Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Sahabeler ve Alimler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
AHMED CÜZEYRÎ (Cezerî) ile ilgili Benzer Konular
225 Kez Görüntülendi

Cezzar Ahmed Paşa ( Cezzar Ahmed Paşa Kimdir? - Cezzar Ahmed Paşa Hakkında ) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Muhtar Paşa (Ahmed Muhtar Paşa Kimdir? - Ahmed Muhtar Paşa Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed-i Dâ'i (Ahmed-i Dâ'i Kimdir? Yazarlar ve Şairler
Şeyh Ahmed Yasin (Şeyh Ahmed Yasin Kimdir? - Şeyh Ahmed Yasin Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri

Ahmed CÂhİdÎ Efendİ | Ahmed Dede
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 04-07-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart AHMED CÜZEYRÎ (Cezerî)



AHMED CÜZEYRÎ (Cezerî) başlıklı yazı Mumsema AHMED CÜZEYRÎ (Cezerî) Forum Alev


AHMED CÜZEYRÎ (Cezerî)


Evliyânın büyüklerinden Doğum ve vefât târihleri kesin olarak bilinmemektedir 1480-1580 seneleri arasında yetmiş beş sene yaşadığı tahmin edilmektedir Daha önce yaşadığı rivâyeti de vardır Kabri, Şırnak'a bağlı Cizre'de Kırmızı Medresededir Lakabı Nişânî'dir

Ahmed Cezerî hazretleri, ilim tahsîline, âlim ve fâzıl bir zât olan babası Muhammed Efendiden ders alarak başladı Arabî ve Fârisîyi mükemmel bir şekilde öğrendi Bundan sonra Diyarbakır, İmâdiye ve Hakkârî'de ilim tahsîl etti Doğu Anadolu'nun pekçok şehir ve kasabalarını gezip gördü Tahsîlini tamamlayarak Diyarbakır'da icâzet (diploma) aldı Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerinden feyz alarak tasavvufta Ahrâriyye yolunda kemâle erdi

Ahmed Cüzeyrî hazretleri ilâhî bir aşk ateşiyle yanmış ve şiirlerinde bunu dile getirmiştir Halk arasında bu hâlinin başlangıcı şöyle anlatılır:

Medresede talebe iken bir cumâ günü hastalanır ve medrese odasında hasta yatar O zaman âdet olduğu üzere medrese talebeleri cumâ günleri tâtil yaparlar ve kır gezintisine çıkarlardı O gün de talebeler kıra çıkarlar O ise yalnız başına odasında uyumaktadır Rüyâsında Peygamber efendimizi ve etrâfında büyük bir kalabalığın toplandığını görür Geriden seyre dalar Peygamber efendimiz ellerindeki kaptan bir bardağa içecek bir şeyi doldurur Hazret-i Ebû Bekr de oradakilere birer birer içirir Sonra da; "Yâ Resûlallah! Ahmed Cüzeyrî'ye sunulmadı" der Bunun üzerine Peygamber efendimiz; "Kapta kalanın tamâmını ona ver" buyurur Verilir o da alıp tamâmını içer Bu rüyâdan uyanınca derin bir aşk ateşiyle yanmaya başlar Bu uğurda çok çileler çeker, yanık ve derin mânâlı şiirler, kasîdeler söyler Halk arasında Şeyh Ahmed Cüzeyrî ve Molla Cüzeyrî ismiyle tanınıp çok sevildi Bilhassa iki bin beytlik çok içli ve yanık bir tarzda yazdığı Dîvân'ı meşhûr oldu

Hakkında pekçok rivâyet ve menkıbe anlatılan Ahmed Cezerî hazretleri zamânında Cizre, Buhtan emirlerinin elinde bulunuyordu Ahmed Cezerî, Mîr Seyfeddîn'in yaptırdığı Seyfiyye Medresesinde; Cizre emîrinin çocuklarına ve akrabâlarına ders verirdi Önce büyüklüğü anlaşılamayan Ahmed Cezerî, tasavvuftaki aşkı yanlış yorumlanıp Diyarbakır'a gönderilerek hapsedildi Yedi sene orada kaldı Hapiste iken Emir İkinci Şeref'e bir mektup yazıp, kamış içine yerleştirdi Ağzını kapattığı bu kamış çubuğunu Dicle Nehrine bıraktı Onun bir kerâmeti olarak kamış, Dicle'nin sularıyla Emirin bahçesine ve eline ulaştı Mektupta yazdığı şiirde suçsuz olduğunu dile getirmişti Bilâhare kıymetli ve velî bir zât olduğu anlaşılıp, tekrar Cizre'ye dâvet edildi Bundan sonra hem halk, hem de emir tarafından çok sevilip, hürmet gördü

Emir İkinci Şeref, Cizre'de bir medrese yaptırdı Medreset-ül-Hamrâ (Kırmızı Medrese) adı verilen bu medresenin masraflarını karşılamak üzere de kendi malından arâzi ve köy vakfetti Yine bahçeleri ve meyvesiyle meşhûr güzel bir mesîre yeri olan Andabor'u ve Sarıtarla denilen Hırbezur köyünü vakfetti Ahmed Cezerî, bu medresenin müderrisleri arasında yer aldı Ömrünü bu medresede ilim öğretmekle geçirdi

Emir İkinci Şeref, Cizre'yi Akkoyunlulardan aldıktan sonra, Şâh İsmâil'in gönderdiği orduya karşı gâlib geldi Üç defâ Şâh İsmâil'in taarruzuna uğradı fakat üçünde de Cizre'yi savunup muzaffer oldu Bu durum üzerine İkinci Şeref, hem halk tarafından, hem de zamanın büyük âlimi ve evliyâsı Ahmed Cezerî tarafından çok sevildi Ahmed Cezerî onun için medhedici bir kasîde yazdı

Ahmed Cezerî hazretleri, Cizre emîri İkinci Şeref'in oğlu Emir İmâdeddîn ile dosttu Birbirlerine karşılıklı şiirler yazıp gönderirlerdi Karşılıklı yazdıkları bu şiirler; "Molla dedi, Emir dedi" mânâsında Guften Molla Guften Emir adlı kitapta toplanmıştır

Emir İmâdeddîn ileAhmed Cezerî arasındaki yakınlık mezarda da devâm etmiş, vefât edince ikisi de, Kırmızı Medresede aynı kubbe altına defnedilmişlerdir

Hiç evlenmemiş olan Ahmed Cezerî'nin diğer bir eseri olan Guften Molla Guften Faka (Molla dedi, Fakîh dedi)'dan ve dîvânından başka kitaplarının da olduğu rivâyet edilmektedir Fâtih Sultan Mehmed Hanın İstanbul'u fethine dâir de; "Ey Şehinşâh-ı muazzam" diye başlayan bir kasîde yazmıştır Bu kasîdesinde şöyle demektedir:

"Ey şehinşah-ı muazzam! Allahü tealâ seni korusun Sûre-i İnnâfetahnâ senin rehberin olsun Şeref Hanın kalesi senin hududunun içinde olsun Güzel talihler ve güzel bahtlar senin olsun Felek senin lehine dönsün Acemin devlet adamları senin hizmetçilerin olsun Bütün devletler senin işâretinle yönetilsin Bütün dünya senin bir kıvılcımınla aydınlansın

Senin hükmün yalnız Tebriz ve Kürdistan'da kalmasın Horasan şahı gibi yüz şah senin hükmün altına girsin Gerçi sen dört iklimde (Söğüt-Bursa-Edirne-İstanbul) saltanat tahtına geldin Yedi iklimin pâdişâhları sana selâma dursunlar Sultanlığın çimeni senin bağın olsun Hakanlığın gülistanı senin gülzârın olsun Senin mükerrem emrine az bir karşı gelenler, değil kılıcın senin küçük bir keskin (hançerin) onun öldürülmesine yetsin Ne kadar devlet reisi varsa hepsi sana tâbi olsunlar Her akıllı olan kimse senin emrine uysun Her kimin kalbinde bir murâdı varsa, senin dergâhına başvursun Kim hatırlı birisine ricâda bulunmak isterse senin hatırına başvursun Her kim ki bu devlete cânı gönülden bağlı olmazsa şekâvet ehlinin misâli senin kahrına uğrasınlar

Ömrün o kadar uzun olsun ki çok sâlik (evliya, rehber) ve mücedditler senin zamânından gelip geçsinler

Her kim ki sana cânı gönülden duâ etmezse, senin kaydınla bağlı olsun ve okunun hedefi olsun

Mollanın kasdı ve duâsı cânu gönülden şudur ki, senin emrin altında ve hizmetkârın olsun"

Kasîdelerinde tasavvufî mevzûlara çok yer vermiş ve bu mevzûları gâyet güzel anlatmıştır Sade dil ile anlatmak istediğini gâyet veciz, kısa cümle ve beytlerle hoş bir tarzda ifâde etmiştir Dîvânda her bölümün beytleri, alfabetik sıraya göre aynı harfle bitmektedir

Ahmed Cezerî bir rubâîsinde şöyle demektedir:

Mumun başı ışık vermez,
Eğer gönülden perhiz tutmazsa,
Aşk kadehinden zevk almaz,
Ruh kendisini kötülüklerden sakınmazsa

Bu şiirinde; mum ve fitil misâli gibi maddî ve mânevî her türlü kötülüklerden sakınmadıkça, insanın saâdete kavuşamayacağını dile getirmektedir

Bir rehbere tâbi olmayanın hâlini şöyle dile getirmiştir:

"Biz sıradan kimse değiliz, zamânın müftülerindeniz Buna rağmen bir mürşid-i kâmilin elimizden tutması lâzım (buna ihtiyacımız var)"

"İki gözü kördür yine de bir rehbere tâbi olmuyor Kör rehbersiz olarak Kâbe'yi her ne kadar tavâf etse de Hacer-ül-esvedi göremez (maksadına kavuşamaz)"

"Câhil kimse her ne kadar iyilere özense bile rehbersiz olduğu için, merkebin gül ile kangal dikenini fark etmediği gibi fark etmez"

"Anka kuşu görülmez ki ona tuzak kuruyorsun Ona kurduğun bütün tuzaklar boşa gidecek Seher vaktinde herkes bir şeyler taleb ederek geldi Bâzıları gül, bâzıları sümbül, bâzıları da zülüfler için gelmiştiler Seher vaktinde elimizi tutup mahbûbun seyrine götürürler Rakip hasetten derhal titredi ve sıtmaya tutuldu Tuzakların arkasındaki keklik, öterek diğer keklikleri tuzağa düşürmek isterken, şahin onu gâfil avladı ve kaptı"

"Üstadımız, rehberimiz bize sabrın meyvesinin tatlı olduğunu haber verdi Biz meyveye kavuşmak için sabrın acılığına, kalbimizdeki dertlere katlandık Mahbûbumuzun vurduğu her neşter ve dikenin herbirini derdimize şifâ olarak kabûl ettik"

"Altın ve gümüş insanların çoğunun kalbini çeker! Bizim kalbimiz ise Allahü teâlânın muhabbetine çekilir Altın, gümüş bizim kalbimize ne yapabilir"

"Dünyânın denî (alçak) dinarına (parasına) kendini ucuza satma! Yûsuf aleyhisselâmı ucuza satanlar zarar ettiler!"

"Eğer mürit (talebe) sabırlı olursa himmetten mahrum kalmaz Zîrâ rehberi onun hallerini bilmekte ve görmektedir"

"Bir eserin meydana gelmesi için onu yapacak birine ihtiyaç vardır Demirci olmazsa körük neye yarar Maksadın hâsıl olması için bir imkanın bulunması lazımdır Herşeyin bir erbabı var Altını ehli çıkarır Eğer kâbiliyet olmazsa üstadın hikmeti ne yapabilir Eğer cevher iyi değilse işleyen ne yapabilir"

Bir menkıbesi şöyledir:

Ahmed Cezerî, Medreset-ül-hamrâ'da (Kırmızı Medrese) kasîdelerini okurken, bir taşa yaslanırdı Yaslandığı taş onun aşk ateşiyle çok ısınırdı Bunun farkına varan bir ihtiyâr nine, hamurunu o taş üzerine koyarak taşın ısısı ile ekmeğini pişirirdi

1) Bütün Yönleriyle Cizre (Abdullah Yaşin, Cizre 1983); s115
2) Ikd-ül-Cevherî (Beyrut, Târihsiz)
3) Divan-ı Cüzeyrî (Berlin-1904)
4) İslâm Târihi Ansiklopedisi; c9, s195

 

ZeuS is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 02:10.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545