FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Sahabeler ve Alimler
Ahmed EflÂkÎ
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Ahmed EflÂkÎ ile ilgili Benzer Konular
307 Kez Görüntülendi
Cezzar Ahmed Paşa ( Cezzar Ahmed Paşa Kimdir? - Cezzar Ahmed Paşa Hakkında )
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Muhtar Paşa (Ahmed Muhtar Paşa Kimdir? - Ahmed Muhtar Paşa Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Paşa (Ahmed Paşa Kimdir?
Yazarlar ve Şairler
Şeyh Ahmed Yasin (Şeyh Ahmed Yasin Kimdir? - Şeyh Ahmed Yasin Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Bİn EbÜ'l-havÂrÎ
|
Ahmed FeyzÎ Efendİ
Konu Araçları
04-07-2007
#
1
Profil Bilgileri
ZeuS
Ahmed EflÂkÎ
Ahmed EflÂkÎ başlıklı yazı Mumsema Ahmed EflÂkÎ Forum Alev
AHMED EFLÂKÎ
On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Anadolu'da yaşamış olan âlim ve velîlerden
İsmi, Şemseddîn Ahmed olup, Ahî Natur'un oğludur
İlm-i nücûm yâni astronomi ve felekiyyât ilminde meşhûr olduğu için Eflâkî, hocası Ârif Çelebi'ye nisbetle de Ârifî nisbeleriyle tanınmıştır
Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir
1360 (H
761) senesinde Konya'da vefât etti
Kabri Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin türbesi civârındadır
Doğum yeri ve yılı kesin bilinmemekle berâber on üçüncü yüzyılın sonlarında ve Türkistan taraflarında doğduğu tahmin edilen Ahmed Eflâkî gençliğinde memleketinde iyi bir tahsil gördü
İlim öğrenmek için birçok seyahatler yaptı
Zamânının önemli ilim merkezlerini dolaştı
Pek çok âlim ve velî ile görüşüp onların ilim meclisleri ile sohbetlerinde bulundu
Zamânının birçok ilim dalında söz sâhibi, mütehassıs oldu
O devrin önemli ilim merkezlerinden Konya'ya geldi
Evliyânın büyüklerinden Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin oğlu Sultan Veled'i ziyâret edip, duâsını aldı
Bedreddîn Tebrizî'den ders aldı
İlm-i nücûmda yâni astronomide mütehassıs olup "Eflâkî" mahlasıyla anılmaya başlandı
Sirâceddîn Mesnevîhân, Abdülmü'min Tokâdî ve Nizâmeddîn Erzincânî gibi âlimlerden ders aldı
Astronomi ile ilgili birçok rasatlar ve gözlemler yaptı
Attârlıkla da meşgûl olan Ahmed Eflâkî, Sultan Veled'in oğlu Ulu Ârif Çelebi'nin talebesi oldu
Böylece onun mânevî terbiye ve himâyesine girdi
Ömrünün sonuna kadar sâdık bir talebe olarak hizmette bulundu ve çok istifâde etti
Hocasına nisbetle Ârifî lakabıyla anıldı
Hocasıyla birlikte bütün Anadolu'yu gezip ilim ve edep yaydılar
Bir gün Kayseri'den Sivas'a giderlerken, yolda birisi, kendisine, babasının Saray şehrinde Özbek Hanın sarayında vefât ettiğini, mîrâs olarak geriye büyük servet bıraktığını ve bu mîrâsın, oğlu Eflâkî gelinceye kadar muhâfaza edilmesini vasiyet ettiğini bildirdi
Ahmed Eflâkî Sivas'a gidince bu işle yakından ilgileneceğini, mîrâs kalan mallarla, babasının kitaplarını almak üzere Saray şehrine gideceğini söyledi
Fakat hocası Ulu Ârif Çelebiden ayrılmaya dayanamadığı için gidemedi
İlhanlı hükümdarlarından Olcaytu Hudâbende'yi ziyârete giden hocası Ulu Ârif Çelebi ile birlikte Konya'dan Âzerbaycan'daki Sultâniye şehrine kadar gitti
Bu yolculuğu sırasında Kayseri, Sivas, Bayburt, Ahlat ve Tebriz'e, dönüşte de Ladik şehrine uğradı
Bu uzun geziden sonra, seyahati sırasında insanlara hak ve hakikatı anlatmayı çok seven hocası Ulu Ârif Çelebi ile birlikte Kütahya'ya gitti
Bu yolculuğunda ağır hastalandı
Hocasının isteği üzerine Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve onun yolundakilerin hayat ve menkıbelerini anlatan Menâkıbü'l-Ârifîn ve Merâtibü'l-Kâşifîn adlı eserini yazmaya başladı
Hocası Ulu Ârif Çelebi ona "Şeyh" diye hitab ederek halîfelik verdi
Mesnevî okuması yanında yüksek vilâyet derecesine ulaştı
Ulu Ârif Çelebinin 1319 senesinde vefâtından sonra, onun oğlu Âbid Çelebiye intisâb edip talebesi oldu
Bir müddet Mevlânâ hazretlerinin türbedârlığını yaptı
Eretna Beyin ısrârı üzerine de uç beylerinin bulunduğu bölgeye giden Âbid Çelebi ile birlikte bulundu
Hocası Ulu Ârif Çelebinin emri ile tekrar yazmaya başladığı Menâkıbü'l-Ârifîn ve Merâtibü'l-Kâşifîn adlı eserini bitirdi
Âbid Çelebinin vefâtından sonra da sırasıyla Vâcid, Şehzâde ve Emir Âdil Çelebilere intisâb edip onların hizmet ve sohbetlerinde bulundu
Bu arada daha önce yazdığı menâkıb kitâbını sâdece Menâkıbü'l-Ârifîn adıyla genişletti
Hayâtını Mevlanâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin yolunu, hayâtını, sevenlerini tanımaya ve onların yolunda yaşamaya vakf eden Ahmed Eflâkî sık sık menkıbeler anlatıp, Allah adamlarına karşı olan sevginin artması için çalıştı
Bir defâsında şu menkıbeyi anlattı:
Bir gün Selçuklu Sultanı Alâeddîn Keykûbâd büyük bir toplantı tertib edip Şeyh Bahâeddîn Veled hazretlerini de saraya dâvet etti
Şehrin bütün âlim, evliyâ ve ileri gelen kimseleri bu toplantıda hazır bulundular
Bahâeddîn Veled kapıdan içeri girince, Sultan Alâeddîn ayağa kalkarak onu karşıladı
Saygı göstererek, tahta oturmasını istedi ve; "Ey dînin pâdişâhı! Ben kulum
Bugünden sonra senin subaşın olmak ve efendimin de sultanlık etmesini istiyorum
Zîrâ bütün görünen ve görünmeyen sultanlık eskiden beri sizindir
" dedi
Bahâeddîn Veled de ona karşı güzel muâmelede bulunup gözlerinden öptü
Mecliste bulunanlar Sultânın, âlim ve velî bir zâta böyle muâmelede bulunmasına çok sevinip onu methedici sözler söylediler
Bu sırada söze başlayan Bahâeddîn Veled hazretleri; "Ey melek huylu, mülk sâhibi hükümdar! Dünyâ ve âhiret mülkünü kendine mâl ettiğine hiç kuşkusuz emîn ol
" buyurdu
Sultan Alâeddîn şevkle ve sevinerek ayağa kalktı
Bahâeddîn Veled'in müridi, talebesi oldu
Pâdişâha uyan bütün kumandanlar ve askerler de Bahâeddîn Veled'e talebe oldular
Sultan Alâeddîn ihtiyâcı olan kimselere sadakalar dağıtılmasını ve ihsânlarda bulunulmasını emretti
Tasavvufun inceliklerine ve mevlevîliğin sırlarına vâkıf olan, Allahü teâlânın, Resûlullah efendimizin ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin aşkıyla dolu bir ömür geçiren Ahmed Eflâkî, Mevlanâ dergâhının hizmetleri yanında, etrafında toplanan insanlara İslâm dîninin emir ve yasaklarını anlatarak, iki cihân seâdetine kavuşmalarına vesîle oldu
1360 (H
761) senesi Haziran ayının on altıncı günü Konya'da vefât etti
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin türbesinin doğu tarafında defnedildi
Zamânın geçmesiyle kaybolan ve yapılan istimlâklar sırasında bulunarak Mevlânâ müzesinde muhâfaza altına alınan mezar taşındaki Arapça kitabının tercümesi şöyledir:
"Büyük âlim, her şeyi gereğince bilip haber veren, zamânın eşsiz, asrının tek âlimi, rahmete mazhar olmuş, suçları örtülüp, bağışlanmış olan Ârif'e mensûb bulunan Eflâkî yedi yüz altmış bir senesi Recebinin sonuncu Pazartesi günü, yokluk evinden, varlık yurduna göçtü
Allah onu rahmetine kavuştursun ve suçlarını bağışlasın
"
Ahmed Eflâkî'yi meşhûrlaştıran, asırlardan asırlara, nesillerden nesillere intikâl ederek anılmasını sağlayan en önemli eseri Menâkıbü'l-Ârifîn'dir
Mevlânâ hakkında yazılan eserlerin ve Mevlevîliğin kaynaklarının başında gelen, doğu ve batı dillerine çevrilmiş olan bu eser, o devri gösteren bir aynadır
Sultân-ül-Ulemâ Bahâeddîn Veled, Burhâneddîn et-Tirmizî, Mevlanâ Celâleddîn-i Rûmî, Şemseddîn-i Tebrîzî, Salâhaddîn-i Zerkûbî, Çelebi Hüsâmeddîn, Sultan Veled, Celâleddîn Çelebi, Emir Ârif Çelebi, Emir Âbid Çelebi ve onların oğullarının, halîfelerinin zikir silsilelerini ve menkıbelerini anlatan eser on bölümden meydana gelmiştir
Mevlânâ ve Mevlevîlik hakkında en önemli ve en eski kaynak olan eserde Sultân-ül-Ulemâ Bahâeddîn'e, Mevlânâ hazretlerine ve Şemseddîn-i Tebrîzî'ye ait husûsî bölümler vardır
Eser Anadolu târihinin bilhassa on üç ve on dördüncü yüzyıllardaki toplum hayâtına, dînî ve medenî yaşayışa yer vermesi bakımından mühim bir kaynaktır
Ahmed Eflâkî, bu eseri yazmaya, ilk olarak 1318-19senesinde hocası Ulu Ârif Çelebi'nin emriyle başladı
İlk defâ Menakıbü'l-Ârifîn ve Mekâtibü'l-Kâşifîn adını verdiği bu eserini, uzun yıllar derlediği yeni bilgileri de ilâve ederek hazırladı
İkinci redaksiyonu 1353 senesinde tamamlandı
Sâdece Menâkıbü'l-Ârifîn adını verdiği bu eserde kendi müşâhedelerine ait bilgiler bulunduğu gibi, başka şahıs ve kaynaklardan derlediği bilgiler de vardır
Sâde ve akıcı bir Farsça ile yazılmış olan eser, yazarın anlatma gücünü de ortaya koymaktadır
Ahmed Eflâkî'nin bu eserinden başka bilinen dört Türkçe gazeli vardır
Bu onun Türkçe şiir yazmakta başarılı bir şâir olduğunu göstermektedir
1) Menâkıbü'l-Ârifîn (Önsözü)
2) Sefîne-i Nefîse-i Mevleviyân; c
3, s
5-9
3) İslâm Târihi Ansiklopedisi; c
4, s
132-133
4) Konya Velîleri; s
93-96
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
ahmed
,
eflk
Ahmed EflÂkÎ ile ilgili Benzer Konular
307 Kez Görüntülendi
Cezzar Ahmed Paşa ( Cezzar Ahmed Paşa Kimdir? - Cezzar Ahmed Paşa Hakkında )
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Muhtar Paşa (Ahmed Muhtar Paşa Kimdir? - Ahmed Muhtar Paşa Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Paşa (Ahmed Paşa Kimdir?
Yazarlar ve Şairler
Şeyh Ahmed Yasin (Şeyh Ahmed Yasin Kimdir? - Şeyh Ahmed Yasin Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
01:52
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545