Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele

Geri git   Mumsema.NET >
Frmalev
> Özel Gün ve Geceler

Forum Kuralları Bize Ulaşın İletiler Kayıt ol Yardım Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası ile ilgili Benzer Konular
375 Kez Görüntülendi

14 Şubat Sevgi Yaralıları Anma Günü :) Komik Resimler
İlk Cumhurbaşkanlığı seçimi Atatürkü öldürüyordu ..!! Mustafa Kemal Atatürk
Atatürkü Kimler Öldürdü... Mustafa Kemal Atatürk
24 Kasım Öğretmenler Günü Özel Gün ve Geceler
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü, 18 mart 1915'te Çanakkale zaferinden, Çanakk Özel Gün ve Geceler

10 Kasım Videoları | tüm ögretmenlerimizin ögretmenler günü kutlu olsun..!!!
Konu Kapatılmıştır
 
Konu Araçları
Alt 10-11-2008   #1
Profil Bilgileri
Standart 10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası

10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası başlıklı yazı Mumsema 10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası Forum Alev


10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası







ATATÜRK HAFTASI


( 10 - 16 Kasım )





Ülkemizin kurtarıcısı, devletimizin kurucusu Atatürk, 10 Kasım 1938 günü saat dokuzu beş geçe öldü
O tarihten bu yana 10 Kasım'la başlayan hafta, yurdumuzda Atatürk Haftası olarak değerlendirilir Bu hafta içinde; Atatürk'ün yaşamı, yurtseverliği, inkılap ve ilkeleri anlatılır Ata'nın daha iyi tanıtılması amacıyla açık oturumlar düzenlenir Radyo ve televizyonda, Atatürk'ün konuşmaları kendi sesinden dinletilir Atatürk'le ilgili filmler gösterilir
10 Kasım günü Atatürk, tüm yurtta törenlerle anılır Ölüm anı olan saat dokuzu beş geçe "ti" sesi ile saygı duruşuna geçilir Kara ve deniz taşıtları oldukları yerde durarak düdüklerini çalarlar Düzenlenen anma törenlerinde Ata'nın yaşam öyküsü, Atatürk inkılap ve ilkeleri anlatılır, seçilmiş Atatürk şiirleri okunur



ATATÜRK'ÜN YAŞAMI


Selanik'te Ahmet Subaşı Mahallesinin Islahane Caddesinde iki katlı pembe boyalı bir ev vardı Bu evde Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım otururdu 1881 yılında bir oğulları oldu Adını Mustafa koydular Mustafa sarı saçlı, mavi gözlü bir çocuktu Bütün çocuklar gibi Mustafa'nın çocukluğu da mahallede komşu çocukları ile güle oynaya geçti Mustafa, Şemsi Efendi Okuluna başladı Kısa bir süre sonra babası Ali Rıza Efendi öldü Güç koşullar altında öğrenimini sürdüren Mustafa, bugünkü askeri ortaokul dengi olan Askeri Rüştiye'ye başladı Orta kısmı başarı ile bitirdikten sonra lise dengi olan Manastır Askeri İdadi'sine yazıldı Derslerine düzenli olarak çalışan Mustafa Kemal liseyi bitirdi İstanbul'a gelerek Harp Okulunun piyade sınıfına girdi Üç yıllık öğrenimini başarı ile sona erdi Kurmay subay yetiştirilmek üzere Kurmay Okulu'na seçildi
Mustafa Kemal, bu okulda geleceğe yönelik tasarı ve ileri düşünceleriyle kendini tanıttı Başarılı bir öğrenimden sonra Kurmay Yüzbaşı oldu Zamanın padişahı II Abdulhamit'in gizli polisleri Mustafa Kemal'in ileri düşüncelerini, arkadaşları ile yaptığı tartışmaları, O'nun özgürlük ve siyasal konulardaki düşüncelerini padişaha bildirmişlerdi Mustafa Kemal ve arkadaşları bu nedenlerle Yıldız Sarayı'nda sorguya çekildiler Mustafa Kemal bir süre tutuklu kaldı Fakat suçlu görülmedi Ancak düşünceleri tehlikeli sayıldığı için, başkentten uzağa Şam'da bulunan Beşinci Orduya gönderildi
Mustafa Kemal, Şam'da arkadaşları ile birlikte Vatan ve Hürriyet adlı gizli bir dernek kurdu Sonra gizlice Makedonya'ya geçti Selanik'te Vatan ve Hürriyet Derneği'nin bir şubesini açtı Dernek, padişahın baskı yönetimine karşı kurulmuştu Bu nedenle yapılacak çalışmaların gizli olması gerekiyordu Şam kenti dışındaki yerlerde bulunan subayların da derneğe katılmaları için Mustafa Kemal görevlendirildi Bu amaçla aynı yıl subayların yoğun olarak bulunduğu Makedonya'daki 3Orduya atandı
1908 yılında meşrutiyet ilan edilince İttihat ve Terakki Fırkası iktidarı aldı Ancak padişahın kışkırttığı gericiler meşrutiyete, yeni düşüncelere ve atılımlara karşı çıktılar Kışkırtmalar sonucu İstanbul'da 31 Mart ayaklanması oldu Bunun üzerine Selanik yöresindeki birliklerden bir ordu toplandı Mustafa Kemal, Harekat Ordusu adını verdiği bu orduda görev aldı Ayaklanma bastırıldı Harekat Ordusuyla birlikte Mustafa Kemal Selanik'e döndü İki yıl sonra Genel Kurmay Başkanlığında bir göreve atandı
Bu sırada İtalyanlar Trablusgarb'a saldırdılar Mustafa Kemal ve arkadaşları Tobruk'a giderek buradaki Türk birliklerine katıldılar Yapılan savaşlarda önemli başarılar sağlandı Ancak bu sırada Balkan Savaşı başlamıştı Mustafa Kemal geri dönmek üzere Mısır'a geldiğinde Selanik'in düşman eline geçtiğini; Bulgar ordularının Çatalca'ya kadar ilerlediklerini öğrendi
İstanbul'a gelen Mustafa Kemal'e Bolayır'da bulunan bir kolordunun kurmay başkanlığı görevi verildi Savaş süresince bu görevde kaldı Balkan Savaşı sona erince Sofya'ya ataşemiliter olarak atandı Bir süre sonra Birinci Dünya Savaşı başladı Almanların yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu da savaşa katıldı
Mustafa Kemal, bulunduğu görevden alınarak bir kıta komutanlığına getirilmesini istedi Bunun üzerine Tekirdağ'da yeni kurulan 19 Tümenin komutanlığına atandı Mustafa Kemal'in kısa sürede hazırladığı tümen Çanakkale Savaşları'na katıldı Mustafa Kemal burada düşmanın karadan ve denizden yaptığı saldırıları durdurdu Anafartalar'da bir avuç güçle düşmanların bütün planlarını bozdu Onlara kayıplar verdirdi Çanakkale Boğazı'nı geçmelerini önledi Bu başarılar sonucu rütbesi albaylığa yükseltildi ve Anafartalar Kahramanı olarak anılmaya başladı
Mustafa Kemal Çanakkale Savaşı'ndan sonra Diyarbakır'daki kolordu komutanlığına atandı Bu görevde iken rütbesi generalliğe yükseltildi Muş ve Bitlis'i Ruslardan kurtardı (1916)
Daha sonra 7 Ordu Komutanlığına atandı Bu ordu Halep'te toplanıyordu Atatürk grup komutanı oldu Alman generalinin ordunun yönetimi konusundaki düşüncelerine karşı çıktı Ordu komutanlığını bırakarak İstanbul'a geldi Veliaht Vahdettin'in Almanya'ya yaptığı resmi geziye katıldı Dönüşte hastalanarak Viyana ve Karlsbad'a gitti
Bu sırada padişah 5 Mehmet öldü Vahdettin VI Mehmet adı ile tahta çıktı Yurda dönen Mustafa Kemal yeniden 7 Ordun komutanlığına getirildi Şam'da başkaldıran Arap kabileleriyle savaştı Onların ilerlemesini önledi Bundan sonra Yıldırım Orduları Grup Komutanlığına atandı Bu sırada savaş sona ermiş, Mondros Silah Bırakışması imzalanmıştı Mustafa Kemal bu bırakışmanın kötü koşullarını kabul etmedi Emrindeki silah ve kuvvetleri düşmana vermeyeceğini hükümete bildirdi Bunun üzerine komuta ettiği Yıldırım Orduları Grubu kaldırıldı Mustafa Kemal de İstanbul'a döndü

 

Hasan is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 10-11-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: 10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası



ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN BAŞLAMASI


Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'da padişah ve devlet ileri gelenleri ile yaptığı görüşmeler sonucu İstanbul'da yapılacak çalışmaların bir yarar sağlamayacağını anladı Yurdu kurtarmak için Anadolu'ya gitmeye karar verdi Yakın arkadaşlarının yardım ve işbirliği ile görev bölgesi Samsun ve dolayları olan 9 Ordu Müfettişliğine atandı 16 Mayıs 1919 günü Bandırma Vapuru ile yola çıktı Bu tarihten sonra Mustafa Kemal yurdu düşmanlardan kurtarmayı ve yeni bir Türk Devleti kurmayı amaçlayan büyük ve tarihi çalışmalarına bulunuyordu
Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun'dan Anadolu'ya çıktı Burada bir hafta kaldıktan sonra Havza'ya geldi Buradan Amasya'ya geçerek valilere, komutanlara, ulusal örgütlere bir genelge gönderdi Bu genelgede yurdun bağımsızlığını sağlamak için bütün yurttaşlara çağrıda bulundu Daha sonra yol boyunca uğradığı il ve ilçelerdeki yetkililerle görüşerek, onlara yurdu kurtarma ve bağımsızlığına kavuşturma tasarısını anlattı Havza'dan Amasya'ya ve Sıvas'a oradan da Erzurum'a gitti
Bu sırada padişah kendisini İstanbul'a çağırıyordu Artık ülkemizin kurtulması ve egemenliğin sağlanması için gerekli ortam hazırlanmış olduğundan Mustafa Kemal ordu müfettişliği görevinden ve askerlikten ayrıldığını İstanbul'a bildirdi 23 Temmuz 1919 günü bir ilkokulun salonunda toplanan Erzurum Kongresi'ne başkanlık etti Bu toplantıda, yurdun düşmanlardan kurtarılması için çalışma kararı alındı
Mustafa Kemal bu kongreden sonra 4 Eylül 1919 günü Sıvas Kongresi'ni topladı Bu toplantıda da Erzurum'da alınan kararlar üzerinde durdu Bundan sonraki çalışmaların Ankara'da yapılmasına karar verildi Mustafa Kemal Paşa 27 Aralık günü Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı yöneteceği kent olan Ankara'ya geldi Çalışmalarını Ankara'da sürdürdü İllere bir genelge göndererek Millet Meclisi'nin hemen toplanabilmesi için temsilcilerin seçilmesini istedi
23 Nisan 1920 günü ulusun temsilcilerinden oluşan ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı Meclis Mustafa Kemal'i başkanlığa seçti
Böylece Ankara'da ulus temsilcilerinden oluşan bir meclis işe başlamış oldu Bu meclisin kuruluş esası egemenliğin kayıtsız şartsız ulusta olması ilkesiydi
Meclis, Osmanlı hükümeti ile düşman ülkeleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması'nı tanımayacağını bütün dünyaya duyurdu
Ankara'da Millet Meclisi'nin açılması, Mustafa Kemal'in başkan seçilmesi padişah ve onun hükümetini çok korkuttu Özellikle Sevr Antlaşması'nın tanınmayacağı yolundaki karar onları büsbütün kuşkulandırdı Düşmanlarla işbirliği yapan bir takım gericileri Anadolu'nun çeşitli yerlerinde örgütlediler Büyük Millet Meclisi'ne karşı ayaklanmalar başladı
Mustafa Kemal ve arkadaşları İstanbul Hükümeti tarafından vatan haini olarak ilan edildi Haklarında ölüm cezası kararı verildi
Bütün bunlar olurken Ankara'da ve bütün Anadolu'da yürekleri yurt sevgisi ile dolu insanlardan oluşan bir ordu kuruluyordu İstanbul'dan kaçarak gelen subay ve aydınlar bu orduda görev alıyorlar, yurdun dört bir yanından koşup gelen erlerimiz de silahlandırılarak cephelere gönderiliyordu
Eskişehir yöresinde İnönü'de, Yunan ordusu ile karşı karşıya gelen bu genç ordu, Yunanlıları I ve II İnönü Savaşı adı verilen iki büyük savaşta yenerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin varlığını, sesini bütün yurda ve dünyaya bir kez daha duyurdu
Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal'i olağanüstü yetkilerle başkomutanlığa getirdi Ordularımız Sakarya kıyılarında 22 gün 22 gece süren savaş sonucunda Yunan ordularına karşı yeni bir zafer kazandı Bu başarısı üzerine Mustafa Kemal'e orduda en büyük rütbe olan mareşallikle birlikte Gazi unvanı verildi Sakarya Meydan Savaşı adı ile tarihe geçen bu savaşta ordumuzun gücü dünyaya bir kez daha tanıtıldı

Artık düşmanı yurdumuzdan atacak son ve kesin savaşın hazırlıkları başlamıştı Bu amaçla bütün yurttaşlar savaşa hazırlandı Kadınlar, dedeler, nineler, kağnılarla cepheye silah ve yiyecek taşıdılar Birliklerimiz düşmanı can evinden vurmak için yerlerini aldılar
Bu sırada Yunan ordusu Afyonkarahisar bölgesine çekilmişti Yetkili kişiler Yunanlıların hazırladığı siperlerden geçme olanağının bulunmadığını, bu nedenle Türklerin Yunanlıları yenmesinin söz konusu olamayacağını ileri sürüyorlardı Ancak bu uzmanlar ulusal bir davaya inanmış insanların ne denli güçlü olabileceğini hesaba katmıyorlardı Hazırlıklarını bitiren ordumuz, 26 Ağustos 1922 sabahı çok erken saatlerde yeri göğü titreten topçu ateşiyle saldırıya geçti Çok kanlı çarpışmalar oldu Atatürk'ün yönettiği bu savaşa tarihimizde Başkomutanlık Meydan Savaşı denir Düşmanlar erlerimizin kahramanca saldırısına dayanamadılar Ellerindeki silah ve cephaneyi bırakarak canlarını kurtarmak için kaçtılar Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 1 Eylül günü ordumuza ; "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir ileri!" emrini verdi Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başarıya ulaşması özlemiyle yanıp tutuşan kahraman erlerimiz kaçan düşmanın ardından gece gündüz demeden hızla ilerledi 9 Eylül sabahı birliklerimiz İzmir'e girdi Yabancı bayrakların dalgalandığı yerlere bayrağımız çekildi Düşmanların çoğu limanda bulunan savaş gemilerine binerek kaçtılar Kalanlar tutsak edildi Böylece Kurtuluş Savaşımız bitti

TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN KURULMASI


Bundan sonra Mustafa Kemal Paşa Ankara'ya gelerek yüzyılların ihmali sonucu geri kalmış yurdumuzun, bayındır bir ülke olması için gerekli çalışmalara başladı
Öncelikle ulusa ve yurda artık zarardan başka bir şey vermeyen padişahlığı kaldırdı Son padişah Vahdettin, ordumuzun zaferini öğrenince düşmanla birlik olup yurttan kaçmıştı 1 Kasım 1922 günü altı yüzyıldan beri yurda ve ulusa egemen olan Osmanlı saltanatı tarihe karıştı
24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile tüm uluslar Türk'ün zaferini kabul etti Artık Türk ulusunun yönetim şeklinin kesin olarak belirlenmesi zamanı gelmişti Mustafa Kemal ve arkadaşlarının isteği ile Büyük Millet Meclisi 29 Ekim 1923 günü alkışlar arasında Türkiye'nin devlet şeklini Cumhuriyet olarak kabul etti İlk Cumhurbaşkanlığına da Mustafa Kemal seçildi O tarihte 42 yaşındaydı Ulusu, O'nu yüce yere getirmiş böylelikle O'na olan borcunu ödemek istemişti
Padişahlığın kaldırılmasından sonra 3 Mart 1922 günü Halifelik kaldırıldı
Bundan sonra Mustafa Kemal, yurdun bayındırlığı ve ulusumuzun yücelmesi için hukukta, ekonomide, sosyal alanda inkılaplar yaptı
Genç yaştan beri cephelerde güç koşullar içinde yaşayan Atatürk'ün sağlığı gün geçtikçe bozulmaya başladı Hasta olduğu günlerde bile hiç dinlenmeden devlet ve yurt işlerinde çalışması onu büsbütün yıprattı Hastalığı artınca İstanbul'a gitti Orada Savarona yatında kaldı Devlet işlerini buradan yürütüyordu Zaman zaman da gemi ile geziler yapıyordu Ancak hastalığı günden güne artıyordu Çok istediği halde Cumhuriyet'in 15 Yıldönümü törenlerinde hazır bulunmak için Ankara'ya gidemedi
8 Kasım gecesi komaya girdi 9 Kasımda da aynı durum sürdü Yabancı ülkelerden gelen doktorlar da Türk meslektaşları gibi O'ndan ümitlerini kestiler 10 Kasım sabahı "Saat Kaç ?" diye sordu Bu Atatürk'ün son sözleri oldu Saat dokuzu beş geçiyordu Atatürk ölmüş, onunla birlikte tarihin en büyük askeri, devlet adamı, devrimcisi göçüp gitmişti Atatürk'ün ölüm haberi tüm yurtta ve dünyada büyük bir acı yarattı Bayraklar yarıya indi Yurtta yas ilan edildi
İstanbul halkı Dolmabahçe Sarayı'ndaki tabutu önünden günlerce hıçkıra hıçkıra geçti 19 Kasım günü Saray'dan alınan tabut törenle Yavuz zırhlısına getirildi 20 Kasım günü Ankara'ya getirilen cenaze Büyük Millet Meclisi önünde hazırlanan katafalka kondu Ankaralılar sevgili Ata'nın önünden gözyaşı dökerek geçtiler 21 Kasım günü Atatürk'ün cenazesi geçici olarak kalacağı Etnoğrafya Müzesi'ne kondu
10 Kasım 1953 günü Atatürk 'ün naaşı, yapımı biten Anıtkabir'e uğruna yaşamını adadığı sevgili yurt topraklarına verildi
Yurdumuzun kurtarıcısı, devletimizin kurucusu Atatürk eserleri, kişiliği ve ilkeleri ile gönüllerimizde yaşıyor

 

Hasan is offline  
Alt 10-11-2008   #3
Profil Bilgileri
Standart --->: 10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası



ATATÜRK'ÜN İNKILAP VE İLKELERİ


Atatürk döneminde gerçekleştirilen köklü değişikliklere Atatürk İnkılapları (Devrimi) denir Atatürk devrimleri ileriye, güzele, iyiye doğru yapılan köklü değişikliklerdir Atatürk'ün dünya görüşünü oluşturan temel inançlar da Atatürk ilkeleridir Atatürk devrim ve ilkeleri bir bütündür Bu bütün, çağdaş uygarlığa ulaşmayı amaçlar


ATATÜRK İNKILAPLARI


Atatürk inkılapları ile çağdaş bir devlet niteliğine kavuştuk Dünyada saygınlığımız arttı Yabancı uyruklulara tanınan kapitülasyon ayrıcalıkları kaldırıldı Tarımın modernleşmesinde devlet öncü oldu Bankalar, fabrikalar kuruldu Sonunda ülkemiz bayındır oldu Ulusumuz zenginleşti
Siyasal Alanda Yapılan Değişiklikler :
Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde 1919 yılında başlayan Ulusal Kurtuluş Savaşımız 1922'de tamamlandı Osmanlı Devleti yöneticileri bu savaşın önderleri hakkında ölüm fermanları imzalamaktan çekinmediler Kurtuluş Savaşı bittiği zaman bir yanda Büyük Millet Meclisi Hükümeti, öte yanda Osmanlı Saltanatı vardı Büyük Millet Meclisi'nin 1 Kasım 1922 günü kabul ettiği bir yasa ile tarihimizde saltanat dönemi kapandı Yeni bir dönem başladı Osmanlı Saltanatının kaldırılmasından sonra 1921 Anayasası'nda değişiklikler yapıldı 29 Ekim 1923 günü Türkiye Devleti'nin hükümet şeklinin Cumhuriyet olduğu kabul edildi
Cumhuriyetin ilanı ile tarihimizde Cumhuriyet Dönemi başladı
Hukuk Alanında Yapılan Değişiklikler :
Cumhuriyet öncesinde yargı işleri din adamları tarafından görülürdü Kadı adı verilen yargıçlar din kurallarına göre karar verirdi Hukuk alanında yapılan değişiklikle eski mahkemeler kapatıldı Eski yasalar yürürlükten kaldırıldı Uygar ulusların yasaları örnek alınarak boşanma, miras, ceza hukuku yeniden düzenlendi Hukuk devrimi ile kadın - erkek arasında eşitlik sağlandı Miras konusunda kadın ve erkek eşit pay almaya başladı Kadınlar da erkekler gibi seçme ve seçilme hakkına kavuştu
Eğitim Alanında Yapılan Değişiklik :
Osmanlı Devletinde eğitim sistemi dinseldi Mahalle okulunu bitirenler isterlerse öğrenimlerini Medreselerde sürdürürlerdi Medreselerde genel olarak dini bilgiler öğretilirdi Bu öğrenim kurumlarında tekniğe, bilime önem verilmezdi Medreselerin yanı sıra İmparatorluğun devlet işleri için kurulmuş Enderun adlı Saray Okulu vardı Çok sonraları Tanzimat Döneminde Ortaokul dengi Rüştiye, Lise dengi İdadi ve Sultani okulları açıldı Daha sonra Tıp, Harp Okulu, Mülkiye Okulları kuruldu
Cumhuriyet döneminde dine bağlı eğitim sistemine son verildi Eğitim kurumlarında bilimsel yöntem ve ilkelere dayalı eğitim çalışmaları başladı Tüm okullar bu ilkelere göre yeniden örgütlendi
Atatürk eğitime, öğretime çok önem verdi Bilgisizliği kısa yoldan çözmek, okuma yazmayı kolaylaştırmak amacı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Kasım 1928 tarihinde Türk Alfabe Yasası'nı kabul etti Bu alfabe ile okuma yazma öğrenilmesi için Ulus Okulları açıldı Bütün yurtta okuma yazma öğrenme çalışmaları başladı Atatürk, Ulus Okullarında Başöğretmen olarak dersler verdi
Harf değişikliğini, dilde özleşme izledi Arapça ve Farsça sözcüklerden oluşan Osmanlıca yerine Türkçe konuşulup yazılmaya başlandı Atatürk Türk Dili'nin benliğine kavuşma çalışmalarını yürütmek amacı ile 12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti'ni kurdu Dilimiz yabancı sözcüklerden arındı
Ekonomik Alanda Yapılan Değişiklikler :
Lozan Barış Antlaşması ile yabancı uyruklulara tanınan kapitülasyon ayrıcalıkları kaldırıldı Ülkemiz kendi zenginlik kaynaklarına sahip çıktı Her alanda devlet öncülük etmeye başladı Bankalar, fabrikalar kuruldu Modern tarım çalışmalarına başlandı Yollar, özellikle demiryolları yapımında büyük çaba gösterildi Böylece yurdun en uzak yerlerine ulaşma olanağı hazırlandı Ekonomik bağımsızlığımız kazanıldı Ekonomik alanda sağlanan bu başarılar sonucu yurdumuz bayındırlaştı Ulusumuz zenginleşti Halk için ağır bir yük olan aşar vergisi kaldırıldı Çağdaş vergilendirme yöntemleri uygulanmaya başlandı
Sosyal Alanda Yapılan Değişiklikler :
Atatürk, ulusumuzun uygar uluslar düzeyine ulaşması için, sosyal alanda da köklü değişiklikler yaptı Yeni okullar açtı Hastaneler, dispanserler kurulmasını sağladı Güzel sanatların gelişmesi için gerekli girişimlerde bulundu Konservatuar kuruldu Stadyumlar, spor alanları, kapalı spor salonları yapıldı Uygar bir toplum için gerek duyulan tüm sosyal kurumlar Atatürk döneminde açıldı
Ölçü Birimlerinde Yapılan Değişiklikler :
Atatürk dünya ile ilişkilerimizi düzenli yürütmek için ölçü birimlerinde değişiklikler yaptı
Uzunluk ölçüsü birimi olarak arşın, endaze; ağırlık ölçüsü birimi olarak okka, dirhem gibi ölçüleri kaldırarak bugün kullanmakta olduğumuz ölçü birimlerini kabul etti
Yurdumuzda daha önce takvim Hicri takvime göre düzenlenmişti Buna göre dünyanın kullandığı takvimle aramızda 580 yıl kadar bir farklılık vardı 1 Ocak 1926 tarihinden sonra bizde de Miladi takvim kullanılmaya başlandı Eskiden ülkemizde ezani saat kullanılıyordu Bu saat uygar ülkelerin kullandığı saate uymuyordu Takvimde olduğu gibi saatler arasındaki bu uymazlık büyük karışıklıklara neden oluyordu Bunları ünlemek için takvimle birlikte bugünkü kullandığımız saat kabul edildi
Hafta tatili Cuma'dan Pazar gününe alındı


 

Hasan is offline  
Alt 10-11-2008   #4
Profil Bilgileri
Standart --->: 10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası



ATATÜRK İLKELERİ


Atatürk'ün dünya görüşünü oluşturan temel inançlarına Atatürk ilkeleri denir Atatürk ilkeleri bir bütündür Başlıcaları şunlardır :
Cumhuriyetçilik :
Cumhuriyet, halkın halk tarafından yönetilmesidir Cumhuriyet yönetiminde egemenlik ulusundur Ulus egemenlik hakkını ve yetkisini temsilcileri aracılığıyla kullanır Halkın temsilcileri Büyük Millet Meclisi'ni oluşturur Ülkeyi bu meclis yönetir Yönetimi bu meclis denetler Atatürk, belirli kişi, topluluk ve ailenin ülke yönetiminde söz sahibi olmasını doğru bulmazdı Bu amaçla saltanat yönetimini kaldırarak 29 Ekim 1923'te Cumhuriyeti ilan etti
Halkçılık :
Cumhuriyet yönetimi halkçılık ilkesinin benimsenmesi ile yerleşir Halkçılık, halkın genel mutluluğunu düşünmektir Halkçılık ilkesi halkımızın sosyal, kültürel, ekonomik yönden gelişip güçlenmesini amaçlar
Laiklik :
Cumhuriyetten önce ülkemiz din kurallarına göre yönetilirdi Devleti ilgilendiren önemli konularda din adamlarının onayı gerekirdi Din adamları Müslüman olmayan bilim adamlarının buluşlarını, yeniliklerini benimsemezlerdi Bunlara karşı çıkarlardı Bu nedenle Osmanlı imparatorluğu önceleri durakladı Sonra geri kaldı Dinin devlet işlerine karıştırılması yurdumuza yeniliklerin girmesini geciktirdi Atatürk din ve devlet işlerini birbirinden ayırdı İnsanların dini inançlarında, ibadetlerinde serbest olduğunu belirtti Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasına Laiklik denir
Devletçilik :
Bu ilke ekonomik kalkınmada devlete büyük görevler yükler Atatürk sosyal, kültürel, ekonomik alanda kalkınmanın gerçekleştirilebilmesi için devletin büyük masraflar isteyen konularda öncülük etmesini isterdi Bu amaçla yurdun birçok yerinde hava alanları kuruldu Devlet eliyle Bursa'da Merinos, Nazilli'de Bez fabrikası, Uşak'ta Şeker fabrikası açıldı Demir - Çelik sanayiinin geliştirilmesi amacı ile Karabük Demir - Çelik fabrikası, madenlerimizin işletilmesi için Etibank kuruldu Devlet eliyle limanlar yapıldı Türk Hava Yolları kuruldu Yurdumuzdaki demiryolları devlete mal edilerek genişletilmeye, işletilmeye başlandı
Milliyetçilik :
Ulusal Kurtuluş Savaşımızın çıkış noktasını oluşturur Atatürk'ün bu ilkesi dünyada ezilen ulusların kurtuluşuna ışık tutmuştur Atatürk'ün milliyetçiliği kültür ve düşünce birliği temeline dayanır Ulus bireylerinin tasada ve kıvançta bir ve beraber olmalarını ön görür Atatürk yurt ve dünyada barış ülküsüne bağlı bir önderdi
İnkılapçılık :
İnkılap ; ileriye, güzele, iyiye doğru yapılan köklü değişikliklerdir Bu amaçla Atatürk bir dizi değişiklikler yapmıştır Değişen, ilerleyen dünyamızın gerisinde kalmamak için ilerlemek zorundayız Sonsuza doğru durmadan ilerleyeceğiz Atatürk inkılaplarının bekçisi, ilkelerinin savunucusu bizleriz Atatürk ilkelerini korumak ve kollamak ulusal bir görevdir

ATATÜRK VE HALK


Atatürk, tam bir halk adamıydı ve asıl kuvvet kaynağının halk olduğu inancında idi
Cumhuriyetimizin 3 Yıldönümünde Ankara şehri, köylerden ve kasabalardan gelen halk ile dolmuştu Tribünlerde geçit resmini selamlayan Atatürk'ü kadın, erkek bütün halk çılgınca alkışlıyordu Atatürk, tribünden ayrılacağı sırada halk ile arasındaki asker kordonunun kaldırılmasını emretti, yaverini yanından uzaklaştırdı, halkın içine girdi Ellerini halktan iki vatandaşın omuzlarına dayamış, adeta kendinden geçmiş ilerliyordu Halk onu incitmemek için arada bir boşluk bırakmıştı Hayli gittikten sonra :
--- Artık otomobile binseniz dediler :
uyanır gibi oldu Yanındakine :
--- Sen belki ömründe sevmemişsindir; fakat hiç sevildin mi ? dedi Bundaki zevk hiç bir şeyde yok Hele aşkın Türk Milleti olursa Beni bu zevkten biraz daha ayırmayın
Taşhan'ın önüne kadar böyle, halkın kucağında geldi
Cumhuriyetin 12 Yıldönümü için birçok döviz hazırlanmıştı "Atatürk bizim en büyüğümüzdür", "Atatürk bu milletin en yükseğidir"," Türk milleti asırlardan beri bağrından bir Mustafa Kemal çıkardı" Gibi Döviz listesini gözden geçiren Atatürk hepsini çizdi, yalnız şunu yazdı :"Atatürk bizden biridir"
Atatürk der ki :"Millet sevgisi kadar büyük bir sevgi yoktur" İstiklal Savaşında benim de milletime yaptığım bazı hizmetler olmuştur sanırım Fakat bunlardan hiç birini kendime mal etmedim Yapılanların hepsi milletin eseridir, dedim Aranacak olursa doğrusu da budur
Geçmişte medeniyetler kurmuş bir soyun çocukları olduğumuzu ispat etmek için, yapmamız gereken şeylerin hepsini yaptığımızı ileri süremeyiz Yarıda bırakılmış daha bir çok büyük işlerimiz vardır Ben arkadaşlara şunu tavsiye ederim Şahsınız için değil, kendisinden olduğunuz millet için çalışınız

Falih Rıfkı ATAY
(Babamız Atatürk, 1955)


 

Hasan is offline  
Alt 10-11-2008   #5
Profil Bilgileri
Standart --->: 10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası



ATATÜRK İLKELERİ


Atatürk'ün dünya görüşünü oluşturan temel inançlarına Atatürk ilkeleri denir Atatürk ilkeleri bir bütündür Başlıcaları şunlardır :
Cumhuriyetçilik :
Cumhuriyet, halkın halk tarafından yönetilmesidir Cumhuriyet yönetiminde egemenlik ulusundur Ulus egemenlik hakkını ve yetkisini temsilcileri aracılığıyla kullanır Halkın temsilcileri Büyük Millet Meclisi'ni oluşturur Ülkeyi bu meclis yönetir Yönetimi bu meclis denetler Atatürk, belirli kişi, topluluk ve ailenin ülke yönetiminde söz sahibi olmasını doğru bulmazdı Bu amaçla saltanat yönetimini kaldırarak 29 Ekim 1923'te Cumhuriyeti ilan etti
Halkçılık :
Cumhuriyet yönetimi halkçılık ilkesinin benimsenmesi ile yerleşir Halkçılık, halkın genel mutluluğunu düşünmektir Halkçılık ilkesi halkımızın sosyal, kültürel, ekonomik yönden gelişip güçlenmesini amaçlar
Laiklik :
Cumhuriyetten önce ülkemiz din kurallarına göre yönetilirdi Devleti ilgilendiren önemli konularda din adamlarının onayı gerekirdi Din adamları Müslüman olmayan bilim adamlarının buluşlarını, yeniliklerini benimsemezlerdi Bunlara karşı çıkarlardı Bu nedenle Osmanlı imparatorluğu önceleri durakladı Sonra geri kaldı Dinin devlet işlerine karıştırılması yurdumuza yeniliklerin girmesini geciktirdi Atatürk din ve devlet işlerini birbirinden ayırdı İnsanların dini inançlarında, ibadetlerinde serbest olduğunu belirtti Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasına Laiklik denir
Devletçilik :
Bu ilke ekonomik kalkınmada devlete büyük görevler yükler Atatürk sosyal, kültürel, ekonomik alanda kalkınmanın gerçekleştirilebilmesi için devletin büyük masraflar isteyen konularda öncülük etmesini isterdi Bu amaçla yurdun birçok yerinde hava alanları kuruldu Devlet eliyle Bursa'da Merinos, Nazilli'de Bez fabrikası, Uşak'ta Şeker fabrikası açıldı Demir - Çelik sanayiinin geliştirilmesi amacı ile Karabük Demir - Çelik fabrikası, madenlerimizin işletilmesi için Etibank kuruldu Devlet eliyle limanlar yapıldı Türk Hava Yolları kuruldu Yurdumuzdaki demiryolları devlete mal edilerek genişletilmeye, işletilmeye başlandı
Milliyetçilik :
Ulusal Kurtuluş Savaşımızın çıkış noktasını oluşturur Atatürk'ün bu ilkesi dünyada ezilen ulusların kurtuluşuna ışık tutmuştur Atatürk'ün milliyetçiliği kültür ve düşünce birliği temeline dayanır Ulus bireylerinin tasada ve kıvançta bir ve beraber olmalarını ön görür Atatürk yurt ve dünyada barış ülküsüne bağlı bir önderdi
İnkılapçılık :
İnkılap ; ileriye, güzele, iyiye doğru yapılan köklü değişikliklerdir Bu amaçla Atatürk bir dizi değişiklikler yapmıştır Değişen, ilerleyen dünyamızın gerisinde kalmamak için ilerlemek zorundayız Sonsuza doğru durmadan ilerleyeceğiz Atatürk inkılaplarının bekçisi, ilkelerinin savunucusu bizleriz Atatürk ilkelerini korumak ve kollamak ulusal bir görevdir

ATATÜRK VE HALK


Atatürk, tam bir halk adamıydı ve asıl kuvvet kaynağının halk olduğu inancında idi
Cumhuriyetimizin 3 Yıldönümünde Ankara şehri, köylerden ve kasabalardan gelen halk ile dolmuştu Tribünlerde geçit resmini selamlayan Atatürk'ü kadın, erkek bütün halk çılgınca alkışlıyordu Atatürk, tribünden ayrılacağı sırada halk ile arasındaki asker kordonunun kaldırılmasını emretti, yaverini yanından uzaklaştırdı, halkın içine girdi Ellerini halktan iki vatandaşın omuzlarına dayamış, adeta kendinden geçmiş ilerliyordu Halk onu incitmemek için arada bir boşluk bırakmıştı Hayli gittikten sonra :
--- Artık otomobile binseniz dediler :
uyanır gibi oldu Yanındakine :
--- Sen belki ömründe sevmemişsindir; fakat hiç sevildin mi ? dedi Bundaki zevk hiç bir şeyde yok Hele aşkın Türk Milleti olursa Beni bu zevkten biraz daha ayırmayın
Taşhan'ın önüne kadar böyle, halkın kucağında geldi
Cumhuriyetin 12 Yıldönümü için birçok döviz hazırlanmıştı "Atatürk bizim en büyüğümüzdür", "Atatürk bu milletin en yükseğidir"," Türk milleti asırlardan beri bağrından bir Mustafa Kemal çıkardı" Gibi Döviz listesini gözden geçiren Atatürk hepsini çizdi, yalnız şunu yazdı :"Atatürk bizden biridir"
Atatürk der ki :"Millet sevgisi kadar büyük bir sevgi yoktur" İstiklal Savaşında benim de milletime yaptığım bazı hizmetler olmuştur sanırım Fakat bunlardan hiç birini kendime mal etmedim Yapılanların hepsi milletin eseridir, dedim Aranacak olursa doğrusu da budur
Geçmişte medeniyetler kurmuş bir soyun çocukları olduğumuzu ispat etmek için, yapmamız gereken şeylerin hepsini yaptığımızı ileri süremeyiz Yarıda bırakılmış daha bir çok büyük işlerimiz vardır Ben arkadaşlara şunu tavsiye ederim Şahsınız için değil, kendisinden olduğunuz millet için çalışınız

Falih Rıfkı ATAY
(Babamız Atatürk, 1955)

 

Sag0paKaJm3r is offline  
Alt 10-11-2008   #6
Profil Bilgileri
Standart --->: 10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası



paylaşım için sağolun bu hafta ve sonraki günlerde de Atatürk'ü hep saygıyla anacağız

Elinize sağlık

 

rengigül is offline  
Alt 10-11-2008   #7
Profil Bilgileri
Standart --->: 10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası



ŞİİRLER




ATATÜRK'ÜN RESMİ


Kürsünün üstünde bir resim;
Gözleri denizlerden mavi,
Bakışları güneşlerden sıcak
Bu resimle başlar bizim günümüz,
Kıvançla dolar, taşar gönlümüz
Öğretmenimiz kürsüde
Verdiği dersi
Dinler bizimle birlikte,
Atatürk'ün resmi
Çalışkanız çünkü
Çalışınca,
Bakarız Atatürk güldü
Bir yanlışlık yaparsak,
Bulutlanır gözleri,
Anlarız Atatürk üzüldü
Behçet NECATİGİL

 

Hasan is offline  
Alt 10-11-2008   #8
Profil Bilgileri
Standart --->: 10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası



MUSTAFA KEMAL


Mustafa Kemal'i gördüm düşümde,
Daha, diyordu
Uğruna şehit olasım geldi hemen
Sabaha, diyordu

Al bir kalpak giymişti al,
Al bir ata binmişti, al,
Zafer ırak mı ? dedim,
Aha, diyordu
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA



ATATÜRK


Yapraklar dökülür kasımlarda,
Yeller uğuldar vadilerde, ne çıkar,
Bir özgürlüksün çağlara en güzelinden,
Sen bayrak bayrak fikirsin,
Ölüşün diriliştir yeniden
Başak saçlarında Anadolu'm,
Gözlerinde yurdumun denizleri,
Sen yarınlara uzanmış ışık,
Savaşta kartal, barışta defne çelengi,
Sen sonu yenmiş zamansın
Sende çarpar, sende düşünür Türkiye'm,
Sende büyür kucaklar,
Ulusun beyni, toprağın yüreği,
Kemal Paşam, Atatürk'üm !
Sen mayıslarda doğan güneş,
Evrenimin sabahı, damarımın kanı,
Sen mavilerde yeşeren yapraksın,
Bir yolsun sevgi, sevgi
Sen her mevsimde açan baharsın !
MGüner DEMİRAY








ATATÜRK GÜLÜMSEDİ


Atatürk gülümsedi öğretmenim
Biz sınıfa girince
Dağıldı kara bulutlar
Açıldı gonca

Baktı ki okul yenidir
Siz yenisiniz, düşünceler yeni
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Saklıyamadı sevincini

Baktı ki gençsiniz, bilgili
Eğitiyorsunuz yolunca, yöntemince
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Sevindi onca

Baktı ki karışmış aramıza,
Çiziyorsunuz yolu,
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Gözleri dolu dolu
Anlaşılan bütün yaz
Atatürk gözünü kırpmamış,
Çünkü boşmuş sıralar,
Çünkü harf okunmamış

Kapkara bulutlar inmiş
Işıklı gözlerine
Bora gibi, fırtına gibi Atatürk'üm
Sanırım yönelmiş bilgisizliğe

Ama baktı ki gün doğmuş,
Bir koşu varmışız okula
Özlemle açılmış kitaplar,
Bir iştah, kızda oğlanda

Baktı ki zil çalmış,
Sınıfa girmişsiniz
Bütün bakışlar sizde
Günaydın demiş

Derse başlıyorsunuz
Sımsıcak bir sevgi gözlerinizde
Baktı ki Türkiye'si Türkiye'miz
Aydın ufuklarda yürüyor hızla

Atatürk gülümsedi öğretmenim
Övünüyor bizle
Dağıldı kara bulutlar
Biz sınıfa girince

Atatürk gülümsedi öğretmenim
Kürsüde kendini görünce
Talat TEKİN


 

Hasan is offline  
Alt 10-11-2008   #9
Profil Bilgileri
Standart --->: 10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası



ATATÜRK'TEN SON MEKTUP


Siz beni halâ anlamadınız
Ve anlamayacaksınız çağlarca da…
Hep tutturmuş "Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u diyorsunuz
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz
Mustafa Kemal'i anlamak bu değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil

Bırakın o altın yaprağı artık,
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler
Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?
Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil

Bana, muştular getirin bir daha,
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan…
Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı ?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı ?
Mustafa Kemal'i anlamak avunmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil

Halâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
Halâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın !
Uluslar, fethine çıkıyor, uzak dünyaların…
Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil

Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız ;
Laboratuarlarda sabahlayın, kahvelerde değil
Bilim ağartsın saçlarınızı… Kitaplar…
Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar…
Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil

Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü…
Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,
Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen ?
Mustafa Kemal'i anlamak itişmek değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla
Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister,
Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter !
Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil










ATATÜRK


Adını adımdan önce,
Heceledim, öğrendim,
Duvarları, kitapları,
Senin resminle beğendim

Binbir biçim içinden,
Bir anda seçerim yüzünü,
Kimse alamaz içimden,
Gözlerinin gündüzünü

Bütün bildiklerimden, daha yakınsın yüreğime,
Alfabeyi hecelerken,
"Atatürk" yakıştı elime

Seni yazdım, okudum,
Seni belledim yürekten,
Her törende birlikteyiz,
Bayrağın içinde sen, ben


Daha iyi anladım her yıl,
Açıldıkça düşüncelerim,
İlk sevgim büyür, büyür de,
Seni daha da severim

Her yön sen olursun sen,
Kitap, tren, şapka, kravat,
Sen Türkiye'mi uçuran,
En büyük tanrısal kanat

Her On Kasım'da gözlerimiz,
Bir daha ağlarken sana,
Bir kez daha inanırız,
Her yerde yaşadığına
İbrahim Zeki BURDURLU

 

Hasan is offline  
Alt 10-11-2008   #10
Profil Bilgileri
Standart --->: 10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası



ATATÜRK

Düşmanların elinden
Bizi kurtaran sensin
Bu toprağı yeniden
Özenle kuran sensin

Ünümüzü dünyaya
Mertçe duyuran sensin
Gündüz gün, gece aya
Benzer kahraman sensin

Adını büyük, küçük
Anıyoruz her zaman,
Adı büyük Atatürk
Anlı şanlı kahraman

Nabzımızda atansın
Ey ! ölmeyen atamız
Gönlümüzde yatansın
Seni unutamayız
Mehmet Necati ÖNGAY

O BİR IŞIKTIR

O bir ışıktır,
Sönmedi,
Sönmeyecek

Türk gençliği
İzinden,
Dönmeyecek

Kimse kesemez,
İçimizdeki
Büyük hızı…

Bizler yaşadıkça
Yaşatacağız,
Ata'mızı
Öğrenci Behlü ZEREN

ATATÜRK DİYOR Kİ :


· Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir
· Cumhuriyeti biz kurduk, fakat sizler yaşatacaksınız
· Her gelişmenin ve kurtuluşun anası hürriyettir
· Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeter
· Öğrenciye her ne yaşta olursa olsun geleceğin büyüğü gözü ile bakmalı ve öyle davranılmalıdır
· Okul genç kafalara, insanlığı, saygıyı, ulusu ve ülkeyi sevmeyi, bağımsız yaşamayı öğretir

 

Hasan is offline  
Konu Kapatılmıştır
Tags: anma, ataturku, gunu, haftasi, kasim


10 Kasım Atatürkü Anma Günü ve Haftası ile ilgili Benzer Konular
375 Kez Görüntülendi

14 Şubat Sevgi Yaralıları Anma Günü :) Komik Resimler
İlk Cumhurbaşkanlığı seçimi Atatürkü öldürüyordu ..!! Mustafa Kemal Atatürk
Atatürkü Kimler Öldürdü... Mustafa Kemal Atatürk
24 Kasım Öğretmenler Günü Özel Gün ve Geceler
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü, 18 mart 1915'te Çanakkale zaferinden, Çanakk Özel Gün ve Geceler

Saat 01:09.
Sayfalar Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552