Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Peygamber Efendimiz (S.A.V)

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Peygamberimizin kızlarından Hazret-i Rukiyye (r.a) ile ilgili Benzer Konular
124 Kez Görüntülendi

Peygamberimizin Dogum Gunu Olan Bu gun 20-21 nisan herkeze Hayirli Olsun Peygamberimizin Dogum Gunu Özel Gün ve Geceler
Hazret-i Ali (RA) dan Ögütler (Dinleyin) Dini Sohbet
Peygamberimizin kızlarından Hazret-i Fatıma (r.a) Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Peygamberimizin Kızlarından Hazret-i Ümmü Gülsüm (r.a) Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Hazret-i İsa, Hazret-i Mehdi ve Deccal İman

Peygamberimizin Kızlarından Hazret-i Ümmü Gülsüm (r.a) | Peygamberimizin kızlarından Hazret-i Fatıma (r.a)
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 04-03-2008   #1
Profil Bilgileri
Standart Peygamberimizin kızlarından Hazret-i Rukiyye (r.a)



Peygamberimizin kızlarından Hazret-i Rukiyye (r.a) başlıklı yazı Mumsema Peygamberimizin kızlarından Hazret-i Rukiyye (r.a) Forum Alev


Hazret-i Rukiyye (ra)

Hazreti Rukıyye radıyallahu anhâ, Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin ikinci kızı Zâtü'l-Hicreteyn = İki hicret sahibi lakabına mazhar çilekeş bir iman eri Aile olarak kocasıyla ilk hicret eden muhâcirlerden İslâm davâsı uğruna akla hayale gelmedik eziyetlere ve çeşitli ibtilâlara maruz kalan ve o belâları sabırla geçiştirmesini bilen örnek neslin örnek insanları Peygamberimizin ilk vefat eden kızı
O, Peygamberlikten yedi sene önce Mekke'de dünyaya geldi Hazreti Hatice (ranhâ) gibi adamış olgun, zeki ve davâ şuûruna sahib bir annenin yanında büyüdü Eğitimini, edebini, görgüsünü, ahlâkını aile yuvasında tamamladı Sevgiyi, saygıyı ve insanlara şefkati, merhameti rahmet pınarı baba ocağında öğrendi O, ablası Zeyneb'in evliliğinden sonra ev hizmetlerinde öne geçti İşindeki becerisi, titizliği, tertib ve düzenliliğiyle akrabalarının dikkatini çekti Anneciğinin hizmetlerine kardeşi Ümmü Gülsüm ile beraber yardımcı oldu Onlar sanki ikiz gibiydiler Birbirlerine son derece nezaket ve muhabbetle bağlı idiler Kader onları birbirine öylesine yakın eylemişti ki, hayatları sanki birbirini takip etmekteydi






Birgün büyük amcaları Ebû Talib ile birlikte bir heyet evlerine geldi Amcazâdelerinin akrabalığını arzu etmekteydiler Hoşbeş ettikten sonra sadede gelindi ve Ebû Talib söze başladı Şöyle dedi:
"Yeğenim Zeyneb'i Ebü'l-Âs İbni Rebî'e verdin O gerçekten şerefli bir hısımdır Rukıyye ile Ümmü Gülsüm'ü de amcanın oğulları Utbe ve Uteybe'ye istemeye geldik Şeref ve soy bakımından onlar da geri değillerdir Vermeyeceğini zannetmem" dedi

Muhammedü'l-Emin Efendimiz bu teklife karşı: "Doğru söyledin amcacığım! Akrabaya önem vermek gerekir Ancak ey amcam! bu konuda bana biraz mühlet ver de kızlarımla konuşayım" buyurdu

İnsan değerini en iyi bilen o emin, güvenilir insan kızlarına danışmadan bir cevap vermedi Amcalarına sevgiyle, hürmetle davrandı Fakat hemen verdim gitti deyip kestirip atmadı Hane halkıyla istişare etmeyi huzurun mutluluğun kaynağı ve hanımlara verilmesi gereken önemli bir değer olarak kabul etti Konuyu ev halkına açtı Sâdık eş Hz Hatice kızlarına durumu anlattı

Anne ve kızlar Ebû Leheb'in karısı Ümmü Cemile'yi çok iyi tanıyorlardı O geçimsiz, katı kalbli, kalb kırıcı söz ve tavırlarıyla meşhurdu Böyle bir kaynanaya gelin olarak gitmeye kimsenin gönlü ısınamadı Edeb gözetip işi kendi haline bırakmayı tercih ettiler Neticede bir takım endişelerle birlikte evlenmelerine karar verildi Şefkatli baba kızları için bereket diledi Onları Allah'ın hıfz u emânına bıraktı

Rukıyye ve Ümmü Gülsüm'ün evliliğinin karara bağlandığı günlerden birgün Mekke semâlarında bir nûr göründü Sevgili babalarına Cebrâil aleyhisselâm gelmişti Allah onu kendine resûl olarak seçmişti O güne kadar "Muhammedü'l-Emin" diye herkesin güvendiği, herşeyini rahatlıkla emanet bıraktığı sevgili babaları şimdi "Muhammedün resûlullah=Allah'ın elçisi" olmuştu

Yeni gelen Peygamber ve getirdiği dine ilk inanan da sevgili anneleriydi Peşinden aile efradı olarak Zeyneb, Rukıyye, Ümmü Gülsüm ve Fâtıma inandı Hz Ebû Bekir (ra) ile başlayan inananlar halkası hergün genişlemeğe, ve sayıları artmağa başladı Kureyş müşrikleride bu işin önünü almak için toplantılar yaparak şu karara vardılar:

"Muhammed'i yeni görevinde kendi başına serbest bıraktınız Onu işinden alıkoymak mı istiyorsunuz? O halde kızlarını geri veriniz de onlarla meşgul olsun Bu meşgale onu ızdıraba sürüklesin" dediler

Kureyş'in azılı müşrikleri bir heyet halinde önce Ebû Leheb'in çocuklarına nişanlarını attırdılar Ebû Leheb çocuklarına: "Eğer Muhammed'in kızlarını boşamazsanız başım başınıza haram olsun Sizinle bir daha yüzyüze gelmeyeyim" diye tehdit etti Utbe Rukıyye'den, Uteybe'de Ümmü Gülsüm'den ayrıldılar Allah Teâlâ merhametiyle Habibi'nin kızlarını odun hamalının tuzağından, cimri ve uğursuz yaşayışından kurtardı Şefkat ve rahmet ocağı anne ve babalarına döndüler Ebû'l-Âs İbni Rebî ise asla Zeyneb'ten ayrılmayacağını söyleyerek Kureyş ileri gelenlerinin tekliflerini reddetti

Kureyşlilerin tuzakları boşa çıktı Onların düşündükleri gibi kızlarının geri verilmesi Rasûlullah (sa)'i davetinden alıkoymadı İşi sarpa sarmadı Hatta daha da hayırlı oldu Zira Allah Teâlâ, Rasûlü'nün iki genç yavrusuna eski kocalarından daha hayırlı sâlih, kerîm, asîl bir aileye mensub, zengin, yumuşak huylu, iyi ahlâklı ve İslâm'a ilk giren sekiz kişiden ve Cennetle müjdelenen on sahâbîden biri olan Osman İbni Affan (ra)'ı nasîb etti İki Cihan Güneşi Efendimiz onunla Rukıyye (ranhâ)'yı evlendirdi Kendilerine dua etti Allah Teâlâ'dan bereket vermesini niyaz eyledi

Kureyş müşrikleri bu olup bitenler karşısında daha da hırçınlaştı Müslümanlara bir iyilik dokunmasını istemiyorlardı Bu sebebten yeni müslüman olanlara eziyetler etmeye başladılar Kimsesiz, garib müslümanları işkenceler altında inleterek yeni dinin önünü kesmek istediler Fakat tam tersine hergün İslâm'la buluşanların sayısı artıyordu

Buna mukabil müşriklerin de eza ve cefaları akla hayale gelmeyecek şekilde devam ediyordu Sevgili Efendimiz ashâbının çektiklerini gördükçe üzülüyor ve Rabbısına sığınıyordu Bir müddet sonra Habeşistan'a hicret etmelerine izin verildi İlk hicret kafilesinde sevgili damadı Hz Osman ile sevgili kızı Rukıyye'de vardı Vatandan, âileden ve rahmet pınarı Efendimiz'den ayrılmak onlar için ne kadar zordu Fakat müşriklerin zulmüne de dayanılacak gibi değildi Fahr-i Kâinat (sa) efendimiz vedalaşırken şunları söyledi:

"Allah onların yardımcısı olsun Osman Allah yolunda, Lût'tan sonra ailesiyle hicret edenlerin ilkidir" buyurdu

Necâşî'nin ülkesine yerleşen muhacirler emniyet ve güven içerisinde ibadetlerini yapmaya, inançlarını rahatlıkla yaşamaya başlamışlardı Tek üzüntüleri geride bıraktıkları aileleri ve din kardeşleriydi Rukıyye (ranhâ)'nın yorgunluktan dolayı sağlık ve sıhhati de bozulmuştu Bu sebepten ilk çocuğu düşük olmuştu Kendisi de çok zayıflamıştı Bu halde iken insan ilgiye muhtaçtı Hz Osman (ra) da hanımına karşı ilgisini, sevgisini ve hizmetini hiç eksik etmedi Gurbetçi yalnızlığını hissetirmedi Hanımına şefkatli bir eş olarak merhametle davrandı Elemini kederini gidermek için gayret etti Ona daima manen destek oldu Moralini yüksek tutmağa çalıştı Bu arada Mekke'den muhâcirleri sevindirecek haberler gelmeğe başladı Müşriklerden bazısının İslâm'a girdiği şâyiası yayıldı Peygamberle beraber Kâbe'de secde ettikleri söylentileri ortalığı kapladı Bu haberler Habeşistan' a da ulaşınca ashabtan bazıları Mekke'ye geri döndüler Hz Osman ile Rukıyye (ranhâ) da dönenler arasındaydı Halbuki hadisenin aslı yoktu Sadece şöyle bir olay geçmişti:

"Sevgili Peygamberimiz Necm Sûresini okurken; "Allah'ı bırakıp taptığınız Lât'ın, Uzza'nın ve üçüncüsü olan diğer Menât'ın zerrece kudretleri var mı? Bize haber verin" âyeti geçmişti Müşrikler okunan ayetlerin manasının anlaşılmaması için yüksek sesle şamata yapıyorlardı Resûl-i Ekrem (sa) efendimiz sûrenin sonuna gelince secde âyetini okudu ve secdeye kapandı Müşrikler de putlarının adı geçtiği için secdeye vardılar Onların da aynı anda secde edişleri müşriklerin müslüman olduğu şeklinde yorumlar yapılmasına sebep oldu

Bu asılsız haberleri duyarak Habeşistan'dan dönen muhacirler vatanlarına geldiklerinde hiç bir şeyin değişmediğini, işkencelerin devam ettiğini gördüler Himaye altında Mekke'ye girdiler Rukıyye (ranhâ) baba evine geldi Kardeşleri Ümmü Gülsüm ve Fâtıma ile hasret ve muhabbetle kucaklaştılar Gözyaşları içerisinde tekrar kavuştuklarına şükrettiler Fakat Rukıyye (ranhâ) annesini göremiyordu Kardeşlerine soruyor bir cevap alamıyordu Sadece hıçkırık ve gözyaşları içerisinde birbirine sarılıyorlardı Akan gözyaşları Rukıyye'ye doğru cevabı vermişti Anneciğinin Refik'i Â'lâ ya uçtuğunu anlayınca hıçkırıktan boğazı düğümlendi Derin bir sûkuta büründü Ne yapabilirdi ki, Allah'ın hükmüydü Kaza ve kadere inanan insan ancak sabrederdi Rukıyye (ranhâ) da sabır ve metanetle anneciğinden ayrılmanın acısını gönlüne gömdü

Bundan sonra Mekke'de kalması uzun sürmedi Medine'ye hicret izini verilmişti Müslümanlar ikinci hicret yurduna yönelmişlerdi Onlar da aile olarak tekrar Medine'ye hicret ettiler Böylece Allah yolunda iki hicret sevabı kazandılar

Rukıyye (ranhâ) ikinci hicret yurdu Medine'de oğlu Abdullah'ı dünyaya getirdi Bu yavrunun doğumuyla ilk çocuğunu kaybetmenin acısını unutmaya çalıştı Medine'de huzur içerisinde günlerini geçiriyordu Artık İslâm kardeşliği kurulmuş Muhacir ve Ensar birbirine kenetlenmiş adeta yek vücut olmuşlardı Çileli hayat sona ermiş gibiydi Abdullah da gün geçtikçe büyüyor ve etrafa neşe saçmağa devam ediyordu Lâkin dünya imtihan yeriydi Rukiyye (ranhâ)'ın imtihanları çetin geçmekteydi Birgün hiç beklenmedik bir hadise oldu Beşikteki çocuğun yüzünü bir horoz gagaladı Abdullah'ın yüzünü yaraladı Yüz kısmındaki yaralar kısa zamanda yayıldı Etrafı yara-bere içerisinde kaldı Mikrop kapan ve önü alınamıyan bu yaralardan çocuk kurtulamadı Birkaç gün içinde Abdullah dünyasını değiştirdi

İbtilâların üst üste gelmesi Rukıyye (ranhâ)'nın sıhhatini bozdu Abdullah'tan başka çocuğu da yoktu Sonradan da olmadı Bu sıkıntılar onun ateşinin yükselmesine ve Humma hastalığına yakalanmasına kadar sağlığını etkiledi Bu arada Bedir'de düşmanı karşılamak için cihad çağrısı yapılmakta idi Hz Osman (ra) bu davete icabet etmeyi arzulamışdı Fakat hanımı Rukiyye (ranha)'nın durumu ciddi idi Ateşi ve rahatsızlığı gün geçtikçe artıyordu Resûl-i Ekrem (sa) efendimiz Hz Osman'a orduya katılmamasını hanımının yanında kalmasını işaret buyurdu İyileşmesi için elinden gelen gayreti gösteren Hz Osman (ra) hanımının gözünden gözünü ayırmadı Hizmetinden uzakta kalmadı Kul olarak yapabileceğini geriye bırakmadı Lâkin yazılan vakit gelince o yüce kudrete teslimiyetten başka çare kalmamışdı Onun sevgi dolu gözlerinin solduğu, ruhunun nâzenin vücudunu terk ettiği sıralarda Bedir Savaşı'nın zafer müjdeleri geldi

Hz Rukıyye Peygamberimizin ilk vefat eden kızıydı Daha henüz 22 yaşlarındaydı Cenazesini Ümmü Eymen (ranhâ) yıkadı Medine halkı Bakî kabristanına taşıdı ve oraya defnedildi Savaştan dönen Resûl-i Ekrem (sa) kabrin başına geldi ve kızına duâ ve niyazda bulundu Oradan Hz Osman (ra)'ın evine gitti Onu da teselli etti Hanımlar gözyaşları içerisinde kendini tutamıyarak ağlıyorlardı Hz Ömer (ra) müdahale etmek isteyince iki Cihan Güneşi Efendimiz: "Ömer! Bırak onları! Kendi hallerine bırak! Ölüye karşı duygular göz ve kalble ifade edilirse bu Allah'tan'dır Onun merhametindendir El ve dil ile yapılırsa şeytandandır" buyurdular

Allah Teâlâ Hazretleri Resûlünün iki hicret sahibi kızı Rukiyye (ranhâ) ile iki nur sahibi Hz Osman (ra)'dan râzı olsun İmanının, cihadının ve çektiği çilelerin mükâfatını en iyi şekilde versin Bizleri de şefaatlerine nâil eylesin Amin

 

ENGİN is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 05:28.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545