Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Sahabeler ve Alimler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Ahmed ŞeybÂnÎ ile ilgili Benzer Konular
153 Kez Görüntülendi

Cezzar Ahmed Paşa ( Cezzar Ahmed Paşa Kimdir? - Cezzar Ahmed Paşa Hakkında ) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Muhtar Paşa (Ahmed Muhtar Paşa Kimdir? - Ahmed Muhtar Paşa Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed-i Dâ'i (Ahmed-i Dâ'i Kimdir? Yazarlar ve Şairler
Şeyh Ahmed Yasin (Şeyh Ahmed Yasin Kimdir? - Şeyh Ahmed Yasin Hakkında) Devlet ve Siyaset Biyografileri

Ahmed ŞemseddÎn MarmaravÎ | AHMED ŞÎRÂNÎ
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 06-07-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart Ahmed ŞeybÂnÎ



Ahmed ŞeybÂnÎ başlıklı yazı Mumsema Ahmed ŞeybÂnÎ Forum Alev


AHMED ŞEYBÂNÎ


Hindistan evliyâsından İsmi Ahmed olup, babasının ismi Kâdı Mecdüddîn'dir İmâm-ı A'zam hazretlerinin en yüksek talebelerinden olan İmâm-ı Muhammed Şeybânî'nin soyundandır Hindistan'ın Nârnûl beldesinde doğup yetişti Doğum târihi belli değildir

Küçük yaşta ilim tahsîline başlayan Ahmed Şeybânî Hâce Hüseyin Nâgûrî'nin talebesi oldu Zâhirî ve bâtınî ilimleri tahsîl etti Ayrıca başka âlimlerin de sohbetlerinde bulundu İlim tahsîlini tamamladıktan sonra, Ecmîr'e yerleşti Orada yetmiş seneden fazla kaldı Dünyâya düşkün olmaktan, haramlara ve şüphelilere düşmekten uzak bir şekilde, nefsin isteklerine muhâlefet ederek, ibâdet ve tâat ile meşgûl olarak yaşardı Haramlara düşmekten son derece sakınır, takvâ üzere bulunurdu Tasavvuf yolunda ilerlemiş olup, yüksek derece sâhibi idi Dünyâya düşkün olmamakla birlikte, dünyâya düşkün olanlardan da uzaktı Sohbetinde bulunanlara; dînimizin hükümlerini, tasavvuf yolunda bulunmanın husûsiyetlerini ve bu yola âit ince bilgileri anlatırdı Meclisi, Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin meclisi gibiydi Emr-i mârûf ve nehy-i münkerde, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirmede çok gayretliydi Zengin, fakir, tanıdık ve yabancı, herkese karşı, fitne çıkarmadan emr-i mârûf yapardı ve bu hususta hiçbir zaman gevşeklik göstermezdi Arabî ve Fârisiyi çok güzel konuşurdu

Ahmed Şeybânî, küçüklüğünde akrabâları ile birlikte alışveriş için Mendev beldesine gitmişti Şeyhülislâm Şeyh Mahmûd Dehlevî de oradaydı Cemâat ile namaz kılındı Namazda Mahmûd Dehlevî en ön safta başka âlim zâtlar ile birlikte bulunuyordu Mahmûd Dehlevî, namaza dururken iftitâh tekbîrini imâmdan önce aldı ve bu hâl Ahmed Şeybânî'nin dikkatini çekti Namazdan sonra, başka âlimlerin, bu hâli Şeyhülislâm'a söylemekte gevşek davrandıklarını görünce çok hayret etti Nihâyet dayanamayıp yanına giderek; "Sizin bu namazınız olmadı İmâmdan evvel tekbîr aldınız" dedi Bu hâli öğrenen Şeyhülislâm, bu çocuk yaşta, fakat dînini bilen ve çok uyanık olan Ahmed Şeybânî'ye teşekkür edip, namazını iâde etti

Ahmed Şeybânî hazretleri, öğünme vesîlesi sayılabilecek gösterişli elbiseler giymezdi Namazlarda sarık sarardı Cumâ ve bayram günlerinde, sünnet olduğu için ve dünyâ ehlinden yanına gelenler olursa onlara karşı da heybetli olmak, İslâmın şerefini, vakarını korumak için kıymetli elbise giyerdi "Din ehlini dünyâ ehline aşağı göstermemelidir Zîrâ dünyâ ehli, görünüşe bakarlar" buyururdu

Sohbetlerinde, Allahü teâlâ buyurdu ki, Resûlullah efendimiz buyurdu ki gibi ifâdeleri, ehemmiyetine binâen tam bir azamet ve heybetle söylerdi ve böyle söylemesi, insanlara çok tesirli olurdu

Fakirlere, tasavvuf yolunda bulunanlara çok hürmet ederdiHayvanına binmiş olarak giderken, böyle zâtlardan birini görse, hemen iner, onun geçmesini bekler, ellerini bağlamış olarak hürmetle dururdu

Huzûrunda gıybet konuşulsa, hattâ lüzûmsuz bir şey söylense aslâ müsâade etmez, derhâl; "Baba sus!" diyerek îkaz ederdi Talebelerinden birisi edeb ve hürmetle duyacağı şekilde ismini söylese hemen gözleri yaşarır ve kendisini aşağılayarak; "Ahmed kim oluyor, o zarardadır" derdi

Ahmed Şeybânî hazretleri, gece yarısı geçtikten sonra kalkıp, Hâce Muînüddîn hazretlerinin türbesine gider, orada teheccüd namazını kılıp, kuşluk vaktine kadar zikir ve tesbîh ile meşgûl olurdu Bu arada hiç konuşmazdı Kuşluk vaktinde duhâ namazını kıldıktan sonra, talebelerine ilim öğretir, ders verirdi Bundan sonra, sünnet olduğu için kaylûle yaparak öğle üzeri bir mikdâr uyur, kalktıktan sonra öğle namazını kılar, ikindiye kadar zikir ve tesbîhle meşgûl olurdu İkindi namazından sonra meclisinde bulunanlara Tefsîr-i Medârik'den okur, anlatırdı Allahü teâlânın îmân sâhipleri için Cennet'te hazırladığı nîmetlere ve din düşmanları için Cehennem'de hazırlanan sonsuz azâba âit haberleri okuyunca çok ağlar, bu ağlaması sebebiyle gözleri kızarırdı

Ahmed Şeybânî hazretleri Ecmîr'deyken bir gün dostlarına; "Bu birkaç gün içinde, bu şehre celâl nazarı vardır Bir belâ ve musîbet gelmesi yakındır Müslümanların şehirden çıkmaları lâzımdır" buyurdu Acele hazırlıklar yapılıp, Ahmed Şeybânî, müslümanlardan bir cemâat ile, 1516 (H927) senesinde bir pazar günü Ecmîr'den çıktı Bundan sonra gelen ilk cumartesi günü, din düşmanları Ecmîr şehrini istilâ edip, şehrin altını üstüne getirdiler Ecmîr'de kalan birçok müslümanı şehîd ettiler Bu istilâdan beş gün evvel Ecmîr'den ayrılmasının, onun bir kerâmeti olduğu anlaşıldı

Ahmed Şeybânî hazretleri Ecmîr'e geldiğinde, on sekiz yaşındaydı Çıktığında ise, doksan yaşına yaklaşmıştı Ecmîr'den ayrıldıktan sonra, doğum yeri olan Nârnûl'de kaldı Üç-dört sene sonra bir gün, meczûb bir kimse gelerek; "Ahmed Şeybânî! Seni göğe çağırıyorlar Hocanın huzûruna git!" dedi O da, o gece rüyâsında buna benzer şeyler görmüştü Hemen hazırlanıp, hocasının memleketi olan Nâgûr'a geldi

Nâgûr'a geldikten birkaç gün sonra hastalanan Ahmed Şeybânî, hastalığı ağırlaşıp ölüm hâli yaklaşınca, ellerini kaldırarak namaza başlıyormuş gibi tekbîr aldı ve kendinden geçti 1521 (H927) senesi Şubat ayının dördünde Cumâ günü bu hâlde iken, "Allahü ekber" diye diye rûhunu teslim eyledi Hocasının kabrinin ayak ucuna defnedildi

RESÛLULLAH EFENDİMİZİ GÖRDÜM

Ahmed Şeybânî hazretlerinin, Peygamber efendimize olan muhabbet ve aşkı pek çokdu Kendisine bir kimse gelerek; "Rüyâmda Resûlullah efendimizi gördüm" dese, derhâl kendisini toparlar, o kimsenin karşısında ayakta durur, elleri bağlı olarak, büyük bir hürmet ve edeb ile anlatmasını beklerdi O kimse anlattıkça, ellerine, ayaklarına kapanır, o zâtın elbisesini yüzüne gözüne sürerdi O kimse; "Filan yerde gördüm" derse, o yere gider, orayı öper, yüzünü sürerdi Orada bir taş varsa, taşı yıkar, suyunu içer, o suyu gülsuyu ile elbisesine sürerdi

1) Ahbâr-ul-Ahyâr; s190

 

ZeuS is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 02:19.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545