FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Sahabeler ve Alimler
Ahmed Bİn Hanbel
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Ahmed Bİn Hanbel ile ilgili Benzer Konular
122 Kez Görüntülendi
Cezzar Ahmed Paşa ( Cezzar Ahmed Paşa Kimdir? - Cezzar Ahmed Paşa Hakkında )
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Muhtar Paşa (Ahmed Muhtar Paşa Kimdir? - Ahmed Muhtar Paşa Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Şeyh Ahmed Yasin (Şeyh Ahmed Yasin Kimdir? - Şeyh Ahmed Yasin Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
İmam-ı Ahmed bin Hanbel
Sahabeler ve Alimler
Ahmed HammÂmÎ
|
Ahmed Bİn Harb
Konu Araçları
04-07-2007
#
1
Profil Bilgileri
ZeuS
Ahmed Bİn Hanbel
Ahmed Bİn Hanbel başlıklı yazı Mumsema Ahmed Bİn Hanbel Forum Alev
AHMED BİN HANBEL
Velîlerin büyüklerinden ve Ehl-i sünnetin amelde dört hak mezhebinden biri olan Hanbelî mezhebinin imâmı
Künyesi, Ebû Abdullah'tır
780 (H
164) senesinde Bağdat'ta doğdu
Aslen Basralıdır
Babasının ismi Muhammed bin Hanbel'dir
Dedesi Hanbel bin Helâl, Basra'dan Horasan'a yerleşmiş ve Emevî Devletinde Serahs şehri vâliliği yapmıştır
Babası asker (subay) idi
Ahmed bin Hanbel'in âilesi, annesi ona hâmile iken, Merv'den Bağdat'a göçmüş ve o Bağdât'ta doğmuştur
Soy îtibâriyle, anne ve babası tarafından Arap asıllıdır
Nesebi, İslâmiyetten önce ve sonra Araplar arasında meşhûr bir kabîle olan Şeyban kabîlesine dayanır
Bu kabîle Adnan kabîlesinden gelen Rebîa'nın bir kolu olup, Nizar kabîlesinde Peygamber efendimizin soyu ile birleşir
Ahmed bin Hanbel'in babası, daha o çok küçük yaşta iken, vefât etti
Otuz yaşında vefât eden babasından, önemli bir mîrâs da kalmadı
Onun yetişmesi ile annesi ilgilendi
Küçük yaşta, ilim tahsiline başladı
Bu sırada Bağdat önemli bir ilim merkeziydi
Burada hadîs ve kırâat âlimleri, tasavvufta yetişmiş büyük zâtlar ile diğer ilimlerde yetişmiş kıymetli âlimler bulunuyordu
Önce Kur'ân-ı kerîmi ezberledi
Bundan sonra lügat, hadîs, fıkıh, Sahâbî ve Tâbiîn rivâyetlerini öğrendi
Ahmed bin Hanbel, emsâli arasında ciddiyeti, takvâsı, sabrı, metânet ve tahammülü ile meşhûr oldu
Bu hâli, henüz 15-16 yaşlarında iken temas kurduğu âlimlerin dikkatini çekti
Heysem bin Cemil onun hakkında, daha o sırada şöyle dedi:
"Bu çocuk yaşarsa, zamânındakilerin ilimde hucceti, rehberi olacaktır
"
Henüz 15 yaşlarında İmâm-ı A'zâmın talebesi olan Ebû Yûsuf'tan fıkıh ve hadîs dersi aldı
Bundan sonra da üç sene Huşeym'in derslerine devâm ederek ondan hadîs-i şerîf dinledi
Bundan başka Bağdat'ta bulunan meşhûr âlimlerden de ders aldı
7 yıl Bağdat'ta ilim öğrenen Ahmed bin Hanbel daha sonra ilim tahsili için seyahatlere başladı
Önce Basra'ya, bir yıl sonra da, Hicaz'a gitti
Böylece Kûfe, Basra, Mekke-i mükerreme, Medîne-i münevvere, Şam ve el-Cezîre'ye giderek hadîs ilmini öğrendi
Hadîs râvilerini bizzât görerek, onlardan hadîs-i şerîf dinledi
Basra ve Hicaz'a beşer defâ seyahat yaptı
Hicaz'a yaptığı ilk seyâhatinde, fıkıh ilminde hocası olan, İmâm-ı Şâfiî ile görüştü
Bu görüşme Mekke'de Mescid-i Harâm'da oldu
İkinci defa ise, Bağdat'ta buluştular
Ahmed bin Hanbel, ilk hac seferini 830 senesinde yaptı
Daha sonra birkaç defâ daha hacca gitti
Bu hac seferlerinden birinde yolunu şaşırdı
Yolda yaşlı bir köylü gördü
Gidip ona yolu sordu
Köylü gür bir sesle; "Ey Ahmed! Sen kim oluyorsun ki, Allahü teâlânın evine (Beytullah'a) gidiyorsun! Allahü teâlâ oraya gitmene râzı olmayınca, elbette ki yolunu şaşırırsın!" dedi
Bunun üzerine Ahmed bin Hanbel; "Ya Rabbî! Senin köşelerde, kenarlarda sakladığın, halkın gözünden örttüğün böyle kulların da varmış
" deyince o zât; "Ne zannediyorsun Ahmed, ne zannediyorsun? Allahü teâlânın öyle kulları vardır ki, eğer Allahü teâlâdan isteseler, bütün gökler ve yerler onun hürmetine altın olur
" dedi
O anda toprak ve dağlar altın oldu
Ahmed bin Hanbel kendinden geçerek düştü
Daha sonra o zâtın göstermesi ile yolunu buldu
Hac seferlerinden birinde, hac yaptıktan sonra bir müddet, mücâvir olarak Mekke'de kaldı
Bu zaman zarfında hadîs-i şerîf öğrenme faâliyetlerini sürdürdü
Sonra Yemen'in San'a şehrinde bulunan meşhûr hadîs âlimi Abdürrezzâk bin Hemmam'dan hadîs-i şerîf öğrenmek için San'a'ya gitti
İlim öğrenmek için çıktığı bu yolculukta çok sıkıntı çekti
Yolda yiyeceği bitti
Parası da olmadığı için, San'a şehrine varıncaya kadar, nakliyecilerin yanında ücretle hamallık yaptı
Ticâret ve kazanç için elverişli olmayan San'a'da iki sene kalıp, sıkıntılara katlandı
Abdürrezzâk bin Hemmam'dan hadîs-i şerîf dinledi
Böylece İmâm-ı Zührî ve İbn-i Müseyyib yoluyla rivâyet edilen, birçok hadîs-i şerîfi işitip öğrendi
Ahmed bin Hanbel, ilim öğrenmek için pekçok İslâm beldesini dolaştı ve bu uğurda pekçok meşakkate katlandı
Kitap çantalarını sırtında taşırdı
Bir seferinde onu tanıyan biri, ezberlediği hadîs-i şerîfin ve yazdığı notlarının çokluğunu görerek; "Bir Kûfe'ye, bir Basra'ya gidiyorsun! Ne zamana kadar böyle devam edeceksin?" deyince, Ahmed bin Hanbel hazretleri "Hokka ve kalem ile mezara kadar
" diyerek cevap verdi
Ahmed bin Hanbel'in kuvvetli hâfızasının yanında dikkati çeken bir vasfı da, işittiği bütün hadîs-i şerîfleri yazmaya çok önem vermesiydi
Yaşadığı devir, ilmin tedvin edilip toplandığı ve kısımlara ayrılıp, yazıldığı bir devirdi
Fıkıh ve lügat ilmi derlenmiş, hadîs ilmi derlenmekte, yazılan hadîs-i şerîfler toplanmakta idi
Ahmed bin Hanbel, böyle bir zamanda din ilimlerini öğrenip, bilhassa tefsîr, hadîs ve fıkıh ilimlerinde yüksek seviyeye ulaştı
Daha sonra Bağdat'a döndü ve ilmini yayıp, insanlara çok faydalı oldu
Ahmed bin Hanbel hazretleri, ders ve fetvâ verme işine, kırk yaşında başladı
Bundan sonra hadîs rivâyetinde ve fetvâda başvurulan önemli bir kaynak oldu
İki çeşit ders halkası (meclisi) vardı
Biri, talebelerine verdiği muntazam dersler, diğeri, hem talebelerinin, hem de halktan isteyenlerin katıldığı derslerdi
Onun ilim meclisine pekçok kimse katılırdı
Bâzı rivayetlere göre, dersini dinleyenlerin sayısı beş bini bulmuştur
Ahmed bin Hanbel'den ders alıp, ilim öğrenen talebenin çokluğu, ondan hadîs-i şerîf rivâyet edenlerin ve fıkhî meseleler nakledenlerin çok sayıda olmasından da anlaşılmaktadır
Onun meclisine gelip, derslerini dinleyenlerin bir kısmı, sâdece ondaki üstün hâllere ve yüksek ahlâka hayran kaldıklarından sohbetine katıldılar
Böylece bir kısmı hem ilmini hem ahlâkını alırken, bir kısmı da onun yaşayaşına göre yaşamak, onu tanımak, ahlâk ve edeb husûsunda yaptığı vâz ve nasihatten istifâde etmek için huzûruna geldiler
Ahmed bin Hanbel'in meclisinde, derslerinde vekar, ciddiyet, tevâzu ve gönül huzûru hâkimdi
Dinleyenlere ve katılanlara saâdet vesilesi olan derslerini, ikindiden sonra Bağdat'ta büyük bir mescidde verirdi
Ders meclisine dâimâ kitaplarıyla, yazıp kaydettikleri ile çıkardı
Çok kuvvetli bir hâfızaya sâhip olmasına rağmen, hadîs-i şerîf rivayet ederken, yine de yazdıklarına bakardı
Kitabından okur, talebelere yazdırırdı
Derslerinde hadîs-i şerîf rivâyetinden başka, bir de fıkhî meseleler hakkında verdiği cevaplar yer almaktaydı
Ondan ders alıp, ilimde yetişenlerin sayısı 900 civarındadır
Ahmed bin Hanbel rahmetullahi aleyh mezheb sâhibi bir âlimdir
Mezhebi, İslamiyette Ehl-i sünnet îtikâdı üzere olan dört hak mezhebden biri olup, ismine nisbetle Hanbelî mezhebi denir
Daha çok Şam, Bağdat ve Mısır'da yayılmıştır
Dört hak mezheb, müslümanlar için rahmet ve kolaylıktır
Nitekim Peygamber efendimiz; "Ümmetimin (müctehidlerinin) mezheplere ayrılması rahmettir
" buyurmuştur
Allahü teâlâya olan bağlılığı sebebiyle son derece tevâzu sâhibiydi
İnsanlara yardım etmeyi severdi
Herkesin derdine derman olmaya çalışırdı
Yoksulları korurdu
Son derece halîm selîm, yumuşak huyluydu
Aceleci değildi
Çok alçak gönüllüydü
Ağır başlı ve vakarlıydı
Câmiye gittiği zaman ön safa geçmeye çalışmazdı
Mecliste nerede yer bulursa oraya otururdu
Ahmed bin Hanbel çok ibâdet ederdi
Her gece Kur'ân-ı kerîmin yedide birini okur, her yedi günde bir hatmederdi
Yatsı namazını kılınca biraz istirahat eder, sonra kalkıp sabaha kadar ibâdet ve tâatla meşgûl olurdu
Gece namazını hiç bırakmazdı
Halka dâimâ kolaylık yollarını gösterir, ağır vazîfeleri yüklemezdi
Acıktığı zaman bir şey bulamazsa, kimseden yiyecek istemez ve rahatsız etmezdi
Çoğu zaman ekmeğine sirke katık olurdu
Yolda yürürken, hızlı adımlarla yürürdü
Onu daha çok, mescidde, cenâze namazında ve hasta ziyâretinde görürlerdi
Giydiği elbiseyi en ucuz kumaştan yaptırırdı
Çok kere az şey yer; "Ölecek kimse için bunlar çok bile
" derdi
Allahü teâlâdan korkması, verâ ve takvâsı çoktu
Fakir bir hayat yaşadı
Haram şüphesi olan şeyi reddederdi
Haram mala sâhib olmaktansa, onu almamayı tercih ederdi
Borç karşılığı bir malı alacaklıya rehin bıraktı
Parayı bulunca alacaklıya gidip borcunu verdi
Rehin bıraktığı malı alacağı zaman alacaklı olan iki mal gösterip, rehin bıraktığının hangisi olduğunu kesin bilmediğinden; "Bunlardan birini seç, ikisi de aynı
" dedi
Fakat Ahmed bin Hanbel rehin bıraktığı malın hangisi olduğunu bilemediği için kendi malı yerine başkasının malını almış olurum korkusu ile ikisini de bıraktı, almadı
Başkasının hakkı geçer diye kendi hakkından vazgeçti
Ahmed bin Hanbel, Peygamber efendimizin sünnetine son derece bağlıydı; "Hiç bir hadîs-i şerîf yazmadım ki, onunla amel etmeyeyim
" buyururdu
Ahmed bin Hanbel talebeliği sırasında bir grup kimseyle bir su kenarında bulunuyordu
Onlar soyunup, suya girdiler
Ahmed bin Hanbel ise, Peygamber efendimizin şu hadîs-i şerîfine uyarak soyunmadı: "Kim Allah'a ve âhiret gününe îmân ediyorsa, hamama (avret yerlerini örtmeden) girmesin
" O gece rüyâsında bir kimse ona; "Ey Ahmed! Sana müjdeler olsun! Zîrâ Allahü teâlâ, Resûlullah'ın sünnetine uyduğun için seni bağışladı
Seni imâm kıldı
İnsanlar sana tâbi olurlar
" dedi
"Siz kimsiniz?" diye sorunca o zât; "Cebrâil'im
" cevâbını verdi
Ehl-i sünnet îtikâdından aslâ tâviz vermezdi
Bağdat'ta Mu'tezile fırkası mensupları;"Kur'ân-ı kerîm mahlûktur
" diyerek, bu yanlış îtikâdlarına Abbâsî halîfesi Me'mûn'u da inandırdılar
Bunu kabûl etmesi için, Ahmed bin Hanbel hazretlerini de zorlayıp, Me'mûn vâsıtasıyla bu hususta baskı ve işkence yaptılar ve 28 ay hapsettiler
Bütün bunlara rağmen O; "Kur'ân-ı kerîm, Allahü teâlânın kelâmıdır
Mahlûk değildir
" dedi
Bu sırada kendisine İmâm-ı Şâfiî Mısır'dan mektup göndermişti
Okuyunca ağladı
Sebebi sorulunca; "Rüyâsında Resûlullah efendimizi görmüş, Ahmed bin Hanbel'e mektup ile benden selâm yaz ve de ki, Kur'ân-ı kerîmin mahlûk olup olmadığı kendisinden sorulacak
Cevâb vermesin buyurmuş
" dedi
Bir gün Ahmed bin Hanbel hazretleri bir cemâatle berâber oturuyordu
İçeriye bir zât girip; "Ahmed bin Hanbel kimdir?" dedi
Orada bulunanlar susup bekledi
"Ahmed bin Hanbel benim, ne istiyorsun?" dedi
Gelen zât şöyle anlattı:
Dört yüz fersah uzaktan geliyorum
Cumâ gecesi uyumuştum
Rüyâmda biri gelip bana; "Ahmed bin Hanbel'i biliyor musun?" dedi
"Hayır tanımıyorum
" dedim
"Bağdat'a git, onu sor ve bulunca, Hızır aleyhisselâm sana selâm söyledi de
Semâvâttaki, gökteki melekler ondan râzıdır
Çünkü o, nefsine aslâ uymadı, Allahü teâlâya itâat husûsunda çok sabırlı davrandı
" dedi
Ahmed bin Hanbel; "Mâşâallah, lâ havle velâ kuvvete illâ billah
" dedi
Sonra o zâta; "Başka bir söyleyeceğin ve ihtiyâcın var mı?" dedi
"Hayır sâdece bunun için geldim
" dedi ve o gün Bağdat'tan ayrıldı
Bir kere hadîs âlimleri, Ebû Âsım Dahhak ibni Mahled'in meclisinde toplanmıştı
Onlara; "Fıkıh öğrenmek istemez misiniz? Halbuki aramızda fıkıh âlimi yok
" dedi
Onlar; "Aramızda bir kişi var
" dediler
"Kimdir o?" dedi
"Birazdan gelir
" dediler
Biraz sonra Ahmed bin Hanbel karşıdan göründü
"Karşılayalım
" dedi
Oradakiler; "O böyle şeyden hoşlanmaz
" dediler
Gelince, Ebû Âsım onu yanına oturtup, fıkhî meseleler sormaya başladı
Bir suâl sordu ve cevap aldı
Sormaya devâm ederek, birkaç kere sorup cevap aldı
Sonra da; "Bu deryâ gibi bir âlimdir
" dedi
Ahmed bin Hanbel'in, yevmiye ile çalışan bir işçisi vardı
Akşam talebesine; "Bu işçiye ücretinden fazla ver
" dedi
Talebe, ücretinden fazla para verdi
İşçi almadı ve gitti
Hazret-i İmâm; "Arkasından yetiş, şimdi alır
" dedi
Dediği gibi, işçi parayı aldı
Hazret-i İmâm'a sebebi suâl edildiğinde buyurdu ki: "O zaman böyle bir şey aklından geçiyordu
Şimdi ise bu düşünce onda yok oldu
Alması tevekkülünü bozmayacağı için aldı
" Tevekkül nedir diye suâl ettiler: "Rızkın Allahü teâlâdan olduğuna inanmaktır
" buyurdu
Zamânın meşhûr bir falcısı vardı
Fal baktırmak istiyenler her taraftan gelir kendisini bulurlardı
Bu şahıs falcılığı meslek hâline getirmişti
Bir ara hastalandı
Yirmi sene iyileşemedi
Biri ziyâretine gelmişti
Hâlini görünce; "Senin iyileşmenin tek yolu var, o da zamânımızın en büyük âlimlerinden ve evliyâsından biri olan Ahmed bin Hanbel hazretlerinin duâ etmesidir
" dedi
Bu falcı da annesini gönderip, duâ etmesini istedi
Annesi Ahmed bin Hanbel'in huzûruna varınca; "Oğlum yirmi senedir hasta yatıyor
İyileşmesi için sizden duâ istemeye geldim
" deyince; "Herkes iyileşmek için oğluna gelirdi
Senin oğlun da, her şeyi bildiğini zannederdi
Kendi hastalığını tedâvî etmeyip de, seni bana mı gönderdi?" buyurdu
Kadının defalarca ısrârı karşısında dayanamayıp, falcılığı bırakması şartıyla, duâ edeceğini söyledi
Hazret-i İmâmın bu sözü üzerine falcılığı bıraktı
Tövbe istigfâr etti ve sıhhate kavuştu
Bir gencin, felç olmuş, hasta bir annesi vardı
Bir gün oğluna; "Ey oğlum! Eğer benim rızâmı almak, beni sevindirmek istersen, İmâm-ı Ahmed'in huzûruna git ve sıhhate kavuşmam için bana duâ etmesini söyle
Belki Allahü teâlâ beni bu hâle getiren bu hastalıktan kurtarır
" dedi
Genç, İmâm-ı Ahmed'in kapısına geldi ve seslendi
İçerden bir ses; "Kimsin?" dedi
Cevâbında; "Size muhtâcım, hasta bir annem var, sizden duâ istiyor
" dedi
İmâm çok üzüldü
Kendi kendine; "Beni nereden biliyor?" dedi
Sonra kalktı, abdest aldı, namaza durdu
İmâmın hizmetçisi o gence; "Sen geri dön, İmâm duâ ediyor
" dedi
Genç geri döndü, evin kapısına geldiği zaman, annesi Allahü teâlânın izniyle tam sıhhate kavuşmuş olarak kalktı ve oğlunu kapıda karşıladı
Hazret-i İmâm, Abdullah bin Mübârek hazretlerinin gelmesini ve onunla görüşmeyi çok arzu ediyordu
Nihâyet bir gün oğlu; "Babacığım! Abdullah bin Mübârek geldi, kapıdadır, sizi görmek istiyor
" dedi
İmâm-ı Ahmed; "İçeri alma!" dedi
Oğlu; "Babacağım, bunda ne hikmet vardır ki, senelerdir onu görmek arzusu ile yanıyordun, bugün bu saâdet, bu nîmet kapınıza geldi de içeri almıyorsunuz?" dedi
Ahmed bin Hanbel; "Evet, söylediğin gibidir
Ama korkarım ki, onu gördükten sonra ayrılığına dayanamam
Onun kokusu için bir ömür harcadım
Onu ayrılmak olmayan yerde görmek isterim
" dedi
Ahmed bin Hanbel sık sık talebesine buyururdu ki:
"İlim, insanlara, ekmek ve su kadar lâzımdır
İlim, rivâyet, kuru mâlûmât ve bilgi çokluğu değildir
İlim, faydalı olan ve kendisiyle amel edilen şeydir
"
"Kulun kalbini ıslâh etmesi, düzeltmesi için, iyilerle berâber olması kadar faydalı bir şey yoktur
Yine kulun fasıklarla berâber olup, onların işlerine dikkat ve nazar etmesi kadar zararlı bir şey yoktur
"
"Günahlar îmânı zayıflatır
"
"Yemeği, din kardeşleriyle sürûr içinde, fakirlerle ikrâm ve cömertlikle, diğer insanlarla da mürüvvet içinde yemek lâzımdır
"
"Her şey için kerem vardır
Kalbin keremi Halıktan râzı olmak, kadere rızâ göstermektir
"
"Sizde olmayan meziyetlerle sizi metheden kimsenin, sizde olmayan kötülüklerle de bir gün kötüleyeceğini unutmayınız
"
"İstediklerini vermediğiniz zaman kızan, kırılan veya küsen arkadaş, gerçek arkadaş değildir
"
"Kibir taşıyan kafada, akıla rastlayamazsınız
"
"İnsanların ahmak sınıfı, kendilerinin medh edilmesinden hoşlananlarıdır
"
"Tevekkül, her şeyi Allah'tan bilmek ve rızkı O'nun verdiğine inanmaktır
"
"Tevekkül, bütün işlerinde Allahü teâlâya teslim olmak, başa gelen her şeyi O'ndan bilip katlanabilmektir
"
"İnsana az bir mal yetişir
Çok mal ise kâfi gelmez
"
"Bir kimse, sadık bir arkadaşını kaybederse, kendisi için zillettir
"
"Hüsn-i zannı olanın hayatı hoş geçer
"
"Yalan söylemek, emniyeti giderir
"
"Meziyet, fazîlet, ilim ve irfân tamamlığı iledir
"
"Ayıplardan uzak arkadaş arayanlar, arkadaşsız kalır
"
855 (H
241) senesi Cumâ günü vefât etti
Vefât haberi, bütün Bağdat halkını ağlattı
Cenâze namazını kılmak üzere çevreden gelenlerle birlikte, binlerce insan toplanmıştı
Bağdatlılar evlerinin kapısını açıp; "Cenâze namazı için abdest almak isteyen gelsin
" diye bağırdılar
Cenâze namazı kılınınca, kuşlar tabutu üzerinde uçuşup, kendilerini tabuta vurdular
Cenâze namazında yüz bine yakın kişi bulundu
O gün yâhûdî ve hıristiyanlardan pekçok kimse, bu hâdiseyi görerek müslüman oldu
Ağlayıp, bağırarak; "Lâ ilâhe illallah
" dediler
Vefâtından sonra Muhammed ibni Huşeyme hazret-i İmâm'ı rüyâsında gördü
"Nereye gidiyorsun?" dedi
"Cennet'e
" dedi
"Allahü teâlâ sana ne muâmele etti?" diye sorunca, cevâbında; "Allahü teâlâ beni mağfiret etti
Başıma taç giydirdi ve; "Ey Ahmed! Kur'ân-ı kerîme mahlûk demediğin için, bu nîmetleri sana verdim
" buyurdu
" dedi
Ahmed bin Hanbel'in vefât haberini İskenderiye'de iken duyan Muhammed bin Huzeyme, çok üzülmüştü
Rüyâsında Ahmed bin Hanbel'in salına salına yürüdüğünü görüp kendisine; "Ey İmâm! Bu böyle ne biçim yürüyüş?" dedi
O da; "Dünyâda Allahü teâlânın dînine hizmet edenlerin, Cennet'teki yürüyüşleri böyledir
" buyurdu
O; "Allahü teâlâ sana nasıl muâmele etti?" diye sual etti
İmâm hazretleri; "Allahü teâlâ beni affetti, başıma bir taç, ayağıma altından iki ayakkabı giydirdi ve; "Ey Ahmed! Kur'ân-ı kerîm benim kelâmımdır, diye inandığın için, bu iltifâtlara kavuştun
Ey İmâm! Süfyân-ı Sevrî'den sana ulaşan duâlar var, onlarla dünyâda duâ ettiğin gibi, şimdi de duâ et
" dedi
Bu emir üzerine; "Ey âlemlerin Rabbi olan Allah'ım! Bizleri af ve magfiret eyle
Bizlere suâl sorma
" diye duâ ettim
Bu duâdan sonra; "Ey Ahmed! İşte Cennet, gir oraya buyurdu ve ben de Cennet'e girdim
" dedi
Ahmed bin Hanbel'in pek çok eseri vardır
Bunlardan bâzıları şunlardır:
1) Müsned;
30 bin hadîs-i şerîfi içine almıştır
Matbûdur
2) Kitâb-üs-Sünne
3) Kitâb-üz-Zühd:
Matbûdur
4) Kitâb-üs-Salât
5) Kitâb-ül-Vera' ve'l-Îmân
6) Kitâb-ür-Reddi ale'l- Cehmiyye ve'z-Zenâdıka:
Matbûdur
7) Kitâb-ül-Eşribe:
Matbûdur
8) Kitâb-ül-Mesâil
9) Cüz-fi Usûl-üs-Sünne
10) Fadâil-üs-Sahâbe:
2 cilt hâlinde matbûdur
11) Er-Reddü A'lâ men-Tenâkua fi'l-Kur'ân
12) Et-Tefsir
13) En-Nâsih ve'l-Mensûh
14) Et-Târih
15) Hadîsu Şu'be
16) Mukaddem ve'l-Muahhar fi'l-Kur'ân
17) Vücûbât-ül-Kur'ân
18) Menâsik-ül-Kebîr ve's-Sagîr
19) El-Cerhu ve't-Ta'dîl
20) Kitâb'ül-ilel ve Ma'rifet-ür-Ricâl:
Matbûdur
HAYIR OLMAZ!
Ahmed bin Hanbel vefât ederken eliyle işâret edip; "Hayır olmaz!" dedi
Oğlu; "Babacığım bu ne hâldir?" diye sorunca; "Şu an tehlike zamânıdır, duâ ediniz
Şeytan felâket toprağını başıma saçmak istiyor
Ey Ahmed! Benim elimde can ver, diyor
Ben de; "Hayır olmaz! Hayır olmaz!" diyorum
Bir nefes kalıncaya kadar tehlike vardır
Şeytanın aldatmasından emîn olmak yoktur
" buyurdu
SORULAR
Ahmed ibni Hanbel'e; "Her gün sabahtan akşama kadar câmide ibâdet edip, Allahü teâlâ benim rızkımı nereden olsa gönderir, diyen bir kimse nasıl bir adamdır?" diye sorulduğunda; "Bu kimse câhildir
İslâmiyetten haberi yoktur
Çünkü, Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Allahü teâlâ benim rızkımı süngümün ucuna koymuştur
" Yâni rızkım cihâd ile gelmektedir
" buyurdu
İhlâs nedir? sorusuna; "Amellerin âfetlerinden kurtulmaktır
" Tevekkül nedir? sorusuna; "Rızkın Allahü teâlâdan olduğuna inanmaktır
" cevâbını verdi
Zühd nedir? sorusuna;"Zühd üç türlüdür; câhilin zühdü, haramları terk etmektir
Âlimlerin zühdü, helal olanların fazlasından sakınmaktır
Âriflerin zühdü, Allahü teâlâyı unutturan şeyleri terk etmektir
" buyurdu
Ebû Hafs Ömer bin Sâlih Tarsûsî isimli velî bir zât, Ahmed bin Hanbel'e; "Kalbler ne ile yumuşar?" diye sordu
Başını eğip biraz düşündükten sonra; "Evlâdım! Helâl yemekle yumuşar
" buyurdu
Ahmed bin Hanbel hazretlerine bir gün; "Tevekkül nedir?" diye sordular
"İnsanlardan istemeyi ve onlara yalvarmayı terk etmektir
" buyurdu
1) Hilyet-ül-Evliyâ; c
9, s
161
2) Tehzîb-üt-Tehzîb; c
1, s
72
3) Târih-i Bağdâd; c
4, s
412
4) Tabakât-ı Hanâbile; c
1, s
4
5) Tezkiret-ül-Huffâz; c
2, s
431
6) Şezerât-üz-Zeheb; c
2, s
96
7) Mu'cem-ül-Müellifîn; c
2, s
96
8) Câmiu Kerâmât-il-Evliyâ; c
1, s
290
9) Kâmûs-ul-A'lâm; c
1, s
788
10) Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; s
980
11) Vefeyât-ül-A'yân; c
1, s
36
12) Rehber Ansiklopedisi; c
1, s
121, c
7, s
84
13) El-Bidâye ve'n-Nihâye; c
10, s
325
14) Tezkiret-ül-Evliyâ; c
1, s
195
15) Miftah-us-Seâde; c
2, s
232
16) Hidâyet ül-Müvaffıkîn; s
63
17) Tabakât-ül-Müfessirîn; c
1, s
70
18) Mir'ât-ül-Cinân; c
2, s
132
19) Eshâb-ı Kirâm; s
310
20) Fâideli Bilgiler; s
13,44,73,87,91,143,158
21) Vehhâbîye Nasîhat; s
13,24
22) El-A'lâm; c
1, s
203
23) Sıfât-us-Safve; c
2, s
190
24) Sebîl-ün-Necât; s
25
25) Eşedd-ül-Cihâd; s
7
26) Mukaddimet-ül-Müsned (Zehebî); s
82
27) En-Nücûm-üz-Zâhire; c
2, s
304
28) Menâkıb-ı Ahmed bin Hanbel (İbni Cevzî)
29) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c
3, s
209
30) En-Na't-ül-Ekmel; s
31
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
ahmed
,
bin
,
hanbel
Ahmed Bİn Hanbel ile ilgili Benzer Konular
122 Kez Görüntülendi
Cezzar Ahmed Paşa ( Cezzar Ahmed Paşa Kimdir? - Cezzar Ahmed Paşa Hakkında )
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Muhtar Paşa (Ahmed Muhtar Paşa Kimdir? - Ahmed Muhtar Paşa Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Şeyh Ahmed Yasin (Şeyh Ahmed Yasin Kimdir? - Şeyh Ahmed Yasin Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
İmam-ı Ahmed bin Hanbel
Sahabeler ve Alimler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
07:15
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545