Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Sahabeler ve Alimler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             

BedİÜzzaman’a GÖre Felsefeyle Kur’Ân’in Hİkmetİ Arasindakİ Fark | Takvâ Ehlini Reislerinden: HÂRİS EL-MUHÂSİBÎ
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 02-09-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart MÜFESSİR ÂLÛSÎ



MÜFESSİR ÂLÛSÎ başlıklı yazı Mumsema MÜFESSİR ÂLÛSÎ Forum Alev


A HAYATI
1 Doğumu ve Ailesi


İsmi, Mahmûd b Abdillah b Mahmûd el-Hüseynî el-Âlûsî el-Bağdadî’dir Âlûsî’nin, künyesi kaynaklarda “Ebu’s-Senâ”, lakabı ise “Şihabüddîn” olarak geçmektedir

Âlûsî, 1217/1802 yılı, Şaban ayının 14 günü Cuma öncesi Bağdat’ta dünyaya gelmiştir

Nesebi, baba tarafından Hz Hüseyin’e, anne tarafından Hz Hasan’a kadar ulaşan müellifin dedeleri, Hülâgu’nun Bağdat’ı istilâsı üzerine Bağdat’tan, Âlûs denilen adaya yerleşmiştir Bağdat yakınında Fırat Nehri üzerinde yerleştikleri bu adaya nispetle Âlûsî diye meşhur olmuşlardır Âlûsîler bir ilim ailesidir Bu sülaleden birçok meşâhîr yetişmiştir İşte bunlardan biri de Şihabüddîn Mahmûd el-Âlûsî’dir

Babası Abdullah, Bağdat’ta Ebû Hanife Camii’nde kırk yıl müderrislik yapmıştır Ayrıca Reîsü’l-Müderrisîn olarak Şehit Ali Paşa Medresesi’nde dört yıl ders vermiştir Yaklaşık seksen yıl yaşamış ve 1246/1830 yılında tâun hastalığı sebebiyle Bağdat’ta vefat etmiştir Şeyh Ma’ruf el-Kerhî Kabristanlığı’na defnedilmiştir Kaynaklarda “sâliha bir kadın” olarak nitelendirilen annesi Fatma Hanım, Âlûsî, küçük bir çocukken vefat etmiştir

2 Çocukluğu ve Tahsili

Âlûsî, küçük yaşından itibaren Kur’ân-ı Kerim’i ezberlemeye başlamıştır Arapça kitaplarından bazı bölümler, “Ecrumiyye” ve İmâm Mâlik’in “Elfiye”si gibi nahiv kitaplarını ezberlediğinde ise henüz yedi yaşındadır Daha çocukluğunun ilk devrelerinde başlayan bu ilim hayatı, Âlûsî’nin ulaştığı ilmî seviyede büyük rol oynamıştır

Reîsü’l-Müderrisîn olan babası, Âlûsî’nin öğrenimini bizzat kendisi üstlenmiştir Babasından yeteri miktarda Arap dili, Hanefî ve Şafiî fıkhı, mantık ve hadis kitaplarından bazı bölümler tahsil etmiştir Bütün bu ilimleri on yaşından önce, kelâm ilmini ise on üç yaşında tahsil ettiğini görüyoruz Pozitif ilimlerle de meşgul olmuştur

Âlûsî, asrının önde gelen ilim adamlarının meclislerine katılmış ve onlardan dersler almıştır On üç yaşında iken “rahle-i tedris”inde karar kıldığı hocası “Musullu Alâeddîn Efendi” onun ilim hayatında büyük önem taşır Âlûsî, Alâeddin Efendi’den uzun süre dersler okumuş ve icazet almıştır “Rivayet ve dirayet ilimlerinin inceliklerini anlaması” hususunda kendisinden en çok istifade ettiği bu hocasıyla süren tahsil hayatı on dört yılı bulmuştur

Torunu Mahmûd Şükrî, Âlûsî’nin, dâhî bir kişilik, keskin bir zekâ sahibi olduğunu ifade ederken, onun tetkîk ve tahkîk gücünden de övgüyle bahsetmektedir Sevimli kişiliği, kul hakkına riâyeti, vefâkârlığı, ibadete ve istiğfara düşkünlüğü, güzel ahlâkı ve çok sabırlı oluşu da onu anlatırken bahsettiği özellikleri arasındadır

Engin hoşgörüsü, yiyecek ve giyeceğini öğrencileriyle paylaşmaya varacak kadar cömertliği elimize ulaşan bilgiler arasında yer almaktadır

İlmî çalışmalarının yoğunluğuna rağmen kendisini toplumdan tecrit etmemiş, aksine toplumla iç içe, sosyal hayata iştirak eden âlim ve zahit bir kişilik sergilemiştir Bağdat’taki ilmî ve fikrî hayat onunla canlılık kazanmıştır

Vaaz ve irşatları insanların hak ve hakikate yönlendirilmesinde müessir olmuştur El-Fârûkî, Âlûsî’nin vaazının tesirinden bahsederken “taşa nakış işleme” benzetmesini yapmaktadır Hutbe ve risaleleri de unutulmaz güzelliktedir Fakat büyük çoğunluğu muhafaza edilememiştir

3 Hocaları

Âlûsî, tahsil hayatının ilk devresini; büyük bir ilim adamı ve İmam-ı Azam Medresesi’nde kırk yıl görev yapmış kıymetli bir müderris olan babası Abdullah Efendi’nin yanında tamamlamıştır Onun, hocaları arasında Molla Hüseyin el-Cubûrî, Seyyid Ali b Seyyid Ahmed, Seyyid Muhammed Emin b Seyyid Ali, Abdülaziz Şevvaf, Alâeddîn Ali Musullu, Ziyâeddîn Hâlid Nakşibendî, Şeyh Ali Süveydî, Yahyâ el-İmâdî, Abdullah el-Ömerî, Şeyh Abdurrahman el-Küzberî, Şeyh Abdüllatif, Şeyhü’l-İslâm Ârif Hikmet gibi önemli isimler yer almaktadır Ayrıca Âlûsî, Hacı Derviş, Molla Resûl Şevki ve Hafız Muhammed b Ahmed gibi isimleri de hocaları arasında zikreder

4 İstanbul Seyahati

Âlûsî, 1267/1850 yılında İstanbul’a gelmiştir İstanbul’a gelmesine zahiren tefsirinin sebep olduğunu, hakikatte ise başka sebeplerin bulunduğunu ifade etmiştir

Tefsirini vesile kılarak, içinde bulunduğu durumu İstanbul’a anlatmak üzere, bu seyahate çıkmaya karar vermiştir Âlûsî, yazmakta olduğu tefsirinin bir kısmını Sultan Mahmûd Kütüphanesi’ne hediye etmiş, daha sonra yazdığı üç cildi de Sultan Abdülmecîd’e ithaf etmiştir Kalan iki cildini de tamamlayarak 1267/1850 yılında bu yolculuğa çıkmıştır

Âlûsî, Sadrazam Reşit Paşa ile ve Müsteşarı Fuat ile görüşmüş, her ikisinin de gösterdikleri ilgi ve hoş sohbetten son derece memnun olmuştur Bağdat’a dönüşü iki yıl sonra, 1269/1852 yılı Rebîülevvel ayının on beşi Perşembe günü olmuştur

Âlûsî’nin İstanbul seyahati hem kendisi için, hem de ilim dünyası için önemli sonuçlara vesile olmuştur Bu seyahati sayesinde Bağdat’ta görüştüğü eski dostlarıyla dostluklarını tazelemiş ve baba dostlarıyla görüşmüştür İlim âlemine ise; “Ğarâibü’l-İğtirâb”, “Neşvetü’ş-Şümûl”, “Neşvetü’l-Müdâm” ve “Şehiyyü’n-Neğam fî Tercemet-i Şeyhi’l-İslâm Ârifi’l-Hikem” olmak üzere dört kıymetli eser kazandırmıştır

5 Hizmet ve İlmî Faaliyetleri

Küçük yaşından itibaren başlayan tahsil hayatı bir süreklilik arz etmiş ve Âlûsî genç yaşta müderris olmuştur Yirmi bir yaşına ulaştığında, Bağdat ulemâsının da toplandığı görkemli bir günde hocası Musullu Âlâeddîn Efendi’den icâzet almıştır

Numan Bacacı’nın medresesinde müderrislik, Emin Bacacı’nın yaptırdığı medrese ve camide hatip ve vaizlik yapmıştır Ayrıca “Merhum Hacı Molla Abdülfettah Mescidi”ndeki öğretim faaliyetleri yanında, “Mescid-i Kameriyye”, “Mescid-i Nefîse Hanım” ve “Mercan Camii”nde dersler vermeye devam etmiştir

Âlûsî, Abdülğani Cemil’in Bağdat Hanefî Müftülüğü zamanında “Fetvâ Emîni” olarak tayin edilmiş ve yine “Kâdiriyye Medresesi”nde müderris olarak göreve başlamıştır

Vezir Ali Rıza Paşa tarafından, Bağdat’ın önde gelen ilim adamları dışında başkalarına verilmeyen “Mercan Vakfı Mütevellisi” olmakla mükâfatlandırmıştır Ayrıca Sultan tarafından kendisine “Saltanat-ı Dâr-ı Aliyye Müderrisliği” unvanı verilmiştir Hicrî 1248 yılında Bağdat’ın Hanefî Müftüsü olmuştur

Âlûsî’nin, buraya kadar sıralamış olduğumuz hizmetlerine, yazmış olduğu eserlerini, yetiştirmiş olduğu talebelerini de kattığımızda adeta tüm ömrünü ilme vakfettiğini görürüz Ayrıca kendi neslini devam ettirecek olan her biri ilimle mücehhez beş erkek evladını ve bu çalışmayı yaparken kendi eserlerinden istifade ettiğimiz torunlarını da hesaba kattığımızda, Âlûsî’nin ilme olan hizmetleri tüm açıklığıyla gözler önüne serilmiş olur

6 Vefatı

Hayatını ilim öğrenme ve öğretmeye adamış olan Âlûsî, kısa fakat verimli bir ömür yaşamıştır 1270/1854 yılı, Zilkade ayının yirmi beşinci günü ruhunu teslim etmiştir Âlûsî’nin ölüm günü, cenazesine büyük bir kalabalık katılmıştır Ayrıca birçok İslâm ülkesinde de gıyabî cenaze namazı kılınmıştır Bağdat’ta Şeyh Ma’ruf el-Kerhî Kabristanlığı’na defnedilmiştir

Merhum, geride, Abdullah Behâüddîn, Adbülbâki Sadeddîn, Ebu’l-Berekât Numân Hayreddîn, Muhammed Hâmid, ve Ahmed Şâkir isimli beş erkek evlat bırakmıştır

B İLMÎ ŞAHSİYETİ

Âlûsî, çeşitli ilim dallarında eserler vermiştir Bilhassa ilmî kudret ve otoritesini “Rûhu’l-Meânî” adlı tefsirinde ortaya koymuştur

1 İlmî Kudreti

Âlûsî, Bağdat’ın yetiştirmiş olduğu büyük âlimlerden biridir Zekâ ve tefekkürdeki dehası ile tanınmaktadır Hafızasının kendisini hiç yanıltmadığı ve en zor meseleleri bile halledecek fikrî güce sahip olduğu elimize ulaşan bilgiler arasında yer almaktadır Kısa sürede Irak’ta ilimde alem olmuştur

Arap dilinin çeşitli sahalarında, tefsir, hadis, fıkıh ve usul bilgisi gibi naklî ilimlerde, mantık, felsefe, astronomi ve kelâm gibi aklî ilimlerde icâzetler almıştır

Birçok ilim dalında temayüz etmiş olan Âlûsî, çeşitli ilim dallarında eser vermeye muvaffak olmuştur Bilhassa ilmî kudret ve otoritesini “Rûhu’l-Meânî” adlı tefsirinde ortaya koymuştur Bu tefsir hakkında âlimler ve edipler övgü dolu sözler söylemişlerdir

2 Edebî Yönü

Âlûsî, ilmî kişiliği yanında, edip ve şâir bir zattır Özellikle nesri pek selis, tatlı bir üslûp ve âhenge sahiptir Yazıları yüksek Arap edebiyatçılarına mahsus bir fesâhat ve belâgati hâiz bulunmaktadır Bağdat Üniversitesi Arap dili bölümü profesörlerinden Mustafa Cevâd, Âlûsî’nin “Keşfu’t-Turra ani’l-Ğurra” adlı eserinden bahsederken, onun, Arap dilinde Harîrî’yi geçtiğini öne sürer O; cinas, istiare, teşbih gibi edebî güzelliklere önem vermiştir Bunu tefsiri başta olmak üzere bütün eserlerinde uygulayarak göstermiştir

3 İtikat ve Fıkıhta Mezhebi ve Tasavvufî Konulara Yaklaşımı

Âlûsî, ehl-i sünnet çizgisinin en önemli temsilcilerinden olup, yaşadığı dönemde ehl-i sünnet akidesini değişik eserleriyle müdafaa etmiştir Çocuklarına, en doğru ve en sağlam akide olduğu için, selef akidesine sarılmaları hususunda nasihatlerde bulunmuştur

Âlûsî, Şafiî mezhebine mensuptur Fıkıh ilminde büyük ihtisas sahibidir Fıkıh ilmindeki iktidarını göstermesi açısından Bağdat’ta Hanefî Müftülüğü görevini ifa etmesi yeterli ve canlı bir örnektir Şafii mezhebinden olmakla birlikte, birçok meselede Hanefî mezhebine tabi olmuş Bununla birlikte yer yer tercih ve içtihadlarda bulunduğu da olmuştur

Âlûsî, Nakşibendî tarikatına mensuptur Şeyh Hâlid Nakşibendî’den tasavvuf dersleri almıştır Çocuklarını da sofi ve mutasavvıflar hakkında hüsnü zanna teşvik etmiştir Yeri geldikçe tefsîrinde tasavvuf konularına da değinmiş; Şeyh Abülkâdir Geylânî, İbn Arabî, Gazâli, Cüneyd-i Bağdadî ve hocası Hâlid Nakşîbendî Hazretleri gibi büyük tasavvufçuların sözlerine yer vermiştir Tasavvufta öylesine derinleşmiş ve tasavvufla öylesine bütünleşmiştir ki, sofi ve mutasavvıfların görüşlerini özetleyerek naklederken, bazen okuyucu bu görüşlerin kendisine ait olduğunu zanneder

4 Muasırları Arasındaki İlmî Konumu

Âlûsî, ulema silsilesinden gelen bir ailenin evladı olarak Cenab-ı Allah’ın kendisine lutfettiği imkanları, iradesinin hakkını vererek çok güzel değerlendirmiş, yaşadığı dönemin en önemli âlimlerinden biri olmuştur Bunda çok güçlü bir hafıza, keskin bir zekâ, ilmî havayı daha küçük bir yaşta teneffüs etmesini sağlayacak bir aile ortamında dünyaya gelmesi büyük rol oynamıştır

Âlûsî, henüz gençlik yıllarında çeşitli medreselerde görev yapmış ve müderrislikte ön sıraları almıştır Yaşadığı çağda ilmî ve dînî en yüksek makam olan Bağdat Müftülüğü’ne atanmıştır Daha sonra Kur’ân-ı Kerim tefsiriyle meşgul olmuş ve telif ettiği bu tefsîri sayesinde İslâm âleminde tefsîr otoriteleri arasında ismi zikredilmiştir Ârif Hikmet başta olmak üzere asrının ilim adamlarının takdir ve tebciline mazhar olmuştur Vezir Ali Rıza Paşa’nın “Şâyet bu şahıs İstanbul’da olsa, şüphesiz Şeyhü’l-İslâm olurdu” sözü de kendisi hakkında söylenmiş övgü dolu sözler arasında yer almaktadır

Âlûsi, asrının allâmesi olarak kabul edilen “Reddü’l-Muhtâr ale’d-Dürri’l-Muhtâr” sahibi İbn Âbidin ve kendisinden önce Bağdat Müftüleri olan Abdülğani Cemil Efendi, Muhammed Said Efendi tarafından tasdik edilmiş ve onların hüsnü muamelelerine muhatap olmuştur

C ESERLERİ

Gündüzleri öğretim ve fetva ile geçiren Âlûsî, gecenin belirli vakitlerini eser telifine ayırmıştır Birçok sahada eserler vermiş son derece velud bir ilim adamıdır

1 İlmî Eserleri

a) Havâşî Şerhi’l-Katr
b) Keşfu’t-Turra ani’l-Ğurra
c) el-Feydu’l-Vârid alâ Ravdi Mersiyeti Mevlânâ Halid
d) et-Tırâzü’l-Müzehheb fî Şerhi Kasîdeti’l-Bâzi’l-Eşheb
e) el-Harîdetü’l-Ğaybiyye fî Şerhi’l-Kasîdeti’l-Ayniyye
f) Hâşiyetü Abdilmelik b İsâm fî İlmi’l-İstiâre
g) et-Tibyân Şerhü’l-Burhân fî İtâati’s-Sultan
h) el-Ecvibetü’l-İrâkıyye ale’l-Es’ileti’l-Lahoriyye
ı) Süfretü’z-Zâd li Sefreti’l-Cihad
i) el-Ecvibetü’l-İrâkıyye li’l-Es’ileti’l-Îrâniyye
j) en-Nefehâtü’l-Kudsiyye fi’r-Reddi ale’l-İmâmiyye
k) Nehcü’s-Selâme ilâ Mebâhisi’l-İmâme
l) Şehiyyü’n-Neğam fî Tercemet-i Şeyhi’l-İslâm Ârifi’l-Hikem
m) Rûhu’l-Meani

2 Edebî Eserleri

Alusi, edip ve şair bir zattır Yazıları yüksek Arap edebiyatçılarına mahsus özellikler taşımaktadır Onun edebi eserlerini şu şekilde sıralamamız mümkündür:

a) Neşvetü’ş-Şümûl fi’s-Seferi ilâ İslâmbûl
b) Neşvetü’l-Müdâm fi’l-Avdi ilâ Medîneti’s-Selâm
c) Ğarâibü’l-İğtirâb ve Nüzhetü’l-Elbâb
d) Enbâü’l-Ebnâ bi Etyebi’l-Enbâ
e) el-Ehvâl mine’l-Ahvâl
f) Zecri’l-Mağrûr an Riczi’l-Ğurûr
g) Sec’ül-Kumuriyye fî Rebi’l-Umeriyye

D RÛHU’L-MEÂNÎ TEFSİRİ

Şüphesiz Âlûsî’nin en büyük eseri Rûhu’l-Meânî isimli tefsiridir Bu tefsiri kısaca ele almak faydalı olacaktır:

1 Tefsir’in Yazılması

a) Eserin Yazılması ve Bitirilişi


Âlûsî, tefsirinin mukaddimesinde, küçük yaşından itibaren Allah’ın kitabının sırlarını çözebilmek, ondaki garip lafızları anlamak, ondaki güzellikleri elde edebilmek için, çoğu zaman gece uykusundan fedakârlıkta bulunduğunu, ilim yolculuğuna çıktığını ve sürekli gayret sarf ettiğini anlatır Zamanını iyi değerlendirdiğini, Allah Teâlâ’nın da kendisini, Kur’ân-ı Kerim’in hakikatlerine vâkıf kılarak, o yüce Kitabın inceliklerini anlamaya muvaffak kılışını dile getirir Bir taraftan bu konudaki birikimini bir kitap halinde yazmak istediğini söylerken, diğer taraftan da tereddüdünü de dile getirir Bu tereddüdün h1252 yılı Recep ayının cuma gecesi gördüğü rüyaya kadar devam ettiğini belirtir Gördüğü rüyada, Allah Teâlâ’nın, kendisine yeri ve göğü kat’ etmesini ve ikisini enine boyuna bitiştirmesini, bir elini göğe, diğer elini suyun kaynağına indirmesini emrettiğini anlatır Gördüklerinin büyük bir şey olduğunu anlamış olarak uykusundan uyanır ve rüyasına bir yorum arar Araştırması neticesinde görür ki, bu rüya bir tefsir telif etmeye işarettir Böylelikle h1252 yılı Şaban ayının on altıncı gecesi, otuz dört yaşında iken tefsirini yazmaya başlar Tefsirini yazmaya başladığında II Mahmûd padişahtır Tamamladığı kısımları padişaha takdim ettiğini, eserin dördüncü cildini tamamladığında da II Mahmûd’un vefat ettiğini ifade eder Bunun üzerine Âlûsî, daha sonra yazdığı üç cildi, ilk dört cilt ile birlikte Abdülmecîd’e takdim etmiştir Daha sonra iki cilt daha yazarak, tefsirini h1267 yılında tamamlar Böylelikle on dört yıl yedi ay ve on bir gün süren bir çalışma sonunda Rûhu’l-Meânî vücuda gelir Tefsirin bu ilk nüshası, şu anda İstanbul Lâleli’deki “Râgıb Paşa Kütüphanesi”nde 185–193 numaralar ile kayıtlı bulunmaktadır

 

P.Alemdar is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 04:55.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545