Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele

Geri git   Mumsema.NET >
Eğitim Bölümü
> Mustafa Kemal Atatürk

Forum Kuralları Bize Ulaşın İletiler Kayıt ol Yardım Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Yurtta Barış ve Ulusal Birlik ile ilgili Benzer Konular
327 Kez Görüntülendi

Yurtta Aşk Cihanda Aşk Gitar Akorları Şarkı Notaları
Lübnan'Da Ulusal Birlik Hükümeti Kuruldu .. Yurt Dısı Haberler
Barış ve Barış - Unutamadım [İZLEYELİM] Türkçe Müzik Videoları
Gülşen - Yurtta Ask Cihanda Ask Türkçe Müzik Videoları
Oy Verme İŞlemİ TÜm Yurtta Sona Erdİ Haber Arşivi

Havza ATATÜRK evi ve Müzesi | Doktorlar Ata'yı da Kızdırmış
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 04-05-2008   #1
Profil Bilgileri
Arrow Yurtta Barış ve Ulusal Birlik

Yurtta Barış ve Ulusal Birlik başlıklı yazı Mumsema Yurtta Barış ve Ulusal Birlik Forum Alev


YURTTA BARIŞ, CİHANDA BARIŞ; YURTTA BARIŞ VE ULUSAL DAYANIŞMA


Atatürkçü düşünce sistemi, Türk milletinin iç kavgalara sürüklenmeden, millî ve sosyal dayanışma içinde kalkınmasını amaçlar Millî beraberlik, millî bütünlük, millî dayanışma, Atatürkçü düşünce sisteminde önemli bir yer tutar

Atatürk, Türk toplumunu teşkil eden köylü, çiftçi, işçi, esnaf, sanatkâr, sanayici, tüccar, serbest meslek mensubu, memur gibi her çeşit meslek mensuplarının ve zümrelerin, aynı milletin unsurları olarak, sosyal adalete uygun esaslar içinde, ahenkli bir tarzda işbirliği yapmalarını, bunlar arasında çıkabilecek uyuşmazlıkların, millet yararı da göz önünde tutularak çözülmesini; çatışan menfaatlerin âdil şekilde uzlaştırılmasını ve bağdaştırılmasını öngören bir temel görüşe sahiptir

Atatürk, her toplumda olduğu gibi, Türk toplumunda da iş bölümünün zorunlu şekilde mevcut olduğunu kabul ediyor, ancak çeşitli işlerde çalışan yurttaşlar arasında sınıf kavgasının bilerek körüklenmesine karşı çıkıyordu

1931 seçimleri sırasında, millete hitaben kendi imzası ile yayınladığı ve "Yurtta Barış, Cihanda Barış" ilkesine yer verdiği önemli bildiride, bu konudaki görüşlerini çok açık bir şekilde ortaya koymuştu: "Gaye, sınıf mücadelesi yerine içtimai tesanüdü (sosyal dayanışmayı) sağlamaktır" diyordu

Atatürk dönemi, Türkiye'de ilk önemli sosyal kanunların kabul edildiği dönemdir 1920�de toplanan birinci TBMM'nin kabul ettiği ilk kanunlardan biri kömür havzasında çalışan işçilerin sosyal hakları ve güvenlikleri ile ilgiliydi Bağımsızlık Savaşı�nın en çetin günlerinde, Anadolu bozkırında toplanan yeni meclis, bu sosyal konuya eğilmişti Sosyal haklar ve sosyal güvenlik açısından, Atatürk döneminde çıkarılan en önemli kanunlardan biri de İş Kanunu'dur

Şüphesiz, ülkenin ekonomik gücü geliştikçe, sosyal haklar da genişleyecekti Nitekim öyle oldu Ekonomik şartların değişmesi, nüfus artışı, tek partili rejimden çok partili rejime geçiş, sosyal alanda birçok yeniliklere yol açtı Anayasalarımızda ve yasalarımızda yeni sosyal haklar yer aldı Hür sendikacılık gelişti Ancak, �millî dayanışma� amacı önemini kaybetmedi 1961 Anayasası�nın başlangıç bölümünde �milli dayanışma�' ilkesi sosyal adaletle bitlikte yer aldığı gibi; 1982 Anayasası�nın birinci maddesinde de, cumhuriyetin temel nitelikleri arasında; millî dayanışma ve adalet anlayışına yer verilmiştir 1982 Anayasası�nın başlangıç bölümünde, �Türk vatandaşlarının millî sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ortak olduğu� birbirlerinin hak ve hürriyetlerine saygı göstermelerinin, birbirlerine karşı sevgi ve kardeşlik duyguları beslemelerinin gerekli bulunduğu "Yurtta Barış, Cihanda Barış" ilkesine de yer verilerek, belirtilmiştir

Birçok araştırmacı, Atatürk'ün milliyetçilik ve millî bütünlükle sosyal adaleti bağdaştırmaya çalışan görüşlerini, Fransa'da önemli atılımların gerçekleştirildiği Üçüncü Cumhuriyet döneminde çok yaygın olan "tesanütçülük" (solidarisme) akımı ile karşılaştırmışlardır Bu akım, çağdaş toplumda, sınıflararası kavganın zorunlu olmadığı görüşüne dayanır Bütün meslek gruplarının katkısıyla ve iyi düzenlenmiş sosyal kurumlarla, toplum uyum ve dayanışma içinde ilerleyip yükselebilir

Yoksullukla, işsizlikle, hastalıkla, cehaletle, her türlü darlıkla ve sosyal ıstırapla mücadele etmek şüphesiz devletin görevidir Atatürk, sosyal dertlere karşı kayıtsız kalınmasını da, millî bütünlüğün sert sınıf kavgalarıyla parçalanmasını da doğru görmez

Atatürk'e göre;

"Türk toplumunu oluşturan başlıca çalışma grupları şunlardır: Çiftçiler, küçük sanat sahibi ve esnaf, amale ve isçi, serbest meslek sahipleri, sanayiciler, tüccarlar, memurlar Bunların her birinin çalışması diğerlerinin ve bütün toplumun hayat ve mutluluğu için zorunludur

Bu duruma göre, amaç, sınıf mücadelesi yerine sosyal düzen ve dayanışmayı sağlamaktır



Atatürk, o dönemde Avrupa'nın birçok ülkelerini boyunduruğu altına almış olan faşizme ve komünizme karşı koymuş; "Demokrasiye Aykırı Çağdaş Cereyanlar" başlığı altında kendi el yazısı ile yazdığı sayfalarda, aşırı sağ ve aşırı soldaki kişi, zümre veya sınıf diktatörlüklerini kesinlikle reddetmiştir

Atatürk'ün devlet anlayışı, milliyetçilik inancı, sosyal görüşleri, komünizmle ve sınıf kavgası kışkırtmacılığı ile bağdaşmaz; ama sosyal adalete ve sosyal güvenliğe önem verilmesini gerektirir Türkiye'de Cumhuriyet döneminin başından beri adım adım gerçekleştirilen sosyal adalet ve sosyal güvenlik tedbirleri, sınıf kavgası ve kanlı çatışmalar yoluyla elde edilmiş sonuçlar değildir Bu tedbirler, devletin, Türk milletini kaynaşmış ve bağdaşmış hale getirme, yolundaki bilinçli çabalarından doğmuştur Totaliter kölelik rejimlerine sürüklenmeksizin, en uzak yurt köşelerinden en çaresiz yurttaşlara kadar hiçbir kesimi ihmal etmeyen bir sosyal yapı gerçekleştirilebilir Bunun için millî dayanışmayı yok eden sert, kanlı sınıf kavgalarına ihtiyaç yoktur Sorunlara medenî ve demokratik yöntemlerle çare aranmalıdır

Türk milletini oluşturan bireylerin doğum yerleri ayrı da olsa, vatanları birdir; siyasî parti rozetleri, parti bayrakları aynı da olsa ay yıldızlı bayrakları birdir; meslekleri, mezhepleri ayrı da olsa, mensup oldukları millet birdir

Atatürk'ün ısrarla belirttiği gibi ortak bir tarihin, ortak sevinçlerin, ortak kederlerin ve ortak bir kaderin aralarında sayısız bağlar ördüğü yurttaşlar, ırk, mezhep, sınıf kavgalarıyla bölünüp parçalanmamalıdır Yurtta barış ancak böyle sağlanabilir

 

P®øƒєﻛﻛíøиαL is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 04-05-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Yurtta Barış ve Ulusal Birlik



CİHANDA BARIŞ

MİLLET SEVGİSİYLE İNSAN SEVGİSİNİN BAĞDAŞTIRILMASI


Barış, insanların ve milletlerin bir arada, güven içinde yaşamaları için gereklidir Atatürk'e göre "barış, milletleri refah vs mutluluğa eriştiren en iyi yoldur" "Uluslararası siyasî güven ortamının gelişimi için ilk ve önemli şart, milletlerin hiç olmazsa barışı koruma fikrinde samimi olarak birleşmeleridir

Atatürk, büyük bir Türk milliyetçisiydi Milliyetçiliği reddeden teori ve görüşlere hiç itibar etmemişti Ancak, bütün başka milletleri hor gören, aşağılayan, saldırgan bir tutumu da asla benimsememişti

Atatürk, her ülkenin yöneticilerinin asıl sorumluluklarının elbette kendi milletlerine karşı olduğunu belirtmiş; Türk milletinin şerefi, hakları, yararları söz konusu olduğunda, bunların tam bir dikkat ve titizlikle korunmasını görevlerin en kutsalı saymıştır Ancak, engin milliyetçiliğinin özünden ve amacından hiçbir şekilde uzaklaşmaksızın, şu gerçeği de gözden kaçırmamıştır: Hiçbir millet bu dünyada tek başına yaşamamaktadır "Dünyada ve dünya milletleri arasında huzur, anlaşma ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan yoksun kalır En uzakta zannettiğimiz bir olayın, bizi bir gün etkilemeyeceğini bilemeyiz Bunun için insanlığın hepsini bir vücut ve bir milleti bunun bir organı saymak gerekir Bir vücudun parmağının ucundaki acıdan, diğer bütün organlar etkilenir� Coğrafî durumları ne olursa olsun, milletler birbirlerine birçok bağlarla bağlıdırlar Eğer bir apartman, sakinlerinden bazıları tarafından ateşe verilirse, diğerlerinin yangının etkisinden kurtulmasına imkan yoktur

Atatürk'e göre, "insanları mutlu edeceğim diye, onları birbirine boğazlatmak, insani olmayan ve son derece üzücü bir sistemdir"

Hemen belirtelim ki, düşman güçlere boyun eğmeğe hazır, teslimiyetçi, dünya gerçeklerinden habersiz, hayalci "pasifist"lerin tulumu ile Atatürk'ün barışçılığı arasında derin bîr uçurum vardır Ne yazık ki, çağımızda da, hâla, milletlerarası ilişkilerde, kuvvetli olan hakkı ve haklıyı edebilmektedir Bu gerçeği görmezlikten gelmek mümkün değildir Hakkın ve haklının ezilmeyeceği bir milletlerarası hukuk düzeninin kurulmasını istemek ve bu yolda içtenlikle çaba göstermek başka şey, kendi arzularını gerçek sanan, var olmayanı varmış farz eden, ütopyacılık başka şeydir

Atatürk, bir milletin barış içinde yaşayabilmek için, kendini savunacak güce ve iradeye sahip olması gerektiğini çok açık şekilde anlatmıştır

"Bugün vardığımız barışın ebedi barış olacağına inanmak, safdillik olur Bu o kadar önemli bir gerçektir ki, ondan bir an bile gaflet, milletin hayatını tehlikeye sokar Şüphesiz, hukukumuza, şeref ve haysiyetimize saygı gösterildikçe mukabil saygıda asla kusur etmeyeceğiz Fakat, ne çare ki zayıf olanların hukukuna saygının noksan olduğunu veya hiç saygı gösterilmediğini çok acı tecrübelerle öğrendik Onun için her türlü ihtimallerin gerektireceği hazırlıkları yapmakta asla gecikmeyeceğiz "

Atatürk, "âlemde bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir" dedikten sonra, hemen şunları ekliyordu:'"Şu kadar ki, milletin haklarını anlayıp, onları savunmak ve korumak uğruna her türlü fedakârlığa hazır olduğuna dair dünyaya bir kanaat vermesi lazımdır"' Aynı konuda Atatürk'ün şu sözleri de hatırda tutulmalıdır:

"Hiç bir millet ve memlekete karşı tecavüz fikri beslemeyiz Fakat varlığımızı ve bağımsızlığımızı korumak için, bir de mîlletimizin iç rahatlığı ve gönül huzuru ile çalışarak, refahlı ve mutlu olmasını sağlamak için her vakit memleket ve milletimizi korumaya gücü yeten bir orduya sahip olmak da ülkümüzdür"

Daha Millî Mücadele yıllarında Atatürk, "insanlığı meydana getiren milletlerin her biriyle medeniyet gereklerinden olan dostluk ilişkilerini" kurmaya hazır olduğunu tekrarlıyor, fakat "benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım" diyordu

Atatürk, pek çok savaş felâketi geçirmiş olan Türkiye'nin barış ihtiyacının büyük olduğunu belirtirken, barışın ancak güçlü olmakla korunabileceğine, tarafsızlıkları bütün dünyaca kabul edilmiş ülkelerin bile, ordularına ve savunmalarına büyük önem verdiklerine dikkati çekmekten geri kalmamıştı Ancak Atatürk, savaşın facialarını herkesten iyi biliyordu:

"Ben harpçı olamam Çünkü harbin acıklı hatlarını herkesten iyi bilirim "

"Harp zaruri ve hayati olmalı Öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz Lâkin millet, hayatı tehlikeye uğramadıkça, harp bir cinayettir"

Atatürk millet sevgisiyle insanlığa karşı görev duygusunu bağdaştırmayı bilmişti "Millete efendilik yoktur Millete hizmet etmek vardır" diyen Atatürk, kendi milletine ve insanlığa dürüst, akıIlı bir şekilde hizmet eden kişilere, derin ve içten bir saygı duyardı Onun gözünde, hayatta kişiyi mutlu edecek şey, "kendisi için değil, kendisinden sonra gelecek olanlar için çalışmaktı" "Hayatta tam zevk ve mutluluk, ancak gelecek nesillerin şerefi, varlığı, mutluluğu için çalışmakta bulunabilir" diyordu Ona göre, "ancak kendilerinden sonrakileri düşünebilenler, milletlerini yaşama ve ilerleme imkânlarına kavuşturabilirler"di

İnsanlığın sorunlarına büyük bir ileri görüşlülükle ve seziş gücü ile bakan Atatürk, henüz Birleşmiş Milletler�in, UNESCO'nun ve benzeri kuruluşların ortada olmadığı, gelişme halindeki ülkelerin kalkınmasının dünya ülkelerinin tümü için taşıdığı önemin bilinmediği, Kuzey - Güney diyalogundan bahsedilmediği, evren içinde küçük bir zerreden ibaret olan dünyamızdaki bütün insanların, bazı konularda ortak tehlikelerle karşı karşıya olduklarının ve ortak menfaatlere sahip bulunduklarının yeterince anlaşılamadığı, sömürgeciliğin dünyanın yarısına egemen olduğu bir dönemde, şunları söylüyordu:

"İnsanları mutlu etmenin tek yolu, onları birbirine yaklaştırarak, onları birbirine sevdirmektir" "Şuna da inanıyorum ki, eğer devamlı barış isteniyorsa, kütlelerin vaziyetlerini iyileştirecek milletlerarası tedbirler alınmalıdır İnsanlığın bütününün refahı, açlık ve baskının yerine geçmelidir Dünya vatandaşları, kıskançlık, aç gözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde eğitilmelidir"

Sömürgeciliğin yeryüzünden er geç silineceğini belirten; "Yurtta Barış, Cihanda Barış" ilkesiyle geleceğe ışık tutan Atatürk, çağının ilerisinde bir liderdi Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilâtı , doğumunun 100 yıldönümünde, Atatürk'ü anma kararı alırken şöyle diyordu;

"Kemal Atatürk, dünya milletleri arasında devamlı barış ülküsünün ve karşılıklı anlayış ruhunun olağanüstü bir öncüsüdür Bütün hayatı boyunca insanlar arasında hiçbir renk, dîn ve ırk ayrımı tanımayan bir ahenk ve işbirliği çağının açılması uğrunda çalışmıştır"

Daha 1938 yılında, bugünkü Birleşmiş Milletler Teşkilâtı'nın öncüsü olan "Milletler Cemiyeti" (Cemiyet-ı Akvam), Atatürk hakkında "barışın dâhi hadimi� deyimini kullanmıştı

Atatürk, bir yandan kendi milletinde milli duyguyu, milli dayanışmayı, kendine güveni, Türk olmanın öğüncünü güçlendirip kökleştirirken, bir yandan da bütün insanlığın hayranlığını kazanmayı bilmişti

Türk milleti Atatürk'ten bu yana, tarihindeki en uzun barış dönemini yaşadı Onbeşinci yüzyıldan 20 yüzyılın başına kadar Osmanlı Devleti ortalama her yüzyılın 60 yılını savaşarak geçirmeğe mecbur olmuştu 1450-1900 yılları arasında ortalama olarak, iki yıl barışa karşı üç yıl savaş düşmektedir Osmanlı İmparatorluğu tarihinde en uzun barış dönemi, 1739�dan 1768�e kadar, sadece 29 yıl sürmüştü TBMM Hükümetinin kuruluşundan önceki yarım yüzyıla bakacak olursak, devletimizin bu kısa sürede 7 ayrı savaş vermeye mecbur bırakıldığını görürüz 1876�da Sırbistan-Karadağ'a, 1877-1878�de Rusya ve Romanya'ya, 1897�de Yunanistan'a, 1911-1912�de İtalya'ya, 1912-1913�de Balkan devletlerine, 1913�de yeniden Bulgaristan'a, 1914-1918�de Rusya, İngiltere ye Fransa'ya karşı savaşmak zorunda kalan Osmanlı Devleti, bu yedi savaş dışında, Bosna-Hersek'te Avusturya-Macaristan'ın (1878), Tunus'ta Fransa'nın (1881), Mısır'da İngiltere�nin (1882) giriştikleri işgallere -güçsüz kalmış olması sebebiyle- askerî bir karşılık veremeden katlanmaya mecbur olmuştu

Bağımsızlık savaşının kazanılmasıyla varlığını, şerefini, yaşama hakkını kazanan yüce Türk milleti, Cumhuriyetten bu yana millî tarihinin en uzun barış dönemini yaşamıştır Kalkınmasını barış içinde sürdürmeğe çalışmaktadır

Atatürk'ün evrensel etkisi de büyük olmuştur Atatürk, bağımsızlık önderi, çağdaşlaşma önderi ve dünya barışına hizmet etmiş büyük bir devlet adamı olarak, çağımıza damgasını vurmuştur

Pakistanlı Profesör Nayyar Wasty'nin şu sözleri gerçeğin ifadesidir:

 

P®øƒєﻛﻛíøиαL is offline  
Alt 04-05-2008   #3
Profil Bilgileri
Standart --->: Yurtta Barış ve Ulusal Birlik



''Atatürk sadece Türkler için değil, bağımsızlık mücadelesi yapan bütün milletlerin ilham kaynağı olmuştur Atatürk'ün güttüğü politikanın etkileri Doğu'da, özellikle benim ülkemde duyulmuştur Atatürk'ün yolundan giderek Hindistan dahil olmak üzere, bütün Asya esaret zincirlerini kırmış ve Pakistan bu sayede var olmuştur�

Pakistan'ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah, Atatürk'ün ölümü üzerine verdiği demeçte "Yalnız İslâm alemi değil, bütün dünya, tarih boyunca yaşamış en büyük insanlardan birini kaybetti" demiştir

Pakistan'ın daha sonraki Cumhurbaşkanlarından biri de Atatürk'ü şöyle değerlendirmiştir

"O, gelmiş geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biridir O, yalnız Türk milletinin sevgili lideri değildi Dünyadaki bütün Müslümanlar gözlerini sevgi ve hayranlık hisleriyle O'na çevirmişlerdi O, Müslüman dünyasında yeniden uyanış istikametinde ileriye doğru cesur bir adım atan bir avuç insandan biri idi�

Endonezya'nın bağımsızlık lideri Sukarno'dan Tunus'un bağımsızlık önderi, Burgiba'ya kadar pek çok siyasî lider, Doğulu ve Batılı sayısız bilim adamı, Atatürk'ün, ölümünden sonra da devam eden evrensel etkisini belirtmişledir Şair Behçet Kemal Çağlar, Atatürk'e, ölümünden yıllarca sonra şu sözlerle seslenirken bir gerçeği dile getiriyordu:


"Doğrulup gidiyorsun yeryüzünde yeniden

Her silkinen, kalkınan, kurtulan ulusla sen

Tıpkı ilk sesin gibi Samsun'dan Amasya'dan

Son sesin yükseliyor Afrika'dan, Asya'dan"


Yazı:Hayrullah AKIN ,Tarihçi

 

P®øƒєﻛﻛíøиαL is offline  
Cevapla
Tags: baris, birlik, ulusal, yurtta


Yurtta Barış ve Ulusal Birlik ile ilgili Benzer Konular
327 Kez Görüntülendi

Yurtta Aşk Cihanda Aşk Gitar Akorları Şarkı Notaları
Lübnan'Da Ulusal Birlik Hükümeti Kuruldu .. Yurt Dısı Haberler
Barış ve Barış - Unutamadım [İZLEYELİM] Türkçe Müzik Videoları
Gülşen - Yurtta Ask Cihanda Ask Türkçe Müzik Videoları
Oy Verme İŞlemİ TÜm Yurtta Sona Erdİ Haber Arşivi

Saat 03:51.
Sayfalar Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553