FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Oruç
Şükrün, Şefkatin ve Bereketin Bineği Ramazan..
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Şükrün, Şefkatin ve Bereketin Bineği Ramazan.. ile ilgili Benzer Konular
104 Kez Görüntülendi
Şükrün ölçüsü: Kanaat, iktisat, rıza ve memnuniyet
Risale-i Nur
Ramazan-ı Şerifteki oruç, hakikî ve hâlis şükrün anahtarıdır
Oruç
Nimetlerdeki güzellikler, şükrün dâvetçileridir
Risale-i Nur
Şükrün önemi nedir?
Sorular ve Cevaplar
Kullara Şefkatin Karşılığı
Kıssalar & Hikayeler
Duamız Olmasaydı
|
Günün Hadis-i Şerifi ve Ayet-i Kerimesi ..
Konu Araçları
06-09-2008
#
1
Profil Bilgileri
karadağlı.x
Şükrün, Şefkatin ve Bereketin Bineği Ramazan..
Şükrün, Şefkatin ve Bereketin Bineği Ramazan.. başlıklı yazı Mumsema Şükrün, Şefkatin ve Bereketin Bineği Ramazan.. Forum Alev
Kameri aylardan dokuzuncusunun ismi
Müslümanların oruç tutmakla mükellef oldukları, dinimizce yüce ve kutsal kabul edilen ay
Ramazan, arapça bir kelimedir
Bu mübarek ay'a Ramazan isminin verilmesindeki hikmet şöyle belirtilmiştir:
1- Yaz sonunda, güz mevsiminin evvelinde yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur manasına
"ramdâ"
kelimesinden alınmıştır
Bu yağmurun yeryüzünü temizlediği gibi, Ramazan ay'ı da müminleri günah kirlerinden temizler
Nitekim bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s
a
s);
Kim inanarak ve alacağı sevabı
'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır" (Buhârî, Savm, VI)
buyurmuştur
2- Güneşin şiddetli hararetinden taşların yanıp kızması anlamına olan
"ramad"
kelimesinden alınmıştır
Böyle kızgın yerde yürüyenin ayakları yanar, zahmet ve meşakkat çeker
Bunun gibi oruç tutan kimse de açlık ve susuzluğun hararetine katlanır, meşakkat çeker, içi yanar
Kızgın yer orada yürüyenlerin ayaklarını yaktığı gibi, Ramazan da müminlerin günahlarını yakar, yok eder
3- Kılıcın namlusunu veya ok demirini inceltip keskinleştirmek için yalabık iki taşın arasına koyup döğmek anlamına olan "ramd" dan alınmıştır Bu ay'a Ramazan isminin verilmesi de Arapların bu ayda silahlarını bileyip hazırladıklarından dolayıdır (bk
M
Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, (t
y), I, 643-4)
Ramazan ay'ına "on bir ayın sultanı" denilmiştir
Bu ayın özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
1- Kur'an-ı Kerim'de ismi açık olarak geçen tek ay Ramazan ayıdır
2- Kur'an-ı Kerim bu ay içerisinde indirilmiştir
Yüce Rabbimiz;
Ramazan ay'ı öyle bir aydır ki, insanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve hakkı batıldan ayırmayı açıklayan Kur'an, bu ayda indirildi" (el-Bakara, 2/185)
buyurmuştur
3- Kur'an-ı Kerim'de, "bin aydan daha hayırlı" olduğu belirtilen Kadir gecesi bu ay içerisindedir
4- Dinimizin beş temelinden biri olan oruç ibadeti bu ayda üzerimize farz kılınmıştır
Kur'an-ı Kerim'de; "Sizden kim bu aya yetirirse oruç tutsun" (el-Bakara, 2/185) buyurulur Ramazan ay'ı girince şartlarını taşıyan kimselere oruç farz olur
5- Fıtır sadakası vermek bu aya mahsus bir ibadettir
6- Teravih namazı da bu ay'a mahsus ibadetlerimizdendir
Ebû Hüreyre (r
a)'dan şöyle rivayet edilmiştir:
"Resulullah (s
a
s)'in Ramazan hakkında şöyle buyurduğunu işittim: Kim inanarak ve sevabını umarak
rızası için teravih namazı kılarsa geçmiş günahları bağışlanır" (Buhârî, Teravih,I; ayrıca bk
Teravih)
7- İtikafa girmek:
Ramazan ay'ının son on gününde itikafa girmek sünnettir
Hz
Peygamber (s
a
s) Ramazan'ın son on gününde daha çok ibadet ve taatta bulunurdu
Hz
Âişe validemizden şöyle rivayet edilmiştir:
"Resulullah (s
a
s) Ramazan ayının son on günü girince elini eteğini toplar, geceyi ihya eder ve ev halkını uyandırırdı" (Buhari, Kadr, V)
Yine Hz
Âişe (r
a
) dan şöyle rivayet edilmiştir: "Hz
Peygamber (s
a
s) Ramazan'ın son on gününde vefatına kadar itikafa girdi
İrtihalinden sonra da zevceleri itikafa devam ettiler" (Buhari, İtikaf I)
8- Ramazan ayında Kur'an-ı Kerim'i okumak, hayır ve hasenatta bulunmak
: İbn Abbas (r
a
) dan şöyle rivayet edilmiştir: "
Resulullah (s
a
s) insanların en cömerdi idi Onun bu cömertliği Ramazan ay'ı girip de kendisiyle Cebrail (a
s
) karşılaştığı zaman daha da artardı
Cebrail (a
s
) Ramazan ay'ı çıkıncaya kadar her gece Resulullah (s
a
s) ile buluşup, Resulullah (s
a
s) Kur'an'ı arzeder (okur) du
Resulullah (s
a
s) Cebrail (a
s) ile buluştuğunda insanlara rahmet getiren rüzgardan daha cömert, daha faydalı olurdu" (Buhari, Savm, 7)
Hadis-i şeriften Ramazan ayında Kur'an-ı Kerim'i hatmetmenin sünnet olduğu anlaşıldığı gibi, gücü yetenlerin çokça sadaka vermeleri, hayır ve hasenatta bulunmalarının da sevap olduğu anlaşılmaktadır
Enes (r
a)'dan rivayet edildiğine göre Hz
Peygamber (s
a
s)'e;
"Hangi sadaka daha faziletlidir?" diye sorulunca, "Ramazan ayında verilen sadaka" buyurmuştur (Tirmizi, Zekat, 28)
Ramazan ay'ı dinimizce en faziletli ve mukaddes bir aydır
Bu konuda Peygamber Efendimiz (s
a
s)'den bir takım hadis-i şerifler rivayet edilmiştir:
Ebû Hureyre (r
a)'dan Resulullah (s
a
s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Ramazan ay'ı girince göklerin kapısı (başka bir rivayette Cennetin kapıları) açılır, Cehennemin kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur" (Buhari, Savm, V)
Cabir b
Abdullah Resulullah (s
a
s)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Ümmetime Ramazan ayında beş şey verilmiştir ki bunlar benden önceki hiç bir peygambere verilmemiştir":
1- Ramazan ayının ilk gecesi olunca
Teala ümmetime (rahmet bakışıyla) bakar
her kime (rahmet bakışıyla) bakarsa ona ebedi olarak azab etmez
2- Akşamladıklarında ağızlarının kokusu
katında misk kokusundan daha güzeldir
3- Melekler her gün ve gece onlara istiğfar ederler,'
'tan bağışlanmalarını dilerler
4-
Teala Cennetine emredip; "Kullarım için hazırlanıp süslen
Onların dünya meşakkatlerinden kurtulup, benim yurduma ve ihsanıma istirahat için gelmeleri yaklaştı" buyurur
5- Gecenin sonu olunca,
hepsini bağışlar Orada bulunanlardan biri; "O gece Kadir gecesi midir?" deyince: "Hayır, çalışanları görmüyor musun? Onlar çalışıp işlerini bitirince kendilerine ücretleri tam olarak ödenir" buyurdu (Beyhaki'den naklen et-Tergîb, II, 92)
Ubade b
es-Samit (r
a)'dan: Resulullah (s
a
s) Ramazan ay'ının yeni girdiği bir gün şöyle buyurdu:
"Size bereket ayı Ramazan geldi Bu ayda
sizi kuşatıp rahmetini indirir
Günahları bağışlayıp, duaları kabul eder
bu ayda sizin hayır hususunda yarışmanıza bakar ve sizinle meleklerine karşı iftihar eder
'a hayır ameller takdim ediniz
Şaki, günahkar, bu ayda Allahın rahmetinden mahrum olan kimsedir" (Taberani'den naklen et-Tergîb, II, 99)
İbn Hüzeyme'nin naklettiğine göre Selman (r
a) şöyle anlatmıştır; Resulullah (s
a
s) bir Şaban ayının son gününde bize şöyle hitab etti:
"Ey insanlar! Yüce ve mübarek bir ay'ın gölgesi üzerinize bastı
O ayda bir gece vardır ki bin aydan daha hayırlıdır
o ayda oruç tutmayı farz kıldı
Geceleyin ibadet yapmayı (teravih) kılmayı nafile kıldı O ayda bir hayır işleyen kimse diğer aylarda bir farz işlemiş gibi olur O ayda bir farz işleyen ise diğer aylarda yetmiş farz işleyen gibidir O, sabır ay'ıdır, sabrın karşılığı ise Cennettir
O, yardımlaşma ay'ıdır O ayda müminin rızkı bollaştırılır O ayda kim bir oruçluyu iftar ettirirse bu, günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden kurtulmasına sebep olur
Aynı zamanda oruçlunun sevabı kadar sevap verilir Oruçlunun sevabından da birşey noksanlaşmaz
" Ashab; "Ya Resulullah! Hepimiz oruçluyu iftar ettirecek bir şey bulamıyoruz" deyince Resulullah (s
a
s):
bu sevabı oruçluyu kuru bir hurma ile veya bir yudum su ile ya da bir yudum süt karışığı ile iftar ettirene de verir O öyle bir aydır ki; evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu da Cehennem ateşinden kurtuluştur
O ayda köle ve hizmetçilerinin yükünü hafifleten kimseyi
bağışlar ve Cehennem ateşinden kurtarır" (et-Tergîb, II, 94-95)
Selam , Sevgi ve Saygılarımla
Dantel
Mumsema
Frmacil
06-09-2008
#
2
Profil Bilgileri
karadağlı.x
--->: Şükrün, Şefkatin ve Bereketin Bineği Ramazan..
Oruç Nedir?
Oruç, imsak vakti dediğimiz ferc-i sâdık (ikinci fecir) zamanından güneşin batışına kadar geçen süre içinde hiçbir şey yememek, içmemek, cinsî muamelede bulunmamak demektir Oruç, kelime olarak, Farsçadan Türkçeye girmiş bir isimdir
Kelimenin aslı "ruze"dir Türkçede "oruze" şeklinde kullanılırken, zamanla "oruç" hâlini almıştır Arapçadaki karşılığı savm ve siyâm kelimeleridir
Oruç tutmaya imsâk de denir İmsâk, nefsi, meylettiği şeylerden uzak tutmak, onları yapmamak mânasındadır İmsâkin mukabili iftar kelimesidir ki, oruç açmak, oruç bozmak mânalarına gelir
Orucun Hükmü
Oruç tutmak, İslâm`ın dayandığı 5 temel esastan birisidir
Aynı zamanda, İslâm şeâirlerinin de büyüklerindendir
Medine`de hicretten 1
5 yıl sonra, Şaban ayının 10
günü farz kılınmıştır
Farziyyeti, Kitab, Sünnet ve İcma` ile sâbittir
Kur`an`da şöyle buyurulmaktadır: يَا اَيُّهَا الَّذينَ امَنُو كُتِبُ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
"Ey îman edenler! Sizden evvelki (ümmet)lere borç olarak yazıldığı (farz kılındığı) gibi, sizin üzerinize de Oruç tutmak yazıldı (farz kılındı)
" (el-Bakare, 183)
Oruç da namaz gibi bedenî ibâdettir
Bu ibâdetin en başta gelen özelliği, insanları kötülüklerden alıkoyması, nefsin azgın istek ve arzûlarını gemlemesidir Hadîs-i şerîf`te şöyle buyurulur:
"Oruç bir kalkandır (oruçluyu beşerî ihtiraslardan, kötülüklerden korur)
Oruçlu kimse, cahillik edip kötü söz söylemesin
Oruçlu, kendisiyle dövüşmek, itişip dalaşmak isteyen kimseye, sadece `ben oruçluyum` desin"
Orucun insanı kötü meyillerden koruması sebebiyledir ki, Resûlüllah Efendimiz bekâr gençlere, şehevî hislerin baskısından kurtulmak için oruç tutmalarını tavsiye etmiştir
Orucun şehevî duyguları teskîn ettiği, bugün ilmen de kabûl edilen bir gerçektir
Oruç ayı geldiği zaman cem`iyette suç işleme nisbetinde umumiyetle bir düşüş görülür
kötülükler asgarî hadde iner Buna mukabil hayır-hasenat çoğalır
Ferdler arasında candan bir kaynaşma ve muhabbet hâsıl olur
Karşılıklı yardımlaşma, dayanışma artar
Orucun bu içtimaî te`sirinin sebebini Resûlüllah Efendimiz şu hadîs-i şerîfleriyle beyan buyurmuşlardır:
"Oruç ayı Ramazan geldiğinde, Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır ve bütün şeytanlar da zincire vurulur"
Orucun
katındaki büyük değer ve kıymeti, bir hadîs-i kudsîde şöyle belirtilir:
"İnsanoğlunun işlediği her hayır ve ibâdet(te) kendisi için (bir haz ve menfaat endişesi var)dır
Fakat oruç böyle değildir
Oruç sırf Benim rızam için edilen bir ibâdettir
Onun mükâfatını da Ben veririm
" Diğer bir hadîs-i kudsîde ise şöyle buyurulur:
"Her iyiliğe karşı, 10 mislinden 700 misline kadar mükâfat vardır
Ancak orucun mükâfatı bu ölçünün dışındadır
Çünkü o Benim içindir
Onun mükâfatını ancak Ben veririm
" Bu ifadelerden anlaşılıyor ki, her hayır ve ibâdet için 10 haseneden 700 haseneye kadar belli bir sevab takdir edildiği halde, oruç için sevab miktarı hudutsuz tutulmuştur
Onun mükâfatını takdir etmeyi de,
Teâlâ meleklerine bırakmayıp kendi Zât-ı Akdesine saklamıştır
Bu yüzden mü`minler kıyâmet günü, tutmuş oldukları oruca karşılık, hiç ummadıkları miktarda büyük sevablar ile karşılaşabileceklerdir Resûlüllah Efendimiz bu hususa şu şekilde işaret buyurmuşlardır:
"Oruçlunun iki sevinci vardır: Birisi, iftar vaktindeki (oruç açmak) sevinci; diğeri, Rabbine kavuştuğu zamanki orucu(nun mükâfatı) ile sevincidir"
Oruç tutan kimselerin nâil oldukları yüksek fazilet ve şerefli mevkie bâzı hadîslerde şu şekilde işâret buyurulur:
"Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır
Bu kapıdan kıyâmet gününde (Cennete) yalnız oruçlular girerler
Onlardan başka hiçbir kimse giremez
"Oruçlular nerede?" diye nidâ edilir
Oruçlular kalkıp girerler
Oruçlular girdikten sonra da kapı kapanır, artık hiç kimse o kapıdan içeri giremez
"
"
`a yemin ederim ki, oruçlu ağzın açlık kokusu,
katında, misk kokusundan daha hoş, temiz ve daha sevimlidir"
"Üç kimsenin duası reddolunmaz:
1 - İftar edinceye kadar oruçlunun,
2 - Adaletli devlet reisinin,
3 - Mazlumun"
Orucun Âdâbı
1 - Sahura kalkmak
Resûl-i Ekrem (asm) bir hadîs-i şerîflerinde: "Sahur yemeğini yeyiniz
Zira sahur yemeğinde bereket vardır" buyurmuştur
Diğer bir hadîs-i şerîfte ise şöyle buyurulmaktadır:
"Bizim orucumuzla ehl-i kitabın orucu arasındaki ayırıcı fark, sahur yemeği yemektir
"
Sahur yemeği oruç için insana kuvvet verir
Böylece oruç tutmak daha kolay hâle gelir
2 - Sahuru geç yemek, iftarı ise acele yapmak, yani, güneş batar batmaz hemen orucu açmak
Hadîs-i şerîf'te, "İnsanlar iftar etmeyi acele yaptıkları ve sahuru da geciktirdikleri müddetçe daima hayır ile yaşarlar" buyurulmuştur
Bir hadîs-i kudsîde de, "Kullarımın en sevimlisi, iftar yapmakta son derece acele davranandır" buyurulmaktadır
* Resûlüllah Efendimiz iftar etmedikçe akşam namazını kılmazlardı
Önce bir-iki hurma tanesi yiyerek veya bir yudum su içerek iftar ederler, sonra namaz kılarlar, asıl yemeği de namazı kıldıktan sonra yerlerdi
* İftarda acele edilmesinin sebebi, Yahudi ve Hıristiyanların, iftarı, yıldızlar görününceye kadar te'hir etmeleridir
Onlara benzememek için, iftarda acele davranılması müstehab olmuştur
* Namazdan önce, iftarı açmak için yenilen lokma veya içilen suyun, mideyi uyarıcı ve asıl yemeğe hazırlayıcı bir rolü olduğu da söylenir
* Sahurun ne zamana kadar geciktirilebileceği hakkında Zeyd bin Sâbit'ten gelen şu rivâyet, bize bir ölçü vermektedir
"Biz Resûlüllah ile beraber sahur yemeği yedik
Sonra sabah namazına kalktık
(Enes sordu):
- Sahur ile sabah namazı arasında ne kadar zaman vardı?
- 50 âyet okuyacak kadar
"
Bu süre, ortalama bir okuyuşla 5-10 dakika eder
Bir abdest alacak kadar zamandır
Bâzıları el-Hâkka, diğer bâzıları da Mürselât sûresini misâl verirler
Hâkka sûresi 52, Mürselât sûresi ise 50 âyettir
3 - İftarı açarken şu duâyı yapmalıdır:
"Allahümme leke sümtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rizkıke eftartü
"
Meâli: "Ey Allahım, Senin için oruç tuttum
Ve Sana îman ettim
Ve Sana dayanıp güvendim, tevekkül ettim
Ve verdiğin rızıkla da (şu anda) orucumu açtım
"
4 - İftarı hurma gibi tatlı bir yiyecekle, yoksa su ile açmak
5 -
Orucun mühim bir âdâbı da, mide gibi, bütün duygulara da bir nevi oruç tutturmaktır
İnsanda mideden başka, göz, kulak, kalb, hayâl, fikir gibi pek çok duygu ve cihazlar vardır
İnsan oruçlu iken, bütün bu duygularını mâlâyânilikten ve haramlardan çekerek, herbirini kendine mahsus ubudiyet ve kulluk vazifesine sevk etmelidir
Meselâ, dilini yalandan, gıybetten, galiz ve çirkin sözlerden uzak tutmak ve onu Kur'an tilâveti, zikir, tesbih, salâvat ve istiğfar gibi şeylerle meşgul etmek
Gözünü nâmahreme bakmaktan ve kulağını fena şeyleri işitmekten men'edip gözünü ibrete ve kulağını hak söz ve Kur'an dinlemeye sarf etmek
İşte bunlar gibi sair duygu ve cihazlara da bir nevi oruç tutturmak mümkündür
Oruçtan beklenen kemal ve fazilet de ancak bu şekilde tahakkuk eder
Resûlüllah Efendimiz bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:
"Kim ki yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, Cenâb-ı Hak o kimsenin yeme ve içmeyi terk etmesine hiç kıymet vermez, iltifat etmez
"
Diğer bir hadîs-i şerîfte ise şöyle buyrulur:
"Beş şey orucu bozar (yani sevabını ve faziletini giderir) : Yalan konuşmak, gıybet etmek, kovuculuk (arada lâf götürüp getirme), yalan yere yemîn etmek ve harama şehvetle bakmak
"
Görüldüğü gibi hadîs-i şerîflerde,
katında makbûl bir oruç için, mide gibi sair âzalara da oruç tutturulması lüzumu üzerinde durulmaktadır
İbn-i Hacer,
"Tam ve kâmil olan oruç; bütün günahlardan ve
'ın yasakladığı şeylerden uzak durmaktır
" der
6 - İftar ve sahurda aşırı derecede yememek, mideyi tıka-basa doldurmamak da orucun edeblerindendir
Çünkü oruçtan bir maksad da, beden ve ruhumuza dinlenme, rahatlama, vücut fabrikamıza baştan sona yıllık bir temizlik ve bakım fırsatı vermektir
Akşama kadar yemeyip de ezanı duyar duymaz bütün hız ve hışmıyla sofraya kapanmak, sofrada tıka-basa yemek, edebe aykırıdır
Hattâ beden sağlığı açısından da zararlıdır
Çünkü sindirim organlarımız, bu hücum ve baskın karşısında son derece zorlanır, ıztıraba düşer
Şu halde sahurda ve iftarda mal kaçırır gibi sofradakileri mideye doldurmaya çalışmamalıdır
Az ve öz yiyerek, oruçlu olmanın hikmet ve gayesine uygun hareket etmelidir
7 - Oruç ayı olan mübarek Ramazan ayında, bütün mü'minler, daha çok ibâdet etmeli, verdiği sonsuz nimetler sebebiyle bütün ruhuyla
'a şükretmeli, daha çok iyilik ve ihsanlarda bulunmalıdır
Bu ayda Kur'an okumanın, Kur'an dinlemenin sevabı çoktur
Selam , Sevgi ve Saygılarımla
Tags
:
bereketin
,
binegi
,
ramazan
,
sefkatin
,
sukrun
Şükrün, Şefkatin ve Bereketin Bineği Ramazan.. ile ilgili Benzer Konular
104 Kez Görüntülendi
Şükrün ölçüsü: Kanaat, iktisat, rıza ve memnuniyet
Risale-i Nur
Ramazan-ı Şerifteki oruç, hakikî ve hâlis şükrün anahtarıdır
Oruç
Nimetlerdeki güzellikler, şükrün dâvetçileridir
Risale-i Nur
Şükrün önemi nedir?
Sorular ve Cevaplar
Kullara Şefkatin Karşılığı
Kıssalar & Hikayeler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
06:24
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545