FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Namaz
Yolcuların Namazı ve Bunun Kısaltılması
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Yolcuların Namazı ve Bunun Kısaltılması ile ilgili Benzer Konular
105 Kez Görüntülendi
neden öğlen ve ilkindi namazı nı hoca kıldırırıken icinden okuyorda sabah aksam yatsı namazı dısında
Sorular ve Cevaplar
Adı Yok Bunun !
Aşk-Sevgi-Evlilik
Bunun Adı Aşk
Aşk-Sevgi-Evlilik
Bunun Adı AŞK
Aşk-Sevgi-Evlilik
Teravih Yerine Kaza Namazı- Sünnetlerin yerine kaza namazı kılınabilir mi?
Namaz
Mescitler Ve Namaz Kılma Yerleri
|
Abdest Almanın Sevabı...
Konu Araçları
26-05-2008
#
1
Profil Bilgileri
FataL
Yolcuların Namazı ve Bunun Kısaltılması
Yolcuların Namazı ve Bunun Kısaltılması başlıklı yazı Mumsema Yolcuların Namazı ve Bunun Kısaltılması Forum Alev
Cabir b
Abdullah (r
a
) şöyle dedi:
Ben Allah Resulü (a
s
) ile birlikte korku namazının kılınmasında hazır bulundum
Bizi iki saf yaptı
Bir saf Allah Resulü'nün arkasında durdu
Düşman da bizimle kıble arasında bulunuyordu
Peygamber tekbir aldı
Biz de beraberce tekbir aldık
Sonra (kıraatın ardından) rükuya vardı
Biz de beraberce rükuya vardık
Sonra rükudan başını kaldırdı, biz de beraberce kaldırdık
Sonra Allah Resulü ve kendisini takip eden halk secdeye gitti
Geride bırakılan saf düşman karşısında durdu
Peygamber ve kendisini takip eden saf sücudu bitirip kalkınca gerideki saf secdeye vardı ve kalktılar
Sonra geride bırakılan saf ileri geçti, öndeki saf da geriye çekildi
Sonra (kıraatın ardından) Peygamber rükuya vardı, biz de beraberce rükuya vardık
Sonra rükudan başını kaldırdı, biz de beraberce kaldırdık
Sonra Peygamber ve ilk rekâtı kılarken geride bırakılmış olup şimdi hemen Peygamber'in ardında bulunan saf secdeye vardılar
Bu sefer geride düşman karşısında bulunan saf kalktı, Peygamber ile kendisini takip eden saf secdeyi bitirince geriye bırakılan saf secdeye gidip secde ettiler
Sonra Peygamber selam verdi, biz de beraberce selam verdik
Cabir Sizin şu muhafızlarınızın, valilerini (emîrlerini) korumak için yaptıkları gibi, dedi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1387
Sehl b
Ebu Hasme (r
a
) şöyle anlatır:
Allah Resulü (a
s
) korku zamanında ashabına namaz kıldırdı: Sahabeleri kendi arkasında iki saf yaptı
Arkasından kendi peşindeki safa bir rekât kıldırdı
Sonra kalktı, daha arkada bulunanlar bir rekâtı kılıncaya kadar kendisi ayakta kaldı
Sonra arkadakiler öne geçti ve önlerinde bulunanlar da geriye gittiler
Allah Resulü yeni gelenlere de bir rekât kıldırdı
Sonra geri çekilenler bir rekât kılıncaya kadar oturdu, sonra selam verdi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1389
Cabir b
Abdullah (r
a
) şöyle dedi:
Allah Resulü ile beraber bir gazada bulunuyorduk
Nihayet Zatu'r-Rik'a'ya varıp gölgeli bir ağaç yanına geldiğimizde bu ağacı Allah Resulü'ne bıraktık
Müteâkiben müşriklerden biri çıkageldi
Allah Resulü'nün kılıcı da bir ağaçta asılmıştı
Gelen müşrik bedevi, Peygamber'in kılıcını alıp kınından sıyırarak Allah Resulü'ne: Benden korkar mısın? dedi
Allah Resulü: Hayır korkmam, dedi
Bedevi: Benim tecavüzümden şu anda seni kim koruyabilir? dedi
Resulüllah: Beni senden Allah korur, dedi
Bu sırada Allah Resulü'nün sahabeleri (yetişip) onu tehdit ettiler
Bunun üzerine Bedevi kılıcı kınına soktu ve ağaca astı
Arkasından namaz için çağrı yapıldı
Allah Resulü bir guruba iki rekât kıldırdı
Sonra onlar geri çekildiler
Diğer guruba da iki rekât kıldırdı
Ravi: Allah Resulü'nün dört rekât, cemaatın iki rekât namazı oldu, dedi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1391
Abdullah b
Ömer (r
a
)
Allah Resulü'nü (a
s
) şöyle derken dinlediğini nakletmiştir: "Herhangi biriniz Cuma namazına gelmek istediğinde yıkansın
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1393
Ömer b
Hattab (r
a
)
"Hz
Peygamber yıkanmayı emrederdi" demiştir
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1395
Ömer'in (r
a
) rivayet ettiğine göre:
Allah Resulü (a
s
): "Sizden birisi Cuma namazına gelirken yıkansın" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1396
Ebu Saîd Hudrî'nin (r
a
) rivayet ettiğine göre:
Hz
Peygamber (a
s
): "Cuma günü yıkanmak her baliğ olana vaciptir" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1397
Hz
Aişe validemizin (r
ah
) naklettiğine göre:
Hz
Peygamber zamanında (gerek) Medine'ye yakın menzillerinden ve gerekse, Medine etrafındaki köylerden Cuma namazında nöbetleşe hazır bulunurlardı
Sırtlarında yün abalar olduğu halde toz toprak içinde gelirlerdi de vücutlarına toz toprak siner, bedenlerinden ter kokusu yayılırdı
Benimde yanlarında olduğum bir sırada bunlardan birisi Hz
Peygamber'in huzuruna geldi
Bunun üzerine Allah Resulü (a
s
): "Hiç olmazsa bu gününüz (Cuma günü) için iyice yıkanıp temizlenseniz!" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1398
İbn Abbas (r
a
)
Hz
Peygamber'in (a
s
) Cuma günü yıkanma hususundaki sözünü zikretti
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1401
Ebu Hureyre'nin (r
a
) rivayet ettiğine göre:
Hz
Peygamber (a
s
): "Her hafta gusül edip bütün vücudu yıkamak, (Cumaya giden) her müslüman üzerine Allah'ın bir hakkıdır" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1402
Ebu Hureyre (r
a
)
Hz
Peygamber'in (a
s
) şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Her kim Cuma günü cünüplükten temizlendiği gibi yıkanıp sonra (ilk vakitte Cuma namazına) giderse bir deve kurban etmiş gibi, ikinci vakitte giderse bir sığır kurban etmiş gibi, üçüncü vakitte giderse boynuzlu bir koç kurban etmiş gibi, dördüncü vakitte giderse bir tavuk sadaka vermiş gibi, beşinci vakitte giderse bir yumurta tasadduk etmiş gibi sevap kazanır
İmam hutbeye çıkınca Melekler hazır olur, hutbeyi dinlerler
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1403
Ebu Hureyre'nin (r
a
) haber verdiğine göre:
Allah Resulü (a
s
); "Cuma günü imam hutbe okurken arkadaşına sus desen dahi, boş konuşmuş, Cumanın sevabını kaçırmış olursun" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1404
Ebu Hureyre'nin (r
a
) haber verdiğine göre:
Hz
Peygamber Cuma gününden bahisle; "Onda öyle bir vakit vardır ki, hiç bir müslüman kul namazda bulunup ve o saate rast getirip, Yüce Allah'tan bir şey dilemez ki, Allah ona dilediğini bahşetmesin" buyurmuş ve o vaktin kısa olduğunu anlatmak için eli ile işaret etmiştir
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1406
Ebu Hureyre'nin (r
a
) haber verdiğine göre:
Allah Resulü (a
s
): "Bizler (kitap ehline nazaran) daha sonra gelenleriz
Kıyamet gününde ise en önde bulunacağız
Çünkü (bizden başka) kendilerine kitap verilen her ümmet bizden öncedir
Bize ise Kitap onlardan sonra verildi
Birde Allah'ın bize farz kıldığı şu Cuma günü yok mu! Allah bizleri ona hidayet buyurdu
Binaenaleyh halk bunda bize tabi olacaktır
Yahudilerin (ibadet günü) yarın
Hıristiyanların ki ise daha sonraki gündür" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1412
Sehl b
Sa'd (r
a
) şöyle anlatır:
"Biz ancak Cuma namazından sonra kaylule (gündüz uykusu) yapar ve yemek yerdik
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1422
Seleme b
Ekva (r
a
) şöyle anlatır:
"Allah Resulü (a
s
) ile birlikte Güneş (ortadan Batıya) meylettiği zaman Cuma namazını kılardık
Sonra dönüp giderken gölge yerleri araştırırdık
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1423
Dantel
Mumsema
Frmacil
26-05-2008
#
2
Profil Bilgileri
FataL
--->: Yolcuların Namazı ve Bunun Kısaltılması
İbn Ömer (r
a
) şöyle anlatır:
"Hz
Peygamber (a
s
) Cuma günü tıpkı sizin şimdi yaptığınız gibi ayakta hutbe okur, sonra oturur, sonra yine ayağa kalkardı
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1425
Cabir b
Abdullah (r
a
) şöyle haber vermiştir:
Hz
Peygamber (a
s
) Cuma günü ayakta hutbe okuyordu
Bu sırada Şam'dan bir kervan geldi
İnsanlar o kafileye doğru gittilerde Peygamber'in yanında sadece oniki kişi kaldı
Bunun üzerine: Onlar bir ticaret veya bir eğlence gördükleri zaman ona yönelip dağıldılarda seni ayakta bıraktılar
ayeti indirildi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1428
Yaala b
Ümeyye'nin (r
a
) Safvan b
Yaala'dan, Onun da babasından rivayet ettiğine göre:
Hz
Peygamber'in (a
s
) minberde, Cehennemde seslenirler: Ey Malik!"ayetini okurken işittiğini haber vermiştir
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1439
Cabir b
Abdullah (r
a
) şöyle haber vermiştir:
Hz
Peygamber (a
s
) Cuma günü hutbe okurken Mescide biri girdi
Peygamber ona: "Ey filan! Sen namaz kıldın mı?" diye sordu
O da: "Hayır" dedi
Bunun üzerine: "Kalk da namaz kıl" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1444
Ebu Hureyre'nin (r
a
) rivayetine göre:
Hz
Peygamber (a
s
) Cuma günü sabah namazının ilk rekâtında: Elif laam Miim Tenziilu
(Secde, 32) ve ikinci rekâtta ise: Hel Eta Ale'l-İnsani
(İnsan, 76) okurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1455
Abdullah b
Mesûd (r
a
) şöyle haber vermiştir:
Cumayı kıldığı zaman evine gider ve orada iki rekât daha namaz kılardı
Sonra da: "Allah Resulü (a
s
) böyle yapardı" derdi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1460
İbn Abbas (r
a
) şöyle rivayet etmiştir:
Allah Resulü (a
s
), Ebu Bekr, Ömer ve Osman ile birlikte Ramazan Bayramı namazında hazır bulundum
Bunların hepsi de namazı hutbeden önce kıldırır, sonra da hutbeyi okurlardı (Bir defasında) Hz
Peygamber'in (a
s
) hutbeden sonra (minberden) aşağıya indiğini (cemaatın dağılmaması için) eliyle oturun işareti yaptığını görür gibiyim
Sonra yanında Bilâl olduğu halde, erkeklerin saflarını yara yara kadınların bulundugu yere geldi
Resulü Ekrem: Ey Peygamber! Mümin kadınlar Allah'a hiçbir şeyi eş tutmamaları, şartıyla sana biat etmeye geldikleri zaman
ayetini okuduktan sonra (kadınlara): "Sizler bu biat üzere sabit misiniz?" diye sordu
İçlerinden kim olduğu bilinmeyen bir kadın: "Evet; Ey Allah'ın Resulü" dedi
Diğerleri cevap vermedi
Bunun üzerine Hz
Peygamber: "Öyle ise sadaka verin" buyurdu
Bilâl elbisesini yayarak: "Babam, annem size feda olsun! Haydi gelin atın" dedi
Onlar da halkalarını, yüzüklerini Bilâl'in elbisesi içine atmaya başladılar
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1464
Cabir b
Abdullah (r
a
) şöyle haber vermiştir:
Ramazan Bayramında Peygamber (a
s
) ayağa kalkıp önce namaz kıldırdı
Sonrada halka hutbe irat etti
Hz
Peygamber hutbeyi bitirince indi ve kadınların yanına geldi
Bilâl'in eline dayanarak kadınlara öğüt ve nasihatte bulundu
Bu sırada Bilâl elbisesini açmış, kadınlar da sadakalarını oraya koyuyorlardı
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1466
İbn Abbas (r
a
) ve Cabir b
Abdullah Ensari'nin (r
a
) rivayetinde İbn Cureyc şöyle dedi:
Atâ'ya İbn Abbas ve Cabir b
Abdullah Ensari şöyle dedi: Ne Kurban bayramı günü nede Ramazan bayramı günü ezan okunurdu
(İbn Cureyc der ki) Sonra bir müddet geçince Atâ'ya aynı meseleyi sordum
Bana Cabir b
Abdullah Ensari şöyle dedi: Ramazan bayramı günü imam namaza çıkarken, veya çıktıktan sonra namaz için ne ezan, ne ikamet, ne nida, ve ne de herhangi bir şey vardı
O gün ne nida vardır, ne ikamet
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1468
İbn Ömer (r
a
) şöyle anlatır:
"Peygamber (a
s
), Ebu Bekr ve Ömer, bunların hepsi de iki bayram namazını hutbeden önce kıldırırlardı
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1471
Ebu Saîd Hudrî (r
a
) şöyle anlatır:
Hz
Peygamber (a
s
), Kurban ve Ramazan Bayramı günlerinde namaz için namazgâha giderdi
Orada önce namaza başlardı
Namazı kıldırıp selam verince cemaat, namaz kıldığı yerde otururken ayağa kalkar ve cemaata dönerdi
Şayet bir müfreze gönderme durumu veya kendisinin bir başka şeye ihtiyacı varsa bundan bahseder, gereğinin yapılmasını emrederdi
Hutbesinde: "Sadaka veriniz, sadaka veriniz, sadaka veriniz" buyururdu
En çok sadaka verenler ise kadınlar olurdu
Daha sonra namazgâhtan ayrılırdı
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1472
Ümmü Atiye (r
ah
) şöyle haber vermiştir:
"Hz
Peygamber (a
s
) her iki bayramda da bize, evlenmemiş genç kızları, perde ehli hanımları namazgâha götürmemizi emretti
Hayızlı kadınlara da müslümanların namaz kılacakları yerden uzaklaşmalarını emretti
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1473
Hz
Aişe (r
ah
) şöyle anlatır:
Bir defasında yanımda Ensar kızlarından ikisi olduğu halde Ebu Bekr yanıma geldi
Onlar Buas gününde Ensar'ın yekdiğeri hakkında söyledikleri şiirleri teğanni ediyorlardı
Ancak bu kızlar şarkı söylemeyi bir meslek edinmemişlerdi
Ebu Bekr (r
a
), Allah Resulü'nün (a
s
) evinde şeytan mızmarı mı? diyerek beni azarladı
Bu bir bayram günüydü
(Bunun üzerine) Resulü Ekrem (a
s
): "Ey Ebu Bekr! Her topluluğun bir bayramı var, bu da bizim bayramımızdır" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1479
Ebu Hureyre (r
a
) şöyle anlatır:
Habeşliler Allah Resulü'nün (a
s
) yanında mızraklarıyla oyunlar yaptıkları bir sırada Ömer b
Hattab (r
a
) çıkageldi
Hemen oynayanları uzaklaştırmak için çakıl taşlarına uzandı
Bunun üzerine Hz
Peygamber: "Onları bırak oynasınlar ey Ömer!" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1485
Abdullah b
Zeyd Mazini (r
a
) şöyle haber vermiştir:
"Allah Resulü (a
s
) namazgâha gidip yağmur duası yaptı
Kıbleye döndüğü sırada elbisesini ters çevirdi
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1486
Enes b
Malik (r
a
)
"Hz
Peygamber'in (yağmur duasında) ellerini koltuklarının beyazlığı görününceye kadar kaldırdığını gördüm" demiştir
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1490
Enes b
Malik'in (r
a
) rivayet ettiğine göre:
Bir Cuma günü Hz
Peygamber (a
s
) ayakta hutbe okurken Darul-Kaza tarafında zamanında mevcut olan kapıdan bir kimse Mescide girdi
Resulüllah'ın karşısına dikilerek şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü (a
s
) mallar (hayvanlar) helak oldu, yollar kapandı
Yüce Allah'a dua et de bize yağmur versin!" Hz
Peygamber hemen ellerini kaldırarak: "Ey Allahım! Bize yağmur ver
Ey Allahım! Bize yağmur ver
Ey Allahım! Bize yağmur ver
" diye dua etti
Enes (r
a
) sözlerine devamla: Allah'a Yemin olsun ki; o sırada biz gökyüzünde hiç bir bulut parçası görmüyorduk
O zaman Seli dağı ile aramızda ev, bina hiçbir şey yoktu
Derken Resulüllah'ın ardından, kalkan şeklinde bir bulut parçası görüldü
Sema'nın ortasına varınca yayıldı, sonra da yağmur yağmaya başladı
Yemin olsun, bir hafta Güneş yüzü göremedik
Gelecek cuma günü, yine Resulüllah ayakta hutbe irat ederken aynı kapıdan birisi girip Peygamber'in karşısına dikilerek: "Ey Allah'ın Resulü! Mallar helak oldu, yollar kesildi
Allah'a dua et de artık bu yağmurları bizden dindirsin" dedi
Enes (r
a
) bunun üzerine Allah Resulü (a
s
) ellerini kaldırarak: "Ey Allahım! Etrafımıza, üzerimize değil
Ey Allahım! Tepelere, bayırlara, dere içlerine ve otlaklara (yağdır) " diye dua etti
Bunun üzerine hemen yağmur kesildi
Biz namazdan çıktığımızda güneşte yürüdük
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1493
Hz
Aişe (r
ah
) validemiz şöyle haber vermiştir:
"Hava rüzgârlı ve bulutlu olduğu zaman, Resulüllah'ın (a
s
) yüzünde bundan dolayı (bir hoşnutsuzluk eseri derhal) belli olurdu
İşte o hâlinde bir yerde karar kılamaz, öteye beriye gidip gelmeye başlardı
Yağmur başladığında ise, sevinir ve o hâl kendisinden giderdi
" Aişe (r
ah
), bu endişenin sebebini kendisinden sorduğumda, Hz
Peygamber: "Ümmetime herhangi bir azap musallat olmasından korktum" buyurmuştur
Yağmuru görünce de: "Bu rahmettir" buyururlardı
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1495
İbn Abbas'ın (r
a
) rivayet ettiğine göre:
Hz
Peygamber (a
s
): "Ben Saba (rüzgârı) ile yardım edildim
Ad Kavmi ise Debur (batı rüzgârı) ile helak edildiler
" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1498
Hz
Aişe (r
ah
) şöyle anlatır:
Resulüllah (a
s
) zamanında bir defa Güneş tutuldu
Allah Resulü halka namaz kıldırmak üzere kıyama durdu ve kıyamı çok uzattı
Sonra rükuya vardı, rükuyu da çok uzattı
Sonra başını kaldırıp kıyamı (yine) çok uzattı
Bu ikinci kıyam birinci kıyamdan kısa sürdü
Sonra tekrar rükuya vardı ve rükuyu çok uzattı
Ancak bu rükuda, önceki rükudan kısa idi
Daha sonra secdeye vardı
Sonra ayağa kalkıp, kıyamı uzattı
Bu, ilk kıyamdan az sürdü
Sonra rükuya varıp rükuyu uzattı
Bu rüku da ilk rüku'dan az sürdü
Sonra secde etti
Sonra güneş açılmış olduğu halde Resulüllah (a
s
) namazdan çıktı ve halka hutbe irat etti
(Bu hutbede) Allah'a hamd ve sena ettikten sonra şöyle buyurdu: "Şüphesiz Güneş ve Ay Allah'ın (kudretini gösteren) ayetlerindendir
Bunlar, bir kimsenin ölümü ya da doğumu için tutulmazlar
O halde siz bunu (Güneş veya Ay tutulmasını) gördüğünüzde hemen tekbir getirin
Allah'a duaya koyulun, namaz kılın, sadaka verin
Ey Muhammed ümmeti! Allah'a yemin olsun ki erkek veya kadın kulunun zina etmesinden dolayı Yüce Allah'tan daha kıskanç hiçbir kimse yoktur
Ey Ümmet-i Muhammed! Allah'a yemin olsun ki eğer benim bildiğimi sizler bilseydiniz, şüphesiz çok ağlar az gülerdiniz
(Sözüme kulak verin
) tebliğ ettim mi?"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1499
İbn Abbas'tan (r
a
)
rivayet edildiğine göre, "Peygamber (a
s
) iki rekâtlı bir namaz içinde dört rüku ile dört secde yapmıştır
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1503
Esma bt
Ebu Bekr (r
ah
) şöyle anlatır:
"Resulüllah (a
s
) zamanında Güneş tutuldu
Aişe namaz kılarken, yanına girdim
İnsanlara ne oluyor ki, hep namaz kılıyorlar? dedim
(Güneş tutulduğunu anlatmak için) gök yüzüne doğru başı ile işaret etti
Bu bir ayet (yani azap veya Kıyamet alâmeti) mi? diye sordum
Başı ile "evet" diye işaret etti
(Bunun üzerine ben de namaza durdum)
Hz
Peygamber (a
s
) kıraatı oldukça uzattı
Nihayet bana baygınlık geldi
Yanıma bir kırba su almıştım
Ondan başıma ve yüzüme su dökmeye başladım
Sonra Güneş açılmış olduğu halde Resulüllah namazdan çıktı, Allah'a hamd ve senadan sonra insanlara şöyle hitap etti: "Şu makamda, Cennet ve Cehenneme varıncaya kadar daha önce görmediğim her şeyi gördüm
Bana vahy olundu ki, siz kabirlerde Mesih Deccal (yüzünden çekilecek) imtihanlara benzer, yahut ona yakın (ravi: Esma, bunun hangisini şöylediğini bilmiyorum, dedi), bir imtihan geçireceksiniz
(Kabirde) herhangi birinize gelinerek ona; bu adam hakkında ne biliyorsun? diye sorulacak
Mümin yahut yakîn sahibi (aradaki ravi: Esma, bunun hangisini söyledi, bilmiyorum, dedi) olan kimse: "O Muhammed'dir (a
s
) O, Allah'ın Resulüdür
Bize delillerle hidayet getirdi
Bizde davetini kabul ve ona itaat ettik" diyecek
Bu söz üç defa tekrarlandıktan sonra, o kimseye: "Sen rahat uyu! O zata inandığından şüphemiz kalmamıştır
Binaenaleyh yat da rahatına bak" denilecek
Şayet o kimse münafık ise yahut kalbinde şüphe varsa (ravi: Esma, hangisini söyledi bilmiyorum, dedi) o, bu soruya karşı: "Bilmiyorum! İnsanlardan işittim, birşeyler söylüyorlardı, ben de söyledim" cevabını verecektir
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1509
Abdullah b
Amr b
As (r
a
) şöyle anlatır:
"Resulüllah (a
s
) zamanında Güneş tutulduğunda insanlar namaz toplayıcıdır nidasıyla namaza çağrıldılar ve Allah Resulü (a
s
) önce iki rüku bir secde yaptı, sonra kalkıp, yine iki rüku bir secde yaptı
Sonra da Güneş açıldı
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1515
26-05-2008
#
3
Profil Bilgileri
FataL
--->: Yolcuların Namazı ve Bunun Kısaltılması
Ebu Mesûd Ensari'nin (r
a
) naklettiğine göre:
Allah Resulü (a
s
): "Şüphesiz Güneş ile Ay Allah'ın ayetlerinden iki ayettir
Allah, bunların tutulmasıyla kullarını korkutur
Güneş ve Ay insanlardan hiçbir kimsenin ölümünden dolayı tutulmazlar
Bu korkutucu ayetlerden bir şey gördüğünüzde, bu hâl ortadan kalkıncaya kadar hemen namaza durup, Allah'a dua ediniz" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1516
Ebu Musa (r
a
) şöyle anlatır:
Hz
Peygamber (a
s
) zamanında Güneş tutuldu
Bunun üzerine Peygamber, bunun Kıyamet alâmeti olmasından korkarak telaşla kalktı ve Mescide geldi
O zamana kadar hiçbir namazda görmediğim en uzun kıyam, rüku ve secdelerle namaz kıldırdı
Sonra şöyle buyurdu: "Yüce Allah'ın gösterdiği bu alâmetler hiç kimsenin ne ölümünden, ne de doğumundan dolayıdır
Ancak Yüce Allah bu alâmetlerle kullarını uyarır
Siz bunları gördüğünüzde hemen Allah'ı zikre, O'na yalvarmaya ve O'ndan bağışlanma dilemeye koyulun
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1518
Abdullah b
Ömer'in (r
a
) haber verdiğine göre:
Resulüllah (a
s
): "Şüphesiz Güneş ve Ay hiçbir kimsenin ne ölümünden, ne de doğumundan dolayı tutulmazlar
Fakat bunlar, Allah'ın (kudretine delalet eden) alâmetlerinden ikisidir
Bunların tutulduklarını görünce hemen namaza durun" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1521
Muğire b
Şu'be (r
a
) şöyle anlatır:
Resulüllah (a
s
) zamanında (Peygamber'in oğlu) İbrahim vefat ettiği gün Güneş tutuldu
(Halk, Güneş İbrahim'in ölümünden dolayı tutuldu, dediler)
Bunun üzerine Hz
Peygamber (a
s
): "Güneş ve Ay, Allah'ın alâmetlerinden iki alemettir
Bunlar hiç bir kimsenin ne ölümü ve ne de doğumundan dolayı tutulmazlar
Bunların tutulduklarını gördüğünüzde hemen Allah'a dua ediniz ve bu durum ortadan kalkıncaya kadar namaz kılınız" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1522
Üsame b
Zeyd (r
a
) şöyle anlatır:
Biz Peygamber'in (a
s
) yanında bulunduğumuz bir sırada kızlarından biri, Peygamber'i çağırmak için bir haberci gönderdi
Babasına bir çocuğunun yahut bir oğlunun ölüm hâline girdiğini haber veriyordu
Resulüllah kızının gönderdiği elçiye: "Onun (Zeynep) yanına dön ve kendisine şunu haber ver: Şüphesiz ki, Allah'ın aldığı ve verdiği her şey O'na aittir
Her şey Allah katında muayyen bir müddete bağlanmıştır
Yine ona şu emrimi bildir: Sabretsin ve sevabını Allah'tan beklesin
" Bunun üzerine elçi geri döndü
Bu defa o (Zeynep) Peygamber'e yeminle, gelmesi için tekrar haber gönderdi
Bu haber üzerine Allah Resulü (a
s
) ve onunla beraber bulunan Sa'd b
Ubade ile Muaz b
Cebel de kalktılar
Ben de onlarla beraber (Zeyneb'in evine) gittim
Çocuk, sanki eski bir kırba içindeki su gibi can çekişir bir vaziyette, Hz
Peygamber'e verildi
Allah Resulü (a
s
) ise göz yaşı döküyordu
Sa'd b
Ubade (hayretle): "Ey Allah'ın Resulü! Bu ne hâl?" dedi
Resulüllah (a
s
): "Bu (göz yaşı), Allah'ın kullarının gönüllerine koyduğu bir rahmettir
Yüce Allah, kullarından ancak merhametli olanlarına rahmet edecektir" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1531
Abdullah b
Ömer (r
a
) şöyle nakletmiştir:
Sa'd b
Ubade hastalanmıştı
Resulüllah (a
s
), Abdurrahman b
Avf, Sa'd b
Ebu Vakkas ve Abdullah b
Mesûd ile onu ziyarete geldiler
Hz
Peygamber (a
s
) Sa'd b
Ubade'nin yanına geldiğinde onu ev halkı tarafından çepeçevre kuşatılmış vaziyette buldu
ve; "Öldü mü?" diye sordu
Oradakiler, "Hayır Ey Allah'ın Resulü!" dediler
Bunun üzerine Resulüllah duygulanıp ağladı
Topluluk, onun ağladığını görünce onlarda ağladılar
Bunun üzerine Hz
Peygamber: "Bilmez misiniz? Allah göz yaşı ve üzüntüden dolayı kişiye azap etmez
(Eliyle diline işaret ederek), işte bunun yüzünden (ya) azap eder, veya merhamet eyler" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1532
Enes b
Malik'in (r
a
) naklettiğine göre:
Allah Resulü (a
s
): "Gerçek sabır musibetle ilk karşılaşıldığında tahammül edebilmektir" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1534
Ömer b
Hattab'ın (r
a
) rivayet ettiğine göre:
Hz
Peygamber: "Ölü, ailesinin kendisine ağlaması sebebiyle azap olunur" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1536
İbn Ömer'in (r
a
) şöyle söylediğini
Abdullah b
Ubeydullah b
Ebu Müleyke haber vermiştir: İbn Ömer'in yanında oturuyordum
Biz Osman'ın kızı Ümmü Eban'ın cenazesini bekliyorduk
Onun yanında Osman b
Amr da vardı
Daha sonra İbn Abbas da geldi
Onu bir kimse elinden tutarak getiriyordu
Öyle zannediyorum ki o kimse İbn Abbas'a, İbn Ömer'in bulunduğu yeri haber verdi
Böylece İbn Abbas geldi ve benim yanıbaşıma oturdu
Böylece ben, İbn Ömer ile İbn Abbas'ın arasına oturmuş oldum
Bu sırada evden kadınlardan bir feryat yükseldi
Bunun üzerine İbn Ömer Osman b
Amr'a kalkmasını ve onları nehy etmesini istercesine, Allah Resulü'nün (a
s
): "Şüphesiz ki ölü, ailesinin kendisine ağlamasından dolayı azap edilir
" buyurduğunu işittim dedi
Abdullah bu rivayeti umumi manada, herhangi bir kayıt koymadan haber verdi
Bunun üzerine İbn Abbas şöyle dedi: Biz Müminler'in Emîri Ömer b
Hattab (r
a
) ile beraber bulunuyorduk
(Mekke ile Medine arasındaki) Beyda mevkiinde durakladığımızda bir ağacın altına inmiş bir kimse göründü
Ömer bana, git bak, bu zat kimdir? bana bildir dedi
Ben de gittim, bir de baktım ki o Suheyb idi
Hemen Ömer'e döndüm ve ona; bana bu zatın kim olduğunu sana bildirmemi emretmiştin
O zat Suheyb'dir dedim
Ömer (r
a
) ona emret, bize katılsın dedi
Ben: Suheyb'in beraberinde ailesi de vardır, dedim
Ömer: Beraberinde ailesi olsa da, dedi
(Ravi Eyyûb ihtimalli olarak, ona emret bize katılsın, dediğini de nakletti
) Nihayet beraber Medine'ye geldik
Çok zaman geçmeden Ömer yaralandı
Suheyb Vah kardeşim! Vah arkadaşım! diyerek (ağlaya ağlaya) geldi
Ömer "Bilmezmisin yahut işitmedin mi ki," (ravi Eyyûb Yahut da şöyle demiştir, dedi: Bilmedin, işitmedin mi ki): Allah Resulü (a
s
): "Ölü, ailesinin kendisine bazı ağlamalarından dolayı azap olunur" buyurmuştur, dedi
Ravi şöyle ilâve etmektedir: Abdullah, kendi rivayetini kayıtsız olarak haber verdi
Ömer ise: Ağlamanın bazısı sebebiyle diye kayıtlı söyledi
Sonra kalkıp Aişe'nin yanına girdim ve kendisine İbn Ömer'in söylediği hadisi naklettim: Bunun üzerine Aişe (r
ah
) şöyle dedi: "Hayır! Allah'a yemin ederim ki, Resulüllah (a
s
) kesinlikle; ölü, bir kimsenin ağlamasıyle azap olunur" dememiştir
Fakat Allah Resulü (a
s
) şöyle buyurmuştur: "Allah, ailesinin ağlamasından dolayı kâfirin azabını artırır
Hiç şüphesiz, güldüren de ağlatan da Allah'tır
Ve hiç bir günahkâr diğerinin günahını çekmez
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1543
Muğire b
Şu'be (r
a
) Allah Resulü'nden (a
s
) şöyle işittiğini haber vermiştir:
"Her kim için, üst baş yırtılarak, çığlık ve feryat ile ağlanırsa bundan dolayı o kimse, Kıyamet günü muhakkak azap görür
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1549
Hz
Aişe (r
ah
) şöyle haber vermiştir:
Allah Resulü (a
s
) (Mute şehitleri) Zeyd b
Harise, Cafer b
Ebu Talib ve Abdullah b
Revaha'nın şahadet haberleri kendisine ulaştığında Mescitte oturdu
Oldukça üzüntülü görülüyordu
Ben kapının görülebilecek bir aralığından kendisine bakıyordum
Bu sırada Resulüllah'a birisi geldi ve: Ey Allah'ın Resulü! Cafer'in kadınları (ağlaşıyorlar) dedi ve bağırıp çağırarak ağladıklarını söyledi
Hz
Peygamber de o kimseye, gitmesini ve kadınları bu çığlıktan men etmesini istedi
Bunun üzerine o kimse gitti
Sonra yine Peygamber'e gelip kadınların kendisine itaat etmediklerini söyledi
Resulüllah ona ikinci defa gidip kadınları vazgeçirmesini emretti
O adam gitti
Sonra tekrar geldi ve: Ey Allah'ın Resulü kadınlar bize üstün geldiler dedi
Ravi Aişe (r
ah
) dedi ki, Resulüllah o adama: "Haydi git, bu kadınların ağızlarına toprak saç" buyurdu, bende o adama: "Allah seni zelil etsin! ne Resulüllah'ın sana verdiği emri yerine getirdin, ne de hüzün içinde bulunan Peygamber'in kendi hâline bıraktın!" dedim
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1551
Ümmü Atiye (r
ah
) şöyle bildirmiştir:
Resulüllah (a
s
) biz kadınlardan biatla birlikte ölüye saç-baş yolarak ağlamayacağımıza dair söz almıştı
Beş kadından başka bizden hiçbir kadın sözünde durmadı
(Bu beş kadın): Ümmü Süleym, Ümmül-Ala, Muaz'ın karısı olan Ebu Sebre kızı, yahut Ebu Sebre kızı ve Muaz'ın karısı
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1552
Ümmü Atiye (r
ah
)
"Biz kadınlara cenazeleri takip etmek yasaklandı
Cenazeler ardından gitmek bizim üzerimize vacip kılınmadı
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1555
Ümmü Atiye (r
ah
) şöyle anlatır:
Biz kızını yıkarken, Peygamber (a
s
) yanımıza girip şöyle buyurdu: "Kızımı su ve sidr ile üç veya beş, hatta gerek görürseniz Fazla da yıkayabilirsiniz
En son yıkayışta kâfur yahut kâfur cinsinden bir koku kullanınız
Yıkamayı bitirdiğinizde bana bildiriniz
"Biz yıkamayı bitirince Peygamber'e haber verdik
Resulüllah bize hıkıv denilen kendi izarını verdi ve: "Bunu kızıma iç gömleği yapınız!" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1557
Habbab b
Eret (r
a
) şöyle haber vermiştir:
Resulüllah (a
s
) ile beraber Allah yolunda O'nun rızasını kastederek (Medine'ye) hicret ettik
Artık bizim mükâfatımızı vermek (Allah'ın vaadinin yerine getirilmesi olarak şer'an) Cenab-ı Hakk'a vacip oldu
Yoldaşlarımızdan bu sevap ve nimetten hiçbir şey istifade etmeden Ahirete gidenler vardır
Musab b
Umeyr (r
a
) bunlardan biridir
Musab, Uhud günü şehit olmuştu da ona kefen yapacak bir şey bulunamamış ancak bir kaftan bulunmuştu
Bizler o kaftanı şehidin başı üzerine koyduğumuzda ayakları dışarda kalıyor, ayakları üstüne koyduğumuzda başı açığa çıkıyordu
(Bu yokluk karşışında) Resulüllah (a
s
) bize: "Kaftanı başından itibaren sarınız, ayaklarının üstüne de ızhır (denilen kokulu ottan) koyunuz" buyurdu
Dostlarımızdan kendilerine hicret semeresi ulaşan ve bu meyveyi devşirenler de vardır
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1562
Hz
Aişe (r
ah
) şöyle haber vermiştir:
Resulüllah (a
s
) pamuktan dokunmuş suhuliyye denilen üç parça beyaz Yemen bezi içinde kefenlendi
Bunların içinde gömlek ve başlık (imame) da yoktu
İzar ve ridadan ibaret olan hulleye gelince bunun Resulüllah'a kefen yapılması için satın alınmış olunduğu hususunda insanlarda bir şüphe hasıl oldu
Neticede bu hulle terk olundu da Resulüllah pamuktan suhuliyye denilen üç parça beyaz Yemen bezi içinde kefenlendi
O hulleyi Abdullah b
Ebu Bekr almıştı da öldüğünde kendimi bununla kefenleyeyim diye onu muhafaza edeceğim, demişti
Sonra Yüce Allah Peygamber'inin bununla kefenlenmesine razı olsaydı bunun içinde kefenlenirdi
(Onun kefenlenmediği bir hulleyi ben de kefen edinmem deyip) bu hulleyi sattı ve bedelini de tasadduk etti
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1563
Hz
Aişe annemiz (r
ah
)
"Resulüllah (a
s
) vefat ettiği zaman bütün bedeni (hıbere denilen) beyaz Yemen bürdesiyle örtüldü" demiştir
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1566
Ebu Hureyre'nin (r
a
) bildirdiğine göre:
Hz
Peygamber (a
s
): "Cenazeyi (itidal ile) süratlice naklediniz
Eğer bu ölü iyi bir kişi ise bu bir hayırdır
(muhtemelen dedi ki) onu (bir an evvel kabirdeki) hayır ve sevabına ulaştırmış olursunuz
Eğer bu cenaze iyi bir kişi değilse bu da bir şerdir
(Bir an evvel) o şerri omuzlarınızdan atmış bulunursunuz
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1568
Ebu Hureyre'nin (r
a
) rivayet ettiğine göre:
Resulüllah (a
s
): "Her kim cenaze namazı kılınıncaya kadar cenazede hazır bulunursa ona bir kırat, her kim de gömülünceye kadar beklerse ona da iki kırat (sevap) vardır
" buyurmuştur
İki kırat nedir? diye sorulduğunda Hz
Peygamber: "İki büyük dağ gibi" diye cevap vermiştir
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1570
Hz
Peygamber'in (a
s
) azatlısı Sevban'ın (r
a
) naklettiğine göre:
Allah Resulü (a
s
): "Kim bir cenaze namazı kılarsa onun için bir kırat (sevap) vardır
Eğer defninde de hazır bulunursa iki kırat olur
Bir kırat Uhud (dağı) kadardır" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1575
26-05-2008
#
4
Profil Bilgileri
FataL
--->: Yolcuların Namazı ve Bunun Kısaltılması
Enes b
Malik (r
a
) şöyle haber vermiştir:
Bir cenaze geçirildi ve hayırla anıldı
Bunun üzerine Peygamber (a
s
): "Vacip oldu, vacip oldu, vacip oldu" buyurdu
Bir cenaze daha geçirildi, bu da kötülendi
Bunun hakkında da Peygamber (a
s
): "Vacip oldu, vacip oldu, vacip oldu" buyurdu
Ömer (r
a
), annem babam sana feda olsun! Bir cenaze geçirildi ve şer ile tavsif edildi
Bunun üzerine: "Vacip oldu, vacip oldu, vacip oldu" dediniz
Bir cenaze daha geçirildi, o da şer ile vasfedildi buna da: "Vacip oldu,Vacip oldu, vacip oldu" buyurdunuz (Bunun sebebi nedir?) diye sordu
Allah Resulü (a
s
) cevaben: "Hayırla andığınız kimseye Cennet vacip oldu
Şerle andığınız kimseye de Cehennem vacip oldu
(Çünkü) sizler yeryüzünde Allah'ın şahitlerisiniz
Sizler yeryüzünde Allah'ın şahitlerisiniz
Sizler yerüzünde Allah'ın şahitlerisiniz" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1578
Ebu Katâde b
Rebiy (r
a
) şöyle bildirmiştir:
Resulüllah'ın (a
s
) yanından bir cenaze geçirilmişti
Hz
Peygamber: "Kendisi rahatlayan veya kendisinden kurtulunandır
" buyurdu
Sahabeler: "Rahatlayan veya kendisinden rahatlanan nedir?" diye sordular
Bunun üzerine Peygamber (a
s
): "Mümin olan kul Dünyanın yorgunluklarından rahatlar, kötü olan kimseye gelince, diğer insanlar, şehirler, ağaçlar ve hayvanlar ondan kurtulup istirahat ederler" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1579
Ebu Hureyre (r
a
) şöyle bildirmiştir:
"Resulüllah (a
s
) Necaşi'nin vefatını aynı gün insanlara haber verdi
Daha sonra halkı musallaya çıkarıp dört tekbir aldı
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1580
Cabir b
Abdullah'ın (r
a
) haber verdiğine göre:
"Allah Resulü (a
s
) (Habeş Kralı) Necaşi Ashame üzerine dört tekbir alarak gıyabi cenaze namazı kıldırmıştır
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1582
Abdullah b
Abbas (r
a
) şöyle haber vermiştir:
"Resulüllah (a
s
) cenaze defnedildikten sonra bir kabir üzerine dört tekbir alarak namaz kıldırmıştır
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1586
Ebu Hureyre (r
a
) şöyle haber vermiştir:
Zenci bir kadın (veya genç bir kimse) Mescidi süpürüp temizlerdi
Bir gün Resulüllah (a
s
) onu göremeyince; ne oldu? diye sordu
Sahabeler: O öldü, deyince Resulüllah (a
s
): "Bana (vefatını) niçin haber vermediniz?" dedi
Sahabeler sanki onu küçümsemişler ve önem vermemişlerdi
Bunun üzerine Resulüllah: " (Haydi) kabrini bana gösteriniz
" buyurdu
Kendisine gösterdiler, o da bu kabir üzerine namaz kıldı
Sonra da şöyle buyurdu: "Şu kabirlerin içi kabir sahiblerine (azap olacak kadar) zulmetle doludur
Yüce Allah üzerlerine kılacağımız namaz ile onları aydınlatır
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1588
Âmir b
Rabîa'nın (r
a
) rivayetine göre, Allah Resulü (a
s
):
"Bir cenaze gördüğünüzde cenaze sizi geride bırakana yahut, cenaze (omuzlardan yere veya kabre) konuluncaya kadar ayağa kalkınız" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1590
Ebu Saîd Hudrî'nin (r
a
) naklettiğine göre:
Resulüllah (a
s
): "Bir cenazeyi takip ettiğiniz zaman o,(omuzlardan yere) konuluncaya kadar oturmayınız" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1591
Cabir b
Abdullah (r
a
) şöyle nakletmiştir:
Yanımızdan bir cenaze geçmişti
Resulüllah (a
s
) hemen o cenaze için ayağa kalktı
Biz de (ona uyarak) kendisi ile beraber ayağa kalktık ve: "Ey Allah'ın Resulü! Bu bir Yahudi kadınının cenazesidir" dedik
Bunun üzerine Hz
Peygamber (a
s
): "Şüphesiz ölüm korkunç bir şeydir
Cenazeyi gördüğünüzde hemen ayağa kalkınız" buyurmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1593
Kays b
Sa'd'ın (r
a
) rivayetinde İbn Ebu Leyla şöyle nakletmiştir:
Kays b
Sa'd ile Sehl b
Huneyf, Kadisiyye'de bulunurlarken yanlarından bir cenaze geçti
Bunlar ayağa kalktılar
Kendilerine; bu cenaze, bu yer halkından (yani zımmilerden) dır, denildiğinde Kays ile Sehl de: Resulüllah'ın (a
s
) yanından bir cenaze geçmişti
Allah Resulü, ayağa kalktı
Bunun bir Yahudi cenazesi olduğu kendisine bildirildiğinde: "Bu da bir insan değil mi?" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1596
Semure b
Cündüb (r
a
) şöyle haber vermiştir:
"Ben, lohusalı iken ölen Ümmü Kaab adındaki kadının cenaze namazını Peygamber'in (a
s
) arkasında kıldım
Resulüllah, namaz esnasında cenazenin (tam) ortası hizasına doğru durdu
"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1602
26-05-2008
#
5
Profil Bilgileri
SevimliCocuk
--->: Yolcuların Namazı ve Bunun Kısaltılması
yüreğine sağlık çoık güzel bir paylaşım
Tags
:
bunun
,
kisaltilmasi
,
namazi
,
yolcularin
Yolcuların Namazı ve Bunun Kısaltılması ile ilgili Benzer Konular
105 Kez Görüntülendi
neden öğlen ve ilkindi namazı nı hoca kıldırırıken icinden okuyorda sabah aksam yatsı namazı dısında
Sorular ve Cevaplar
Adı Yok Bunun !
Aşk-Sevgi-Evlilik
Bunun Adı Aşk
Aşk-Sevgi-Evlilik
Bunun Adı AŞK
Aşk-Sevgi-Evlilik
Teravih Yerine Kaza Namazı- Sünnetlerin yerine kaza namazı kılınabilir mi?
Namaz
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
23:06
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542