Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Sahabeler ve Alimler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Abdullah Bİn EbÛ Bekr El-ayderÛs ile ilgili Benzer Konular
188 Kez Görüntülendi

Abdullah-ı Ensari (Abdullah-ı Ensari Kimdir? - Abdullah-ı Ensari Hakkında) Yazarlar ve Şairler
Abdullah Bin Hüseyin (Abdullah Bin Hüseyin Kimdir? - Abdullah Bin Hüseyin Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ebu Bekr-i Sıddık Sahabeler ve Alimler
Ahmed Bİn EbÛ Bekr AyderÛsÎ Sahabeler ve Alimler
Ahmed Bİn EbÛ Bekr Sahabeler ve Alimler

Abdullah Bİn Avn | Abdullah Bİn EbÛ Huzeyl El-anezÎ
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 30-06-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart Abdullah Bİn EbÛ Bekr El-ayderÛs



Abdullah Bİn EbÛ Bekr El-ayderÛs başlıklı yazı Mumsema Abdullah Bİn EbÛ Bekr El-ayderÛs Forum Alev


ABDULLAH BİN EBÛ BEKR EL-AYDERÛS

Evliyânın büyüklerinden İsmi, Abdullah bin Ebû Bekr bin Abdürrahmân es-Sekâfî el-Ayderûs, künyesi Ebû Muhammed'dir 1408 (H811) senesinde doğdu

Babası, Abdullah Ayderûs doğmadan önce Allahü teâlâya kendisine sâlih bir evlat vermesi için yalvarırdı Evine sohbet için birçok velî gelirdi Bir defâsında onlardan duâ istedi Onlar duâ edince, o sırada gâibden bir ses duyuldu Bu ses; "Duâ kabûl oldu İsteğiniz olacak" diye yankılanıyordu Doğmadan önce dedesi; "Doğacak bu çocuk büyük bir velî, doğu ve batının kutbu olacak" buyurdu Doğduktan sonra velîlerden olan dedesi ismini ve künyesini koyarak, mânevî himâyesine aldı Küçük yaşta ilim öğrenmeye başlayan Abdullah Ayderûs, dedesinin yanında Kur'ân-ı kerîmi ezberledi 8 yaşında iken dedesi vefât etti Vefât etmeden önce Abdullah'ın şânının yüksek olacağını söyledi Sonra yetişmesini babası üzerine aldı Babası ona çok değer verir ve; "Bu oğlum Abdullah'da Peygamber efendimizin kokularından bir koku duyuyorum" derdi Fakat 10 yaşına basınca babası da vefât etti Bunun üzerine yetiştirilmesini amcası Şeyh Ömer Muhdâr üzerine aldı ve onu kızı ile evlendirdi

Amcası Ömer Muhdâr, aynı zamanda onu tasavvuf yolunda yetiştirdi Amcasından birçok ilim ve ism-i a'zamı öğrendi Ayrıca Sa'd bin Abdullah Ubeyd, Abdullah Bahrâve, İbrâhim bin Muhammed Hürmüz ve Abdullah Guşeyr'den fıkıh öğrendi, Tenbîh, Hulâsa ve Minhâc kitaplarını okudu Ayrıca Muhammed bin Hasan ve amcaları Ahmed, Muhammed ve Hasan'dan tasavvuf ilmini öğrendi Sayılamayacak kadar âlime talebelik etti ve ilim öğrendi

Abdullah Ayderûs hep nefsine karşı çıktı Yedi sene orucunu yedi hurma tanesi ile açtı ve başka bir şey yemedi Çok açlık çekti Annesi yemek yemesini ister, o da muhâlefet edemezdi Fakat nefsi pay çıkardığı için bundan vazgeçti Yirmi sene bir yatakta yatıp uyumadı

Ayderûsî yirmi beş yaşında iken amcasıÖmer Muhdâr vefât etti Bunun üzerine halk, Muhammed bin Hasan'a mürâcaat ederek Ömer Muhdâr'ın vazîfesini yapmasını istediler O da istihâre yaptıktan sonra bu işe Abdullah Ayderûsî'nin daha lâyık olduğunu söyledi Ayderûsî ise bu vazîfeyi, genç olduğunu ve amcalarının bu işe kendisinden daha lâyık olduğunu söyleyerek kabûl etmek istemedi Fakat amcalarının ısrarları üzerine, ders vermeye ve talebe okutmaya başladı Dört bir taraftan gelen talebeler kendisinden fıkıh, tefsîr, hadîs ve tasavvuf yolunu öğrendiler Sohbetlerinde devlet ileri gelenleri bulunurdu İmâm-ı Gazâlî'nin İhyâu Ulûmiddîn kitabını çok okurdu Neredeyse ezberlemiştiBunu talebelerine de tavsiye ederek; "Bizim için kitap ve sünnetin dışında bir yol, bir usûl yoktur Bu yolu da musanniflerin efendisi, müctehidlerin sonuncusu, Hüccet-ül-İslâm İmâm-ı Gazâlî, İhyâu Ulûmiddîn adlı eserinde açıklamşıtır Bu eser, Kitab (Kur'ân-ı kerîm), Sünnet (hadîs-i şerîfler), tarîkat ve hakîkatin açıklamasından ibârettir" buyurdu

Abdullah Ayderûsî cömerd, ikrâm sâhibi idi Bütün malını, mevkıini müslümanlara tahsis ederdi Herkese durumuna göre muâmele eder ve herkesin seviyesine inerdi Konuştuğu kimse onun en çok kendisini sevdiğine inanırdı

Abdullah el-Ayderûs; dünyaya düşkün olmayıp haram ve şüpheli şeylerden çok sakınan bir zât idi Kerâmetleri ve menkıbeleri çoktur

Abdullah el-Ayderûs'un hanımı Âişe binti Ömer Muhdâr çok ağır hasta oldu Akrabâlarından bir hanım onun odasına girdi Âişe hanımın sanki nefes alması durmuştu Kadın iyice anlamak için, Âişe hanımı sağa sola çevirdi Hiç ses alamadı Abdullah el-Ayderûs'a haber verince, hanımının yanına girdi Dedikleri gibi nefes almadan yatıyordu Hanımına duâ edip üç defâ ismi ile seslendi, üçüncü seslenişte, Allahü teâlânın izni ile hanımı cevap verdi ve hastalıktan kurtulmuş olarak kalktı

Allahü teâlâ, daha birçok hastaya, Abdullah el-Ayderûs hazretlerinin duâsı ile şifâ ihsân etmiştir

Şöyle anlatılır:

Ali bin Ömer Meşûs isimli sâlih bir zât vardı Bu zât, bir gün hanımına bedduâ etti Hanımı bir hastalığa yakalanıp bîtâb düştü Bunun üzerine pişman olan ve üzülen o zât, hemen Ebû Muhammed el-Ayderûs'un yanına gidip durumu anlattı Ebû Muhammed el-Ayderûs, o zâtı bir daha bedduâ etmekten men etti ve; "Sen şimdi hanımının yanına git" dedi O zât hanımının yanına gittiğinde, onun, sapasağlam olduğunu gördü; "Sen nasıl oldu da böyle iyileştin?" diye sordu Hanımı; "Sen gittikten bir süre sonra uyumuşum Rüyâmda Şeyh Abdullah yanıma geldi ve benim üzerime Mâşâallah okudu Sonra da bana; "Kalk" dedi Uyanıp kalktım ve Allahü teâlânın izniyle yürüdüm" cevabını verdi

Abdürrahmân Hatîb isimli bir zâtın, sağ elinde bir yara çıktı ve kısa zamanda yayıldı Eli şişti Bu durum karşısında çok korktu ve ne yaptı ise çâre bulamadı Kime gitti ise, yarası daha da azdı Sonunda o zât Ebû Muhammed el-Ayderûs hazretlerinin yanına gelip durumunu arz etti Şeyh Ebû Muhammed, yarasına baktı Sonra eliyle şişkin olan yaranın üzerini meshetti Bâzı ilâçlar sürdü "Şifâ Allahü teâlâdan" buyurdu Orası iyileşti ve yaradan eser kalmadı

Ebû Muhammed el-Ayderûs zamânında, bulunduğu beldenin ileri gelenlerinden bir kişinin, bir kız çocuğu vardı O kişi kız çocuğunu çok severdi Bir gün kızın gözü ağrımaya başladı Sonunda kızın gözü kapandı O zât, kızını alarak, Şeyh Ebû Muhammed'in yanına getirdi Kızının sıhhate kavuşması için duâ istedi Şeyh Ebû Muhammed, şifâsı için Allahü teâlâya duâ etti Sonra eli ile gözün üzerine meshetti Allahü teâlânın izni ile o kızın gözleri iyileşti

Süleymân bin Ahmed-i Bahnâk şöyle anlatır:

Bir zaman küffâr beldesinde idim O sırada çok hastalandım Yanımda Şeyh Abdullah el-Ayderûs'un bir elbisesi vardı Onu giydim ve Abdullah Ayderûs'u vesîle ederek Allahü teâlâdan şifâ dileğinde bulundum Sonra yatıp uyudum Rüyâmda; kendimi katıra binmiş gördüm, peşimde de bir grup çocuk vardı Çocuklar; "Yâ Hannân, yâ Mennân âfi Süleymân (Yâ Hannân, yâ Mennân Süleymân'a şifâ ver)!" diye yalvarıyorlardı Sabah kalktığım zaman, hastalığımdan hiç eser yoktu

Abdullah el-Ayderûs'un zamânındaki sultanın bir kız kardeşi vardı Bu hanımın pekçok mücevheri vardı Bir gün mücevherler çalındı Bu hâle sultan çok kızdı ve; "Mücevherleri kim aldı ise, onu öldüreceğim" dedi Abdullah el-Ayderûs bunu haber alınca, hemen sultanın yanına gitti ve bir süre nasîhat etti:

"Yâ Sultan! Sen hiç bir kimseye zarar verme Mücevherler bulunur" dedi

Bu söz üzerine sultan ferahladı Gece olunca, Abdullah el-Ayderûs yanına bir talebesini alarak, sarayda çalışan bir görevlinin evine gitti ve mücevherlerin hepsini istedi O kişi, Abdullah el-Ayderûs'un heybetinden korkarak mücevherleri verdi Abdullah el-Ayderûs oradan ayrılıp, Şeyh Ömer mescidinin yanına geldi Yanındaki talebesini saraya gönderip, sultanın kız kardeşini çağırttı O gelince, ona mücevherlerinin nasıl olduğunu sordu O da, hepsini bir bir târif etti O kişiden aldığı mücevherler arasında bulunan ve târif edilen vasıflara uyan mücevherleri sultanın kız kardeşine verdi Geri kalan mücevherleri de, sâhibine götürüp teslim etti

Bir gün kadının biri küçük çocuğuyla birlikte bir bahçenin önünden geçiyordu Kadın bahçedeki meyvelerden çalmak istedi ve çocuğu bir kenara bırakıp ağaca çıktı Bir mikdâr meyve topladı Aşağı indiğinde oğlunu hareketsiz bir hâlde buldu Bunun üzerine ağlayıp feryâd etmeye başladı Oradan geçenler bu bahçenin Seyyid Abdullah hazretlerine âid olduğunu söylediler O zaman kadın tövbe etti Topladığı meyveleri geri verdi Çocuğunu alıp giderken çocuğunun tekrar eski hâline geldiğini gördü

Abdullah el-Eyderûs hazretleri bir gün bir yerde uyudu Bu arada namaz vakti girdi Bir zât onu namaz kılması için uyandırdı Namaz vaktinin girdiğini bildirdi Bunun üzerine Abdullah-ı Ayderûsî ona; "Ben namazımı cemâatle kıldım" dedi O zât kendi kendine; "Hâlbuki ben buradan hiç ayrılmadım O ise cemâatle kıldığını söylüyor" diye düşündü Dışarı çıkıp gördüklerine; "Size namazı kim kıldırdı?" diye sorunca onlar da; "Şeyh Abdullah-ı Ayderûsî" cevâbını verdiler O zât bu durumun Abdullah-ı Ayderûsî'nin kerâmeti olduğunu anladı

Duâsı makbuldü Abdullah bin Ali Kesîri, vefât edince, oğulları Muhammed ile Bedr arasında ihtilaf çıktı Bedr, Şuyun denen yeri işgâl etti ve burada yaşayan Ebû Bekr bin Herise isminde velî bir zâtı hapsedip çeşitli eziyet ve işkenceler yaptı Bunun üzerine o zâtın talebeleri Abdullah-ı Ayderûsî'nin huzûruna gelip hocalarına yapılan işkencenin hafifletilmesi ve hapisten kurtulması için duâ etmesini istediler Ona duâ edip, korkmaması için haber gönderdi Ebû Bekr bin Herise bundan sonra yapılan işkencelerden acı duymadı Bir müddet sonra onu hapishâneden çıkardılar

Vefâtı yaklaştığında talebelerine, sevdiklerine tavsiye ve nasîhatta bulundu Oğlu Ebû Bekr'i yerine şeyh tâyin etti Diğer çocuklarına; "Artık bu diyâra dönemeyiz" dedi Hazırlık yaparak yolculuğa çıktı Uğradığı her köyde halka nasîhat etmek için bir müddet kalırdı Şuhr denen şehre vardığında bütün halk onu karşılamak üzere yola çıktı Burada bir ay kadar kaldı Pazartesi ve perşembe günleri vâz ve nasîhatlerde bulunurdu Sonra ayrıldı Yolda rahatsızlandı Yanındakilere, dostlardan, vatandan ayrı kalmak ile ilgili kasîde okumalarını emretti Terim şehrine vardığında 54 yaşında iken 1460 (H865) yılında vefât etti Zembîl kabristanına defnedildi

Abdullah el-Ayderûs'un diğer kerâmetleri, Fethullah el-Kuddûs fî Menâkibi Abdullah el-Ayderûs adlı eserde anlatılmaktadır

Abdullah el-Ayderûs'un yazdığı eserlerden bâzıları şunlardır: 1) El-Kibrît-ül-Ahmer, 2) Şerhü Kasîdet-is-Sa'îd, 3) Menâkıb-i Sa'd bin Ali

YÜZ VERMEDİN!

Fakîh Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim Mescide gittim Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi Bir şey vermedim Oradan ayrılıp başka yere gittim O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi Yine yüz vermedim Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı" dedim Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana alenî görünmem hâsıl oldu Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin Senin yanına bir dilenci geldi Yanında birisi de vardı Senden bir şeyler istediler Onlara bir şey vermedin Sonra kalkıp bir yere gittin Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler Yine yüz vermedin İşte o dilencinin yanındaki ben idim Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim" dedi Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur Fakat o size fazla benzemiyordu" deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin" buyurdu

1) Câmiu Kerâmât-il-Evliyâ; c2, s123
2) Mu'cem-ül-Müellifîn; c6, s38
3) El-Meşre-ur-Revî; c2, s 153

 

ZeuS is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 16-09-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Abdullah Bİn EbÛ Bekr El-ayderÛs



Paylaşımınız için Emeginize Sağlık

 

Zilzal is offline  
Cevapla
Tags: abdullah, bekr, bin, elayders


Abdullah Bİn EbÛ Bekr El-ayderÛs ile ilgili Benzer Konular
188 Kez Görüntülendi

Abdullah-ı Ensari (Abdullah-ı Ensari Kimdir? - Abdullah-ı Ensari Hakkında) Yazarlar ve Şairler
Abdullah Bin Hüseyin (Abdullah Bin Hüseyin Kimdir? - Abdullah Bin Hüseyin Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ebu Bekr-i Sıddık Sahabeler ve Alimler
Ahmed Bİn EbÛ Bekr AyderÛsÎ Sahabeler ve Alimler
Ahmed Bİn EbÛ Bekr Sahabeler ve Alimler


Saat 12:31.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553