FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Sahabeler ve Alimler
Selman-ı Farisi
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Selman-ı Farisi ile ilgili Benzer Konular
260 Kez Görüntülendi
Selman / Salman - İsim AnLamı
İsimler Sözlüğü
giresunlu öğrenciden sihir selman parlak
İlginç Videolar
Ahmed Bİn SelmÂn En-neccÂd
Sahabeler ve Alimler
İmam-ı Nevevi
|
Kasım bin Muhammed
Konu Araçları
16-08-2007
#
1
Profil Bilgileri
talha_efendi
Selman-ı Farisi
Selman-ı Farisi başlıklı yazı Mumsema Selman-ı Farisi Forum Alev
Selman-ı Farisi
Selman-ı Farisi hazretleri, eshab-ı kiramın büyüklerinden ve meşhurlarındandır
Ehl-i beytten sayılmıştır
İnsanları Hakka davet eden, doğru yolu göstererek saadete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velilerin ikinci halkasıdır
Hendek savaşından itibaren bütün gazalara katıldı
Bedir ve Uhud savaşından sonra, Medine üzerine üçüncü defa yürüyen müşriklere karşı nasıl bir savunma yapılması gerektiği istişare ediliyordu
Bütün müşriklerin birleşerek hücum ettiği bu savaşta Selman-ı Farisi, Resulullaha hendek kazmak suretiyle savunma yapmayı söyledi
Onun bu teklifi kabul edilip, hendek kazıldı
Bu sebeple bu savaşa, Hendek Savaşı denildi
Selman-ı Farisi, içlerinde Amr bin Avf, Huzeyfe bin Yeman, Numan bin Mukarrin ile Ensar'dan altı kişinin bulunduğu bir grupla beraber bulunuyordu
Kendisi güçlü ve kuvvetli bir zat idi
Hendek kazma işinde gayet mahir ve becerikli idi
Yalnız başına on kişinin kazdığı yeri kazardı
Cabir bin Abdullah: "Selman’ın kendisine ayrılan beş arşın uzunluğunda, beş arşın derinliğinde yeri vaktinde kazıp bitirdiğini gördüm" buyurmuştur
Hendek savaşındaki gayret ve hizmetinden dolayı ona Peygamber efendimiz
"Selman-ül Hayr" "Hayırlı Selman"
buyurdu
Eshab-ı kiram tarafından da çok sevilip hürmet görürdü
Selman-ı Farisi hazretleri dünyaya hiç rağbet etmezdi
Kendisine gelen bütün dünya malını Allah rızası için dağıtırdı
Ayakta duramayacak hale gelinceye kadar namaz kılar, sonra bedeni yorulunca oturur dili ile zikir ederdi
Dili yorulduğu zaman da Allahü teâlânın yarattığı şeylerdeki hikmetleri düşünürdü ki, bu tefekkürü Peygamber efendimizin
"Bir saat tefekkür bin sene ibadetten hayırlıdır"
buyurdukları tefekkürdü
Birazcık dinlenince "Ey nefsim sen iyi dinlendin
Şimdi kalk Allahü teâlâya ibadet et
" Diline de "Ey lisanım, sen de Allahü teâlânın zikrine başla" derdi
Selman-ı Farisi hazretleri zaten Eshab-ı Suffe denilen ve Peygamber efendimizin bizatihi kendilerini ilim öğrenmekle vazifeli kıldıkları ve Peygamberimizden hazarda ve seferde bir an ayrılmayan kimselerdendi
Bazı geceler Resulullahın huzurunda bulunarak başbaşa saatlerce sohbetinde kalırdı
Elinde mal bulundurmazdı
Kinde kabilesinden bir hanım ile evlenmişti
Evlendiği kadının evine girdiği zaman duvarlarına süs eşyalarının asılmış olduğunu gördü
Ziynetli, süs örtülerin Kâbe-i Muazzamaya yakışacağını söyledi ve eve girmedi
Kapının örtüsü hariç bütün örtüler kaldırıldı
Eve girdiği zaman bir hayli mal gördü
"Bunlar kimin içindir?" diye sordu
Dediler ki, "Senin ve hanımının malıdır
Buyurdu ki: "Resulullah bana bunu tavsiye etmedi
Bana bir yolcunun malından ve ihtiyacından fazla bir şey bulundurmamamı tavsiye etti
" Biraz sonra bir hizmetçi gördü
"Bu hizmetçi kimin?" diye sordu
"Senin ve ehlinindir" dediler
Buyurdu ki: "Halilim (sallallahü aleyhi ve sellem) bana bunu tavsiye etmedi ve evinde nikahlı zevcenden başka kimse bulundurma, buyurdu
Eğer bulundurursam onlar kadınların yapması icap eden şeyleri (yalanı, geçimsizliği, dedikoduyu) yaparlar diye tavsiye etti
" Bunun üzerine hizmetçi kadını da gönderdi
Daha sonra hanımının yanına girdi ve ona "Sen bana emrettiğim şeylerde itaat edecek misin?" diye sordu
Hanımı, "Senin meclisine itaat etmek üzere oturdum
" Yani sana itaat etmek üzere geldim, evlendim dedi
Bunun üzerine Halilim (sallallahü aleyhi ve sellem) bana buyurdu ki,
"Sen ehlinle Allahü teâlânın emirlerini yerine getirmek üzere bir araya gel"
dedi
Bundan sonra namaz kılmaya kalktı ve ehline de namaz kılmasını emretti
Çok ibadet edip gözyaşı döktü ve bereketli kılması için Allahü teâlâya dua etti
Selman-ı Farisi hazretleri hanımı ile de gayet zahidane bir hayat sürdüler
Eshab-ı Suffe içerisinde Resulullahın önünde, İslam ilimlerini öğreniyordu
Hz
Selman (radıyallahü anh) senelerce fakirlik ve kölelik içerisinde çektiği sıkıntıları, vahiy pınarının berrak sularından, kana kana içip gideriyordu
Ehli Suffe içerisinde Resulullah efendimize en yakın olan Selman-ı Farisi hazretleri idi
Hz
Âişe validemiz buyurdu ki: "Selman-ı Farisi geceleri uzun zaman Resulullah ile beraber kalırdı ve sohbetinde bulunurdu
Neredeyse Resulullahın yanında bizden fazla kalırdı
Peygamber efendimiz
"Allahü teâlânın bana sevdiğini bildirdiği, benim de sevmemi emrettiği dört kişiden biri Selman’dır"
buyurdu
Hz
Ebu Bekir devrinde Medine'denveHz
Ebu Bekir'in sohbetinden bir an ayrılmayan Hz
Selman, Hz
Ömer zamanında İran fethine katılmıştır, İslam ordusunun büyük zaferlere kavuştuğu bu seferlerde çok büyük hizmetleri olmuştur, İranlılar hakkında büyük malumat sahibi idi
Çünkü kendisi İranlıydı
İranlıları kendi lisanlarıyla dine davet ediyor, onlara İslamiyet’i anlatıyordu
İranlılar savaşlarında fil kullanıyorlardı
Müslümanlar o zamana kadar fil görmedikleri için çok şaşırdılar
Hz
Selman fillerle nasıl çarpışılacağını ve nasıl öldürüleceğini İslam askerlerine gösterdi
İran'ın Medayin şehri alınınca onu Hz
Ömer şehre vali tayin etti
İlmi, basireti vazifesindeki adaleti ve nezaketi ile Medayin halkı tarafından çok sevilip sayıldı
Böylece İslamiyet orada süratle yayıldı
Selman-ı Farisi hazretleri Hz
Ömer zamanında Medayin valisi iken otuz bin kişiye hutbe okuduğu zaman yanında da iki parçadan müteşekkil bir hırka vardı
Hırkasının bir parçasını namazlık olarak serer namaz kılar, diğer parçasını da giyerdi
Ondan başka hiçbir elbisesi yoktu
Vali olduğu için kendisine maaş verildi
Maaşını aldığı zaman ondan hiçbir şey harcamaz hepsini fakirlere dağıtırdı
Kendi emeği ile geçinirdi
Topraktan tabak çanak yapar üç dirheme satardı
Onun bir dirhemi ile bir daha tabak yapmak için malzeme alır, bir dirhemini sadaka verir, bir dirhemiyle de evinin ihtiyacı olan şeyler alırdı
Medayin'de vali iken Şam'dan bir kimse geldi
Yanında bir çuval incir vardı
Selman-ı Farisi hazretlerini tek bir hırka ile görünce işçi zannetti ' "Gel şunu taşı" dedi
O da çuvalı yüklendi ve yürümeye başladı
Bunu görenler, adama, "Sen ne yapıyorsun bu validir" dediler
Adam, "Kusurumu bağışlayınız, sizi tanıyamadım
Çuvalı indirin" dedi
Hz
Selman; "Hayır niyet ettim gideceğin yere kadar götüreceğim" dedi ve adamın evine kadar götürdü
Çok sade bir hayat yaşayan Selman-ı Farisi hazretleri, Hz
Osman devrinde hastalandı
Bu sırada kendisini ziyarete gelen Sa'd bin Ebi Vakkas'a artık dünyadan ayrılacağım ve bütün servetinin bir kase (tas), bir leğen, bir kilim ve bir hasırdan ibaret olduğunu söyledi
Kendisini ziyarete gelen Eshab-ı kiram nasihat isteyince, onlara hasta olduğu halde devamlı nasihatte bulunuyordu
Bu hastalığı neticesinde Medayin'de vefat etti
İlim öğretmeyi çok severdi
Çok âlim yetiştirmiştir
Ebu Said el-Hudri, ibni Abbas, Evs bin Malik, onun talebeleri arasında idi
Tabiinin büyüklerinden ve o zaman Medine'de Fukaha-i Seb'a denilen, yedi büyük âlimden biri olan, Kasım bin Muhammed de Selman-ı Farisi'nin talebelerindendir
Onun derslerinde ve sohbetlerinde kemale gelmiştir
Selman-ı Farisi hazretleri, Resulullah efendimizin huzurunda ve sohbetlerinde kemale geldi
Zahir ve batin ilimlerinde çok yüksek derecelere kavuştu
Eshab-ı kiramın hepsi de böyle olmuştu
Fakat Resulullahtan herkes, kendi kabiliyeti ve kapasitesi kadar feyz alırdı
Hz
Ebu Bekir'in kavuştuğu derecelere hiçbir Sahabi kavuşamadı
Selman-ı Farisi hazretleri, Resulullahtan sonra Hz
Ebu Bekir'in sohbetinde ve hizmetinde de çok bulunarak, ondan da feyz aldı
Hanımı anlatır:
Vefatına yakın bana: "Evde biraz misk olacak, onu suya koy ve başımın etrafına saç, insan ve cin olmayan kimseler (melekler) yanıma geleceklerdir" dedi
Söylediği gibi yaptım
Dışarı çıktım
Odadan, "Esselamü aleyke, ey Allah’ın velisi ve Resulullahın arkadaşı" diyen bir ses duydum, içeri girdiğimde ruhunu teslim etmişti
Yatağında uyuyor gibiydi
Said bin Müseyyeb, Abdullah bin Selam'dan naklen anlatır:
"Selman-ı Farisi bana: "Ey kardeşim, hangimiz evvel vefat ödersek, vefat eden kendini, hayatta olana göstersin" dedi, ben de bu mümkün müdür? dedim
"Evet, mümkündür
Çünkü müminin ruhu bedeninden ayrılınca, istediği yere gidebilir; kâfirin ruhu Siccinde hapsedilmiştir" dedi
Selman vefat etti
Bir gün kaylüle yaparken (gün ortasında uyurken) Selman'ın geldiğini gördüm
Selam verdi
Selamına cevap verdim
Yerini nasıl buldun diye sordum, "İyidir
Tevekkül et
Tevekkül ne iyi şeydir" dedi ve üç kere tekrarladı
"
Selman-ı Farisi hazretlerinin ilmi ile fazileti pek çoktu
Her ilimde âlim idi
Hz
Ali, "Selman-ı Farisi evvelkilerin ve sonrakilerin ilmini öğrenmiş bitmez tükenmez bir denizdir" buyurmuşlardır
Resulullaha sıdk ve muhabbeti sebebiyle Eshab-ı kiramın seçkinleri arasına Resulullah tarafından dahil edildi
Muhacirlerle Ensar arasında, Muhacirlerden mi yoksa Ensardan mı meselesinde ihtilaf çıkınca Peygamber efendimiz,
"Selman bizdendir, ehl-i beyttendir"
buyurdu
Selman-ı Farisi hazretlerinin kıymetli nasihatlerinden bazıları şöyledir:
"Mümin, doktoru yanında olan hastaya benzer
Doktoru, ona yarayan ve yaramayanı bilir
Hasta, kendine zararlı bir şeyi isterse, mani olur ve yersen ölürsün der
Müminin hali budur
O birçok şeyleri arzular, ama Allahü teâlâ mani olur, tâ ölünceye kadar
Sonra Cennete gider
"
"Şaşılır şu kimseye ki, dünyaya hırsla sarılır, ama ölüm onu aramaktadır
Unutmuş ama unutulmuş değildir
Güler, ama bilmez ki, Rabbi ondan razı mıdır, yoksa değil midir?"
"Üç şey beni hayrete düşürdü
Bunlar; ölüm kendisini yakalamak üzere olduğu halde, dünyalık peşinde olan kimselerin hali, kendisi gaflete dalıp, kendini unuttuğu halde unutulmamış olup, hesaba çekilecek olan kimseler ve Rabbinin kendinden razı olup, olmadığını bilmediği halde,ağızdolusu gülen kimselerin hali
"
"İlim çoktur fakat ömür kısadır
O halde önce dinde zaruri lazım olan ilimleri öğren!"
"Kalb ile bedenin hali kör ve topal bir kimsenin hali gibidir
Kör bir ağacın altına gider, fakat onda meyve olduğunu göremez
Topal, ağaçtaki meyveyi görür fakat alamaz, ilahi nimetleri kalb bilmeli, inanmalı, beden de onunla amil olmalı ki ahiretteki sonsuz nimetlere kavuşmak nasip olsun
"
"Sizler mümkün olduğu kadar sabah çarşıya ilk çıkan ve akşam en son dönen olmayınız
Çünkü bu iki vakit şeytanların harp ettikleri zamanlardır
"
"Bir kimse Allahü teâlâya açık günah işlerse; tevbesi açık, gizli olarak günah işlerse tevbesi gizli olur
Tevbe ettikten sonra: "Ya Rabbi bu tevbe ile günahımı affet" diye dua etsin
"
"Bir zenginle arkadaş olduğun zaman, onun yanında dereceni düşürmek istemiyorsan kendisinden bir şey isteme
Çünkü istemek insanoğlunun yüzünde siyah bir lekedir
Verileni red eden kimse ise, verenin gözünde büyük ve ona karşı makamını korumuş olur
"
"Farzları tam yapmadığı halde, nafilelerle derecesini yükseltmeye çalışan kimsenin hali, sermayesi elinden çıktığı (iflas ettiği) halde kâr peşinde koşan bir tüccarın haline benzer
"
"Müminin ölüm zamanında alnının terlemesi, gözleri yaşarıp, burun deliklerinin kabarması, Allahü teâlânın rahmetine nail olduğunun alametidir
"
"Namaz bir ölçektir
Kim dolu dolu ölçer, onu hakkıyla kılarsa, büyük ecir ve mükafata kavuşur
Kim ki, eksik ölçerse (adabına uygun kılmazsa) Allahü teâlânın buyurduğu Veyl'i (Cehennemi) hatırlasın
”
Ebu Vail diyor ki:
Bir arkadaşımla Selman'ın ziyaretine gittim
Bize bir miktar arpa ekmeği ile biraz da tuz getirdi
Arkadaşım "Şu tuzun yanında biraz da sater (kekik gibi bir ot) olsaydı" dedi
Bunun üzerine Selman matarasını rehin vererek o otu aldı geldi
Yemeği bitirince arkadaşım, "Bize verdiği nimete kanaat ettiğimiz, Allahü teâlâya hamd ederiz" dedi
Selman: "Eğer kanaat etseydin, matara rehin olmazdı" buyurdu
Gayet az yerdi
Bir sofrada kendisine daha ziyade yemesi için ısrar edilince, Peygamber efendimizin kendisine;
"İnsanların ahirette çok açlık çekecek olanları, dünyada doyuncaya kadar yemek yiyenlerdir"
buyurduğunu haber verdi
Çok cömert olan Selman hazretleri günlük gelirinin çoğunu dağıtırdı ve el emeği ile geçinirdi
Fakirleri daima doyurur, onlarla beraber yerdi
Kendisi çok ihtiyar olduğu halde kendi işini kendi görürdü
Bir şey taşırken elleri titrerdi
Halk etrafına toplanır, eşyalarını biz taşıyalım derler, onlara; "Hayır yerine kadar kendim götüreceğim" derdi
Halbuki emrinde binlerce kişi vardı
Buyurdu ki:
"Dünyada Allah için tevazu edin Dünyada tevazu sahibi olanları Allahü teâlâ kıyamet günü yüceltir"
"Eline geçmediği halde geçmiş gibi nimetlere şükür edip razı olan, eline geçmiş hükmündedir,"
"Cehennemin zulmeti ve azabı, dünyada iken insanların kendilerine ve başkalarına yaptıkları zulümdür
"
"Allahü teâlâ müminin hastalığını ona kefaret yapar ve günahlarının affına sebep olur
Fasıkın hastalığı ise, sahibi tarafından bağlanan devenin hali gibidir
Daha sonra salındığında niçin bağlandığını ve neden salındığını bilmez
"
"Resul-i Ekrem, bizde olmayan şeyi misafir için almak suretiyle külfete girmememizi ve mevcut ile yetinmemizi bizlere emretti
"
Selman-ı Farisi hazretleri ölüm döşeğine yattığı vakit ağladı
Sebebini soranlara "Dünyadan ayrıldığım için ağlamıyorum
Ancak Resul-i Ekrem Efendimiz;
"Dünyadan ayrılırken sermayeniz bir yolcunun yol azığından fazla olmasın"
buyurmuştu, işte buna ağlıyorum" dedi
Halbuki öldüğü vakit bıraktığı malın kıymeti on dirhem civarında idi
Bir gün yanında misafiri olduğu halde Medayin’den çıkıp bir yere gidiyorlardı
Yolda karınları acıktı, yiyecek bir şeyleri de yoktu
Orada geyikler ve kuşlar vardı
Selman-ı Farisi hazretleri bir geyik ile bir kuşu yanına çağırdı, ikisi de yanlarına geldi
Onlara "Bu kimse benim misafirimdir
Sizi ona ikram etmek istiyorum" dedi
Geyik ve kuş hiç itiraz etmediler
Onları kesip yediler
O zat bu işe çok hayret etti ve "Ey efendim, geyik ve kuşu çağırdınız hiç kaçmadan yanınıza geldiler, ben buna hayret ettim" dedi
Hz
Selman buyurdu ki: "Bunda hayret edilecek bir şey yok
Bir kimse Allahü teâlâya itaat eder ve Ona hiç günah işlemezse, her şey ona itaat eder
"
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
farisi
,
selmani
Selman-ı Farisi ile ilgili Benzer Konular
260 Kez Görüntülendi
Selman / Salman - İsim AnLamı
İsimler Sözlüğü
giresunlu öğrenciden sihir selman parlak
İlginç Videolar
Ahmed Bİn SelmÂn En-neccÂd
Sahabeler ve Alimler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
06:33
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545