Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Sahabeler ve Alimler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Hz. Ali'den Sözler ile ilgili Benzer Konular
755 Kez Görüntülendi

Peygamber (S.A.V) Damadı Hazreti Ali'den Bir Kesit Kıssalar & Hikayeler
güzel sözler - özlü sözler ve anlamlı sözler - araba arkası sözleri Güzel Aşk Sözleri
Güzel Sözler - Aşk Sözleri - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler Güzel Aşk Sözleri
Mehmet Ali'den küfür itirafı Magazin & Dedikodu
Hz.Ali'den Siyer

Esma Binti Amr (r.anhâ) | Hoca Ahmet Yesevi
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 03-02-2008   #1
Profil Bilgileri
Arrow Hz. Ali'den Sözler



Hz. Ali'den Sözler başlıklı yazı Mumsema Hz. Ali'den Sözler Forum Alev


Adâlet, halkın dirliği ve düzeni, idârecilerin süsü ve güzelliğidir

Adâlet; îmânın başıdır, ihsânın birleştiği noktadır ve îmânın en yüksek mertebesidir

Affetmek fazîlettir Kararlı olmak metâ'dır, sahip olunan maldır Kararsız olmak ise zâyi olmaktır Doğruluk emânet, yalancılık hıyânettir İnsâf rahatlık, şer küstahlıktır Emânete hıyânet etmemek, îmândandır, güler yüzlülük ihsândandır Doğruluk kurtarır, yalan felâkete sürükler Kanâat insanı zengin yapar, yerinde kullanılmayan zenginlik azdırır Dünya aldatır, şehvet kandırır Lezzet oyalar, nefsin arzuları alçaltır Hased yıpratır, nefret çökertir

Ahmaklık, dermânı bulunmayan bir dert, şifâsı olmayan bir hastalıktır

Ahmaklık; herşeyi fuzûliymiş gibi hiçe saymak ve câhil insanlarla arkadaşlık kurmaktır

Akıl ve ilim, birbirinden ayrılmayan ve zıt olmayan iki kardeş gibidir

Akıl, mü'minin dostu; ilim, vezîri, sabır, askerlerinin komutanı ve amel ise silâhıdır

Akıllı kimse, günâhlarını tövbe ile örtendir Cömert, kötülük yapana iyilikle karşılık verendir

Akıllı kimse, ibâdetle, nefsin arzusuna karşı gelendir Câhil kimse, günâh işleyerek nefsin arzusuna uyandır

Akıllı kimse; dilini kötü söz ve gıybetten koruyan, mü'min; kalbini şek ve şüpheden temizleyendir

Akıllı, iyiliklerini canlandıran, kötülüklerini öldürendir

Akıllı, sustuğu vakit tefekkür, konuştuğu vakit zikir eder, baktığı vakit de ibret alır

Akıllı; alçak dünyadan el çeken, Cennet-i a'lâya göz dikendir

Akıllı; şehvetten uzaklaşan, âhıreti dünya ile değişmeyendir Akıllı, yalnız ihtiyâcı kadar ve delille konuşur, sâdece âhıretinin ıslâhı için çalışır Akıllı, günâhlardan sakınır, ayıplardan uzak durur Cömertlik günâhları siler, kalblere sevgi eker

Âlim, câhili hemen tanır, çünkü daha önce o da câhildi Câhil âlimi tanımaz, çünkü daha önce âlim değildi

Âlim; sözü, işine uygun olandır Âlim ilme doymaz

Allah için dost olan, kişiye doğru yolu gösteren, fesattan uzaklaştıran ve ibâdetlerinde yardımcı olandır

Allah için kardeş olanların sevgisi, sebebi dâim olduğu için devam eder Dünya için kardeş olanların sevgisi, sebebi devam etmediği için, kısa sürer, bir an gelir son bulur

Allah için seven bir kardeş, en yakından daha yakın, anne ve babalardan daha merhametlidir

Allah korkusundan dolayı göz yaşı dökmek, kalbi nûrlandırır Tekrar günâh işlemekten insanı korur

Allaha kavuşmak, kötü insanlardan uzak durmakla olur

Allaha tâatle uğraşmak en kârlı iş, doğru konuşan dil ise, en güzelidir

Allahın azâbından korkmak, müttekîlerin, takvâ sahiplerinin nişânıdır

Allahü teâlâdan hayâ etmek, insanı Cehennem azâbından korur

Amel eden câhil kişi, yoldan başka yerde yürüyen gibidir Bu yürüyüşü ona, ihtiyâcından uzaklaşmaktan başka birşey kazandırmaz

Ârifin, yüzü nûr ve tebessüm, kalbi korku ve hüzün doludur


Başa kakan, nefret ateşini körükler

Bir memlekette ayaklar baş olursa, başlar ayaklar altında kahrolur

Câhil; dayakla uslanmaz, nasîhatlerden payını almaz

Cimri, dünyada kendi nefsine cömert davranmaz, bütün malını mîrâsçılara vermeye râzı olur

Cömertlik ve cesâret, şerefli maksatlar olup, Allahü teâlâ bunları sevdiği ve denediği kişilere ihsân eder

Dînin esâsı, emâneti yerine vermek, sözünde durmaktır

Doğruluk, İslâmın direği, îmânın desteğidir

Dünya bir cifedir Ondan bir şey isteyen, köpeklerle dalaşmaya hazırlıklı olmalı

Dünya kâfirin Cenneti, ölüm korkulu rü'yâsı, Cehennem de varacağı son duraktır

Dünya mü'minin hapishânesi, ölüm hediyesi, Cennet de varacağı yerdir

Dünya; güzel, aldatıcı ve geçici bir serâb, çabuk yıkılan bir dayanaktır

Eğer ilim, ümit ile olsaydı, dünyadaki bütün insanlar alim olurdu

Fakîh öyle biridir ki, insanları Allahın rahmetinden ümitsizliğe düşürmez ve onları Allahın rahmetinden yüz çevirtmez

Fazîlet, en iyi maldır Cömertlik, en güzel mücevherdir Akıl, en güzel zînettir İlim, en şerefli meziyettir

Fazîlet, gücü yettiğinde affetmektir

Fazîlet; çok mal ve büyük işlerle değil, güzel kemâliyet ve hayırlı işlerle olur

Gaddarlık, herkes için kötü bir şeydir Şan, şeref sâhibi ve büyük zâtlar için daha çirkindir

Gaflet, insana gurûr getirir, helâke yaklaştırır

Gerçek dost, ayıbını görüp nasîhat eden, gıyâbında seni koruyan ve seni kendisine tercîh edendir

Gerçek mü'minin sevgisi, kızması, birşeyi alması, yapması ve terki, hep Allah için olur

Günâhlar birer dert olup, devâsı istigfârdır
Harâmlardan çekinmek, akıllıların şânı, şereflilerin tabiatındandır

Hased eden dâimâ hastadır, cimri insan, dâimâ fakîrdir

Hased edenin sevgisi sözlerinde görülür Kinini işlerinde gizler Adı dost, fiili düşmancadır

Hased, bir dert ve hastalık olup, hased eden veya olunan helâk olmadıkça çâresi bulunmaz

Hasedcilerin en ehveni, hased ettiği kişinin elindeki ni'metlerin yok olmasını ister


Hayâ ve cömertlik, ahlâkların en efdalidir

Hikmet; akıllıların bahçesi, ermişlerin mesîresidir, gezinti yeridir

İffet; nefsin koruyucusu ve kinlerden paklayıcıdır

İhtiras, gâfillerin kalbinde şeytanların sultânıdır

İhtiras, rızkı artırmaz

İhtiraslı kimse, bütünüyle dünyaya mâlik olsa bile yine fakîrdir

İlim, insanı Allahın emrettiği şeylere götürür, zühd ise o şeylere erişilmesini kolaylaştırır

İlim, maldan daha hayırlıdır İlim seni, sen de malı korursun

İlim; güzel bir mîrâs, genel bir ni'mettir İnsaf, ihtilâfı giderir, ülfeti getirir

İlim; insanı akla götürür, kim ilim öğrenirse akıllanır İlim; rûhu ihyâ eder, diriltir Aklı aydınlatır, cehâleti öldürür

Îmân ile amel, ikiz kardeş olup, birbirinden ayrılmazlar

Îmân ve hayâ, birbirinden kopmayan bir bütündür

Îmân ve ilim, ikiz kardeş ve birbirinden ayrılmayan arkadaş gibidir

İnsan, sözü ile tartılır veya işi ile değerlendirilir Seni zînet yönünden ağır getirecek şeyi söyle ve kıymetini artıracak şeyi yap

İslâmiyet, teslimiyettir Teslimiyet, yakîndir Yakîn, tasdîktir Tasdîk, ikrârdır İkrâr, edâdır, yerine getirmektir Edâ ise ameldir

İstişâre, danışma sana rahatlık, başkasına yorgunluktur

İyiliği tamamlamak, yeniden başlamaktan daha hayırlıdır

İyilikle emretmek, insanların en fazîletli amelleridir

Kalblerin gafletine, gözlerin uyanık olması fayda vermez

Kâmil mü'min gizli şükür eder, belâya karşı sabır eder, ümîd hâlinde iken bile korkar

Kâmil olan kimse, aklı, arzu ve isteklerine galip gelendir

Kanâatkâr olmak, boyun eğme zilletinden daha hayırlıdır

Kârlı olan, dünyayı âhıretle değiştirendir

Kendi nefsinden râzı olan, aldanmıştır Ona güvenen, mağrûr ve yolunu şaşırmıştır

Kendisi amel etmeksizin Allah yoluna çağıran kişi, oksuz yaya benzer

Korkaklık, ihtiras ve cimrilik, Allaha karşı kötü zannın bir araya getirdiği kötü arkadaşlardır

Korku kaderi değiştirmez, yalnız sevâbın yok olmasına sebep olur

Kötü insan, hiç kimseye iyi zan beslemez Çünkü o, herkesi kendisi gibi görür

Mal ve çocuklar, dünya hayâtının zînetidirler Sâlih amel de, dünyadan âhırete götürülen mahsûldür

Mal, harcandığı kadar sâhibine ikrâmda bulunur Kişinin yaptığı cimrilik kadar ona ihânet eder

Mal, sâhibini dünyada yükseltir, âhırette alçaltır

Mü'min, baktığında ibret alır Bir şey verilirse, şükür eder Musîbet ve belâya uğrayacak olursa, sabır eder Konuşacak olursa, Allahü teâlâyı hatırlatır

Mü'min, dünyaya ibret gözü ile bakar İhtiyâcı için karnını doyurur Dünyadan konuşulduğu vakit, nefret ve tenkid kulağı ile dinler

Mürüvvet; insanın, kendisini lekeleyecek şeylerden kaçınması ve güzellik kazandıracak şeylere yaklaşmasıdır

Olgunluk üç şeyde gereklidir: Musîbetlere sabır, isteklerde aşırıya kaçmamak ve istiyene vermektir

Öfke, tutuşturulmuş bir ateş gibidir Her kim ki öfkesine hâkim olursa, onu söndürür ve her kim onu salıverirse, ilk yanan kendisi olur

Sabır en güzel huy, ilim en şerefli süs eşyasıdır

Sabır iki kısımdır: Sevmediğin şeye sabretmek ve sevdiğin şeye sabretmek

Sabır iki kısımdır; belâya sabır iyi ve güzeldir Bundan daha güzeli, harâmlara karşı sabırdır

Sabır, en güzel îmân kisvesi ve insanların en şerefli ahlâkıdır

Sabır, insanın başına gelene katlanması demektir Onu kızdırana karşı da kendisine hâkim olmaktır

Sevgi, kalblerin birbirine yakınlaşması ve rûhların ünsiyetidir

Sıkıntıya düşmeden önce emniyet tedbirini alan kimse, ayağını sağlam yere basmış olur

Sıkıntıya karşı sabır etmek, bolluk ânındaki âfiyetten daha efdaldir

Söz ilâç gibidir Azı faydalı, çoğu zararlıdır

Sükût, sana vakar kazandırır ve seni özür dileme zahmetinden kurtarır

Süse ve ziynete heves eden erkekler, vakıa erkektir; amma, mert değillerdir

Şahsınıza kötülük eden bir düşmanı affediniz Lakin vatanınıza ve milletinize kötülük eden bir kimseyi, asla affetmeyiniz

Şek ,şüphe, yakîni bozar, îmânı yok eder

Takvâ, dîni ıslâh, nefsi muhâfaza eder ve mürüvveti süsler

Tatlı dili olanların dostları her gün biraz daha artar

Tûl-i emel, fazla yaşama arzusu, serâb gibidir, bunu gören su sanıp aldanır


Yalancı, sözünde suçludur, isterse delîli kuvvetli ve ağzı lâf yapan biri olsun

Yaptığı günâh bir işle öğünmek, o günâhı yapmaktan daha kötüdür

Yumuşak başlı olanlar; en sabırlı, derhal affedici ve en güzel huylu olan kimselerdir

Yumuşaklık, durulmayı çabuk sağlar ve zor olan şeyleri kolaylaştırır

Yumuşaklık, öfke ateşini söndürür Hiddet ise öfke ateşini körükler

 

alicanavar is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 02-05-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Hz. Ali'den Sözler



ALİ İBN EBİ TÂLİB

Resulullah'ın amcasının oğlu, damadı, dördüncü halife Babası Ebû Talib, annesi Kureyş'ten Fâtıma binti Esed, dedesi Abdulmuttalib'tir Künyesi Ebu'ı Hasan ve Ebû Tûrab (toprağın babası), lâkabı Haydar; ünvanı Emîru'l-Mü'minin'dir Ayrıca 'Allah'ın Arslanı' ünvanıyla da anılır
Hz Ali küçük yaşından beri Resulullah'ın yanında büyüdü On yaşında İslâm'ı kabul ettiği bilinmektedir Hz Hatice'den sonra müslümanlığı ilk kabul eden odur Hz Peygamber ile Hz Hatice'yi bir gün ibadet ederken gören Hz Ali'ye Peygamberimiz şirkin kötülüğünü, tevhidin manasını anlattığında Hz Ali hemen müslüman olmuştu Mekke döneminde her zaman Resulullah'ın yanındaydı Kâbe'deki putları kırmasını şöyle anlatır: "Bir gün Resul-u Ekrem ile Kâbe'ye gittik Resul-u Ekrem omuzuma çıkmak istedi Kalkmak istediğim zaman kalkamıyacağımı anladı, omuzumdan indi, beni omuzuna çıkardı ve ayağa kalktı Kendimi istesem ufukları tutacak sanıyordum Kâbe'nin üzerinde bir put vardı, onu sağdan soldan ittim Put düştü, parça parça oldu Resulullah'ın omuzlarından indim İkimiz geri döndük" (Ahmed b Hanbel, Müsned, I, 384)
Resul-u Ekrem, en yakın akrabasını uyarmak ve hakkı tebliğ etmek hususunda Allah'u Teâlâ'dan emir alınca onları Safa tepesinde toplayıp ilâhî emirleri tebliğ edince, Kureyş müşrikleri onunla alay etmişti İkinci toplantıyı yapmasını Hz Ali (ra)'ye bıraktı, Ali de bir ziyafet hazırlayarak Hasimoğullarını davet etti Resulullah yemekten sonra: "Ey Abdülmuttaliboğulları, ben özellikle size ve bütün insanlara gönderilmiş bulunuyorum
İçinizden hanginiz benim kardeşim ve dostum olarak bana bey'at edecek" dedi Yalnız Ali (ra) kalktı ve orada Resulullah'a onun istediği sözlerle bey'at etti Bunun üzerine Resul-u Ekrem, "Kardeşimsin ve vezirimsin " diyerek Hz Ali'yi taltif etti
Hz Peygamber hicret etmeden önce elinde bulunan emanetleri, sahiplerine verilmek üzere Ali'ye bıraktı ve o gece Hz Ali, Resulullah'ın yatağını da yatarak müşrikleri şaşırttı Böylece Hz Ali, Hz Peygamber'i öldürmeye gelen müşrikleri oyalayarak onun yerine hayatını tehlikeye atmış, bu suretle Peygamber'e hicreti sırasında zaman kazandırmıştır Hz Ali, Peygamberimiz'in kendisine bıraktığı emanetleri sahiplerine verdikten sonra Medine'ye hicret etti Medine'de de Hz Peygamber'in devamlı yanında bulundu, bütün cihat harekâtlarına katıldı, Uhud'da gâzî oldu Bedir'de sancaktardı Aynı zamanda keşif kolunun başındaydı; hakim noktaları tesbit ederek Hz Peygamber'e bildirdi Bu mevkiler işgal edilerek, Bedir'de önemli bir savaş harekâtını başarıya ulaştırdı Bedir gazasının başlamasından önce, Kureyşliler'le teke tek dövüşen üç kişiden biriydi Bu döğüşte, hasmı Velid b Muğire'yi kılıcı ile öldürdüğü gibi, Hz Ebû Ubeyde zor durumdayken yardımına koştu ve onun hasmını da öldürdü Kendisine "Allah'ın Arslanı" lâkabı ve Bedir ganimetlerinden bir kılıç, bir kalkan ve bir de deve verildi
Hz Ali, Bedir savaşından sonra Hz Peygamber'in kızı Hz Fâtıma ile evlendi Nikâhını Hz Peygamber kıydı O zamana kadar Resulullah'la oturan Hz Ali nikâhtan sonra ayrı bir eve taşındı Hz Ali'nin, Hz Fâtıma'dan üç oğlu, iki kızı dünyaya geldi
Hicret'in üçüncü yılında Uhud savaşında, müslüman okçuların hatası yüzünden müşrikler müslümanların üzerine saldırmışlar ve Hz Peygamber de yaralanarak bir hendeğe düşmüş ve düşman onun öldüğünü yaymıştı Halbuki o sırada döğüşe döğüşe gerileyen Hz Ali, Hz Peygamber'in içine düştüğü hendeğe ulaşarak, onu korumaya almıştı İki tarafın da kazanamadığı bu savaşta Hz Ali birçok yerinden yaralanarak gazi oldu
Uhud savaşından sonra Hz Ali "Benu Nadr" Yahudilerinin hainlikleri üzerine bu kabile ile yapılan savaşı bizzat idare etti Bütün çarpışmalarda Hz Ali kahramanca döğüşmüş ve müşriklerin en meşhur savaşçılarını öldürmüştür Hudeybiye barışında sulh şartlarının yazılmasında o memur edildi Hz Ali, sulhnameyi yazmaya şöyle başladı: "Bismillâhirrahmânirrahîm Muhammed Resulullah" Ancak müşrikler bu ifadeye itiraz ettiler Hz Peygamber, "Resulullah" yerine "Muhammed b Abdullah" yazmasını Hz Ali'ye söylemiş fakat Hz Ali "Resulullah" ifadesinin yazımında ısrar etmiştir
Hz Ali Mekke'nin fethi sırasında yine sancaktardı "Keda" mevkiinden Mekke'ye girdi Mekke kan dökülmeden fethedildi Hz Peygamber ile birlikte Kâbe'deki bütün putları kırdılar
Mekke'nin fethinden sonra Resulu Ekrem, Hâlid b Velid'i Benu Huzeyme kabilesine gönderdi Bu kabile ya cehaleti, ya da bedevî olmalarından, "müslüman olduk" anlamındaki "eslemna" kelimesi yerine "sabbena" dediği için Hâlid b Velid hiddetlendi ve onlarla harp etti Hz Peygamber olayı duyunca çok üzüldü Hz Ali'yi bu hatayı telâfi ile görevlendirdi Hz Ali Benu Huzeyme'ye giderek öldürülenlerin diyetini ödeyip mağdur olanların zararlarını telâfi etmişti
Huneyn gazasında müslümanlar bir ara bozulup dağıldılar Sayıları binleri bulduğu halde içlerinden ancak birkaç kişi sabredip dayanabildi Hz Ali bu savaşta yalnız sabırla tahammül etmekle kalmayarak gösterdiği yiğitlik ve kumandanlıkla İslâm ordusunun kendi safında toparlanmasını sağladı
Resulu Ekrem hicretin 9 yılında Tebük seferine çıkarken Hz Ali'yi ehl-i beytin muhafazası için Medine'de bıraktı, ancak bu sefere katılamadığı için müteessir oldu Bunun üzerine Resulullah: "Musa'ya göre Harun ne ise, sen bana karşı o olmak istemez misin?" dedi Ali, bu iltifattan çok memnun oldu
Berae suresinin ayetleri nazil olunca, Resulullah Hz Ali'yi Mekke'ye gönderdi Bu suretle hiçbir müşrikin artık Kâbe-i Şerîfi bundan sonra haccedemeyeceğini bildirdi
Yemen bölgesinin İslâm'a girmesi zordu Görev yine Ali b Ebi Talib'e verildi Hz Ali "Bu çok güç bir iş" dedi Resulullah da "Ya Rabb, Ali'nin dili tercümanı, kalbi hidayet nurunun memba olsun" diye dua edince, Ali, siyah bir bayrak alarak Yemen'e gitti, kısa süren irşadları sayesinde Yemen'in bütün Hemedan kabilesi müslüman oldu
Hz Peygamber'in vefatı sırasında, hücresinde bulunanların başında geliyordu Hz Ebu Bekir halife seçildiği sırada Hz Ali Resulullah'ın hücresinde tekfin ile meşgul idi
Hz Ömer devrinde devletin bütün hukuk işleriyle ilgilenip adeta İslâm devletinin baş kadısı olarak görev yaptı Hz Ömer'in şehâdeti üzerine yine devlet başkanını seçmekle görevlendirilen altı kişilik şûra heyetinde yer alıp, bu altı kişiden en sona kalan iki adaydan biri oldu
Hz Osman'ın hilâfeti döneminde idarî tutumdan pek memnun olmamakla birlikte İslâm devletinin muhtelif vilâyetlerinden gelen şikayetleri hep Hz Osman'a bildirmiş ve ona hâl çareleri teklif etmişti Hz Osman'ı muhasara edenleri uzlaştırmak için elinden gelen gayreti sarfetti
Hz Osman'ın şehâdetinden sonra İslâm'ın ileri gelen şahsiyetleri ona bey'at ettiler Ancak onun bu dönemi Allah'ın bir takdiri olarak son derece karışık bir dönem oldu Hilâfete geçtiğinde hâlledilmesi gereken bir çok problemle karşı karşıya kaldı Bu karışıklıklar Cemel ve Sıffın gibi iç çatışmaları doğurdu İslâm devleti bünyesindeki bu ihtilâfları giderme konusunda büyük fedakârlık ve gayretler gösterdi
Nihayet, Kûfe'de 40/661 yılında bir Hârici olan Abdurrahman b Mülcem tarafından sabah namazına giderken yaralandı Bu yaranın etkisiyle şehid oldu
Hz Ali devamlı olarak Hz Peygamber (sas)'in yanında bulunduğu için Tefsir, Hadîs ve Fıkıhta sahabenin ileri gelenlerindendir Hatta Resulullah'ın tabiri ile "ilim beldesinin kapısı" olarak ümmetin en bilgini idi Hz Peygamber yolunda insanları hakka iletmek için büyük gayretler sarfetmiş ve hilâfet dönemi iç karışıklıklarla dolu olmasına rağmen İslâm'ın öğretilmesi ve öğrenilmesi hususunda büyük katkıları olmuştu
Medine'de duruma hakim olup yönetimi tam olarak eline aldıktan sonra öğretim için merkezde bir okul kurdu Arapça gramerin öğretilmesini Ebu Esved ed-Düeli'ye, Kur'an okutma ve öğretme işini Abdurrahman esSülemi'ye, Tabiî ilimler konusunda öğretmenlik görevini Kümeyl b Ziyâd'a verdi Arap edebiyatı konusunda çalışma yapmak üzere de Ubade b esSamit, ve Ömer b Seleme'yi görevlendirdi Devlet yönetimi ve hizmetlerini; maliye, ordu, teşrî ve kaza gibi bölümlere ayırarak yürütüyordu Malî işleri, dağıtma ve toplama diye iki kısma ayırmazdı
Ümmetin malını ümmete dağıtırken de son derece titiz davranırdı Kendisine bir pay ayırma noktasında gayet dikkatli olup, kimsenin hakkına tecavüz etmemekte de büyük bir örnek idi Kendisini Kûfe'de görenler, kışın soğuğunda ince bir elbisenin altında tir tir titreyerek camiye gittiğini aktarırlar Devlet yönetici ve memurlarının nasıl davranmaları gerektiği konusunda şu yönetmeliği hazırlamıştı
1 Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın
2 Müslüman olsun olmasın herkese aynı davranın Müslümanlar kardeşleriniz, müslüman olmayanlar ise sizin gibi bir insandır
3 Affetmekten utanmayın Cezalandırmada acele etmeyin Emriniz altında bulunanların hataları karşısında hemen öfkelenip kendinizi kaybetmeyin
4 Taraf tutmayın, bazı insanları kayırmayın Bu tür davranışlar sizi zulme ve despotluğa çeker
5 Memurlarınızı seçerken zalim yöneticilere hizmet etmemiş ve devletin suçlarından ve zulümlerinden sorumlu olmamış bulunmalarına dikkat edin
6 Doğru, dürüst ve nazik kişileri seçin ve çıkar ummadan ve korkmadan acı gerçekleri söyleyebilenleri tercih edin
7 Atamalarda araştırma yapmayı ihmal etmeyin
8 Haksız kazanç ve ahlâksızlıklara düşmemeleri için memurlarınıza yeterince maaş ödeyin
9 Memurlarınızın hareketlerini kontrol edin ve bunun için güvendiğiniz samimi kişileri kullanın
10 Mektuplar ve müracaatlara bizzat kendiniz cevap verin
11 Halkın güvenini kazanın ve onların iyiliğini istediğinize kendilerini inandırın
12 Hiç bir zaman vaadinizden ve sözünüzden dönmeyin
13 Esnaf ve tüccara dikkat edin; onlara gereken önemi gösterin, fakat ihtikâr, karaborsa ve mal yığmalarına izin vermeyin
14 El işlerine yardım edin; çünkü bu yoksulluğu azaltır, hayat standardını artırır
15 Tarımla uğraşanlar devletin servet kaynağıdır ve bir servet gibi korunmalıdır
16 Kutsal görevinizin yoksul, sakat ve yetimlere bakmak olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayın Memurlarınız onları incitmesin, onlara kötü davranmasın Onlara yardım edin, koruyun ve yardımınıza ihtiyaç duydukları her zaman huzurunuza çıkmalarına engel olmayın
17 Kan dökmekten kaçının, İslâm'ın hükümlerine göre öldürülmesi gerekmeyen kimseleri öldürmeyin
Hz Ali bütün bu emirleri kendi nefsinde eksiksiz uygulayan bir halifeydi Beş yıllık halifeliği çok önemli olaylarla, savaş ve sıkıntılarla geçmişti Fitnelere karşı sonuna kadar doğru yoldan sabırla mücadele etmek istedi sonunda şehid oldu

Allah rahmet etsin
alıntıdır

 

alicanavar is offline  
Saat 09:05.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545