Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Kuran'ı Kerim

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Temel Kavramlar ile ilgili Benzer Konular
136 Kez Görüntülendi

Tarihte Kullanılan Bazı Kavramlar (2) Türk ve Dünya Tarihi
Tarihte Kullanılan Bazı Kavramlar Türk ve Dünya Tarihi
Psikolojik Kavramlar Sağlık-Genel
Temel Kavramlar Elektronik Bölümü
Kültürel Kuramda Anahtar Kavramlar Kültür Sanat Haberleri

Kuran-ı Kerim’in Okunuşunda Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Hususlar | Doğruluk Hakkındaki Ayetler
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 02-07-2008   #1
Profil Bilgileri
Standart Temel Kavramlar



Temel Kavramlar başlıklı yazı Mumsema Temel Kavramlar Forum Alev


İLAH


Şirki ve tevhidi tam değerlendirmek için iyi bilinmesi gereken kavramlardan biri de "ilâh" kavramıdır Bu kavram iyi bilinmeden şirk de yeterince anlaşılmaz Tevhid kelimesinin içinde yer alan bu kavram, iman ile şirk (ortak koşma) arasındaki farkı ortaya koyar Sözlük anlamı; ısınmak, alışmak, birisine aşırı sevgi ile yönelinen, kulluk edilen, mâbud haline getirilen, alışılan, düşkün olunan demektir Kendisinden türediği 'elihe' fiili; yönelmek, düşkün olmak, kulluk yapmak, örtmek, gizlemek, alışmak gibi anlamlara gelmektedir

Kavram olarak; "kendisine ibâdet edilen, mâbud sayılan her şey, her şeyden çok sevilen, ta'zim edilen kutsal varlık" anlamında kullanılmaktadır Tapınılan, kendisine ibâdet edilen, üstün sayılan bütün mâbudların ortak adı "ilâh"tır Türkçede bunu "tanrı" kelimesi ile karşılarız İslâmî istılahta ilâh; tapınılan, kendisine ibâdet edilen demektir İlâh; ibâdet edilmeye lâyık, yani kudret ve kuvveti önünde huşû ile boyun eğip ibâdet ve itaat etme gereği duyulan, herşeyin O'na muhtaç olduğu bir varlık demektir İlâh kelimesi, gizlilik ve esrârengizlik mânâlarına da gelir ki, böylece ilâh, görülmez ve ulaşılmaz bir varlıktır İlâh, İslâmî ıstılahta şu anlamlara gelir: "Otorite sahibi, kanun koyan, ibâdet edilen, rızık veren, hesaba çeken, kendisine ihtiyaç duyulan" İlâhlık ve otorite birbirini gerektirir İlâh denildiğinde, aklımıza, hayatımız için kanun koyan, nizam ve hukuk belirleyen ve kayıtsız şartsız hâkimiyet sahibi Allah (cc) gelmelidir
İnsanın fıtratında kendinden üstün bir varlığa yalvarma ve tapınma ihtiyacı yatar Her insan bir şeye tapar İnsanlar fıtrattan gelen ilâh edinme ihtiyacını sadece Allah'a yöneltmezse, başka ilâhlara tapar ki, bu da insanı şirke ve küfre sokar Kur'ân-ı Kerim'de öncelikle Allah'ın ilâhlığı üzerinde durulur Tek ilâh Allah'tır, yani kendinden başka kulluk edilecek, tapınılacak, yönelinecek başka bir ilâh yoktur Câhiliyye döneminde, gerek Mekke müşrikleri gerek yahûdi ve hristiyanlar Allah'a inanıyorlardı; fakat Allah'ın ilâhlık vasıflarını başkalarına da vererek, Allah'a karşı en büyük yalan olan şirke düşmüşlerdi
İlâh tektir ve O da Allah'tır Allah; her şeyi yaratan, insanları bir gün bir araya toplayacak olan, öldüren ve dirilten, kendisine güvenilen, yalvarılan, sığınılan, kendisi için zaman ve mekân sınırı olmayan ve varlıkların eksikliklerinden bütünüyle uzak olandır O halde, sadece bütün bunlara gücü yeten "ilâh" tır ve O da bir tanedir Birden fazla ilâh olması mümkün değildir Birden fazla ilâh inancı, kâinatın var oluşu ve işleyişindeki nizam ile ters düşer Evrenin varlık ve nizamındaki mükemmellik, Allah'ın tek ilâh olmasının bir delilidir Allah bu konuda şöyle buyurur: "Allah hiç evlât edinmemiştir O'na ortak hiç bir ilâh da yoktur Aksi takdirde her ilâh kendi yarattığını sevk ve idâre eder ve bir gün mutlaka onlardan biri diğerine gâlip gelir, üstün çıkıp büyüklenirdi Allah Onların (müşriklerin) bütün isnatlarından münezzehtir" (23/Mü'mi-nûn, 91)
Yani, her ilâh başka bir şey dilerdi Her ilâh diğerinden farklı bir şey yapmak, bağımsız olduğunu ve egemenliğini göstermek isterdi Bunun sonucunda da bütün kâinat yerle bir olurdu Halbuki kâinatta muazzam bir düzen vardır Öyleyse bütün kâinata hükmeden ilâh tekdir ki, O da Allah'tır Bütün evren, içindeki varlıklarla birlikte, gücü her şeye yeten, bilgisi her şeye ulaşan bir İlâh'ın kontrolündedir İnsanlar bu İlâh'a yönelirler, O'na duâ ederler Korkuları bu İlâh'tandır, güvenleri de bu İlâh'adır Bu İlâh'a her şeyiyle bağlıdırlar, O'nu her şeyden çok severler Elbette bu ilâh âlemlerin Rabbı olan Allah'tır "Lâ ilâhe illâllah" kelimesinde belirtildiği gibi, Allah'tan başka hiç bir ilâh yoktur
İlâhlık vasıflarının en önemlisi, Allah'ın hayatımız için kanun koyan, nizam ve hukuk belirleyen olmasıdır Eğer kanun koyma, insanlar için hukuk belirleme Allah'tan başkalarına verilirse, bu onlara ilâhlık vasıflarını da vermek olur ki, bu da şirktir Bu mânâda kanun koyucu olarak ilâhlık taslayan tâğutlar tarih boyunca çıkmıştır ve çıkacaktır Günümüzde ve tarihte en çok görülen şirk çeşiti budur
"Kim tâğutu reddedip Allah'a iman ederse, muhakkak ki, kopması mümkün olmayan sapasağlam kulpa yapışmış olur" (Bakara, 256) Kur'ân-ı Kerim bize bütün Peygamberlerin tevhid akidesiyle gönderildiğini bildirir Âyet-i kerimede şöyle buyurulur: "Ey Muhammed! Senden önce gönderdiğimiz her Peygambere; Benden başka ilâh yoktur, Bana ibâdet/kulluk edin diye vahyetmişizdir" (Enbiyâ, 25)
İnsanoğlu her zaman bir ilâha inanma, sığınma ve ondan yardım istemeye muhtaçtır İnsan, bazı şeylerden korkar, bazı şeylere gücü yetmez de başkalarından yardım ister, bazı şeylere sığınır, bazı şeyleri kendinden üstün görür Bütün ümitlerinin bittiği yerde, görmediği, tanımadığı, hayal etmediği bir gizli 'ilâh'tan yardım ister Çevresinde gördüğü bütün olayların kendi gücünün dışında olduğunun farkındadır Bu olayları bir gücün yaptığına inanır Bunlara benzer daha birçok sebepten dolayı insan sığınacak bir melce, sığınak arar
Peygamberlerin tebliğ ettiği Allah inancından uzaklaşan toplu-luklar ve insanlar, yaratılışlarında ve pratik hayatlarındaki bir ilâha bağlanma ihtiyacını başka şekillerde giderirler Tarihte ve gün-ümüzde gerçek anlamda dinsiz insan olmadığı gibi, ilâhsız insan da yoktur Kimileri, hiç bir tanrıya inanmadığını söylese bile onun içerisinde, sığındığı, bağlandığı, yardım istediği, her şeyden çok sevdiği, her şeyden çok büyük saydığı bir 'şey' mutlaka vardır İşte o 'şey' onun için bir tanrıdır Kur'ân-ı Kerim çok ilginç bir örnek veriyor: Bir takım insanlar kendi görüşlerini, kendi isteklerini, kendi emirlerini en üstün ve doğru görürler Bırakın bir dinin emrine uymayı, toplumda geçerli olan hiç bir kural onları bağlamaz Bu tip insanlar, kendi keyiflerine uyarlar Kendi hevâlarından (arzularından) başka kutsal, kendi isteklerinden ve görüşlerinden üstün güç ve doğru kabul etmezler İşte bu tür insanlar için Kur'ân-ı Kerim; "Gördün mü o kendi hevâsını (istek ve arzularını) ilâh/tanrı edinen kimseyi Şimdi onun üzerine sen mi bekçi olacaksın?" (Furkan, 43) demektedir

 

FataL is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 02-07-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Temel Kavramlar



İlâh zannedilen şey, insan üzerinde var sayılan 'güç'tür Bu kimilerine göre ateş, kimilerine göre güneş, kimilerine göre gökler, kimilerine göre yıldızlar, kimilerine göre madde, kimilerine göre ataların ruhu, kimilerine göre tabiat (doğa), bazılarına göre devlet erki, kimilerine göre iyilik ve kötülük tanrılarıdır Hatta kimi insanlar ve toplumlar, başlarındaki yöneticileri, kralları ilâh, ya da yarı ilâh saymışlardır Nitekim Firavun, elinin altındakilere "ben sizin en büyük rabbınızım/ilâhınızım" (79/Nâziât, 24) diyordu Japon kralları, güneşin/tanrının oğlu, bir çeşit Budist dini olan Lamaların büyüğü Dalay Lama yarı tanrı sayılıyor Bir çok ülkede diktatörler, tanrı gibi algılanmış, karşı konulmaz üstün güce sahip, her dedikleri yapılması gereken, kızdığı zaman gazabıyla herkesi cezalandırabilen tanrılar gibi düşünülmüştür Hatta birçok yerde bu diktatörler adına dikilen heykellere insanlar secde edercesine saygı göstermektedirler
Tarihte, Tevhid Dininden uzaklaşmış bütün toplumlarda farklı ilâh düşünceleri gelişmiştir Kimileri inandıkları ilâhlar adına putlar ve mâbetler/tapınaklar yapıp o putlara tapınmışlardır Bu putların taştan, tunçtan veya ahşaptan yapılmasının fazla bir önemi yoktur İnsanlar, ilâhları adına kendi elleriyle heykeller yapıp, sonra da buna, ilâhımız veya bizi ilâhımıza götürecek aracımız diyorlar ve o heykellere tanrı diye tapınıyorlardı
Kur'ân-ı Kerim'e göre, yer, gök ve ikisinde olan her şey, bir olan Allah'ındır Yoktan var eden yalnızca O'dur Bütün nimetler O'nun elindedir Sonsuz güç ve kuvvet yalnızca O'nundur Bütün işler yani kader O'nun elindedir Yerde ve gökte olan her şey isteyerek veya istemeyerek O'na boyun eğer Her şey O'nu tesbih eder (O'na ibâdet eder, O'nu zikreder) Yerde ve gökte yalnızca O'nun hükmü geçer O'nun bir benzeri ve eşi yoktur Hiç bir şey O'nun dengi olamaz O'nun Rabliğinin, ilâhlığının, hükmünün, yaratıcılığının ortağı ve yardımcısı yoktur O hiç bir şeye muhtaç değildir Mutlak anlamda yardım edici O'dur, mutlak anlamda ceza verici yine O'dur O, gerçek ve mutlak olan yegâne 'ilâh'tır ve O'ndan başka ilâh yoktur
İslâm, bu sıfatları taşıyan Rabbe, Allah demiştir Bu isim ilâh kavramından farklıdır Benzeri, eşi, ortağı, çoğulu, olmayan bir Allah kavramı Bu, kâinatın sahibi, mutlak yaratıcı ve azamet sahibi 'ilâhın' özel adıdır İnsanlar bir çok ilâhlar düşünmüşlerdir, düşünebilirler de; ama 'Allah' birdir ve O'nun hakkında başka türlü düşünmek de mümkün değildir Allah, hem ilâhlık (ulûhiyet), hem rablık (rubûbiyet), hem hâkimlik (hâkimiyet), hem de meliklik (mülûkiyet) sıfatlarına, işlevine sahiptir
İlâh'ın Kur'an'daki Iki Mânâsı: Kur'an'da 'ilâh' daha çok iki anlamda kullanılmıştır: Birincisi, hak olsun bâtıl olsun, bütün insanların kendisine ibâdet ettikleri ma'bud; İkincisi, gerçek ibâdete lâyık olan, âlemlerin Rabbi olan Allah
İlâh Düşüncesi: Hz Âdem'den belirli bir zaman sonra insanlar, Tevhid inancının dışına çıkmaya başladılar ve ikinci Âdem Hz Nûh'tan sonra da yaptıkları heykelleri ilâh haline getirip onlara tapındılar Daha sonradan gelen birçok kavmin arasında ve günümüzde dünyanın çeşitli yerlerinde bu bâtıl inanış devam etmektedir Kişinin inandığı ilâh, onun ihtiyaçlarını karşılayan, duâlarına karşılık veren, sıkıştığı zaman imdadına koşan ve her bakımdan üstün (müteâl) olmalı Bu ilâh, insanın sahip olmadığı birçok özelliği taşır Ülûhiyet (ilâhlık), aynı zamanda ulaşılamayacak yüce bir makamdır Kimileri bu ilâhlarını somut bir şekilde, put halinde cisimleştirmişlerdir Birçoğu da insana ait birtakım özellikleri onlara vermişlerdir

 

FataL is offline  
Alt 02-07-2008   #3
Profil Bilgileri
Standart --->: Temel Kavramlar



Eski yunan tanrıları, insanlar gibi kavga ediyorlar, birbirlerinin hanımlarına göz koyuyorlardı Eski İran dini Mazdeizm'in iki tanrısı vardı ve sürekli kavga ederlerdi Birisinin kötülükleri, diğerinin iyilikleri yarattığına inanılırdı Eski Azteklerin ilâhı zâlim bir savaşçıydı Kimileri birtakım hayvanları, kimileri zamanı, kimileri ruhları, kimileri yerleri kutsal sayıp, onlara bir ilâh gibi saygı göstermişlerdir Geçmişte bu tür acayip ve sapık ilâh inançları çoktu İslâm, bütün peygamberler vâsıtasıyla bu tür ilâh düşüncelerini kaldırmış ve insanlar hakkında hakk olan Allah inancını getirmiştir Çünkü bu inanç, insanların kendi kafalarından ve eksik görüşlerinden değil; bizzat insanların Rabbi Allah'tan gelmiştir Böylece, Tevhid dinine inanan insanlar 'ilâh' konusundaki düşüncelerini ve inançlarını düzeltebilmişlerdir
Ancak buna rağmen tarihte olduğu gibi günümüzde de aklını kullanmayan, Kur'an'a kulak vermeyen insanlar, hâlâ yanlış ilâh inancını sürdürmektedirler Allah'a ait bir sıfatı veya sıfatları bir başka varlığa veren, onu ilâh gibi düşünmüş olur Dinimizde bunun adı şirktir Allah'ın yaratma, öldürme, diriltme, affetme, azab etme, yoktan var etme, kutsal olma, nimet verme, hüküm koyma gibi sıfatları, başka şeylerde, başka varlıklarda var sayılırsa, onlar 'ilâh' haline getiriliyor demektir Bu bağlamda bir kimse; bir kişinin, bir kurumun veya bir başka şeyin, tıpkı tanrı gibi olduğunu kabul etmesi, "tıpkı tanrı gibi yaratıyor" diye düşünmesi, onu ilâh saymasıdır
Günümüzde bu tür ilâh fikrini çokça görmek mümkündür Üzülerek söylemek gerekirse, bilimin bu kadar ilerlemesine rağmen insanlar hâlâ, geçmişteki câhiller gibi sapık ilâh inancını terketmemişlerdir Bugün kimileri, atalarının ruhunu, kimileri devlet yöneticilerini ve kahramanları, kimileri devlet örgütlerini, kimileri uluslararası kuruluşları tıpkı ilâh gibi görmektedirler Bunların gücü çok büyüktür ve bunlara asla karşı gelinmez diye inanılmaktadır Gazete sayfalarında görülen 'futbol ilâhı', 'müzik ilâhı', 'sanat ilâhı', 'seks tanrıçası', 'ey falanca şarkıcı sana tapıyorum', 'ey sevgili sana tapıyorum' gibi ifadeler işte bu yanlış ilâh fikrinin çok çirkin görüntüleridir Kimileri bir spor yıldızını, kimileri bir müzik ve film yıldızını kendisi için en üstün örnek sayar, onun peşinden gider, onu taparcasına sever, ondan başka üstün ve kutsal bir şey düşünmez İşte bu yanlış fikir onu sapık ilâh fikrine, yani şirke sürükler
Rejimlerin, devlet adamlarının, diktatörlerin, partilerin, meclis-lerin koydukları ilkeler ve kanunlar, yaptıkları işler, uygulamalar, 'karşı gelinemez, değiştirilemez, itaat edilmesi zorunlu ilkelerdir' düşüncesi, onları ilâh saymanın çağdaş görüntüleridir İnsanlar bu gibi otorite sahiplerinde olağanüstü bir güç var sanmaktalar, dolaysıyla onlarda ilâhlık sıfatları görmekteler Bazılarının, 'birtakım kişilerin veya grupların fikirleri, ilkeleri, kanunları en üstündür, onların üzerinde güç ve otorite yoktur' şeklindeki düşünce ve inançları, onların dinleridir Aynı konuda âlemlerin rabbi Allah'ın insanlar için indirdiği hükümlere aldırmamak, onları reddetmek, ya da onların yerine kişilerin ve kurumların hükmünü kabul etmek; onları ilâh haline getirmenin göstergesidir
Diyelim ki, herhangi bir konuda Allah'ın koyduğu bir ölçüsü veya bir hükmü var Buna karşın aynı konuda bir kişinin, siyasí bir otoritenin, devletin veya başka bir gücün tam aykırı bir görüşü veya ölçüsü bulunmaktadır Bir insan Allah'ın hükmüne rağmen onları benimser, inanır ve peşinden giderse; işte o kabul ettiği hükmü veya ölçüyü koyan kaynağı ilâh haline getirmiş demektir Örneğin, Allah (cc), Kur'an-ı Kerim'de içki içmeyi yasaklıyor, fâiz alıp vermeyi haram sayıyor, kadınlara örtünmeyi emrediyor, ama birtakım yöneticiler veya yetki sahipleri, içki içmeyi normal görüyor, fâizsiz ekonomi olmaz diyor, ya da birileri kadınların örtünmesini çağdaş kıyafet değil diye yasaklıyor Bazıları, 'Allah'ın ölçülerinin geçerliliği yoktur, bu zamanda uygulamak zordur, ama yöneticilerin koyduğu hüküm daha doğrudur, zamana daha uygundur, biz onları tercih ederiz' derlerse, işte bu inanç başkalarını ilâh haline getirmedir
Kim herhangi bir şeyi Allah'tan fazla severse, bir şeye Allah'tan fazla saygı gösterir, Allah'tan korkar gibi ondan korkarsa, kim Allah'ın dışında herhangi bir şeye veya insana tapınırsa, kim Allah'ın hükmüne aykırı olarak başkalarının ilkelerini daha üstün sayarsa, işte o insan, bütün bunları ilâh haline getiriyor demektir Farklı ilâhlara inananlar, bu inançlarını zaman zaman ortaya koyuyorlar 'Falanca devletin, filanca uluslararası kuruluşun, falan adamın ilkeleri her şeyin üstündedir' diyen kimse, Allah'ı değil onları ilâh tanıyor demektir İslâm'ın ezelî, ebedî, değişmeyen ve evrensel ilkesi şudur: "Lâ ilâhe illâllah, Muhammedü'r Rasûlullah" Yani, "Allah'tan başka ilâh yoktur; Hz Muhammed Allah'ın rasûlü, elçisidir" "Allah ile birlikte başka bir ilâh edinip tapınma O'ndan başka hiç bir ilâh yoktur" (28/Kasas, 88)

 

FataL is offline  
Alt 02-07-2008   #4
Profil Bilgileri
Standart --->: Temel Kavramlar




TEVHİD

Birlik, birlemek Allah'ın varlığını, birliğini, tüm yetkin niteliklerin kendisinde toplandığını, eşi ve benzeri bulunmadığını bilmek ve buna inanmak Bu bilgi ve inanç en özlü biçimde "Lâ İlâhe İllallah' (Allah'tan başka ilah yoktur) cümlesiyle ifade edilir Bu nedenle bu cümleye tevhid kelimesi (kelime-i tevhid) denir Tevhid kelimesini manasını bilerek söyleyen ve buna inanan kişi mümin ve muvahhid adını alır

La İlahe İllallah'ın manası:
Tek ilah'tan başka kulluk edilecek başka bir ilah yoktur O tek olan ilah da, şeriki olmayan Yüce Allah'tır Çünkü ibadete layık olan, ancak O'dur
Bu kelimenin gereği, Allah'ın (cc) dışındaki bütün sahte ilahları reddetmektir
Zira Allah (cc) dışındaki mabutların ilahlık iddiası batıldır Çünkü O'ndan başka bir şey ibadete (dua edilmeye, emir ve yasak koymaya, nizam tespit etmeye) layık değildir
Uluhiyetin başkaları için reddedilmesi, ilahlığı sadece ortağı olmayan Allah'a (cc) ait kılmayı ve O'nun yanında ikinci bir ilah edinmemeyi gerektirir
Allah (cc) şöyle buyuruyor:
"Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi şirk (ortak) koşmayın" (Nisa: 4/36)
"Kim tağutu inkar edip Allah'a iman ederse, muhakkak kopması mümkün olmayan sağlam bir kulpa (La İlahe İllallah'a) yapışmış olur Allah işitendir, bilendir" (Bakara: 2/256)
" Biz her ümmete, yalnız Allah'a kulluk etmeleri ve tağuttan da sakınmaları için Rasul gönderdik" (Nahl: 16/36)
Rasulullah (sav) şöyle buyuruyor:
"Kim La İlahe İllallah der ve Allah'tan başka tapınılanları (ibadet edilenleri) reddederse malı ve kanı haram olur" (Müslim, İman: 8)
Bütün rasullerin kavimlerini davet ettikleri söz şudur:
"Ey kavmim! Allah'a kulluk edin Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur" (A'raf: 7/59)
İbn-i Receb (Allah ona rahmet eylesin) şöyle demiştir:
"İlah; yüceliğiyle, aşk ve muhabbetiyle korku ve ümidiyle kendisine güvenilen, tevekkül edilip dayanılarak kendisinden istenilen, kendisine dua ve yakarışta bulunulan, itaat edilip isyan edilmeyendir Tüm bunlar ancak aziz ve celil olan yüce Allah'a yaraşır"
İşte bu sebeple; Rasulullah (sav) Kureyş müşriklerine:
"La ilahe illallah" deyiniz, dediğinde müşriklerin cevabı;
"İlahları tek bir ilah mı kıldı? Gerçekten bu çok acayip bir şey" (Sa'd: 38/5) demek olmuştur
Kelime-i Şehadet'in genel manası Allah'ın (cc) dışında ibadet edilenleri reddeder ve batıl kılar Yani tağutu red ve Allah'a (cc) iman etmeyi gerektirir
Tağutu reddetmek, Allah'ın (cc) emir ve yasağına ters düşen emirlerde bulunan kişi ve kurumları, hevayı ve şeytanı reddetmektir "La ilahe illallah" ın manasıyla birlikte gereğini de yerine getirmek, ibadette Allah'ı (cc) birleyerek O'na benzer tutulanları terketmektir
Kul, "La ilahe illallah" dediğinde; ibadette Allah'ı (cc) birlediğini, Allah'tan (cc) başkalarına, putlara, kabirlere, evliyalara ve salihlere ibadet etmenin batıl olduğunu ilan eder

 

FataL is offline  
Alt 02-07-2008   #5
Profil Bilgileri
Standart --->: Temel Kavramlar



"La ilahe illallah" ın gereği, Allah'tan (cc) başka ibadete layık ilah olmadığını, yaratıcı, kudret sahibi ve her şeye kadir olanın Allah (cc) olduğunu kabul etmek, Allah'tan (cc) başka hiç kimsenin hakimiyet hakkı olmadığına inanmaktır Çünkü hakimiyet yalnız Allah'a (cc) aittir Kim, "La ilahe illallah" ı bu şekilde inanarak açıklarsa mutlak olarak tevhidin hakkını vermiş olur
Allah'a (cc) yaklaşmak için ölülere kurban kesen, türbelerden yardım isteyen, kabirlerin etrafını tavaf eden ve adak adayanlar, Allah'ın (cc) yaratıcı ve her şeyin sahibi olduğuna inansalar bile, ilk Arap müşrikleri gibi Allah'a (cc) şirk koşmuş olurlar Mekke müşrikleri, kabirlere ve putlara tapmadıklarını söylüyor fakat uygulamada aksini yapıyorlardı Onlar yaratıcı ve rızık verici olduğuna inanmadıkları halde, sırf kendilerini Allah'a (cc) daha çok yaklaştırsınlar diye salih olduğuna inandıkları bazı kişilere ibadet ediyorlardı
Hakimiyet, "La ilahe illallah"ın gerçek manasının tamamını değil sadece bir cüzünü oluşturur Çünkü ibadette şirk koşan bir kimsenin, şeriatın hükmünü kabul etmesinin bir faydası yoktur Şayet "La ilahe illallah"ın manası onların zannettiği gibi olsaydı, Rasulullah (sav) ile müşrikler arasında herhangi bir mücadele olmaz, onlar da Rasulullah'a (sav) bağlanırlardı
Böyle bir durumda, Rasulullah (sav) onlara:
"Allah'ın varlığını ve her şeye kadir olduğunu tasdik edin Hukuki, meselelerde şeriatın hükmüne tabi olun" der ve onları ibadetlerinde serbest bırakırdı O zaman Allah Rasulü'ne tabi olurlardı
Bunlar, Arap lisanının ehli olan bir kavim oldukları için "La ilahe illallah" ın putları tapmayı reddettiğini ve sadece lafzi bir mana taşımadığını anlıyorlardı Bundan dolayıdır ki bu kelimeden nefret ederek uzaklaştılar ve şöyle dediler:
"İlahları tek bir ilah mı kıldı? Şüphesiz bu çok acayip bir şey" (Sa'd: 38/5)
Allah (cc) onları şöyle vasfediyor:
"Onlara "La ilahe illallah" denildiği zaman kibirlenirlerdi ve "mecnun bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz" derlerdi" (Saffat: 37/35-36)
Onlar, "La ilahe illallah"ın Allah'ın (cc) dışında ibadet edilen her şeyi reddetmek, ibadette sadece Allah'ı (cc) birleme manasına geldiğini çok iyi biliyorlardı
Şayet müşrikler "La ilahe illallah" dedikleri halde putlara ibadet etmeye devam etselerdi, kendi içlerinde çelişkiye düşerek bundan rahatsız olurlardı

 

FataL is offline  
Alt 02-07-2008   #6
Profil Bilgileri
Standart --->: Temel Kavramlar



Günümüzde kabirlere ibadet edenler, bu şiddetli çelişkiden hiç rahatsız olmuyor, onlar "La ilahe illallah" demelerine rağmen birçok ibadeti ölülere yapmaya devam ediyorlar
Ebu Cehil ve Ebu Leheb, bu kelimenin manasını günümüzde kabirlere ibadet edenlerden çok daha iyi biliyorlardı Onların bile eli kurudu!
Sonuç olarak:
Kim bu kelimeyi, manasını bilerek söyler, gereğiyle amel edip açık ve gizli şirkten kaçınırsa, ibadeti tam bir itikatla yalnız Allah'a (cc) has kılıp bununla amel ederse, işte o gerçek bir mümindir
Kim "La ilahe illallah" deyip inanmadığı halde zahiren amel ederse, o da münafıktır Kim bu kelimeyi diliyle söyler, fakat onu bozacak amellerden birini işler ve Allah'a (cc) şirk koşarsa o da müşriktir
"La ilahe illallah" kelimesinden kastedilen; manasını bilip bu mananın gerektirdiği şekilde Allah'a (cc) ibadet etmektir
İbadet, muamelat ve bütün meselelerde Allah'ın (cc) hükümlerini kabul edip, beşeri kanunları reddetmek, insan ve cin şeytanlarının revaca çıkardığı bütün hurafeleri ve bid'atleri ortadan kaldırmak bu kelimenin ameli gereklerindendir
Allah (cc) şöyle buyuruyor:
"Yoksa onların dinde Allah'ın izin vermediği bir şeyi kendileri için din gösteren ortakları mı vardır?" (Şura: 42/21)
"Eğer siz onlara itaat ederseniz, muhakkak ki müşrik olursunuz" (En'am: 6/121)
"Onlar Allah'ı bırakıp hahamlarını, rahiplerini ve Meryemoğlu Mesih'i Rabler edindiler" (Tevbe: 9/31)
Nebi (sav) bu ayeti kerimeyi okudu Bunun üzerine Adiyy b Hatem Rasulullah'a (sav) dedi ki:
"Muhakkak onlar, onlara ibadet etmiyorlar ki

 

FataL is offline  
Cevapla
Tags: kavramlar, temel


Temel Kavramlar ile ilgili Benzer Konular
136 Kez Görüntülendi

Tarihte Kullanılan Bazı Kavramlar (2) Türk ve Dünya Tarihi
Tarihte Kullanılan Bazı Kavramlar Türk ve Dünya Tarihi
Psikolojik Kavramlar Sağlık-Genel
Temel Kavramlar Elektronik Bölümü
Kültürel Kuramda Anahtar Kavramlar Kültür Sanat Haberleri


Saat 09:36.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545