FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
Eğitim Bölümü
>
Mustafa Kemal Atatürk
Yurtta Barış ve Ulusal Birlik
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
Bize Ulaşın
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Yurtta Barış ve Ulusal Birlik ile ilgili Benzer Konular
327 Kez Görüntülendi
Yurtta Aşk Cihanda Aşk Gitar Akorları
Şarkı Notaları
Lübnan'Da Ulusal Birlik Hükümeti Kuruldu ..
Yurt Dısı Haberler
Barış ve Barış - Unutamadım [İZLEYELİM]
Türkçe Müzik Videoları
Gülşen - Yurtta Ask Cihanda Ask
Türkçe Müzik Videoları
Oy Verme İŞlemİ TÜm Yurtta Sona Erdİ
Haber Arşivi
Havza ATATÜRK evi ve Müzesi
|
Doktorlar Ata'yı da Kızdırmış
Konu Araçları
04-05-2008
#
1
Profil Bilgileri
P®øƒєﻛﻛíøиαL
Yurtta Barış ve Ulusal Birlik
Yurtta Barış ve Ulusal Birlik başlıklı yazı Mumsema Yurtta Barış ve Ulusal Birlik Forum Alev
YURTTA BARIŞ, CİHANDA BARIŞ; YURTTA BARIŞ VE ULUSAL DAYANIŞMA
Atatürkçü düşünce sistemi, Türk milletinin iç kavgalara sürüklenmeden, millî ve sosyal dayanışma içinde kalkınmasını amaçlar
Millî beraberlik, millî bütünlük, millî dayanışma, Atatürkçü düşünce sisteminde önemli bir yer tutar
Atatürk, Türk toplumunu teşkil eden köylü, çiftçi, işçi, esnaf, sanatkâr, sanayici, tüccar, serbest meslek mensubu, memur gibi her çeşit meslek mensuplarının ve zümrelerin, aynı milletin unsurları olarak, sosyal adalete uygun esaslar içinde, ahenkli bir tarzda işbirliği yapmalarını, bunlar arasında çıkabilecek uyuşmazlıkların, millet yararı da göz önünde tutularak çözülmesini; çatışan menfaatlerin âdil şekilde uzlaştırılmasını ve bağdaştırılmasını öngören bir temel görüşe sahiptir
Atatürk, her toplumda olduğu gibi, Türk toplumunda da iş bölümünün zorunlu şekilde mevcut olduğunu kabul ediyor, ancak çeşitli işlerde çalışan yurttaşlar arasında sınıf kavgasının bilerek körüklenmesine karşı çıkıyordu
1931 seçimleri sırasında, millete hitaben kendi imzası ile yayınladığı ve "Yurtta Barış, Cihanda Barış" ilkesine yer verdiği önemli bildiride, bu konudaki görüşlerini çok açık bir şekilde ortaya koymuştu: "Gaye, sınıf mücadelesi yerine içtimai tesanüdü (sosyal dayanışmayı) sağlamaktır" diyordu
Atatürk dönemi, Türkiye'de ilk önemli sosyal kanunların kabul edildiği dönemdir
1920�de toplanan birinci TBMM'nin kabul ettiği ilk kanunlardan biri kömür havzasında çalışan işçilerin sosyal hakları ve güvenlikleri ile ilgiliydi
Bağımsızlık Savaşı�nın en çetin günlerinde, Anadolu bozkırında toplanan yeni meclis, bu sosyal konuya eğilmişti
Sosyal haklar ve sosyal güvenlik açısından, Atatürk döneminde çıkarılan en önemli kanunlardan biri de İş Kanunu'dur
Şüphesiz, ülkenin ekonomik gücü geliştikçe,
sosyal haklar da genişleyecekti
Nitekim öyle oldu
Ekonomik şartların değişmesi, nüfus artışı, tek partili rejimden çok partili rejime geçiş, sosyal alanda birçok yeniliklere yol açtı
Anayasalarımızda ve yasalarımızda yeni sosyal haklar yer aldı
Hür sendikacılık gelişti
Ancak, �millî dayanışma� amacı önemini kaybetmedi
1961 Anayasası�nın başlangıç bölümünde �milli dayanışma�' ilkesi sosyal adaletle bitlikte yer aldığı gibi; 1982 Anayasası�nın birinci maddesinde de, cumhuriyetin temel nitelikleri arasında; millî dayanışma ve adalet anlayışına yer verilmiştir
1982 Anayasası�nın başlangıç bölümünde, �Türk vatandaşlarının millî sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde
ortak olduğu
� birbirlerinin hak ve hürriyetlerine
saygı göstermelerinin, birbirlerine karşı sevgi ve kardeşlik duyguları beslemelerinin gerekli bulunduğu
"Yurtta Barış, Cihanda Barış" ilkesine de yer verilerek, belirtilmiştir
Birçok araştırmacı, Atatürk'ün milliyetçilik ve millî bütünlükle sosyal adaleti bağdaştırmaya çalışan görüşlerini, Fransa'da önemli atılımların gerçekleştirildiği Üçüncü Cumhuriyet döneminde çok yaygın olan "tesanütçülük" (solidarisme) akımı ile karşılaştırmışlardır
Bu akım, çağdaş toplumda, sınıflararası kavganın zorunlu olmadığı görüşüne dayanır
Bütün meslek gruplarının katkısıyla ve iyi düzenlenmiş sosyal kurumlarla, toplum uyum ve dayanışma içinde ilerleyip yükselebilir
Yoksullukla, işsizlikle, hastalıkla, cehaletle, her türlü darlıkla ve sosyal ıstırapla mücadele etmek şüphesiz devletin görevidir
Atatürk, sosyal dertlere karşı kayıtsız kalınmasını da, millî bütünlüğün sert sınıf kavgalarıyla parçalanmasını da doğru görmez
Atatürk'e göre;
"Türk toplumunu oluşturan başlıca çalışma grupları şunlardır: Çiftçiler, küçük sanat sahibi ve esnaf, amale ve isçi, serbest meslek sahipleri, sanayiciler, tüccarlar, memurlar Bunların her birinin çalışması diğerlerinin ve bütün toplumun hayat ve mutluluğu için zorunludur
Bu duruma göre, amaç, sınıf mücadelesi yerine sosyal düzen ve dayanışmayı sağlamaktır
Atatürk, o dönemde Avrupa'nın birçok
ülkelerini boyunduruğu altına almış olan faşizme ve komünizme karşı koymuş; "Demokrasiye Aykırı Çağdaş Cereyanlar" başlığı altında kendi el yazısı ile yazdığı sayfalarda, aşırı sağ ve aşırı soldaki kişi, zümre veya sınıf diktatörlüklerini kesinlikle reddetmiştir
Atatürk'ün devlet anlayışı, milliyetçilik inancı, sosyal görüşleri, komünizmle ve sınıf kavgası kışkırtmacılığı ile bağdaşmaz; ama sosyal adalete ve sosyal güvenliğe
önem verilmesini gerektirir
Türkiye'de Cumhuriyet döneminin başından beri adım adım gerçekleştirilen sosyal adalet ve sosyal güvenlik tedbirleri, sınıf kavgası ve kanlı çatışmalar yoluyla elde edilmiş sonuçlar değildir
Bu tedbirler, devletin, Türk milletini kaynaşmış ve bağdaşmış hale getirme, yolundaki bilinçli çabalarından doğmuştur
Totaliter kölelik rejimlerine sürüklenmeksizin, en uzak yurt köşelerinden en çaresiz yurttaşlara kadar hiçbir kesimi ihmal etmeyen bir sosyal yapı gerçekleştirilebilir
Bunun için millî dayanışmayı yok eden sert, kanlı sınıf kavgalarına ihtiyaç yoktur
Sorunlara medenî ve demokratik yöntemlerle çare aranmalıdır
Türk milletini oluşturan bireylerin doğum yerleri ayrı da olsa, vatanları birdir; siyasî parti rozetleri, parti bayrakları aynı da olsa ay yıldızlı bayrakları birdir; meslekleri, mezhepleri ayrı da olsa, mensup oldukları millet birdir
Atatürk'ün ısrarla belirttiği gibi ortak bir tarihin, ortak sevinçlerin, ortak kederlerin ve ortak bir kaderin aralarında sayısız bağlar ördüğü yurttaşlar, ırk, mezhep, sınıf kavgalarıyla bölünüp parçalanmamalıdır Yurtta barış ancak böyle sağlanabilir
Dantel
Mumsema
Frmacil
04-05-2008
#
2
Profil Bilgileri
P®øƒєﻛﻛíøиαL
--->: Yurtta Barış ve Ulusal Birlik
CİHANDA BARIŞ
MİLLET SEVGİSİYLE İNSAN SEVGİSİNİN BAĞDAŞTIRILMASI
Barış, insanların ve milletlerin bir arada, güven içinde yaşamaları için gereklidir
Atatürk'e göre "barış, milletleri refah vs mutluluğa eriştiren en iyi yoldur"
"Uluslararası siyasî güven ortamının gelişimi için ilk ve önemli şart, milletlerin hiç olmazsa barışı koruma fikrinde samimi olarak birleşmeleridir
�
Atatürk, büyük bir Türk milliyetçisiydi
Milliyetçiliği reddeden teori ve görüşlere hiç itibar etmemişti
Ancak, bütün başka milletleri hor gören, aşağılayan, saldırgan bir tutumu da asla benimsememişti
Atatürk, her ülkenin yöneticilerinin asıl sorumluluklarının elbette kendi milletlerine karşı olduğunu belirtmiş; Türk milletinin şerefi, hakları, yararları söz konusu olduğunda, bunların tam bir dikkat ve titizlikle korunmasını görevlerin en kutsalı saymıştır
Ancak, engin milliyetçiliğinin özünden ve amacından hiçbir şekilde uzaklaşmaksızın, şu gerçeği de gözden kaçırmamıştır: Hiçbir millet bu dünyada tek başına yaşamamaktadır
"Dünyada ve dünya milletleri arasında huzur, anlaşma ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan yoksun kalır
En uzakta zannettiğimiz bir olayın, bizi bir gün etkilemeyeceğini bilemeyiz
Bunun için insanlığın hepsini bir vücut ve bir milleti bunun bir organı saymak gerekir
Bir vücudun parmağının ucundaki acıdan, diğer bütün organlar etkilenir� Coğrafî durumları ne olursa olsun, milletler birbirlerine birçok bağlarla bağlıdırlar
Eğer bir apartman, sakinlerinden bazıları tarafından ateşe verilirse, diğerlerinin yangının etkisinden kurtulmasına imkan yoktur
Atatürk'e göre, "insanları mutlu edeceğim diye, onları birbirine boğazlatmak, insani olmayan ve son derece üzücü bir sistemdir"
Hemen belirtelim ki, düşman güçlere boyun eğmeğe hazır, teslimiyetçi, dünya gerçeklerinden habersiz, hayalci "pasifist"lerin tulumu ile Atatürk'ün barışçılığı arasında derin bîr uçurum vardır Ne yazık ki, çağımızda da, hâla, milletlerarası ilişkilerde, kuvvetli olan hakkı ve haklıyı edebilmektedir
Bu gerçeği görmezlikten gelmek mümkün değildir
Hakkın ve haklının ezilmeyeceği bir milletlerarası hukuk düzeninin kurulmasını istemek ve bu yolda içtenlikle çaba göstermek başka şey, kendi arzularını gerçek sanan, var olmayanı varmış farz eden, ütopyacılık başka şeydir
Atatürk, bir milletin barış içinde yaşayabilmek için, kendini savunacak güce ve iradeye sahip olması gerektiğini çok açık şekilde anlatmıştır
"Bugün vardığımız barışın ebedi barış olacağına inanmak, safdillik olur Bu o kadar önemli bir gerçektir ki, ondan bir an bile gaflet, milletin hayatını tehlikeye sokar
Şüphesiz, hukukumuza, şeref ve haysiyetimize saygı gösterildikçe mukabil saygıda asla kusur etmeyeceğiz
Fakat, ne çare ki zayıf olanların hukukuna saygının noksan olduğunu veya hiç saygı gösterilmediğini çok acı tecrübelerle öğrendik
Onun için her türlü ihtimallerin gerektireceği hazırlıkları yapmakta asla gecikmeyeceğiz "
Atatürk, "âlemde bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir" dedikten sonra, hemen şunları ekliyordu:'"Şu kadar ki, milletin haklarını anlayıp, onları savunmak ve korumak uğruna her türlü fedakârlığa hazır olduğuna dair dünyaya bir kanaat vermesi lazımdır"'
Aynı konuda Atatürk'ün şu sözleri de hatırda tutulmalıdır:
"Hiç bir millet ve memlekete karşı tecavüz fikri beslemeyiz
Fakat varlığımızı ve bağımsızlığımızı korumak için, bir de mîlletimizin iç rahatlığı ve gönül huzuru ile çalışarak, refahlı ve mutlu olmasını sağlamak için her vakit memleket ve milletimizi korumaya gücü yeten bir orduya sahip olmak da ülkümüzdür"
Daha Millî Mücadele yıllarında Atatürk, "insanlığı meydana getiren milletlerin her biriyle medeniyet gereklerinden olan dostluk ilişkilerini" kurmaya hazır olduğunu tekrarlıyor, fakat "benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım" diyordu
Atatürk, pek çok savaş felâketi geçirmiş olan Türkiye'nin barış ihtiyacının büyük olduğunu belirtirken, barışın ancak güçlü olmakla korunabileceğine, tarafsızlıkları bütün dünyaca kabul edilmiş ülkelerin bile, ordularına ve savunmalarına büyük önem verdiklerine dikkati çekmekten geri kalmamıştı
Ancak Atatürk, savaşın facialarını herkesten iyi biliyordu:
"Ben harpçı olamam
Çünkü harbin acıklı hatlarını herkesten iyi bilirim "
"Harp zaruri ve hayati olmalı
Öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz Lâkin millet, hayatı tehlikeye uğramadıkça, harp bir cinayettir"
Atatürk millet sevgisiyle insanlığa karşı görev duygusunu bağdaştırmayı bilmişti
"Millete efendilik yoktur
Millete hizmet etmek vardır" diyen Atatürk, kendi milletine ve insanlığa dürüst, akıIlı bir şekilde hizmet eden kişilere, derin ve içten bir saygı duyardı
Onun gözünde, hayatta kişiyi mutlu edecek şey, "kendisi için değil, kendisinden sonra gelecek olanlar için çalışmaktı"
"Hayatta tam zevk ve mutluluk, ancak gelecek nesillerin şerefi, varlığı, mutluluğu için çalışmakta bulunabilir" diyordu
Ona göre, "ancak kendilerinden sonrakileri düşünebilenler, milletlerini yaşama ve ilerleme imkânlarına kavuşturabilirler"di
İnsanlığın sorunlarına büyük bir ileri görüşlülükle ve seziş gücü ile bakan Atatürk, henüz Birleşmiş Milletler�in, UNESCO'nun ve benzeri kuruluşların ortada olmadığı, gelişme halindeki ülkelerin kalkınmasının dünya ülkelerinin tümü için taşıdığı önemin bilinmediği, Kuzey - Güney diyalogundan bahsedilmediği, evren içinde küçük bir zerreden ibaret olan dünyamızdaki bütün insanların, bazı konularda ortak tehlikelerle karşı karşıya olduklarının ve ortak menfaatlere sahip bulunduklarının yeterince anlaşılamadığı, sömürgeciliğin dünyanın yarısına egemen olduğu bir dönemde, şunları söylüyordu:
"İnsanları mutlu etmenin tek yolu, onları birbirine yaklaştırarak, onları birbirine sevdirmektir" "Şuna da inanıyorum ki, eğer devamlı barış isteniyorsa, kütlelerin vaziyetlerini iyileştirecek milletlerarası tedbirler alınmalıdır
İnsanlığın bütününün refahı, açlık ve baskının yerine geçmelidir Dünya vatandaşları, kıskançlık, aç gözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde eğitilmelidir"
Sömürgeciliğin yeryüzünden er geç silineceğini belirten; "Yurtta Barış, Cihanda Barış" ilkesiyle geleceğe ışık tutan Atatürk, çağının ilerisinde bir liderdi
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilâtı , doğumunun 100
yıldönümünde, Atatürk'ü anma kararı alırken şöyle diyordu;
"Kemal Atatürk, dünya milletleri arasında devamlı barış ülküsünün ve karşılıklı anlayış ruhunun olağanüstü bir öncüsüdür
Bütün hayatı boyunca insanlar arasında hiçbir renk, dîn ve ırk ayrımı tanımayan bir ahenk ve işbirliği çağının açılması uğrunda çalışmıştır
"
Daha 1938 yılında, bugünkü Birleşmiş Milletler Teşkilâtı'nın öncüsü olan "Milletler Cemiyeti" (Cemiyet-ı Akvam), Atatürk hakkında "barışın dâhi hadimi� deyimini kullanmıştı
Atatürk, bir yandan kendi milletinde milli duyguyu, milli dayanışmayı, kendine güveni, Türk olmanın öğüncünü güçlendirip kökleştirirken, bir yandan da bütün insanlığın hayranlığını kazanmayı bilmişti
Türk milleti Atatürk'ten bu yana, tarihindeki en uzun barış dönemini yaşadı
Onbeşinci yüzyıldan 20
yüzyılın başına kadar Osmanlı Devleti ortalama her yüzyılın 60 yılını savaşarak geçirmeğe mecbur olmuştu
1450-1900 yılları arasında ortalama olarak, iki yıl barışa karşı üç yıl savaş düşmektedir
Osmanlı İmparatorluğu tarihinde en uzun barış dönemi, 1739�dan 1768�e kadar, sadece 29 yıl sürmüştü
TBMM Hükümetinin kuruluşundan önceki yarım yüzyıla bakacak olursak, devletimizin bu kısa sürede 7 ayrı savaş vermeye mecbur bırakıldığını görürüz
1876�da Sırbistan-Karadağ'a, 1877-1878�de Rusya ve Romanya'ya, 1897�de Yunanistan'a, 1911-1912�de İtalya'ya, 1912-1913�de Balkan devletlerine, 1913�de yeniden Bulgaristan'a, 1914-1918�de Rusya, İngiltere ye Fransa'ya karşı savaşmak zorunda kalan Osmanlı Devleti, bu yedi savaş dışında, Bosna-Hersek'te Avusturya-Macaristan'ın (1878), Tunus'ta Fransa'nın (1881), Mısır'da İngiltere�nin (1882) giriştikleri işgallere -güçsüz kalmış olması sebebiyle- askerî bir karşılık veremeden katlanmaya mecbur olmuştu
Bağımsızlık savaşının kazanılmasıyla varlığını, şerefini, yaşama hakkını kazanan yüce Türk milleti, Cumhuriyetten bu yana millî tarihinin en uzun barış dönemini yaşamıştır
Kalkınmasını barış içinde sürdürmeğe çalışmaktadır
Atatürk'ün evrensel etkisi de büyük olmuştur
Atatürk, bağımsızlık önderi, çağdaşlaşma önderi ve dünya barışına hizmet etmiş büyük bir devlet adamı olarak, çağımıza damgasını vurmuştur
Pakistanlı Profesör Nayyar Wasty'nin şu sözleri gerçeğin ifadesidir:
04-05-2008
#
3
Profil Bilgileri
P®øƒєﻛﻛíøиαL
--->: Yurtta Barış ve Ulusal Birlik
''Atatürk sadece Türkler için değil, bağımsızlık mücadelesi yapan bütün milletlerin ilham kaynağı olmuştur
Atatürk'ün güttüğü politikanın etkileri Doğu'da, özellikle benim ülkemde duyulmuştur
Atatürk'ün yolundan giderek Hindistan dahil olmak üzere, bütün Asya esaret zincirlerini kırmış ve Pakistan bu sayede var olmuştur�
Pakistan'ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah, Atatürk'ün ölümü üzerine verdiği demeçte "Yalnız İslâm alemi değil, bütün dünya, tarih boyunca yaşamış en büyük insanlardan birini kaybetti" demiştir
Pakistan'ın daha sonraki Cumhurbaşkanlarından biri de Atatürk'ü şöyle değerlendirmiştir
"O, gelmiş geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biridir
O, yalnız Türk milletinin sevgili lideri değildi
Dünyadaki bütün Müslümanlar gözlerini sevgi ve hayranlık hisleriyle O'na çevirmişlerdi O, Müslüman dünyasında yeniden uyanış istikametinde ileriye doğru cesur bir adım atan bir avuç insandan biri idi�
Endonezya'nın bağımsızlık lideri Sukarno'dan Tunus'un bağımsızlık önderi, Burgiba'ya kadar pek çok siyasî lider, Doğulu ve Batılı sayısız bilim adamı, Atatürk'ün, ölümünden sonra da devam eden evrensel etkisini belirtmişledir
Şair Behçet Kemal Çağlar, Atatürk'e, ölümünden yıllarca sonra şu sözlerle seslenirken bir gerçeği dile getiriyordu:
"Doğrulup gidiyorsun yeryüzünde yeniden
Her silkinen, kalkınan, kurtulan ulusla sen
Tıpkı ilk sesin gibi Samsun'dan Amasya'dan
Son sesin yükseliyor Afrika'dan, Asya'dan"
Yazı:Hayrullah AKIN ,Tarihçi
Tags
:
baris
,
birlik
,
ulusal
,
yurtta
Yurtta Barış ve Ulusal Birlik ile ilgili Benzer Konular
327 Kez Görüntülendi
Yurtta Aşk Cihanda Aşk Gitar Akorları
Şarkı Notaları
Lübnan'Da Ulusal Birlik Hükümeti Kuruldu ..
Yurt Dısı Haberler
Barış ve Barış - Unutamadım [İZLEYELİM]
Türkçe Müzik Videoları
Gülşen - Yurtta Ask Cihanda Ask
Türkçe Müzik Videoları
Oy Verme İŞlemİ TÜm Yurtta Sona Erdİ
Haber Arşivi
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
03:51
.
Sayfalar
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553