Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Sahabeler ve Alimler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Abdullah Bİn AbdÜlazÎz (osman) El-yuneynÎ ile ilgili Benzer Konular
180 Kez Görüntülendi

Abdullah-ı Ensari (Abdullah-ı Ensari Kimdir? - Abdullah-ı Ensari Hakkında) Yazarlar ve Şairler
Prof. Dr. Abdülaziz Rantisi (Abdülaziz Rantisi Kimdir? - Abdülaziz Rantisi Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Abdullah Bin Hüseyin (Abdullah Bin Hüseyin Kimdir? - Abdullah Bin Hüseyin Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Abdullah Bİn AbdÜlazÎz Sahabeler ve Alimler
Sultan II. Osman (Genç Osman) Osmanlı Devleti

Abdullah Bİn AbdÜlazÎz | Abdullah Bİn AbdÜlganÎ El-makdİsÎ
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 30-06-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart Abdullah Bİn AbdÜlazÎz (osman) El-yuneynÎ



Abdullah Bİn AbdÜlazÎz (osman) El-yuneynÎ başlıklı yazı Mumsema Abdullah Bİn AbdÜlazÎz (osman) El-yuneynÎ Forum Alev


ABDULLAH BİN ABDÜLAZÎZ (OSMAN) EL-YUNEYNÎ


Evliyânın büyüklerinden İsmi Abdullah bin Abdülazîz bin Ca'fer el-Yuneynî'dir Künyesi Ebû Osman'dır Doğum târihi bilinmemekle berâber 1136 (H530) senesinden sonra Sûriye'de Ba'lbek beldesine bağlı Yuneyn köyünde doğduğu kaydedilmiştir 1220 (H617) senesinde vefât etti Ömrü seksen sene civârında idi Defnedildiği yere türbe yapıldı Türbesi Ba'lbek'de olup, istifâde edilen bir ziyâretgâhtır Şam'da zamânının âlim ve velîlerinden ilim ve feyz alarak yetişti Zühd sâhibi, dünyâya düşkün olmayan, heybetli, uzun boylu, cesur, iyiliği emreden, kötülükten sakındıran, gece-gündüz dîn-i İslâmı yaymak için uğraşan, Allahü teâlâyı bir an unutmayan, şânı yüksek, kerâmet sâhibi bir zât idi Ba'lbek vâlisi kendisini ziyâret ettiğinde, ona adâletle davranmasını tenbîh eder ve nasîhatta bulunurdu

Es-Sehâvî şöyle anlatır:
"Ebû Osman el-Yuneynî, senede üç dirhem ile geçinirdi Bir dirhemiyle un alır, bir dirhemiyle yağ, bir dirhemiyle de bal alırdı Bunları karıştırıp, yuvarlak yuvarlak üç yüz altmış tâne köfte gibi parçalar yapardı Bayram günleri hariç devamlı oruçlu olduğundan her akşam biri ile iftâr ederdi"


İbn-i Şühbe Târih-i İslâm adlı eserinde onun için;
"Ebû Osman, aslen Ba'lbek köylerinden olan Yuneyn köyündendir Kerâmet sâhibi bir zât olup, nefsiyle çok mücâdele ederdi Kimseden bir şey almazdı Aza kanâat eden iffet sâhibi bir zât idi" demiştir


Şeyh Muhammed bin Ebi'l-Fadl şöyle anlatmıştır:
"Zamânın sultânı Sultan Îsâ, bir gün Abdullah bin Abdülazîz hazretlerinin huzûruna gelip;
"Efendim! Bize duâ ve nasîhat ediniz" deyince;
"Ey Sultan! Zulümden, kötülüklerden, şakî olmaktan sakın Babanda bu haller görülmüştü Sen öyle olma!" dedi"


Bu sultan da, tebeasına âdil davranmıyordu Bu bakımdan, söylenilen sözlere kulak asmadan kalkıp gittiği gibi Abdullah bin Abdülazîz hazretlerine de bir hîle yapmayı düşündü Üç bin altın götürüp, hediyemizdir, ihtiyaçlarınıza harcayınız diye vererek deneyecek, kabul ederse hemen geri alacaktı Ertesi gün hilesini yapmak üzere huzuruna tekrar gitti Yanında götürdüğü üç bin dirhemi önüne bırakıp;
"Efendim, bunlar size hediyemizdir Buyurun, dergâhınızın ihtiyaçlarına harcarsınız!" dedi
Abdullah bin Abdülazîz hazretleri sultana vakar ve heybetle bakıp;
"Ey câhil! Kalk hemen buradan git! Bizi denemeye kalkışıyorsun! Biz Allahü teâlâya duâ edersek yer yarılır seni yutar Bizi parayla ölçmek istiyorsun Biz isteyince Allahü teâlânın izniyle şu oturduğumuz seccâdenin altından, birinden gümüş diğerinden altın akan iki çeşme ortaya çıkar! Su gibi altın ve gümüş akar" dedi


Bu sözleri söyledikten sonra seccâdenin kenarını kaldırdı Huzûrunda bulunanlar iki çeşme gördüler, birincisinden altın diğerinden de gümüş su gibi akıyordu

Abdullah bin Abdülazîz hazretlerinin zamânında Melîk Emced bir imârethâne yaptırıyordu Binânın inşâsında büyük taşlar kullanmak istedi Beldesinde bulunan büyük taşların kırılıp yontulmasını emretti Ancak bu işle uğraşanlar taşları parçalamaya güç yetiremediler Ne kadar uğraştılarsa da âletleri bu iş için kâfi gelmedi ve çaresiz kaldılar Abdullah bin Abdülazîz hazretlerine gidip durumu anlattılar ve yardım istediler O da yardım etmeyi kabûl edip taşların bulunduğu yere geleceğini söyledi Beklemeye başladılar Baktılar ki havada yürüyerek geliyor Sonra, gelip havada tam taşların üstünde durdu Taşlar onun himmetiyle ve Allahü teâlânın izniyle gözleri önünde istenildiği gibi parça parça ayrıldı Bu hâdiseye çok şaşan işçiler, gidip durumu Melik Emced'e anlattılar Melik buna hem çok hayret etti hem de pek memnun oldu Derhal huzuruna gidip hürmetle elini öperek teşekkür etti

İbn-i Şühbe şöyle anlatmıştır:

Hanımımın bir örtüye ihtiyâcı vardı Satın almamı istedi Borcum olduğunu, bu sebeple alamayacağımı söyledim O gece uyudum Rüyâda bana; "İbrâhim Halîlullah'ı görmek istersen, Abdullah bin Abdülazîz el-Yuneynî'ye bak!" dendi

Sabahleyin, Abdullah el-Yuneynî'nin bulunduğu yere gittim Beni görünce, beklememi istediler ve evlerine gidip geldiler Berâberlerinde, bir örtü ve borcum kadar para vardı Onları bana verdi Alıp evime döndüm

Abdullah bin Abdülazîz hazretlerinin vefâtı şöyle anlatılır:

Bir cumâ günü yıkanmak üzere hamama gitti Cumâ namazı için gusl abdesti aldı Sonra câmiye gelip, cumâ namazını kıldı Sonra Dâvûd ismindeki müezzine;
"Ey Dâvûd! Sen cenâze yıkar mısın? Yarın sabah bak neler olacak!" dedi


Müezzin bir şey anlamayıp;
"Efendim biz sizin emrinizdeyiz" diyebildi


Oradan ayrılıp dergâhına geldi Talebelerini, her zaman altında oturduğu ağacın yanına çağırdı ve;
"Beni, buraya defnedin!" diye vasiyet etti O gece bütün talebeleriyle sohbet etti ve onlara ayrı ayrı duâ etti
Talebelerinden biri;
"Efendim zât-ı âliniz için, tatlı menbâ suyu getirmişler içer misiniz?" diyerek ikrâm etti


Suyu alıp içti Kalanıyla da abdest aldı Sabah namazını cemâatle kıldıktan sonra, her zaman çıktığı minderin üzerine çıkıp, kıbleye doğru bağdaş kurup oturdu Her zaman olduğu gibi tesbihi elinde idi O hâlde hiç kimse ile konuşmadı Herkes onun uyuduğunu zannedip yavaşça oradan ayrıldı

Bir ara hizmetçisi bir şey sormak için yanına girdi Uyuyor zannederek geri çıktı Bir süre sonra; "Hocamız bu kadar geç kalmazdı!" diye düşünerek, tekrar odaya girdi ve;
"Yâ Seyyidî, ey efendim!" diye seslendi Ebû Osman el-Yuneynî hiç ses vermedi Yanına gidip baktığında, vefât ettiğini gördü Hemen Melik Emced'e haber verdiler Derhal dergâha geldi Ebû Osman Abdullah'ın hiç renginin değişmediğini ve bağdaş kurmuş bir hâlde vefât etmiş olduğunu gördü Cenâze işlerine başladıklarında Müezzin Dâvûd gelip, Ebû Osman Abdullah'ı yıkadı O zaman Müezzin Dâvûd'a;
"Yarın sabah bak neler olacak" demesinin, vefâtına işâret olduğunu anladılar Vasiyeti üzere, talebeleriyle altında sohbet ettiği ağacın dibine defnedildi Daha sonra buraya velilerden pek çok kimse defnedildi


Abdullah bin Abdülazîz el-Yuneynîhazretleri bir şiiri devamlı okuyup, ağlardı Bu şiirin mânâsı şöyledir:

"Ey benim şefâatçım! Bütün arzum, özlem ve iştiyâkım sizedir Bütün kerîmler, cömertler kendilerinden şefâat istenilince kâbûl ederler Benim özrüm, sizin arzunuzda esir olmaktır Aşk ateşiyle yanıp esir olan kişilerin boynu bükük olur Benim size olan bu özrümü kâbûl ederseniz ne iyi ve ne güzeldir Eğer kabûl etmezseniz, seven büyük bir yük yüklenmiştir Size karşı benim sabrım vardır Benim için bu sevgiliye kavuşmak, ulaşmak vardır"

BUNLAR ŞARAPTI

Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:

Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım Orada bir köprü vardı Hava çok sıcaktı Abdullah el-Yuneynî, abdest almak için dereye indi O sırada bir nasrânî, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı Çevrede başka kimse yoktu Abdullah el-Yuneynî, yukarı çıkıp bana;
"Yükü yüklemeye yardım et!" dedi


Nasrânîye yardım ettim ve yükü katıra yükledik Nasrânî, oradan uzaklaşıp gitti Kendi kendime; "Bu zât böyle yapmamı niye istedi?" diye düşündüm Sonra nasrânîyi tâkib ettim Nasrânî, katırıyla şarap satan bir dükkânın önüne geldi Katırdaki yükü indirip açtı Hepsi sirke olmuştu
Şarap satıcısı;
"Yazıklar olsun sana! Senden şarap getirmeni istedim Bunlar sirke!" dedi


Nasrânî hayretten dona kalmıştı Şaşkınlığından ağlamağa başladı ve;
"Bunlar şaraptı Fakat neden sirke oldu sebebini anladım!" diyerek hemen katırını bir yere bağladı Doğru Abdullah bin Abdülazîz hazretlerinin dergâhına koştu Huzûruna girer girmez: "Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühü" diyerek müslüman oldu ve artık huzûrundan ayrılmayıp talebeleri arasına girdi


1) Câmiu Kerâmât-il-Evliyâ; c2, s 110
2) Şezerât-üz-Zeheb; c5, s73
3) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c7, s378

 

ZeuS is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 16-09-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Abdullah Bİn AbdÜlazÎz (osman) El-yuneynÎ



Paylaşımınız için Emeginize Sağlık

 

Zilzal is offline  
Saat 05:53.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553