın
Bundan sonra (vereceğiniz) hükmü, bana uygulayın ve bana mühlet de vermeyin
"
72
"Eğer yüz çeviriyorsanız, zaten ben sizden bir ücret istemedim
Benim ecrim Allah'tan başkasına ait değildir ve bana müslümanlardan olmam emrolundu
"
73
Yine de onu yalanladılar, biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları (yeryüzünde) halifeler kıldık; âyetlerimizi yalanlayanları da (denizde) boğduk
Bak ki uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl oldu!
74
Sonra onun arkasından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik
Onlara mucizeler getirdiler
Fakat onlar daha önce yalanladıkları şeye inanacak değillerdi
İşte haddi aşanların kalplerini biz böyle mühürleriz
75
Sonra onların ardından da Firavun ve toplumuna Musa ile Harun'u mucizelerimizle gönderdik, fakat onlar kibirlendiler ve günahkâr bir toplum oldular
76
Katımızdan onlara hak (mucize) gelince: "Bu elbette apaçık bir sihirdir" dediler
77
Musa: "Size hak geldiğinde onun için (hep böyle) mi dersiniz? Bu bir sihir midir? Halbuki sihirbazlar iflâh olmazlar" dedi
78
Onlar dediler ki: Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (dinden) bizi döndüresin ve yeryüzünde ululuk sizin ikinizin olsun diye mi bize geldin? Halbuki biz size inanacak değiliz
79
Firavun dedi ki: Bilgili bütün sihirbazları bana getirin!
80
Sihirbazlar gelince Musa onlara: Atacağınızı atın, dedi
81
Onlar (iplerini) atınca, Musa dedi ki: "Sizin getirdiğiniz sihirdir
Allah onu boşa çıkaracaktır
Çünkü Allah bozguncuların işini düzeltmez
"
82
"Suçluların hoşuna gitmese de Allah, sözleriyle gerçeği açığa çıkaracaktır
"
83
Firavun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir gurup gençten başka kimse Musa'ya iman etmedi
Çünkü Firavun yeryüzünde ululuk taslayan (bir diktatör) ve haddi aşanlardan idi
84
Musa dedi ki: Ey kavmim! Eğer Allah'a inandıysanız ve O'na teslim olduysanız sadece O'na güvenip dayanın
85
Onlar da dediler ki: "Allah'a dayandık
Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!
86
Ve bizi rahmetinle o kâfirler topluluğundan kurtar!"
87
Biz de Musa ve kardeşine: Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın, namazlarınızı da dosdoğru kılın
(Ey Musa!) Müminleri müjdele! diye vahyettik
88
Musa dedi ki: Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun ve kavmine dünya hayatında zinet ve nice mallar verdin
Ey Rabbimiz! (Onlara bu nimetleri), insanları senin yolundan saptırsınlar ve elem verici cezayı görünceye kadar iman etmesinler, diye mi (verdin)? Ey Rabbimiz! Onların mallarını yok et, kalplerine sıkıntı ver (ki iman etsinler)
89
(Allah): İkinizin de duası kabul olunmuştur
O halde siz doğruluğa devam edin ve sakın o bilmezlerin yoluna gitmeyin! dedi
90
Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik
Ama Firavun ve askerleri zulmetmek ve saldırmak üzere onları takip etti
Nihayet (denizde) boğulma haline gelince, (Firavun
"Gerçekten, İsrailoğullarının inandığı Tanrı'dan başka tanrı olmadığına ben de iman ettim
Ben de müslümanlardanım!" dedi
91
Şimdi mi (iman ettin)! Halbuki daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun
92
(Ey Firavun!) Senden sonra geleceklere ibret olması için, bugün senin bedenini (cansız olarak) kurtaracağız
İşte insanlardan bir çoğu, hakikaten âyetlerimizden gafildirler
93
Andolsun biz İsrailoğullarını güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz nimetlerden rızık verdik
Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrılığa düşmediler
Şüphesiz ki Rabbin, kıyamet günü onların, aralarında ihtilaf etmekte oldukları şeyler hakkında hükmedecektir
94
(Resülüm!) Eğer sana indirdiğimizden (bu anlattığımız olaylardan) kuşkuda isen, senden önce Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyanlara sor
Andolsun ki, Rabbinden sana hak gelmiştir
Sakın şüphecilerden olma!
95
Allah'ın âyetlerini yalanlayanlardan da olma, sonra ziyana uğrayanlardan olursun
96
Gerçekten haklarında Rabbinin sözü (hükmü) sabit olanlar,inanmazlar
97
Kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmayacaklardır
98
Yunus'un kavmi müstesna, (halkını yok ettiğimiz ülkelerden) herhangi bir ülke halkı, keşke (kendilerine azap gelmeden) iman etse de bu imanları kendilerine fayda verseydi! Yunus'un kavmi iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını kaldırdık ve onları bir süre (dünya nimetlerinden) faydalandırdık
99
(Resûlüm!) Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi
O halde sen, inanmaları için insanları zorlayacak mısın?
100
Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanamaz
O, akıllarını kullanmayanları murdar (inkârcı) kılar
101
De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bakın (da ibret alın!)" Fakat inanmayan bir topluma deliller ve uyarılar fayda sağlamaz
102
Onlar, kendilerinden önce gelip geçmiş toplumların (acıklı) günlerinin benzerlerinden başkasını mı bekliyorlar? De ki: Haydi bekleyin! Şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim
103
Biz, sonra peygamberlerimizi ve aynı şekilde iman edenleri kurtarırız
İnananları üzerimize bir borç olarak kurtaracağız
104
De ki: "Ey insanlar! Benim dinimden şüphede iseniz, (bilin ki) ben Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, fakat ancak sizi öldürecek olan Allah'a kulluk ederim
Bana müminlerden olmam emrolundu
"
1O5
"Ve (bana) hanîf (Allah'ın birliğini tanıyıcı) olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma, diye (emredildi)
"
106
Allah'ı bırakıp da sana fayda veya zarar vermeyecek şeylere tapma
Eğer bunu yaparsan, o takdirde sen mutlaka zalimlerden olursun
107
Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan başka giderecek yoktur
Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun keremini geri çevirecek de yoktur
O, hayrını kullarından dilediğine eriştirir
Ve O bağışlayandır, esirgeyendir
108
De ki: Ey insanlar! Size Rabbinizden Hak (Kur'an) gelmiştir
Artık kim doğru yola gelirse, ancak kendisi için gelecektir
Kim de saparsa, o da ancak kendi aleyhine sapacaktır
Ben sizin üzerinize vekil değilim
(Sadece tebliğ etmekle memurum)
109
(Resûlüm!) Sen, sana vahyolunana uy ve Allah hükmedinceye kadar sabret
O hakimlerin en hayırlısıdır
Tags
:
meali
,
sresi
,
ynus
Yûnus Sûresi Meali ile ilgili Benzer Konular
162 Kez Görüntülendi
Tevbe Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Âraf Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
En'am Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Mâide Sûresi Meali
Kuran'ı Kerim
Bakara Suresi Meali ..
Kuran'ı Kerim
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
01:17
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545