FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Namaz
O'nun Huzurunda
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
O'nun Huzurunda ile ilgili Benzer Konular
128 Kez Görüntülendi
O'nun O'na yolculuğu ..
Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Yakarman da O'nun Lütfu
Kıssalar & Hikayeler
O'nun ümmeti de iyi ahlak sahibidir
Siyer
Allah' ın Huzurunda Yüzün Kızarmayacak mı ?
Kıssalar & Hikayeler
bill gates tanrının huzurunda!
Fıkra
Zevkle ve gözyaşı dökerek namaz kılabilmek
|
Sen Günde 5 Kez İnkar Ediyorsun !!
Konu Araçları
17-03-2008
#
1
Profil Bilgileri
YapRock
O'nun Huzurunda
O'nun Huzurunda başlıklı yazı Mumsema O'nun Huzurunda Forum Alev
CENÂB-I HAKK’IN HUZÛRUNA GİRERKEN NE GİBİ FİKRÎ BİR HAZIRLIK YAPMALI VE O’NUN HUZÛRUNDA NELER DÜŞÜNMELİYİZ?
Huzûr derken daha ziyade namaz gibi ibadetlerdeki huzûr kasdediliyor zannediyorum
Eğer sorudaki huzûr bu ma’nâda sorulmuşsa, zaten namaz bizzat kendisi huzûrdur
Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz, Mi’rac gibi huzûrun en mükemmel ve en münevveriyle şereflendirilmişti
bu çok önemli hâlin bizim mahiyet menşûrumuza aksi namaz şeklinde olmuştu
Evet O’nun Mi’racdan bize getirdiği en kıymetli hediye namaz olmuştur
Bizler için mikro plânda namaz bir Mi’rac demektir
Bunu duyup doyabilmemiz için, bir rahmet eseri olarak, günde beş defa namazla huzura alınıyor ve Rabbimiz’e muhatap olma bahtiyarlığıyla şereflendiriliyoruz
Efendimiz’in Mi’rac’da semaları dolaşması, Rabbimiz’le bizzat vicâhî olarak, perdesiz konuşması ve kendi idrâki vüs’atinde Cenâb-ı Hakk’
ı
, minvechin, perdesiz hicapsız müşâhedesi ve ardından namazı, bir armağan ve hediye olarak bize getirmesi, evet bu iki hâdise birbiriyle o denli irtibatlıdır ki,namazı Mi’rac’tan ayrı düşünmek mümkün değildir
Evet, namaz, Mi’rac’
ı
n ve herkes için bu kavsî urûcun, semere ve meyvesidir
Tüccarlar, sağa-sola gider; alış-veriş yapar ve gelirken de birşeyler alır, öyle dönerler
Allah Rasulü de tamamen ebediyyet gamzeden bir mukaddes alış-veriş için Rabb’inin huzuruna çıkmıştı
Kudsî yolculuğun daveti
bu âdetâ bir alış-verişti; Cenâb-ı Hakk’dan gelmişti
Bu alış-verişte Rabb’imizin bizden istediği de sadece itaat ve kulluktu
Buna mukabil O da, namazımızı, Efendimiz’in Mi’racı gibi kabul buyuracaktı
Biz O’nun yolunda olacaktık, O da bizim elimizden tutacak ve bizi zâyi etmeyecekti
Biz görmeden O’na inanacaktık, O’da bir ma’nâda namazımızda bize görünerek gözlerimizi aydın kılacaktı
Ortada böyle bir alış-veriş vardı; ama, hiç bir surette pazarlık yoktu
Çünkü verilenlerin hepsi bir lütuftu
Allah (cc) lütfuyla O’nu huzûruna aldı
Ve en çok sevdiği bu insanı bizim nâmımıza konuşturdu
Tahiyyatı ile O’na selâm verdi ve bize de selâm gönderdi
Efendimiz (sav) istifade ettiği gibi, biz de o teveccühten istifade ettik
Namaz işte böyle bir huzûru sembolize eder
İnsan namaza gelirken, bu anlayış ve bu düşünce ile gelmelidir
Böyle kudsî bir işe hazırlanma çok önemlidir
Herşeyden evvel namaza hazırlanırken abdest alınır
Bazı hallerde de abdest yerine gusül yapılır
İnsan, abdestte her uzvunu yıkayışıyla ayrı bir mesafe alır, ayrı bir aydınlık idrak eder ve ayrı bir canlılığa ulaşır
abdest içinde okunan duâlarla da belli bir metafizik gerilim içine girer
Bu arada camiye giderken yapılacak bir kısım duâlar da vardır ki, insan bunlarla adım adım Rabb’-inin huzuruna gelişini hisseder ve yaptığı duâlarla âdeta semavîleşir
Bu kapı, herkese olmasa bile çoklara açıktır
Hz
Ali (ra) gibi insanlar her namaz vakti sararıp solar ve âdeta bayılacak hâle gelirlerdi
Zira namaz İlâhî huzûra ermek ve o âdeta, vicâhî olarak Hakk’la görüşmek demektir
Bir insan düşünün ki, kendisine çok mühim bir mes’elede, seçkin bir topluluk karşısında, bir konuşma teklifi yapılmıştır
ve o insan ilk defa böyle bir topluluk huzuruna çıkacaktır
Dinleyenler arasında her sınıfın en üst seviyedeki temsilcileri de bulunmaktadır
O insan böyle bir durum karşısında nasıl sararır, solar, bocalar, kem-küm eder ve müthiş bir heyecan içine girer; öyle de kul, namazında bu kişinin durumundan bin misli daha fazla bir heyecan ve helecan içine girer
tabiî ne yaptığının şuurunda ise
Çünkü biraz sonra onun konuşacağı meclis, sadece misâl olsun diye sözünü ettiğimiz meclisten kıyas kabul etmeyecek ölçüde daha mehabetli ve daha yücedir
Evet bu insan, her an ayrı bir şe’n ve tecellide olan Rabb’in huzûruna girecektir
Ve daha önceki namazdan bir sonraki namaza ülfet adına intikal edecek heyecan yatıştırıcı müsekkinlere karşı dikkatli olmalıdır
Düşünmeli ki, Hz
Musa (as) gibi ulü’l-azm bir peygamber, Cenâb-ı Hakk’a ait mehabetle dopdolu olduğu halde, yine de Firavunun yanına girmeden evvel (Rabbişrahlî
) (Tâhâ, 20/25) demek suretiyle bir iç hazırlık yapıyordu; vicdanını konuşturuyor ve mukavemetini arttırması için Cenâb-ı Hakk’a duâ ve niyazda bulunuyordu
Mü’minin abdesti ve mescide gidişi bir ilk hazırlıktır sanki
Hayalinde Allah Rasulü (sav) temessül etmiş ve biraz sonra da namazında O’na cemaat olacaktır
Bu şuur ve bu iştiyak içinde namaza duracak
ve namazında okuduğu Kur’ân’
ı
bizzat Cenâb-ı Hakk’a takdim ediyor gibi okuyacaktır
Belki yer yer, mescidin dışında bırakmaya çalıştığı uygunsuz düşünceler onu rahatsız edecek; fakat o böyle eşkiya ve yol kesicilere kat’iyyen teslim olmayacak ve yoluna devam edecektir
Ayakta durmaya dermanı kalmadığını hissedince de, Rabb’in azameti karşısında iki büklüm olup rüku’a varacak, rüku’dan kalkarken de vicdanında Cenâb-ı Hakk’
ı
n kendisine Rahmet nazarıyla bakışını yakalamaya çalışacak
çalışacak ve o bakışı yakalamış gibi, hayretinden dizlerinin bağı çözülecek, tam ve ciddi bir teslimiyet içinde, kulun Rabb’ine en çok yaklaşabileceği sınır nokta olan secdeye kapanacak
Ümmetlerin âhirette diz çöküp oturmasına mukabil, o, bu ızdırarî hâli ihtiyarî olarak dünyada yapacak ve diz üstü çöküp, yalvarış ve yakarışlarla Rabb’ine müracaatta bulunacak ve gönül dünyası huzurun ışıklarıyla dolup taşacaktır
O, böyle yapıp ve bunlara mazhar olunca, âhirette böyle bir duruma düşmekten de -İnşaallah- kurtulacaktır
Zira Allah (cc) iki korkuyu bir arada vermiyeceğini va’d etmektedir
İki emniyetin bir arada verilmediği ve verilmiyeceği gibi
Bu seviyeyi elde edebilmenin kendine göre yolları vardır
Bunlardan bazılarını şöyle sıralamamız mümkündür:
Birincisi: Âfakî ve enfüsî tefekkürde ısrar
İnsan hiç durmadan âyât-ı tekvîniyeyi düşünmeli, âfâktan enfüse ve enfüsden âfâka düşünce mekiğini gezdirip durmalıdır
Evet insanın tefekkürü, onu, bir taraftan semânın yıldızlarla yaldızlanmış ufuklarına götürmeli, diğer taraftan da mahiyetinin derinliklerinde seyahat ettirmelidir ki “kör ve sağırların” yediği damgayı yemiş olmasın
Çünkü böyle olanlar, kalblerini terk ve rabbanî latîfelerini ihmâl ettiklerinden dolayı, körler, sağırlar ve dilsizler gibi yaşamaktadırlar
Kendi mahiyetlerini görüp dururken de durumları daha farklı değildir
İnsan tefekkürle, bir saatlik ibadetini bin senelik ibadet hükmüne getirebilir ve bu seviyede sevap kazanabilir
Ve işte, bu tefekkür şuuruyla namaz onu, esmâ dâiresinden sıfat dâiresine, oradan da Zât dâiresine sıçratır ve insan âdeta sonsuzluğa yelken açmış gibi olur
İkincisi: “Râbıta-i mevt” dediğimiz ölümün düşünülmesidir
Bu yapılırken de ihtimal ve faraziyelerle değil, bizzat ölümle burun buruna gelmiş bir insan hâletiyle yapmalıdır
Zaten Kur’-ân-ı Kerim’de “Küllü nefsin zâikatü’l-mevt” (Âli İmran 3/185) âyetiyle bu hakikata arzedilen çizgide parmak basmaktadır
Bir kısım tefsir ve mealcilerin söylediği gibi âyetin ma’nâsı “Her nefis ölümü tadacaktır” şeklinde ifade edilmesi oldukça eksik bir ma’nâdır
“Her nefis bilerek veya bilmeyerek ölümü tadıp-durmaktadır” şeklindeki ifade öncekinden daha tutarlıdır
Çünkü Türkçe’de “Her nefis ölümü tadacaktır” ifadesinin arapça karşılığı “Küllü nefsin seyezûku’l-mevt” şeklinde olur
Halbuki âyetteki ifade yukarıda söylediğimiz şekildedir
Âyetin Türkçeye en yakın ve az kusurlu meâli ise “Her nefis ölümü tatmaktadır” şeklinde olmalıdır
(Âli İmran, 3/185)
Evet, her nefis her an ölümü tadıp durmaktadır ve burada başka herhangi bir ma’nâ da bahis mevzuu değildir
Dantel
Mumsema
Frmacil
17-03-2008
#
2
Profil Bilgileri
YapRock
--->: O'nun Huzurunda
Bu hususu da kısaca izâh etmek uygun olacak:
Biz her an ölüp dirilmekteyiz
Zira bizler, Cenâb-ı Hakk’
ı
n tecellilerinin akislerinden ibaretiz
Bu tecelliler o kadar seri bir şekilde ve peşipeşine gelmektedir ki, biz, kendimizi inkıta’sız ve devamlı kabul ederiz
Bu aynen sinema şeridindeki karelerin çok hızlı dönüşüyle, oradaki nesnelerin hareketli görünmesi gibidir
Aslında, biz, her an -ki an kelimesiyle zamanın en küçük parçası neyse onu kasdediyoruz- var olup yine yok olmaktayız
Bu tecelliler O feyz-i akdesten geliyor ve biz de daimî bir var ve yok olmayla karşı karşıya bulunuyoruz
Bu durumda sanki biz, saatin akrep veya yelkovanı üzerindeymişiz gibi oluruz
Yani ilk hareketin bizi her an öbür tarafa atması ihtimaliyle karşı karşıya bulunuruz
ve zaten sonunda da bu durum kaçınılmaz bir netice olacaktır
Öyleyse, ölümü, istikbalde vâki olacak bir hâdise gibi değil, her an yaşanmakta olan bir vak’â gibi değerlendirmeliyiz
Bu değerlendirme bizi, daima âhirete hazır hâle getirecek ve namazımızı da, âhiret hazırlığı içinde olan bir insan edâsıyla kılmaya vesile teşkil edecektir
Üçüncüsü: Namazı huzur dolu insanların yanında kılmak da bir yoldur
Zira, başını secdeye koyduğu zaman soluklarında Muhammedîlik esip duran birinin yanında kılınan namaz da insanın o havaya bürünmesine bir vesiledir
Ondandır ki, cemaat olma tavsiye ve emredilmiştir
Çünkü ferdin iç mukavemeti her zaman huzur temin etmeye yetmeyebilir
Bu durumda, cemaat içindeki fertlerin ma’nevî desteği onun imdadına yetişir ve ona da huzur kazandırır
Göz yaşı içinde namaz kılan bir insanın hâl ve durumu, en azından, onun yanında namaza duran insanın da kalbini yumuşatır, hatta bazan ona da göz yaşı döktürür
Bir çoğunuz müşahede etmişsinizdir? Ravza-i Tâhire’de ve Beytullah’da öyle namaz kılan, secde ve ruku’uyla öyle ubudiyette bulunan insanlar vardır ki, bizler onları seyrederken kalbimiz duracak hâle gelir
“Ruku’ edenlerle beraber siz de ruku’ edin” (Bakara, 2/43) âyetinin işaretinden biz bunu anlıyoruz
Kişi sevdiğiyle beraberdir
Onun için evvela bu türlü ibadetle Rabb’ine kulluğunu takdim edenleri sevecek ve sonra da hep onlarla beraber olmaya çalışacağız
Bu arada namazlarımızı da onlarla beraber kılacak ve onlarla huzur-bahş olan bir iklimde bulunmaya çalışacağız
Hz
Aişe (r
anh) validemiz, Allah Rasulü’nün namazını anlatırken şöyle der: “Allah Rasulü’nün iki rekat namazına şahid oldum
Öyle bir kıyamda durdu ve kıyamını öyle uzattı ki, o kıyamın güzelliğini ne sen sor ne de ben söyliyeyim
Sonra ruku’u da böyle oldu
Ardından secde etti; secdesi de en az ruku’u kadar güzeldi
” İşte biz de bir taraftan namazımızı Allah Rasulü’nün bu namazına benzetmeye çalışacak, diğer taraftan da namazı Hakk dostlarıyla beraber kılacak ve onların kulluk keyfiyetini gönüllerimizde yakalamağa çalışacağız
Dördüncüsü: İrâdemize hürmet ve saygı duyarak ve irâdeli bir varlık olmanın gereğini yerine getirerek, namazımıza biraz çeki-düzen vermeliyiz
Evet irâdemize temrinler yaptırmalı ve huzûra giden yolda biraz da onun mevcudiyeti esasına göre yürümeliyiz
Namaz, öyle dünyevî işlerimiz arasından geçiştiriliverecek kadar ehemmiyetsiz bir vazife değildir
O bizim için en mühim bir meşgaledir
Namaz ciddiyetle ele alınmalı ve öyle edâ edilmelidir
Değil başka bir iş yüzünden onun ihmâle veya aceleye getirilmesi, gerektiğinde her türlü işimiz ona fedâ edilmelidir
Aynı zamanda cemaatin ehemmiyeti de unutulmamalıdır
Sadece Hanefî mezhebinde cemaat sünnet-i müekkededir
Halbuki diğer üç mezhebe göre cemaat farz veya vaciptir
Onlar “Ferke‘û maa’rrakiîn” âyetinden bu hükmü çıkarmışlardır
Son olarak şunu da ilâve edeyim ki, huzur içinde ve erkânına riâyet edilerek kılınan bir namazın mü’minde hasıl edeceği haz ve zevki,ona başka hiç bir mazhariyet kazandıramaz
Yeter ki insan, bu mazhariyetin şuurunda olabilsin ve namazın kıymet ve değerini idrâk etsin
Tags
:
huzurunda
,
onun
O'nun Huzurunda ile ilgili Benzer Konular
128 Kez Görüntülendi
O'nun O'na yolculuğu ..
Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Yakarman da O'nun Lütfu
Kıssalar & Hikayeler
O'nun ümmeti de iyi ahlak sahibidir
Siyer
Allah' ın Huzurunda Yüzün Kızarmayacak mı ?
Kıssalar & Hikayeler
bill gates tanrının huzurunda!
Fıkra
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
22:38
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542