FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Kuran'ı Kerim
Temel Kavramlar
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Temel Kavramlar ile ilgili Benzer Konular
136 Kez Görüntülendi
Tarihte Kullanılan Bazı Kavramlar (2)
Türk ve Dünya Tarihi
Tarihte Kullanılan Bazı Kavramlar
Türk ve Dünya Tarihi
Psikolojik Kavramlar
Sağlık-Genel
Temel Kavramlar
Elektronik Bölümü
Kültürel Kuramda Anahtar Kavramlar
Kültür Sanat Haberleri
Kuran-ı Kerim’in Okunuşunda Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Hususlar
|
Doğruluk Hakkındaki Ayetler
Konu Araçları
02-07-2008
#
1
Profil Bilgileri
FataL
Temel Kavramlar
Temel Kavramlar başlıklı yazı Mumsema Temel Kavramlar Forum Alev
İLAH
Şirki ve tevhidi tam değerlendirmek için iyi bilinmesi gereken kavramlardan biri de "ilâh" kavramıdır
Bu kavram iyi bilinmeden şirk de yeterince anlaşılmaz
Tevhid kelimesinin içinde yer alan bu kavram, iman ile şirk (ortak koşma) arasındaki farkı ortaya koyar
Sözlük anlamı; ısınmak, alışmak, birisine aşırı sevgi ile yönelinen, kulluk edilen, mâbud haline getirilen, alışılan, düşkün olunan demektir
Kendisinden türediği 'elihe' fiili; yönelmek, düşkün olmak, kulluk yapmak, örtmek, gizlemek, alışmak gibi anlamlara gelmektedir
Kavram olarak; "kendisine ibâdet edilen, mâbud sayılan her şey, her şeyden çok sevilen, ta'zim edilen kutsal varlık" anlamında kullanılmaktadır
Tapınılan, kendisine ibâdet edilen, üstün sayılan bütün mâbudların ortak adı "ilâh"tır
Türkçede bunu "tanrı" kelimesi ile karşılarız
İslâmî istılahta ilâh; tapınılan, kendisine ibâdet edilen demektir
İlâh; ibâdet edilmeye lâyık, yani kudret ve kuvveti önünde huşû ile boyun eğip ibâdet ve itaat etme gereği duyulan, herşeyin O'na muhtaç olduğu bir varlık demektir
İlâh kelimesi, gizlilik ve esrârengizlik mânâlarına da gelir ki, böylece ilâh, görülmez ve ulaşılmaz bir varlıktır
İlâh, İslâmî ıstılahta şu anlamlara gelir: "Otorite sahibi, kanun koyan, ibâdet edilen, rızık veren, hesaba çeken, kendisine ihtiyaç duyulan
" İlâhlık ve otorite birbirini gerektirir
İlâh denildiğinde, aklımıza, hayatımız için kanun koyan, nizam ve hukuk belirleyen ve kayıtsız şartsız hâkimiyet sahibi Allah (c
c
) gelmelidir
İnsanın fıtratında kendinden üstün bir varlığa yalvarma ve tapınma ihtiyacı yatar
Her insan bir şeye tapar
İnsanlar fıtrattan gelen ilâh edinme ihtiyacını sadece Allah'a yöneltmezse, başka ilâhlara tapar ki, bu da insanı şirke ve küfre sokar
Kur'ân-ı Kerim'de öncelikle Allah'ın ilâhlığı üzerinde durulur
Tek ilâh Allah'tır, yani kendinden başka kulluk edilecek, tapınılacak, yönelinecek başka bir ilâh yoktur
Câhiliyye döneminde, gerek Mekke müşrikleri gerek yahûdi ve hristiyanlar Allah'a inanıyorlardı; fakat Allah'ın ilâhlık vasıflarını başkalarına da vererek, Allah'a karşı en büyük yalan olan şirke düşmüşlerdi
İlâh tektir ve O da Allah'tır
Allah; her şeyi yaratan, insanları bir gün bir araya toplayacak olan, öldüren ve dirilten, kendisine güvenilen, yalvarılan, sığınılan, kendisi için zaman ve mekân sınırı olmayan ve varlıkların eksikliklerinden bütünüyle uzak olandır
O halde, sadece bütün bunlara gücü yeten "ilâh" tır ve O da bir tanedir
Birden fazla ilâh olması mümkün değildir
Birden fazla ilâh inancı, kâinatın var oluşu ve işleyişindeki nizam ile ters düşer
Evrenin varlık ve nizamındaki mükemmellik, Allah'ın tek ilâh olmasının bir delilidir
Allah bu konuda şöyle buyurur: "Allah hiç evlât edinmemiştir
O'na ortak hiç bir ilâh da yoktur
Aksi takdirde her ilâh kendi yarattığını sevk ve idâre eder ve bir gün mutlaka onlardan biri diğerine gâlip gelir, üstün çıkıp büyüklenirdi
Allah Onların (müşriklerin) bütün isnatlarından münezzehtir
" (23/Mü'mi-nûn, 91)
Yani, her ilâh başka bir şey dilerdi
Her ilâh diğerinden farklı bir şey yapmak, bağımsız olduğunu ve egemenliğini göstermek isterdi
Bunun sonucunda da bütün kâinat yerle bir olurdu
Halbuki kâinatta muazzam bir düzen vardır
Öyleyse bütün kâinata hükmeden ilâh tekdir ki, O da Allah'tır
Bütün evren, içindeki varlıklarla birlikte, gücü her şeye yeten, bilgisi her şeye ulaşan bir İlâh'ın kontrolündedir
İnsanlar bu İlâh'a yönelirler, O'na duâ ederler
Korkuları bu İlâh'tandır, güvenleri de bu İlâh'adır
Bu İlâh'a her şeyiyle bağlıdırlar, O'nu her şeyden çok severler
Elbette bu ilâh âlemlerin Rabbı olan Allah'tır
"Lâ ilâhe illâllah" kelimesinde belirtildiği gibi, Allah'tan başka hiç bir ilâh yoktur
İlâhlık vasıflarının en önemlisi, Allah'ın hayatımız için kanun koyan, nizam ve hukuk belirleyen olmasıdır
Eğer kanun koyma, insanlar için hukuk belirleme Allah'tan başkalarına verilirse, bu onlara ilâhlık vasıflarını da vermek olur ki, bu da şirktir
Bu mânâda kanun koyucu olarak ilâhlık taslayan tâğutlar tarih boyunca çıkmıştır ve çıkacaktır
Günümüzde ve tarihte en çok görülen şirk çeşiti budur
"Kim tâğutu reddedip Allah'a iman ederse, muhakkak ki, kopması mümkün olmayan sapasağlam kulpa yapışmış olur
" (Bakara, 256) Kur'ân-ı Kerim bize bütün Peygamberlerin tevhid akidesiyle gönderildiğini bildirir
Âyet-i kerimede şöyle buyurulur: "Ey Muhammed! Senden önce gönderdiğimiz her Peygambere; Benden başka ilâh yoktur, Bana ibâdet/kulluk edin diye vahyetmişizdir
" (Enbiyâ, 25)
İnsanoğlu her zaman bir ilâha inanma, sığınma ve ondan yardım istemeye muhtaçtır
İnsan, bazı şeylerden korkar, bazı şeylere gücü yetmez de başkalarından yardım ister, bazı şeylere sığınır, bazı şeyleri kendinden üstün görür
Bütün ümitlerinin bittiği yerde, görmediği, tanımadığı, hayal etmediği bir gizli 'ilâh'tan yardım ister
Çevresinde gördüğü bütün olayların kendi gücünün dışında olduğunun farkındadır
Bu olayları bir gücün yaptığına inanır
Bunlara benzer daha birçok sebepten dolayı insan sığınacak bir melce, sığınak arar
Peygamberlerin tebliğ ettiği Allah inancından uzaklaşan toplu-luklar ve insanlar, yaratılışlarında ve pratik hayatlarındaki bir ilâha bağlanma ihtiyacını başka şekillerde giderirler
Tarihte ve gün-ümüzde gerçek anlamda dinsiz insan olmadığı gibi, ilâhsız insan da yoktur
Kimileri, hiç bir tanrıya inanmadığını söylese bile onun içerisinde, sığındığı, bağlandığı, yardım istediği, her şeyden çok sevdiği, her şeyden çok büyük saydığı bir 'şey' mutlaka vardır
İşte o 'şey' onun için bir tanrıdır
Kur'ân-ı Kerim çok ilginç bir örnek veriyor: Bir takım insanlar kendi görüşlerini, kendi isteklerini, kendi emirlerini en üstün ve doğru görürler
Bırakın bir dinin emrine uymayı, toplumda geçerli olan hiç bir kural onları bağlamaz
Bu tip insanlar, kendi keyiflerine uyarlar
Kendi hevâlarından (arzularından) başka kutsal, kendi isteklerinden ve görüşlerinden üstün güç ve doğru kabul etmezler
İşte bu tür insanlar için Kur'ân-ı Kerim; "Gördün mü o kendi hevâsını (istek ve arzularını) ilâh/tanrı edinen kimseyi
Şimdi onun üzerine sen mi bekçi olacaksın?" (Furkan, 43) demektedir
Dantel
Mumsema
Frmacil
02-07-2008
#
2
Profil Bilgileri
FataL
--->: Temel Kavramlar
İlâh zannedilen şey, insan üzerinde var sayılan 'güç'tür
Bu kimilerine göre ateş, kimilerine göre güneş, kimilerine göre gökler, kimilerine göre yıldızlar, kimilerine göre madde, kimilerine göre ataların ruhu, kimilerine göre tabiat (doğa), bazılarına göre devlet erki, kimilerine göre iyilik ve kötülük tanrılarıdır
Hatta kimi insanlar ve toplumlar, başlarındaki yöneticileri, kralları ilâh, ya da yarı ilâh saymışlardır
Nitekim Firavun, elinin altındakilere "ben sizin en büyük rabbınızım/ilâhınızım" (79/Nâziât, 24) diyordu
Japon kralları, güneşin/tanrının oğlu, bir çeşit Budist dini olan Lamaların büyüğü Dalay Lama yarı tanrı sayılıyor
Bir çok ülkede diktatörler, tanrı gibi algılanmış, karşı konulmaz üstün güce sahip, her dedikleri yapılması gereken, kızdığı zaman gazabıyla herkesi cezalandırabilen tanrılar gibi düşünülmüştür
Hatta birçok yerde bu diktatörler adına dikilen heykellere insanlar secde edercesine saygı göstermektedirler
Tarihte, Tevhid Dininden uzaklaşmış bütün toplumlarda farklı ilâh düşünceleri gelişmiştir
Kimileri inandıkları ilâhlar adına putlar ve mâbetler/tapınaklar yapıp o putlara tapınmışlardır
Bu putların taştan, tunçtan veya ahşaptan yapılmasının fazla bir önemi yoktur
İnsanlar, ilâhları adına kendi elleriyle heykeller yapıp, sonra da buna, ilâhımız veya bizi ilâhımıza götürecek aracımız diyorlar ve o heykellere tanrı diye tapınıyorlardı
Kur'ân-ı Kerim'e göre, yer, gök ve ikisinde olan her şey, bir olan Allah'ındır
Yoktan var eden yalnızca O'dur
Bütün nimetler O'nun elindedir
Sonsuz güç ve kuvvet yalnızca O'nundur
Bütün işler yani kader O'nun elindedir
Yerde ve gökte olan her şey isteyerek veya istemeyerek O'na boyun eğer
Her şey O'nu tesbih eder (O'na ibâdet eder, O'nu zikreder)
Yerde ve gökte yalnızca O'nun hükmü geçer
O'nun bir benzeri ve eşi yoktur
Hiç bir şey O'nun dengi olamaz
O'nun Rabliğinin, ilâhlığının, hükmünün, yaratıcılığının ortağı ve yardımcısı yoktur
O hiç bir şeye muhtaç değildir
Mutlak anlamda yardım edici O'dur, mutlak anlamda ceza verici yine O'dur
O, gerçek ve mutlak olan yegâne 'ilâh'tır ve O'ndan başka ilâh yoktur
İslâm, bu sıfatları taşıyan Rabbe, Allah demiştir
Bu isim ilâh kavramından farklıdır
Benzeri, eşi, ortağı, çoğulu, olmayan bir Allah kavramı
Bu, kâinatın sahibi, mutlak yaratıcı ve azamet sahibi 'ilâhın' özel adıdır
İnsanlar bir çok ilâhlar düşünmüşlerdir, düşünebilirler de; ama 'Allah' birdir ve O'nun hakkında başka türlü düşünmek de mümkün değildir
Allah, hem ilâhlık (ulûhiyet), hem rablık (rubûbiyet), hem hâkimlik (hâkimiyet), hem de meliklik (mülûkiyet) sıfatlarına, işlevine sahiptir
İlâh'ın Kur'an'daki Iki Mânâsı: Kur'an'da 'ilâh' daha çok iki anlamda kullanılmıştır: Birincisi, hak olsun bâtıl olsun, bütün insanların kendisine ibâdet ettikleri ma'bud; İkincisi, gerçek ibâdete lâyık olan, âlemlerin Rabbi olan Allah
İlâh Düşüncesi: Hz
Âdem'den belirli bir zaman sonra insanlar, Tevhid inancının dışına çıkmaya başladılar ve ikinci Âdem Hz
Nûh'tan sonra da yaptıkları heykelleri ilâh haline getirip onlara tapındılar
Daha sonradan gelen birçok kavmin arasında ve günümüzde dünyanın çeşitli yerlerinde bu bâtıl inanış devam etmektedir
Kişinin inandığı ilâh, onun ihtiyaçlarını karşılayan, duâlarına karşılık veren, sıkıştığı zaman imdadına koşan ve her bakımdan üstün (müteâl) olmalı
Bu ilâh, insanın sahip olmadığı birçok özelliği taşır
Ülûhiyet (ilâhlık), aynı zamanda ulaşılamayacak yüce bir makamdır
Kimileri bu ilâhlarını somut bir şekilde, put halinde cisimleştirmişlerdir
Birçoğu da insana ait birtakım özellikleri onlara vermişlerdir
02-07-2008
#
3
Profil Bilgileri
FataL
--->: Temel Kavramlar
Eski yunan tanrıları, insanlar gibi kavga ediyorlar, birbirlerinin hanımlarına göz koyuyorlardı
Eski İran dini Mazdeizm'in iki tanrısı vardı ve sürekli kavga ederlerdi
Birisinin kötülükleri, diğerinin iyilikleri yarattığına inanılırdı
Eski Azteklerin ilâhı zâlim bir savaşçıydı
Kimileri birtakım hayvanları, kimileri zamanı, kimileri ruhları, kimileri yerleri kutsal sayıp, onlara bir ilâh gibi saygı göstermişlerdir
Geçmişte bu tür acayip ve sapık ilâh inançları çoktu
İslâm, bütün peygamberler vâsıtasıyla bu tür ilâh düşüncelerini kaldırmış ve insanlar hakkında hakk olan Allah inancını getirmiştir
Çünkü bu inanç, insanların kendi kafalarından ve eksik görüşlerinden değil; bizzat insanların Rabbi Allah'tan gelmiştir
Böylece, Tevhid dinine inanan insanlar 'ilâh' konusundaki düşüncelerini ve inançlarını düzeltebilmişlerdir
Ancak buna rağmen tarihte olduğu gibi günümüzde de aklını kullanmayan, Kur'an'a kulak vermeyen insanlar, hâlâ yanlış ilâh inancını sürdürmektedirler
Allah'a ait bir sıfatı veya sıfatları bir başka varlığa veren, onu ilâh gibi düşünmüş olur
Dinimizde bunun adı şirktir
Allah'ın yaratma, öldürme, diriltme, affetme, azab etme, yoktan var etme, kutsal olma, nimet verme, hüküm koyma gibi sıfatları, başka şeylerde, başka varlıklarda var sayılırsa, onlar 'ilâh' haline getiriliyor demektir
Bu bağlamda bir kimse; bir kişinin, bir kurumun veya bir başka şeyin, tıpkı tanrı gibi olduğunu kabul etmesi, "tıpkı tanrı gibi yaratıyor" diye düşünmesi, onu ilâh saymasıdır
Günümüzde bu tür ilâh fikrini çokça görmek mümkündür
Üzülerek söylemek gerekirse, bilimin bu kadar ilerlemesine rağmen insanlar hâlâ, geçmişteki câhiller gibi sapık ilâh inancını terketmemişlerdir
Bugün kimileri, atalarının ruhunu, kimileri devlet yöneticilerini ve kahramanları, kimileri devlet örgütlerini, kimileri uluslararası kuruluşları tıpkı ilâh gibi görmektedirler
Bunların gücü çok büyüktür ve bunlara asla karşı gelinmez diye inanılmaktadır
Gazete sayfalarında görülen 'futbol ilâhı', 'müzik ilâhı', 'sanat ilâhı', 'seks tanrıçası', 'ey falanca şarkıcı sana tapıyorum', 'ey sevgili sana tapıyorum' gibi ifadeler işte bu yanlış ilâh fikrinin çok çirkin görüntüleridir
Kimileri bir spor yıldızını, kimileri bir müzik ve film yıldızını kendisi için en üstün örnek sayar, onun peşinden gider, onu taparcasına sever, ondan başka üstün ve kutsal bir şey düşünmez
İşte bu yanlış fikir onu sapık ilâh fikrine, yani şirke sürükler
Rejimlerin, devlet adamlarının, diktatörlerin, partilerin, meclis-lerin koydukları ilkeler ve kanunlar, yaptıkları işler, uygulamalar, 'karşı gelinemez, değiştirilemez, itaat edilmesi zorunlu ilkelerdir' düşüncesi, onları ilâh saymanın çağdaş görüntüleridir
İnsanlar bu gibi otorite sahiplerinde olağanüstü bir güç var sanmaktalar, dolaysıyla onlarda ilâhlık sıfatları görmekteler
Bazılarının, 'birtakım kişilerin veya grupların fikirleri, ilkeleri, kanunları en üstündür, onların üzerinde güç ve otorite yoktur' şeklindeki düşünce ve inançları, onların dinleridir
Aynı konuda âlemlerin rabbi Allah'ın insanlar için indirdiği hükümlere aldırmamak, onları reddetmek, ya da onların yerine kişilerin ve kurumların hükmünü kabul etmek; onları ilâh haline getirmenin göstergesidir
Diyelim ki, herhangi bir konuda Allah'ın koyduğu bir ölçüsü veya bir hükmü var
Buna karşın aynı konuda bir kişinin, siyasí bir otoritenin, devletin veya başka bir gücün tam aykırı bir görüşü veya ölçüsü bulunmaktadır
Bir insan Allah'ın hükmüne rağmen onları benimser, inanır ve peşinden giderse; işte o kabul ettiği hükmü veya ölçüyü koyan kaynağı ilâh haline getirmiş demektir
Örneğin, Allah (c
c
), Kur'an-ı Kerim'de içki içmeyi yasaklıyor, fâiz alıp vermeyi haram sayıyor, kadınlara örtünmeyi emrediyor, ama birtakım yöneticiler veya yetki sahipleri, içki içmeyi normal görüyor, fâizsiz ekonomi olmaz diyor, ya da birileri kadınların örtünmesini çağdaş kıyafet değil diye yasaklıyor
Bazıları, 'Allah'ın ölçülerinin geçerliliği yoktur, bu zamanda uygulamak zordur, ama yöneticilerin koyduğu hüküm daha doğrudur, zamana daha uygundur, biz onları tercih ederiz' derlerse, işte bu inanç başkalarını ilâh haline getirmedir
Kim herhangi bir şeyi Allah'tan fazla severse, bir şeye Allah'tan fazla saygı gösterir, Allah'tan korkar gibi ondan korkarsa, kim Allah'ın dışında herhangi bir şeye veya insana tapınırsa, kim Allah'ın hükmüne aykırı olarak başkalarının ilkelerini daha üstün sayarsa, işte o insan, bütün bunları ilâh haline getiriyor demektir
Farklı ilâhlara inananlar, bu inançlarını zaman zaman ortaya koyuyorlar
'Falanca devletin, filanca uluslararası kuruluşun, falan adamın ilkeleri her şeyin üstündedir' diyen kimse, Allah'ı değil onları ilâh tanıyor demektir
İslâm'ın ezelî, ebedî, değişmeyen ve evrensel ilkesi şudur: "Lâ ilâhe illâllah, Muhammedü'r Rasûlullah" Yani, "Allah'tan başka ilâh yoktur; Hz
Muhammed Allah'ın rasûlü, elçisidir
" "Allah ile birlikte başka bir ilâh edinip tapınma
O'ndan başka hiç bir ilâh yoktur
" (28/Kasas, 88)
02-07-2008
#
4
Profil Bilgileri
FataL
--->: Temel Kavramlar
TEVHİD
Birlik, birlemek
Allah'ın varlığını, birliğini, tüm yetkin niteliklerin kendisinde toplandığını, eşi ve benzeri bulunmadığını bilmek ve buna inanmak
Bu bilgi ve inanç en özlü biçimde "Lâ İlâhe İllallah' (Allah'tan başka ilah yoktur) cümlesiyle ifade edilir
Bu nedenle bu cümleye tevhid kelimesi (kelime-i tevhid) denir
Tevhid kelimesini manasını bilerek söyleyen ve buna inanan kişi mümin ve muvahhid adını alır
La İlahe İllallah'ın manası:
Tek ilah'tan başka kulluk edilecek başka bir ilah yoktur
O tek olan ilah da, şeriki olmayan Yüce Allah'tır
Çünkü ibadete layık olan, ancak O'dur
Bu kelimenin gereği, Allah'ın (c
c
) dışındaki bütün sahte ilahları reddetmektir
Zira Allah (c
c
) dışındaki mabutların ilahlık iddiası batıldır
Çünkü O'ndan başka bir şey ibadete (dua edilmeye, emir ve yasak koymaya, nizam tespit etmeye) layık değildir
Uluhiyetin başkaları için reddedilmesi, ilahlığı sadece ortağı olmayan Allah'a (c
c
) ait kılmayı ve O'nun yanında ikinci bir ilah edinmemeyi gerektirir
Allah (c
c
) şöyle buyuruyor:
"Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi şirk (ortak) koşmayın
" (Nisa: 4/36)
"Kim tağutu inkar edip Allah'a iman ederse, muhakkak kopması mümkün olmayan sağlam bir kulpa (La İlahe İllallah'a) yapışmış olur
Allah işitendir, bilendir
" (Bakara: 2/256)
"
Biz her ümmete, yalnız Allah'a kulluk etmeleri ve tağuttan da sakınmaları için Rasul gönderdik
" (Nahl: 16/36)
Rasulullah (s
a
v
) şöyle buyuruyor:
"Kim La İlahe İllallah der ve Allah'tan başka tapınılanları (ibadet edilenleri) reddederse malı ve kanı haram olur
" (Müslim, İman: 8)
Bütün rasullerin kavimlerini davet ettikleri söz şudur:
"
Ey kavmim! Allah'a kulluk edin
Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur
" (A'raf: 7/59)
İbn-i Receb (Allah ona rahmet eylesin) şöyle demiştir:
"İlah; yüceliğiyle, aşk ve muhabbetiyle korku ve ümidiyle kendisine güvenilen, tevekkül edilip dayanılarak kendisinden istenilen, kendisine dua ve yakarışta bulunulan, itaat edilip isyan edilmeyendir
Tüm bunlar ancak aziz ve celil olan yüce Allah'a yaraşır
"
İşte bu sebeple; Rasulullah (s
a
v
) Kureyş müşriklerine:
"La ilahe illallah" deyiniz, dediğinde müşriklerin cevabı;
"İlahları tek bir ilah mı kıldı? Gerçekten bu çok acayip bir şey" (Sa'd: 38/5) demek olmuştur
Kelime-i Şehadet'in genel manası Allah'ın (c
c
) dışında ibadet edilenleri reddeder ve batıl kılar
Yani tağutu red ve Allah'a (c
c
) iman etmeyi gerektirir
Tağutu reddetmek, Allah'ın (c
c
) emir ve yasağına ters düşen emirlerde bulunan kişi ve kurumları, hevayı ve şeytanı reddetmektir
"La ilahe illallah" ın manasıyla birlikte gereğini de yerine getirmek, ibadette Allah'ı (c
c
) birleyerek O'na benzer tutulanları terketmektir
Kul, "La ilahe illallah" dediğinde; ibadette Allah'ı (c
c
) birlediğini, Allah'tan (c
c
) başkalarına, putlara, kabirlere, evliyalara ve salihlere ibadet etmenin batıl olduğunu ilan eder
02-07-2008
#
5
Profil Bilgileri
FataL
--->: Temel Kavramlar
"La ilahe illallah" ın gereği, Allah'tan (c
c
) başka ibadete layık ilah olmadığını, yaratıcı, kudret sahibi ve her şeye kadir olanın Allah (c
c
) olduğunu kabul etmek, Allah'tan (c
c
) başka hiç kimsenin hakimiyet hakkı olmadığına inanmaktır
Çünkü hakimiyet yalnız Allah'a (c
c
) aittir
Kim, "La ilahe illallah" ı bu şekilde inanarak açıklarsa mutlak olarak tevhidin hakkını vermiş olur
Allah'a (c
c
) yaklaşmak için ölülere kurban kesen, türbelerden yardım isteyen, kabirlerin etrafını tavaf eden ve adak adayanlar, Allah'ın (c
c
) yaratıcı ve her şeyin sahibi olduğuna inansalar bile, ilk Arap müşrikleri gibi Allah'a (c
c
) şirk koşmuş olurlar
Mekke müşrikleri, kabirlere ve putlara tapmadıklarını söylüyor fakat uygulamada aksini yapıyorlardı
Onlar yaratıcı ve rızık verici olduğuna inanmadıkları halde, sırf kendilerini Allah'a (c
c
) daha çok yaklaştırsınlar diye salih olduğuna inandıkları bazı kişilere ibadet ediyorlardı
Hakimiyet, "La ilahe illallah"ın gerçek manasının tamamını değil sadece bir cüzünü oluşturur
Çünkü ibadette şirk koşan bir kimsenin, şeriatın hükmünü kabul etmesinin bir faydası yoktur
Şayet "La ilahe illallah"ın manası onların zannettiği gibi olsaydı, Rasulullah (s
a
v
) ile müşrikler arasında herhangi bir mücadele olmaz, onlar da Rasulullah'a (s
a
v
) bağlanırlardı
Böyle bir durumda, Rasulullah (s
a
v
) onlara:
"Allah'ın varlığını ve her şeye kadir olduğunu tasdik edin
Hukuki, meselelerde şeriatın hükmüne tabi olun" der ve onları ibadetlerinde serbest bırakırdı
O zaman Allah Rasulü'ne tabi olurlardı
Bunlar, Arap lisanının ehli olan bir kavim oldukları için "La ilahe illallah" ın putları tapmayı reddettiğini ve sadece lafzi bir mana taşımadığını anlıyorlardı
Bundan dolayıdır ki bu kelimeden nefret ederek uzaklaştılar ve şöyle dediler:
"
İlahları tek bir ilah mı kıldı? Şüphesiz bu çok acayip bir şey
" (Sa'd: 38/5)
Allah (c
c
) onları şöyle vasfediyor:
"Onlara "La ilahe illallah" denildiği zaman kibirlenirlerdi ve "mecnun bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz" derlerdi
" (Saffat: 37/35-36)
Onlar, "La ilahe illallah"ın Allah'ın (c
c
) dışında ibadet edilen her şeyi reddetmek, ibadette sadece Allah'ı (c
c
) birleme manasına geldiğini çok iyi biliyorlardı
Şayet müşrikler "La ilahe illallah" dedikleri halde putlara ibadet etmeye devam etselerdi, kendi içlerinde çelişkiye düşerek bundan rahatsız olurlardı
02-07-2008
#
6
Profil Bilgileri
FataL
--->: Temel Kavramlar
Günümüzde kabirlere ibadet edenler, bu şiddetli çelişkiden hiç rahatsız olmuyor, onlar "La ilahe illallah" demelerine rağmen birçok ibadeti ölülere yapmaya devam ediyorlar
Ebu Cehil ve Ebu Leheb, bu kelimenin manasını günümüzde kabirlere ibadet edenlerden çok daha iyi biliyorlardı
Onların bile eli kurudu!
Sonuç olarak:
Kim bu kelimeyi, manasını bilerek söyler, gereğiyle amel edip açık ve gizli şirkten kaçınırsa, ibadeti tam bir itikatla yalnız Allah'a (c
c
) has kılıp bununla amel ederse, işte o gerçek bir mümindir
Kim "La ilahe illallah" deyip inanmadığı halde zahiren amel ederse, o da münafıktır
Kim bu kelimeyi diliyle söyler, fakat onu bozacak amellerden birini işler ve Allah'a (c
c
) şirk koşarsa o da müşriktir
"La ilahe illallah" kelimesinden kastedilen; manasını bilip bu mananın gerektirdiği şekilde Allah'a (c
c
) ibadet etmektir
İbadet, muamelat ve bütün meselelerde Allah'ın (c
c
) hükümlerini kabul edip, beşeri kanunları reddetmek, insan ve cin şeytanlarının revaca çıkardığı bütün hurafeleri ve bid'atleri ortadan kaldırmak bu kelimenin ameli gereklerindendir
Allah (c
c
) şöyle buyuruyor:
"Yoksa onların dinde Allah'ın izin vermediği bir şeyi kendileri için din gösteren ortakları mı vardır?" (Şura: 42/21)
"
Eğer siz onlara itaat ederseniz, muhakkak ki müşrik olursunuz
" (En'am: 6/121)
"
Onlar Allah'ı bırakıp hahamlarını, rahiplerini ve Meryemoğlu Mesih'i Rabler edindiler
" (Tevbe: 9/31)
Nebi (s
a
v
) bu ayeti kerimeyi okudu
Bunun üzerine Adiyy b
Hatem Rasulullah'a (s
a
v
) dedi ki:
"Muhakkak onlar, onlara ibadet etmiyorlar ki
Tags
:
kavramlar
,
temel
Temel Kavramlar ile ilgili Benzer Konular
136 Kez Görüntülendi
Tarihte Kullanılan Bazı Kavramlar (2)
Türk ve Dünya Tarihi
Tarihte Kullanılan Bazı Kavramlar
Türk ve Dünya Tarihi
Psikolojik Kavramlar
Sağlık-Genel
Temel Kavramlar
Elektronik Bölümü
Kültürel Kuramda Anahtar Kavramlar
Kültür Sanat Haberleri
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
09:36
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545