FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Namaz
5 vakit Aşk
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
5 vakit Aşk ile ilgili Benzer Konular
221 Kez Görüntülendi
PC de en cok nerede vakit gecırıyosunuz?
Yudumla Anket Bölümü
Bir vakit namaz mı, hayat mı?
Namaz
Bir vakit SEVMELERİM
Yazılı Sevgi Resimleri
**vakit Tamam**
Aşk Doktoru
'Beş vakit' yeniden New York'ta
Sinema Dünyası
En BÜyÜk Hirsiz Kİmdİr?
|
Sabah Namazına Nasıl Kalkılır ?
Konu Araçları
26-12-2007
#
1
Profil Bilgileri
mumsema
5 vakit Aşk
5 vakit Aşk başlıklı yazı Mumsema 5 vakit Aşk Forum Alev
5 vakit Aşk
Gün doğarken geceye bürünmüş perdesinden, hafif bir erguvan rengini almıştı ufuk
Gecenin sessizliği ve karanlığı veda ederken; yerini gün doğumuna yavaş yavaş terk ediyordu
Gecenin ayrılışına ve onun hüznüne inat, güneş en canlı huzmelerini yansıtıyordu yeryüzüne; parlayan, yakmayan ve okşayan parıltılar sunuyordu cömertçe; karşılıksız ve dostça
Güneşin tebessümü ile başladığı güne sevdasız insanlar yalnızlıkla başlarlar
Bir tek kurulu saatlerine dostçadır, ona uyum sağlar ve onun sesini dinlerler
Ben ise senin sesini yine bu vakit duymuş ve sana koşmuştum
Güne başlarken ki sevincim sana duyduğum sevgiden kaynaklanıyor
Sevdasız insanlar dünyaya küskün bir çehre ile doğrulurlarken yataklarından, ben her sabah sana kavuşmak ümidi ile uyanırım
Seninle olan kısacık muhabbetten doymadan ayrılmak yüreğimi yakıyor ama, uzak olmayışın beni teselli ediyor
Durağa doğru yürüyorum sakince
çevremde, egzoz ve hüzün kokusu
Otobüsün yaklaştığını uzaktan fark edince adımlarımı hızlandırmaya başladım
Ne olur ne olmaz
Otobüsün kapısına varmış olsan dahi o kapısını kapattığı takdirde; nefes nefese kalmış olsan bile şoför önüne bakar sadece, basar gider seni umursamadan
Otobüste yerimi aldıktan sonra yine her zamanki gibi incelemeye başladım insanları
Hepsinin yüzünde yine o aynı ifade
Karanlık ve bezmiş
Yüzler asık ve gülmüyor
Yürekleri yok sanki
Herkes çok düşünceli
Kim bilir; belki de çoğu yaşamaktan zevk almıyor
Yaşama keyif veren neydi ki? Yapmacık olan duyguların, dostlukların ve aşkların yaşandığı yerde ne keyif alınırdı ki?
İstasyondaki mahşeri kalabalık beni şaşırtmadı
Yine o bir sürü insan sanki bir ahenk içinde motor olmuş koşuşturuyor
En garip yanı da herkesin birbirine değmeksizin, yolunu kesmeksizin yoğun hareketlerle acele acele gideceği istikameti tutmayı başarmasıydı
Güneş hüzmelerini arttırıyor, tebessüm etmeye devam ediyordu
Herkes varacağı yere koşuyor, işçi işine, öğrenci dersine çoktan başlamıştı
Bende kendi meşguliyetimden çok seni düşünüyordum
Sana yeniden kavuşacaktım
Sende beni kucaklayacak ve dinleyecektin
Öğlenleri daha stresli daha da kalabalıktır şehirler ve sokaklar
Güneş dahi bu boğuk ve soğuk dolaşan insanlardan usanmıştı anlaşılan
Kendisine engel olmak isteyen bulutların varlığındanda haberdardı, ama güneş herşeye rağmen direniyordu
Bu ülkenin bağrında yağmur yüklü bulutlar hiç eksilmezdi zaten
Daima güneş ile bahse girer kah kazanır kah kaybederdi
Bu defasında bulutlar yenmiş ve bağrındaki damlacıkları yavaş yavaş yeryüzüne salıvermişti
Sanki Sevdasız insanların inadına
Sevdiğimin huzuruna çıkıp muhabbet ettikten sonra onun yanından ayrılıp sokağa atmıştım kendimi
Yine aynı yüz ifadeleri ve ben o ifadeleri sunan çehreleri pür dikkat incelemekteyim
Derken bir topluluğa takıldı gözlerim
Ağır adımlarla kendilerini almaya gelen otobüse binmeye çalışıyorlardı yaşları hayli ilerlemiş belleri bükülmüş ihtiyarlar
Otobüse en son binen genç kadın arkasını yokladıktan sonra her yaşlıyı tek tek tetkik ediyordu
Herkesin mevcut olduğu kanaatine varınca şoföre devam et dercesine bir el işareti yaptı
Kim bilir belki de kaldıkları bakımevinde sıkılmış ve bakıcılarından kendilerini gezdirmelerini istemişlerdi
Hep merak etmişimdir, ebeveynlerini bakımevine teslim eden bu evlatların, vicdanları hiç sızlamıyormuydu ? Günümüz yetişkinlerinin bunu kültür edinmiş olmaları ne kadar da üzücü
Belki her pazar ellerinde çiçekler ile ziyaretlerine geliyor, evlatlık yada torunluk görevini bir nebze olsun ifa etmeye çalışıyorlardı fakat bu o yaşlı insanlar için yeterli miydi?
Belki de yitip giden hayatlarını, özledikleri torunlarını, onları unutan evlatlarını, yalnızlıklarını düşünüp acı hatıraları hatırlamamak için huzur buldukları o evde kendilerine uygun bir ortama katılıp dikkat ve ilgilerini oralara yönlendirerek bir parça mutluluk adına hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlardı
Onların yalnızlıklarını ve kederlerini düşünürken ikindi vakti gelip çatmıştı
Her yerde loş bir sessizlik vardı
Yine egzoz kokusu sarıyor yolları ve yine tren istasyonları tıklım tıklım
Yüzler asık, bedenler yorgun, insanlar keyifsiz
Aklıma düşersin, seni anarım yine o an
Dostluğunu hatırlarken içime inceden bir sıcaklık çöker
O sıcak dostluğuna layık olmaya çalışıyor ve bana lütfettiğin her şeye ne kadar şükür etsem de şükrün tam----- eremeyeceğimi biliyorum
Güneş bütün ışıklarını alıp batı yakasına doğru çekildiğinde, yollar ve sokaklarda boşalmıştı
Artık sokak lambaları akşamın karanlık örtüsünü cılız ışıklarıyla cilalamaktaydı
O istasyonlardaki, sokaklardaki, okullardaki kalabalık insanlar evlerine girmiş perdelerini kapatmışlardı artık
Kim bilir, herkes yüzünü artık sıkmaya başlayan maskelerini çıkarmaktaydı
Dışarıda en bahtiyar insan görüntüsü rolünü yapmaktan usanan insan artık perdesini kapamış ve maskesini çıkarmıştı
Mutsuzluğunu keşfetmişçesine bir suçlu gibi oturuyordu herkes evinde
Neydi ki mutluluk?
Penceremden dışarı bakarak düşünmeye başlamıştım kimler geldi, kimler geçti diye
Ama herkes mutluluğun peşinden koşmamış mıydı? Çok az kişi yakalamış, yada yakaladığını sanmış; aslında aldanmışlardı
Peki neydi bu herkesin elde etmekte zorlandığı ama aslında hic de uzak olmayan mutluluk?
Denildiği üzere Mut namında eski şehrin kraliçesi halkını refah içerisinde yaşattığı ve bu halkada mutlu denildiği doğru muydu? Bu kelimenin oradan türediğini düşünenler vardı
Baht, talih, şans, hoşnutluk, içerisindekilere de mi denilirdi mutlu diye, hayır, bu da olamazdı
Aklıma arabasının güzelliğinden gözlerimi alamadığım bir genç geldi
Arabasını süzdükten sonra sahibine de bakmıştım ama o kimseye bakmıyordu
Tıraşlı, saçları model içerisinde, giyimi düzgündü
Belli ki hayatı iyi yaşıyordu
Fakat gözlerindeki mutsuzluk o kadar aşikardı ki
Demek ki paranın gücüde mutluluğa yetmiyordu
Biliyoruz ki dünyevi bir iş, mesela sınıf geçmek, okul bitirmek bizi tatmin etmiyor; seviniyoruz belki ama, oda bir anlık
Aklıma diploma törenim geldi
Nasılda sevinip resimler çekinmiştik tüm arkadaşlarla
Ama ertesi hafta yine işlemlere başlayıp yeni okula yeni hedeflere koşmaya hazırlanmıştık
O sevinçte geçici oldu, ondan aldığım lezzette
Daimi olan bir mutluluk olmalıydı evet, dünyevi meşgalelerde bulunamayan bir mutluluk
Herkes bir yol tutturmuş, kendi çapında mutluluğun formülünü aramakta
Merhum Üstad Necip Fazıl’ın “Sakarya” şiirinde ifadesi bulan: “musluklar çift, birinden nur, birinden kir akar
” dediği gibi insanlar nura mı, yoksa kire mi talip olduğunu yaşantısıyla, dünya hayatıyla ortaya koymakta
Üstadın burada ifade ettiği nur, imanı, kir ise küfrü izah eder
Her toplumda elbette hem imana, hem de küfre taraftar olanlar vardır
İnsanın dünya hayatı bir hüda-i nabit, bir çer-çöpten ibaret değildir
En mükerrem ve en şerefli bir varlık olarak dünya misafirhanesine getirilmiş olan insan, yaratanına karşı birtakım görevlerinin, yükümlülüklerinin olduğunu nasıl unutabilirki
Çok yoruldum düşünmekten
Bedenimde hafif bir titreme hissedince nihayet üşüdüğümü fark ettimde, pencereyi kapattım
Son kez karanlığa esefle baktım
Derin bir yalnızlığın kollarına düşmüştü evler ve sokaklar
Bazı evlerin ışıkları halen yanmaktaydı, fakat ışıklar da soluk perdelerinden dışarıya yorgun sızıyordu
Katlanılmaz sıkıntı vardı evlerde, hissediyordum
Kurulu saat gibi güne başlayan insanlar saatlerini yeniden kurmuşlar, yarınki yalnızlık kokan güne hazırlanmışlardı bile
Bende perdelerimi kapattım
Kimseyi düşünmek üzülmek istemiyorum artık
İnsanları tek tek dinlemeye vaktim olsa dinlerdim belki ama benim vaktim olsa onların vakti olur mu sorusu geliyor akabinde
Kurulu saat dönüp duruyor
Herkes hayatını ona göre ayarladığı için en sakin hali bile aceleci gözüküyor insanların
Bende saatime bakıp beni davet eden dostumun huzuruna çıkmanın vaktinin geldiğini görünce sevindim
Benim mutluluğum onunlaydı
Onun huzurunda mutluluğu yakalıyordum
Ona iyi geceler dilemek maksadı ile huzuruna çıkıp ağladım
Hemen sabah olsun diye yatmaya hazırlandım
Özlem ile Ona kavuşmayı bekliyorum
Herkesin şu ilerleyen gecede kendi dünyasına çekildiği anda dostum beni bırakmıyor, kolluyor, gözlüyor ve bana sahip çıkıyor
Sağ ol aşkım! Sağ ol yüce Yaradanım!
Beni bıkmadan, sıkılmadan, yılmadan,usanmadan huzuruna kabul edip bütün kusurlarıma rağmen günde beş defa beni dinliyor, mazur görüyor, kucaklıyorsun
Ben yürüyerek gelirken Sana, Sen koşarak karşıliyorsun beni
Sonsuz merhamet sahibi olan Allah’ım, bu beş vakit aşktan beni ayırma!
Beş vakit ezandan, çağrıdan beni ayırma!
A$KINLA DOLUP TA$SIN YUREGIM YA RAB
!!
Dantel
Mumsema
Frmacil
26-12-2007
#
2
Profil Bilgileri
YuRDuM iNSaNı
--->: 5 vakit Aşk
Oku oku cnm çıktı ama değdi
Çok güzel Bi yazıydı
Paylaşım için tşkkürler
26-12-2007
#
3
Profil Bilgileri
mumsema
--->: 5 vakit Aşk
Alıntı:
YuRDuM iNSaNı
´isimli üyeden Alıntı
Oku oku cnm çıktı ama değdi
Çok güzel Bi yazıydı
Paylaşım için tşkkürler
iyi beğendiğine sevindim ama şunu da bil bütün yolladığım yazılar seçmece okuyan pişman olmaz
Tags
:
ask
,
vakit
5 vakit Aşk ile ilgili Benzer Konular
221 Kez Görüntülendi
PC de en cok nerede vakit gecırıyosunuz?
Yudumla Anket Bölümü
Bir vakit namaz mı, hayat mı?
Namaz
Bir vakit SEVMELERİM
Yazılı Sevgi Resimleri
**vakit Tamam**
Aşk Doktoru
'Beş vakit' yeniden New York'ta
Sinema Dünyası
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
21:20
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545