Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Sahabeler ve Alimler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Ahmed ŞemseddÎn MarmaravÎ ile ilgili Benzer Konular
178 Kez Görüntülendi

şemseddin Sami Yazarlar ve Şairler
Ahmed Muhtar Paşa (Ahmed Muhtar Paşa Kimdir? - Ahmed Muhtar Paşa Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Şeyh Şemseddin Sivasi Türbesi (Merkez) İç Anadolu Bölgesi
Şemseddin Günaltay Biyografi & Otobiyografi

Ahmed Bİn SÜleyman ErvÂdÎ | Ahmed ŞeybÂnÎ
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 06-07-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart Ahmed ŞemseddÎn MarmaravÎ



Ahmed ŞemseddÎn MarmaravÎ başlıklı yazı Mumsema Ahmed ŞemseddÎn MarmaravÎ Forum Alev


AHMED ŞEMSEDDÎN MARMARAVÎ


Evliyânın büyüklerinden Halvetiyye tarîkatında "orta kol" olarak bilinen Ahmediyye şûbesinin kurucusu 1435 (H839) yılında Akhisar'ın Göl Marmarası veya Marmaracık adı ile bilinen köyünde doğdu Babası Îsâ Halîfe, Halvetiyye şeyhlerindendir Halk arasında Yiğitbaş Velî diye meşhûr olmuştur

İlk tahsîlini babasından aldı Sonra medreseye devâm etti ve zâhirî ilimleri öğrendi Fakat kendisi ilâhî aşka tutulmuştu Tasavvuf yolunda ilerlemek gönül gözünü görür hâle getirmek istiyordu

"Tasavvuf, aşk ateşiyle yanmaya derler" sözü sanki onun için söylenmişti Nitekim gâyesine erişmek için, Uşak'ın Kabaklı köyünde insanlara doğru yolu gösteren büyük âlim Şeyh Alâeddîn Uşşakî hazretlerinin huzûruna vardı Onun sohbetleri ile mânevî mertebelerden geçerek şeyhlik pâyesine yükseldi

Şeyh Alâeddîn Uşşakî hazretleri Ahmed Şemseddîn'e icâzet (diploma) verdikten sonra, onu İslâmiyeti yaymak, talebeler yetiştirmek ve gönülleri aşk-ı ilâhî ile doldurmak üzere Manisa'ya gönderdi

Ahmed Şemseddîn hazretleri Manisa'da hocasının isteği doğrultusunda talebeler yetiştirmekle meşgûl oldu Ancak bu sırada Şâh İsmâil de, Ehl-i sünnet îtikâdını, müslümanların Peygamber efendimizden gelen doğru inancı yıkmak için harekete geçmişti Bu gâye ile Anadolu'ya "dâî" adı verilen halîfeler göndermiş, sahte şeyhler eliyle bozuk ve yanlış tarikatler kurdurmuştu Ayrıca Antalya'dan Bursa'ya kadar pek çok yerde isyanlar çıkartarak halkı silâh gücü ile de sindirmek istemişlerdi Karışıklık had safhada idi Öyle ki bu sahte şeyhler Osmanlı merkezine kadar sızdılar İstanbul sahte şeyhlerle doldu ve halk kime inanacağını şaşırdı

Velî pâdişâh İkinci Bayezîd Han sahte tarîkatlerin ayıklanarak kapatılmasını istedi Böylece halkın yanlış inanışlara kapılıp Ehl-i sünnet îtikâdından uzaklaşmasına mâni olmak üzere harekete geçti Kurulan bir mecliste şeyhlerin imtihana tâbi tutulmasını istedi Bu düğümü çözmek için de Ahmed Şemseddîn hazretlerini Manisa'dan İstanbul'a dâvet etti

Ahmed Şemseddîn hazretleri derhal bu ulvî görevi kabûl edip İstanbul'da Sultan Bâyezîd-i Velî hazretlerinin huzûruna çıktı ve Osmanlı Sultânının da hazır bulunduğu imtihan heyetine reislik etti

O gün Ahmed Şemseddîn hazretlerinin tuttuğu şerîat süzgecinden hak ve doğru yolda bulunan şeyhler rahatlıkla geçerken sahteleri tutuldu Bunlar mahcup ve perişan oldular Tekkeleri kapatıldı ve yaptıkları işten men edildiler Ahmed Şemseddîn hazretlerine, imtihan sırasında gösterdiği kemâl, dirâyet ve olgunluk sebebiyle "Yiğitbaşı" lakabı verildi Pâdişâh çok hoşnut kaldığı ve takdir ettiği bu büyük velîyi hediyelerle taltîf etti O ise bu hediyelerin tamamını fakirlere dağıttı İstanbul'da kalması tekliflerine rağmen, tekrar Manisa'ya döndü Bu hâdise dilden dile, şehirden şehire yayıldı Sohbetine kavuşmak isteyenler Manisa'ya akın ettiler ve çevresinde geniş bir sohbet halkası meydana getirdiler

Ahmed Şemseddîn hazretlerinin kerâmetleri Mısır'da Arab Molla nâmıyla tanınan bir zâta kadar ulaştı Arab Molla, ilmiyle mağrur bir zâttı Ahmed Şemseddîn'i imtihan etmek üzere Mısır'dan Manisa'ya geldi Ahmed Şemseddîn hazretlerini çekemeyenler derhal Arab Molla'nın etrafında tâzim, hürmet ve îtibâr halkası meydana getirdiler Ona, Yiğitbaşı Velî aleyhinde pek çok sözler söylediler Bu hal, Arab Molla'nın nefsini ve gurûrunu okşadı Onlara:

"Siz onu bana bırakın Onun hakkından ben gelirim ve şeyhlik ne imiş ona gösteririm" dedi Benlik dâvâsıyla mağrur Arab Molla, ertesi gün Yiğitbaşı Velî'nin dergâhına geldi Dergahın bahçesinden içeri girmek üzereyken kapıda iki derviş kendisini karşıladı ve; "Ey Molla! Şeyh hazretleri dergahında sizi bekliyor" dediler Arap Molla geleceğinden hiç bahsetmemiş ve bu dervişlerle de daha önce karşılaşmamıştı Şaşırdı ve dayanamayıp sordu:

"Ey Canlar! Yanlışlık olmasın Siz kimi karşılarsınız Ben ziyâret edeceğimi bildirmemiştim" Dervişler tatlı tatlı gülümseyerek sordular: "Mısır'dan gelen Arab Molla siz değil misiniz?" Molla daha büyük bir şaşkınlıkla; "Evet" diyebildi ve dervişlerin îkazıyla dergâhtan içeri girerek kendisini bekleyen Şeyh hazretlerinin huzûruna vardı

Yiğitbaşı hazretleri birkaç talebesiyle sohbet etmekte, onlara İslâmiyetin güzel ahlâkından bahsetmekteydi Molla Arab'ın oturması ile sözüne devam etti:

"Ey dostlarım kibirden sakınınız Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem; "Kalbinde zerre kadar kibir olan Cennet'e giremez" buyurdu Kibir, Allah'ın kullarına hakâret, aşağılık gözü ile bakmaktır Kendini herkesten üstün görmektir Ebû Hâşim Sûfi hazretleri; "Dağı iğne ile kazıp yerinden yok etmek, kalpden kibri söküp atmaktan daha kolaydır" demektedir"

Bunca nasîhata rağmen Arab Molla'nın hâlâ inkâr çukurunda olan nefsi, Yiğitbaşı ile yarışmak ister Onun bir müddet duraklamasını fırsat bilerek gururlu bir edâ ile ve kelimelerin üzerine basa basa:

"Ey Şeyh, sizin erbaîninizi, çile çekmenizi, nefsinizi yola getirmekteki gayretinizi çok medhettiler Birlikte erbaîne, çile çekmeye girsek ne dersiniz?" diye sordu Ahmed Şemseddîn hazretleri tebessüm ederek:

"Hay hay! Biz misafirimizi kırmayız" buyurdu

Arab Molla:

"Ancak benim bir şartım var Yemek içmek serbest, fakat dışarıya çıkmak ve ihtiyâcınızı görmek yasak olacaktır" diye ekledi Şeyh hazretleri:

"Kabul Her şartınızı kabul ediyorum" deyince, birlikte bir hücreye girdiler Yiğitbaşı hazretleri talebelerine kendisine kuzu dolması getirilmesini ve misafirine de ne isterse verilmesini istedi Ancak Arab Molla sadece birkaç zeytin ile iktifâ etti Şeyhin kuzu dolmasını yemesini seyrediyor ve biraz sonra dayanamaz dışarı çıkar diyerek için için gülüyordu Ancak zamânın su gibi geçmesine, Şeyh hazretlerinin nefis, leziz yiyecekleri birbiri ardısıra bitirmesine rağmen, Molla'nın beklediği an bir türlü gelmedi: Bir, iki, üç ve nihayet dördüncü gün o nefis yiyecekleri yiyen sanki Şeyh hazretleri değil de oymuş Kendisini nasıl dışarıya atacağını bilemedi İhtiyâcını gördükten sonra dışarıda kendisini bekleyen dervişlere; "Yahu! Ben iki üç zeytin tanesiyle dayanamadım Bu zat bunca yemeği nasıl yiyor ve nasıl duruyor?" diye söylendi Dervişler ise şu cevâbı verdiler:

"Bu, mollalıkla şeyhlik arasındaki farktır"

Arab Molla hatasını anlamıştı Derhal Yiğitbaşı hazretlerinin ellerine sarılarak affedilmesini diledi ve; "Ey zamânın Yûsuf'u, sen Mısır'a sultan olmuşsun Bu günâhkârı da bendelerin arasına kabul et" dedi Tövbe ve istiğfâr ettikten sonra talebeliğe kabûl edilen Molla Arab, Ahmed Şemseddîn hazretlerinin en büyük halîfelerinden oldu

Ahmed Şemseddîn hazretleri arkasında yüzlerce talebe ve sekiz cilt eser bırakarak 1504 (H910) yılında sonsuzluk âlemine göçtü Yetiştirdiği halîfelerin herbiri evliyâlık makâmına erdi Ahmediyye kolundan ayrı ayrı şubeler ortaya çıktı Bunlar Ramazaniyye, Sinâniyye, Cerrâhiyye, Uşşâkiyye ve Mısriyye adları ile aynı kaynaktan fışkıran feyz menbâları oldu "Tevhîd Risâlesi, Câmi-ül-Esrar, Ravdatü'l-Vâsilîn, Mukaddimetu's-Sâliha, Keşfu'l-Esrâr ve A'mâlü't-Tâlibîn" belli başlı eserleridir

Ahmed Şemseddîn hazretlerinin türbesi Manisa'da Seyyid Hoca mahallesindedir Zamanla yıkılan ve kaybolmak üzere bulunan dergahının yerine Yiğitbaşı vakfı tarafından adına bir mescid inşâ ettirilmiştir

YEDİ DAL

Ahmed Şemseddîn Marmaravî hazretleri bir sohbetlerinde talebelerine; "İyi dinleyiniz!" dedikten sonra şu nasihatte bulundu

"İnsanın kalbinde bir hevâ ağacı bitmiştir ki yedi dalı vardır Her dal bir tarafa yönelir Birincisi göze, ikincisi dile, üçüncüsü kalbe, dördüncüsü nefse, beşincisi ebnâ-i cinse (diğer insanlara), altıncısı dünyâya, yedincisi âhiretedir Her dalın bir çeşit meyvesi vardır Göze yönelen dalın meyvesi harama bakmaktır Dile yöneleninki, başkasının ayıp ve kötülüklerini söylemek, gıybet etmektir Kalbe yöneleninki, başkalarına kin ve düşmanlık etmektir Nefse yöneleninki, şüpheli şeyler ile, haram ve mekruhları işlemektir İnsanlara yöneleninki, onlardan üstün olmak, onları hor ve hakîr tutmak, aşağı görmektir Dünyâya yöneleninki, uzun emel sâhibi olmak, aş, iş, mal ve makam hırsı ile dolu olmaktır Âhirete yönelen dal ise, üzüntü ve pişmanlıktır İnsanda hevânın, arzu ve isteklerin kökü bâkidir, kalıcıdır Elbette devamlı tâze dallar verir Ancak Allahü teâlânın emirleri yerine getirilir, yasaklarından sakınılırsa hevâ ağacı kalpten sökülüp atılır Kötü huyları, ahlâkları gidip, güzel huylar ile süslenir Bu ise bir rehberin yol göstermesi ile mümkün olur"

1) Sefînetü'l-Evliyâ; c4, s156
2) Osmanlı Müellifleri; c1, s225

 

ZeuS is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla
Tags: ahmed, marmarav, semseddn


Ahmed ŞemseddÎn MarmaravÎ ile ilgili Benzer Konular
178 Kez Görüntülendi

şemseddin Sami Yazarlar ve Şairler
Ahmed Muhtar Paşa (Ahmed Muhtar Paşa Kimdir? - Ahmed Muhtar Paşa Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Şeyh Şemseddin Sivasi Türbesi (Merkez) İç Anadolu Bölgesi
Şemseddin Günaltay Biyografi & Otobiyografi


Saat 04:15.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545