FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Sahabeler ve Alimler
Hoca Ahmet Yesevi
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Hoca Ahmet Yesevi ile ilgili Benzer Konular
487 Kez Görüntülendi
Hoca Efendi vaazı bırakıyor.Cemaat Hoca Efendiyi bırakmıyor.
Dini Videolar
Ahmet Yesevi
Yazarlar ve Şairler
Kıymayın Hoca’ya-Ahmet Hakan
Köşe Yazıları
Ahmed YesevÎ
Sahabeler ve Alimler
Hz. Ali'den Sözler
|
Sahabelerin Nasihatları
Konu Araçları
09-02-2008
#
1
Profil Bilgileri
alicanavar
Hoca Ahmet Yesevi
Hoca Ahmet Yesevi başlıklı yazı Mumsema Hoca Ahmet Yesevi Forum Alev
Babası Hace İbrahim’dir, annesi Aişe Hatundur
Yesi’de doğdu
Küçük yaşta annesini, yedi yaşında iken babasını kaybetti ve ablası Gevher Şehnaz’ın yanında yetim olarak büyüdü
Ta, çocukluk çağında ileride büyük bir zat olacak davranışlarıyla dikkat çekti
Türkistan Hükümdarlarından Yesevi , ülkesindeki kuraklığın sona ermesi için bütün alimleri toplayıp dua da bulunmalarını ister ama netice vermez
Araştırır, acaba aramıza katılmayan mı oldu? Sonunda çocuk yaşta Ahmed’in çağrılmadığı anlaşılınca haber salınır gelsin diye
Küçük Ahmed bu durumu ablasına danışınca, ablası: ‘’ babamızın vasiyeti gereği senin tanınma zamanının gelip gelmediğini, babamızın merkadı içinde bulunan ekmek sofrası tayin edecek
Eğer sen o sofrayı açabilirsen tanıma zamanın gelmiştir, var git ‘’ der
Hace Ahmed denileni yapar sofrayı bulup açar ve bir miktarda sofrada bulunan ekmek parçasını alarak Hükümdarın huzurunda bulunan alimlere fatiha okutarak herkese ikram eder
Sonra babasından kalma hırkaya bürünerek dua da bulunur
Birazdan gökyüzünde başlayan sağanak yağmur bardaktan boşalırcasına boşalınca Hace ahmed hırkasından başını çıkarınca yağmur dinmeye başlar
Hükümdar bu seferde Hace Ahmed’den kendi isminin kıyamete kadar baki kalması için dua ister
Hace Ahmed bunun üzerine şöyle dua eder: ‘’ Alemde her kim bizi severse, senin adınla bizi yad eylesin’’ dedi
İşte o gün bugün Hace Ahmed, Hükümdarın ismiyle birlikte anılır
O artık Pir_i Türkistan Ahmet Yesevi’dir
Ahmet Yesevi aynı zamanda Baba Arslan’ın talebesi idi
Baba Arslan’ın vefatıyla O’nun işaret ettiği yer olan Buhara’ya gitti
Buhara’da Yusuf Hamedani’den manevi ilimleri tahsil ederek Halifelik alır
Yusuf Hameda’nın vefatıyla orda bir süre talebe yetiştirdikten sonra talebelerini Abdül Halık_ıl Gücdüvani’ye teslim ederek Yesi’ye döner
Dönüş O’nun için bir tür açılış oldu
Kısa zamanda Türkistan, Maveraünnehir, Horasan ve Harezm’ e ışığı yayıldı ve irşadı büyüdü
Kısa zama ayırdığı vakitlerde ihtiyacını karşılamak için kendi eliyle yapmış olduğu kaşık ve kepçeleri heybeye koyar satması için öküzü uğurlardı
Öküz sattığı kaşık ve kepçeleri ücretini heybeye koymadıkça o kimsenin yanından ayrılmazdı ya da peşini bırakmazdı
Pir-i Türkistan Ahmed Yesevi’nin sofilerinin sayısı yüzbine yaklaşınca çekemeyenler meclisine örtüsüz kadınların geldiğinin yaygarısını yaydılar
Bunu duyan makam sahipleri araştırır v e yalan olduğu anlaşılır
Hace Ahmed Yesevi iftira edenlerin meclisine gelir, elinde ağzı mühürlü bir kutuyu kim almak ister, ona teslim edeceğim der
Hiç kimse çıkmadı , o sırada talebesi Hakim Ata ileri çıkınca kutuyu ona teslim ederek Horasan ve Maveraünnehir’ e götürmesini emretti
Denilen yere kutu geldiğinde herkes kutunun içinde ne olduğunu merak etti
Alimler ve iftira edenler geldi, kutu açılınca gözlerine inanamadılar, dona kaldılar
Kutunu içerisinde bir miktar ateş ve bir miktarda pamuk vardı, ateş kıpkırmızı duruyor fakat pamuk yanmıyordu
Burada verilen mesaj; pamuk beyaz leke kabul etmez, ateş ise iftira edenleri temsil eder, ateş saf olanı nasıl yaksin ki
Tevbe edenler oldu, özür dilediler ve bir çoğuda sofi oldu
Merv şehrinde Mervezi namında bir alim vardı
Güya Hace Ahmed Yesevi’ yi imtihan etmek için zihninde belirlediği üçbin meseleyi sorarak köşeye sıkıştırmak amacıyla maiyetiyle birlikte yola çıkar
Ahmed Yesevi Allah’ın izniyle geliş gayesini anlayınca halifelerinden Muhammed Danışmend’e Merveze’nin hafızasında ki üçbin meseleden bin meseleyi silmesini söyledi ve silindi
Sonra dönüp diğer talebisi olan Hakim Ata’ya aynısını söyledi, O’da bin meseleyi hafızasında silnce geriye bin mesele kalmış oldu
Derken Mervezi Yesi’ye vardı, huzura alındı
Mervezi Hace Ahmed Yesevi’ye; Allah-ü Teala’nın kullarını doğru yoldan ayıran senmisin’’ dedi
Pir-i Türkistan soğukkanlı birşekilde; Hele bir sakin ol, üçgün misafirimiz ol, sonra görüşürüz dedi
Üçgün sonra kürsi kuruldu, Mervezi Kürsüye çıktı
Hakim Ata Şeyhinin emriyle geriye kalan bin meseleyi de hafızasından sildi, bir şeyler konuşmak istedi birtürlü söze başlayamadı
Evraklarını yokladı,okumak istedi fakat yazılarının silindiğini gördü,sahifeler bembeyaz idi
Bu durum üzere teslim olmak zorurda kalıp tevbe eyledi, Yeside manevi eğitimden geçerek zaman içerisinde irşad için Pir-i Türkistan O’nu Horasan’a gönderdi
Pir-i Türkistan’ ın varlığından rahatsız olan Yesi Şehrine yakın ahalisinin çoğu Hiristiyan olan Sabran (Savran, Suri) adlı bir kasaba vardı
Pusu kurdular iftira etmek için
Bir gün bir sığırı parçalayıp gece gizlice Pir- i Türkistan’ın Hanekahına (Tekke) bıraktılar
Sabah olduğun da dergah önünde biriktiler ve sığırı aramak bahanesiyle içeri girmek istediler
Pir-i Türkistan da girin dedi ama çok üzülmüş olsa gerek ki ; ‘’ Girin köpekler, girin itler’’ demek zorunda kaldı
Bu sözü üzerine Allah’ın dostunun incinmesinin dünyadaki en ufak diyebileceğimiz cezası olsa gerek adamlar köpek şekline girip etlere hücum edip hepsini yiyerek bitirdiler
Yine de Pir-i Türkistan merhamet edince eski hallerine kavuştular
Fakat hainliklerine alamet olarak vücutlarında bir belirti kaldı
Bu izler çocuklarınada geçti
Pir_i Türkistan hayatını sünneti seniyye üzerine tanzim etmişti
Öyle ki 63 yaşına geldiğinde Peygamberimizin vefatı aklına geldi ve bu yaştan sonra yeryüzünde bulunmayı kendine münasip görmeyip yer altına merdivenle inen bir mezara benzeyen bir hücrede vefatına kadar ilim öğreterek , ibadet ve teatta bulunarak geçirdi
Adeta ölmeden önce ölünüz düsturunu icra ederek yaşadı
Halifelerinden Seyyid Mensur Ata yer altındaki çilehaneyi görünce çok üzüldü
Bu düşüncelerle daracık zannettiği yerin bir ucunun doğu, diğer ucunun da batı olduğunu görünce kaygılarının yersiz olduğunun farkına vardı
Hace ahmed Yesevi 1193 ( H
590) yılında vefat etti
Emir Timur Han Buhara’ya gitmek üzere yola çıktığında Türkistan’ a uğradı
Rüyasında Ahmed Yesevi; ’’ Ey Yiğit Buhara’ya çabukgit, orada inşallah Fetih sana nasip olur
Senin başından çok hadiseler geçse gerek
Zaten orada ki insanlar senin gelmeni istiyor’’ buyurunca uykudan uyanır uyanmaz bu müjde karşısındaTürkistan Hakimine çok para vererek Ahmed Yesevi’nin kabri üzerine muazzam bir merkad (türbe) yaptırmasını emreder
Şimdi hale bütün görkemiyle ayakta duran Türbe Hicazdan sonra en çok ziyaret edilen makam olma özelliğini devam ettiriyor
Pir-i Türkistan’ın yaşadığı zamanda Karahanlılar hakimdi, bu dönemde yetişen Türk’ün alpi dergahında erenlik kimliği de kazanarak, Anadolu’ya kadar uzanan ve ileride Osmanlı’nın manevi hamurunu oluşturacak atılım gerçekleştirdiler
Bu gazi - dervişler arasında Mevlana Yunus ve Hacı Bektaşi Veliler gibi maneviyat büyüklerinin de doğmasına vesile olan Pir_i Türkistan’dır
Onun için Halvetiye, Bektaşilik ,Mevlevilik gibi yolların bir nisbeti Hace Ahmed Yesevi’ye dayanır
Hemen hepsi bu pınardan beslenerek dalbudak saldılar ve Horasan Erenleri dediğimiz güzide topluluğu oluşturdular
Horasan Erenleri sayesinde Anadolu Moğol kasırgasına rağmen İslamlaştı ve ordanda balkanlara kadar uzanan aydınlatmaya dönüştü
Hace Ahmed Yesevi’nin yaktığı ışık hala aydınlatmaya devam ediyor, yetmiş beş yıl Kominizm esaretinde dinleri ve dilleri unutturulmaya çalışılan Türkler’in gönlünde silinemediğini özgürlüklerine kavuşup her biri Türk_i Cumhuriyete dönüştüklerinde bile hala taptaze diri birşekilde hayatlarında yaşıyorlar ve merkadına gelip ruhuna fatiha okuyarak yad etmelerinden anlıyoruz
Şimdi o sadece Türk_ i Cumhuriyetlerin Piri değil bütün Türklerin Reisi olduğunu söyleyebiliriz
Kıyamete kadarda manevi önderimizdir
Allah ruhunu şad eylesin
ALPEREN GÜRBÜZER
Dantel
Mumsema
Frmacil
29-03-2008
#
2
Profil Bilgileri
b1t_trojan
--->: Hoca Ahmet Yesevi
Allah [c
c] razı olsun kardeşim çok güzel bir konuyu bizlerle paylaşmışsın
05-05-2008
#
3
Profil Bilgileri
alicanavar
--->: Hoca Ahmet Yesevi
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
sitesinden
alıntıdır
HİKMET-1
Bismillah deyip beyan ederek hikmet söyleyip
Taleb edenlere inci, cevher saçtım ben işte
Riyazeti sıkı çekip, kanlar yutup
"İkinci defter" sözlerini açtım ben işte
Sözü söyledim, her kim olsa cemale talip
Canı cana bağlayıp, damarı ekleyip,
Garip, yetim, fakirlerin gönlünû okşayıp
Gönlü kırık olmayan kişilerden kaçtım ben işte
Nerde görsen gönlü kırık, merhem ol
Öyle mazlum yolda kalsa, yoldaşı ol
Mahşer günü dergahına yakın ol
Ben-benlik güden kişilerden kaçtım ben işte
Garip, fakir, yetimleri Rasul sordu
O gece Mirac'a çıkıp Hakk cemalini gördü
Geri gelip indiğinde fakirlerin halini sordu
Gariplerin izini arayıp indim ben işte
Ümmet olsan, gariplere uyar ol
Ayet ve hadisi her kim dese, duyar ol
Rızk, nasip her ne verse, tok gözlü ol
Tok gözlü olup şevk şarabını içtim ben işte
Medine’ye Rasul varı
p oldu garip
Gariplikte sıkıntı çekip oldu sevgili
Cefa çekip Yarada
n'a oldu yakın
Garip olup menzillerden geçtim ben işte
Akıllı isen, gariplerin gönlünü avla
Mustafa gibi ili gezip yetim ara
Dünyaya tapan soysuzlardan yüzünü çevir
Yüz çevirerek derya olup taştım ben işte
Aşk kapısını Mevlâm açınca bana değdi
Toprak eyleyip "Hazır ol!" deyip boynumu eğdi
Yağmur gibi melâmetin oku değdi
Ok saplanıp yürek, bağrımı deştim ben işte
Gönlûm katı, dilim acı, özüm zalim
Kur'an okuyup amel kılmıyor sahte alim
Garip canımı harcayayım, yoktur malım;
Haktan korkup ateşe düşmeden piştim ben işte
Altmış üçe yaşım ulaştı, geçtim gafil;
Hakk emrini sıkı tutmadım, kendim cahil;
Oruç, namaz kazaya bırakıp oldum ergin;
Kötüyû izleyip iyilerden geçtim ben işte
Vah ne yazık,
sevgi kadehini içmeden,
Çoluk-çocuk, ev-barktan tam geçmeden
Suç ve
isyan dûğümünü burada çözmeden
Şeytan galip, can verirkende şaştım ben işte
İmanıma çengel vurup kıldı gamlı,
Mürşid-i kamil Hazır ol!" deyip saçtı koku
Lânetli şeytan benden kaçıp korkusuz gitti kirli
Allah'a hamd olsun, iman nuru açtım ben işte
Mürşid-i kamil hizmetinde gidip yürüdüm;
Hizmet kılıp göz yummadan hazır durdum;
Yardım etti, Şeytanı kovalayıp sûrdüm;
Ondan sonra kanat çırpıp uçtum ben işte
Garip, fakir, yetimleri sevindiresin;
Parçalayıp aziz canını eyle kurban;
Yiyecek bulsan, canın ile misafir
Hak'tan işitip bu sözleri dedim ben işte
Garip, fakir, yetimleri her kim sorar,
Râzı olur o kulundan Allah
Ey habersiz, sen bir sebep, kendisi saklar;
Hak Mustafa öğüdünü işitip dedim ben işte
Yedi yaşta Arslan Baba ya verdim selâm;
"Hak Mustafa emanetini eyleyin armağan"
İşte o zamanda binbir zikrini eyledim tamam
Nefsim ölüp lâ-mekâna yükseldim ben işte
Hur
ma verip, başımı okşayıp nazar eyledi
Bir fırsatta âhirete doğru sefer eyledi
"Elveda" deyip bu âlemden göç eyledi
Medreseye varıp, kaynayıp coşup taştım ben işte
Sünnet imiş, kâfir de olsa, verme zarar
Gönlü katı, gönül inciticiden Allah şikayetçi ;
Allah şahid, öyle kula "Siccin" hazır
Bilgelerden işitip bu sözü söyledim ben işte
Sünnetlerini sıkı tutup ümmet oldum:
Yer altına yalnız girip nura doldum;
Hakk'a tapanlar makamına mahrem oldum,
Bâtın mızrağı ile nefsi deştim ben işte
Nefsim b
eni yoldan çıkarıp hakir eyledi
Çırpındırıp halka ağlamaklı eyledi
Zikr söyletmeyip şeytan ile dost eyledi;
Hazırsın deyip nefs başını deldim ben işte
Kul Hoca Ahmed, gaflet ile ömrün geçti;
Vah ne hasret, gözden, dizden kuvvet gitti;
Vah ne yazık, pişmanlığın vakti yetişti;
Amel kılmadan kervan olup göçtüm ben işte
-------------------------------------------------------------
Hoca Ahmet yesevinin "Divanı Hikmet eserini okumak isteyenler yukardaki siteden okuyabilirler
Tags
:
ahmet
,
hoca
,
yesevi
Hoca Ahmet Yesevi ile ilgili Benzer Konular
487 Kez Görüntülendi
Hoca Efendi vaazı bırakıyor.Cemaat Hoca Efendiyi bırakmıyor.
Dini Videolar
Ahmet Yesevi
Yazarlar ve Şairler
Kıymayın Hoca’ya-Ahmet Hakan
Köşe Yazıları
Ahmed YesevÎ
Sahabeler ve Alimler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
00:26
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545