FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
Frmalev
>
Özel Gün ve Geceler
hicri yılbaşı ve hicret
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
Bize Ulaşın
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
hicri yılbaşı ve hicret ile ilgili Benzer Konular
405 Kez Görüntülendi
Hicri - İsim AnLamı
İsimler Sözlüğü
Hicri yılbaşı
Özel Gün ve Geceler
Hicri yılbaşı nedir?
Dini Sohbet
Hicri Miladi Takvimi Birbirine Çevirin.
Dini Sohbet
Hicret ile ilgili ayetler - Hicret Ayetleri
Kuran'ı Kerim
Kurban Bayramının Sosyal Hayatımızdaki Yeri ve Önemi
|
Arkadaşlar Yardım Lutfen Hediye Meselesi
Konu Araçları
09-01-2008
#
1
Profil Bilgileri
mumsema
hicri yılbaşı ve hicret
hicri yılbaşı ve hicret başlıklı yazı Mumsema hicri yılbaşı ve hicret Forum Alev
Rabbimiz, Bakara Suresi Ayet
219
da mealen şöyle buyurmaktadır: *** Muhakkak iman edenler, Hicret edenler ve Allah yolunda Cihad edenler, işte onlar, Allahın Rahmetini umabilirler
***
Peygamber Efendimiz (sav) mealen şöyle buyuruyor: ** Memleketler, Allahın memleketleridir
Kullar da Allahın kullarıdır
Nerede hayır bulursan oraya yerleş
(İbni Kesir
) **
Mana olarak Hicret: Bir yerden başka bir yere göç etmek, Bir Memleketten başka bir memlekete gitmek anlamlarını taşır
Peygamber efendimizin (sav) Günümüzden 1427
yıl öncesi
Miladi 622 yılında İslam davası ugruna vatanı olan MEKKE den ayrılıp, Medineye gitme hadisesidir HİCRET
Hicret hadisesi: olumsuzluklardan, Çirkinliklerden, kötülüklerden ve kötü olanlardan Allaha sıgınıştır, Allaha kaçıştırr, Allaha iltica ediş hadisesidir
Hicret Asiligi, İsyanı ve Tugyanı terk etme olayıdır
Müslümanların İnsan olma şuuruyla, bilinciyle İmanlarının geregini yaşayabilmek için kendilerine müsait bir mekan, müsait bir zemin aramaya hazırlık çalışmasıdır HİCRET
Hicret aynı zamanda Bu gibi çalışmaları yapan ya da yapmış olan bir CEMAATA dahil olma hadisesidir
Tarih boyunca yer yüzünde kurulan büyük devlet ve İmparatorlukların temelinde bakılacak olursa hep HİCRET olayı vardır
Hicret hadisesi; hiç bir zaman batıla boyun egilmemesi gerekliliginin ortaya konuşudur bir bakıma
Yoksa kesinlikle rahatım ve huzurum bozulmasın, eziyet ve işkencelere ugramayayım gibi düşüncelerin neticesi olarak Cihaddan kaçma degil, aksine Hicret Cihad la iç içe olma hadisesidir
İnanan insan başkalarına göre, el aleme göre, birilerine ve kimilerine göre kendini ayarlayan bir şahsiyyet yapısına sahip olan kişi degildir
Müslüman sadece Rabbinin istediklerini yapabilmek için Hicret eder
Peygamber Efendimiz (sav) bir Hadisinde mealen şöyle buyurmaktadır: ** En faziletli HİCRET Rabbinin kerih � kötü gördügü şeyleri terk etmektir
Süneni Nesai **
İnanıyoruz ki; Hicret hem kalp, gönül, hem de kalıp yani beden iledir
İnanan insan kalbini, gönlünü boş ve yanlış fikir ve düşüncelerden hicret ettirir öncelikle
Bedenini de kalıp yani Beden komutanının emrine vererek, batıldan, kötülüklerden, çirkinliklerden hicret ettirir
İnanan insan tabiidir ki en çok yaratnını sevmek durumundadır
Rabbimiz Bakara Suresi ayet
165
te mealen şöyle buyuruyor: *** İman edenlere gelince, onlar en çok Allahı severler
*** Hicret Tevhid anlayışının incelik ve saflıgını muhafaza edebilmek için yapılan Allahın rızasına uygun olan bir İbadet şeklidir diye inanıyoruz
Hicret aynı zamanda İnanan insanların, kafirlerle uyuşmayı, kaynaşmayı ve her hallerine hoş görülü olmayı terk etme halidir
Hicret hadisesi Yaratıcının himayesine sıgınma olayıdır
Hicret içi boş mazeretler uydurarak oyalanma hareketinden uzaklaşma olayıdır
Hicret kişinin kendi kendisini, İlahi olan hesaba hazırlaması olayıdır
Hicret hesap şuurunu düşünme ve ona göre kendi kendisine yol çizme hareketidir
Hicret sürekli ve devamlı olan bir mücadele şeklidir
Kafirlerin yer yüzünde bulundugu müddetçe Müslüman topluluga Hicret hadisesi devamlılık arz edecektir
İnanıyoruz ki; Bütün yer yüzü Allahındır
Allah teala katında en çok sevilen husus ise kulların yalnız kendisine İbadet ettikleri yerdir
Hicretin gerçek sebebi bilinmelidir ki; Allaha kulluk hadisesidir
Bu sebepten bizler her türlü mazeretleri, acizlik ve zayıflık bahanelerini bir kenara bırakıp her şeyimizle İslama hicret etmek mecburiyetindeyiz
Mal, mülk, makam, mevki ve her türlü dünya nigmetleri geçicidir
En önemli olanı ise Allahın rızasını kazanmaktır ve baki olan da budur diye inanıyoruz
İnanıyorum ki; her Müslüman bir Hicret adamı olmak zorundadır
Müslüman her zaman içinde bir Hicret sızısı duymak zorundadır
Müslümanın çilesi hicrettir
Çilenin bittigi yerde tabir caizse Medine İslam dvleti başlar
Aslında Müslümanın her İbadeti bir Hicret hükmündedir
Yani Müslüman İbadet anında da Hicret le iç içedir
Mesela Namaz Miraçtır
Yani bulundugu yerlerden Allaha hicreti
Oruç İbadeti, Bedenin eşya dan hicreti gibidir
Zekat İbadeti malın maldan hicreti durumundadır
Hacc en belirgin Hicret yani sanki tamamıyle dünya nimetlerinden kopuş gibi
Say, Safa dan Merve ye, Merve den Safa ya İnanan insan her haliyle Yaradana yaklaşma çabasında
Yani hep o ulvi gaye gayelerin gayesi Allah rızasına Nail olma gayreti
İnşaalah aradıgımıza kavuşuruz
Şurası bilinmelidirki; Kıyamete kadar nesh edilmeden- degiştirilmeden baki kalacak tek ve son DİN olan İslam Dini, HİCRET hadisesi ile � DEVLET � olmaya dogru ilk adımlarını atmıştır
Peygamber efendimiz ve ilk Müslümanlar; dogdukları topraklar olan Mekke de kendilerine ve dinlerine tanınmayan hayat hakkını HİCRET ederek Medine de bulmuşlar, burada çogalıp, güçlenip kuvvetlenerek Mekkeyi ve Arabistan yarımadasındaki bir çok beldeleri fethetmişlerdir
İslam dininin günden güne yayılması üzerine şaşkına dönen Mekkeli müşrikler Müslümanları her yönden kuşatmaya almışlar adeta hayat hakkı tanımaz hale gelmişlerdir
Mekkeli müşriklerin her geçen gün artan düşmanlık ve zulümlerine ragmen Müslümanların sayısı gittikçe artmaktaydı
Peygamber efendimiz (sav) HAK dini, insanlara duyurmaya ve ögretmeye sabır ve yumuşaklıkla devam ediyor, karşılaştıgı herkesi, Allahü Tealaya İman etmelerini, kendinin Allahın Rasulü oldugunu, putlara tapmaktan vaz geçilmesini anlatıyordu
Bu durum mevcut düzene ve çevre şartlarına karşı yepyeni bir düşünce şekliydi
Sonu Allaha dayanmayan düzenlere karşı ALLAH NİZAMI
Putperestlige, insan perestlige karşı Tevhid bayragının dalgalandırılışı hadisesi
Allahı emirleri dışında her şeyi inkar etme hadisesi
Ve bunun sonunda yani her şeyi inkardan sonra ALLAHI TASDİK etme fazileti
İşte Müslümanlar inandıgı dini Mekkede tatbik sahasına koyamadıgı bu davasını, bu inancını, HİCRET ederek tatbik sahasına koymak istiyordu
Gidecegi yer neresi olursa olsun, isterse bu yolun sonu ölüm olsun inandıgı idealler ugrunda Müslümanlar Peygamber Efendimizin (sav) emrinde bütün batıl sistemleri yıkıp, şer düzenlerini yerle bir edip İslam dininin TEVHİD akidesini terleştirmek için HİCRET etmeliydi ve öyle de oldu
Bu yolda tabiidirki her Müslüman fedakar olmalıydı
Her Müslüman örnek şahsiyyet olmalıydı
O Müslümanların gösterdikleri büyük gayret kendilerinden sonra ki gelecek nesle misal teşkil etmeliydi
Nitekim de öyle oldu
Çünkü böylesi büyük davalar; hele hele sonunda mükafatı CENNET olan bir dava bedava ve rahat kazanılmazdı
SAADET ASRI nın müslümanları bu bilinci taşıyor ve bu şuuru idrak içinde olan bir yapının elemanı idiler çünkü onların egiticisi, mübelligi Peygamber Efendimiz (sav) idi
Bir Müslüman bilirki eger şartlar zorlanırsa yani o beldede Din emniyeti, can enniyeti, mal emniyeti, nesil emniyeti ve akıl emniyeti gibi insnların yaşaması, hayatını insan gibi sürdürmesini gerektiren sebepler ortadan kalkarsa artık o belde; O İnsan için yaşanmaz hale gelmiş demektir
Eger Müslümanlar kendileri için Dini hayatın yani İnsan gibi yaşantının yani Şeri emniyetlerin zora girdigi ana şahit olursa, En kısa zamanda daha iyi şartlarda arayış içereisine girilmeli ve ZİLLET içerisinde bir hayat yaşamaktansa o bölgeyi en kısa zamanda terk ederek daha degişik bölgelerde daha degişik ülkelerde arayış içerisine girerek o bölgelere hicret etmenin akıllıca bir hareket oldugunu düşünüyoruz
Müzzemil suresi
Ayet
10
da mealen şöyle buyurulmaktadır: *** Onlardan güzel bir şekilde ayrıl
*** Yani müşriklere iyi davranmakla birlikte, Mümkün olursa her üç şekilde de onlardan ayrılmamız istenmektedir yani İslam düşmanları ile: Bedeni, kalbi ve lisani yollarla aramızdaki irtibatı kesecegiz
Yalnız bütün insanlıga olan davetimiz ebedi oldugu için o insanlardan ayrılırken dahi temkinli, itidallı ve güzel bir şekilde ayrılmamız ögütlenmektedir
Allah (cc) İnsanı yeryüzünün halifesi mevkiine getirirken onu şirke ve küfre dayanan bir hayatı İslama dönüştürme göreviyle de mükellef tutmuştur
Bu İLAHİ vazifeyi yerine getirirken Dininin şerefini ön plana alan Bir Müslüman: İslam dininin kendisine verdigi İZZET ve Şerefi asla göz ardı etmemelidir
Mekke Müslümanları, İslam dinini hür bir vasatta yaşayabilmek maksadıyla her türlü dünyevi endişeleri- korkuları, çekinceleri bir kenara atarak Allahın ve onun Rasulünün sevdası ugruna Medineye HİCRET etmişlerdir
Hicret onlar için bir İMTİHAN olmuştur
İmtihanlarında samimi olup olmadıklarının bir göstergesi
Ama onlar İmanlarında samimi olduklarını hayatlarında bilfiil HİCRET eylemine katılarak icabında En çok sevilenlerden, Anadan � Babadan ve bütün yakın bilinenlerden geçerek isbat etmişlerdir
Ve bu halleriylede Kuranı Kerimde övgüyle bahsedilir mutlu ve mesud, bahtiyar insanlardan olmuşlardır Hicret edenler
Hicretin en güzel anlamlarından biriside günahlardan ayrılık manasıdır
Denilebilirki; İslam Dininde asıl HİCRET: İnsanın Sıratı müstakimden ayagının kaymasına vesile olacak günahlardan, kötülüklerden, şer düşüncelerden, şehvetlerden, hasılı İslam dininin HARAM olarak
adlandırdıgı bütün hadiselerden uzaklaşma hususudur
Bütün kötülükleri terk etmek o günahlara bir daha yaklaşmamak Allahın yapma dedigi her yasaga uzak durmak ve tabiidir ki o işleri hayatından atamayanlara da uzak kalmak, el, dil ve kalbimizle defedemedigimiz kötülüklerin, çirkinliklerin bari gözümüz de görmesin diyerek yanına yaklaşmamak ta, Tabiidir ki; güzel bir HİCRETTİR diye inanıyorum
Müslüman bütün bu olumsuzlıkları hayatından silerek HARAM düşüncelere ayarlı bir toplum yapısından Ben Rabbimin istedigi bir kul olmam lâzım düşüncesiyle o mekandan kopması, o insanlardan ayrı kalması, Haram işlenen mekanlara girmemesi ve kendisini koruma yollarını seçmesi de güzel bir HİCRETTİR
Yalnız HİCRET etmeden önce yapılabildigi kadarıyla mücadele edilmeli
Tabir caizse zoru görünce kaçan bir yapıya sahip olunmamalı, davasında korkak ve ödlek olmamalı
İslam DAVASINI davaların en üstünü olarak kabul eden insanların öncelikle en güzel mücadelelerini bulundukları yerlerde vermeleri de Peygamberi bir düsturdur, yoldur, metod ve tabiiki en güzel bir usüldür
Yani zoru görünce hemen bulundugumuz yerden kaçmayacagız
İçinde bulundugumuz konumumuz, SAFLARIMIZ, Cephelerimiz belirlendi ise cepheden, bulundugumuz mekandan ve faziletli davamızdan kolay yolu tercih edip kaçmayacagız
Zoru görünce hemen ricat - kaçış yolunu seçmeyecegiz
İçinde yaşadıgımız zaman diliminde biliyoruzki; cahili düzenler ve İlahi Nizama sırt çeviren rejimler dimdik ayaktalar
İmanımızın geregi olarak düşüncelerimizin ameli sahaya yansıması, Cahili deger yargılarının hakim oldugu toplum yapısında çatışmayı beraberinde getirecegi için, Mecburen inanç sahiplerinin dünya görüşleri dogrultusunda hareketlerini tanzim etmesi gerekir
Müslümanlar İnançlarına uygun bir hayat tarzını yaşamak ugruna davasına sahip çıkma zorunlulugunu bilen insanlardır
Taguti güçlerle mücadeleye girmeden kendi mekanlardan çok çabuk bir kaçış şekli de Hicretle ifade edilemez diye inanıyorum
O bölgede Müslümana yakışan Toplumları - cemiyeti İslam Dinine davet etmenin en güzel mücadele şekliyle mücadele etmemiz her yollar denendikten sonra o mekanda kalmamız büyük bir tehlike arz ediyorsa, * ARZ ALLAHINDIR * hükmü geregince bulundugumuz yerden inancımızı yaşayabilecegimiz başka bir yere göç etmemiz hiç bir şekilde kınanamaz, ayıplanamaz
Tabiiki hakir görülemez
Bilakis Onurlu ve Haysiyetli bir hareket olarak, İnsanlık haysiyetine zarar vermeyecek böyle bir hareketi yaşayanlara da saygı duymamız icabeder diye düşünüyorum
İnsanlar varlıklarını bulundukları mekanlarda devam ettiremeyeceklerini anladıkları anda mecburen HİCRET etmek zorunda kalırlar
Kurtuluşu bu yolda aramakta ayrıca bir fazilet örnegidir
Tarihte bunun çok örneklerini okuyoruz
Mesela, Mevlana Celaleddini Rumi diye bildigimiz büyük düşünürümüzün, Ailesiyle Anadoluya HİCRETİ Mogolların saldırısı sebebiyle olmuştur
Binlerce kilometre ötelere yerleşmeleri azılı zalimlerin, şiddetli zulümlerinden dolayı gerçekleşmiştir
Hicretin belli bir zamanının olmadıgına inanıyoruz şu varki; Eger insanlar inançlarını inandıkları şekilde yaşayamıyorlarsa HİCRET hadisesi her zaman gündemde olmuştur
Zamanımızda da nice nice mücadeleci İslam Alimleri, Nice İslam mütefekkirleri hep bu mecburiyetlerden dolayı dogup büyüdükleri ülkelerden uzakta yaşamaktadırlar
Ayrıca ifade etmek gerekirse; Senelerdir Ülkemizde bir BAŞÖRTÜSÜ zulmü yaşanıyor
Örtüsüyle okuyamayan ve hali vakti yerinde olan gençlerimiz genelde Avusturya, Almanya, Fransa, İtalya,İngiltere gibi Avrupa devletlerinde tahsillerine devam edebiliyorlar
Ya da Kanada ve Amerika gibi daha uzak ülkelerde tahsil şansını arıyorlar
Ya buna gücü yetmeyenler
Gönlümüzün arzu ettigi husus şudur ki; İnsanlık haysiyetini ön planda ele alalım
Herkes İNANÇLARINI, inandıgı gibi hayatına tatbik etsin
Kimse kimsenin inancına DİNİNE karışmasın
Allah (cc) İnsanı en güzel ve en ŞEREFLİ bir şekilde yaratmıştır
Bu şerefi, Bu onuru, Bu haysiyeti, Bu özelligi, Bu güzelligi devam ettirelim
Kimse kimseye zulüm ve baskı uygulamasın
Fazla bir şey istemiyoruz; İnsanca yaşayalım
Gerekiyorsa İnsanca ölelim
Ama İtikadımıza, İnancımıza, haysiyetimize, kişiligimize dokundurmayalım, dışardan müdahale ettirmeyelim
Hiç kimseye zulüm etmeyelim
Hiç bir şekilde zulme ortak olmayalım
Elimizden geldigi kadar da zulüm yapanlara engel olma ERDEMİNİ, meziyetini, karakterini gösterebilelim
İnanıyorum ki Müslüman şahsiyyet kendine, kendisinden daha yakın olan Rabbına kavuşmak için bu Hicret Pınarında yıkanan, temizlenen, Hicretle Nurlanan, parlayan, ışıldayan bir yapıya sahip olmaktadır
Aslında Hicret Asrı saadetten önce de olan yani daha önceki Peygamberlerin hayatında da görülen bir büyük hadisedir
Bir fark var ki onlar asıl ve esas Hicretin müjdecisi sembolleridir
Mesela İbrahim aleyhiselamın Arabistan yolculugu, Yusuf Aleyhiselamın Mısır yolculugu, Musa AleyhiselamınSina yolculugu sanki gelecekteki en büyük Hicreti sembolize eden müjdeci Hicretlerdir bir bakıma
Rabbimiz, Enfal Suresi, Ayet
72
de mealen şöyle buyuruyor: *** Dogrusu inanıp HİCRET edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla CİHAD edenler ve muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler, işte bunlar birbirinin dostudurlar
***
Unutmayalım firasetle bakan her İnanan insan, her Müslüman görür ki, her an Mekkeden Medineye Hicret devam ediyor
Ne var ki bizler işin farkında olamadıgımız için ya da layık olamadıgımız için bir türlü Medinemize ulaşamıyoruz
Medinemize ulaşma gayelerimize erme Dualarımızla Hicri Yıl başınızı gönülden ve en içten duygularımla tebrik ediyorum
Dualarımız o dur ki; İnşaallah her arzumuza kavuşuruz
Allahım
Bizi Kitabın Kuranı Kerimden koparma
Bizi Kuran nurundan ve Kuran hikmetinden mahrum eyleme
Hayatımızı Kuran hikmeti ve hükümleri ile yoğur
Ellerimizi, ayaklarımızı, gözlerimizi, kulaklarımızı, ağzımızı, kalbimizi, ruhumuzu, duygularımızı, nefsimizi Kuranın feyzi, bereketi, nuru ve eşsiz hikmeti ile şekillendir ya Rabbi
Bize İslamiyeti ve İslamiyete layık doğruluğu nasip eyle
Kulaklarımızı, gönlümüzü, ruhumuzu Kuranın vahyine aç
Kalbimizi Peygamber efendimizin (sav) sünneti seniyyesi ile olgunlaştır
Bizi hakka yönlendir, Bizi Sana yönlendir, Bizi Senin rızana yönlendir
Bizi Senin Rahmetine yönlendir
Bizim günahlarımızı bağışla
Bizi sadece senin rızana uygun olan Hicrete yönlendir
Sen her şeye kadirsin Allahım
Amin
Dantel
Mumsema
Frmacil
09-01-2008
#
2
Profil Bilgileri
Sevinç
--->: hicri yılbaşı ve hicret
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Hicri Takvimi Peygamberimizin Mekke'den Medine'ye hicretini başlangıç kabul eden ve ayın dünya çevresinde dolanımını esas alan bir takvim sistemidir
Medine'de İslam devletinin kurulmasından Hz
Ömer (r
a
) devrine kadar müslümanlar bazı önemli olayları tarih başlangıcı kabul edip buna göre zamanlarını tayin etmekteydiler
Mesela; Fil olayı, ficar savaşı, zelzele yılı, veda haccı yılı ve bazı önemli zatların ölümü gibi olaylar tarih başlangıcı olarak kabul edilmekteydi
Ancak bu, zaman zaman karışık bir durum arzediyordu
Hz
Ömer (r
a) bu karışıklığı gidermek amacıyla konuyu diğer sahabelerle istişare etti
Bu sırada meydana gelen olay bunun gerekliliğini bir kat daha arttırdı
Yemen Valisi Ya'la b
Ümeyye Hz
Ömer (r
a)'a gün, ay ve yılı belli olmayan bir mektup gönderir
Aynı şekilde yılı belli olmayan vadesi Şaban ayı, diye kaydedilen bir senet Basra Valisi Ebu Musa el-Eşari'ye getirilir
Sözkonusu senette geçen şaban kelimesinin, bu yıla mı, geçen yıla mı, yoksa gelecek yıla mı ait olduğu meselesi kesin olarak anlaşılmayınca bu tarih ve sened ihtilafa sebeb oldu ve konunun önemini ortaya çıkardı
Sahabiler meseleyi görüşerek tarih başlangıcı konusunda İran, Yunan vb
gibi ülkelerin takvimlerini benimseme tekliflerini ileri sürdüler
Ancak bu teklifler kabul görmeyince Hz
Ali (r
a) takvimin hicretin başlangıç olması gerektiğini ileri sürdü
Onun bu görüşü derhal benimsendi
Hz
Peygamber (s
a
s), rebiülevvel ayında hicret etmişti
Ancak kameri yıl muharrem ayı ile başladığından tarih iki ay sekiz gün geri alınıp Hicri takvimin başlangıcı 23 Temmuz 622 olarak tesbit edildi
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Miladi ve Rumi tarihler gibi on iki ay esasına dayanan hicri yıl muharrem ayı ile başlar ve zilhicce ile sona erer
Hicri (kameri) aylar şunlardır: Muharrem, safer, rebiülevvel, rebiülâhir, cemâzielevvel, cemâzielâhir, recep, şaban, ramazan, şevvâl, zilkade, zilhicce
Hicri takvim hicreti esas alır
Günümüzde kullanılan miladi takvim ise Hz
İsa'nın doğumunu 'tarih başlangıcı olarak esas almaktadır
Bu vesileyle tüm mü'minlerin hicreti kutlu,yeni yılı mutlu,huzurlu ve hayırlı olsun inşallah
09-01-2008
#
3
Profil Bilgileri
mumsema
Hicretten Alınacak Dersler
Hicretten Alınacak Dersler
Hicret, alelade bir göç değildir
Hicret'in gayesi müslümanca yaşamak, Allah'ın kanunlarını ikame etmektir
Hicret, ruhun bu kanunlarla terbiyesidir
Hicret, ilahi yaşam kavgasıdır
Hicret böyle önemli olduğu içindir ki, Hz
Ömer (r
a
), onu İslam takviminin (hicri takvim) başlangıcı yapmıştır
Mekke'nin fethi bile takvim başlangıcı olarak alınmamış, Hicret olayı resmi takvim olarak kabul edilmiştir
Çünkü Hz
Ömer (r
a
)'in ifadesi ile Hicret, Hakk ile batıl'ı birbirinden ayırmıştır
Allah Rasulünün hayat programı şu üç kelimeyle özetlenebilir İman, Hicret, Cihad
Allah (c
c
) bu konuda şöyle buyuruyor :
"İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, (muhacirleri) barındıranlar, yardım edenler, işte gerçek mü'min olanlar bunlardır
Mağfiret ve uçsuz bucaksız rızık da onlarındır
"
(Enfal-74)
"İman edip de hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler, rütbe bakımından Allah katında daha üstündürler
Kurtuluşa erenler de işte onlardır
"
(Tevbe - 20)
Müesseseleşmenin Kaynağı Olarak Hicret :
Hicret; kutsal İslam davasının hedefe giden yolunda bir dönüm noktasıdır
Hicret, İslam dayanışma ve kardeşliğinin ruhudur
Hicret, devleti doğurmuştur
İlk İslam Anayasası, hicretten sonra ortaya çıkmış; İslam'ın ticari, iktisadi, zirai ve ekonomik hayata dair esasları, ilk uygulamalarını hicretten sonra göstermiştir
İlk İslam çarşı-pazarı, bu dönemde kurulmuştur
Cemaate açık İslam mabedi (Kuba ve Mescid-i Nebi), hicretle beraber ve hicretten hemen sonra bina olunmuştur
Zekat, oruç gibi ibadetler hicretten sonra farz kılınmıştır
Fedakârlık Kaynağı Olarak Hicret :
Hicret, imanın maddeye sağladığı tarihi zaferin simgesidir
Hicret; Allah rızası için; anadan, babadan, yardan, maldan, mülkten hatta candan vazgeçişin, ibretli kıssasıdır
Hz
Ali'yi düşününüz ki, Nebiyy-i Muhterem (s
a
v
) hicret yolculuğuna kolayca çıkabilmesi için O'nun yatağına girip yatmış, böylece Kureyşlileri aldatmıştı
Dışarıdan bakıldığında Peygamberimizin yatakta yattığı sanılıyordu
Sabaha kadar çıkmadığı görülünce sabahleyin muhtemelen o yatakta ve orada yatan kişi öldürücü darbelere hedef olabilecekti
Hz
Ali (r
a
) bunu biliyordu ve canından vazgeçmişti
Çünkü hicret, canından bile vazgeçişin adıydı
Bunun gibi Hz
Ebubekir de, hem kendi canını hem de aile fertlerinin canını fedayı göze almıştı
Çünkü hicret yoluna gittiği anlaşılınca, Ebubekir'in evine muhtemelen baskın yapılacak ve aile fertleri tartaklanacaktı, dövülecekti
Hicret ve Mukaddes Dava :
Hicret, maldan-mülkten vazgeçiştir
Düşününüz ki, bir insan yüz yıllardan beri atalarının yurdundadır ve onların mirasçısıdır
Bağı, bahçesi, tarlası, evi vardır
Böyle birine "Haydi bütün varlığını terket de, filan yere gidelim!" deseniz, kolayca yola koyulmayacaktır
İşte hicrette dünyevi menfaat ve ilişkiler bertaraf edilerek, kutsal dava ön plana alınmış ve kutsal gaye için -fakirlik göze alınarak- mal-mülk terkedilmiştir
Muhacirler Medine'ye geldiklerinde sadece tek canları ve bir de o can içinde besleyip büyüttükleri davaları vardı
Ahde Vefa, Dostlukta Sadakât :
Hicret, ahde vefadır
Sözde doğruluktur
Dostlukta sadakattir
Ensar
Dostlar dostu ensar, müteakip yıllarda, günlerde, aylarda, Hz
Peygamber (s
a
v
)'i ve öteki muhacirleri her çeşit tehlikeye karşı savunmuşlardır
Ensar ile muhacirun öylesine içten sağlarla kardeşleşmişlerdi ki, aslen Mekke'li olmayan Selmanü'l Fârisî gibi zevâtı, her iki taraf kendilerinden sayarak bağrına basıyordu
Hicret ve Devlet :
Hicret devlettir
Rasulüllah Medine'ye geldikten sonra "Medine İslam Devleti" doğmuştur
İhtiyaca göre İlâhi yasalar vahy yoluyla Efendimiz'e bildirilmiş ve Sünnet-i Nebi, âyetleri tefsir etmiş, cemiyet hayatı tanzim olunmuştur
Hicret kanundur
Müslümanların birbirlerine karşı vazifeleri ve mütekabil sorumluluklarıyla Yahudilerle ilişkilerinde temel ölçüleri belirleyen ilk anayasa hicretten sonra teessüs etmiştir
Hicret ve İsar (Kardeşini Kendisine Tercih) :
Hicret îsardır, kardeşini -kendisi ihtiyaçlı olsa dahi- kendisine tercih ediş, kendi ihtiyaçlarını gidermeyi bir yana bırakıp Müslüman kardeşinin ihtiyaçlarını karşılamaya öncelik veriştir
Suffe Mektebi'nin güzide talebelerinden Ebu Hureyre (r
a
) açlıktan zayıflayıp tahammülü kalmamış, durumunu Hz
Peygamber (s
a
v
)'e iletmişti
Efendimiz, Ebu Hureyre'yi doyurmaları için zevcelerine gönderdi
Fakat Hz
Peygamber'in evinde sudan başka ber şey yoktu
Misafir karnı doymadan ve bir şey yiyemeden geri dönüyordu
Bunun üzerine Peygamber (s
a
v
) meseleyi eshabına "Şu açı kim doyuracak?" diye iletti
Ebu Talha (r
a
) -bir an için fakirliğini unutarak- "ben" deyiverdi
Rasulüllah'ın şerefli misafirine sahip çıkmak isteği o zatı bu yola sürüklemişti
Eve gittiklerinde zevcesine "Haydi Rasulüllah'ın misafirini ağırla!" dedi
Kadın "Ancak çocukların yiyeceği kadar azık var, başka yok!" diyordu
Ebu Talha (r
a
) çocukları uyutmasını, ışığı yakıp onların yemeğini misafire hazırlaması söyledi
Kadın da öyle yaptı
Yemek sofra konuldu ve ışık söndürüldü
Ebu Talha ve hanımı yemek yer gibi yaptılar, aslında yemek yoktu
Fakat misafirin, kendisi yüzünden ev sahiplerinin aç kaldığını bilerek üzülmesine, incinmesine engel olmak istemişlerdi
Karı-koca aç gecelediler, çocukları da
Fakat misafirlerinin karnı doyurulmuş ve evin iç yüzü kendisine hissettirilmemişti
Sabah olup Rasulüllah'ın yanına geldiklerinde Ebu Talha (r
a
)'ya hitaben Efendimiz "bu gece Allah sana tebessüm etti, karı-koca olarak sizin güzel hareketlerinizi beğendi ve şöyle buyurdu :
-
"
Ve (Ensar), kendilerinin ihtiyaçları olsa dahi (göç eden yoksul kadeşlerini) kendi canlarına tercih ederler"
(Haşr - 9)
Hicret - İlim - İrfan - Mektep :
Hicret mabeddir, cemaattir, rahmettir
Kuba Mescidi ve Mescid-i Nebi, hicretten hemen sonra bina olunmuştur
Ve o dönemde mescit her şeydir; ibadet yeridir, sohbet yeridir, va'z ü nasihat ve irşad yeridir
İstişâre yeridir, tefekür mekânı ve idare merkezidir
Hicret derstir, ilimdir, tedrisattır
İslam'ın ilk eğitim kurumu olan "Suffe Okulu" hicretten sonra Mescid-i Nebi'ye bitişik bir alana yapılmıştır
Burada ders gören ashabın öğretmeni Hz
Peygamber (s
a
v
)'di
Ayrıca muhacirler, Ensarın hocaları, Ensar ise muhacirlerin ilk zamanlarda talebeleri ve mali bakımdan destekleyicileri idi
Hicret - Edep - Nezaket :
Hicret edeptir, hassasiyettir, nezaket ve ince duyguların lif lif örülüşüdür
Evden Sevr mağarasına gidilirken Hz
Ebubekir, Rasulüllah'ın bir önüne geçer bir ardına kalırdı
Efendimiz sebebini sorunca "Ya Resulüllah! Müşrikler arkamızdan takip ederler, diye aklıma geliyor, arkada kalıyorum
Pusuya yatmış önden saldırırlar diye aklıma geliyor, ileri geçiyorum" cevabını verir
Gece karanlığında mağaraya yaklaştıklarında Hz
Ebubekir (r
a
) önce girer, hergangi bir vahşi hayvana karşı
ilk hedefin Rasulüllah olmasını istemez
Dostluğun, nezaketin, hassasiyetin, dava liderinin canı hesabına kendi canından geçişin böylesine bir örneğine tarihte rastlamak acaba mümkün müdür?
Bedir arslanları, Uhud şehitleri, Hendek hesaplaşması, Büyük Fetih (Mekke), Huneyn çağrısı, Mute azmi ve Tebük ruhu bu derin hicret dayanışmasının meyveleridir
13-12-2008
#
4
Profil Bilgileri
Leyli Rana
--->: hicri yılbaşı ve hicret
Allah ikinizden de razı olsun
24-12-2008
#
5
Profil Bilgileri
-KehKeŞan-
--->: hicri yılbaşı ve hicret
Allah(c
c) razı olsun sizlerden
Şimdi bizlere deseler ki evinizi barkınızı terkedin davanız için kaçımız terkederiz
Beni bu konu hep düşündürmüştür
Bence çoğumuz terketmeyiz
İşte hiç kimsenin sahabeye yetişememesinin bir sebebi de budur mutlaka
Tags
:
hicret
,
hicri
,
yilbasi
hicri yılbaşı ve hicret ile ilgili Benzer Konular
405 Kez Görüntülendi
Hicri - İsim AnLamı
İsimler Sözlüğü
Hicri yılbaşı
Özel Gün ve Geceler
Hicri yılbaşı nedir?
Dini Sohbet
Hicri Miladi Takvimi Birbirine Çevirin.
Dini Sohbet
Hicret ile ilgili ayetler - Hicret Ayetleri
Kuran'ı Kerim
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
13:24
.
Sayfalar
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552