FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Sahabeler ve Alimler
AHMED-İ TİCÂNÎ
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
AHMED-İ TİCÂNÎ ile ilgili Benzer Konular
250 Kez Görüntülendi
Cezzar Ahmed Paşa ( Cezzar Ahmed Paşa Kimdir? - Cezzar Ahmed Paşa Hakkında )
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Muhtar Paşa (Ahmed Muhtar Paşa Kimdir? - Ahmed Muhtar Paşa Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed-i Dâ'i (Ahmed-i Dâ'i Kimdir?
Yazarlar ve Şairler
Şeyh Ahmed Yasin (Şeyh Ahmed Yasin Kimdir? - Şeyh Ahmed Yasin Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
AHMED ŞÎRÂNÎ
|
Ahmed Bİn ÜstÂzÜ'l-a'zam
Konu Araçları
06-07-2007
#
1
Profil Bilgileri
ZeuS
AHMED-İ TİCÂNÎ
AHMED-İ TİCÂNÎ başlıklı yazı Mumsema AHMED-İ TİCÂNÎ Forum Alev
AHMED-İ TİCÂNÎ
Tîcâniyye tarîkatının (yolunun) kurucusu
İsmi, Ahmed bin Muhtâr, künyesi, Ebü'l-Abbâs'dır
1737 (H
1150) senesinde Cezâyir'in güneyinde Ayn-ı Mâdî denilen yerde doğdu
Seyyiddir
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem mübârek soyundandır
Dedelerinden Seyyid Muhammed, Ayn-ı Mâdî'ye yerleşip, Berberî kabîlelerinden biri olan Tîcânlılardan bir kadınla evlenmişti
Bu soydan geldiği için Ebü'l-Abbas Ahmed'e Ticânî denildi
Ahmed Ticânî 1815 (H
1230)'de Fas'da vefât etti
Kabri buradadır
Soyu, oğulları Muhammed Kebîr ve Muhammed Habîb ile devam etti
Mâlikî mezhebindeydi
Dindâr bir âile ocağında yetişen Ahmed Ticânî'ye, Allahü teâlâ, parlak bir zekâ, zihin açıklığı ve din gayreti ihsân etti
Yedi yaşında Kur'ân-ı kerîmi ezberledi
Yirmi yaşına varmadan dînî ve edebî ilimleri öğrendi
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem mübârek işlerini ve sözlerini içerisinde toplayan Sahîh-i Buhârî ve Sahîh-i Müslim ile Malîkî mezhebine ait din bilgilerini anlatan Muhtasar adındaki fıkıh kitabını ezberledi
Yirmi yaşına gelince ihlâsa (herşeyi Allah rızası için yapma) kavuşma yollarını öğreten tasavvufa meyletti
Bu arada, talebelere ders okutur, sorulan suallere doyurucu cevaplar verirdi
İlimde olduğu gibi ibâdetlerde, Allahü teâlânın beğendiği işleri yapmakta, O'nu anıp, hatırlamakta da pek gayretli idi
Genç yaşta yüksek hallere ulaşma nîmetine kavuştu
Sonra, âlim ve velîlerle görüşüp, onlardan istifâde için pek çok yolculuk yaptı
Görüştüğü kimseler kendisine ileride büyük derecelere kavuşacağını müjdelediler
Önce; Ebû Muhammed Tayyîb bin Muhammed, Ahmed Sakîlî ile Muhammed Zebîbî Vâncelî ile karşılaştı
Muhammed Zebîbî Vâncelî'nin onu gördüğünde ilk sözü; "Sen ilerde yüksek bir mertebeye kavuşursun
" oldu
Abdullah bin Arabî; "Allahü teâlâ senin elinden tutar
" buyurup, bu sözünü üç defa tekrarladı
Ebü'l-Abbâs Ahmed Tavvâş ise, halveti (yalnızlığı), zikri, (Allahü teâlâyı anmayı, hatırlamayı) tavsiye etti
"Sabret, kalp gözün açılır
" dedi
Bilâhare Sahrâ denilen yere gelip, beş sene kaldı
Sonra Tilmsân'a geçti
Tefsîr ve hadîs dersleri verdi
Bu sırada bütün himmet ve gayreti, Allahü teâlâ ile beraber olmak, dâimâ O'nu anıp, hâtırlamak, O'ndan başkasını unutmak oldu
Bu sebeble insanlardan ve onların arasına karışmaktan uzak durdu
Sonra hacca gitmek Resûlullah efendimizi sallallahü aleyhi ve sellem ziyaret etmek niyeti ile yola çıktı
Cezâyir yakınlarında Ezvâvâ denilen yere gelince, Ebû Abdullah Muhammed bin Abdurrahmân Ezherî'nin adını duydu
Gidip onunla görüştü
Ondan Halvetiyye tarîkatının yolunu öğrendi
Zikirler, tenhâda, insanlardan uzak ve yalnız yapıldığı için bu tarîkata Halvetiyye denmiştir
Allahü teâlânın yedi ism-i şerîfini usûlüne göre söylemek, kalb temizliği, "La ilâhe illallah" sözünü dilden düşürmemek, devamlı Allahü teâlâyı hatırlamak, O'ndan başkasını gönlünden çıkarmak, bu tarikatın temel husûsiyetlerindendir
Yolculuğa devâm eden Ahmed Ticânî önceden ismini duyduğu Şeyh Mahmûd-i Kürdî ile görüşmek üzere gemiyle Mısır'a geldi
Gelir gelmez ilk işi o zâtı bulmak oldu
Şeyh Mahmûd-ı Kürdî onu görünce; "Sen Allahü teâlânın indinde sevilen birisin
" buyurdu
Ahmed-i Ticânî; "Bunu nereden biliyorsun?" diye sordu
"Allahü teâlânın bildirmesi ile
" cevâbını verdi
Bir müddet onun yanında kalıp, hac için Mısır'dan ayrıldı
Vedâlaşırken Şeyh Mahmûd-ı Kürdî ona hayır duâda bulundu
Mekke-i mükerremeye varınca buradaki büyükleri aradı
Ebü'l-Abbas bin Ahmed bin Abdullah isimli mübârek bir zâtın varlığını öğrendi
Ancak bu zât mânevî bir işârete dayanarak kimse ile görüşmüyordu
Bu yüzden onunla bizzât görüşemedi
Kalben ona teveccüh edip (yönelip) mânen istifâde etti
Pek çok sırlara kavuştu
Hattâ hizmetçisi vâsıtasıyla mektuplaşırlardı
Ebü'l-Abbâs Ahmed bin Abdullah, Ahmed Ticânî'nin ilerde yüksek derecelere kavuşacağını müjdeledi
"Sen benim ilmimin, sırlarımın, kavuştuğum nûrlarımın vârisisin
" dedi
Hizmetçi bunları duyunca üzüldü ve; "On sekiz senedir sana hizmet ediyorum
Sen ise, mağribden gelen birini vâris ediniyorsun
" dedi
Ahmed bin Abdullah hazretleri hizmetçisine; "Eğer bu benim isteğimle olsaydı, ondan evvel kendi evlâdımı bundan faydalandırırdım
" dedi
Zilhiccenin onunda vefât edeceğini söyledi
Dediği gibi oldu
Ahmed Ticânî hac ibâdetini tamamlayınca, Medîne-i münevvereye gitti
Peygamber efendimizin kabr-i şerîfini ziyâret etti
Ahmed Ticânî hazretleri Medîne-i münevvereye gelince, burada evliyânın büyüklerinden Mustafa Bekrî'nin talebesi Semmân diye tanınan Muhammed bin Abdülkerîm ile görüştü
Teberrüken onun derslerinde ve sohbetlerinde bulunup, istifâde etti
Ziyâretten sonra, hac kâfilesi ile Mısır'a döndü
Şeyh Mahmûd-ı Kürdî'nin yanında bir müddet kaldı
Şeyh Mahmûd-ı Kürdî onun ilminin biraz daha gelişmesi için, müşkil (zor) meseleleri sorup, ondan bunların çözülmesini istedi
Bu sûretle ilimde yüksek bir dereceye ulaştı
Hocası, Halvetiyye yolu üzere insanları terbiye ve irşâd etmesine izin verdiyse de o buna cesâret edemedi
Büyük velî Mevlânâ İdrîs'i ziyâret için 1777 (H
1191) senesinde Fas şehrine gitmek üzere yola çıktı
Bu sırada Vecde şehrine uğradı
Orada Ali Harzim bin Arabî ile tanıştı
Ona ileride kendisi ile görüşeceğine işâret eden unutmuş olduğu bir rüyâsını hatırlattı
Fas'a varınca Mevlânâ İdrîs'i ziyâret etti
Bir müddet daha Fas'da kalıp, onu ziyâret için yanına gidip geldi
Bundan sonra Tunus'a ve bilâhare Tilmsan'a geçti
Burada sekiz sene kaldı
İnsanlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını anlattı
Bir çok yerleri dolaştıktan sonra, Sem'un köyünde yerleşti
Burada halvete girerek insanlardan uzak durdu ve kimse ile görüşmedi
Devamlı zikir ve ibâdetle meşgul oldu
Mânevî perdeler kalkıp, yüksek derecelere kavuştu
Mübârek ceddi (dedesi) Resûlullah'ı sallallahü aleyhi ve sellem uyanık iken, baş gözü ile gördü
Peygamber efendimiz ona görünüp çeşitli zikirler öğretti
Sonunda Resûlullah ona; "İnsanları irşâd et
Onlardan uzak durma
Bu sûretle vâdolunduğun yüksek mertebeye ulaşırsın
" buyurdu
Resûlullah efendimizin izni ve emri olduğu için insanları irşâd ve terbiyeye başladı
Tasavvufun esâsını teşkil eden tövbe (günahlardan pişmanlık), zühd, (dünyâya rağbet etmeme), sabr, şükr, havf (Allahü teâlânın azabından korkma), recâ, (Allahü teâlâdan rahmetini ümit etme), tevekkül (Allahü teâlâya güvenme), rızâ (Allahü teâlâdan gelen her şeyden hoşnûd olma), muhabbet (Allahü teâlâyı sevme ve her an Allahü teâlâyı hatırlayıp, O'ndan başkasını unutup gönlünden çıkarma) demek olan fenâfillah mertebelerine kavuştu
Ahmed Ticânî bilâhare bulunduğu köyden 1213 senesinde Fas'a gitti
Fas Sultânı onu çok iyi karşıladı
Kendisine bir ev tahsis etti
Fakat, kalbi bu ev hakkında huzurlu değildi
İçinde bir tereddüd vardı
Bu sebeple orada kalmayı kabûl etmedi
Sultan bunun farkına varıp, onu bu hususta rahatlatacak şeyler söyledi
Nihâyet Ahmed Ticânî o eve yerleşti
Birkaç gün sonra yakınlarına; "Bu eve Resûlullah efendimiz sallallahü aleyhi ve sellemin izni ile yerleştim
Fakat bana bir şey yerine getirmemi emretti
" dedi
Yakınlarından birisi Resûlullah'ın ona evin kirâsı mikdarı bir şeyi fakirlere tasadduk etmesini (vermesini) emrettiğini anlatmıştır
Bundan dolayı Ahmed Ticânî hazretleri her ayın sonunda evin kirâsı kıymetinde ekmeği, fakirlere verirdi
Vefâtına kadar buna devâm etti
Ahmed Ticânî hazretlerinin talebelerine ve sevenlerine nasihat edeceği, onları terbiye ile meşgul olacağı bir zâviyesi (dergâhı) olmamıştı
Bu işi bâzan evinde bâzan câmilerden birinde yapardı
Bir gün Resûlullah efendimiz kendisine görünerek bir zâviye inşâ etmesini, bunun için kendisine güzel, helâl bir arâzi seçmesini emretti
Ahmed Ticânî hazretleri yine Peygamber efendimizin işâreti ile bugün Fas'ta Büleyde diye bilinen Derdâs mıntıkasında bir yeri seçti ve burayı helâlinden kendi malı ile satın aldı
Bu arsa Akvemâ oğullarına ait harâbe bir yerdi
Kimse oraya yalnız giremezdi
Güvenilir kimselerden nakledildiğine göre, bâzan oradan bir kalabalığın zikir sesleri gelirdi
Fas meczûblarının (velîlerinin) çoğu buraya uğrardı
Zâviye yapılmadan önceFas'ın Lehbî ismindeki meşhûr meczûbu, bu harabeye gelir, kulağını kapısına koyar oradan geçenlere; "Buraya gelin, zikr seslerini dinleyin
" derdi
Ahmed Ticânî hazretleri daha sonra bu arsanın çevresindeki yerleri de satın aldı
Resûlullah efendimiz, Ahmed Ticânî'ye orası için; "Burası benim mekânımdır
" buyurdu
Ahmed Ticânî (rahmetullahi aleyh) zâviyenin inşâsına başlayacağı zaman, hasedçiler hep birlikte, zâviyenin yapılmasına karşı çıktılar
Durum sultana ulaştı
Sultan, Ahmed Ticânî'nin çok kerâmetlerine şâhid olduğu için zâviyenin yapılmasını emretti
Bunun için Ahmed Ticânî'ye bir mikdâr yardım ve başka lâzım olabilecek şeyler de gönderdi
Ahmed Ticânî belki bizden daha muhtaç olanlar vardır diye bunları ona geri gönderdi
Onlara verilmesini istedi
Sultan; "Yanındaki talebelerine dağıtırsın
" deyince; "Hamdolsun hepsinin durumları iyidir" buyurdu
Sultan; "Zâviyeye harcarsın
" dediğinde; "Zâviye, Allahü teâlânın yardımı ile ayakta durucudur
" buyurdu
Fakat o sırada kimse bu sözün mânâsını anlamadı
Zâviyenin işlerini yürüten talebeleri, sultandan gelen malın bu sefer de geri çevrilmesinden çekindiler
Ahmed Ticânî hazretlerinin haberi olmadan gelen yardımı sultanın adamından alıp, onunla abdesthâne yaptılar
İnşâat tamamlanınca, sultandan gelen para ile yapılan abdesthânenin yıkıldığı, zâviyenin diğer kısımlarının ise ayakta durduğu görüldü
O zaman bu sözün mânâsı anlaşılmış oldu
Ahmed Ticânî hazretleri, bu zâviyede insanlara din bilgilerini Allahü teâlânın rızâsını kazanma yollarını öğretti
Allahü teâlânın kendisine ihsân ettiği ilimler ve feyzlerden herkesi faydalandırdı
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem sünnetine uymakta, dinden olmayıp, sonradan giren bid'atlerden sakınmakta, dünyevî alâkalardan kurtulmakta pek gayretli olduğu gibi, insanları da bu hususda teşvik etti
Ahmed Ticânî hazretlerinin Mûsâ ismindeki talebesi sohbet esnâsında çok suâl sorardı
Muhammed Selâlî ismindeki zât ise ona bu sebeple darılırdı
Birgün Ahmed Ticânî hazretleri ikisini de yanına çağırdı
Geldiklerinde Muhammed Selâli'ye; "Mûsâ'ya karışma
O ne yaparsa yapsın ben onu severim
" buyurdu
Ahmed Ticânî hazretleri Halvetiyye tarîkatına göre insanları terbiye ve irşâd etti
Bu irşâd kendine mahsus olduğundan Halvetiyye'nin Ticânîye kolu ortaya çıktı ve bu tarîkatın Afrika'da İslâmiyet'in yayılmasına büyük hizmeti oldu
Ahmed Ticânî hazretleri Fas'ta uzun müddet kaldıktan sonra çoluk çocuğu ile beraber Şam'a yerleşmeye karar vermişti
Faslılara bu haber ağır geldi
Sanki içerlerinde ciğerleri parçalanıyordu
Bütün hazırlıklar tamam olup sadece yola çıkmak kalmıştı
Faslılar, Ahmed Ticânî hazretlerinin aralarında kalması için Resûlullah efendimizin rûhâniyetinden yardım istediler
Peygamber efendimizin muvâfakatı ile Şam'a gitmekten vazgeçince halk çok sevindi
1230 yılında 80 yaşındaydı
Bereketli ömrünün son anlarına gelmişti
Gece boyunca; "Allah Allah! Bir nûr kalbimi yaktı
" sözünü tekrarladı
Sabaha yakın yanında bulunanlara dönüp; "İşte Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem halîfeleri ile beraber geldi, hepiniz kalkınız
" buyurdu
Birkaç kişi hâriç diğerleri çıktılar
Bir müddet sonra rûhunu teslim etti
Ahmet Ticânî hazretleri beyaz tenli nûrânî yüzlü, gür sesli, susması çok, tebessümü hoş, sözü, sohbeti tatlı, heybet, vakar, hayâ, firâset ve kerâmet sâhibiydi
Allahü teâlânın izni ile kısa zamanda uzak mesâfelere giderdi
Gizli şeyler kendisine mâlum olurdu
Şeyh İbrâhim Reyyâhî isminde bir zât Fas'a geldiğinde, ilk önce Ahmed Ticânî hazretlerini ziyâret için evine gitti
Kapıyı çaldığında, hizmetçi çıkıp; "Sen Tunuslu İbrâhim Reyyâhî misin?" dedi
O; "Evet
" deyince, hizmetçi; "Ahmed Ticânî hazretleri geleceğini söylemişti
Buyrun, girin
" dedi
İbrâhim Reyyâhî içeri girince, odada başkalarının da olduklarını gördü
Sonra ona bir bardak süt ikrâm edildi
Hepsini içdikten sonra Ahmed Ticânî hazretleri oraya geldi ve ona, hocası Şeyh Sâlih Kevvâş'ın vefât ettiğini, kendisinin de onun cenâzesinde bulunduğunu haber verdi
Cenâzesinde Fas âlimleri, eşrafı ve devlet ileri gelenleri de hazır bulundu
Cenâze namazını, Müftü Muhammed bin İbrâhim kıldırdı
Büyük âlimler Ahmed Ticânî hazretlerini medh u senâ etmişlerdir
Mağrib âlimlerinden Câfer bin İdris Kettânî: "Büyük kutb gavs-ı rabbânî, vasıfları yüksek, halleri garib, evliyâlık derecesi büyüktür
"
Muhammed bin Câfer Fârîsî: "Nihâyete varmış velî, şerîatle hakîkatı bir araya getiren kâmil (olgun) rehber
"
Yûsuf-i Nebhânî: "Ârif denilen evliyânın önderidir
Zikirlerini ve virdlerini uyanık iken Peygamber efendimizden alan büyüklerindendir
" demiştir
1) Câmiu Kerâmât-il-Evliyâ; c
1, s
349
2) Târih-ul-Halef; c
2, s
38
3) Esmâ-ül-Müellifîn; c
1, s
183
4) El-A'lâm; c
1, s
248
5) Mu'cem-ül-Müellifîn; c
2, s
143
6) Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; s
1077
7) Kıyâmet ve Âhiret; s
82
8) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c
17, s
331
9) Gâyet-ül-Emânî fî Sîreti Seyyidî Ahmed et-Ticânî; (Muhammed bin Hasan Sânî, Beyrut, Tarihsiz)
10) Cevâhir-ul-Mesnî (Ali Harezm, Kâhire, 1348)
11) The Tijaniyye (Jamil Abu'n-Nasr, Londra, 1965)
12) The Sufi Orders in İslâm; s
107
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
ahmedi
,
ticn
AHMED-İ TİCÂNÎ ile ilgili Benzer Konular
250 Kez Görüntülendi
Cezzar Ahmed Paşa ( Cezzar Ahmed Paşa Kimdir? - Cezzar Ahmed Paşa Hakkında )
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Muhtar Paşa (Ahmed Muhtar Paşa Kimdir? - Ahmed Muhtar Paşa Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed Rıza (Ahmed Rıza Kimdir? - Ahmed Rıza Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Ahmed-i Dâ'i (Ahmed-i Dâ'i Kimdir?
Yazarlar ve Şairler
Şeyh Ahmed Yasin (Şeyh Ahmed Yasin Kimdir? - Şeyh Ahmed Yasin Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
01:39
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542