FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
Eğitim Bölümü
>
Mustafa Kemal Atatürk
M. Kemal Atatürk'ün Önemli Bazı Konularda Söylediği Sözler
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
Bize Ulaşın
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
M. Kemal Atatürk'ün Önemli Bazı Konularda Söylediği Sözler ile ilgili Benzer Konular
1081 Kez Görüntülendi
Atatürk'ün Ölürken Söylediği Son Söz
Konu Dışı Başlıklar
Atatürk'ün Söylediği Sözlerin İngilizcesi
Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk'ün söylediği sözler
Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençlere Söylediği Bursa Nutku ve Ayrıntısı
Mustafa Kemal Atatürk
Atatürk'ün Çeşitli Konularda Sözleri
Seviyeli-Ciddi Konular
Bir Mustafa Kemal vardı
|
Atatürk Devrimleri
Konu Araçları
14-03-2008
#
1
Profil Bilgileri
P®øƒєﻛﻛíøиαL
M. Kemal Atatürk'ün Önemli Bazı Konularda Söylediği Sözler
M. Kemal Atatürk'ün Önemli Bazı Konularda Söylediği Sözler başlıklı yazı Mumsema M. Kemal Atatürk'ün Önemli Bazı Konularda Söylediği Sözler Forum Alev
Din ve Lâiklik
--------------------------------------------------------------------------------
Din vardır ve lâzımdır
Temeli çok sağlam bir dinimiz var
Malzemesi iyi; fakat bina, uzun asırlardır ihmale uğramış
Harçlar döküldükçe yeni harç yapıp binayı takviye etmek lüzumu hissedilmemiş
Aksine olarak birçok yabancı unsur -tefsirler, hurafeler- binayı daha fazla hırpalamış
Bugün bu binaya dokunulamaz, tamir de edilemez
Ancak zamanla çatlaklar derinleşecek ve sağlam temeller üstünde yeni bir bina kurmak lüzumu hasıl olacaktır
1922
Din, bir vicdan meselesidir
Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir
Biz dine saygı gösteririz
Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz
Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamağa çalışıyor; kaste ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz
Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz
1922
Ey arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür; tanrısal inanışların belirtilerine bakarak diyebiliriz ki: İnsanlar iki sınıfta, iki devirde mütalâa olunabilir
İlk devir insanlığın çocukluk ve gençlik devridir
İkinci devir, beşeriyetin erginlik ve olgunluk devridir
1922
İnsanlık birinci devirde tıpkı bir çocuk gibi, tıpkı bir genç gibi yakından ve maddaî vasıtalarla kendisiyle meşgul olunmayı gerektirir
Allah, kullarının lâzım olan olgunlaşma noktasına erişinceye kadar içlerinden vasıtalarla dahi kullariyle meşgul olmayı tanrılık özelliğinin gereklerinden saymıştır
Onlara Hazreti Âdem Aleyhisselâmdan itibaren bilinen ve bilinmeyen sayısız denecek kadar çok nebiler, peygamberler ve elçiler göndermiştir
Fakat Peygamberimiz vasıtasiyle en son dinî, medenî gerçekleri verdikten sonra artık insanlıkla aracı ile temasta bulunmağa lüzum görmemiştir
İnsanlığın kavrayış derecesi, aydınlanma ve olgunlaşması sayesinde her kulun doğrudan doğruya tanrısal düşüncelerle temas kabiliyetine eriştiğini kabul buyurmuştur ve bu sebepledir ki, Cenabı Peygamber, peygamberlerin sonuncusu olmuştur ve kitabı, en eksiksiz kitaptır
1922
Muhammed'i bana, cezbeye tutulmuş sönük bir derviş gibi tanıttırmak gayretine kapılan bu gibi cahil adamlar, onun yüksek şahsiyetini ve başarılarını asla kavrayamamışlardır
Anlamaktan da çok uzak görünüyorlar
Cezbeye tutulmuş bir derviş, Uhud Muharebesinde en büyük bir komutanın yapabileceği bir plânı nasıl düşünür ve tatbik edebilir?
1923
Tarih, hakikatleri tahrif eden bir sanat değil, belirten bir ilim olmalıdır
Bu küçük harbte bile askerî dehâsı kadar siyasî görüşüyle de yükselen bir insanı, cezbeli bir derviş gibi tasvire yeltenen cahil serseriler, bizim tarih çalışmamıza katılamazlar
Muhammed bu harb sonunda çevresindekilerin direnmelerini yenerek ve kendisinin yaralı olmasına bakma*****, galip düşmanı takibe kalkışmamış olsaydı, bugün yeryüzünde müslümanlık diye bir varlık görülemezdi
1923
Bizim dinimiz en mâkul ve en tabiî bir dindir
Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur
Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması lâzımdır
Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur
1923
Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla alâkası olmadığını bildiriyor
Bazı kimseler zamanın yeniliklerine uymayı kâfir olmak sanıyorlar
Asıl küfür onların bu zannıdır
Bu yanlış yorumu yapanların amacı, İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, beyinledir
1923
Bizim dinimiz, milletimize değersiz, miskin ve aşağı olmayı tavsiye etmez
Aksine Allah da, Peygamber de insanların ve milletlerin değer ve şerefini muhafaza etmelerini emrediyor
1923
Bilhassa bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır
Bu ölçü ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz
Hangi şey ki akla, mantığa halkın menfaatine uygundur; biliniz ki o bizim dinimize de uygundur
Bir şey akıl ve mantığa, milletin menfaatine, islâmın menfaatine uygunsa kimseye sormayın
O şey dinîdir
Eğer bizim dinimiz aklın mantığın uyduğu bir din olmasaydı mükemmel olmazdı, son din olmazdı
1923
Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum
Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum
Şuura aykırı, ilerlemeye mâni hiçbir şey ihtiva etmiyor
1923
Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete maliktir
Bu faziletleri hiçbir kuvvet, milletimizin kalb ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz
1923
Baylar ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensublar memleketi olamaz
En doğru ve en hakikî tarikat, medeniyet tarikatıdır
1925
Bizi yanlış yola sevkeden soysuzlar bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, sâf ve temiz halkımızı hep din kuralları sözleriyle aldata gelmişlerdir
Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz
Görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harabeden fenalıklar hep din örtüsü altındaki küfür ve kötülükten gelmiştir
1923
Dantel
Mumsema
Frmacil
14-03-2008
#
2
Profil Bilgileri
P®øƒєﻛﻛíøиαL
--->: M. Kemal Atatürk'ün Önemli Bazı Konularda Söylediği Sözler
Bilim ve Teknoloji
--------------------------------------------------------------------------------
Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir
İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır
Yalnız ilmin ve fenin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemeleri zamanında takip etmek şarttır
Bin, iki bin, binlerce yıl önceki ilim ve fen lisanının koyduğu kuralları, şu kadar bin yıl sonra bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir
1924
Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz
Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız
Aksine yükselmiş, ilerlemiş, medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşayacağız
Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur
İlim ve fen nerede ise oradan olacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız
İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur
1922
Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz
Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız
Aksine yükselmiş, ilerlemiş, medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşayacağız
Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur
İlim ve fen nerede ise oradan olacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız
İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur
1922
Hiçbir tutarlı kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin, inanışların korunmasında ısrar eden milletlerin ilerlemesi çok güç olur; belki de hiç olmaz
İlerlemede geleneklerin kayıt ve şartlarını aşamayan milletler, hayatı, akla ve gerçeklere uygun olarak göremez
Hayat felsefesini geniş bir açıdan gören milletlerin egemenliği ve boyunduruğu altına girmeye mahkumdur
1922
Başarılı olmak için aydın sınıfla halkın zihniyet ve hedefi arasında doğal bir uyum sağlamak lazımdır
Yani aydın sınıfın halka telkin edeceği idealler, halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalıdır
1923
Halka yaklaşmak ve halkla kaynaşmak daha çok aydınlara yöneltilen bir vazifedir
Gençlerimiz ve aydınlarımız niçin yürüdüklerini ve ne yapacaklarını önce kendi beyinlerinde iyice kararlaştırmalı, onları halk tarafından iyice benimsenip kabul edilebilecek bir hale getirmeli, onları ancak ondan sonra ortaya atmalıdır
1923
Taassup cahilliğe dayanır
Bundan dolayı taassubu olan cahildir
İlim mutlaka cahilliği yener, o halde halkı aydınlatmak lazımdır
1923
Bu millet ve memleket ilme, irfana çok muhtaç; tahsil yapmış, diploma almış gelmiş, olanları korumak kadar doğal ve lüzumlu bir şey olmaktan başka, parti parti eğitim ve öğretim görmek için ilim ve fen almak için Avrupa'ya, Amerika'ya ve her tarafa çocuklarımızı göndermeye mecburuz ve göndereceğiz
İlim ve fen ve ihtisas nerede varsa, sanat nerede varsa gidip, öğrenmeye mecburuz
Bu nedenle artık himaye ok zayıf kalır
Bunun yerine mecburiyet geçerli olur
1923
İlim ve özellikle sosyal bilimler dalındaki işlerde ben emir vermem
Bu alanda isterim ki beni bilim adamları aydınlatsınlar
Onun için siz kendi ilminize, irfanınıza güveniyorsanız, bana söyleyiniz, sosyal ilimlerin güzel (yapıcı) yönlerini gösteriniz, ben takip edeyim
1923
Ben, manevî miras olarak hiç bir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum
Benim manevî mirasım ilim ve akıldır
Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimizi fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir
1923
14-03-2008
#
3
Profil Bilgileri
P®øƒєﻛﻛíøиαL
--->: M. Kemal Atatürk'ün Önemli Bazı Konularda Söylediği Sözler
Cumhuriyet
--------------------------------------------------------------------------------
Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir
Biz Cumhuriyeti kurduk, o on yaşını doldururken demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır
1933
Cumhuriyet düşünce serbestliği taraftarıdır
Samimî ve meşru olmak şartiyle her fikre hürmet ederiz
Her kanaat bizce muhteremdir
Yalnız muarızlarımızın insaflı olması lâzımdır
1923
Cumhuriyet ahlâki fazilete dayanan bir idaredir
Cumhuriyet fazilettir
1925
Türk milletinin tabiat ve âdetlerine en uygun olan idare Cumhuriyet id****idir
1924
Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslariyle, Türk milletini emin ve sağlam bir istikbal yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur
1936
Bugünkü hükûmetimiz, devlet teşkilâtımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilâtı ve hükûmettir ki, onun ismi Cumhuriyettir
Artık hükûmet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır
Hükümet millettir ve millet hükûmettir
Artık hükûmet ve hükûmet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır
1925
Son senelerde milletimizin fiilen gösterdiği kabiliyet, istidat, idrak, kendi hakkında kötü fikir besleyenlerin ne kadar gafil ve ne kadar tetkikten uzak görünüşe düşkün insanlar olduğunu pek güzel ispat etti
Milletimiz haiz olduğu özelliklerini ve liyakatini hükûmetinin yeni ismiyle medeniyet dünyasına daha çok kolaylıkla göstermeğe muvaffak olacaktır
Türkiye Cumhuriyeti, cihanda işgal ettiği mevkiye lâyık olduğunu eserleriyle ispat edecektir
Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır
29 Ekim 1923
Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır
Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz
Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır
Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir
1926
Cumhuriyetimiz öyle zannolunduğu gibi zayıf değildir
Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir
Bunu elde etmek için kan döktük
Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık
İcabında müesseselerimizi müdafaa için lâzım olanı yapmağa hazırız
1923
Gelecek nesillerin Türkiye de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilâkis, Türkiye'nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tesbitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir
1927
Onlar, kolaylıkla anlayacaklardır ki, çürümüş bir hanedanın, halife unvanıyla başının üstünden zerre kadar uzaklaşmasına imkân kalmayacak surette muhafazasının mecburî kılan bir devlet şeklinde, cumhuriyet id****i ilân olunsa bile, onu yaşatmak mümkün değildir
1927
14-03-2008
#
4
Profil Bilgileri
P®øƒєﻛﻛíøиαL
--->: M. Kemal Atatürk'ün Önemli Bazı Konularda Söylediği Sözler
Demokrasi ve Hürriyet
Unutulmamalıdır ki, milletin hâkimiyetini bir şahısta veyahut mahdut eşhasın elinde bulundurmakta menfaat bekleyen cahil ve gafil insanlar vardır
Ocak 1923
Bizim dünya nazarında en büyük kuvvet ve kudretimiz, yeni şekil ve mahiyetimizdir
1922
Korku üzerine hâkimiyet bina edilemez
Toplara istinad eden hâkimiyet pâyidar olmaz
Böyle bir hâkimiyet ve diktatörlük ancak ihtilâl zuhurunda muvakkat bir zaman için lâzım olur
Mart 1930
Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasî bir fikre malik olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetlerine maliktir
Kimsenin fikrine ve vicdanına hâkim olunamaz
1930
Vicdan hürriyeti, mutlak ve taarruz edilemez, ferdin tabiî haklarının en mühimlerinden tanınmalıdır
1930
Hürriyet, insanın, düşündüğünü ve dilediğini mutlak olarak yapabilmesidir
1930
Bu tarif, hürriyet kelimesinin en geniş mânasıdır
İnsanlar, bu mânada hürriyete, hiçbir zaman sahip olamamışlardır ve olamazlar
Çünkü malûmdur ki insan, tabiatın mahlûkudur
Tabiatın kendisi dahi, mutlak hür değildir; kâinatın kanunlarına tabidir
Bu sebeple, insan ilk önce, tabiat içinde, tabiatın kanunlarına, şartlarına, sebeplerine, âmillerine bağlıdır
Meselâ, dünyaya gelmek veya gelmemek insanın elinde olmamıştır ve değildir
İnsan, dünyaya geldikten sonra da, daha ilk anda, tabiatın ve birçok mahlûkların zebunudur
Himaye edilmeye, beslenmeye, bakılmaya, büyütülmeye muhtaçtır
1930
Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir
1906
Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküntü vardır
Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir
1906
Hürriyetten doğan buhranlar ne kadar büyük olursa olsun, hiçbir zaman fazla tazyikin temin ettiği sahte güvenlikten daha tehlikeli değildir
1930
Hürriyet, Türk'ün hayatıdır
1930
Asrî demokraside ferdî hürriyetler, hususî bir kıymet ve ehemmiyet almıştır; artık ferdî hürriyetlere devletin ve hiç kimsenin müdahalesi söz konusu değildir
Ancak, bu kadar yüksek ve kıymetli olan ferdî hürriyetin, medeni ve demokrat bir millette, neyi ifade ettiği, hürriyet kelimesinin mutlak surette, düşünülebilen mânasiyle anlaşılmaz
Söz konusu olan hürriyet toplumsal ve medeni insan hürriyetidir
Bu sebeple ferdî hürriyeti düşünürken, her ferdin ve nihayet bütün milletin müşterek menfaati ve devlet mevcudiyeti gözönünde bulundurulmak lâzımdır
Diğerinin hak ve hürriyeti ve milletin müşterek menfaati ferdî hürriyeti sınırlar
1930
14-03-2008
#
5
Profil Bilgileri
P®øƒєﻛﻛíøиαL
--->: M. Kemal Atatürk'ün Önemli Bazı Konularda Söylediği Sözler
Devlet İdaresi
--------------------------------------------------------------------------------
İnsanlar daima yüksek, temiz ve mukaddes hedeflere yürümelidirler
Bu hareket şeklidir ki insan olanın vicdanını, dimağını ve bütün insanî kavramını tatmin eder
Bu şekilde yürüyenler, ne kadar büyük fedakârlık yaparlarsa, yükselirler ve bu hareket şekli mutlaka açık olur
1926
Çünkü alnı açık, dimağı açık, kalb ve vicdanı açık insanlar tarafından idare olunabilen toplumlar ancak bu mânada hareketlerin izleyicisi olabilirler
Fikirlerini, duygularını ve teşebbüslerini gizli tutanlar, gizli vasıtalar uygulamaya girişenler mutlaka utanma ve sıkılmayı gerektiren, akıl ve mantığın haricinde hareket edenler olabilirler
Bu gibi işlere girişenlerin sonu ergeç acıdır
1926
Bizim yüzümüz, her zaman temiz ve pâk idi ve daima temiz ve pâk kalacaktır
Yüzü çirkin, vicdanı çirkinliklerle dolu olanlar, bizim vatansevercesine vicdanlıca ve namusluca hareketlerimizi küçük ve çirkin ihtirasları yüzünden, çirkin göstermeye kalkışanlardır
1927
Yemin mukaddes bir sözleşme demektir
Namus sahibi olan bir kimse verdiği sözden dönmez
1919
Asla hatırdan çıkarmamalısınız: Bizim en büyük kuvvetimizi, bugün de, yarın da dürüst, açık bir siyaset ve sözlerimize bağlılık teşkil edecektir
1915
Mesuliyet yükü herşeyden, ölümden de ağırdır
1915
Hakikati konuşmaktan korkmayınız
1918
Her an tarihe karşı, cihana karşı hareketimizin hesabını verebilecek bir vaziyette bulunmak lâzımdır
1930
Yapmamıza imkân hasıl olan işleri yapmazsak, tarih bizi tenkit eder
1928
Millî egemenlik esası üzerinde idare edilen medeni devletlerde, kabul edilmiş ve fiilen geçerli bulunan esas; milletin genel isteklerini en çok temsil eden ve bu isteklerin bağlı olduğu menfaat ve gerekleri, en yüksek kudretle ve selâhiyetle yapabilecek siyasî grubun, devlet işlerinin id****ini üzerine alması ve bu mesuliyeti en yüksek liderinin omuzuna bırakması prensibinden ibarettir
1927
Zaten bu şartları kazanamayan bir hükûmet vazife yapamaz
Hükûmetin, kuvvetli grup üyeleri arasından ve fakat birinci derecede olmayanlarından zayıf bir hükûmet yapmak ve onu partinin birinci liderlerini emir ve öğütleriyle yürütmeye kalkışmak fikri, elbette doğru değildir
Bunun feci neticeleri bilhassa Osmanlı Devletinin son günlerinde görülmüştür
İttihat ve Terakki liderlerinin elinde oyuncak olan sadrazamlardan ve onların hükûmetlerinden, millete gelen zararlar sayılamayacak kadar çok değil midir?
1927
Mecliste, hâkim olan partinin, hükûmet kurmayı, muhalif ve azınlıkta bulunan bir partiye terk etmesi ise asla sözkonusu olamaz
1927
Kaideten ve usulen milletin ekseriyetini temsil eden ve özel amacı belli olan parti, hükûmeti kurma mesuliyetini üzerine alır ve kendi amaç ve prensiplerini memlekette uygular
1927
Bizim telâkkimize göre, siyasî kuvvet, millî irade ve egemenlik, milletin bütün halinde müşterek şahsiyetine aittir, birdir
Taksim edilemez, ayrılamaz ve başkasına bırakılamaz
1930
İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri, devlet işleri görülemez; millet ve devlet şeref ve bağımsızlığı temin edilemez
1927
İnsaf ve merhamet dilenmek gibi bir prensip yoktur
Türk milleti, Türkiye'nin gelecek çocukları, bunu, bir an hatırdan çıkarmamalıdırlar
1927
Bir hükûmet iyi midir, fena mıdır? Hangi hükûmetin iyi veya fena olduğunu anlamak için, "Hükûmetten gaye nedir?" bunu düşünmek lâzımdır
Hükûmetin iki hedefi vardır
Biri milletin korunması, ikincisi milletin refahını temin etmek
Bu iki şeyi temin eden hükûmet iyi, edemeyen fenadır
1923
Gerçi asıl olan millettir
Toplumdur
Onun da umumî iradesi, Mecliste belirir; bu her yerde böyledir
Fakat, fertler de vardır
Meclis, memleket ve devlet işlerini fertlerle, şahıslarla yapmaktadır
Her devletin işlerini yöneten şahıs ve şahıslar meydandadır
Hakikati, mânasız görüşlerle inkâra yer yoktur
1922
Benim istediğim sadece memleket işlerinin Büyük Millet Meclisinde açıkça münakaşa edilmesidir
Büyük Millet Meclisinde Türk milletinin gözü önünde açıkça konuşulamayacak hiçbir iş yoktur
1930
Millete efendilik yoktur
Hizmet etme vardır
Bu millete hizmet eden, onun efendisi olur
1921
Yapmak iktidarında olmadığımız işleri uyuşturucu, oyalayıcı sözlerle yaparız diyerek millete karşı gündelik siyaset takip etmek prensibimiz değildir
1931
Memleket işlerinde, millet işlerinde, hakikî işlerde duygulara, hatıra, dostluğa bakılmaz
1922
Memleket dayanışma isteyen bir birliğe muhtaçtır
Alelâde politikacılıkla milleti parçalamak, hıyanettir
1925
Milleti idarede prensibimiz, milletin müşterek ve umumî fikir ve eğilimlerine uymaktır
Bu fikir ve eğilimlerin hakikî ve ciddi olabilmesi, milletin maddî ve manevî ihtiyaç kaynaklarından gelmesine bağlıdır
1925
Milleti, aklımızın ermediği, yapmak kudret ve kabiliyetini kendimizde görmediğimiz hususlar hakkında kandırarak geçici teveccühler elde etmeye tenezzül etmeyiz
Millete, âdi politikacılar gibi yalancı vaadlerde bulunmaktan nefret ederiz
1925
Millet tarafından, millet adına, devleti idareye yetkili kılınanlar için, gerektiği zaman, millete hesap vermek, mecburiyeti, lâubalilik ve keyfî hareketle uzlaşamaz
1930
Ben düşündüklerimi önce milletimin arzusunda, ihtiyaç ve iradesinde görmeyi şart sayan ve bunu gördükten sonra ancak, uygulaması ile kendimi vazifeli bilen bir adamım
1923
Bu memlekette çalışmak isteyenler, bu memleketi idare etmek isteyenler memleketin içine girmeli, bu milletle aynı şartlar içinde yaşamalı ki ne yapmak lâzım geleceğini ciddi surette hissedebilsinler
1923
Her ne suretle olsun, hizmet edenler milletten büyük mükâfatlar bekliyorlarsa katiyen doğru bir harekette bulunmuş olmazlar
Milletten çok şey istememeliyiz
Hizmet edenler, namus vazifelerini yerine getirmiş olmaktan başka bir şey yapmamışlardır
1923
Cumhuriyetçi ve milliyetçi olmakla beraber partimiz programından başka bir programla ve partili olmanın tabiî kayıtları dışında serbest çalışacak samimî yurttaşların millet kürsüsünden yapacakları tenkitler ve söyleyecekleri düşüncelerle millî çalışmanın kuvvetleneceği kanaatinde bulunuyoruz
1935
Büyük Millet Meclisinde ve millet karşısında millet işlerinin serbest münakaşası ve iyi niyet sahibi kişilerin ve partilerin özel görüşlerini ortaya ko***** milletin yüksek menfaatlerini aramaları benim gençliğimden beri âşık ve taraftar olduğum bir sistemdir
Memnuniyetle görüyorum ki, lâik cumhuriyet esasında beraberiz
Zaten benim siyasî hayatta bir taraflı olarak daima aradığım ve arayacağım temel budur
Bundan ötürü Büyük Mecliste aynı temele dayanan yeni bir partinin faaliyete geçerek millet işlerini serbest münakaşa etmesini cumhuriyetinin esaslarından sayarım
1930
Artık, bugün demokrasi fikri, daima yükselen bir denizi andırmaktadır
Yirminci asır, birçok müstebit hükûmetlerin, bu denizde boğulduğunu görmüştür
1930
14-03-2008
#
6
Profil Bilgileri
P®øƒєﻛﻛíøиαL
--->: M. Kemal Atatürk'ün Önemli Bazı Konularda Söylediği Sözler
Ekonomi
--------------------------------------------------------------------------------
Bir milletin doğrudan doğruya hayatiyle, yükselmesiyle, düşkünlüğüyle ilgili olan en önemli faktör, milletin iktisadiyatıdır
1930
Yeni Türkiyemizi lâyık olduğu yüceliğe ulaştırabilmek için mutlaka iktisadiyatımıza birinci derecede ve en çok ehemmiyet vermek mecburiyetindeyiz
Zamanımız tamamen bir iktisat devrinden başka birşey değildir
Şubat 1923
Siyasî, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadî zaferlerle desteklenmezse payidar olamaz, az zamanda söner
1922
Türkiye'nin gerçek efendisi, hakiki üretici olan köylüdür
O halde herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstehak (en çok lâyık) olan köylüdür
Binaenaleyh, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin iktisadi siyasi aslî gayeyi gözetir
1 Mart 1922
Ferdî mesai ve faaliyeti esas tutmakla beraber mümkün olduğu kadar az bir zaman için de milleti refaha ve memleketi mamuriyete eriştirmek için milletin umumî ve yüksek menfaatlerinin icap ettirdiği işlerde, bilhassa iktisadî sahada devleti fiilen alâkadar etmek mühim esaslarımızdandır
1923
Tarih, milletlerin yükselme ve alçalma sebeplerini ararken birçok siyasî, askerî, içtimaî sebepler bulmakta ve saymaktadır
Şüphe yok, bütün bu sebepler içtimaî hâdiseler üzerinde tesir yaparlar
Fakat bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselişiyle, alçalışıyla alâkası olan, münasebetli olan, milletin iktisadiyatıdır
Tarihin ve tecrübelerin tespit ettiği bu hakikat bizim millî hayatımızda ve millî tarihimizde de tamamen belirir
Gerçekten Türk Tarihi tetkik olunursa, bütün yükseliş ve alçalış sebeplerinin bir iktisat meselesinden başka birşey olmadığı anlaşılır
1923
Tarihimizi dolduran bunca muvaffakiyetler, zafer ve mağlûbiyetler, bozgunlar ve felâketler, bunların hepsi vukua geldikleri devirlerdeki iktisadî şartlarımızla münasebetli ve alâkalıdır
Yeni Türkiyemizi lâyık olduğu mertebeye çıkarmak için muhakkak iktisadiyatımıza birinci derecede ehemmiyet vermek mecburiyetindeyiz
Çünkü zamanımız tamamen bir iktisat devresinden başka birşey değildir
1937
Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir
1937
Milletimizin kuvvetli seciyesi, sarsılmaz iradesi, ateşli milliyetçiliği, iktisadi muvaffakiyetinden doğacak feyizlerle de lârünüz, altı kaval üstü şişane diye ifade olunabilecek bir kıyafet, ne millîdir ve ne de beynelmileldir
O halde kıyafetsiz bir millet olur mu, arkadaşlar? Böyle nitelendirilmeye razı mısınız, arkadaşlar? Çok kıymetli bir cevheri çamurla sıva***** dünyaya göstermekte mâna var mıdır? Bu çamurun içinde cevher gizlidir, anlamıyorsunuz, demek doğru mudur? Cevheri gösterebilmek için çamuru atmak elzemdir, tabiîdir
Cevherin muhafazası için bir kap yapmak lâzımsa onu altından veya plâtinden yapmak gerekmez mi? Bu kadar açık gerçek karşısında tereddüt doğru mudur? Bizi tereddüde sevkedenler varsa onların ahmaklık ve kalınkafalığına karar vermekte hâlâ mı tereddüt edeceğiz?
1925
Arkadaşlar, Turan kıyafetini araştırıp diriltmenin yeri yoktur
Medenî ve beynelmilel kıyafet, bizim için çok cevherli milletimiz için lâyık bir kıyafettir
Onu giyeceğiz
Ayakta iskarpin veya fotin, bacakta pantolon, yelek, gömlek, kıravat, yakalık, ceket ve elbette bunların tamamlayıcısı olmak üzere başta kenarlıklı serpuş
Bunu açık söylemek isterim: Bu serpuşun ismine şapka denir
Redingot gibi, bonjur gibi, simokin gibi, frak gibi, işte şapkamız!
1925
Buna uygun değil, diyenler vardır
Onlara diyeyim ki, çok gafilsiniz ve çok cahilsiniz ve onlara sormak isterim:
1925
Yunan serpuşu olan fesi giymek uygun olur da, şapkayı giymek neden olmaz? Ve yine onlara, bütün millete hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarının ve Yahudi hahamlarının özel elbisesi olan cübbeyi ne vakit, ne için ve nasıl giydiler?
1925
Seyahatim esnasında köylerde değil bilhassa kasaba ve şehirlerde kadın arkadaşlarımızın yüzlerini ve gözlerini çok yoğun ve itina ile kapatmakta olduklarını gördüm
Erkek arkadaşlar, bu biraz bizim bencilliğimizin eseridir
Çok iffetli ve dikkatli olduğumuzun gereğidir
Fakat muhterem arkadaşlar, kadınlarımız da bizim gibi kavrayışlı ve düşünür insanlardır
Onlara ahlâka ait kutsal kavramları telkin etmek, millî ahlâkımızı anlatmak ve onların dimağını nur ile, temizlikle donatmak esası üzerinde bulunduktan sonra fazla bencilliğe lüzum kalmaz
Onlar yüzlerini cihana göstersinler
Ve gözleriyle cihanı dikkatle görebilsinler
Bunda korkulacak bir şey yoktur
1925
Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başına bir bez veya bir peştamal veya buna benzer bir şeyler atarak yüzünü gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı ya arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur
Bu tavrın mâna ve anlamı nedir? Efendiler, medenî bir millet anası, millet kızı bu garip şekle, bu vahşi vaziyete girer mi? Bu hal milleti çok gülünç gösteren bir manzaradır
Derhal düzeltilmesi lâzımdır
1925
Tags
:
ataturkun
,
bazi
,
kemal
,
konularda
,
onemli
,
soyledigi
,
sozler
M. Kemal Atatürk'ün Önemli Bazı Konularda Söylediği Sözler ile ilgili Benzer Konular
1081 Kez Görüntülendi
Atatürk'ün Ölürken Söylediği Son Söz
Konu Dışı Başlıklar
Atatürk'ün Söylediği Sözlerin İngilizcesi
Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk'ün söylediği sözler
Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençlere Söylediği Bursa Nutku ve Ayrıntısı
Mustafa Kemal Atatürk
Atatürk'ün Çeşitli Konularda Sözleri
Seviyeli-Ciddi Konular
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
08:33
.
Sayfalar
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545