FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Sahabeler ve Alimler
MÜFESSİR ÂLÛSÎ
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
BedİÜzzaman’a GÖre Felsefeyle Kur’Ân’in Hİkmetİ Arasindakİ Fark
|
Takvâ Ehlini Reislerinden: HÂRİS EL-MUHÂSİBÎ
Konu Araçları
02-09-2007
#
1
Profil Bilgileri
P.Alemdar
MÜFESSİR ÂLÛSÎ
MÜFESSİR ÂLÛSÎ başlıklı yazı Mumsema MÜFESSİR ÂLÛSÎ Forum Alev
A
HAYATI
1
Doğumu ve Ailesi
İsmi, Mahmûd b
Abdillah b
Mahmûd el-Hüseynî el-Âlûsî el-Bağdadî’dir
Âlûsî’nin, künyesi kaynaklarda “Ebu’s-Senâ”, lakabı ise “Şihabüddîn” olarak geçmektedir
Âlûsî, 1217/1802 yılı, Şaban ayının 14
günü Cuma öncesi Bağdat’ta dünyaya gelmiştir
Nesebi, baba tarafından Hz
Hüseyin’e, anne tarafından Hz
Hasan’a kadar ulaşan müellifin dedeleri, Hülâgu’nun Bağdat’ı istilâsı üzerine Bağdat’tan, Âlûs denilen adaya yerleşmiştir
Bağdat yakınında Fırat Nehri üzerinde yerleştikleri bu adaya nispetle Âlûsî diye meşhur olmuşlardır
Âlûsîler bir ilim ailesidir
Bu sülaleden birçok meşâhîr yetişmiştir
İşte bunlardan biri de Şihabüddîn Mahmûd el-Âlûsî’dir
Babası Abdullah, Bağdat’ta Ebû Hanife Camii’nde kırk yıl müderrislik yapmıştır
Ayrıca Reîsü’l-Müderrisîn olarak Şehit Ali Paşa Medresesi’nde dört yıl ders vermiştir
Yaklaşık seksen yıl yaşamış ve 1246/1830 yılında tâun hastalığı sebebiyle Bağdat’ta vefat etmiştir
Şeyh Ma’ruf el-Kerhî Kabristanlığı’na defnedilmiştir
Kaynaklarda “sâliha bir kadın” olarak nitelendirilen annesi Fatma Hanım, Âlûsî, küçük bir çocukken vefat etmiştir
2
Çocukluğu ve Tahsili
Âlûsî, küçük yaşından itibaren Kur’ân-ı Kerim’i ezberlemeye başlamıştır
Arapça kitaplarından bazı bölümler, “Ecrumiyye” ve İmâm Mâlik’in “Elfiye”si gibi nahiv kitaplarını ezberlediğinde ise henüz yedi yaşındadır
Daha çocukluğunun ilk devrelerinde başlayan bu ilim hayatı, Âlûsî’nin ulaştığı ilmî seviyede büyük rol oynamıştır
Reîsü’l-Müderrisîn olan babası, Âlûsî’nin öğrenimini bizzat kendisi üstlenmiştir
Babasından yeteri miktarda Arap dili, Hanefî ve Şafiî fıkhı, mantık ve hadis kitaplarından bazı bölümler tahsil etmiştir
Bütün bu ilimleri on yaşından önce, kelâm ilmini ise on üç yaşında tahsil ettiğini görüyoruz
Pozitif ilimlerle de meşgul olmuştur
Âlûsî, asrının önde gelen ilim adamlarının meclislerine katılmış ve onlardan dersler almıştır
On üç yaşında iken “rahle-i tedris”inde karar kıldığı hocası “Musullu Alâeddîn Efendi” onun ilim hayatında büyük önem taşır
Âlûsî, Alâeddin Efendi’den uzun süre dersler okumuş ve icazet almıştır
“Rivayet ve dirayet ilimlerinin inceliklerini anlaması” hususunda kendisinden en çok istifade ettiği bu hocasıyla süren tahsil hayatı on dört yılı bulmuştur
Torunu Mahmûd Şükrî, Âlûsî’nin, dâhî bir kişilik, keskin bir zekâ sahibi olduğunu ifade ederken, onun tetkîk ve tahkîk gücünden de övgüyle bahsetmektedir
Sevimli kişiliği, kul hakkına riâyeti, vefâkârlığı, ibadete ve istiğfara düşkünlüğü, güzel ahlâkı ve çok sabırlı oluşu da onu anlatırken bahsettiği özellikleri arasındadır
Engin hoşgörüsü, yiyecek ve giyeceğini öğrencileriyle paylaşmaya varacak kadar cömertliği elimize ulaşan bilgiler arasında yer almaktadır
İlmî çalışmalarının yoğunluğuna rağmen kendisini toplumdan tecrit etmemiş, aksine toplumla iç içe, sosyal hayata iştirak eden âlim ve zahit bir kişilik sergilemiştir
Bağdat’taki ilmî ve fikrî hayat onunla canlılık kazanmıştır
Vaaz ve irşatları insanların hak ve hakikate yönlendirilmesinde müessir olmuştur
El-Fârûkî, Âlûsî’nin vaazının tesirinden bahsederken “taşa nakış işleme” benzetmesini yapmaktadır
Hutbe ve risaleleri de unutulmaz güzelliktedir
Fakat büyük çoğunluğu muhafaza edilememiştir
3
Hocaları
Âlûsî, tahsil hayatının ilk devresini; büyük bir ilim adamı ve İmam-ı Azam Medresesi’nde kırk yıl görev yapmış kıymetli bir müderris olan babası Abdullah Efendi’nin yanında tamamlamıştır
Onun, hocaları arasında Molla Hüseyin el-Cubûrî, Seyyid Ali b
Seyyid Ahmed, Seyyid Muhammed Emin b
Seyyid Ali, Abdülaziz Şevvaf, Alâeddîn Ali Musullu, Ziyâeddîn Hâlid Nakşibendî, Şeyh Ali Süveydî, Yahyâ el-İmâdî, Abdullah el-Ömerî, Şeyh Abdurrahman el-Küzberî, Şeyh Abdüllatif, Şeyhü’l-İslâm Ârif Hikmet gibi önemli isimler yer almaktadır
Ayrıca Âlûsî, Hacı Derviş, Molla Resûl Şevki ve Hafız Muhammed b
Ahmed gibi isimleri de hocaları arasında zikreder
4
İstanbul Seyahati
Âlûsî, 1267/1850 yılında İstanbul’a gelmiştir
İstanbul’a gelmesine zahiren tefsirinin sebep olduğunu, hakikatte ise başka sebeplerin bulunduğunu ifade etmiştir
Tefsirini vesile kılarak, içinde bulunduğu durumu İstanbul’a anlatmak üzere, bu seyahate çıkmaya karar vermiştir
Âlûsî, yazmakta olduğu tefsirinin bir kısmını Sultan Mahmûd Kütüphanesi’ne hediye etmiş, daha sonra yazdığı üç cildi de Sultan Abdülmecîd’e ithaf etmiştir
Kalan iki cildini de tamamlayarak 1267/1850 yılında bu yolculuğa çıkmıştır
Âlûsî, Sadrazam Reşit Paşa ile ve Müsteşarı Fuat ile görüşmüş, her ikisinin de gösterdikleri ilgi ve hoş sohbetten son derece memnun olmuştur
Bağdat’a dönüşü iki yıl sonra, 1269/1852 yılı Rebîülevvel ayının on beşi Perşembe günü olmuştur
Âlûsî’nin İstanbul seyahati hem kendisi için, hem de ilim dünyası için önemli sonuçlara vesile olmuştur
Bu seyahati sayesinde Bağdat’ta görüştüğü eski dostlarıyla dostluklarını tazelemiş ve baba dostlarıyla görüşmüştür
İlim âlemine ise; “Ğarâibü’l-İğtirâb”, “Neşvetü’ş-Şümûl”, “Neşvetü’l-Müdâm” ve “Şehiyyü’n-Neğam fî Tercemet-i Şeyhi’l-İslâm Ârifi’l-Hikem” olmak üzere dört kıymetli eser kazandırmıştır
5
Hizmet ve İlmî Faaliyetleri
Küçük yaşından itibaren başlayan tahsil hayatı bir süreklilik arz etmiş ve Âlûsî genç yaşta müderris olmuştur
Yirmi bir yaşına ulaştığında, Bağdat ulemâsının da toplandığı görkemli bir günde hocası Musullu Âlâeddîn Efendi’den icâzet almıştır
Numan Bacacı’nın medresesinde müderrislik, Emin Bacacı’nın yaptırdığı medrese ve camide hatip ve vaizlik yapmıştır
Ayrıca “Merhum Hacı Molla Abdülfettah Mescidi”ndeki öğretim faaliyetleri yanında, “Mescid-i Kameriyye”, “Mescid-i Nefîse Hanım” ve “Mercan Camii”nde dersler vermeye devam etmiştir
Âlûsî, Abdülğani Cemil’in Bağdat Hanefî Müftülüğü zamanında “Fetvâ Emîni” olarak tayin edilmiş ve yine “Kâdiriyye Medresesi”nde müderris olarak göreve başlamıştır
Vezir Ali Rıza Paşa tarafından, Bağdat’ın önde gelen ilim adamları dışında başkalarına verilmeyen “Mercan Vakfı Mütevellisi” olmakla mükâfatlandırmıştır
Ayrıca Sultan tarafından kendisine “Saltanat-ı Dâr-ı Aliyye Müderrisliği” unvanı verilmiştir
Hicrî 1248 yılında Bağdat’ın Hanefî Müftüsü olmuştur
Âlûsî’nin, buraya kadar sıralamış olduğumuz hizmetlerine, yazmış olduğu eserlerini, yetiştirmiş olduğu talebelerini de kattığımızda adeta tüm ömrünü ilme vakfettiğini görürüz
Ayrıca kendi neslini devam ettirecek olan her biri ilimle mücehhez beş erkek evladını ve bu çalışmayı yaparken kendi eserlerinden istifade ettiğimiz torunlarını da hesaba kattığımızda, Âlûsî’nin ilme olan hizmetleri tüm açıklığıyla gözler önüne serilmiş olur
6
Vefatı
Hayatını ilim öğrenme ve öğretmeye adamış olan Âlûsî, kısa fakat verimli bir ömür yaşamıştır
1270/1854 yılı, Zilkade ayının yirmi beşinci günü ruhunu teslim etmiştir
Âlûsî’nin ölüm günü, cenazesine büyük bir kalabalık katılmıştır
Ayrıca birçok İslâm ülkesinde de gıyabî cenaze namazı kılınmıştır
Bağdat’ta Şeyh Ma’ruf el-Kerhî Kabristanlığı’na defnedilmiştir
Merhum, geride, Abdullah Behâüddîn, Adbülbâki Sadeddîn, Ebu’l-Berekât Numân Hayreddîn, Muhammed Hâmid, ve Ahmed Şâkir isimli beş erkek evlat bırakmıştır
B
İLMÎ ŞAHSİYETİ
Âlûsî, çeşitli ilim dallarında eserler vermiştir
Bilhassa ilmî kudret ve otoritesini “Rûhu’l-Meânî” adlı tefsirinde ortaya koymuştur
1
İlmî Kudreti
Âlûsî, Bağdat’ın yetiştirmiş olduğu büyük âlimlerden biridir
Zekâ ve tefekkürdeki dehası ile tanınmaktadır
Hafızasının kendisini hiç yanıltmadığı ve en zor meseleleri bile halledecek fikrî güce sahip olduğu elimize ulaşan bilgiler arasında yer almaktadır
Kısa sürede Irak’ta ilimde alem olmuştur
Arap dilinin çeşitli sahalarında, tefsir, hadis, fıkıh ve usul bilgisi gibi naklî ilimlerde, mantık, felsefe, astronomi ve kelâm gibi aklî ilimlerde icâzetler almıştır
Birçok ilim dalında temayüz etmiş olan Âlûsî, çeşitli ilim dallarında eser vermeye muvaffak olmuştur
Bilhassa ilmî kudret ve otoritesini “Rûhu’l-Meânî” adlı tefsirinde ortaya koymuştur
Bu tefsir hakkında âlimler ve edipler övgü dolu sözler söylemişlerdir
2
Edebî Yönü
Âlûsî, ilmî kişiliği yanında, edip ve şâir bir zattır
Özellikle nesri pek selis, tatlı bir üslûp ve âhenge sahiptir
Yazıları yüksek Arap edebiyatçılarına mahsus bir fesâhat ve belâgati hâiz bulunmaktadır
Bağdat Üniversitesi Arap dili bölümü profesörlerinden Mustafa Cevâd, Âlûsî’nin “Keşfu’t-Turra ani’l-Ğurra” adlı eserinden bahsederken, onun, Arap dilinde Harîrî’yi geçtiğini öne sürer
O; cinas, istiare, teşbih gibi edebî güzelliklere önem vermiştir
Bunu tefsiri başta olmak üzere bütün eserlerinde uygulayarak göstermiştir
3
İtikat ve Fıkıhta Mezhebi ve Tasavvufî Konulara Yaklaşımı
Âlûsî, ehl-i sünnet çizgisinin en önemli temsilcilerinden olup, yaşadığı dönemde ehl-i sünnet akidesini değişik eserleriyle müdafaa etmiştir
Çocuklarına, en doğru ve en sağlam akide olduğu için, selef akidesine sarılmaları hususunda nasihatlerde bulunmuştur
Âlûsî, Şafiî mezhebine mensuptur
Fıkıh ilminde büyük ihtisas sahibidir
Fıkıh ilmindeki iktidarını göstermesi açısından Bağdat’ta Hanefî Müftülüğü görevini ifa etmesi yeterli ve canlı bir örnektir
Şafii mezhebinden olmakla birlikte, birçok meselede Hanefî mezhebine tabi olmuş
Bununla birlikte yer yer tercih ve içtihadlarda bulunduğu da olmuştur
Âlûsî, Nakşibendî tarikatına mensuptur
Şeyh Hâlid Nakşibendî’den tasavvuf dersleri almıştır
Çocuklarını da sofi ve mutasavvıflar hakkında hüsnü zanna teşvik etmiştir
Yeri geldikçe tefsîrinde tasavvuf konularına da değinmiş; Şeyh Abülkâdir Geylânî, İbn Arabî, Gazâli, Cüneyd-i Bağdadî ve hocası Hâlid Nakşîbendî Hazretleri gibi büyük tasavvufçuların sözlerine yer vermiştir
Tasavvufta öylesine derinleşmiş ve tasavvufla öylesine bütünleşmiştir ki, sofi ve mutasavvıfların görüşlerini özetleyerek naklederken, bazen okuyucu bu görüşlerin kendisine ait olduğunu zanneder
4
Muasırları Arasındaki İlmî Konumu
Âlûsî, ulema silsilesinden gelen bir ailenin evladı olarak Cenab-ı Allah’ın kendisine lutfettiği imkanları, iradesinin hakkını vererek çok güzel değerlendirmiş, yaşadığı dönemin en önemli âlimlerinden biri olmuştur
Bunda çok güçlü bir hafıza, keskin bir zekâ, ilmî havayı daha küçük bir yaşta teneffüs etmesini sağlayacak bir aile ortamında dünyaya gelmesi büyük rol oynamıştır
Âlûsî, henüz gençlik yıllarında çeşitli medreselerde görev yapmış ve müderrislikte ön sıraları almıştır
Yaşadığı çağda ilmî ve dînî en yüksek makam olan Bağdat Müftülüğü’ne atanmıştır
Daha sonra Kur’ân-ı Kerim tefsiriyle meşgul olmuş ve telif ettiği bu tefsîri sayesinde İslâm âleminde tefsîr otoriteleri arasında ismi zikredilmiştir
Ârif Hikmet başta olmak üzere asrının ilim adamlarının takdir ve tebciline mazhar olmuştur
Vezir Ali Rıza Paşa’nın “Şâyet bu şahıs İstanbul’da olsa, şüphesiz Şeyhü’l-İslâm olurdu
” sözü de kendisi hakkında söylenmiş övgü dolu sözler arasında yer almaktadır
Âlûsi, asrının allâmesi olarak kabul edilen “Reddü’l-Muhtâr ale’d-Dürri’l-Muhtâr” sahibi İbn Âbidin ve kendisinden önce Bağdat Müftüleri olan Abdülğani Cemil Efendi, Muhammed Said Efendi tarafından tasdik edilmiş ve onların hüsnü muamelelerine muhatap olmuştur
C
ESERLERİ
Gündüzleri öğretim ve fetva ile geçiren Âlûsî, gecenin belirli vakitlerini eser telifine ayırmıştır
Birçok sahada eserler vermiş son derece velud bir ilim adamıdır
1
İlmî Eserleri
a) Havâşî Şerhi’l-Katr
b) Keşfu’t-Turra ani’l-Ğurra
c) el-Feydu’l-Vârid alâ Ravdi Mersiyeti Mevlânâ Halid
d) et-Tırâzü’l-Müzehheb fî Şerhi Kasîdeti’l-Bâzi’l-Eşheb
e) el-Harîdetü’l-Ğaybiyye fî Şerhi’l-Kasîdeti’l-Ayniyye
f) Hâşiyetü Abdilmelik b
İsâm fî İlmi’l-İstiâre
g) et-Tibyân Şerhü’l-Burhân fî İtâati’s-Sultan
h) el-Ecvibetü’l-İrâkıyye ale’l-Es’ileti’l-Lahoriyye
ı) Süfretü’z-Zâd li Sefreti’l-Cihad
i) el-Ecvibetü’l-İrâkıyye li’l-Es’ileti’l-Îrâniyye
j) en-Nefehâtü’l-Kudsiyye fi’r-Reddi ale’l-İmâmiyye
k) Nehcü’s-Selâme ilâ Mebâhisi’l-İmâme
l) Şehiyyü’n-Neğam fî Tercemet-i Şeyhi’l-İslâm Ârifi’l-Hikem
m) Rûhu’l-Meani
2
Edebî Eserleri
Alusi, edip ve şair bir zattır
Yazıları yüksek Arap edebiyatçılarına mahsus özellikler taşımaktadır
Onun edebi eserlerini şu şekilde sıralamamız mümkündür:
a) Neşvetü’ş-Şümûl fi’s-Seferi ilâ İslâmbûl
b) Neşvetü’l-Müdâm fi’l-Avdi ilâ Medîneti’s-Selâm
c) Ğarâibü’l-İğtirâb ve Nüzhetü’l-Elbâb
d) Enbâü’l-Ebnâ bi Etyebi’l-Enbâ
e) el-Ehvâl mine’l-Ahvâl
f) Zecri’l-Mağrûr an Riczi’l-Ğurûr
g) Sec’ül-Kumuriyye fî Rebi’l-Umeriyye
D
RÛHU’L-MEÂNÎ TEFSİRİ
Şüphesiz Âlûsî’nin en büyük eseri Rûhu’l-Meânî isimli tefsiridir
Bu tefsiri kısaca ele almak faydalı olacaktır:
1
Tefsir’in Yazılması
a) Eserin Yazılması ve Bitirilişi
Âlûsî, tefsirinin mukaddimesinde, küçük yaşından itibaren Allah’ın kitabının sırlarını çözebilmek, ondaki garip lafızları anlamak, ondaki güzellikleri elde edebilmek için, çoğu zaman gece uykusundan fedakârlıkta bulunduğunu, ilim yolculuğuna çıktığını ve sürekli gayret sarf ettiğini anlatır
Zamanını iyi değerlendirdiğini, Allah Teâlâ’nın da kendisini, Kur’ân-ı Kerim’in hakikatlerine vâkıf kılarak, o yüce Kitabın inceliklerini anlamaya muvaffak kılışını dile getirir
Bir taraftan bu konudaki birikimini bir kitap halinde yazmak istediğini söylerken, diğer taraftan da tereddüdünü de dile getirir
Bu tereddüdün h
1252 yılı Recep ayının cuma gecesi gördüğü rüyaya kadar devam ettiğini belirtir
Gördüğü rüyada, Allah Teâlâ’nın, kendisine yeri ve göğü kat’ etmesini ve ikisini enine boyuna bitiştirmesini, bir elini göğe, diğer elini suyun kaynağına indirmesini emrettiğini anlatır
Gördüklerinin büyük bir şey olduğunu anlamış olarak uykusundan uyanır ve rüyasına bir yorum arar
Araştırması neticesinde görür ki, bu rüya bir tefsir telif etmeye işarettir
Böylelikle h
1252 yılı Şaban ayının on altıncı gecesi, otuz dört yaşında iken tefsirini yazmaya başlar
Tefsirini yazmaya başladığında II
Mahmûd padişahtır
Tamamladığı kısımları padişaha takdim ettiğini, eserin dördüncü cildini tamamladığında da II
Mahmûd’un vefat ettiğini ifade eder
Bunun üzerine Âlûsî, daha sonra yazdığı üç cildi, ilk dört cilt ile birlikte Abdülmecîd’e takdim etmiştir
Daha sonra iki cilt daha yazarak, tefsirini h
1267 yılında tamamlar
Böylelikle on dört yıl yedi ay ve on bir gün süren bir çalışma sonunda Rûhu’l-Meânî vücuda gelir
Tefsirin bu ilk nüshası, şu anda İstanbul Lâleli’deki “Râgıb Paşa Kütüphanesi”nde 185–193 numaralar ile kayıtlı bulunmaktadır
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
mufessir
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
04:55
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545