FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Sahabeler ve Alimler
Ahnef Bİn Kays
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Ahnef Bİn Kays ile ilgili Benzer Konular
210 Kez Görüntülendi
Hazret-i Fatime Bint-i Kays (r.a.)
Sahabeler ve Alimler
AhmedÜ Bamba
|
Akbiyik Sultan
Konu Araçları
06-07-2007
#
1
Profil Bilgileri
ZeuS
Ahnef Bİn Kays
Ahnef Bİn Kays başlıklı yazı Mumsema Ahnef Bİn Kays Forum Alev
AHNEF BİN KAYS
Tâbiînin meşhurlarından ve hadîs âlimlerinden
İsmi, Dehhâk bin Husayn et-Temîmî es-Sa'dî'dir
Künyesi Ebû Bahr, lakabı Ahnef'tir
Ayağının eğik olması yâhut da ayaklarını arkası üzerine basarak yürümesinden dolayı Ahnef denilmiş ve bu lakab ile şöhret bulmuştur
Bâzı kaynaklarda isminin Sahr olduğu kayıtlıdır
Babası, Kays Ebû Mâlik künyesi ile tanınırdı
Annesi, bir rivâyete göre Amr bin Sa'lebe'nin kızıdır
Basra'da doğdu
Doğum târihi bilinmemektedir
Ahnef bin Kays, Resûlullah efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem zamânında müslüman olduğu hâlde, mübârek yüzlerini göremediği, gönüllere şifâ olan sözlerini işitemediği için sahâbî olmakla şereflenemedi
Kavminin önde geleni idi
Kabilesinin müslüman olmasına sebeb oldu
Çok hilm sâhibi idi
Bu hususta pekçok şey anlatılmıştır
Hasan-ı Basrî onun hakkında şöyle demiştir; "Ahnef bin Kays şerefli bir kimse olup, kavmi arasında ondan daha fazîletli bir kimse görmedim
" Hazret-i Ömer'den hazret-i Osman'dan hazret-i Ali'den, Sa'd ibni Mes'ûd'dan, Ebû Zer Gıfârî'den ve diğer sahâbîlerden hadîs-i şerîf rivâyet etmiştir
Kendisinden; Hasan-ı Basrî, Ebü'l-Alâ bin Şehîr, Talk bin Habîb hadîs-i şerîf nakletmişlerdir
Ahnef bin Kays hazretleri şöyle anlatır:
"Hazret-i Osman zamânında Kâbe-i muazzamayı tavâf ediyordum
Leys kabîlesinden biri elimden tutarak;
"Sana bir müjde vereyim mi?" dedi
"Evet" dediğimde; "Hani hatırlarsın, Resûlullah efendimiz beni İslâma çağırmak için sizin kabîleye göndermişti
Onlara İslâmı anlatıp, dâvette bulunuyordum
O zaman, sen; "En güzel, en iyi bir şeye, güzel huylara çağırıyorsun, kötü huylardan uzaklaştırıyorsun
Bunları hiç duymamıştım
" demiştin ve müslüman olmuştun
Kabîlen arasında tutulan ilim, irfan sâhibi, zekî bir kimse olduğun için, tavsiyen üzerine kabîlenizin mensupları da müslümanlığı kabûl etmişlerdi
Bütün bu durumları, Medîne'ye dönünce Resûl aleyhisselâma anlattım
Resûlullah senin için; "Allah'ım! Ahnef'i bağışla!" buyurdu
Bunun üzerine; "Benim yanımda, âhiretim için Resûlullah'ın bu mübârek duâsından daha ümit verici bir şey yoktur
" dedim ve çok sevindim
Ahnef bin Kays, halîfe hazret-i Ömer'i Medîne'de, Basra halkından bâzı kimselerle birlikte ziyâret etti
Halîfe herkesin halini hâtırını sordu
O sırada Ahnef bin Kays, bir köşede abasına sarınmış bir hâlde sessizce duruyordu
Hazret-i Ömer;
"Senin bir ihtiyâcın yok mu?" diye sorduğunda, o şöyle cevap verdi:
"Ey Mü'minlerin Emîri! Evet var
Hayır ve bereketin anahtarı Allahü teâlâdır
Diğer şehirlerin halkından olan kardeşlerimiz sulak ve verimli yerlere yerleştiler
Biz ise çorak, rutûbetli, bir tarafı tuzlu deniz, bir tarafı çöle çevrili bir yere mekân tuttuk
Ne ekin, ne hayvanımız var
Yiyeceklerimizi ve faydalanacağımız şeyleri çok zor şartlar altında elde ediyoruz
Zayıf bir insan, tatlı su alabilmek için iki fersahlık yol gitmek zorunda
Eğer bizim en basit ihtiyaçlarımızı karşılamaz ve fakirliğimizi gidermezsen, yok olup giden kavimler gibi olacağız
" Bunun üzerine hazret-i Ömer, Basra halkının çocuklarına Beyt-ül-mâldan, maaş bağladı
Vâli Ebû Mûsâ el-Eş'arî'ye, Basra'ya kanalla su getirtmesi için mektup yazdı
Hazret-i Ömer, ona karşı olan sevgi ve muhabbetinden dolayı, bir süre yanında kalmasını istedi
Ahnef bin Kays bu istek üzerine bir sene Medîne-i münevverede kaldı
Sonra izin alıp Basra'ya döndü
Hazret-i Ömer, Ebû Mûsâ el-Eş'arî'ye yazdığı mektubunda; "Ahnef bin Kays'ı kendine yakın tut
İşlerinde ona da danış ve sözlerine kulak ver
" buyurmuştu
İran imparatoru Yezdicürd, topraklarının büyük kısmı müslümanların eline geçince, Merv şehrine gidip yerleşmişti
Yezdicürd buradan İran şehirlerine mektup yazarak, halkı isyân ettirdi ve andlaşmayı bozdurdu
Bunun üzerine hazret-i Ömer, Ahnef bin Kays'a Horasan üzerine sefer düzenlemesi için emir verdi
Bir orduyla yola çıkan Ahnef bin Kays, İran şehirlerindeki isyânı bastırdı ve Horasan'a yürüdü
Önce Herât'ı fethedip Merv eş-Şehcân'a doğru ilerlerken, Nişâbur'a Mutarrif bin Abdullah komutasında, Serahs'a da Hars bin Hassân komutasında bir birlik gönderdi
Ahnef bin Kays, Merv eş-Şehcân'a varınca, Yezdicürd, Merv er-Rûz'a kaçtı
Buradan, Türk sultânına ve Çin krallarına mektup yazıp yardım istedi
İslâm ordusu Merv er-Rûz üzerine yürüyünce, Yezdicürd Belh'e gitti
Ahnef bin Kays, Merv er-Rûz'u ordu karargâhı yaptı
Kûfelilerden meydana gelen bir birliği Belh'e Yezdicürd'ün üzerine gönderdi
Yezdicürd'ün askerleri ile İslâm mücâhidleri arasında şiddetli bir muhârebe oldu
Yezdicürd'ün ordusu yenilerek kaçtı
Arkadan yetişen Ahnef bin Kays, Kûfelilerden meydana gelen öncü birliğe yardım etti ve Allahü teâlânın izniyle Belh şehrini aldılar
İslâm mücâhidleri Belh'in hemen akabinde Nişâbur ve Toharistân'ı da aldılar
Ahnef bin Kays, bu fetihleri anlatan bir mektubu hazret-i Ömer'e gönderince; "Keşke oraya ordu göndermeseydim
Keşke bizimle oranın arasında ateşten bir deniz olsaydı
" buyurdu
Bu sözleri duyan hazret-i Ali; "Neden, ey mü'minlerin emîri!" diye sormaktan kendini alamadı
Bunun üzerine hazret-i Ömer; "Çünkü buranın halkı üç defâ yerlerinden dağılacaklar, ayrılacaklar
Üçüncüsünde tamâmen imhâ edilecekler
Böyle bir musîbet meydana gelecektir
Bu musîbet burayı fethettiğimizde, burada bulunacak müslümanlara geleceğine, fethedilmeyip buranın müslüman olmayan halkının başına gelmesi daha iyidir, diye cevâb verdi
Hazret-i Ömer daha sonra, Ahnef bin Kays'a, Ceyhun Nehrini geçmemesini bildiren bir mektup gönderdi
Bu sırada Yezdicürd, Türk hâkânından aldığı yardımla geri döndü
(Türkler o asırda henüz müslüman olmamışlardı
) Ahnef bin Kays, Yezdicürd'ün aldığı yardım kuvvetiyle üzerine geldiğini öğrenince, fikirlerini öğrenmek için, kıyâfetini değiştirerek, gece askerleri arasında dolaşıp onları dinledi
Mücâhidlerden birisinin;
Eğer komutanımız bizi dağın eteklerine çekerse, nehir, düşmanla aramızda hendek vazifesi görür
Sırtımızı da dağa dayamış olduğumuz için düşman arkamızdan da saldıramaz
Biz de düşmanla bir cephede muhârebe yapardık
Umarım Allahü teâlâ bize zafer ihsân eder dediğini duydu
Sabahleyin namazdan sonra; "Ey mücâhidler! Biz azız, düşman ise kalabalık
Bu sizi korkutmasın
Nice az bir topluluk, pekçok düşmana Allahü teâlânın izni ile gâlip gelmiştir
Allahü teâlâ sabredenlerle berâberdir
Şimdi buradan ayrılın
Sırtınızı dağa verin
Dağ arkanızda, nehir ise bizimle düşman arasında kalsın
Düşmanla tek taraftan muhârebe edelim
" dedi
Yirmi bin kadar olan İslâm ordusu bu emri yerine getirdi
Türk askerlerinden birisi meydana çıkıp er istedi
Derhal Ahnef bin Kays ortaya çıktı, onunla çarpıştı
Türk süvârisi öldü
Bunun üzerine arkasından sırayla iki asker daha çıktı
Ahnef bin Kays bunları da öldürdü
Türkler, o zaman savaş âdeti olarak, üç süvâri çıkıp karşı taraftan üç kişiyle çarpışıncaya kadar yerlerinden ayrılmazlar, ordu hücûma geçmezdi
Üç süvârileri de öldürülünce, durumu hâkanlarına bildirdiler
O da bu durum hayra alâmet değil deyip, ordusunu geri çekti
Türk hâkânını müslümanlarla karşı karşıya bırakan Yezdicürd, fırsattan istifâde ile, müslümanların elinde bulunan Merv eş-Şehcân'a gitmişti
Orada bulunan Hârise bin Nu'mân komutasındaki küçük mücâhid birliği, kalabalık düşman askerinden korunmak ve vakit kazanmak için, kaleye kapandı
Merv eş-Şehcân yakınlarında bir mağarada sakladığı hazînesini çıkartan Yezdicürd, Türk hâkânının yanına dönerken, İranlılardan bir kısmı;
"Ne yapmak istiyorsun?" diye sordular
O da; "Türk hâkânının yanına gidiyorum
Oradan da Çin ülkesine gitmeyi düşünüyorum" deyince, onlar;
"Bu çok kötü bir düşüncedir
Bizimle birlikte müslümanlarla sulh yap
Çünkü onlar dindâr, sözlerine sâdık ve bize yumuşak davranıyorlar
Muhakkak ki, bizi memleketimizde böyle insanların idâre etmesi, dinsiz ve vefâsız kimselerin memleketine gidip, onların idâresi altında yaşamaktan daha iyidir" dediler
Onların bu tekliflerini reddedince; "O zaman hazînelerini bırak
Biz onların yönetiminde memleketimizde yaşıyalım
" dediler
Yezdicürd bunu da kabûl etmeyince, halk onu azledip, hazînelerine el koydular
Yezdicürd de, Türk hâkânının yanına gitti ve Türk illerinde ikâmet etti
İranlılar hazîneleri Ahnef bin Kays'a getirip teslim ettiler
Onunla andlaşma yaptılar
Kendi ülkelerinde mallarına sâhib olarak müslümanların idâresinde, kisrâlar döneminden daha rahat bir şekilde yaşadılar
Ahnef bin Kays tarafından gönderilen fetih haberi ve ganîmetler hazret-i Ömer'e ulaştığında, müminleri câmide toplayıp, gelen mektubu herkesin huzûrunda okuttu
Sonra, şu hutbeyi îrâd etti:
"Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde Resûlünü hak din ile gönderdiğini, O'na tâbi olanların dünyâ ve âhiret hayırlarına kavuşacaklarını vâd etti ve meâlen şöyle buyurdu: "O Allahü teâlâ peygamberini, müşrikler istemese de bütün dinlere gâlip kılmak için, hidâyetle (Kur'ân-ı kerîmle) ve hak dinle (İslâmiyet'le) gönderdi
"(Tevbe sûresi: 33)
Bu vâdini yerine getiren ve İslâm ordusunu muzaffer kılan Allahü teâlâya hamdolsun
Şunu iyi bilin ki, mecûsî devleti yıkılmış, mahvolmuştur
Artık onlar müslümanlara zarar verebilecek bir karış toprağa bile sâhip değillerdir
Muhakkak ki, Allahü teâlâ sizin nasıl hareket edeceğinizi görmek, sizi imtihân etmek için onların mallarını, mülklerini ve halkını sizin emrinize vermiştir
Allahü teâlâ vâdini yerine getirir
Sakın hâlinizi değiştirmeyin
Yoksa Allahü teâlâ sizin yerinize başkalarını getirir
Şüphesiz ben bu ümmet hakkında, arasında çıkacak fitneden korkarım
"
Hazret-i Ömer'in şehâdetinden sonra, mecûsîler, Yezdicürd'ün kışkırtmasıyla yaptıkları andlaşmayı bozdular
Hazret-iOsman bunun üzerine, Horasan bölgesine İbn-i Âmir komutasında bir ordu gönderdi
İbn-i Âmir, bölgeyi tanıdığı için Ahnef bin Kays'ı öncü birliklerin komutanı yaptı
İslâm ordusu kısa zamanda isyânı bastırdı ve fethedilmeyen diğer yerleri de ele geçirdi
Ahnef bin Kays, 686 (H
67) senesinde Kûfe'de vefât etti
Cenâze namazını Mus'ab bin Zübeyr kıldırdı
Kûfe sırtlarındaki Seviyye semtine Ziyâd bin Ebîh'in kabri yanına defnedildi
Defin esnâsında orada bulunan Abdurrahmân bin Ukbe şöyle anlatır: "Ahnef bin Kays'ın Kûfe'deki cenâzesinde bulundum
Kabre ben de indim
Kabri düzelttiğim zaman, alabildiğine genişlediğini gördüm
Bu durumu arkadaşlarıma haber verdim
Fakat onlar benim gördüğümü görmediler
"
Ahnef bin Kays buyurdu ki:
"Ben şu hususlara çok dikkat ederim
Bunları, istifade edeceklere söylerim
Başkasına değil
Birincisi; beni aralarına almak istemeyenlerin aralarına girmem
İkincisi; beni çağırmayan makam ve mevki sahiplerinin kapısına gitmem
İnsanların muhtâc oldukları şeyi bana bağışlamalarını uygun görmem
"
"Size, sıkıntısı ve zorluğu olmayan, övülecek bir şey söyleyeyim mi? Güzel ahlâk, çirkin ve beğenilmeyen şeyi terk etmek
En kötü hastalık da; alçak ve düşük ahlâk, çirkin sözleri söylemekdir
"
"Şerefli ve asil kimse, sözünde durur
Akıllı olan, yalan söylemez
Mümin olan, gıybet etmez
"
"Edep ve fazîlet sahiplerine göre; babalar, çoluk çocuğuna, ölüler dirilere, sırf Allahü teâlânın rızâsı için, iyi ve faydalı şeyler hazırlamaktan daha üstün bir şey bırakmamıştır
"
"Çok gülmek, heybeti; çok şaka, vakar ve şahsiyeti giderir
İnsan ne ile beraberse, onunla bilinir
Meselâ bir kimse çok güler ve şaka yaparsa, hafîf olarak bilinir
"
"Bizim bulunduğumuz yerde kadınlardan, yiyecek ve içeceklerden konuşmayınız
Çünkü, en sevmediğimiz kimse, avret yerlerinden ve yiyip içtiğinden bahsedenlerdir
"
"Kişinin, sevdiği yemeği terkedebilmesi, ağırbaşlılık ve şahsiyet yüksekliğindendir
"
Ahnef bin Kays'a hilmin ne olduğunu sordular
Cevap olarak;
"Alçak gönüllü ve sabırlı olmak
" buyurdu
"Bir kimse bana düşmanlık etse, ben ona şu üç halden biriyle karşılık veririm
Bu kimse benden yaşlı ise ona saygı duyar, karşılık vermem
Benden küçük ise onun için kötü muâmele yapmaya tenezzül etmem
Akranım ise ona af ve iyilikle muâmele ederim
"
"Bir söze sabretmeyen çok söz işitir
"
"Hasetçi kimse için rahat yoktur
"
"Mürüvvet; güzel dostluk, doğru konuşmak, her yerde ve her an Allahü teâlâyı hatırlamaktır
"
"Nice kınanan kimse vardır ki, günahsızdır
"
"Edebin başı akıllıca hareket etmektir
Yapılmayan, yerine getirilmeyen sözde hayır yoktur
Cömertlik olmayınca malın, vefâ olmayınca arkadaşın hayrı yoktur
"
"Hilm, yumuşaklık bana insanlardan daha çok yardımcıdır
"
"İdrâr yolundan akıp gelen insan, nasıl kibirli olur, şaşıyorum
"
"Aranızdaki düşük ve bayağı kimselere ikrâm ediniz, onlara hediyede bulununuz
Çünkü onlar, sizi dünyâda ve âhirette, utanacak duruma düşmekten ve ateşten alıkoymaktadırlar
İnsan, utanılacak ve âteşe düşmeye sebep olan şeyleri onlarda görerek, bunlardan kendisini korur
"
"Bir sıkıntımı ve başıma gelen bir musîbeti, gözleri görmeyen âmâ birisine şikâyet ettim
Bu durumu ona sitem ettim
Bunun üzerine beni üç defâ susturdu
Dedi ki:
"Ey Ahnef bin Kays! Başına gelen musîbeti hiçbir kula şikâyet etme
Çünkü şikâyet ettiğin kişi, bunu söylemekle kendisini üzeceğin bir dost veya kendisini sevindireceğin bir düşmanın olabilir
"
"Allah'ım! Eğer beni bağışlarsan
Sen buna zâten lâyıksın
Eğer azâb edersen ben de buna zâten lâyıkım
"
Ona; "Ey Ahnef bin Kays! Sen çok yavaşsın
" denildi
Buyurdu ki:
"Fakat üç şeyde acele ediyorum
Namaz vakti geldiğinde, hemen vaktinde kılarım
Cenâzem var ise, zamânında defnederim
Kızımı dengi isteyince, onunla evlendiririm
"
"Arkadaşlık çok ince bir şeydir
Onu korumazsan zarar gelebilir
Dâimâ kızgınlığın zamânında kendine sâhip olarak onu koru ki, sana haksızlık eden gelip, senden özür dilesin
Olan ile yetin
Fazlasını arama
Akadaşının kusuruna bakma
"
Hazret-i Muâviye, Ahnef bin Kays'ı yanına çağırdı
Gelince;
"Ey Ebü'l-Bahr! Çocuklar hakkında ne dersin?" diye sordu
Ahnef bin Kays hazretleri; "Onlar gönlümüzün meyveleridir
Onlara her türlü şefkat ve kolaylığı gösteriniz
Onların sevgi dolu hareketlerinden memnun ol
Onlara bir şeyi zorlaştırma
Bu yüzden onları hayatlarından bezdirip, usandırma!" buyurdu
"Şu üç hususa tahammül etmek, arkadaşlık haklarındandır: Kızıldığında, azarlandığında, dil sürçmelerinde
"
BU KAVİM, BU İNANÇLA DAĞLARI DEVİRİR
Yezdicürd, Ahnef bin Kays'a mağlûb olup, hâkanla Türk ülkesine geri dönerken, Çin hükümdârına bir elçi gönderdi
Elçi, mektûbunu ve hediyelerini Çin hükümdârına sundu
Çin hükümdârı elçiye;
"Hükümdârların birbirlerine yardımda bulunması karşılıklı vazifeleridir
Ancak sen bana, sizi memleketinizden çıkaran kimselerin ahvâlini anlat
Görüyorum ki, sen sayı bakımından onların az, sizin ise çok olduğunuzu söylüyorsun
Az olmalarına rağmen size gâlip gelmeleri, onlarda, sizde bulunmayan bir takım iyi hasletlerin bulunduğunu göstermektedir
" deyince, elçi;
"Siz onlar hakkında soracağınız şeyleri sorun, ben de cevap vereyim
" dedi
İmparator;
"Bu insanlar ahde vefâ gösteriyorlar mı?" diye sorunca, elçi;
"Evet" cevâbını verdi
"Sizinle savaşmadan önce, size ne teklif ediyorlar?" diye sorduğunda;
"Bizi şu üç şeyden birisine dâvet edip, istediğimizi kabûl etmekte serbest bırakıyorlar
Ya dinlerini kabûl etmek, ya cizye vermek veya savaşa râzı olmak
" dedi
İmparator yine;
"Onların komutanlarına itâatleri nasıldır?" diye sorduğunda;
"Onlar komutanlarına son derece itâat ederler ve bağlılık gösterirler
" diye cevap verdi
"Onlar neyi haram, neyi helâl kılıyorlar? Kendilerine helâl edileni haram, haram edileni de helâl kılıyorlar mı?" diye sordu
Elçi;
"Hayır" cevâbını verince, imparator;
"İşte bu insanlar, kendilerine haram kılınanı helâl, helâl kılınanı da haram kılmadıkça hiç bir şey onları mağlûb edemez
" dedikten sonra, Yezdicürd'e şu mektubu yazdı:
"Şâyet elçinden bâzı bilgiler öğrenmemiş olsaydım, sana Merv'den Çin'e kadar uzanan bir ordu gönderirdim
Fakat elçinin anlattığı bu kavim, bu halleriyle dağlar üzerine hücûm etseler, dağları devirirler
Onlardaki îmân gücünü kimse yenemez
Eğer benim üzerime gelseler, beni de yok ederler
Sana tavsiyem, onlarla sulh yapman ve ülkende kalman, kesinlikle onları tahrik etmemendir
"
1) Târih-ül-Ümem vel-Mülûk; c
4, s
309
2) Vefeyât-ül-A'yân; c
2, s
249
3) Mu'cem-ül-Udebâ; c
19, s
297
4) Tabakât-ı İbn-i Sa'd; c
2, s
93, c
3, s
110, 112, c
7, s
97, 99
5) Tehzîb-üt-Tehzîb; c
1, s
191
6) Fütûh-ül-Büldân; s
342, 410
7) Metâli-ün-Nücûm; c
2, s
150
8) Ikd-ül-Ferîd; c
1, s
32, 56, 91, 116, 124
9) El-Bidâye ven-Nihâye; c
8, s
326
10) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c
1, s
219
11) Nihâyet-ül-Ereb; c
7, s
239
12) Cemheretü Hutab-il-Arab; c
1, s
451
13) El-A'lâm; c
1, s
276
14) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c
3, s
345
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
ahnef
,
bin
,
kays
Ahnef Bİn Kays ile ilgili Benzer Konular
210 Kez Görüntülendi
Hazret-i Fatime Bint-i Kays (r.a.)
Sahabeler ve Alimler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
04:34
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545