Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Sahabeler ve Alimler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Son Dönem Erzurum Alimlerinden OSMAN BEKTAŞ HOCAEFENDİ ile ilgili Benzer Konular
691 Kez Görüntülendi

Bektaş ve Sırtlan (Bektaş ve Sırtlan Kimdir? Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
Derviş Osman (Derviş Osman Kimdir? - Derviş Osman Hakkında) Yazarlar ve Şairler
Cengiz Bektaş (Cengiz Bektaş Kimdir? Yazarlar ve Şairler
Erzurum Kalesi (Erzurum) Doğu Anadolu Bölgesi
Sultan II. Osman (Genç Osman) Osmanlı Devleti

Bazı Sahabilerin Cennet’le Müjdelenmesi | MEVLÂNÂ’NIN ÜSLÛBU, METODU ve EDEBİYATIMIZDAKİ YERİ
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 31-08-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart Son Dönem Erzurum Alimlerinden OSMAN BEKTAŞ HOCAEFENDİ



Son Dönem Erzurum Alimlerinden OSMAN BEKTAŞ HOCAEFENDİ başlıklı yazı Mumsema Son Dönem Erzurum Alimlerinden OSMAN BEKTAŞ HOCAEFENDİ Forum Alev





Küçük yaşlardan beri kendisini fıkıh alanında yetiştirmişti Nitekim Hocası Solakzade Sadık Efendi “Fıkıh ilminin kitapları kaybolsa Osman Hoca onları tekrar yazar” ifadeleriyle Bektaş Hocaefendi’nin fıkıh ilmine olan vukûfiyetine işaret etmiştir

A Hayatı ve Tahsili:
Osman Bektaş Hoca 1914 yılında Erzurum’un Tortum ilçesi Ödük, şimdiki ismiyle Serdarlı beldesinde doğmuştur Babasının adı, Hacı Süleyman Efendi, annesinin adı ise, Habibedir1
Babası Erzurum Şeyhler Medresesi’nde tahsilde bulunmuş ve Tortum’un Derinpınar köyü ve Serdarlı beldesinde imamlık yapmıştır2
Küçük yaşta medrese eğitimine başlayan Osman Bektaş Hoca3 ilk tahsiline annesi tarafından gönderildiği, mahallelerindeki Kâtip Hoca’dan Kur’ân talim ve tecvidi ve temel dini bilgileri alarak başlamıştır Altı yaşında yetim kalan Osman Bektaş Hoca’nın, ilim tahsili konusunda en büyük destekçisi annesi olmuş ve bu uğurda hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştır Anlatıldığına göre Osman Hoca tahsiline başladığında bir gün derse giderken çeşmenin suyunun taşarak yolu buzla kapladığını görmüş ve bu yüzden de yoldan geçemeyeceğini düşünerek eve dönmüş; “Annesi oğlum niçin derse gitmedin?” şeklinde sorunca, Hoca Efendi karşılaştığı manzarayı annesine anlatmış Bunun üzerine annesi eline baltayı alıp yoldaki bütün buzları kırarak temizlemiş ve oğlunu derse göndermiştir
İlerleyen yıllarda Osman Bektaş Hoca, Serdarlı köyü müderrisi Hacı Yunus Efendi’den4 5-6 sene Arapça, Sarf, Nahiv, Akaid ve Fıkıh gibi dini ilimler tahsili yapmıştır5Ardından Tortum Dikmen köyünden gelen teklif üzerine orada imamlık görevine başlamıştır Askerlik de dahil olmak üzere Dikmen’de 18 sene kalmıştır 28101937 tarihinde de askere gitmiştir6 Askerliğini Erzurum’da Topçu Çavuş olarak yaparken sık sık müftülüğe uğrayan Bektaş Hoca o dönemin Erzurum Müftüsü Solakzade ile tanışmıştır 14111941 tarihinde askerlik dönüşü tekrar Dikmen köyündeki görevine dönmüş ve yine ilmi çalışmalarına devam etmiştir7 Bu esnada Erzurum Müftülüğü kendisine Erzurum Merkez Caferiye Camii imamlığı teklifini yapmıştır Bu görevi kabul ederek Erzurum’a yerleşen Bektaş Hoca, görevinin ilk altı ayı boyunca Kurşunlu Medreselerinde kalarak aynı zamanda burada talebe okutmuştur
Bektaş Hoca, Caferiye camiindeki görevi esnasında sık sık müftülük (fetvahane)’e uğrardı Bu vesile ile Solakzade tarafından fıkhi bilgisi farkedilip, takdir edilen Bektaş Hoca’ya açılan müftü naipliği (yardımcılığı) sınavına girmesi teklif edildi 1949 yılında açılan bu sınava katılan ve başarılı bulunan Bektaş Hoca, 01071949 tarihinde bu göreve resmen başladı ve yaklaşık on bir sene boyunca bu görevi yürüttü Müftü naipliği esnasında Müftü Solakzade’den on bir sene boyunca hiç ara vermeden Arapça, Fıkıh, Tefsir, Hadis, Mantık, Kelam, Tasavvuf gibi on iki farklı ilim dalında ders okudular8 O dönemde halk arasındaki anlaşmazlıklar mahkemelerden ziyade müftülüklere başvurularak çözülürdü Özellikle miras, aile hukuku, arazi taksimi ve benzerleri en çok başvurulan meselelerdendi Ayrıca hâkimler 1926 senesinden öncesi ile ilgili olan arazi ve miras meselelerini bilirkişi olarak Osman Bektaş Hoca’ya göndermekte ve onun taksimatına göre hüküm vermekte idiler Osman Bektaş Hocaefendinin rahle-i tedrisinde bulunan M Fethullah Gülen Hocaefendi Osman Hoca’nın fıkıhta hakikaten üstad olduğunu, müftülüğe bir müstefti geldiğinde o sırada Müftü olan Sadık Efendi’nin kapıcıyı gönderip Osman Hoca’yı Müftülüğe çağırdığını söylemektedir (Küçük Dünyam, s 42)

Fetvadaki Hassasiyeti
Osman Bektaş Hoca’nın fetva vermede çok titiz olduğu ve hassas davrandığı bilinmektedir Özellikle Müftü Solakzade ve Osman Bektaş Hoca’nın verdiği ve Ankara Merkez Diyanet Teşkilatı’na intikal eden hiçbir fetvasının geri dönmediği anlatılmaktadır
Müftü Solakzade’nin vefatı ve 1960 ihtilalinin ardından Erzurum müftülüğüne Sakıp Danışman Hocaefendi getirilmiştir Bu sırada Bektaş Hocaefendi de 11081960 tarih ve 17514-120 sayılı emir ile Başbakanlık emrine atanmıştır9 Sakıp Danışman Hoca’nın vefatından sonra da 1966’da Erzurum Müftülüğüne getirilmiştir 1971’e kadar bu görevi yerine getirmiştir 1971 yılında Erzurum Merkez Vaizliğine atanmış ve 1976’da vaiz olarak emekli olmuştur10
Osman Bektaş Hoca’nın Müftü Solakzade’ den icazetlidir11 Öğrencilerinden Prof Dr M Sadi Çöğenli Bey’in belirttiğine göre Bektaş Hoca’nın iki icazeti olup, diğer icazetini şu anda Tortum’un Serdarlı Beldesi Merkez camii haziresinde medfun olan Tortum eski Müftüsü Hacı Ali Efendi’den almıştır

İlme Düşkünlüğü
Osman Bektaş Hoca oldukça mudakkik ve mütefekkir bir insandı Geceleri çoğu kez evinin ışığının sönmediği nakledilen Osman Hoca’nın zaten kendisi de öğrencilerine “Fıkhî bir konuda araştırma yaptığımda kendimi öyle kaptırıyorum ki ancak sabah ezanı okunduğu zaman vakitten haberdar olabiliyorum” demiştir Şu an hayatta olan öğrencilerinin anlattığına göre oldukça kuvvetli bir hafızaya sahip olan Bektaş Hoca, kendisine herhangi bir fıkhî konu sorulduğunda fıkıh kitaplarında ilgili konuyla alakalı bilgileri, bulundukları cilt ve sayfa numaralarını sırasıyla sayarak anlatırdı12 Halk arasında ayaklı kütüphane şeklinde lakaplandırılan ve çok kitap okuduğu bilinen Bektaş Hocaefendi’nin dinlenme işini bile kitap okuyarak geçirdiği anlatılmaktadır Hastalık döneminde dahi elinden hiç kitap düşürmediği nakledilmektedir
Osman Bektaş Hoca’nın okumanın yanında kitap sevgisi düşkünlük derecesindeydi Kitaplarına karşı çok titiz olduğu, kitaplarında en ufak bir leke ve çizik bulunmadığı anlatılmaktadır Öğrencilerine de sürekli olarak “Kitaba değer vermeyen âlim olamaz” şeklinde tavsiyede bulunduğu nakledilmektedir Bu kitap sevgisi sonucunda İstanbul’a bir yolculuk yapmış ve oradan aldığı bir kamyon dolusu yazma ve matbu eserleri Erzurum’a getirmiş ve Zeynel Camii’nin karşısında bir kitap evi açmıştır Fakat bu kitap evini sürekli değil, haftada bir iki gün açık tutmuştur Kitapçı dükkanından geri kalanları ve daha önceki kitapları ile de kendisine bir kütüphane kurmuştur Ömrünün sonuna doğru geçim sıkıntısı yaşayan hoca bir kısım kitaplarını satmıştır Şu anda kitaplarının büyük bir kısmı Erzurum Mumcu mahallesindeki evinde, diğer kısmı da Serdarlı Beldesindeki evinde mevcut bulunmaktadır
Öğrencilerinin anlattığına göre mütevazi bir yapısı olan Osman Bektaş Hoca, her seviyedeki insan ile ilişki kurabilirdi Yani avam ile avam, havas ile havas olmayı bilen birisiydi Ayrıca hatıralarını anlatmaktan da çok hoşlanırdı
Osman Bektaş Hoca küçük yaşlardan beri kendisini fıkıh alanında yetiştirmişti13 Nitekim Hocası Solakzade Sadık Efendi “Fıkıh ilminin kitapları kaybolsa Osman Hoca onları tekrar yazar” ifadeleriyle Bektaş Hocaefendi’ nin fıkıh ilmine olan vukûfiyetine işaret etmiştir Bu kadar vukûfiyeti ile birlikte Hoca Hazretleri kendisine sorulan en kolay dini sorulara bile fıkıh kitaplarına bakarak cevap verirdi Talebelerine ‘Getirin falan kitaba bir bakalım’ derdi, ve böyle hareket etmekle bizzat cevabı kaynağından göstermekle birlikte şöyle bir faydasının olduğuna da dikkat çeker; “Baktığı kısmın altında ve üstünde yeni bir meseleyi de okumuş olur” derdi
Osman Hocaefendi vaazlarında genellikle fıkhî konulara,14 özellikle de insanların bilmesinin zaruri olduğunu düşündüğü meselelere ağırlık verirdi Bu yüzden de seçkin bir dinleyici kitlesi vardı
Türkiye çapında saygın bir yeri olan Osman Bektaş Hoca’ya diğer şehirlerdeki müftüler zaman zaman müracaat ederlerdi ve birçok ilim adamı görüşlerine saygı gösterirdi Belirli zamanlarda gerçekleşen müftüler toplantısında da tüm müftüler tarafından saygı ile dinlenirdi
Yakalandığı iç hastalıklar ile uzun zaman mücadele eden Osman Bektaş Hoca dört yıl sonra 04121986 yılında 72 yaşında vefat etmiştir15 Beş çocuk babası olan Bektaş Hocaefendi’nin kabri, doğduğu yer olan Serdarlı beldesinde bulunmaktadır

B Talebeleri ve Çalışmaları
Osman Bektaş Hoca, Erzurum merkezde ilk görev yeri olan Caferiye Camiinde imamlığa başladığında yaklaşık altı ay Kurşunlu Medreselerinde kalmış ve ders okutmuştur O zamanlar Müftü Solakzade, Sakıp Danışman ve daha birçok hocaefendi İslâmî ilimlerin birçok alanında ders verirlerdi Mesela Solakzade, Osman Bektaş Hoca, Sakıp Danışman Hocaefendi, hem fıkıh, hem kelam ve mantık, hem arap dili ve edebiyatını hem de tefsir okuturlardı Ama bazı dersler vardı ki bunlar bazı hocalarla birlikte anılırdı Mesela Müftü Solakzade mantık ve kelam ile Osman Bektaş Hoca da fıkıh ile anılırdı ve o zamanlar bu hocalardan ders alabilmek için de belli bir seviye katetmek gerekiyordu
Osman Bektaş Hoca, Kurşunlu medreselerinden sonra yerleştiği İbrahim Paşa mahallesindeki evinde her sabah namazından saat 9’a kadar, bir zamanda Lalapaşa camiinde ikindi namazı sonrası ve son dönemlerinde Yukarı Mumcu Camii’nde akşam ve yatsı namazı arası birçok talebeye ders okutmuştur Osman Bektaş Hoca yakalandığı verem hastalığı ile uzun zaman mücadele etmişti Özellikle ömrünün sonlarına doğru hastalığı iyice arttığından bazen camiye gitmekte dahi zorlanırdı Bu yüzden camiye gelmediği zamanlar öğrencileri ders okumak için evine giderlerdi
Osman Bektaş Hoca çok sayıda talebe yetiştirmiştir En meşhur talebeleri M Fethullah GÜLEN Hocaefendi, Mehmet KIRKINCI Hocaefendi, Emekli Müftülerden Cezayir YARAR, Muhammet DOĞAN, Ahmet YEKELER ve Merhum Cevdet BİLİCAN, akademisyenlerden Prof Dr Sadi ÇÖGENLİ, Prof Dr Cevat AKŞİT, Merhum Doç Dr Ruhi ÖZCAN… gibi kimselerdir Bu talebelerinden Prof Dr M Sadi Çögenli, Prof Dr Cevat Akşit, Doç Dr Ruhi Özcan ve Muhammet Doğan kendisinden icazet almışlardır
Osman Bektaş Hoca’nın öğrencileri kendisine “Efe ya da Efendi Hazretleri” şeklinde hitap ederlerdi Kendisi de onlara ve fetva soran müsteftiye karşı hafif ses tonuyla “Azizim!” diye söze başlar ve meseleyi etraflıca, metin ve mekîn cümlelerle izah ederek bu işin ehli olan insanların hayranlıklarını kazanırdı16 Özellikle “Azizim” ifadesi Erzurum’da Osman Bektaş ile özdeşleşmişti17
Osman Bektaş Hoca’nın bildiğimiz kadarıyla yazdığı tek eser Risaletü’s-Sefer’dir Bu kadar engin ilme rağmen geride yazılı pek eser bırakmamış olması akla gelebilir Bu durumu öğrencisi Prof Dr M Sadi Çögenli Bey şu şekilde izah etmektedir “Hocam Osman Bektaş, bir kimsenin fıkhî bir konuda yazmaya başlamadan önce öncelikle tüm fıkıh literatürünü bilmesi gerektiğini söylerdi Bu yüzden de kendisini yazma hususunda pek yetkili görmez idi Ayrıca bir konuda eser yazmadan önce toplumun o konuda bilgi sahibi olmaya ihtiyacının olup olmadığının, bu konunun yazılmasının insanlara fayda sağlayıp sağlamayacağının, onların bir problemini ortadan kaldırıp kaldırmayacağının tespitinin yapılıp ondan sonra yazmaya karar verilmesi gerektiğini savunurdu”18
Osman Bektaş Hoca bu telakkilerle günümüzde olduğu gibi o dönemde de birçok tartışmaya konu olan seferilik meselesinde bir risale yazmaya karar vermiş ve Arapça olarak bu eserini kaleme almıştır
Osman Bektaş Hoca, “Risaletüs-Sefer” adlı eserini 22 Zilkade 1377 tarihinde Müftü Yardımcılığı görevini yürütürken tamamlamıştır Bu eser Prof Dr M Sadi Çögenli tarafından neşredilmiş, Prof Dr Mehmet Erdoğan tarafından da Türkçe’ye tercüme edilmiştir19

 

P.Alemdar is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla
Tags: alimlerinden, bektas, donem, erzurum, hocaefendi, osman, son


Son Dönem Erzurum Alimlerinden OSMAN BEKTAŞ HOCAEFENDİ ile ilgili Benzer Konular
691 Kez Görüntülendi

Bektaş ve Sırtlan (Bektaş ve Sırtlan Kimdir? Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
Derviş Osman (Derviş Osman Kimdir? - Derviş Osman Hakkında) Yazarlar ve Şairler
Cengiz Bektaş (Cengiz Bektaş Kimdir? Yazarlar ve Şairler
Erzurum Kalesi (Erzurum) Doğu Anadolu Bölgesi
Sultan II. Osman (Genç Osman) Osmanlı Devleti


Saat 06:58.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545