FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Sahabeler ve Alimler
Ahmed NahlÂvÎ
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Ahmed NahlÂvÎ ile ilgili Benzer Konular
158 Kez Görüntülendi
Cezzar Ahmed Paşa ( Cezzar Ahmed Paşa Kimdir? - Cezzar Ahmed Paşa Hakkında )
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Muhtar Paşa (Ahmed Muhtar Paşa Kimdir? - Ahmed Muhtar Paşa Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed-i Dâ'i (Ahmed-i Dâ'i Kimdir?
Yazarlar ve Şairler
Şeyh Ahmed Yasin (Şeyh Ahmed Yasin Kimdir? - Şeyh Ahmed Yasin Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed MÜrŞİdÎ Efendİ
|
Ahmed NÂmikÎ CÂmÎ
Konu Araçları
06-07-2007
#
1
Profil Bilgileri
ZeuS
Ahmed NahlÂvÎ
Ahmed NahlÂvÎ başlıklı yazı Mumsema Ahmed NahlÂvÎ Forum Alev
AHMED NAHLÂVÎ
Şam evliyâsından
İsmi Ahmed, babasının ismi Murâd'dır
Nisbeti Nahlâvî ve Dımeşkî'dir
1670 (H
1081) senesinde doğdu
Küçük yaşta âilesini kaybeden Nahlâvî anneannesinin yanında yetişti
1744 (H
1157) senesi Temmuz ayının yirmi sekizinde Salı günü vefât etti
Şam Hâtuniyye Medresesinin bahçesine defnedildi
Kabri ziyaret mahallidir
Nahlâvî tahsil çağına geldiğinde ilk olarak Kur'ân-ı kerîm okumayı öğrendi
Mektebe gidip gelirken, edeb ve terbiyesinin güzelliği ve derslerine çok gayretli çalışmasıyla dikkat çekmeye başladı
Emsâl ve akranından ileri geçti
Küçük yaşta, büyüklük, üstünlük hâlleri kendisinde görülmeye başladı
On yaşında iken, diğer çocuklar gibi koşup oynamaz, bir kenarda sessizce oturup, başını önüne eğerek tefekkür ederdi
Fıkıh ilmini Şeyh Ahmed Düsûkî'den okudu
Şam'da Nûriyye ve Hâtuniyye medreselerine devâm etti
Bir müddet ev işleri ile meşgûl oldu
Bu arada ibâdetlere devâm etmeyi ihmâl etmedi
Bir gün zeytin toplamak üzere, merdivenle zeytin ağacına çıkıyordu
O sırada kendisini, evliyânın, tasavvuf büyüklerinin sohbetlerinde bulunmaya teşvik eden bâzı sesler duymaya başladı
Bunun üzerine tasavvuf yolunda bulunmak arzu ve isteği belirdi
Bütün varlığı ile bu yola yöneldi
Dünyâlık olarak ne varsa, hepsini Allahü teâlânın rızâsı için ihtiyaç sâhiplerine dağıttı ve cezbeye kapılarak, sahrâlara düştü
Zaman zaman Bab-üs-sagîr denilen yere gidip, orada ellerini açarak Allahü teâlâya duâ ederdi
Kardeşi Şeyh Muhammed birgün eve geldiğinde, kardeşi Ahmed'i evde bulamadı
Nerede olduğunu sordu
Bir müddet önce çıkıp Sâlihiyye mahallesine doğru gittiğini söylediler
Hemen o tarafa gitti
Çok aradı ise de izini bulamadı
Yedi gün sonra Şeyh Muhammed'e bir kimse gelerek, kardeşi Ahmed'in Sâlihiyye'de bir yerde olduğunu söyledi
Süratle oraya gitti
Târif edilen yerde, bir dağ eteğinde durduğunu gördü
Aç ve bitkin bir halde idi
"Ey Ahmed! Neredesin?" diye sordu
Bunun üzerine; "Bâzı büyük zâtlar beni alıp Bağdat'a, Allahü teâlânın ism-i şerîfinin zikredildiği bir meclise götürdüler
" dedi
Devamla; "Beni yalnız bir yere bırakıp; burada zikirle meşgûl ol! dediler
Daha sonra bir kimse şerbet getirerek, içmemi söyledi
İçtim
Sonra beni buraya (Şam'a) getirdiler
" dedi
Ondan bunları dinledikten sonra; "Haydi kalk
Eve gidelim
" dedi
Gitmek istemedi
Fakat zorla kabûl ettirip bir hayvana bindirdi
O da bindi
Bâb-üs-Serâyâ denilen yere geldiklerinde, evliyânın büyüklerinden Şeyh Halîl ile karşılaştılar
O büyük zâtı görünce iki kardeşi de bir cezbe aldı ve ikisi de hayvandan düştüler
Ahmed Nahlâvî bundan sonra, o zâtın talebesi oldu
Tasavvuf yolunda kendisini mânevî yönden terbiye edip, bu yolda yetiştirecek ve kâbiliyeti nisbetinde yüksek makamlara kavuşmasına vesîle olacak bir rehbere de kavuştuktan sonra, bu yolda ilerleyen Ahmed Nahlâvî, yüksek dereceler sâhibi oldu
Üstünlüğü her tarafa yayıldı
Etrafta onun yüksekliği konuşulur oldu
Ahmed Nahlâvî'nin Sâlihiyye, Meydân ve Bâb-ı Tûmâ mahallelerinde oturan üç talebesi birgün bir araya gelmişlerdi
Onlardan birisi, neşe ve sürûr ile ve diğerlerine güzel bir haber vermek için; "Elhamdülillah dün akşam hocamız bize teşrif etti ve bizde kaldı
" dedi
Talebelerin ikincisi dedi ki: "Hayır
Hocamız dün akşam benim yanımdaydı
" Bunları hayretle dinleyen üçüncü talebe; "Sizin ikinizin söylediği de doğru değil, Çünkü dün akşam hocamız benim yanımdaydı
" dedi
Bundan sonra her üçü de yemin ederek kendi sözlerinin doğru olduğunu iddiâ etti
Bunun üzerine talebelerin hepsi, bu hâlin hocalarının bir kerâmeti olduğunu, evliyânın, Allahü teâlânın izni ile bir anda çeşitli yerlerde görülebileceğini, buna benzer menkıbelerin başka büyük zâtlardan da nakledildiğini, hepsinin söylediklerinin doğru olduğunu anladılar
Ahmed Nahlâvî talebeleriyle birlikte Bâyezîd-i Bistâmî hazretlerinin kabr-i şerîfini ziyârete gitmişti
Ziyâretten sonra Ahmed Nahlâvî kabrin yanına oturdu
Bu sırada talebelerinden birisi, elinde, büyükçe ve yuvarlak bir taş getirerek Ahmed Nahlâvî'nin önüne koydu ve; "Ey Efendim! Şu taş altın olmuş olsa, bizler onunla ihtiyaçlarımızı karşılar, rahat ederdik
" dedi
Ahmed Nahlâvî taşa bakarak; "Allahü teâlânın öyle kulları vardır ki, bir taşa nazar etseler, o taş altın olur
" buyurdu
O taş o anda Allahü teâlânın izni ile altın oluverdi
Sonra taşı getiren talebeye; "Onu al götür
" buyurdu
Talebe almak istedi ise de yerinden kımıldatamadı
Bunun üzerine Nahlâvî tekrar nazar edince altın tekrar taş oldu
Bundan sonra o talebe taşı rahatça alıp götürdü
Talebeleri bu hâlden anladılar ki, büyükler Allahü teâlânın izni ile taşın altın olmasına vesîle olurlar
Bununla berâber böyle şeylere kıymet ve îtibâr etmezler
İnsanların, böyle hâlleri ile değil, İslâmiyete tam uymaları ile kıymet kazanacaklarını bildirirler
Nahlâvî hazretleri, bâzı kimselerle Şeyh Hayât bin Îsâ Harrânî'nin ziyâretine gitti
Birkaç gece orada kaldıktan sonra içlerinden Abdürrahmân Galsâ isimli bir zât sabah namazının vakti girdi zannıyla oradakilere namaz kıldıracağı sırada, Nahlâvî başını kaldırıp, daha fecrin girmediğini, sabah namazının kılınamayacağını söyledi
Buna rağmen bâzıları namaz kılıp yola çıktı
Fakat yolda fecrin ancak iki saat sonra doğduğuna şâhid oldular
Bunun üzerine bir nehrin kenarında konaklayıp, sabah namazlarını kıldılar
Ahmed Nahlâvî Allahü teâlâyı tanıyan âriflerin meşhûrlarındandı
Allahü teâlâdan çok korkardı
Bu korku, Allahü teâlâya olan muhabbetinin çokluğundan hâsıl olan bir korkuydu
Allahü teâlânın aşkı ile âdetâ kendinden geçmiş hâlde bulunurdu
Keşf, müşâhede, irfân ve hârikalar sâhibi, olgun ve yüksek bir velîydi
İnsanların ona olan inançları çok kuvvetli olup, onun için "Şam'ın bereketi" ismini kullanırlardı
Büyüklüğünü, üstünlüğünü gizlerdi
Hâlleri ve tavırları çok garîb idi
Kendi hâllerini öyle örter, gizlerdi ki, onu tanımayan bir kimse ilk gördüğünde, onun tasavvuf hâllerinden habersiz, gaflet içinde bir kimse olduğunu zannederdi
Bununla berâber üstünlüğünü anlayanlar pek fazlaydı
İnsanlardan pekçok kimse, sohbetine gelir, onunla bereketlenmek, ondan istifâde etmek arzusuyla yanıp yakılırlardı
Talebelerinin önde gelenlerinden Muhammed Câferî, bir mukaddime, beş fasıl ve bir de hâtime üzerine tertib ettiği ve; Tabîb-ul-Müdâvî bi Menâkıb-iş-Şeyh Ahmed Nahlâvî ismini verdiği kitabında, Ahmed Nahlâvî'nin hâllerini, kerâmetlerini, uzun uzun anlatarak, okuyanların istifâdesine sunmuştur
KİMSE NEREDE ÖLECEĞİNİ BİLMEZ
Vezîr Süleymân Paşa, Nahlâvî'nin bulunduğu yere vazifeli gelmişti
Bunu haber alan Nahlâvî, talebeleri ile birlikte vezîrin ziyâretine gitti
Vezîr, onların kendisini ziyârete geldiklerini duyunca, çok memnun oldu ve bizzat kendisi karşıladı
Çok ikrâmda bulundu
Bir müddet oturup sohbet ettikten sonra vezîr burada işinin bittiğini bildirerek ayrılmak için Nahlâvî'den izin istedi
O da, nereye gideceğini sordu
Vezîr, sultânın fermânı olduğunu, emredilen yere gideceğini ve bâzı işlerinin bulunduğunu söyleyince, Ahmed Nahlâvî vezîre; "
Hiç kimse yarın ne kazanacağını (başına ne geleceğini) bilmez
Hiç kimse hangi yerde öleceğini de bilmez
" (Lokman sûresi:34) meâlindeki âyet-i kerîmeyi okudu
Nahlâvî ve talebeleri dergâha döndükten on beş gün sonra vezîrin vefât ettiği ve Şam'da Bâb-üs-sagîr denilen yerde defnedildiği haberi geldi
1) Silk-üd-Dürer; c
1, s
199
2) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c
16, s
277
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
ahmed
,
nahlv
Ahmed NahlÂvÎ ile ilgili Benzer Konular
158 Kez Görüntülendi
Cezzar Ahmed Paşa ( Cezzar Ahmed Paşa Kimdir? - Cezzar Ahmed Paşa Hakkında )
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Muhtar Paşa (Ahmed Muhtar Paşa Kimdir? - Ahmed Muhtar Paşa Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed-i Dâ'i (Ahmed-i Dâ'i Kimdir?
Yazarlar ve Şairler
Şeyh Ahmed Yasin (Şeyh Ahmed Yasin Kimdir? - Şeyh Ahmed Yasin Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
06:21
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542