Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Sahabeler ve Alimler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Ahmed Bİn EbÜ'l-havÂrÎ ile ilgili Benzer Konular
174 Kez Görüntülendi

Cezzar Ahmed Paşa ( Cezzar Ahmed Paşa Kimdir? - Cezzar Ahmed Paşa Hakkında ) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Muhtar Paşa (Ahmed Muhtar Paşa Kimdir? - Ahmed Muhtar Paşa Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed-i Dâ'i (Ahmed-i Dâ'i Kimdir? Yazarlar ve Şairler
Şeyh Ahmed Yasin (Şeyh Ahmed Yasin Kimdir? - Şeyh Ahmed Yasin Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri

Ahmed Bİn EbÛ Bekr AyderÛsÎ | Ahmed EflÂkÎ
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 04-07-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart Ahmed Bİn EbÜ'l-havÂrÎ



Ahmed Bİn EbÜ'l-havÂrÎ başlıklı yazı Mumsema Ahmed Bİn EbÜ'l-havÂrÎ Forum Alev


AHMED BİN EBÜ'L-HAVÂRÎ

Meşhûr velîlerden İsmi Ahmed bin Ebü'l-Havârî, künyesi Ebü'l-Hasan'dır Aslen Kûfeli olup, 780 (H164)'de doğdu Şam'da yaşadı 844 (H230) senesinde vefât etti Otuz sene ilim tahsili yaptı Ebû Süleymân Dârânî'nin talebesidir Zamânının âlimlerinden Süfyân bin Uyeyne, Mervân bin Muâviye, Fizârî, Saîd bin Yezid, Ebû Abdullah en-Nibâcî, Ebû Bekr bin Ayyaş ve Ahmed bin Âsım Antâkî'nin sohbetlerinde bulundu Her birinden ilim ve edeb öğrendi Ayrıca devrinin meşhûr âlimi ve Hanbelî mezhebinin imâmı Ahmed bin Hanbel ile görüşüp, sohbet etti

Tasavvuf ilminin ve hâllerinin her konusunda kıymetli ve güzel sözler söylemiştir Ayrıca hadîs-i şerîf rivâyet etmiştir Zamânında bir mesele olduğu zaman müşkülleri hallederdi Muhammed bin Ebü'l-Havârî adında bir kardeşi vardı Kardeşi de tasavvufta onunla aynı derecede kıymetli bir zâttı Bütün âilesi verâ ehli ve takvâ sâhibi kimselerdi Ayrıca hanımı Râbiat-üş-Şam adında evliyâ bir kadın olup, ismi ve hâlleri tabakât kitaplarında zikredilmiştir

Zamânının meşhûr velîlerinden Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri onu methetmiş ve hakkında "Ahmed bin Ebü'l-Havârî, Şam şehrinin güzel kokulu bir çiçeğidir" buyurmuştur

Hadîs âlimlerinden Yahyâ bin Maîn, İbn-i Ebû Hâtim ve Zehebî tarafından da methedilip, hadîs ilminde güvenilir bir râvî olduğu bildirilmiştir Rivâyetlerinden kırk kadarı Ebû Nuaym İsfehânî'nin Hilyet-ül-Evliyâ adlı kitabında bildirilmiştir Hadîs âlimlerinden Ebû Dâvûd, İbn-i Mâce, Ebû Zür'a ed-Dımeşkî, Ebû Zür'a er-Râzî kendisinden hadîs-i şerîf rivâyet etmişlerdir

Ahmed bin Ebü'l-Havârî hazretlerinin menkıbelerinden bâzısı şunlardır:

Ebû Süleymân Dârânî hazretlerine talebe olup, sohbetlerinde yetişmek üzere huzuruna gittiğinde hiç bir zaman muhalefet etmeyeceğine söz vermişti Ne söylenirse aynen yerine getirecekti Bu hal üzere sohbetlerine ve derslerine devâm etti Ne emredilirse aynen yerine getiriyordu Bir defâsında dergâhın fırınını yakması emredilmişti Gidip fırını yaktı ve iyice alevlendirdi Sonra hocasının huzuruna gidip:

"Efendim, fırını yaktım, fırın iyice ısındı Ne pişirmemizi emredersiniz" dedi

Hocası Ebû Süleymân Dârânî o sırada huzûrunda bulunan topluluğa ders anlatıyor ve sohbet ediyordu Sohbete iyice dalmışlardı Bu bakımdan onun suâline cevap vermedi Duymadığını zannederek tekrar; "Efendim fırın alevlendi, hazır, ne pişirelim?" dedi

Yine cevap vermeyince tekrar sordu Üç defâ tekrarladıktan sonra hocası, bu hâle üzülüp;

"Git içine gir otur!" dedi Sonra sohbetine devam etti

Tatlı sohbet bir müddet daha devam ettikten sonra Ebû Süleymân Dârânî hazretleri kıymetli talebesi Ahmed bin Ebü'l-Havârî'yi; "Git içine gir otur!" diyerek fırına gönderdiğini hatırladı Hemen onu bulup yanına çağırmalarını söyledi Onu her yerde aradılar ama görünürde yoktu Bulamadıklarını söylediler

Bunun üzerine hocası; "Onun bana sözü var Ne emredersem sözümden çıkmayacaktı Gidin fırının içine bakın!" dedi

Koşup fırına bakınca ateş arasında oturduğunu gördüler Çağırdılar, hiç bir yeri yanmamıştı

Kendisi şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında rüyâmda bir hûrî gördüm Yüzü nûr gibi parlıyordu "Ey hûri ne kadar güzel yüzün var" dedim

"Evet ey Ahmed, senin ağladığın bir gece gözyaşını alıp yüzüme sürdüm de onun için yüzüm böyle pırıl pırıl" diye cevap verdi

Yine kendisi anlatır:

Muhammed bin Semmâk bir gün hastalanmıştı Onun idrâr şişesini alıp hıristiyan doktora götürürken, yolda güzel yüzlü, güzel kokulu ve temiz elbiseli bir kimse ile karşılaştık

"Nereye gidiyorsunuz!" dedi

"İbn-i Semmâk'ın şişesini falan doktora göstermek için götürüyoruz" dedik

Bunun üzerine: "Sübhanallah! Allah dostunun ilâcını Allah'ın düşmanından mı istiyorsunuz? Bu şişeyi yere atınız ve İbn-i Semmâk'a deyiniz ki: Elini ağrıyan yer üzerine koysun ve Bilhakkı enzelnâhü ve bilhakkı nezel desin" dedi ve gözden kayboldu Ne olduğunu anlayamadık Bunun üzerine dönerek İbn-i Semmâk'ın yanına gelerek olanları anlattık Hemen elini ağrıyan yerine koydu ve o zâtın dediğini okudu Ağrıyan yer hemen iyileşti

İbn-i Semmâk; "O zat Hızır aleyhisselâmdı" dedi

Kendisi anlatır:

Bir gün Şam'ın mezarlığına girdim Orada kapısı olmayan bir kubbe vardı Fakat bir açık yerini bularak içine girdim Bir süre sonra bir kadın kapı çalar gibi kubbeye vurdu Ona; "Sen kimsin, böyle kubbeyi çalıyorsun?" deyince, bana; "Senden bir yol öğrenmek istiyorum" dedi Ben de ona; "Kurtuluş yolu; üzerinde cezâlar, azaplar, engeller olan bir yoldur Kurtuluşa ancak iyi muâmele ve dünyâ işlerini bırakıp âhiret işleriyle uğraşmakla ulaşılabilir" dedim Kadın bunu duyunca ağlamaya başladı Bir süre sonra düşüp bayıldı Bu anda oraya gelen kadınlara ona bakmalarını söyledim Baktıklarında kadının öldüğünü anladılar Onlara:

"Bu kadın kimdir?" dediğimde; "Kureyşli bir hanımdır Uzun süreden beri kendini yemek içmekten men etmiştir Bundan dolayı çok hastalandı Ona bir şey söylendiği zaman, beni tabîbimle baş başa bırakın O beni iyi eder, derdi" dediler Ben bunun üzerine; "Hakîkaten tabîbi onu hakîki şifâya kavuşturdu" dedim

Ahmed bin Ebü'l-Havârî buyurdu ki:

"Allahü teâlâyı sevmenin alâmeti, O'na itâatı sevmektir"

"İlim tahsîl etmek, sırf Allahü teâlâya itâatı ve âdâbı öğrenmek içindir"

"Dünyâyı tanıyan ondan soğur, âhireti tanıyan ona ısınır Hak teâlâyı tanıyan O'nun rızâsını tercih eder"

"Çok günah ve dünyâ sevgisiyle hastalanan kalblerinizi, dünyâdan soğuyarak ve günahları terk ederek tedâvî ediniz"

"Sünnet-i seniyyeye uymadan amel edenin ameli bâtıl olur"

"Dünyâya sevgi ve arzuyla bakanın kalbinden, Allahü teâlâ zühd ve yakîn nûrunu söküp atar"

"Hak teâlâ bir insanı, gaflet içinde bulunmak ve taş kalbli olmaktan daha beter bir şeyle imtihân etmemiştir"

"Kalbinde bir katılaşma gördüğünde, sâlihlerle sohbet et, onlarla bulun, yemeği azalt, nefsinin isteklerini yapma ve onu sıkıntılara alıştır"

"Akıllı kişi, Allahü teâlâyı daha çok tanır Daha çok tanıyan hedefine daha çabuk ulaşır"

"Ümit, korkanların azığıdır"

"Ağlamanın en güzeli ve iyisi, İslâma uygun olmayan amellerle geçirilen ömür için kulun ağlamasıdır"

"Allahü teâlâdan korkanların gıdâsı, Allahü teâlâdan ümidini kesmemektir"

"Ağzıma lüzumsuz bir lokma koyduğum zaman, oradan lüzumsuz bir söz çıkar"

"Bir konuda tereddütte kalıp doğrusunu kestiremediğiniz vakit, nefsin arzusuna aykırı olan hangisi ise onu tercih edin Çünkü işin doğrusu, nefsânî arzulara karşı çıkmaktır"

"Kim Allahü teâlânın ibâdeti ile bir saat meşgûl olursa, Allahü teâlâ ona rahmeti ile nazar eder"

"Allahü teâlâyı sevmenin alâmeti zikri (her işte O'nun emrine uymayı) sevmektir"

Şükür edenlerin hâli sorulduğunda; rivâyet ettiği şu hadîs-i şerîfle cevap verdi: "Her hâllerinde Allahü teâlâya şükredenler ilk önce Cennet'e girecek ve en evvel haşr olacak kâfiledirler"

"İlim nasıl öğrenilir?" diyen bir sevenine şu tavsiyede bulundu: "Peygamber efendimiz buyurdular ki: "Her kim bildiği ile amel ederse, Hak teâlâ ona bilmediği ilimleri verir"

DOĞDUĞUMDAN BERİ YOLCUYUM

Ahmed bin Ebü'l-Havârî hazretleri başından geçen ibret verici bir hâdiseyi şöyle nakletmiştir:

Bir gün çöle gitmiştim Araplar develerini koşturuyorlardı Onlar bu işle meşgûl olurken köylü bir Arap köşeye çekilmiş Allahü teâlâyı zikrediyor ve kendi hâlinde oturuyordu Dikkatimi çekti yanına gittim Selâm verdim selâmımı aldı Biraz konuştuktan sonra bana; "Allahü teâlâyı zikretmek en lezzetli şey ve şifâ verici bir iştir Şaşıyorum insanlar nasıl boyun büküp, yalvarmazlar! Halbuki ölüm onların peşinde, onları tâkib ediyor İnsanlar ise tehlike ve musîbetler içinde Buna rağmen boş şeylerle meşguller" dedi

"Allah'ın rahmeti üzerinize olsun insanlar hangi musîbetler ve hangi tehlikeler içinde?" diye sordum:

"Günah musîbeti ve ölüm tehlikesi, ölümden öncesi ve sonrası!" dedi Sonra ağlamaya başladı Ben de onunla birlikte ağladım sonra tekrar:

"Neden yapayalnız duruyorsun?" diye sordum:

"Ben yalnız değilim, Rabbimle berâberim" dedi Fakir ve muhtâç olduğunu zannederek; "Bir şey ister misin?" deyince; "Evet kalbimin derdini tedavî edecek bir tabib isterim" dedi

"Tabîbin kimdir?" "Rabbimdir" "Kalbinin derdi nedir?" "Günahlar" dedi "Peki bunlardan kim kurtuldu?" diye sordum "Allahü teâlânın râzı olduğu kimseler" dedi Tekrar sordum: "Yolculuğun nereye?" "Kabiredir" dedi "Yolcu musun?" "Annemden doğduğumdan beri yolcuyum Âhirete gidiyorum" dedi

Sonra devâm ettim ve; "Azığın nerede?" dedim

"Azığım son derece az" cevâbını verdi

Bu sefer; "Yanında yiyeceğin nedir?" "Sübhânallah, Rabbimin vereceği rızık" dedi"Peki yalnız hâlinle korkmuyor musunuz?" dedim "Nasıl korkarım Sâhibimin, Rabbimin mülkündeyim" "Yol neresidir?" diye sormaya devâm ettim

Ellerini açıp; "Yâ Rabbî! İnsanların çoğu seni unutmuş başka şeylerle meşgul! Sen her işin karşılığını vereceksin Ey gariblerin yardımcısı, âcizlerin sığınağı! Ey azı çoğaltan, sapmışları hidâyete erdiren! Ey kendisine herkesin sığındığı Rabbim! Senin ihsânını ve rızânı isterim Senin rızân olmadan dünyâ ve âhiret güzel olmaz"

Hem böyle duâ ediyor, hem de yürüyordu Ben de onu tâkib ediyordum Bana:

"Allah'ın rahmeti üzerine olsun Senin için benden daha hayırlı olan bir kimseye git! Beni meşgûl etme" dedi Sonra benden uzaklaşıp gitti Arkasından gözden kayboluncaya kadar baktım Sonra ağlayarak geri döndüm

1) Hilyet-ül-Evliyâ; c10, s5-33
2) Nefehât-ül-Üns; s67
3) Sıfât-üs-Safve; c3, s212
4) Şezerât-üz-Zeheb; c2, s11
5) Mi'rât-ül-Cinân; c2, s153
6) Keşf-ül-Mahcûb; s217
7) Tabakât-üs-Sûfiyye; s98
8) Tabakât-ül-Kübrâ; c1, s96
9) Risâle-i Kuşeyrî; s39
10) Tehzîb-üt-Tehzîb; c1, s49
11) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c3, s77
12) Tabakât-ı Hanâbile; c1, s78
13) Şerhü't-Tearrüf; c1, s95

 

ZeuS is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 07:47.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545